© BelTurkHaber2019

Şehit Türk diplomat Dursun Aksoy Brüksel'de anıldı

Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliğinde idari ataşe olarak görev yaptığı dönemde 14 Temmuz 1983'te terör örgütü ASALA tarafından şehit edilen diplomat Dursun Aksoy, şehadetinin 43. yıl dönümünde anıldı.

BRÜKSEL (AA) - Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliğinde idari ataşe olarak görev yaptığı dönemde 14 Temmuz 1983'te terör örgütü ASALA tarafından şehit edilen diplomat Dursun Aksoy, şehadetinin 43. yıl dönümünde anıldı.

Şehit Aksoy için, şehit edildiği Franklin Roosevelt Bulvarı'ndaki evinin önünde, hayatını kaybettiği saat olan 10.10'da tören düzenlendi.

Törene Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Barış Tantekin, Türkiye'nin NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Basat Öztürk, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan, Türk Askeri Temsil Heyet Başkanı Korgeneral Kemal Turan, Türkiye'nin Brüksel Başkonsolosu Onur Sevim, şehit diplomatın eşi, kızları, damadı ve torununun yanı sıra Belçika'daki Türk toplumunun temsilcileri katıldı.

Tören kapsamında, şehit Aksoy'un anısına şehit edildiği noktaya çelenk bırakıldı ve saygı duruşunda bulunuldu.

- "Türk diplomatı dünyanın neresinde olursa olsun adanmışlık ruhuyla hizmet etmeye devam ediyor"

, burada yaptığı konuşmada, çok yakın geçmiş dahil dünyanın farklı coğrafyalarında şehit verdikleri birçok meslektaşı bulunduğunu anımsattı.

Kulaklıkaya, "Biz, mesleğe yeni başlayan arkadaşlarımıza bu mesleği tanıtırken, bunun bir adanmışlık mesleği olduğunu ve bu adanmışlığın ucunda şehadetin de bulunduğunu, bugün dinlediğimiz hikayeleri onlara hatırlatarak, bu mesleğin ne anlama geldiğini zihinlerinde yer etmelerini sağlamaya çalışıyoruz." dedi.

Bugün Türkiye'nin diplomaside bir taraftan oyun kurucu, bir taraftan da dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki çatışmalarda arabulucu olarak katkı sağlayan bir ülke haline geldiğine dikkati çeken Kulaklıkaya, "Bu başarıya şehitlerimiz sayesinde ulaştığımızı söylemek abartı olmayacaktır." diye konuştu.

Kulaklıkaya, geçmişte terörün kimi hedef seçeceğinin belli olmadığı dönemde Türkiye'nin neden hedef alındığının malum olduğuna işaret ederek, bugün de Türkiye'nin ekonomik tehdit ve siyasi kuşatma girişimleri gibi benzer tehditlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, "Ancak Türk diplomatı dünyanın neresinde olursa olsun, hangi şartlarda ve hangi tehdit altında bulunursa bulunsun, aidiyetini, mensubu olduğu milleti ve devleti unutmadan, adanmışlık ruhuyla hizmet etmeye devam etmektedir. Hem milletine hem insanlığa hem de dünya barışına katkı sağlamaktadır." ifadelerini kullandı.

 "Bu cinayette de adalet tecelli etmedi"

Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Tantekin de "Bundan 43 yıl önce, 14 Temmuz 1983 Perşembe günü, tam bu saatlerde, Büyükelçiliğimize gitmek için evinden çıktığında Ramazan Bayramı’nın üçüncü günüydü. Dursun Aksoy arabasına bindikten sonra evinin önünde şehit edildi. Avrupa’nın göbeğinde herkesin, aslında yaşanabileceğini bildiği ama 20 yıllık bir karanlık dönem boyunca sessiz kaldığı, engel olmak istemediği alçakça ve korkakça bir cinayet daha, o gün Brüksel’de işlendi." şeklinde konuştu.

Herkesin gözünün önünde şehit edilen diğer meslektaşları ve aile üyeleri gibi, bu cinayette de adaletin tecelli etmediğine dikkati çeken Tantekin, suikastın sanığının aslında bulunduğunu ve tutuklandığını ancak yargılanmadan serbest bırakıldığını anımsattı.

Tantekin, "Kendi vicdanlarını rahatlatmak için, geçmişte işlenmemiş suçlar üretenler, gözlerinin önünde gündüz vakti işlenen bir cinayetin katillerini 43 yıl boyunca bulamadılar. Bu cinayetin hesabını nedense adalet önünde soramadılar. Bu cinayetin hesabını soramadıkları gibi, cinayetin işlendiği bu sokağa küçük bir anı plaketi koymak da akıllarına gelmedi. Biz şehit diplomatımızın adını büyükelçiliğimizin toplantı salonunda yaşatıyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu tören alanında bir anıt veya en azından bir plaket olması için girişimlerimizi yeniden başlatacağız." dedi.

Geçmişten husumet devşirmediklerini, kimliklerini başkalarına yönelik "düşmanlık" ve "nefret" üzerine inşa etmediklerini vurgulayan Tantekin, ASALA ve diğer Ermeni terör örgütlerinin işlediği cinayetlerin ardında husumet ve nefret bulunduğunu belirtti.

Tantekin, "Bugün aynı husumet ve nefretin sahipleri veya onların aracıları, bölgemizde barış, istikrar ve huzuru birlikte inşa etmemizi istemiyorlar. Önümüzde iki yol var. Geçmişte düşmanlığı ve kini tercih edenlerin yaşattıkları acılardan gerekli derslerin çıkarılacağını ümit ediyoruz. Ümit, Dursun Aksoy’un şehit edildiğinde dört yaşında olan oğlunun ismiydi. Biz her zaman olduğu gibi ümidimizi koruyarak, daha engebeli olsa da barış, dostluk ve istikrar yolunda yürümeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Şehit Aksoy'un kızı Çiğdem Ceyhan ise "43 yıl sonra burada bulunmak bizim için çok büyük bir onur. Bu şekilde ağırlanmak gerçekten çok anlamlı. Gösterdiğiniz bu vefayı asla unutmayacağız. Burada bulunmak ayrıca tarifsiz bir duygu. Bu vesileyle öncelikle tüm şehitlerimize, başta babam olmak üzere, Allah'tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun. Ailem ve şahsım adına, bizi bu şekilde ağırladığınız için ayrıca teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Dursun Aksoy, 14 Temmuz 1983 sabahı işe gitmek üzere arabasına bindiği sırada ASALA üyesi bir eylemci tarafından açılan ateş sonucu başından ve göğsünden aldığı kurşun yaralarıyla olay yerinde şehit olmuştu.

Yaşanan menfur saldırı, dönemin Belçika basınında manşetlere taşınmış ve geniş yankı uyandırmıştı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER