AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Emirdağlı vatandaşların Avrupa’daki başarılarını ve memleketlerine olan bağlılıklarını takdirle karşıladıklarını belirtti.
"Muhalefetin nereden tutsanız elinizde kalan sorunlu yaklaşımından yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız da nasibini alıyor." ifadesini kullanan Erdoğan, aralarında genel başkanların da olduğu muhalefet aktörlerinin gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyonu aşkın vatandaşı dışlamaya, ötekileştirmeye, onlara ikinci sınıf insan muamelesi yapmaya devam ettiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hatırlayın, geçen yaz yüreği memleket hasretiyle yanan vatanperver bir kardeşimize sırf Türkiye'yi övdü diye yapmadıklarını bırakmadılar. Hatta ağzı bozuk bir tanesi çıktı, bu insanlarımıza yönelik affedersiniz 'zırzop" ifadesini kullanacak kadar ileri gitti. Bunun için özür dileme erdemini bile göstermediler. Hiçbir şey olmamış gibi siyasi ahlaktan, vatandaşa saygıdan bahsetmeye devam ettiler. Biz hatalarını düzeltmelerini bekledikçe bakıyorsunuz bunlar yanlışta ısrar etmeyi sürdürüyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı Avrupa'da yaşayan kardeşlerimize yönelik bir linç kampanyasına dönüştürüyorlar.
Buna, geçtiğimiz hafta bir kez daha şahitlik ettik. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız, Belçika ziyaretinde orada yaşayan esnaflarımızı ziyaret etti diye yapmadıkları nezaketsizlik kalmadı. Neymiş, yurt dışındaki esnaflarımızı niçin ziyaret ediyormuş? Niçin Türkiye'de esnaf ziyareti yapmıyormuşuz da Avrupa'da yapıyormuşuz? İnsanda biraz vicdan olur, adalet duygusu olur, rakiplerini takip edecek kadar siyasi akıl olur. Hadi, bunlar yok diyelim. İnsanda en azından millet bilinci olur. Meşhur hikayedeki gibi biz bunun neresini düzeltelim?"
Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak esnafla en sık bir araya gelen, tüccarından sanayicisine iş çevreleriyle irtibatı en güçlü kadro olduklarını dile getirdi.
Belediye başkanları ve il, ilçe başkanlarının her fırsatta kendi il ve ilçelerinde ticaret erbabının kapısını çaldığını, halini hatırını sorduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Kabinemiz, ekonomi yönetimimiz, iş dünyamız başta olmak üzere toplumumuzun çeşitli kesimleriyle buluşuyor, istişare ediyor. İkincisi, yurt dışında yaşayan 7 milyonu aşkın kardeşimizle ülkemiz sınırları içinde yaşayan 86 milyon vatandaşımız arasında ne fark var? 81 ilimizdeki esnaflarımız ile Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika'ya kadar, dünyanın farklı yerlerinde helalinden rızkını kazanan insanlarımız arasında Allah aşkına nasıl bir fark var? Bundan 60-70 sene önce bir bavulla Avrupa'ya gitmiş, çok zor şartlar altında çalışmış, yeri gelmiş aşağılanmış, yeri gelmiş ayrımcılığa uğramış ama sonunda emeğiyle, alın teriyle, bileğinin gücüyle acı vatanı ikinci vatan eylemiş, yurt dışında güzel ahlakın, dürüstlüğün timsali olmuş bu kardeşlerimizi biz nasıl kendimizden ayrı görebiliriz? Bir defa şunu herkes bilsin, anlasın ve kabul etsin. Ankara Çıkrıkçılar Yokuşu'ndaki kardeşlerimiz nasıl bizim insanımızsa, Berlin'deki, Brüksel'deki vatandaşlarımız da canımızdan birer parçadır. Kulu'daki esnaflarımız, nasıl ticari hayatımızın can damarlarıysa, İsveç'teki Kululu kardeşlerimiz de Türk ekonomisinin önemli katkılarıdır. Afyon Emirdağlı ahilerle nasıl iftihar ediyorsak Belçika'daki Emirdağlıların başarılarıyla da aynı şekilde kıvanç duyuyoruz."
"Onların kapısını muhalefet gibi seçimden seçime değil sair zamanlarda da çalmaya devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışındaki vatandaşların sadece turizm gelirlerindeki payının 11 milyar doların üzerinde olduğunu dile getirdi.
Bu rakama, diplomaside, kültürde, ticarette, eğitimde, bilimde yaptıkları katkıları eklediklerinde ortaya gerçekten gurur verici bir tablonun çıktığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Hal böyleyken bu vatandaşlarımızın kapısını çalmamız, ziyaret etmemiz, hallerini, hatırlarını sormamız birilerine adeta dert oluyor, dert. Oysa burada sorgulanması gereken, bizim yurt dışındaki kardeşlerimizle hemhal olmamız asla değildir. Asıl sorgulanması gereken, muhalefet partilerinin böyle bir gündemlerinin olmamasıdır. Asıl eleştirilmesi gereken, güya bu ülkede siyaset yapanların dünyanın yüzlerce ülkesinde kök salmış vatandaşlarımızı görmezden gelmeleridir. Asıl utanılması gereken, milletimizin ayrılmaz parçası olan Avrupa Türk toplumuna yönelik tahkir edici, ötekileştirici, ayrıştırıcı söylemlerdir. Asıl yüz kızartıcı olan ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Türkiye sevdalısı yüreklere 'zırzop' diyerek hakaret eden aşağılık zihniyettir. Asıl hicap duyulması gereken 5 dakikacık bir görüşme için Batı başkentlerinde nöbet tutanların kendi insanımıza sırtını dönmesidir. Hiç kusura bakmasınlar. Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde, isterse yurt dışında yaşasın bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz. Onların kapısını muhalefet gibi seçimden seçime değil sair zamanlarda da çalmaya, dertlerine ve sevinçlerine ortak olmaya devam edeceğiz. Başkonsolosluklarımızla, diplomatik misyonlarımızla, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızla, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığımızla ve diğer tüm kurumlarımızla gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyon insanımızın her daim yanında olmaya devam edeceğiz."





























Yorum Yazın