Belçika hükümeti İsrail'e karşı açıkladığı yaptırımların uygulanmasını geciktirmekle eleştiriliyor
BELÇİKABelçika hükümeti, geçen yıl İsrail'e karşı aldığı yaptırım kararlarının uygulanmasını geciktirdiği gerekçesiyle eleştirilerin hedefi oldu.
İSTANBUL (AA) - İBRAHİM HAMDİ HACICAFEROĞLU - Belçika hükümeti, geçen yıl İsrail'e karşı aldığı yaptırım kararlarının uygulanmasını geciktirdiği gerekçesiyle eleştirilerin hedefi oldu.
Belçika merkezli "11.11.11" isimli sivil toplum kuruluşu (STK), Belçika federal hükümetinin 2 Eylül 2025'te İsrail'e karşı yaptırım kararı aldığı anlaşmanın uygulanması hakkında rapor yayımladı.
Raporda, Belçika'nın aldığı 14 yaptırım kararının sadece 9'unun uygulamaya konulduğu belirtilerek yerine getirilmeyen yaptırımlar arasında İsraillilerin gasp faaliyetleriyle ilişkili ürünlere karşı ithalat yasağı, Filistin topraklarını gasbeden şiddet yanlısı İsraillilere yönelik malvarlığı dondurma ve ülkeye giriş yasağı gibi kararların olduğu belirtildi.
Gecikmenin kaynağı "siyasi irade eksikliği"
"11.11.11"in Orta Doğu Koordinatörü Willem Staes, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Hükümetteki birçok farklı bakan ve siyasi parti, anlaşmayı somut şekilde hayata geçirmek konusunda gerçekten ayak sürüyor. Bence vardığımız sonuç, bunun teknik sebeplerden değil, bazı partilerin hükümetin üzerinde anlaştığı şeyleri yerine getirmedeki siyasi irade eksikliğiyle ilgili olduğudur." dedi.
Raporlarını hazırlarken bakanlar ve siyasi partilerle iletişime geçtiklerini aktaran Staes, Belçika Başbakanı Bart de Wever'in partisi Yeni Flaman İttifakı (N-VA) hariç tüm partilerin işbirliği yaptığını, N-VA'lı 3 bakanın taleplerine cevap vermediğini söyledi.
Staes, bu durumun "tesadüf olmadığını" ve uygulamaya alınmayan yaptırım kararlarının çoğunun N-VA ve liberal Frankofon parti "MR"li bakanların sorumluluğunda olduğunu ifade ederek "Bu partiler, Gazze'de süren soykırımın başından itibaren (adım atma konusunda) ayak sürüyen ve şu anda da hala ayak sürümeye devam eden iki parti." diye konuştu.
İsraillilerin gasp faaliyetleriyle ilişkili ürünlere karşı ithalat yasağının uygulamaya konulmadığını yineleyen Staes, şunları kaydetti:
"Belçika'da şu anda gördüğümüz şey, böyle bir ulusal yasağı yürürlüğe koymak için siyasi bir anlaşmaya varılmış olmasına rağmen, hükümetin sorumlu bakanının teknik ayrıntıların arkasına saklanmasıdır. Bu pek inandırıcı bir bahane gibi görünmüyor çünkü İspanya gibi diğer Avrupa Birliği ülkelerine bakarsanız, böyle bir yasağa ilişkin siyasi anlaşmadan fiili yasağa ve ulusal yasanın yürürlüğe konmasına kadar tam iki hafta geçti. Belçika'da ise siyasi anlaşmanın üzerinden beş ay geçti ve böyle bir yasağa ulaşmak için henüz bir zaman çizelgesi bile oluşturulmadı."
Yaptırımlar, yapılması gereken şeylerin "en asgarisi"
Staes, Belçika'nın açıkladığı yaptırımların önemli olduğunu ancak aynı zamanda bunun, "Avrupa ve Belçika'nın yapması gereken şeylerin en asgari seviyesini" temsil ettiğini vurguladı.
AB düzeyinde ortak eylemin “tıkalı” olduğunu belirten Staes, böyle bir bağlamda İspanya, İrlanda, Belçika ve benzer düşünceye sahip diğer üye ülkelerin bireysel olarak harekete geçmesinin "hiç olmadığı kadar önemli" olduğunu ifade etti.
Staes, Belçika hükümetine İsrail'e yönelik silah ambargosunu sürdürmesi, Filistin topraklarının işgalini destekleyen yatırımları ve bankaların işgal ile soykırımı ayakta tutan "sorunlu şirketlerle" iş yapmasını yasaklama çağrısında bulundu.
İlginizi Çekebilir