<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Belçikalı Türklerin Günlük Haber Kaynağı</title>
        <link>https://www.belturkhaber.be/</link>
        <description>&quot;BelTürkHaber, Belçika,Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler, ekonomi, siyaset, spor, teknoloji ve yaşam haberlerini tarafsız,doğru ve en hızlı bir şekilde sunar. &quot;</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Orta Doğu&#039;daki çatışmaların ABD ve Avrupa&#039;da enflasyonu tetiklemesinden endişe duyuluyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/orta-dogudaki-catismalarin-abd-ve-avrupada-enflasyonu-tetiklemesinden-endise-duyuluyor-7433</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/orta-dogudaki-catismalarin-abd-ve-avrupada-enflasyonu-tetiklemesinden-endise-duyuluyor-7433</guid>
                <description><![CDATA[ABD-İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'dan gelen misillemeler petrol ve gaz fiyatlarını tırmandırırken, enerji piyasalarındaki baskı, Batı'da "enflasyon" endişelerini üst seviyelere taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">NEW YORK/LONDRA/BRÜKSEL (AA) - ABD-İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'dan gelen misillemeler petrol ve gaz&nbsp;fiyatlarını tırmandırırken, enerji piyasalarındaki baskı, Batı'da "enflasyon" endişelerini üst seviyelere taşıyor.</p>

<p style="text-align:left">ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılar ile İran'ın misilleme hamleleri devam ederken, Hürmüz Boğazı'nda trafiğin durma noktasına gelmesiyle petrol akışının sekteye uğraması, enerji piyasalarını baskı altına aldı.</p>

<p style="text-align:left">Dünya Ticaret Örgütüne (DTÖ) göre, Orta Doğu'daki çatışmaların başlamasından bu yana boğazdaki gemi trafiği günde 138 gemiden neredeyse sıfıra geriledi. Dünyada günlük petrol talebinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu rotanın felç olması, küresel tedarik zincirine dair korkuları tetikledi.</p>

<p style="text-align:left">Son olarak İran'ın Katar'daki bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat tesisini vurması ve İsrail'in İran'ın Güney Pars Gaz Sahası'na yönelik bir saldırı düzenlemesi de halihazırda yüksek seyreden petrol&nbsp;fiyatlarının daha da artmasına yol açtı.</p>

<p style="text-align:left">Analistler, Orta Doğu'daki gelişmelerin enflasyonu üç temel kanal üzerinden etkileyebileceğine işaret ederek, enerji&nbsp;fiyatlarındaki artışın tüketici fiyat endeksine doğrudan yansıyacağını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">İkinci olarak şirketlerin artan maliyetlerini nihai ürün&nbsp;fiyatlarına yansıtmasının çekirdek enflasyonu da yukarı çekeceğine vurgu yapan analistler, uzun süren belirsizlik ortamının enflasyon beklentilerini ve ücret taleplerini etkileyerek fiyat yükselişlerinin kalıcılığını artırabileceğini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">- Petrol arzına yönelik önlemlere rağmen fiyatlar yükselmeye devam etti</p>

<p style="text-align:left">Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin 400 milyon varille tarihindeki en yüksek miktarda stratejik petrol rezervinin piyasaya sürülmesi konusunda anlaşması, ABD'nin denizde mahsur kalmış Rus petrolüne yönelik yaptırımlara geçici muafiyet sağlaması ve denizcilik yasasını askıya alması gibi önlemler de petrol&nbsp;fiyatlarındaki yükselişi durduramadı.</p>

<p style="text-align:left">Çatışma öncesinde 70-80 dolar bandında seyreden Brent petrolün varil fiyatı, bu gelişmelerin etkisiyle 114 dolara kadar yükseldi.</p>

<p style="text-align:left">Fitch Ratings Başekonomisti Brian Coulton, petrol&nbsp;fiyatlarındaki artışı ve arz kısıtının uzun süre devam etmesi halinde enflasyonun keskin şekilde yükselebileceğini kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Petrolün bir yıl 100 dolar seviyesinde kalması halinde dört çeyrek sonunda küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın yarım puan daha düşük olabileceğine işaret eden Coulton, "Bu da 500 milyar dolarlık bir şok anlamına gelir." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Sadece petrol değil, dünya gübre ve LNG sevkiyatının da merkezi olan bölgedeki kriz, üre ve azot bazlı gübre&nbsp;fiyatlarında yüzde 25 ila yüzde 35 arasında ani artışlara yol açtı.</p>

<p style="text-align:left">- DTÖ, çatışmaların enflasyonist baskıları körükleyebileceğini belirtti</p>

<p style="text-align:left">DTÖ'nün bu hafta güncellediği "Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler Raporu"nda, Orta Doğu'daki çatışmaların enflasyona olası etkilerine dair değerlendirmeler de yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">Raporda, bu yıl petrol ve doğal gaz&nbsp;fiyatlarında yaşanacak bir şokun büyük ve kalıcı olması durumunda merkez bankalarının enflasyon beklentilerinde bir bozulmayı önlemek amacıyla faiz indirimlerine ara verebileceği, hatta enflasyon üzerindeki baskıların artması halinde faiz oranlarını yükseltme yoluna bile gidebileceği belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Orta Doğu'nun Avrupa, Asya ve Afrika arasında kilit bir geçiş koridoru işlevi gördüğüne ve Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz rotalarına ev sahipliği yaptığına işaret edilen raporda, "Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar halihazırda enerji&nbsp;fiyatlarında ani bir yükselişi ve taşımacılık ile sigorta maliyetlerinde artışları tetiklemiş olup, bu durum daha geniş kapsamlı enflasyonist baskılara katkıda bulunabilir." ifadesine yer verildi.</p>

<p style="text-align:left">- "Petrol&nbsp;fiyatlarındaki her yüzde 10 artış, küresel enflasyonu 40 baz puan yükseltebilir"</p>

<p style="text-align:left">Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, bu ay başında Orta Doğu'daki çatışmadan kaynaklanan enflasyon risklerine karşı uyarıda bulunmuş, yılın büyük bölümü boyunca sürmesi halinde petrol&nbsp;fiyatlarında yüzde 10'luk bir artışın küresel enflasyonda 40 baz puanlık bir yükselişe yol açabileceğini belirtmişti.</p>

<p style="text-align:left">IMF Sözcüsü Julie Kozack da dün düzenlediği basın toplantısında, enerji&nbsp;fiyatlarının uzun süre yüksek kalmasının manşet enflasyonu yukarı çekeceğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Kozack, bunun daha geniş kapsamlı enflasyon üzerinde "ikinci tur etkiler" olarak adlandırılabilecek etkilerin ve enflasyon beklentileri üzerinde etkilerinin olup olmayacağı açısından IMF ve merkez bankalarının dikkatle izleyeceğini dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Gübre sevkiyatlarının da aksadığına işaret eden Kozack, bu durumun taşımacılıktaki aksamalarla birlikte gıda&nbsp;fiyatlarında artış riskini yükselttiğini ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">- ABD'de&nbsp;akaryakıt&nbsp;fiyatları&nbsp;geçen aya göre yüzde 30'un üzerinde arttı</p>

<p style="text-align:left">Yükselen petrol&nbsp;fiyatları, ABD'li tüketicilere doğrudan yansıdı. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de bir ay önce galon başına 2,9 dolar civarında olan benzinin ortalama fiyatı, yüzde 30'dan fazla artarak yaklaşık 3,9 dolar oldu.</p>

<p style="text-align:left">Aynı dönemde motorinin galon fiyatı da yaklaşık yüzde 40 artışla 5 doların üzerine çıktı.</p>

<p style="text-align:left">Taşımacılık ve tarım gibi sektörlerde önemli girdi kalemi olan&nbsp;akaryakıt&nbsp;fiyatlarındaki bu yükseliş, ulaşım maliyetlerini artırması ve gıda ile diğer temel tüketim ürünlerinin lojistik giderlerini de yukarı çekme potansiyeli dolayısıyla enflasyon korkularını alevlendirdi.</p>

<p style="text-align:left">ABD Merkez Bankasının (Fed) uzun süredir yüzde 2 hedefine çekmeye çalıştığı enflasyonun, enerji kalemindeki bu artışla birlikte yeniden yukarı yönlü bir baskı altına girebileceğine dair endişeler arttı.</p>

<p style="text-align:left">- Fed enflasyon tahminini yükseltti</p>

<p style="text-align:left">Fed Başkanı Jerome Powell, bu hafta para politikası kararının ardından düzenlediği basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin "belirsiz" olduğunu vurgularken, enerji şokunun enflasyon beklentilerini yukarı çektiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Petrol&nbsp;fiyatlarındaki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını dile getiren Powell, "Kısa vadede yükselen enerji&nbsp;fiyatları&nbsp;genel enflasyonu yukarı çekecektir ancak ekonomi üzerindeki olası etkilerin kapsamını ve süresini bilmek için henüz erken." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Fed, enflasyon tahminini bu yıl sonu için yüzde 2,4'ten yüzde 2,7'ye, 2027 için yüzde 2,1'den yüzde 2,2'ye çıkardı.</p>

<p style="text-align:left">- Avrupa'da doğal gaz fiyatı sert yükseldi</p>

<p style="text-align:left">Avrupa ekonomisinin son yıllarda enerji arzını çeşitlendirme yönündeki önemli adımlarına rağmen hala büyük ölçüde enerji ithalatına bağımlı olması nedeniyle bölge, arz sorunları karşısında savunmasız kaldı.</p>

<p style="text-align:left">İran çevresinde yoğunlaşan askeri gerilimlerin petrol ve doğal gaz arzına yönelik riskleri artırması, Avrupa piyasalarında doğrudan fiyat baskısı yarattı.</p>

<p style="text-align:left">Avrupa'da işlem hacmi en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de, nisan vadeli kontratlarda gazın fiyatı savaş öncesi olan 27 Şubat'ta megavatsaat başına 32 avro seviyesinden kapanmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Savaşın üçüncü haftasının sonuna gelirken fiyatlarda bu süreçte sert iniş ve çıkışlar görüldü. Gaz&nbsp;fiyatları&nbsp;19 Mart'ta megavatsaat başına 72 avrodan açılırken, fiyatlar 61 avrodan kapandı. Böylece Avrupa'da gaz&nbsp;fiyatlarının 19 Mart'taki kapanışta savaş öncesi son seviyesine göre yüzde 90'ın üzerinde yükselmesi dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">Enerji maliyetlerindeki bu artışın ilk aşamada&nbsp;akaryakıt, elektrik ve ısınma&nbsp;fiyatlarına yansıması, ilerleyen süreçte ise üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden geniş bir fiyat artışı dalgasına yol açabileceği beklentileri, Avrupa ekonomisinde enflasyon görünümünü yeniden yukarı yönlü baskılamaya başladı.</p>

<p style="text-align:left">- Avro Bölgesi'nde fiyat istikrarı riskleri arttı</p>

<p style="text-align:left">Enerji&nbsp;fiyatlarındaki yükseliş, Avro Bölgesi'nde fiyat istikrarına yönelik riskleri artırırken, büyüme üzerinde de aşağı yönlü etkiler oluşturdu.</p>

<p style="text-align:left">Avrupa Merkez Bankası (ECB) da dünkü para politikası kararında enflasyondaki yukarı yönlü baskılar nedeniyle 3 temel politika faizini sabit tuttu.</p>

<p style="text-align:left">ECB Başkanı Christine Lagarde, Orta Doğu'daki savaşın emtia piyasalarını bozduğunu, reel gelirler ve güven üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, bu durumun 2026 yılı projeksiyonlarında tüketim ve yatırım tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesine yol açtığını bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Lagarde, "Orta Doğu'daki savaş, ekonomik görünümü önemli ölçüde belirsizleştirerek enflasyon için yukarı yönlü, ekonomik büyüme için ise aşağı yönlü riskler oluşturmuştur. Çatışmanın orta vadeli etkileri ise hem savaşın şiddetine ve süresine hem de enerji&nbsp;fiyatlarının tüketici&nbsp;fiyatları&nbsp;ile ekonomi üzerindeki yansımalarına bağlı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">- İngiltere'de yılın üçüncü çeyreğinde enflasyon artışı görülebilir</p>

<p style="text-align:left">İngiltere Merkez Bankası (BoE) Para Politikası Kurulu (PPK) da enflasyona yönelik endişeler nedeniyle politika faizini oybirliğiyle yüzde 3,75'te sabit tuttu.</p>

<p style="text-align:left">PPK metninde, Orta Doğu'daki gerilim ekonomi için "yeni bir şok" olarak nitelendirilerek, "Yeni şokun sonucu olarak yakın vadede enflasyon daha yüksek seviyelere çıkacaktır." ifadesi kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/03/orta-dogudaki-catismalarin-abd-ve-avrupada-enflasyonu-tetiklemesinden-endise-duyuluyor-1774032835.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa&#039;da ve Türkiye&#039;de Ramazan Bayramı Namazı Saatleri</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupada-ve-turkiyede-ramazan-bayrami-namazi-saatleri-7427</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupada-ve-turkiyede-ramazan-bayrami-namazi-saatleri-7427</guid>
                <description><![CDATA[Ramazan Bayramı, 20 Mart 2026 Cuma günü başlıyor. Milyonlarca Müslüman, bayram sabahında erken saatlerde camilere akın ederek bayram namazını eda edece]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#f1c40f"><span style="font-size:16px"><span style="background-color:#ffffff">Bel</span></span></span><span style="color:#ff3300"><span style="font-size:16px"><span style="background-color:#ffffff">T</span>urk</span></span><span style="color:#000000"><span style="font-size:16px">Haber</span></span><span style="color:#f39c12">&nbsp;</span> -&nbsp; &nbsp;</strong> &nbsp;Ramazan Bayramı, 20 Mart 2026 Cuma günü başlıyor. Milyonlarca Müslüman, bayram sabahında erken saatlerde camilere akın ederek bayram namazını eda edecek.<br />
<strong>Önemli Merkezlerde Bayram Namazı saatleri:</strong><br />
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti Lefkoşa’da bayram namazı saat 06.19’da kılınacak. Almanya’nın başkenti Berlin’de 06.48’de eda edilecek namaz, İngiltere’nin başkenti Londra’da 06.41’de, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da ise 06.23’te kılınacak.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>B</strong><strong>elçika'da Bayram Namazı saatleri:</strong></p>

<p>Belçika genelinde ise bayram namazı saatleri şehirlere göre farklılık gösteriyor. Anvers’te 07.23, Brugge’de 07.28, Brüksel’de 07.23, Charleroi’de 07.22, Gent’te 07.26, Hasselt’te 07.19 ve Liège’de 07.18’de bayram namazı eda edilecek.</p>

<p>Avrupa’nın diğer önemli şehirlerinde de bayram namazı saatleri açıklandı. Frankfurt’ta 07.05, Köln’de 07.13, Paris’te 07.30, Amsterdam’da 07.22 ve Viyana’da 06.33’te bayram namazı kılınacak.</p>

<p>Bayram namazının ardından Müslümanlar bayramlaşarak birlik ve beraberlik mesajı verecek. Camilerde yoğunluk yaşanması beklenirken, yetkililer vatandaşların namaz saatlerinden önce camilere gelmeleri yönünde çağrıda bulunuyor. Avrupa’nın dört bir yanında bayram sabahı, manevi bir atmosfer içinde idrak edilecek.</p>

<p>Türkiye'de İl İl Bayram Namazı saatleri</p>

<p>Ramazan Bayramı'nın 20 Mart Cuma günü başlayacak olması dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığının iller için açıkladığı bayram namazı saatleri şöyle:</p>

<p>"Adana: 07.12, Adıyaman: 07.01, Afyonkarahisar: 07.32, Ağrı: 06.42, Aksaray: 07.18, Amasya: 07.12, Ankara: 07.23, Antalya: 07.31, Ardahan: 06.44, Artvin: 06.48, Aydın: 07.42, Balıkesir: 07.43, Bartın: 07.26, Batman: 06.49, Bayburt: 06.54, Bilecik: 07.35, Bingöl: 06.52, Bitlis: 06.46, Bolu: 07.29, Burdur: 07.33, Bursa: 07.38, Çanakkale: 07.49, Çankırı: 07.20, Çorum: 07.15, Denizli: 07.37, Diyarbakır: 06.53, Düzce: 07.30, Edirne: 07.49, Elazığ: 06.57, Erzincan: 06.56, Erzurum: 06.49, Eskişehir: 07.32, Gaziantep: 07.04, Giresun: 07.01, Gümüşhane: 06.57, Hakkari: 06.39, Hatay: 07.09, Iğdır: 06.38, Isparta: 07.31, İstanbul: 07.39, İzmir: 07.45, Kahramanmaraş: 07.06, Karabük: 07.25, Karaman: 07.21, Kars: 06.42, Kastamonu: 07.20, Kayseri: 07.12, Kilis: 07.05, Kırıkkale: 07.20, Kırklareli: 07.46, Kırşehir: 07.18, Kocaeli: 07.35, Konya: 07.24, Kütahya: 07.34, Malatya: 07.01, Manisa: 07.44, Mardin: 06.51, Mersin: 07.15, Muğla: 07.40, Muş: 06.48, Nevşehir: 07.15, Niğde: 07.15, Ordu: 07.03, Osmaniye: 07.08, Rize: 06.53, Sakarya: 07.33, Samsun: 07.10, Şanlıurfa: 06.58, Siirt: 06.46, Sinop: 07.15, Şırnak: 06.44, Sivas: 07.06, Tekirdağ: 07.45, Tokat: 07.08, Trabzon: 06.56, Tunceli: 06.56, Uşak: 07.36, Van: 06.40, Yalova: 07.38, Yozgat: 07.15, Zonguldak: 07.28."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/03/avrupada-ve-turkiyede-ramazan-bayrami-namazi-saatleri-1773951496.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kazakistan, yeni anayasa için sandık başında</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kazakistan-yeni-anayasa-icin-sandik-basinda-7421</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kazakistan-yeni-anayasa-icin-sandik-basinda-7421</guid>
                <description><![CDATA[Kazakistan’da ülkenin siyasi geleceğini şekillendirecek anayasa referandumu öncesinde ve sırasında düzenlenen uluslararası basın programında yetkililer ve gözlemciler sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kazakistan’da ülkenin siyasi geleceğini şekillendirecek anayasa referandumu öncesinde ve sırasında düzenlenen uluslararası basın programında yetkililer ve gözlemciler sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yetkililer referandumu ülkenin modern tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak tanımlarken, uluslararası gözlemciler sürecin şeffaf ve düzenli şekilde yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<h4><strong>Referandum Öncesi Uluslararası Basın Brifingi</strong></h4>

<p>14 Mart 2026 sabahı, referandumdan bir gün önce Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı <strong>Arman Issetov</strong>, başkent Astana’daki Dışişleri Bakanlığı’nda uluslararası gazetecilere yönelik bir basın toplantısı düzenledi. Referandumu izlemek üzere ülkeye gelen yabancı basın mensupları için organize edilen program kapsamında yapılan toplantıda Issetov, referandumun Kazakistan’ın siyasi gelişimi açısından tarihi bir adım olduğunu vurguladı.</p>

<p>Issetov konuşmasında, “Sizi Kazakistan’da, ülkemiz için son derece önemli bir olay olan yeni anayasa taslağına ilişkin ulusal referandum sürecinde ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yetkililer, 15 Mart’ta gerçekleştirilen referandumun ülkenin siyasi gelişiminde yeni bir aşamayı temsil ettiğini belirtti.</p>

<h4><strong><img alt="kazakistan yeni anayasa" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/kazakistan_secim.jpg" style="float:left; height:395px; width:640px" />Tokayev Döneminde Artan Uluslararası Prestij</strong></h4>

<p>Issetov konuşmasında, Kazakistan’ın bağımsızlığından bu yana geçen dönemde önemli kazanımlar elde ettiğini hatırlattı. Ülkenin bağımsız devlet kurumlarını inşa ettiğini ve sürdürülebilir kalkınmanın temellerini attığını ifade eden Issetov, özellikle Cumhurbaşkanı <strong>Kassym-Jomart Tokayev</strong> döneminde Kazakistan’ın uluslararası alandaki prestijinin önemli ölçüde arttığını vurguladı.</p>

<p>Ekonomik kalkınma ve insan sermayesine yapılan yatırımların da altını çizen Issetov, Kazakistan’ın ekonomisini çeşitlendirmeye yönelik politikalar yürüttüğünü ve eğitim ile bilime büyük önem verdiğini söyledi.</p>

<h4><strong>Ekonomik Güç Vurgusu</strong></h4>

<p>Yetkililer, referandum sürecine ekonomik açıdan güçlü bir konumda girildiğini de ifade etti. Verilen bilgilere göre Kazakistan’ın gayrisafi yurt içi hasılası geçen yıl <strong>306 milyar dolara</strong> ulaşarak ülkeyi dünyanın en büyük 50 ekonomisi arasına taşıdı.</p>

<p>Uluslararası finans kuruluşlarının tahminlerine göre, ülke ekonomisinin bu yıl sonunda <strong>320 milyar dolara</strong> ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Issetov ayrıca Kazakistan’ın altın rezervlerinin <strong>74 milyar dolar</strong>, toplam finansal rezervlerinin ise <strong>139 milyar dolar</strong> seviyesinde olduğunu açıkladı.</p>

<h4><strong>Yeni Anayasa Süreci</strong></h4>

<p>Yetkililere göre anayasa reformu, Cumhurbaşkanı Tokayev’in başlattığı daha geniş kapsamlı siyasi dönüşüm programının bir parçası.</p>

<p>Başlangıçta parlamenter reformlarla sınırlı olması planlanan değişiklik sürecinin, altı ay süren kamu tartışmaları sonucunda çok daha kapsamlı bir anayasal yeniden yapılandırmaya dönüştüğü belirtildi.</p>

<p>Yeni anayasa taslağının hazırlanması için <strong>130 üyeli Anayasa Komisyonu</strong> oluşturuldu. Komisyonun devletin dijital platformları olan <strong>eGov</strong> ve <strong>eOtinish</strong> üzerinden vatandaşlardan gelen <strong>12 binden fazla öneriyi</strong> değerlendirdiği açıklandı.</p>

<p>Yetkililer, taslak anayasanın mevcut anayasanın yaklaşık <strong>yüzde 84’ünü</strong> kapsayan değişiklikler içerdiğini belirtti.</p>

<h4><strong>İnsan Hakları Ön Planda</strong></h4>

<p>Yeni anayasa taslağının en dikkat çekici yönlerinden birinin insan haklarına verilen önem olduğu ifade edildi. Taslak metinde “insan hayatı, hakları ve özgürlüklerinin en yüksek değer” olarak tanımlandığı vurgulandı.</p>

<p>Anayasanın yaklaşık üçte birinin, yani <strong>30 maddesinin</strong>, doğrudan hak ve özgürlüklere ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>Issetov, reformun temel felsefesini şu sözlerle özetledi:</p>

<p>“Devlet birey için vardır, birey devlet için değil.”</p>

<p>Taslak ayrıca kişisel verilerin korunması, dijital haklar ve adil yargılanma güvenceleri gibi yeni düzenlemeleri de içeriyor.</p>

<h4><strong>Yeni Kurumsal Yapı</strong></h4>

<p>Yeni anayasa ile güçlü bir parlamento, etkin bir hükümet ve bağımsız bir yargı sistemi oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi.</p>

<p>Reform kapsamında ayrıca <strong>Kurultay</strong> gibi danışma mekanizmalarının rolünün genişletilmesi ve devlet ile toplum arasındaki iletişimi güçlendirmek amacıyla <strong>Halk Kenesi (Halyk Kenesi)</strong> adlı yeni bir danışma organının oluşturulması planlanıyor.</p>

<h4><strong>Uluslararası Gözlem ve Yoğun İlgi</strong></h4>

<p>Referandum uluslararası toplum tarafından da yakından takip edildi. Kazakistan Dışişleri Bakanlığı’na göre referandumu izlemek üzere <strong>359 uluslararası gözlemci</strong> ve <strong>206 yabancı gazeteci</strong> akredite edildi.</p>

<p>Yurt dışında yaşayan Kazak vatandaşlarının oy kullanabilmesi için <strong>54 ülkedeki diplomatik temsilciliklerde 71 sandık komisyonu</strong> kuruldu.</p>

<h4><strong>Uluslararası Kuruluşlardan Brifingler</strong></h4>

<p>Referandum sürecinde 15–16 Mart tarihlerinde Astana’da uluslararası gözlemciler için kapsamlı bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Programda <strong>Şanghay İşbirliği Örgütü</strong>, <strong>Türk Devletleri Teşkilatı</strong>, <strong>TÜRKPA</strong>, <strong>İslam İşbirliği Teşkilatı</strong>, <strong>CICA</strong> ve <strong>BDT Parlamenterler Asamblesi</strong> gibi çok sayıda bölgesel ve uluslararası kuruluşun temsilcileri yer aldı.</p>

<h4><strong>Gözlemcilerden Olumlu Değerlendirmeler</strong></h4>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü gözlem misyonu başkanı ve Genel Sekreter Yardımcısı <strong>Oleg Kopylov</strong>, referandum sürecinin iyi organize edildiğini söyledi.</p>

<p>Kopylov, sandık merkezlerinde engelli vatandaşlar için özel düzenlemeler yapıldığını ve teknik hazırlıkların yüksek profesyonellik düzeyinde gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>“İnsanların aileleri ve çocuklarıyla birlikte oy kullanmaya geldiğini gördük. Bu durum vatandaşların referanduma verdiği önemi gösteriyor” dedi.</p>

<h4><strong>“Süreç Sakin ve Düzenliydi”</strong></h4>

<p>Referandumu gözlemleyen isimlerden biri de insan boyutu uzmanı <strong>Büyükelçi Ismat Jahan</strong> oldu. Jahan, oy verme sürecinin sakin ve düzenli bir atmosferde gerçekleştiğini ifade etti.</p>

<p>Ailelerin çocuklarıyla birlikte sandığa gelmesinin dikkat çekici olduğunu söyleyen Jahan, seçim görevlilerinin süreci başarıyla yönettiğini belirtti.</p>

<p>Engelli vatandaşlar için yapılan düzenlemelerin de kapsayıcı bir seçim ortamı oluşturduğunu vurguladı.</p>

<h4><strong>Türk Devletlerinden Destek Mesajı</strong></h4>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı <strong>Ömer Kocaman</strong> da referandum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kocaman, referandumun Kazakistan yasalarına ve uluslararası standartlara uygun şekilde gerçekleştirildiğini ifade ederek, toplumun tüm kesimlerinin sürece aktif şekilde katıldığını söyledi.</p>

<p>Kazakistan’ın reform sürecinin Türk dünyası açısından da önemli olduğunu belirten Kocaman, anayasa değişikliklerinin ülkenin yönetim kapasitesini güçlendireceğini ve yeni bir reform döneminin kapısını aralayacağını ifade etti.</p>

<h4><strong>Şeffaflık Vurgusu</strong></h4>

<p>Referandum sürecinin uluslararası gözlemciler tarafından yakından izlenmesi, yetkililere göre sürecin şeffaflığına katkı sağladı.</p>

<p>Gözlemciler ve denetçilerin sandık merkezlerinde bulunması, referandumun adil ve açık şekilde yürütüldüğüne dair güvence olarak değerlendirildi.</p>

<p>Yetkililer, yeni anayasanın kabul edilmesi halinde Kazakistan’ın “adil, güçlü, güvenli ve temiz bir devlet” vizyonuna doğru önemli bir adım atacağını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Haber: Derya Soysal</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/03/kazakistan-yeni-anayasa-icin-sandik-basinda-1773596458.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bazı Arap ülkelerinde ramazan ayı yarın başlıyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bazi-arap-ulkelerinde-ramazan-ayi-yarin-basliyor-7364</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bazi-arap-ulkelerinde-ramazan-ayi-yarin-basliyor-7364</guid>
                <description><![CDATA[Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin ile Irak, yarın ramazan ayının ilk günü olduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">İSTANBUL (AA) - Suudi Arabistan, Katar, Birleşik&nbsp;Arap&nbsp;emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin ile Irak,&nbsp;yarın&nbsp;ramazan&nbsp;ayının ilk günü olduğunu açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesinden yapılan yazılı açıklamada,&nbsp;ramazan&nbsp;hilalinin görüldüğü ve&nbsp;yarın&nbsp;ramazan&nbsp;ayının ilk günü olduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Katar Vakıflar ve İslam İşleri Bakanlığı Hilal Gözlem Komitesi de&nbsp;yarın&nbsp;ramazan&nbsp;ayının ilk günü olacağını açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">BAE'de ise Devlet Başkanlığı Divanı,&nbsp;ramazan&nbsp;ayının hilalinin görüldüğünü ve&nbsp;yarın&nbsp;ramazan&nbsp;ayının ilk günü olduğunu duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Yemen Vakıflar ve İrşad Bakanlığı da&nbsp;yarın&nbsp;ramazan&nbsp;ayının ilk günü olduğunu açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Kudüs ve Filistin Müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin de&nbsp;ramazan&nbsp;ayının ilk gününün&nbsp;yarın&nbsp;başlayacağını bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Irak'ta Sünni Vakfı ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Vakıflar Bakanlığı da&nbsp;ramazan&nbsp;ayının ilk gününün&nbsp;yarın&nbsp;başlayacağını belirtti.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;Ramazana perşembe günü başlayacak olan ülkeler</strong></p>

<p style="text-align:left">Ürdün Başmüftüsü Ahmed el-Hasanat, hilalin görülmemesi nedeniyle&nbsp;yarının şaban&nbsp;ayının 30'uncu günü olarak kabul edileceğini, 19 Şubat Perşembe günü&nbsp;ramazan&nbsp;ayına başlanacağını duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Türkiye, İran ve Suriye ise&nbsp;ramazan&nbsp;ayının perşembe günü başlayacağını açıkladı.</p>

<h3 style="text-align:left"><strong>Farklılık nereden kaynaklanıyor?</strong></h3>

<p style="text-align:left">İslam hukukunda, esas alınan ay takvimi, başlangıcı ve bitişi ayın hareketlerine göre belirlenen aylardan oluşuyor. Ramazan ayı da ay takvimine göre her sene değiştiğinden, oruca başlayabilmek için öncelikle, ramazan ayının başladığını tespit etmek gerekiyor.</p>

<p style="text-align:left">İslam fıkhında yeni ayın tespiti için iki görüş bulunuyor. Aybaşlarının belirlenmesinde çıplak gözle görülme yöntemini tercih edenler ile bilimsel ölçüm ve hesaplamaları esas alan fıkıh otoriteleri, zaman zaman tarihlendirme konusunda farklılaşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 20:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/02/bazi-arap-ulkelerinde-ramazan-ayi-yarin-basliyor-1771362336.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazanda oruç süreleri dünya genelinde 12 ila 15 saat olacak</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ramazanda-oruc-sureleri-dunya-genelinde-12-ila-15-saat-olacak-7363</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ramazanda-oruc-sureleri-dunya-genelinde-12-ila-15-saat-olacak-7363</guid>
                <description><![CDATA[Ramazan ayında bu sene, dünya genelindeki Müslümanlar günde yaklaşık 12 ila 15 saat oruç tutacak. Kuzey yarım kürede günler uzadıkça oruç süreleri artarken güney yarım kürede ise kademeli olarak kısalacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - Ramazan ayında bu sene,&nbsp;dünya&nbsp;genelindeki Müslümanlar günde yaklaşık&nbsp;12&nbsp;ila&nbsp;15&nbsp;saat&nbsp;oruç&nbsp;tutacak. Kuzey yarım kürede günler uzadıkça&nbsp;oruç&nbsp;süreleri&nbsp;artarken güney yarım kürede ise kademeli olarak kısalacak.</p>

<p style="text-align:left">Müslümanlar,&nbsp;dünya&nbsp;genelinde&nbsp;ramazan ayına 18 ya da 19 Şubat'ta başlamaya hazırlanırken&nbsp;oruç&nbsp;tutma&nbsp;süreleri&nbsp;ülkelerin konumuna göre değişecek.</p>

<p style="text-align:left">Dünya&nbsp;genelindeki 2 milyarı aşkın Müslüman için&nbsp;ramazandaki günlük&nbsp;oruç&nbsp;süresi, coğrafi konum ve yılın dönemine bağlı olarak değişiklik gösterirken süreler yaklaşık&nbsp;12&nbsp;ila&nbsp;15&nbsp;saat&nbsp;şeklinde seyredecek.</p>

<p style="text-align:left">Kuzey yarım kürede yaşayan Müslümanlar için bu yıl&nbsp;oruç&nbsp;süreleri&nbsp;geçen yıla göre biraz daha kısa&nbsp;olacak&nbsp;ve 2031'e kadar kademeli olarak kısalmayı sürdürecek. 2031'de kuzey yarım kürede en kısa, güney yarım kürede ise en uzun&nbsp;oruç&nbsp;süreleri&nbsp;görülecek.</p>

<p style="text-align:left">Kuzey yarım kürede 2047'de en uzun&nbsp;oruç&nbsp;süreleri&nbsp;görülürken güney yarım kürede ise en kısa&nbsp;oruç&nbsp;süreleri&nbsp;yaşanacak.</p>

<p style="text-align:left">Hicri takvimin 33 yıllık döngüsü nedeniyle ramazan her yıl 10-12&nbsp;gün daha erken başladığı için bu ay, 2030'da iki kez idrak edilecek. Buna göre ramazan 2030'da önce 5 Ocak'ta, ardından 26 Aralık'ta başlayacak.</p>

<p style="text-align:left">Bu&nbsp;ramazanda&nbsp;kış mevsimini yaşayan kuzey yarım kürede ilk gün&nbsp;oruç&nbsp;süreleri&nbsp;yaklaşık&nbsp;12-13&nbsp;saat&nbsp;olacak&nbsp;ve ay ilerledikçe bu süre kademeli olarak uzayacak.</p>

<p style="text-align:left">Şili, Yeni Zelanda ve Güney Afrika gibi güney yarım küre ülkelerinde ise ilk gün&nbsp;oruç&nbsp;sürelerinin 14-15&nbsp;saate kadar çıkması, ay boyunca ise kısalması bekleniyor.</p>

<p style="text-align:left">Suudi Arabistan merkezli&nbsp;Dünya&nbsp;İslam Birliği verilerinde başkentler esas alınarak yapılan hesaplamalara göre, ramazanın ilk gününde&nbsp;oruç&nbsp;süreleri, Türkiye'de&nbsp;12&nbsp;saat&nbsp;23 dakika, Suudi Arabistan'da&nbsp;12&nbsp;saat&nbsp;42 dakika, ABD'de&nbsp;12&nbsp;saat&nbsp;25 dakika, İngiltere'de&nbsp;12&nbsp;saat&nbsp;8 dakika, Finlandiya'da 11&nbsp;saat&nbsp;53 dakika, Pakistan'da&nbsp;12&nbsp;saat&nbsp;30 dakika, Japonya'da&nbsp;12&nbsp;saat&nbsp;27 dakika, İspanya'da&nbsp;12&nbsp;saat&nbsp;23 dakika, Endonezya'da 13&nbsp;saat&nbsp;28 dakika, Brezilya'da 13&nbsp;saat&nbsp;47 dakika ve Güney Afrika'da 14&nbsp;saat&nbsp;13 dakika olarak hesaplandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Ramazanın son günü en uzun&nbsp;oruç&nbsp;İzlanda ve Grönland'da</strong></p>

<p style="text-align:left">Ramazanın muhtemel son günü 19 Mart'ta&nbsp;oruç&nbsp;tutma&nbsp;süreleri, ayın başlangıcına göre değişkenlik gösterecek.</p>

<p style="text-align:left">Hesaplamalara göre, ramazanın son gününde İzlanda'nın Reykjavik kenti ile Grönland'ın Nuuk kentinde&nbsp;15&nbsp;saat&nbsp;3 dakika ile en uzun&nbsp;orucun tutulacağı öngörülüyor.</p>

<p style="text-align:left">Ramazanın başında&nbsp;15&nbsp;saat&nbsp;22 dakika ile en uzun&nbsp;orucun tutulacağı Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde ise bu süre 2&nbsp;saate yakın kısalarak 13&nbsp;saat&nbsp;46 dakika&nbsp;olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 20:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/02/ramazanda-oruc-sureleri-dunya-genelinde-12-ila-15-saat-olacak-1771362113.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nestle, Fransa&#039;daki bebek maması geri çağırmalarını genişletti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/nestle-fransadaki-bebek-mamasi-geri-cagirmalarini-genisletti-7335</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/nestle-fransadaki-bebek-mamasi-geri-cagirmalarini-genisletti-7335</guid>
                <description><![CDATA[Nestle, Fransa'nın maksimum sereulid (cereulide) toksini eşiğini düşürmesinin ardından, bebek maması geri çağırma kapsamını Guigoz markasının yeni bir partisini içerecek biçimde genişletti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Nestle, Fransa'nın maksimum sereulid (cereulide) toksini eşiğini düşürmesinin ardından, bebek maması geri çağırma kapsamını Guigoz markasının yeni bir partisini içerecek biçimde genişletti.</p>

<p style="text-align:left">Nestle Fransa, bebek maması Guigoz'un bir partisi için daha geri çağırma başlatıldığını açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Avrupalı ve Fransız yetkililerin yeni bilimsel bilgilere dayanarak sereulid analiz yöntemlerinde bir güncelleme yaptığı ve kararın bu kapsamda alındığı kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Sereulid analiz yöntemleri geliştikçe, daha önce geri çağırılan partilere ek olarak, Guigoz bebek mamasının bir partisini daha gönüllü olarak geri çağırdığına işaret edilen açıklamada, şirketin kalite standardına önem verdiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Nestle, ocak ve aralık aylarında da Fransa'da Guigoz'un bazı partilerini geri çağırmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), 2 Şubat’ta bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerin düşürülmesini tavsiye etmişti.</p>

<p style="text-align:left">Fransa makamları da bu tavsiyeye uyarak bebek mamalarında tartışma yaratan ve daha önce farklı markaların ürünlerini geri çekmelerine neden olan sereulid toksini ile ilgili riskler nedeniyle bu toksin için izin verilen üst sınırı düşürmüştü.</p>

<p style="text-align:left">Sereulid toksini nedeniyle çeşitli markalar son aylarda çok sayıda ülkede satışını yaptıkları bebek mamalarını geri çağırdı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/02/nestle-fransadaki-bebek-mamasi-geri-cagirmalarini-genisletti-1770225849.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Epstein belgelerinde yeni isimler: Tepkiler, istifalar ve yalanlamalar</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/epstein-belgelerinde-yeni-isimler-tepkiler-istifalar-ve-yalanlamalar-7333</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/epstein-belgelerinde-yeni-isimler-tepkiler-istifalar-ve-yalanlamalar-7333</guid>
                <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde, kamuoyunda tanınmış kişilerin isimlerinin yer alması tartışmaları derinleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde, kamuoyunda tanınmış kişilerin isimlerinin yer alması tartışmaları derinleştirdi.</p>

<p>ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Üyesi Demokrat Robert Garcia, Jeffrey Epstein'a ilişkin belgelerin tamamının açıklanmamasını "akıl almaz ve son derece endişe verici" şeklinde niteledi.</p>

<p style="text-align:left">Garcia ve Demokrat Kongre Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, yayımlanan belgelere ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesaplarından paylaşımda bulundu.</p>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'nin, 6 milyon sayfa belge içerisinden yaklaşık 3 milyondan fazla belgeyi açıkladıkları ifadesine ilişkin Garcia, "Bu durum akıl almaz ve son derece endişe verici." diye yazdı.</p>

<p style="text-align:left">Garcia, ABD Adalet Bakanı Pam Bondi'ye, mağdurları koruyarak belgelerin tamamını Komite'ye teslim etmesi çağrısında bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Alexandria Ocasio-Cortez de yayımlanan belgelerin bütün dosyaların sadece küçük bir kısmı olduğunu ifade ederek, "Bu, yasanın tüm dosyaların yayımlanmasını gerektirdiği halde, yayımlamaya 'istekli oldukları' kısım." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie ile birlikte Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası'na öncülük eden Demokrat Kongre Üyesi Ro Khanna, Adalet Bakanlığı'na yazdıkları dilekçeyi ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesaplarından paylaşarak, belgelerin tamamının yayımlanmasını istedi.</p>

<h3 style="text-align:left">Musk'tan yayımlanan belgelerin "hiçbir şey ifade etmediği" değerlendirmesi</h3>

<p style="text-align:left">ABD'li milyarder Elon Musk, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından yayımlanan yeni belgelere ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Kendisinin sürekli bu konuda suçlanan kişilerin kamuoyu önünde yargılanma çağrısı yaptığını hatırlatan Musk, "(Belgelerde bahsedilen) En az bir şüpheli tutuklanana kadar Epstein dosyalarının kısmi yayımlanması hiçbir şey ifade etmiyor." açıklamasını yaptı.</p>

<h3 style="text-align:left">Musk'ın, Karayipler'deki adalara gezi düzenlemek için Epstein ile iletişime geçtiği iddia edildi</h3>

<p style="text-align:left">ABD'li iş insanı Elon Musk'ın, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ait Karayipler bölgesindeki adalara gezi düzenlemek için kendisiyle iletişime geçtiği iddia edildi.</p>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesi sonrası ABD basını, belgelerin detaylarını incelemeye aldı.</p>

<p style="text-align:left">CNN'in Bakanlığın yayınladığı belgelere dayandırdığı haberine göre Musk, 13 Aralık 2013'te gönderdiği e-postada Epstein'e hitaben, "Tatillerde Britanya Virjin Adaları/St. Bart's bölgesinde olacağım. Ziyaret için uygun bir zaman var mı?" ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Epstein da iki gün sonra verdiği yanıtta yeni yılın başlarının uygun olacağını belirterek, "1'i-8'i arası herhangi bir gün. Duruma göre karar verin. Sizin için her zaman yer var." ifadesini kullandı. Başka bir e-postada ise Epstein, "(Yıl başı sonrası Ocak ayının) 2'si veya 3'ü mükemmel olur. Gelip sizi alacağım." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Musk, verdiği yanıtta ise önce yıl başı sonrası 2 Ocak gecesi Los Angeles'a geri uçması gerektiğini bildirdi ancak ayrılışını bir gün erteleyebileceğini belirterek, Epstein'e "2'sinde adanıza ne zaman gelmeliyiz?" diye sordu.</p>

<p style="text-align:left">CNN haberinde, söz konusu e-postalardan Musk'ın nihayetinde ziyaret edip etmediği net anlaşılmadığı ancak yazışmaların ikili arasında "daha önce ortaya çıkmamış bir iletişim düzeyini gösterdiği" savunuldu.</p>

<p style="text-align:left">Musk daha önce Epstein'in Karayipler bölgesinde cinsel istismar ve fuhuş ağı dahil faaliyetleri için sahip olduğu adaları ziyaret ettiği iddialarına karşı yaptığı açıklamada, "Epstein beni adasına götürmeye çalıştı ve ben reddettim" demişti.</p>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakan Yardımcısı Blanche, 30 Ocak'ta düzenlediği basın toplantısında, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni belgeyi yayımlayarak, kamuoyunun erişimine açtıklarını söylemişti.</p>

<p style="text-align:left">Ulusal basında Epstein'ın, Karayipler bölgesinde ABD'ye ait Virgin Adaları'nda yer alan "Little St. James" ve "Great St. James" adalarının cinsel istismar ve fuhuş ağı dahil faaliyetleri için satın alarak kullandığı ve bu adaların, kamuoyunda " Epstein'in Karayipler'deki suç adaları" olarak tanındığı aktarılmıştı.</p>

<h3 style="text-align:left">Bill Gates de, Epstein dosyalarında kendisini konu eden iddiaları yalanladı</h3>

<p style="text-align:left">Dosyalarda yer alan bazı e-postalarda, Gates'in "Rus kızlarla" yaşadığı ilişkilerin ardından cinsel yolla bulaşan bir hastalığı o dönemki eşi Melinda'dan gizlemeye çalıştığı iddialarına yer verildi.</p>

<p style="text-align:left">Gates'in sözcüsü, BBC'ye yaptığı açıklamada, iddiaların "asılsız ve saçma" olduğunu, Gates'in söz konusu suçlamalarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Bahsi geçen e-postaların Epstein'ın kendi kurgusu olduğunu savunan sözcü, "Bu belgeler, Epstein'ın Gates ile sürdürmek istediği ilişkiyi devam ettirememesinden duyduğu rahatsızlığı ve onu karalamak için ne kadar ileri gidebildiğini göstermektedir." ifadesini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Epstein mağdurları, yeni açıklanan belgelerde isimlerin gizli tutulmasına tepki gösterdi</h3>

<p style="text-align:left">The New York Times gazetesinin haberine göre, Epstein mağdurlarından oluşan 18 kişilik grup, yaptıkları ortak açıklamada, açıklanan belgelerin Epstein'ın "suç ortaklarını sorumlu tutmak için" yeterli olmadığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturduğu iddiasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'ın mağdurları, kendilerinin kimliklerinin açıklanması ancak "istismar eden erkeklerin" isimlerinin gizli kalmasına tepkilerini ifade etti.</p>

<div style="text-align:left">&nbsp;</div>

<p style="text-align:left">Mağdurlar, "Bir kez daha, mağdurların isimleri ve kimlik bilgileri ifşa edilirken, bizi istismar eden erkekler gizli kalmaya ve korunmaya devam ediyor. Bu çok çirkin bir durum." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">"Bu iş burada bitmedi." diyen mağdurlar, "tüm failler nihayet hesap verene kadar" mücadelelerine devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Thomas Massie ve Ro Khanna, ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'a yazdıkları mektupta, mağdurların ifadelerini belgeleyen raporlar da dahil olmak üzere şu ana kadar yayımlanan belgelerdeki "sansürlemenin kapsamı ve tutarlılığı" ile ilgili endişelerini ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Massie ve Khanna, tüm sansürlenmemiş belgeleri incelemek üzere Adalet Bakanlığı ile resmi bir toplantı talep etti.</p>

<h3 style="text-align:left">Epstein soruşturmasında paylaşılan yeni dosyalarda eski Prens Andrew'un fotoğrafları yer aldı</h3>

<p style="text-align:left">Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde, İngiltere'de "Prens" ünvanı geri alınan Andrew Mountbatten-Windsor'un fotoğrafları yayımlandı.</p>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgeler arasında eski Prens Andrew'un yer aldığı fotoğraflar ve e-postalar dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">İngiliz kamu yayıncısı BBC, Mountbatten-Windsor'un yer aldığı fotoğrafları paylaşırken, eski prensin fotoğrafların birinde yerde yatan ve tamamen giyinik bir kadının karnına dokunduğu, diğer bir fotoğrafta ise yine aynı kadının yerde olduğu, kendisinin de "dört ayak" şeklinde doğrudan kameraya baktığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:left">Fotoğrafların nerede ve ne zaman çekildiklerinin belirsiz olduğunu aktaran BBC, Epstein'ın, Mountbatten-Windsor'ı 26 yaşındaki Rus bir kadınla akşam yemeğine davet ettiğine ilişkin e-posta yazışmalarının da paylaşıldığını belirtti.</p>

<p style="text-align:left">The Guardian ise açıklanan yeni belgelere göre, eski Prens Andrew'un, Epstein'ın ev hapsinden serbest bırakılmasının ardından onu Buckingham Sarayı'nda görüşmeye davet ettiğini öne sürdü.</p>

<p style="text-align:left">Açıklanan belgelerde Mountbatten-Windsor'un 2010'da Epstein ile e-posta aracılığıyla haberleştiği ve bir yazışmada Mountbatten-Windsor'un, "Buraya, BP'ye gelirsen çok memnun olurum. Kiminle gelmek istersen gel, saat 16.00'dan 20.00'ye kadar burada olacağım." ifadelerini kullandığı belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">The Guardian, "BP" harflerinin Buckingham Sarayı'nın (Buckingham Palace) kısaltması olabileceğine işaret etti.</p>

<h3 style="text-align:left">İngiltere Başbakanı Starmer, eski Prens Andrew'un ABD Kongresi'nde ifade vermesi gerektiğini söyledi</h3>

<p style="text-align:left">Japonya ziyaretinin ardından ülkesine dönerken basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Starmer, İngiltere'de "Prens" ünvanı geri alınan Andrew Mountbatten-Windsor'un fotoğraflarının Epstein soruşturmasında paylaşılan yeni dosyalarda yayımlanmasına ilişkin konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Starmer, eski Prens Andrew'un ABD Kongresi'nde ifade vermesi gerektiğini anlatarak, "İfade verme konusunda her zaman şunu söyledim, bilgisi olan herkes, kendilerinden hangi biçimde istenirse istensin, bu bilgiyi paylaşmaya hazır olmalı." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Bu yaklaşımın mağdur odaklı olmanın bir gereği olduğunu vurgulayan Starmer, "Bunu yapmaya hazır değilseniz, mağdur odaklı olamazsınız. Epstein'ın mağdurları birinci öncelik olmalı." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Starmer, Andrew Mountbatten-Windsor'un özür dilemesi gerekip gerekmediğine ilişkin soruya ise bunun "Andrew'un meselesi" olduğunu bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde, İngiltere'de "Prens" ünvanı geri alınan Andrew Mountbatten-Windsor'un fotoğrafları yayımlanmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Eski prensin fotoğrafların birinde yerde yatan ve tamamen giyinik bir kadının karnına dokunduğu, diğer bir fotoğrafta ise yine aynı kadının yerde olduğu, kendisinin de "dört ayak" şeklinde doğrudan kameraya baktığı görülmüştü.</p>

<h3 style="text-align:left">⁠İngiltere Kralı Charles, kardeşinin ünvanlarını geri almıştı</h3>

<p style="text-align:left">Epstein kurbanlarından Virginia Giuffre'nin cinsel istismarla suçladığı Mountbatten-Windsor, hakkındaki tüm iddiaları reddetse de 2019'da tüm resmi Kraliyet görevlerinden çekildiğini açıklamıştı.</p>

<p style="text-align:left">Ekim 2025'te Giuffre'nin iddialarının yer aldığı kitabın yayımlanmasıyla söz konusu iddiaların, Kraliyet Ailesi ve Kral Charles'ı meşgul ettiğini belirten Mountbatten-Windsor, "Prens" hariç tüm Kraliyet ünvanları, rütbe ve nişanlarını bırakacağını duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Ancak Kral Charles, bir adım ileriye giderek "Prens" ünvanını da almış, kardeşinin bundan böyle "Andrew Mountbatten-Windsor" olarak hayatına devam edeceğini açıklamıştı.</p>

<p style="text-align:left">Mountbatten-Windsor'ın yaşadığı Windsor Kalesi'ndeki Royal Lodge malikanesinin de elinden alınabileceği belirtilmişti.</p>

<h3 style="text-align:left">Epstein dosyasındaki yeni belgelerde Norveç, Danimarka ve İsveç'ten kraliyet isimleri yer alıyor</h3>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerdeki Norveç, Danimarka ve İsveç'ten kraliyet isimleri dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">Norveç'te yayın yapan NRK, yeni belgelerde Prenses Mette-Marit'in adının yüzlerce kez geçtiğini vurgulayarak, 2011'deki bir e-posta yazışmasında prensesin Epstein'ın ismini internette araştırdığını kendisiyle paylaştığını aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit de Norveç medyasına yaptığı açıklamada, Epstein'ın yaptıklarından sorumlu olduğunu ifade ederek, "Epstein'ın geçmişini daha iyi araştırmadığım ve nasıl bir insan olduğunu yeterince çabuk anlamadığıma yönelik sorumluluğu üstleniyorum. Bundan dolayı derin üzüntü duyuyorum." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Epstein'a ilişkin yanlış kararlar aldığını aktaran Prenses, "Epstein ile herhangi bir şekilde iletişim kurduğum için pişman olduğumu belirtmek isterim. Bu durum son derece utanç verici." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, 2019'daki açıklamasında da Epstein ile buluşmasından pişmanlık duyduğunu aktarmış, 2013'te iletişimini kestiğini öne sürse de prensesin 2014'te Epstein ile Florida'da bir araya geldiği ortaya çıkmıştı.</p>

<h3 style="text-align:left">Danimarka Kralı ve İsveç Prensesinin de adı geçiyor</h3>

<p style="text-align:left">Epstein dosyasına ilişkin açıklanan yeni belgelerde adının 2 kez geçtiği ifade edilen Danimarka Kralı Frederik'e ilişkin kraliyet açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Kraliyet, ulusal basınla paylaştığı açıklamada, Kral Frederik'in Epstein ile hiç tanışmadığını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Yeni açıklanan belgelerde ise Kral Frederik'in prens olduğu dönemde Epstein'ın iş bağlantılarından bir iş adamı ile görüştüğü ve bir kez özel bir akşam yemeğine katıldığı iddia edildi.</p>

<p style="text-align:left">Belgelerde adı geçen bir diğer ismin ise İsveç Prensesi Sofia olduğu aktarıldı.</p>

<p style="text-align:left">İsveç medyası, Prenses Sofia'nın 2012'de Epstein özel davetlisi olarak New York'ta bir film gösterimine katıldığını ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">İsveç Kraliyet Sarayı ise daha önce yaptığı açıklamada, Prenses Sofia'nın 2005'te Epstein ile birkaç kez görüştüğünü ancak 20 yıldır onunla hiçbir temasının olmadığını belirtmişti.</p>

<h3 style="text-align:left">Epstein dosyasındaki yeni belgelerde adı geçen Slovak diplomat istifa etti</h3>

<p style="text-align:left">Slovak basınında yer alan haberlere göre, kamuoyuyla paylaşılan yeni Epstein belgelerinde Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun Dışişleri ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Lajcak'ın da adı geçiyor.</p>

<div style="text-align:left">&nbsp;</div>

<ul>
</ul>

<p style="text-align:left">Lajcak'ın Epstein ile yazışmalarının sık sık kişisel nitelik içerdiği ve bu görüşmelerde "kadınlar ve jeopolitik meseleler" dahil birçok konuda sohbet ettikleri görülüyor.</p>

<p style="text-align:left">Epstein'ın, dönemin Slovakya Dışişleri Bakanı olan Lajcak'ı evine de davet ettiği ifade ediliyor. Yazışmalarda ikilinin, Slovakya seçimlerinden de sık sık bahsettiği kaydediliyor.</p>

<p style="text-align:left">Lajcak, "360.sk" haber sitesine yaptığı açıklamada, Başbakan Fico ile ABD Başkanı Donald Trump'ın eski danışmanı Steve Bannon arasında bir görüşme ayarlamadığını ve "kadınların" hiçbir zaman sohbetin bir parçası olmadığını savunarak, iddiaları reddetti.</p>

<h3 style="text-align:left">Başbakan Fico, Lajcak'ın istifasını kabul etti</h3>

<p style="text-align:left">Slovakya Haber Ajansı'na (TASR) göre, Slovakya muhalefet partileri, yeni Epstein belgelerinde adı geçmesi üzerine Lajcak'ın istifasını isteyen ortak bir açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Bunun üzerine Lajcak, istifa mektubunu Başbakan Fico'ya sundu. Fico da bu istifayı onayladığını açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Fico, yaptığı açıklamada, Lajcak'ın istifa ederek önemli bir diplomat olduğunu kanıtladığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Başbakan Fico, Lajcak'ın istifasıyla Slovakya'nın diplomasi ve dış politika alanında bir deneyim kaynağını kaybettiğini ifade etti.</p>

<h3 style="text-align:left">Belgelerde Hindistan Başbakanı Modi'nin ismi de yer aldı</h3>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerde Hindistan Başbakanı Modi'nin ismi dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">Modi'nin isminin geçtiği 9 Temmuz 2017 tarihli belgede, "Hindistan Başbakanı Modi, ABD Başkanı'nın yararına İsrail'de dans edip şarkı söyledi. Birkaç hafta önce görüşmüşlerdi. İşe yaradı." ifadeleri öne çıktı.</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan NDTV televizyonunun haberine göre, Hindistan, Modi'nin Temmuz 2017’de İsrail’e yaptığı resmî ziyarete yönelik ifadelerin "hüküm giymiş bir suçlunun değersiz düşüncelerinden ibaret" olduğunu belirterek tepki gösterdi.</p>

<p style="text-align:left">Modi'nin Temmuz 2017'de İsrail'e gerçekleştirdiği ziyaret, Hindistan ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerin 1992'de başlamasının ardından Hindistan Başbakanı'nın yaptığı ilk ziyaret olarak kayıtlara geçmişti.</p>

<h3 style="text-align:left">ABD Başkanı Trump, belgelerin kendisini suçlamadığını aksine akladığını savundu</h3>

<p style="text-align:left">ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya seyahati sırasında Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşılmasına ilişkin konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Beklentilerin aksine belgelerin kendisi aleyhine bir durum ortaya koymadığını savunan Trump, belgelerde gazeteci Michael Wolff'un Epstein ile kendisine siyasi açıdan zarar vermek amacıyla hareket ettiğinin görüldüğünü ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Trump, "Kendim görmedim ama çok önemli bazı kişiler bana, bunun yalnızca beni aklamakla kalmadığını, aynı zamanda insanların, o radikal solun, umduğunun tam tersi bir tablo ortaya koyduğunu söyledi." diye konuşarak, Wolff'a ve gerekirse Epstein'in mirasına dava açabileceklerini belirtti.</p>

<h3 style="text-align:left">Trump'tan "Demokratlar gibi Epstein adasına gitmedim" savunması</h3>

<p style="text-align:left">ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından, Epstein dosyasına ilişkin yeni açıklanan belgeler hakkında değerlendirme yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Trump, "Jeffrey Epstein ile dostane bir ilişkim olmadığı gibi, Adalet Bakanlığı tarafından yeni açıklanan bilgilere göre, Epstein ve Michael Wolff adında sahtekar bir yazar, bana komplo kurmuşlardır." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Kendisini hedef alan açıklamaları yapanları dava edeceğini belirten Trump, "Ben Epstein'in böceklerin istila ettiği adasına hiç gitmedim ancak bu sahtekar Demokratların ve bağışçılarının neredeyse tamamı gitti." değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</p>

<h3 style="text-align:left">Belgelerde Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un ismi de yer aldı</h3>

<p style="text-align:left">Emmanuel Macron'un ismi cumhurbaşkanı seçildiği 2017 öncesinde ve sonrasındaki çok sayıda belgede geçerken, bu belgelerde Epstein'ın Macron'un birçok konuda kendisinden yardım istediğini iddia ettiği görüldü.</p>

<p style="text-align:left">Epstein 17 Eylül 2018 tarihinde Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Borge Brende'ye vereceği bilginin gizli olduğunu belirterek gönderdiği e-postada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p style="text-align:left">"Macron'dan: 'Bu zorlukların daha iyi üstesinden gelmek için yönetişimin, uluslararası kurumların, taahhütlerin ve kamu ile özel paydaşlar arasındaki ilişkilerin biçimini ve sosyo-ekonomik araçları yeniden düşünmemiz, inşa etmemiz ve icat etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Daha ilerlemeci bir geleceği teşvik için hangi sosyo-ekonomik yenilikleri desteklersiniz?'"</p>

<p style="text-align:left">Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri'nden iş adamı Sultan Ahmed bin Sulayem'in 22 Mart 2016'da Epstein'a gönderdiği e-postada Elysee Sarayında öğle yemeği yediğini ve o dönem Maliye Bakanı olan Macron ile "Fransa'daki işleriyle ilgili iyi bir görüşme yaptığını" belirttiği ortaya çıktı.</p>

<p style="text-align:left">Epstein'ın 30 Ağustos 2018 tarihindeki e-posta yazışmasında ise Macron'un kendisinden "kurumlar, politikalar, bilim dahil hemen hemen her konuda fikir istediğini" iddia ederek, Macron'dan "Avrupa'ya liderlik etmek istiyor, belki dünyaya." diye bahsediyor.</p>

<h3 style="text-align:left">Macron'un Epstein ile bağlantısına Fransız siyasetçiden tepki</h3>

<p style="text-align:left">Fransız Vatanseverler (Patriotes) Partisi lideri Florian Philippot ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Macron'un cumhurbaşkanlığı döneminde ve öncesinde Epstein ile doğrudan veya dolaylı iş ilişkilerine" tepki gösterdi.</p>

<p style="text-align:left">Philippot, Macron'un Epstein ile bağlantısının "Fransız ulusal güvenliğini tehlikeye attığını" belirterek, soruşturma açılması çağrısında bulundu.</p>

<h3 style="text-align:left">İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi, Epstein bağlantıları nedeniyle İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti</h3>

<p style="text-align:left">İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile bağlantılarına ilişkin yeni iddiaların ardından İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti.</p>

<p style="text-align:left">Eski Kabine Bakanı ve Büyükelçi Mandelson, İşçi Partisi Genel Sekreteri'ne gönderdiği istifa mektubunda, Epstein ile bağlantılarının yeniden gündeme gelmesi nedeniyle "daha fazla utanç yaratmak istemediğini" belirterek, parti üyeliğinden ayrılma kararı aldığını bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Peter Mandelson, mektubunda, "20 yıl önce bana yapıldığı iddia edilen ve hatırlamadığım ya da kaydını tutmadığım mali ödemelere ilişkin, doğru olduğuna inanmadığım suçlamalarla yeniden ilişkilendirildim. Bunların tarafımca araştırılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Bu süreçte İşçi Partisi'ne zarar vermek istemediğine işaret eden Mandelson, bu nedenle parti üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Mandelson, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Sesleri çok daha önce duyulması gereken kadınlar ve kız çocukları için bir kez daha özür dilemek istiyorum."</p>

<h3 style="text-align:left">Epstein'ın Mandelson'a 75 bin dolar ödeme yaptığına dair kayıtlar yer aldı</h3>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen cuma günü yayımlanan yeni belgelerde, Epstein'ın 2003 ve 2004'te Mandelson'a üç ayrı işlemle toplam 75 bin dolar ödeme yaptığına dair kayıtlar yer almıştı. Belgelerde her biri 25 bin dolarlık bu ödemelerin Epstein'a ait banka hesaplarından gönderildiği öne sürülmüştü.</p>

<p style="text-align:left">Mandelson, yeni belgelerin yayınlanmasının ardından yaptığı açıklamada, bunların doğruluğundan emin olmadığını belirterek, Epstein'ı tanımış olmaktan ve onun 2008'deki mahkumiyetinin ardından aralarındaki ilişkiyi sürdürmüş olmaktan dolayı pişmanlık duyduğunu bildirmişti. Mandelson, mağdurlardan "kayıtsız şartsız özür dilediğini" ifade etmişti.</p>

<h3 style="text-align:left">Kenya ve Pakistan'da görev yaptı</h3>

<p style="text-align:left">Diplomasi kariyerine 1997'de başlayan Turner, farklı görevlerde bulunduktan sonra 2007'de eski Başbakan Gordon Brown'ın Orta Doğu Özel Sekreterliğini üstlenmişti.</p>

<p style="text-align:left">Devamında Nairobi Büyükelçiliği yaptıktan sonra eski Başbakan Theresa May'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcılığı ve Uluslararası İlişkiler Danışmanı olarak görev yapan Turner, 2019'da İslamabad Büyükelçisi olmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Pakistan'daki görevi 2023'te biten Turner, Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü olarak görev yaparken Ekim 2025'te İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi olarak atanmış ancak bu göreve başlamamıştı.</p>

<p style="text-align:left">ABD'de 9 Eylül 2025'te ortaya çıkan yazışmalarda, İngiltere'nin Washington Büyükelçiliğine Şubat 2025'te başlayan Peter Mandelson'ın Epstein'a, "En iyi dostum" diye hitap ettiği ortaya çıkmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Mandelson'ın Epstein'a gönderdiği doğum günü mesajında, "Gelsin diye saatlerce beklerdiniz. Çoğu zaman etrafınızda olduğuna alıştığınızda birden yine yalnız kalırdınız. Onun yerine eğlendirmeniz gereken bazı ilginç arkadaşlarıyla baş başa kalırdınız." ifadeleri yer almıştı.</p>

<p style="text-align:left">Başbakan Keir Starmer, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Epstein ile ilişkisi ortaya çıkan Mandelson'ı 11 Eylül 2025'te görevden almıştı.</p>

<h3 style="text-align:left">Ünlü tanıtımcı Siegal'ın Epstein'e e-postası dikkati çekti</h3>

<p style="text-align:left">Peggy Siegal, Epstein'e gönderdiği bir e-postada Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gitmek üzere olduğunu belirtiyor.</p>

<p style="text-align:left">Epstein'i seyahatinde nerelere gideceğine ilişkin bilgilendiren Siegal, "Sana başka bir hayat deneyimi için ne kadar teşekkür etsek az. Maasai savaşçıları bizi yemezse Somalili korsanlar yiyecek." ifadesi e-postada yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">Siegal'ın e-postasında "Senin için bir ya da iki küçük bebek getirebilirim. Kız mı erkek mi? Tam Madonna gibi." ifadesi öne çıktı.</p>

<h3 style="text-align:left">Belgelerde, Melania'nın yönetmeni Ratner'ın fotoğrafı yer aldı</h3>

<p style="text-align:left">ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump hakkında çekilen belgeselin yönetmeni Brett Ratner'ın Epstein ile birlikte görüntülendiği fotoğraflar, yeni yayımlanan belgelerin arasında yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">Fotoğraflarda, Ratner'ın, Epstein ve kimliği gizli iki kadınla birlikte bir koltukta sarılarak oturduğu görülüyor.</p>

<p style="text-align:left">Söz konusu görüntülerin çekildiği tarihe dair bilgi paylaşılmadı.</p>

<p style="text-align:left">Siegal ve Ratner, konuya ilişkin açıklama yapmadı.</p>

<h3 style="text-align:left">Eski İsrail Başbakanı Barak, Trump'ı İsrail basınına konuşmaya ikna etmek için Epstein'den yardım istemiş</h3>

<p style="text-align:left">Belgelerde, eski İsrail Başbakanı Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın 2016'da gönderdiği bir e-posta da yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">Barak, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail basınına röportaj vermesini sağlamak için Epstein'i ikna etmeye çalıştığı e-postada Kanal 2'nin Hillary Clinton ile bir röportaj ayarladığını belirterek, Trump'ın Kanal 10'da benzer bir röportajla ilgilenip ilgilenmediğini sordu.</p>

<p style="text-align:left">Barak'ın, İsraillilerin ve özellikle İsrail'deki ABD vatandaşlarının büyük çoğunluğunun bu röportajı izleyeceğini kaydederek "ABD'ye önde gelen sunucularını, yetenekli ve pozitif bir (sarışın) bayanı göndermeye hazırlar." ifadesini kullanması dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">İsrail basını, yazışmanın 2016 yılında Clinton ile Trump arasındaki seçim yarışı sırasında yaşandığını, bu girişimin hiçbir zaman hayata geçmediğini ve "sarışın kadın"ın Trump ile röportaj yapma fırsatı bulamadığını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Barak'ın Epstein ile mahkumiyetinden sonra dahi yakın bağları olduğu belirtildi.</p>

<h3 style="text-align:left">Belgelerde Putin'in yerine kimin geçebileceğinin tartışıldığı ortaya çıktı</h3>

<p style="text-align:left">11 Ocak 2012 tarihli belgede, o dönemde Rusya Parlamentosunun alt kanadı Duma üyesi olan İlya Ponomarev'in, "Devlet Başkanına karşı ayaklanmanın ana organizatörlerinden" olduğu öne sürüldü.</p>

<p style="text-align:left">Belgede, "Eğer öldürülmezse, Putin'in yerini alıp kendisi başkan olabilir (er ya da geç olacak)." ifadesi kullanıldı.</p>

<p style="text-align:left">Rus basınında yer alan haberlere göre, Haziran 2016'da Ukrayna'dan oturum izni alan Ponomarev, 2019'da Ukrayna vatandaşı oldu.</p>

<p style="text-align:left">Ponomarev'in hakkında Rusya'da açılmış davalar bulunuyor.</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan belgelerde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ismi de yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">Epstein'a 2019'da gelen e-postalardan birinde, "Zelenskiy, yardım arıyor. Putin, (Zelenskiy'nin) İsrailliler tarafından yönetildiğini söyleyerek küçümseyici tavır sergiliyor." ifadesi kullanıldı.</p>

<h3 style="text-align:left">Norveç Başbakanı, Epstein ile iletişime geçen Norveçlilere "pişman olmalısınız" mesajı verdi</h3>

<p style="text-align:left">Norveç'te yayın yapan NRK'ye konuşan Başbakan Jonas Gahr Store, daha önce kamuoyuyla paylaşılmayan belgelerde ortaya çıkan yeni bilgileri tepkiyle karşıladığını belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit'in Epstein ile görüşmesinden pişmanlık duyduğu yönünde açıklama yaptığını anımsatan Store, "Ben de buna katılıyorum. Ayrıca Jagland da pişman olmalı." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Jagland da Norveç basınına yaptığı açıklamada, "Başbakana katılıyorum. Epstein ile iletişim kurduğum için pişmanım. Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim asla temas kurmazdım." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Prenses Mette-Marit ise 31 Ocak'ta yaptığı açıklamada, "Epstein'ın geçmişini daha iyi araştırmadığım ve nasıl bir insan olduğunu yeterince çabuk anlamadığıma yönelik sorumluluğu üstleniyorum. Bundan dolayı derin üzüntü duyuyorum." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<h3 style="text-align:left">Belgelerde eski ABD Başkanı Clinton'ın ekibine ait olduğu düşünülen e-posta yazışmaları ortaya çıktı</h3>

<p style="text-align:left">CNN'in ABD Adalet Bakanlığının cuma günü yayımladığı Epstein dosyalarına ilişkin analiz haberinde, Clinton'ın ekibinin, Maxwell ile yürüttüğü e-posta yazışmalarına yer verildi.</p>

<p style="text-align:left">Haberde yer verilen uçuş kayıtlarında, Clinton'ın ekibiyle birlikte Epstein'ın özel jetiyle en az 16 kez uçtuğu, bu seyahatlerde genellikle Epstein ile Maxwell'in onlara eşlik ettiği ve uçuşların bazılarının birden fazla durağı olan kapsamlı uluslararası seyahatler olduğu görüldü.</p>

<p style="text-align:left">E-postalarda Clinton'ın ekibindeki çalışanların isimlerinin karartıldığı, alıcı veya gönderici kısımlarında yalnızca "WJC" ibaresinin görüldüğüne işaret edilen haberde, bu ifadenin Clinton'ın başkanlık sonrası ofisi "William J. Clinton'ın" olarak değerlendirildiği belirtildi.</p>

<h3 style="text-align:left">Yazışmaların içeriği</h3>

<p style="text-align:left">Yazışmaların büyük bölümünün eski başkanın seyahat ve yemek düzenlemeleri ile son dakika davetlerine ilişkin olduğu ve bazı yazışmalarda müstehcen ifadelerin yer aldığı görüldü.</p>

<p style="text-align:left">Maxwell, Nisan 2003'teki bir e-postada, Clinton'ın ofisi olduğu düşünülen bir e-posta adresine, "Yemeğe geliyor olmana sevindim. JE, Clinton'ın da gelmek isteyip istemeyeceğini soruyor. Bana haber ver." mesajını gönderdi.</p>

<p style="text-align:left">Aralık 2001'deki başka bir e-postada ise Clinton'ın ekibinin, İskoçya seyahati sırasındaki bir golf organizasyonunu ayarlamak için Maxwell'den Prens Andrew'un telefon numarasını istediği dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">Ayrıca, Maxwell'in Clinton'ın bir çalışanına gönderdiği e-postada, kendisini "yakışıklı" bulduğunu belirterek cinsel içerikli ifadeler kullandığı görüldü.</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan, belgelerde Maxwell'in doğrudan Clinton'a e-posta gönderdiğine ya da Clinton'ın Maxwell'e yazdığına ilişkin bir kanıta yer verilmedi.</p>

<h3 style="text-align:left">"Clinton hayatında yalnızca iki kez e-posta gönderdi"</h3>

<p style="text-align:left">Clinton'ın Sözcüsü Angel Urena, yaptığı açıklamada, Clinton'ın Epstein dosyalarındaki e-postaların hiçbirini göndermediğini belirterek, "(Gönderenin) Kim olduğunu doğrulayamam, sadece kim olmadığını söyleyebilirim: Bill Clinton." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Clinton'ın hayatında yalnızca iki kez e-posta gönderdiğini ve bunun da başkanlık döneminde olduğunu vurgulayan Urena, birini, Dünya yörüngesindeyken eski astronot ve Senatör John Glenn'e, diğerini ise Adriyatik'te görev yapan ABD askerlerine gönderdiğini söyledi.</p>

<h3 style="text-align:left">Belgelerde ismi geçen İsveçli BM temsilcisi Rubinstein istifa etti</h3>

<p style="text-align:left">İsveç'teki Expressen gazetesi, Epstein dosyasında adı geçen Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) İsveç'teki temsilcisi Joanna Rubinstein'in görevinden istifa ettiğini duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">UNHCR İsveç'in İletişim Sorumlusu Ulrika Belin de istifa haberini Expressen'e doğrulayarak, "Joanna, kendisi görevinden ayrılmayı seçti." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Rubinstein ise Expressen'e Epstein ile sadece bir kez görüştüğünü belirterek, "Ailemle birlikte tatildeydik, Epstein tarafından davet edildik. Sosyal bir etkinlikti. Onunla ilk ve tek karşılaşmam bu oldu." açıklamasında bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Yeni paylaşılan belgelerde Rubinstein'in, Epstein ile 2012'deki e-posta yazışmaları paylaşıldı. Rubinstein'in "Cennet gibi bir yerde harika öğle yemeği için teşekkür ederim. (Epstein) Sizinle nihayet şahsen tanışmak, benim için ayrı bir mutluluktu." ifadelerini kullandığı belirtildi.</p>

<h3 style="text-align:left">İngiltere Başbakanı'ndan Epstein'den para alan Lord'a istifa etmesi ve ABD'de ifade vermesi çağrısı</h3>

<p style="text-align:left">İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın, İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson'ın, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile ilişkisi nedeniyle ABD Kongresinde ifade vermesi ve Lordlar Kamarası üyeliğinden istifa etmesi gerektiği görüşünde olduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">İngiltere Başbakanlık Sözcüsü, Epstein ile bağlantıları nedeniyle Şubat 2025'te atandığı Washington Büyükelçiliği görevinden Eylül 2025'te alınan ve ABD'de geçen hafta yayımlanan son Epstein belgelerinde hakkında yeni iddialar ortaya çıkan Mandelson ile ilgili açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Son belgelerin yayımlanmasıyla İşçi Partisinden istifa eden Mandelson'ın ABD Kongresinde konuyla ilgili ifade vermesi gerektiğini belirten Sözcü, "Başbakan (Starmer), bilgi sahibi olan herkesin bildiklerini paylaşması gerektiğine inanıyor." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Sözcü, bunu yapmaya hazır olmayanların kurbanları merkeze alan bir yaklaşımda olmadığına işaret ederek, "Başbakan, Mandelson'ın artık Lordlar Kamarası üyesi olmaması gerektiğini düşünüyor." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Starmer'ın Mandelson'ı Lordlar Kamarası üyeliğinden alma yetkisi olmadığına dikkati çeken Sözcü, Başbakan'ın, Lordlar Kamarasına disiplin süreçlerini modernize etmesi çağrısı yaptığının altını çizdi.</p>

<p style="text-align:left">Eski Başbakan Yardımcısı, Bakan ve Büyükelçi Mandelson, Epstein'in kendisine 2003 ve 2004'te toplam 75 bin dolar ödediğini gösteren belgeler ve bazı fotoğraflarının ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen cuma yayımlanmasının ardından dün akşam İşçi Partisi üyeliğinden istifa etmişti.</p>

<p style="text-align:left">Mandelson, "daha fazla utanç yaratmak istemediğini" belirttiği istifa mektubunda söz konusu ödemeleri hatırlamadığını kaydetmişti.</p>

<h3 style="text-align:left">Epstein dosyalarındaki yeni belgelerde eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Zuma'nın ismi de yer aldı</h3>

<p style="text-align:left">ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma'nın ismi de yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerde Zuma'nın ismi de dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">Belgelerde yer alan e-posta yazışmalarında, Zuma'nın 2010'da İngiltere'ye yaptığı resmi devlet ziyareti sırasında Jeffrey Epstein ile bir akşam yemeğinde bir araya geldiği iddia edildi.</p>

<p style="text-align:left">Epstein'in yakın çevresinden Mark Lloyd tarafından gönderilen ve 5 Mart 2010 tarihini taşıyan bir e-postada, "Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma için yarın akşam Ritz Oteli'nde küçük bir akşam yemeği organize etmem istendi." ifadesinin yer aldığı görüldü.</p>

<p style="text-align:left">Söz konusu yazışmalarda, yemeğe "ortama cazibe katması" amacıyla Rus bir modelin de davet edilmesinin önerildiği ve Epstein'in bu organizasyonla bizzat ilgilendiği öne sürüldü.&nbsp;</p>

<h3 style="text-align:left">ABD Adalet Bakanlığı, mağdur bilgilerini içeren bazı Epstein dosyalarını geçici olarak kaldırdı</h3>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakanlığı, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile ilgili yayımlanan bazı dosyaları, "bazı mağdurların bilgilerini içerdiği" gerekçesiyle geçici olarak kaldırdı.</p>

<p style="text-align:left">ABD Adalet Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, bazı Epstein belgelerinin kamuoyunun erişiminden geçici olarak kaldırıldığı duyuruldu.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, söz konusu belgelerin kaldırılmasına gerekçe olarak "kurbanlardan bazılarının bilgilerini içermesini" gösterdi.</p>

<p style="text-align:left">Kurbanlar ve avukatlarının tepkisini çeken hassas bilgilerin yayınlanması "teknik veya insan hatası" olarak nitelendirilen açıklamada, söz konusu dosyaların geçici olarak kaldırıldığı ve hassas bilgilerin gizleneceği kaydedildi.&nbsp;</p>

<h3 style="text-align:left">Jeffrey Epstein olayı</h3>

<p style="text-align:left">En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Açıklanan Epstein dava dosyalarında ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.</p>

<p style="text-align:left">ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/02/epstein-belgelerinde-yeni-isimler-tepkiler-istifalar-ve-yalanlamalar-1770066254.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa&#039;nın 7 ülkesinden Grönland&#039;a ilişkin ortak açıklama</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupanin-7-ulkesinden-gronlanda-iliskin-ortak-aciklama-7260</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupanin-7-ulkesinden-gronlanda-iliskin-ortak-aciklama-7260</guid>
                <description><![CDATA[Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İspanya, İngiltere ve Danimarka, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a yönelik açıklamalarına ilişkin, Ada'nın bulunduğu Arktik bölgesinde güvenliğin, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ilkelerini savunarak NATO müttefikleriyle sağlanması gerektiğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">İSTANBUL (AA) - Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İspanya, İngiltere ve Danimarka, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a yönelik&nbsp;açıklamalarına&nbsp;ilişkin, Ada'nın bulunduğu Arktik bölgesinde güvenliğin, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ilkelerini savunarak NATO müttefikleriyle sağlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:left">7&nbsp;Avrupa ülkesinin liderleri, Trump'ın ulusal güvenlik açısından Grönland'a ihtiyaçları olduğu ifadelerinin ardından konu hakkında&nbsp;ortak&nbsp;açıklama&nbsp;yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Danimarka Başbakanlık Ofisi tarafından paylaşılan&nbsp;ortak&nbsp;açıklamada, Grönland'ın bulunduğu Arktik bölgesinin güvenliğinin Avrupa için "kilit öncelikte" olduğunun altı çizildi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Danimarka ve dolayısıyla bu ülkeye bağlı özerk bölge Grönland'ın, NATO üyesi olduğu vurgulanarak müttefiklerin Arktik'i güvenli tutmak için faaliyetlerini artırdığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:left">"Arktik'teki güvenlik, egemenlik, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı dahil BM Şartı ilkelerini savunarak ABD dahil NATO müttefikleriyle kolektif olarak sağlanmalıdır." ifadesi kullanılan&nbsp;açıklamada, bu ilkelerin evrensel olduğu ve onları savunmaktan "asla vazgeçilmeyeceği" vurgulandı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Washington ile Kopenhag arasında 1951'de imzalanan ve ABD'nin Grönland'da askeri üsler inşa etme, Ada yönetimiyle Danimarka'yı bilgilendirdiği sürece buradaki kuvvetlerini serbestçe hareket ettirmesini sağlayan anlaşmaya atıfta bulunularak ABD'nin, Arktik'te güvenliğin sağlanması için "önemli&nbsp;ortak" olduğu kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Ayrıca&nbsp;açıklamada, "Grönland, halkına aittir. Danimarka ve Grönland'ı ilgilendiren konularda karar verme yetkisi yalnızca Danimarka ve Grönland'a aittir." ifadelerine yer verildi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- Trump'ın Grönland&nbsp;açıklaması</strong></p>

<p style="text-align:left">ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'daki askeri müdahalenin ardından "Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland'a ihtiyacımız var."&nbsp;açıklamasını yinelemiş, birçok Avrupa ülkesi ve Avrupa Birliği (AB) bu&nbsp;açıklamaya tepki göstermişti.</p>

<p style="text-align:left">Trump ayrıca, Grönland'ın "çok stratejik" bir yer olduğunu ve şu anda Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu iddia etmişti.</p>

<p style="text-align:left">Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise ABD'nin NATO müttefikine askeri saldırı kararı alması halinde her şeyin sona ereceğini belirtmiş, Danimarka ve Grönland'ın tehdit edilmesini asla kabul etmeyeceklerini ifade etmişti.</p>

<p style="text-align:left">Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland, daha önce ABD tarafından gelen ve egemenliğin devredilmesini de içeren yaklaşımları reddetmişti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/01/avrupanin-7-ulkesinden-gronlanda-iliskin-ortak-aciklama-1767731404.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkmenistan, Uluslararası Barış ve Güven Forumu’na Ev Sahipliği Yaptı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/turkmenistan-uluslararasi-baris-ve-guven-forumuna-ev-sahipligi-yapti-7230</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/turkmenistan-uluslararasi-baris-ve-guven-forumuna-ev-sahipligi-yapti-7230</guid>
                <description><![CDATA[Küresel diplomasinin kritik bir dönemden geçtiği bir süreçte, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat, barış ve güven temalı üst düzey bir uluslararası foruma ev sahipliği yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AŞKABAT -&nbsp;Derya SOYSAL&nbsp;</strong>&nbsp;Küresel diplomasinin kritik bir dönemden geçtiği bir süreçte, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat, barış ve güven temalı üst düzey bir uluslararası foruma ev sahipliği yaptı. Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığının 30. yıl dönümü ve Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen <em>Uluslararası Barış ve Güven Yılı</em> kapsamında düzenlenen<strong>&nbsp;Uluslararası&nbsp;</strong>Barış ve Güven&nbsp;<strong>Forumu</strong>, dünyanın dört bir yanından devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getirdi.</p>

<p>Foruma; Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan liderleri katıldı. Ayrıca Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Myanmar ve Esvatini başbakanları da forumda yer aldı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT), UNESCO ve ISESCO gibi önemli uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcilerinin katılımı, forumun küresel önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Çok Kutuplu Dünyada Barış ve Güven Mesajı</strong></h3>

<p>Artan bölgesel çatışmalar, küresel güvensizlik ortamı ve çok kutuplu dünya düzeninin şekillendiği bir dönemde düzenlenen forum, barış, güven ve çok taraflılığın uluslararası ilişkilerin temel değerleri olması gerektiği yönünde güçlü mesajlar verdi.</p>

<p>Forumda, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1995 yılında tanınan Türkmenistan’ın <strong>daimi tarafsızlık statüsü</strong>, yalnızca bir dış politika tercihi olarak değil; çatışmaların önlenmesi, arabuluculuk mekanizmalarının güçlendirilmesi ve güven artırıcı süreçlere katkı sunan işlevsel bir diplomatik model olarak ele alındı.</p>

<h3><strong>Orta Asya Liderlerinden Güçlü Destek</strong></h3>

<p>Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığının Orta Asya’da barış ve istikrarın korunmasında tarihsel bir rol oynadığını belirtti. “Pozitif tarafsızlık” kavramına dikkat çeken Tokayev, bunun Türkmen halkının kültürel ve manevi değerleriyle uyumlu olduğunu vurguladı ve Mahtumkulu Firaki’nin barış vurgusuna atıfta bulundu.</p>

<p>Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, bölgesel ulaşım ve lojistik ağlarının geliştirilmesinin barış ve istikrar açısından stratejik önem taşıdığını ifade ederken, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, uluslararası hukuk normlarının aşındığı bir dönemde Türkmenistan’ın tarafsızlık politikasının istikrar sağlayıcı bir referans noktası olduğunu söyledi.</p>

<p>Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ise Türkmenistan’ın tarafsızlığının, Türkmen halkının tarihsel, kültürel ve manevi değerlerine dayandığını ve bölgesel barış için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Küresel Güney ve Orta Doğu’dan Diyalog Vurgusu</strong></h3>

<p>Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan, barışın yalnızca çatışmasızlık anlamına gelmediğini, aynı zamanda güvenin inşası ve uzlaşı süreçlerini de kapsadığını belirtti. Türkmenistan’ın BM nezdindeki barış girişimlerine Ermenistan’ın her zaman destek verdiğini ifade etti.</p>

<p>Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Cemal Reşid, Orta Doğu’daki çok katmanlı krizlere dikkat çekerek Filistin halkının yaşadığı insani trajedinin küresel vicdan meselesi olduğunu vurguladı. Kalıcı çözümün ancak diyalog, adalet ve BM kararlarına bağlılıkla mümkün olabileceğini söyledi.</p>

<p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise Gazze’nin yeniden imarı, iklim kaynaklı afetler ve insani yardımlar konusunda uluslararası dayanışmanın artırılması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Türkmenistan’dan Küresel Barış Vizyonu</strong></h3>

<p>Forumun en dikkat çekici konuşmalarından biri, Türkmen halkının Milli Lideri Gurbanguli Berdimuhamedov tarafından yapıldı. Berdimuhamedov, 2025 Uluslararası Barış ve Güven Yılı’nın, uluslararası ilişkilerde güvenin yeniden inşa edilmesi için tarihi bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov ise barış, güven ve iş birliğinin yeni dünya düzeninin temel taşları olması gerektiğini vurguladı. Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığının anayasal güvence altında olduğunu hatırlatan Berdimuhamedov, güç kullanmama, barışçıl çözüm ve insan haklarına saygının ülkenin dış politikasının temel ilkeleri olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Uluslararası Kuruluşlardan Tam Destek</strong></h3>

<p>Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların temsilcileri, Türkmenistan’ın tarafsızlık politikasını ve küresel barışa sunduğu katkıları takdir ettiklerini açıkladı.</p>

<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov’u tebrik ederek, Türkiye’nin Türkmenistan’ın tarafsızlık politikasını ve bölgesel ile küresel barışa katkılarını yüksek takdirle karşıladığını ifade etti.</p>

<p>Aşkabat’ta düzenlenen Barış ve Güven Uluslararası Forumu, yalnızca bir anma etkinliği değil; barış, diyalog ve çok taraflı iş birliğini esas alan yeni bir uluslararası düzen vizyonunun güçlü şekilde dile getirildiği küresel bir diplomasi platformu olarak öne çıktı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 14:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/12/turkmenistan-baris-ve-guven-uluslararasi-forumuna-ev-sahipligi-yapti-1766070230.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa Yayın Birliği, İsrail&#039;in Eurovision&#039;a katılımını oylamaktan kaçındı, birçok ülke boykot kararı aldı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupa-yayin-birligi-israilin-eurovisiona-katilimini-oylamaktan-kacindi-bircok-ulke-boykot-karari-aldi-7210</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupa-yayin-birligi-israilin-eurovisiona-katilimini-oylamaktan-kacindi-bircok-ulke-boykot-karari-aldi-7210</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Yayın Birliği (EBU) Genel Kurulunda, İsrail'in, 2026 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımının oylamaktan kaçınılıp yarışmasına izin verilmesinin ardından birçok ülke yarışmaya katılmayacağını duyurarak boykot kararı aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">VİYANA (AA) - Avrupa Yayın Birliği (EBU) Genel Kurulunda, İsrail'in, 2026&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılımının oylamaktan kaçınılıp yarışmasına izin verilmesinin ardından birçok ülke yarışmaya katılmayacağını duyurarak boykot kararı aldı.</p>

<p style="text-align:left">EBU'dan, İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan 95. EBU Genel Kurul toplantısına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, EBU üyelerinin, "güven ve şeffaflığı güçlendirmek" amacıyla&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'nın oylama sisteminde yapılması planlanan güncellemelere onay verdiği belirtilerek, "Bu oylama, 2026&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılmak isteyen ve yeni kurallara uymayı kabul eden tüm EBU üyelerinin yarışmaya katılmaya hak kazandığı anlamına geliyor." ifadesine yer verildi.</p>

<p style="text-align:left">EBU üyelerini temsil eden katılımcılardan, 21 Kasım'da duyurulan yeni önlem ve tedbirlerden memnun olup olmadıkları konusunda gizli oylama yapmalarının istendiği aktarılan açıklamada, ancak gelecek yılki yarışmaya katılım konusunda oylama yapılmadığı kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, üyelerin büyük çoğunluğunun, katılım konusunda başka bir oylama yapılmasına gerek olmadığı ve yarışmanın ek tedbirlerle planlandığı gibi devam etmesi gerektiği konusunda mutabık kaldığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:left">Oylamadan önce, üyelerin&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılım konusundaki görüşlerini dile getirdikleri kapsamlı bir tartışma yürütüldüğü belirtilen açıklamada, "Birçok üye, kamu hizmeti veren medyanın bağımsızlığı ve basının, özellikle Gazze gibi çatışma bölgelerinde haber yapma özgürlüğünü korumanın önemini vurguladı." denildi.</p>

<p style="text-align:left">Oylamanın ardından, yayıncı kuruluşlardan 2026&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılıp katılmayacaklarını teyit etmelerinin isteneceği ve katılımcıların tam listesinin "Noel öncesi" açıklanacağı duyuruldu.</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan, açıklamada toplantının ardından yaptığı konuşmaya yer verilen EBU Başkanı Delphine Ernotte Cunci, "Bu oylamanın sonucu, üyelerimizin dünyanın en büyük canlı müzik etkinliği olan&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'nda şeffaflığı ve güveni korumaya yönelik ortak taahhüdünü göstermektedir." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;Kararın duyurulmasının ardından birçok ülke boykot kararı aldı</strong></p>

<p style="text-align:left">İspanya devlet radyo ve televizyonu RTVE Yönetim Kurulu, eylül ayında, Gazze'deki soykırım ve ülkenin yarışma kurallarına "sistematik olarak uymaması" nedeniyle İsrail'in katılması halinde İspanya'nın&nbsp;Eurovision'dan çekileceğini kararlaştırmıştı. EBU'nun Cenevre'deki toplantısında İsrail'in&nbsp;Eurovision'a katılmasına izin verilince RTVE de yarışmadan çekildiğini duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">RTVE Başkanı Jose Pablo Lopez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, "EBU Meclisinde yaşananlar,&nbsp;Eurovision'un bir şarkı yarışması değil, jeopolitik ve parçalanmış çıkarların egemen olduğu bir festival olduğunu doğruluyor." ifadelerine yer verdi.</p>

<p style="text-align:left">Festivalden çekilme kararı aynı zamanda RTVE'nin, 16 Mayıs 2026'da Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenecek olan&nbsp;Eurovision&nbsp;2026 finalini ve 12-14 Mayıs'ta gerçekleşecek olan yarışmanın yarı finallerini yayımlamayacağı anlamına geliyor.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Gazze'deki can kayıpları nedeniyle İrlanda'nın katılımı vicdanen kabul edilemez"</strong></p>

<p style="text-align:left">Eylül ayında İsrail'in yarışmadan çıkarılmaması halinde&nbsp;Eurovision'a katılmayacağını duyuran İrlanda kamu yayıncısı RTE, EBU'nun kararının ardından katılmama kararını resmen açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">RTE'den yapılan açıklamada, "İsrail'in&nbsp;Eurovision&nbsp;2026'ya katılmasına karar verilen Cenevre'deki EBU Kış Genel Kurulu ardından RTE'nin duruşu değişmedi. RTE, 2026&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılmayacak ve yayımlamayacak." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada ayrıca, "Gazze'deki korkunç can kaybı ve çok sayıda sivilin hayatını riske atan insani kriz nedeniyle, İrlanda'nın katılımının vicdanen kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz. Gazze'de gazetecilerin hedef alınarak öldürülmesinden ve uluslararası gazetecilerin bölgeye girişinin halen engellenmesinden derin endişe duymaya devam ediyoruz." ifadelerine yer verildi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Gazze'deki ciddi insani acılar, savunduğumuz değerlerle bağdaşmıyor"</strong></p>

<p style="text-align:left">Hollanda'nın kamu yayıncılarından AVROTROS, yaptığı açıklamada, 2026&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılmama kararı aldığını bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, bu kararın kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından alındığı belirtilerek, mevcut koşullar altında katılım sağlamalarının, kamusal değerlerle bağdaşmayacağı sonucuna varıldığı aktarıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, "AVROTROS, 12 Eylül 2025'te, Gazze'deki ciddi insani acıların, basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamaların ve&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'nın son edisyonunu çevreleyen siyasi müdahalelerin, savunduğumuz değerlerle bağdaşmadığını belirtmiştir. Bu bağlamda AVROTROS, İsrailli yayın kuruluşu KAN'ın bu yılki yarışmaya katılımının, kamu yayıncısı olarak sorumluluklarımızla artık bağdaşamayacağı sonucuna varmıştır. Güvenilirlik, bağımsızlık ve insanlık bizim yol gösterici ilkelerimizdir." denildi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Geçen yılki yarışmada İsrail'in performansının siyasi olduğunu gördük"</strong></p>

<p style="text-align:left">Slovenya Radyo ve Televizyonu da İsrail'in&nbsp;Eurovision'a katılımına izin verilmesi üzerine yarışmaya katılmayacaklarını açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Slovenya Radyo ve Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı Natalija Gorscak, yaptığı açıklamada, EBU'nun Rusya'nın katılımını onaylamadığını ancak şimdi İsrail için aynısını yapmaya cesaret edemediğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Gazze'de 200'den fazla gazetecinin öldürüldüğünü ve bölgeye hala gazetecilerin giremediğini aktaran Gorscak, "Geçen yılki yarışmada İsrail'in performansının siyasi olduğunu gördük. Biz&nbsp;Eurovision'a siyasetin girmemesi için mücadele ediyoruz. Mesajımız açık: Gazze'de öldürülen 20 binden fazla çocuk için İsrail varsa biz yokuz." dedi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"EBU bünyesinde barış, insan hakları ve şefkate daha net bir bağlılığı savunmaya devam edeceğiz"</strong></p>

<p style="text-align:left">Belçika'da Flamanca yayın yapan kamu yayıncısı VRT, gelecek yıl&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılmayacağını duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">VRT tarafından yapılan yazılı açıklamada televizyonun, "EBU bünyesinde barış, insan hakları ve şefkate daha net bir bağlılığı savunmaya devam edeceği" belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada "Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na olan bağlılığımızın devamı, EBU'nun önümüzdeki yıllarda bu endişeleri nasıl ele alacağına bağlı olacaktır." denildi.</p>

<p style="text-align:left">VRT, buna karşın EBU üyesi olduğu için yarışmayı yayımlayacağını duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">VRT'nin kararı Belçika'nın yarışmada temsil edilmeyeceği anlamına gelmiyor. Ülkede buna dair yetki dönüşümlü olarak VRT ile Fransızca kamu yayıncısı RTBF arasında paylaşılıyor. Bu yıl yarışmacı gönderme hakkını elinde bulunduran RTBF ise kararını gelecek günlerde açıklayacağını bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 20:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/12/avrupa-yayin-birligi-israilin-eurovisiona-katilimini-oylamaktan-kacindi-bircok-ulke-boykot-karari-aldi-1764883589.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa Yayın Birliği&#039;nde, İsrail&#039;in Eurovision Şarkı Yarışması&#039;ndan ihracının oylanması bekleniyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupa-yayin-birliginde-israilin-eurovision-sarki-yarismasindan-ihracinin-oylanmasi-bekleniyor-7209</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupa-yayin-birliginde-israilin-eurovision-sarki-yarismasindan-ihracinin-oylanmasi-bekleniyor-7209</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Yayın Birliği'nin (EBU), gelecek yıl düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması'na, Gazze'de soykırım gerçekleştiren İsrail'in katılıp katılmayacağının Avrupa Yayın Birliği Yönetim Kurulu'nda oylanması bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">CENEVRE (AA) - Avrupa Yayın Birliği'nin (EBU), gelecek yıl düzenlenecek&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na, Gazze'de soykırım gerçekleştiren İsrail'in katılıp katılmayacağının Avrupa Yayın Birliği Yönetim Kurulu'nda oylanması bekleniyor.</p>

<p style="text-align:left">2026'da 70'incisi düzenlenecek&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması, İsrail'in katılımıyla alakalı yaşanan tartışmalardan dolayı tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor.</p>

<p style="text-align:left">EBU'nun, 4 Aralık'ta düzenleyeceği Genel Kurul'da İsrail'in, Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenecek yarışmada temsil edilip edilmemesi de tartışma konularından biri olacak.</p>

<p style="text-align:left">Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması İletişim Sorumlusu Dave Goodman, konuya ilişkin AA muhabirinin "Uluslararası basında çıkan haberlere göre, 4 Aralık'ta yapılacak olan 95. EBU Genel Kurulu'nda, İsrail'in bir sonraki&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılıp katılamayacağı konusunda bir oylama yapılacak. Böyle bir oylamanın gündemde olup olmadığını teyit ediyor musunuz? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?" sorusunu yazılı yanıtladı.</p>

<p style="text-align:left">Goodman, EBU Genel Kurulu'nda bir araya gelecek üyelerden, yakın zamanda açıklanan güven ve şeffaflığı güçlendirmek amacıyla&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'nın oylama sisteminde bazı güncellemeleri ve İsrail'in katılımı konusunda oylama yapılmadan endişelerini gidermeye yeterli olup olmadığına karar vermelerinin isteneceğini belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Yeni güncellemelerin, üyelere&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'nın tarafsızlığını ve bunu korumak için güçlü adımlar attıkları konusunda güvence vereceğini umduklarını kaydeden Goodman, "(İsrail'in&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılımı) Üyelerin sadece yeni güncellemelerin yeterli olmadığını düşünmeleri halinde katılım konusunda oylama yapılacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;İsrail'in müdahale ettiği iddiası sonrası yarışmada güncelleme yapılacağı duyuruldu</strong></p>

<p style="text-align:left">İsrail hükümetinin son yarışmada müdahale ettiği iddialarının ardından EBU, güven ve şeffaflığı güçlendirmek amacıyla&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'nın oylama sisteminde bazı güncellemeler yapacağını duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left">EBU'dan 21 Kasım'da yapılan açıklamada, güncellenen oylama talimatlarının, sanatçıların uygun şekilde tanıtımını desteklediği ancak "orantısız tanıtım kampanyalarını, özellikle de hükümet veya devlet kurumları dahil, üçüncü taraflarca yürütülen kampanyaları caydırdığı" aktarılmıştı. Katılımcı yayıncı ve sanatçılar, oylama sonucunu etkileyebilecek üçüncü tarafların tanıtım kampanyalarına aktif katılmasının veya katkıda bulunmasının yasak olduğu ve sonuçları haksız şekilde etkilemeye yönelik her türlü girişimin yaptırımla sonuçlanacağı kaydedilmişti.</p>

<p style="text-align:left">Mayıs 2026'da Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenecek yarışmada, ödeme yöntemi başına maksimum oy sayısının 20'den 10'a düşürüleceği, izleyicilerin, birden fazla katılımcıya desteklerini aktif olarak paylaşmaya teşvik edileceği vurgulanmıştı. Müzik uzmanlarından oluşan profesyonel jürilerin, 2022'den bu yana ilk kez Yarı Finallere geri döneceği ve Büyük Final'de olduğu gibi jüri ve seyirci oyları arasında yaklaşık 50-50 oranında ağırlık dengesi oluşturulacağı bildirilmişti.</p>

<p style="text-align:left"><strong><span style="background-color:#ff33ff">&nbsp;Avrupa'da birçok ülke, İsrail'in&nbsp;Eurovision'a katılmasını istemiyor</span></strong></p>

<p style="text-align:left">RTVE, 16 Eylül'de, İsrail'in ihraç edilmemesi halinde 2026&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılmama kararı almıştı.</p>

<p style="text-align:left">Eurovision'da doğrudan finale kalma hakkına sahip ülkelerden biri olan İspanya, Fransa, Almanya, İngiltere ve 2011'de İtalya'nın da katılmasıyla, Avrupa Yayın Birliği'nde (EBU) "Büyük Beşli" olarak adlandırılan ülkeler arasında yer alıyor. İspanya gerek EBU'ya sağladığı ekonomik destek gerekse televizyon izleyicisi sayısıyla önemli katkı sağlıyor.</p>

<p style="text-align:left"><strong><span style="background-color:#ffff33">&nbsp;Hollanda, 2026&nbsp;Eurovision'a İsrail katılırsa katılmayacak</span></strong></p>

<p style="text-align:left">Hollanda kamu yayıncısı AVROTROS'tan 12 Eylül'de yapılan açıklamada, "Gazze’de devam eden ciddi insani trajedi" gerekçesiyle İsrail’in mevcut durumda&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması’na katılmasını savunamayacakları belirtilerek, İsrail'in katılımına izin verildiği takdirde 2026 yılı&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na Hollanda’nın da katılmayacağı ifade edilmişti.</p>

<p style="text-align:left">Bu yıl yapılan yarışmada İsrail hükümetinin müdahalesinin kanıtlandığı aktarılan açıklamada, bunun&nbsp;Eurovision’un "apolitik" yapısına aykırı olduğu vurgulanmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada ayrıca, “uluslararası bağımsız haberciliğin kasten engellenmesi ve çok sayıda gazetecinin yaşamını yitirmesi” nedeniyle basın özgürlüğünün ciddi şekilde ihlal edilmesinden büyük endişe duyulduğuna dikkat çekilmişti.</p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#ffffff"><strong><span style="background-color:#3498db">Slovenya da benzer kararını açıkladı</span></strong></span></p>

<p style="text-align:left">Slovenya kamu yayın kuruluşu RTV de İsrail'in gelecek yıl yarışmaya dahil edilmesi halinde Slovenya'nın&nbsp;Eurovision'a katılmayacağını açıklamıştı.</p>

<p style="text-align:left">RTV'den yapılan açıklamada, ilgili kararın Filistin halkıyla dayanışma için alındığı belirtilmişti.</p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#3498db"><strong>&nbsp;İzlanda katılımını sorguluyor</strong></span></p>

<p style="text-align:left">İzlanda yayın kuruluşu RUV'dan yapılan açıklamada, İsrail'in&nbsp;Eurovision'a katılması durumunda İzlanda'nın katılımını sorgulayacağı ifade edilmişti.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, İzlanda'nın Gazze'deki insani durumu göz önünde bulundurarak, Avrupa'daki yarışmaya ilişkin genel tutuma dahil olacağı belirtilmişti.</p>

<p style="text-align:left">RUV Yönetim Kurulu, İsrail'in gelecek yıl&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılmasının yasaklanmasını isterken. İsrail'in yarışmaya katılması halinde İzlanda'nın da katılıp katılmayacağı henüz belirlenmedi.</p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#e74c3c"><strong>&nbsp;İrlanda, İsrail'in katılımına izin verilmesi halinde katılmayacak</strong></span></p>

<p style="text-align:left">İrlanda kamu yayıncısı RTE, İsrail'in katılımına izin verildiği takdirde 2026 yılı&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na İrlanda'nın katılmayacağını bildirmişti.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, "İsrail'in katılmaya devam etmesi halinde İrlanda'nın 2026&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'na katılmayacağını, nihai kararı EBU'nun kararının ardından vereceğimizi açıklıyoruz." denilmişti.</p>

<p style="text-align:left">Gazze'deki can kayıpları karşısında İrlanda'nın yarışmaya katılmasının "vicdansızca" olacağı vurgulanan açıklamada, "RTE, Gazze'de gazetecilerin hedef alınıp öldürülmesinden, yabancı gazetecilerin bölgeye girişine izin verilmemesinden ve kalan esirlerin yaşadığı durumdan endişe duymaktadır." ifadesi kullanılmıştı.</p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#000000"><strong>Almanya, İsrail'in ihracı durumunda yarışmayı boykot tehdidinde bulundu</strong></span></p>

<p style="text-align:left">Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 6 Ekim'de yaptığı açıklamada, İsrail'in&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'ndan ihraç edilmesi halinde, Almanya'nın müzik yarışmasına katılmaktan gönüllü olarak vazgeçmesi gerektiğini söylemişti.</p>

<p style="text-align:left">Merz, İsrail'in bu yarışmanın bir parçası olduğunu, ihracın tartışılmasının bile "bir skandal" olduğunu savunmuştu.</p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#ffffff"><span style="background-color:#e74c3c">Avusturya</span></span></p>

<p style="text-align:left">Gelecek yarışmaya ev sahipliği yapacak olan Avusturya'nın kamu yayın kuruluşu ORF de İsrail'in katılımını destekliyor.</p>

<p style="text-align:left">ORF Genel Müdürü Roland Weissmann, yaptığı açıklamada, "Şarkı Yarışması gelecek yıl 70. yılını kutlayacak ve İsrail bunun ayrılmaz bir parçası." değerlendirmesinde bulunmuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 12:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/12/avrupa-yayin-birliginde-israilin-eurovision-sarki-yarismasindan-ihracinin-oylanmasi-bekleniyor-1764883433.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SESSİZ ÇIĞLIKLAR HER YERDE</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/sessiz-cigliklar-her-yerde-7189</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/sessiz-cigliklar-her-yerde-7189</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde her üç kadından biri şiddete maruz kalıyor, her yıl binlercesi hayatını kaybediyor. her yıl 50 binden fazla kadın, en yakını olarak güvendiği partnerleri veya aile üyeleri tarafından acımasızca katlediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000; font-family:&quot;Times New Roman&quot;; font-size:medium">Dünya genelinde her yıl 50 binden fazla kadın, en yakını olarak güvendiği partnerleri veya aile üyeleri tarafından acımasızca katlediliyor. Türkiye’de ise bu vahşet giderek büyüyor. Son 17 yılda kadın cinayetleri yüzde 565 artarak 68’den 452’ye tırmandı. Kalplerini ve hayatlarını emanet ettikleri, geleceklerini birlikte kurdukları erkekler, onları korumak yerine yaşamlarını cehenneme çeviriyor. Erkek şiddeti, milyonlarca kadının bedeninde ve ruhunda derin yaralar açıyor, intihara sürüklüyor hatta yaşamdan koparıyor. Geride paramparça yuvalar, yetim kalmış çocuklar, gözü yaşlı aile ve giderek derinleşen bir toplumsal karanlık kalıyor. Kadınlar kırılan gururları, darp edilen bedenleri ve karanlığa sürüklenen umutlarıyla var olma mücadelesi veriyor. Türkiye’den Yunanistan’a, İtalya’dan Mısır’a, Küba’dan Fas’a kadar aynı sessiz çığlık yükseliyor: “Bir daha asla bana vurma!”</span></p>

<p style="text-align:start">SESSİZ ÇIĞLIKLAR HER YERDE</p>

<p style="text-align:start">KADINA UYGULANAN TEK ŞİDDET ŞİDDETLE SEVİLMEK OLSUN</p>

<p style="text-align:start">SEVDİĞİ ERKEK KADININ DÜNYASINI KARARTIYOR</p>

<p style="text-align:start">KALPLERİNİ VERDİKLERİ ERKEKLER, HAYATLARINI CEHENNEME ÇEVİRİYOR</p>

<p style="text-align:start">BİR KADIN DAHA EKSİLMESİN, BİR KADIN DAHA ŞİDDET GÖRMESİN</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">Her yıl 25 Kasım’da dünya, kadına yönelik şiddete karşı tek yürek olurken, Birleşmiş Milletler’in desteklediği kampanyalarla farkındalık artırılmaya çalışılıyor. Ancak toplumların derin köklerine işlemiş bu acıyı dindirmeye ne etkinlikler ne de yükselen sesler yetiyor. Araştırma verileri, kadınların hayatını koruma konusunda dünyanın hala sınıfta kaldığını, mücadelenin önünde çok uzun ve zorlu bir yol olduğunu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p style="text-align:start">Dünya genelinde her üç kadından biri şiddete maruz kalıyor, her yıl binlercesi hayatını kaybediyor. UN Women verilerine göre sadece 2024 yılında yaklaşık 50 bin kadın ve kız çocuğu, yakın partnerleri veya aile bireyleri tarafından öldürüldü. Bu da her gün ortalama 137 kadının ya da kız çocuğunun kendi ailesinden biri tarafından her 10 dakikada bir yaşamdan koparıldığı anlamına geliyor. Türkiye’deyse resmi verilere göre her gün yaklaşık bir kadın öldürülüyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">TÜRKİYE’DE HER 27 SAATTE BİR KADIN CİNAYETE KURBAN GİDİYOR</p>

<p style="text-align:start">İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bu yılın ilk 10 ayında, 217 kadın cinayeti işlendiğini, 158 bin 411 erkek hakkında önleyici tedbir, 39 bin 735 kadın hakkında koruyucu tedbir kararı alındığını açıkladı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) 2025 Kadın Cinayetleri Raporu’na göre ise aynı dönemde 317 kadın hayatını kaybetti. Bu da Türkiye’de ortalama her 27-28 saatte bir kadının yaşamının son bulduğu karanlık bir gerçeğe işaret ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göreyse aynı dönemde 235 kadın erkek cinayetine kurban giderken, 247 kadın da ‘şüpheli kadın ölümü’ olarak kayıtlara geçti. Veriler doğrultusunda 10 ayda toplam 482 kadın hayatını kaybetti. Geçtiğimiz yıl ise platformun yayınladığı rapora göre 394 kadın cinayeti işlenmiş, 259 şüpheli kadın ölümü olmuştu.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">YÜREĞİNİ AÇTIĞI ERKEK ACIMASIZCA DARP EDİYOR</p>

<p style="text-align:start">Kadına yönelik şiddet insanlığın çözüm bekleyen en acil sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Şiddetin gölgesinde en temel hakları güvenli yaşamdan mahrum bırakılan kadınlar, kırılan gururları, darp edilen bedenleri ve karanlığa sürüklenen umutlarıyla var olma savaşı veriyor. Erkek şiddeti, milyonlarca kadının hayatını etkilemeye, bedenlerinde ve ruhlarında derin yaralar açmaya, intihara kadar sürüklemeye hatta yaşamdan koparmaya devam ediyor. Bu şiddet, sadece mağdur bireylerin değil, bir bütün olarak insanlığın da kanayan yarası. En acı yanı ise kadınlara bu zulmü yapanların çoğunlukla sevdikleri, güvendikleri veya hayat kurdukları erkekler tarafından acımasızca gerçekleştiriliyor olması. Sevdiği erkekle birlikte huzurlu bir hayat sürmeyi, sevgi paylaşmayı hayal eden kadın, düşlediği mutluluğun yerine gaddarlık, zulüm, korku ve şiddeti buluyor. Güven vermesi, koruyup kollaması gereken erkek, şiddetin bizzat faili oluyor ve kadının yaşamını adeta cehenneme çeviriyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">KADIN SEVDİĞİNİN UYGULADIĞI ŞİDDETİN GÖLGESİNİ ÖMÜR BOYU TAŞIYOR</p>

<p style="text-align:start">Kadınların kapalı kapılar ardında sessiz çığlıklarla başlayan şiddet trajedisi, kimi zaman ancak sokak ortasında yaşanan dehşet sahneleriyle görünür oluyor. Gün geçtikçe sessiz bir felakete dönüşen bu şiddeti, çoğu kadın utandığı için kimseyle paylaşamıyor. Çaresizliğin, incinen gururun, utancın ve “bunu niye yaşadım, neden izin verdim?” sorusunun açtığı derin iç yaraysa psikolojilerini bozuyor. Kalbini açtığı erkek onu darp ederken içinde fırtınalar kopsa bile sessizliğe gömülüyor. Gözyaşları içine akarken “Lütfen bana bir daha vurma!” diyebiliyor sadece. Sevdiği adamın kendisine uyguladığı şiddeti kabullenemediğinden partnerini, “bana böyle davranmasına niye izin verdim” diyerek de bu şiddete sessiz kaldığı için kendini affedemeyen kadınlar, yaşadıklarını içine gömmenin görünmez ağır yükünü ömürleri boyunca taşıyor. Fiziksel yaralar zamanla geçse de ruhsal izler çoğu zaman yıllarca kalıyor ve pek çok kadın uzun süre psikolojik destek almak zorunda kalıyor. Korku ya da adaletin sağlanmayacağı endişesi de kadınların polise başvurma cesaretini kırıyor, kimi kadınlar tedavi için hastaneye gitmeyi bile göze alamıyor. Ekonomik zorluklar, sosyal baskılar ve çaresizlik hissi de bu kısır döngüyü sürekli yeniden üretiyor. Tüm bu nedenlerle uzmanlar, kadına yönelik şiddetin görünmeyen boyutunu artık “gizli bir salgın” olarak tanımlıyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">ŞİDDETİN MİRASI NESİLDEN NESİLE AKTARILIYOR</p>

<p style="text-align:start">Erkeğin öfke kontrolu sorununun başrolde olduğu sistematik şiddetin normalleştiği evlerde büyüyen çocuklar ise gördükleri bu davranışı bir güç gösterisi ya da sorun çözme yöntemi olarak benimsiyor, böylece şiddetin mirası nesilden nesile aktarılıyor. Uzmanlar, bu karanlık tabloyu tersine çevirebilmek için farkındalığın artırılması, eğitimin güçlendirilmesi ve yasaların etkin uygulanmasının kritik önem taşıdığını vurguluyor. KADES gibi acil yardım uygulamaları ise şiddet mağduru kadınların hayatını kurtaran en güçlü araçlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">TÜRKİYE’DE ÇARPICI VERİLER</p>

<p style="text-align:start">TÜİK’in 2024 Kadına Yönelik Şiddet Araştırması ise çarpıcı gerçekleri gözler önüne seriyor. Verilere göre kadınlar yaşamlarının herhangi bir dönemde yüzde 28,2’si psikolojik şiddet, yüzde 18,3’ü ekonomik şiddet, yüzde 12,8’i fiziksel şiddet yaşamış. Fiziksel şiddetin en çok görüldüğü bölge yüzde 25,9 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi, en düşük olduğu bölge ise yüzde 8,8 ile Ortadoğu Anadolu Bölgesi olurken, 35-44 yaş aralığındaki kadınlar, fiziksel şiddetin en yüksek görüldüğü grup.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">17 YILDA 5 BİN 122 KADIN HAYATTAN KOPARILDI</p>

<p style="text-align:start">Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verileri, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin yıllar içinde nasıl derinleştiğini ve toplumsal bir alarm haline geldiğini gözler önüne seriyor. Verilere göre, Türkiye’de 2008-2024 arasında tam 5 bin 122 kadın öldürüldü. 2008’de 68 olan kadın cinayeti sayısı, 2024’te 452’ye yükselerek yaklaşık yüzde 565 artış gösterdi. 17 yılda binlerce kadın geride dağılan aileler, travma yaşayan çocuklar ve giderek ağırlaşan bir toplumsal yara bırakarak çoğu en yakınındaki erkekler tarafından hayattan koparıldı.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">YUNANİSTAN’DAN KÜBA’YA, İTALYA’DAN MISIR VE FAS’A ÜRKÜTÜCÜ TABLO</p>

<p style="text-align:start">Türkiye’de tablo bu kadar ağırken, dünyanın farklı ülkelerinde de durum değişmiyor. Yunanistan’da 2024’te 15 binden fazla kadın aile içi şiddet mağduru olarak kayıtlara geçti. İtalya’da ise 113 kadın, partneri veya eski partneri tarafından hayattan koparıldı. Küba’da 76 kadın cinayet kurbanı oldu. Mısır’da 2023’de 950 kadın şiddete maruz kaldı. Fas’ta ise 2021 yılında 96 bin şiddet başvurusu yapıldı. Kayıtlara geçenlere bakılınca tablo ürkütücü, ancak asıl korkunç olan, binlerce kadının hala susmaya mecbur kalması. Yunanistan’da son yıllarda şikayet oranları artsa da İtalya’dan Kuzey Afrika’ya uzanan birçok ülkede kadınlar, korkularından ve toplumsal normlardan dolayı yaşadıkları şiddeti duyuracak kanala bile ulaşamıyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN EVRENSEL ETKİLERİ, ULUSLARARASI PERSPEKTİF</p>

<p style="text-align:start">İstatistiklerin ötesine geçmek ve şiddetin farklı coğrafyalarda nasıl yaşandığını anlamak için Yunanistan’dan Küba’ya, İtalya’dan Mısır ve Fas’a uzanan bir hat üzerinde kadınlara aynı soruları</p>

<p style="text-align:start">yönelttik. Her biri kendi ülkesinden konuştu ama verdikleri yanıtlar, dünyanın dört bir yanında ortaklaşan acının sesiydi. Yönelttiğimiz sorular ve içtenlikle verilen yanıtlar:</p>

<p style="text-align:start">Kadına yönelik şiddetin kişiye, topluma ve toplumun geleceğine etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p style="text-align:start">Mısır: 2008-2012 yılları arasında Türkiye’de Mısır Turizm Konseyi'nde görev yapan ve başarılarıyla, sempatik kişiliğiyle ülkemizde çok sevilen, 2012'de Mısır Turizm Bakanlığı'na Uluslararası Turizm Sektör Başkanı olarak atanan şimdi de Kıdemli Turizm Danışmanı (Senior Tourism Consultant) görevinde bulunan Nehad Gamal Eldin: Şiddet, fiziksel ve zihinsel sağlığa zarar verir, eğitim ve istihdamı kesintiye uğratır, sağlık ve adalet sistemleri üzerinde baskı yaratır ve tüm toplulukların uzun vadeli sosyal ve ekonomik gelişimini zayıflatır.</p>

<p style="text-align:start">Yunanistan: Sakız Adası’nda Hediyelik Eşya Mağazası Sahibi Nadia Svilenova: Bireyi derinden etkiler, toplumsal yapıyı zayıflatır ve eşitsizlik döngülerini sürdürerek geleceği tehlikeye atar.</p>

<p style="text-align:start">İtalya: Üretim emekçisi Maria Christina Rossi: Kadında öz saygı kaybına yol açar, toplumsal katkıları kısıtlar, bireyi ve toplumu etkiler.</p>

<p style="text-align:start">Küba: Güzellik Uzmanı Aracely Ortega: Fiziksel ve zihinsel sağlığı bozar, ömür boyu süren travmalara neden olur. Bana göre hiçbir birey ya da toplum, nüfusunun bir kısmı korku ve eşitsizlik içinde yaşarken ilerleyemez.</p>

<p style="text-align:start">Fas: Arapça Tercüman Hanane Bakki: Şiddet, sadece bireyleri değil, toplumun tamamını etkileyen bir kriz. Kadınların güvenliği tehdit altındayken, sosyal yapılar sarsılır, fırsatlar kaybolur ve gelecek nesiller üzerindeki etkiler uzun süre hissedilir.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">YASAL KORUMALAR ÜLKELER ARASINDA TUTARLI DEĞİL</p>

<p style="text-align:start">Kadına yönelik şiddetle ilgili güncel durumu kendi ülkenizde nasıl görüyorsunuz?</p>

<p style="text-align:start">Eldin: Dünya genelindeki veriler, kadına yönelik şiddetin yaygın olmaya devam ettiğini gösteriyor, her üç kadından biri yaşamı boyunca fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Şikayet etme oranı düşük, yasal korumalar ise ülkeler arasında tutarlı değil. Mısır’da ise Edraak Kalkınma ve Eşitlik Vakfı’na bağlı Kadınlara Yönelik Şiddet Suçlarını Gözlemleme Merkezi, 2023’te 950 kadına yönelik şiddet vakası bildirildiğini açıkladı. Rapora göre, 364 kadın öldürülürken, 81 tecavüz ve 82 taciz vakası kayıtlara geçti. Ayrıca 97 kadın intihar etti, 34 kadın ise intihar girişiminde bulundu. 2014’te çıkarılan yasa ile cinsel taciz (sözlü, fiziksel, davranışsal veya çevrimiçi) suç olarak tanımlandı ve hapis ile para cezaları getirildi.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">YUNANİSTAN’DA AİLE İÇİ ŞİDDET VAKALARI YÜZDE 87 ARTTI</p>

<p style="text-align:start">Svilenova: Artan farkındalığa ve daha fazla şikayete rağmen, vakalar hala çok sayıda görülüyor. Toplum ilerleme kaydetmiş olsa da şiddet halen ciddi ve ısrarcı bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. Yunanistan Polis Teşkilatı’nın 2024’te açıkladığı son verilere göre, ülkede aile içi şiddet vakaları bir önceki yıla kıyasla yüzde 87 arttı. Her gün 51 kadın aile içi şiddetin kurbanı oluyor. Polis ekipleri, yıl boyunca toplam 22 bine yakın aile içi şiddet ihbarına müdahale etti. Polis, Mart 2023'te akıllı telefonlara, mağdurun tehlikede olduğunu bildiren bir uygulama olan panik butonunu yüklemeye başladı. Panik butonu” sistemi, bazı mağdurlar için önleyici bir araç olarak çalışıyor ve 2024 boyunca birçok kadının bu sistem üzerinden acil yardım çağrısı yaptığı bilgisi paylaşıldı.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">KÜBA’DA ADALET VE ÖNLEME SİSTEMLERİ YETERLİ DEĞİL</p>

<p style="text-align:start">Ortega: Her ne kadar bazı ilerlemeler kaydedilmiş ve destek programları oluşturulmuş olsa da şiddet ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Birçok kadının kendini korunmuş ya da duyulmuş hissetmediğini düşünüyorum. Adalet ve önleme sistemleri yeterli değil. Geçtiğimiz yıl 76 kadının, cinsiyet temelli niyetli cinayetin kurbanı olduğu açıklandı. Kurbanların büyük kısmı ekonomik olarak zayıf konumda olanlardı, failler ise genellikle partner veya eski partnerdi. Resmi verilerde, 2024’te yapılan 230 cinsel suç davası görülmüş, bunların 120’si tecavüz, 110’u diğer cinsel şiddet türlerinden.</p>

<p style="text-align:start">İTALYA’DA GÖÇMEN NÜFUSUN ARTMASIYLA ŞİDDET İKİ KATINA ÇIKTI</p>

<p style="text-align:start">Rossi: Son zamanlarda İtalya’da çok fazla şiddet vakası var. Gösteriler ve farkındalık kampanyaları yapılsa da, maalesef şiddet devam ediyor. Özellikle göçmen nüfusun artmasıyla bazı bölgelerde şiddet iki katına çıktı. Ben de güvenliğim için bir süredir biber gazıyla dolaşıyorum. Ev içinde yaşanan şiddetlerin ya da narsist ve tehlikeli erkek arkadaşları tarafından öldürülen kızların yanı sıra, maalesef artık yabancı kişiler tarafından gerçekleştirilen şiddetler de var. Son iki şiddet olayı, evime yakın kıyı yamacında yaşandı. Koşuya çıkan iki kızdan önce biri, sonra diğeri saldırıya uğradı. İkincisi saldırganı teşhis etti, tutuklandı ama sonra serbest bırakıldı. Çünkü maalesef yanlış karar veren hakimler ve savcılar var. Bu yüzden mahkeme kararları şiddeti engellemede yetersiz kalıyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">FAS’TA KOCA ŞİDDETİ MEŞRU GÖRÜLÜYOR</p>

<p style="text-align:start">Bakki: Ülke halkımın bazı kesimlerinde “koca şiddeti meşru” diyebilen görüşler ne yazık ki hala var. Özellikle ev içi şiddet, sözel / psikolojik ve şiddet ve cinsel saldırı çok yaygın. Halkın yarısından fazlası şiddeti aile içi mesele olarak görüyor ve aile içinde çözümlenmeli diyor. Morocco World News, 2025 verilerine göre cinsel şiddet oranı artıyor ve psikolojik, ekonomik ve siber şiddet de yaygınlaşıyor. Çok sayıda STK ve kadın örgütü mağdurlara destek veriyor ve farkındalık kampanyaları yürütüyor. 2018’de kadına yönelik şiddeti kriminalize eden bir yasa çıktı. Ancak yasal düzenlemeye rağmen uygulamada zorluklar var, toplumsal utanç kültürü nedeniyle birçok kadın şiddeti bildirmekten çekiniyor. 2021’de 96 bin’den fazla kadına şiddet başvurusu yapıldı.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">ŞİDDETİ DURDURMANIN YOLU: EĞİTİM, YASALAR VE TOPLUMSAL FARKINDALIK</p>

<p style="text-align:start">Şiddeti önlemek ve toplumsal farkındalığı artırmak için çözüm önerileriniz nelerdir?</p>

<p style="text-align:start">Eldin: Güçlü yasalar uygulanmalı, destek hizmetleri erişilebilir olmalı. Eğitim sistemine eşitlik ve rıza konuları entegre edilmeli. Ön saflardaki profesyoneller bilinçli olmalı ve tutarlı farkındalık kampanyaları yürütülmeli.</p>

<p style="text-align:start">Svilenova: Eşitlik eğitimi küçük yaştan başlamalı. Destek yapıları güçlendirilmeli, farkındalık kampanyaları yaygınlaştırılmalı ve kadınlar ekonomik olarak bağımsız hale getirilmeli.</p>

<p style="text-align:start">Ortega: Ciddi bir çözüm, çocukluktan itibaren eğitimin güçlendirilmesi olur; eşitlik, saygı ve empati gibi değerlerin öğretilmesi gerekir. Ayrıca farkındalık kampanyalarının, kolay erişilebilir ihbar sistemlerinin ve hızlı, etkili şekilde yanıt veren bir adalet mekanizmasının gerekli olduğuna inanıyorum. Bu kişilere ekonomik ve psikolojik destek verilmesini çok önemli buluyorum. Ayrıca halkın, şiddet belirtilerini gerçekleşmeden önce tanıyabilmesi için eğitilmesi de faydalı olur.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">ULAŞILABİLİR ŞİKAYET MEKANİZMALARI VE HIZLI, ETKİLİ ADALET SİSTEMİ ŞART</p>

<p style="text-align:start">Rossi: Bence daha sert yasalar çıkarılmadıkça olaylar devam edecek ve daha da kötüleşecek. Kadınlar, şiddete “yeter” demek için derneklerle konuşmalı veya şikayette bulunmalı. Toplumsal farkındalık, karşılıklı saygıyı ön plana çıkarmakla başlar, erkekler ve kadınlar ilişkilerinde saygıyı esas almalı.</p>

<p style="text-align:start">Bakki: Çocuk yaşta eşitlik ve saygı eğitimi verilmeli, kadınlar ekonomik ve psikolojik olarak güçlendirilmeli. Ulaşılabilir şikayet mekanizmaları ve hızlı, etkili adalet sistemi şart. Toplumsal farkındalık artırılmalı.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN COĞRAFİ VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU</p>

<p style="text-align:start">Kadına yönelik şiddet neden daha çok az gelişmiş veya ekonomik durumu iyi olmayan bölgelerde görülüyor sizce?</p>

<p style="text-align:start">Eldin: Yüksek şiddet oranları genellikle sınırlı yasal uygulamalar, zayıf sosyal hizmetler, ekonomik bağımlılık ve eğitime düşük erişimden kaynaklanıyor. Toplumlarda toplumsal cinsiyet eşitsizliğini tolere eden veya normalleştiren kültürel normlar da şiddeti besliyor.</p>

<p style="text-align:start">Svilenova: Yoksulluk, sınırlı eğitim, destek yapı eksikliği ve derin köklü toplumsal algılar, kadınların savunmasızlığını artırıyor ve şiddetten kaçınmayı zorlaştırıyor.</p>

<p style="text-align:start">Ortega: Çoğu zaman yoksulluk koşullarında, eğitimsizlik, fırsat eksikliği ve güçlü kurumların yokluğu, bu şiddetin normal bir şeymiş gibi görüldüğü ve fark edilmediği bir ortam yaratıyor. Bu bölgelerde kadınların daha az kaynağa ve desteğe sahip olması, sorunların çözümünü daha da zorlaştırıyor.</p>

<p style="text-align:start">Ancak kadına yönelik şiddet sadece yoksul bölgelerde değil, tüm sosyal seviyelerde var; önemli olan onu nasıl gördüğümüz ve ona karşı nasıl tepki verdiğimiz.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">ÖZSAYGI VE BAĞIMSIZLIK, ŞİDDETE KARŞI EN GÜÇLÜ KALKAN</p>

<p style="text-align:start">Rossi: Çoğunlukla kadınlar kocalarından, kardeşlerinden veya ailelerinden korktukları yaşadığı şiddeti kimseyle paylaşmıyor ve şikayetçi olmuyor. Şiddet hem fiziksel hem de psikolojik olabiliyor; türleri farklı olsa da hepsi kadında öz saygı kaybına yol açıyor. Bunu geçmiş deneyimimden biliyorum, ama bugün olduğum yere bağımsızlığıma, kendime olan saygıma ve mutluluğuma ulaşmayı başardım. Ay sonunu zor getirsem ya da hiç tatil yapmamış olsam bile, en güzel şey kendimle gurur duymamdır. Ekonomik ve sosyal olarak daha zayıf gruplarda, korku ve savunmasızlık şiddeti artırıyor. Kadınların bağımsızlık ve özsaygı kazanmasının, şiddeti önlemede kilit rol oynayacağını düşünüyorum.</p>

<p style="text-align:start">Bakki: Yoksulluk, sınırlı eğitim, destek yapılarının eksikliği ve toplumsal normlar, kadınların savunmasızlığını artırıyor ve şiddetten korunmalarını zorlaştırıyor. Ayrıca, birçok kişi şiddeti aile içi mesele olarak gördüğü için kadınlar şikayet etmekten çekiniyor, bu da sorunların görünürlüğünü azaltıyor ve önlem almayı güçleştiriyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">GÜVENLİĞİNİZ VE ONURUNUZ TARTIŞMAYA AÇIK DEĞİLDİR</p>

<p style="text-align:start">Bu özel günde kadınlara ve erkeklere vermek istediğiniz mesaj nedir?</p>

<p style="text-align:start">Eldin: Kadınlara: Güvenliğiniz ve onurunuz tartışmaya açık değildir. Erkeklere: Şiddeti sona erdirmek aktif sorumluluk gerektirir. Zararlı davranışlara karşı durun, mağdurları destekleyin ve etki alanınızdaki her yerde saygıyı örnekleyin.</p>

<p style="text-align:start">Svilenova: Kadınlara: Yalnız değilsiniz ve güvenlik ile saygıyı hak ediyorsunuz. Erkeklere: Şiddete karşı müttefik olun.</p>

<p style="text-align:start">Ortega: Tüm insanlar, istisnasız, hayatlarını güvenli, onurlu ve korkudan uzak bir şekilde yaşamalıdır. Kadınlar, değerlerinizden asla şüphe etmeyin ve suçluluk hissetmeden destek arayın. Erkekler, şiddet döngülerini kırmada ve saygı ile eşitliğe dayalı ilişkiler kurmada çok önemli bir role sahipsiniz. Mücadele hepimizin.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">KADINLAR KORKUYA TESLİM OLMAYIN, ERKEKLER KADINLARA ŞİDDET UYGULAMAYIN</p>

<p style="text-align:start">Rossi: Kadınlar, hiçbir şiddet türüne boyun eğmeyin; bazı erkeklerin sizi kontrol etmesine, kötüye kullanmasına veya değersiz hissettirmesine izin vermeyin. Her kadın bir güçtür. Şiddete son vermek için bir dernekle konuşmak veya şikayette bulunmak yeterlidir. Hayat kutsaldır ve hiç kimse size onu elinden alamaz. Erkeklere ise şunu söylemek isterim: Karşılıklı saygı, bir kadın-erkek ilişkisinin en güzel yönüdür.</p>

<p style="text-align:start">Bakki: Kadınlara: Kendi sınırlarınızı çizin ve kimsenin onları aşmasına izin vermeyin. Güvenliğiniz ve onurunuz her zaman korunmalı, korkuya teslim olmayın. Erkekler, kadınlara şiddet uygulamayın, karanlığa sessiz kalmayın, şiddetin değil, saygının yanında durun.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">ŞİDDETİ DEĞİL, SEVGİYİ VE SAYGIYI SEÇ</p>

<p style="text-align:start">Tek cümlelik bir slogan cümleniz ne olur bu konuda?</p>

<p style="text-align:start">Eldin: Saygı, isteğe bağlı değildir, kadına yönelik şiddeti sonlandırın.</p>

<p style="text-align:start">Svilenova: Şiddeti durdurmak kolektif sorumluluğumuzdur, her kadın güvenli olmalı.</p>

<p style="text-align:start">Ortega: Kadınlara saygı duyan bir toplum, kendi geleceğine saygı duyar.</p>

<p style="text-align:start">Rossi: Şiddete ‘dur’ demek, hayatı ve özsaygıyı korumanın en önemli adımıdır.</p>

<p style="text-align:start">Bakki: Şiddeti değil, sevgiyi ve saygıyı seç!</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">BİR KADIN DAHA EKSİLMESİN, BİR KADIN DAHA ŞİDDET GÖRMESİN</p>

<p style="text-align:start">Sorularımızı samimiyetle yanıtlayan Nehad Gamal Eldin, Nadia Svilenova, Maria Christina Rossi, Aracely Ortega ve Hanane Bakki’ye içtenlikle teşekkür ediyoruz. Yanıtları, kadına yönelik şiddetin yalnızca bir ülkenin değil, dünyanın dört bir yanında ne denli yaygın ve derin bir sorun olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye’den Mısır’, Yunanistan’dan Fas’a, İtalya’dan Küba’ya kadar kadınlar aynı acıyı yaşıyor, sessiz çığlıklar tüm dünyayı sarıyor. Umuyoruz ki, farkındalık, eğitim,</p>

<p style="text-align:start">yasaların etkin uygulanması ve toplumsal dayanışma sayesinde, kadınlar yaşamlarını korku ve şiddet olmadan sürdürebilecek, geleceğe güvenle bakabilecek. Kadına şiddetin son bulduğu, güvenli ve eşit bir dünya dileğiyle. Kadına uygulanan tek şiddet şiddetle sevilmek olsun. Bir kadın daha eksilmesin, bir kadın daha şiddet görmesin.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">Fulya OMAÇ / İZMİR</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 09:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/11/sessiz-cigliklar-her-yerde-1764086371.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zohran Mamdani, New York’un ilk Müslüman belediye başkanı oldu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/zohran-mamdani-new-yorkun-ilk-musluman-belediye-baskani-oldu-7145</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/zohran-mamdani-new-yorkun-ilk-musluman-belediye-baskani-oldu-7145</guid>
                <description><![CDATA[New York’un Demokrat Belediye Başkan adayı Zohran Mamdani, resmi olmayan ilk sonuçlarına göre oyların yüzde 50,4'ünü alarak New York'un ilk Müslüman Belediye Başkanı oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">NEW&nbsp;YORK&nbsp;(AA) –&nbsp;New&nbsp;York’un Demokrat&nbsp;Belediye&nbsp;Başkan adayı&nbsp;Zohran&nbsp;Mamdani, AP'nin resmi olmayan ilk sonuçlarına göre oyların yüzde 50,6'sini alarak&nbsp;New&nbsp;York'un ilk Müslüman&nbsp;Belediye&nbsp;Başkanı&nbsp;oldu.</p>

<p style="text-align:left">Yerel saatle 21.00’de tamamlanan oy verme işlemlerinden sonra açılan sandıklardaki oyların yüzde 83’ü sayıldı.</p>

<p style="text-align:left">AP’nin açıkladığı resmi olmayan ilk sonuçlara göre,&nbsp;Mamdani&nbsp;açılan sandıklardaki oyların yüzde 50,6’sini alarak, en yakın rakibi bağımsız aday Andrew Cuomo’ya yaklaşık 9 puan fark attı.</p>

<p style="text-align:left">Cuomo’nun aldığı oy yüzde 41,4’te kalırken, Cumhuriyetçi Parti adayı Curtis Sliwa ise yüzde 7,3 oranında oy aldı.</p>

<p style="text-align:left">34 yaşındaki&nbsp;Mamdani, "New&nbsp;York&nbsp;Kenti’nin ilk Müslüman&nbsp;belediye&nbsp;başkanı" ünvanını alarak tarihe geçmiş oldu.</p>

<p style="text-align:left">New&nbsp;Jersey eyaletinde yapılan valilik seçimlerinde de Demokrat Parti adayı Mikie Sherrill, oyların yüzde 57’sini alarak yarışta ipi göğüslerken, ABD&nbsp;Başkanı&nbsp;Donald Trump’ın desteklediği Cumhuriyetçi rakibi Jack Ciattarelli ise yüzde 42,5’te kaldı.</p>

<p style="text-align:left">Virginia’daki valilik seçimlerinde de Demokrat Parti adayı Abigail Spanberger oyların yüzde 56,1’ini alarak yarışı önde bitirirken, Cumhuriyetçi Parti adayı Winsome Earle-Sears ise yüzde 43,7 ile sandıktan ikinci çıktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Nov 2025 13:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/11/zohran-mamdani-new-yorkun-ilk-musluman-belediye-baskani-oldu-1762358225.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uygur Türkleri için 1 Milyonun Üzerinde İmza</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/uygur-turkleri-icin-1-milyonun-uzerinde-imza-7112</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/uygur-turkleri-icin-1-milyonun-uzerinde-imza-7112</guid>
                <description><![CDATA[Çin’in Uygur Türkleri üzerinde yıllardır uyguladığı baskı sürerken, bu konuda toplumsal tepki de büyüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Çin’in Uygur Türkleri üzerinde yıllardır uyguladığı baskı sürerken, bu konuda toplumsal tepki de büyüyor. <a href="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/X_2v7hq-MJf1ZrwSUK27V_kDe3NOQl0haGoVn5N1UDNULwRttIg3b0cPkWp31XTxipsIyWPdIVYK3sfpE8tvHRemsbOVfrREvLqXSZnaiPK7cXY6W03GVFTvM__46Cb2NkQCuNkJO9PRdc6Kac36QgtwFGOEI6d0PIM3KeyCiPNt52u14gx4JnJE89v1_W7QkKvSKreYn9-NdnUabgdVffTD_T6ODPSbU2tMdRCSd5-vYDy38oJIv6GHNVbZxloXf0W8sY4" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; text-decoration: none;" title="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/X_2v7hq-MJf1ZrwSUK27V_kDe3NOQl0haGoVn5N1UDNULwRttIg3b0cPkWp31XTxipsIyWPdIVYK3sfpE8tvHRemsbOVfrREvLqXSZnaiPK7cXY6W03GVFTvM__46Cb2NkQCuNkJO9PRdc6Kac36QgtwFGOEI6d0PIM3KeyCiPNt52u14gx4JnJE89v1_W7QkKvSKreYn9-NdnUabgdVffTD_T6ODPSbU2tMdRCSd5-vYDy38oJIv6GHNVbZxloXf0W8sY4"><u>Change.org</u><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt"> Türkiye’nin aktardığı verilere göre, Uygur Türkleri’ne destek için Türkiye’de bugüne dek 100’e yakın imza kampanyası başlatıldı ve sadece Türkiye’den 3 milyonun üzerinde imza atıldı. </span></a></span></h2>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Doğu Türkistan’da zulüm gören Müslüman Uygurlar için Türkiye’den büyük bir dayanışma yükseldi. İmza kampanyası platformu </span><a href="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/8A2ByDCVIbCEpkHTMr6IR3CzhBFCeNVXFq8SX8IU7L9k6sG8-MhFPux7-HHGdZqlF9TkojIfZnMXuOO2tosSqDX_Tqyj-t4-sCrzWiDpt58jxUahMD5h5hUk48N22KCLP3rbiQfqzWd-GYtwpa4ONiD3DKHqTmh_ElFyLyLciZOsv-gCxW1Erv3ie6-TViE7Y6WzqXWujHZzWW_eoZhz2Gx5XTMxmbxQw42vhDANKIpUjCrCFcyEwJ_kXkx-5owIOxJaMkQ" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; text-decoration: none;" title="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/8A2ByDCVIbCEpkHTMr6IR3CzhBFCeNVXFq8SX8IU7L9k6sG8-MhFPux7-HHGdZqlF9TkojIfZnMXuOO2tosSqDX_Tqyj-t4-sCrzWiDpt58jxUahMD5h5hUk48N22KCLP3rbiQfqzWd-GYtwpa4ONiD3DKHqTmh_ElFyLyLciZOsv-gCxW1Erv3ie6-TViE7Y6WzqXWujHZzWW_eoZhz2Gx5XTMxmbxQw42vhDANKIpUjCrCFcyEwJ_kXkx-5owIOxJaMkQ"><u>Change.org</u></a><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">’un aktardığı verilere göre bugüne kadar başlatılan 99 kampanyaya</span><strong> 1 milyon 125 binin üzerinde imza atıldı. </strong><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Uygur Türkleri’ne destek için başlatılan kampanyalar </span><a href="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/oYccYviea09bLx0Cyi8SLoHob8RS3gDtrdBnNXHJMQab5UZCczEgJoJDVFMVf2rWCkIyW4y4BOSTIoxUwPlPs2pv_a_LnlOFlz9-wd-JGDRzDd2A6VKnwxw5M2WmRAKR1sYFEVczlSWo5bKYJZZmcWFByTlm5F5OB3Fm5xMZGrhKQ9uw0QxUuWrAtat7BGBoTv86lM8PnaOp28AkB0a5zBP2i4I7L1ku3SEE5KAzSWVrg7Vb328b_vfevg9cU6WLp9MYVr0gT1wsZH7nHg" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; text-decoration: none;" title="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/oYccYviea09bLx0Cyi8SLoHob8RS3gDtrdBnNXHJMQab5UZCczEgJoJDVFMVf2rWCkIyW4y4BOSTIoxUwPlPs2pv_a_LnlOFlz9-wd-JGDRzDd2A6VKnwxw5M2WmRAKR1sYFEVczlSWo5bKYJZZmcWFByTlm5F5OB3Fm5xMZGrhKQ9uw0QxUuWrAtat7BGBoTv86lM8PnaOp28AkB0a5zBP2i4I7L1ku3SEE5KAzSWVrg7Vb328b_vfevg9cU6WLp9MYVr0gT1wsZH7nHg"><u>Change.org/Uygur</u></a><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt"> adresinde bir araya getirildi. </span></p>

<p style="text-align:start"><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Doğu Türkistan’da son yıllarda Müslüman Uygurların temel hak ve özgürlüklerine yönelik ciddi ihlaller yaşandığına dair haberler dünya kamuoyuna yansıyor. Bölgede binlerce kişinin “yeniden eğitim” adı altında toplama kamplarında alıkonulduğu, din görevlilerinin tutuklandığı, kadınların zorla kısırlaştırıldığı ve çocukların ailelerinden koparıldığı, uluslararası insan hakları raporlarına da yansıyor.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Change.org Türkiye’de başlatılan ve halkın desteğini alan imza kampanyaları, tüm bu insan Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerinin inanç ve yaşam özgürlüklerinin korunması, dünya ülkelerinin ve uluslararası kurumların bu konuda harekete geçmesini talep ediyor.</span></p>

<p style="text-align:start"><strong>“Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dışı olaylar dursun”</strong></p>

<p style="text-align:start"><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Tek başına en fazla imzalanan kampanya olan, </span><strong>“</strong><a href="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/HRbXVHgVFsYUhGEE4rmcKt2kqIJMAbLFkchDtStiN_sg7rpUmmJS6xs1pfxVeX8lLg97OB7gFMPR0f2-HUgL7Ecv394FKiAOSskOA0aaGiuf3--bLLLoJUAEd8HcVysGwAYi6--AcbtGZG9ADExwsFIFqjda8Ftb8u55PAlnzl4GvyBH01NcD2DbS5a4pwll5tHHVflfw-OkIEdcx_c3lGHb8JwVJhkA6frAo-0LVra8oByv6YMwRMdZ-jWEAsjBZwUzUgruuRIuU7fk3yUDkWtGQttazchDg0NaUmkS3NYw8gtALDsWWX-zZSP2LvoS8OQZFERHFxsyb6ozK3_uSbLCBAVJkVBy7u4l6KtXPvsJDJNTkJpU7NuPtFSFHs6IV5SAMesWd4g6SfDZ5rl9lOtJsj4C1A-BlyxxCliZfFluBXWtb8lBeLwm-QsKd14Utoxv6OxHZMGneKuVDC7Pm-QpW4uOiT9N_oOMw4fWSxg" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; text-decoration: none;" title="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/HRbXVHgVFsYUhGEE4rmcKt2kqIJMAbLFkchDtStiN_sg7rpUmmJS6xs1pfxVeX8lLg97OB7gFMPR0f2-HUgL7Ecv394FKiAOSskOA0aaGiuf3--bLLLoJUAEd8HcVysGwAYi6--AcbtGZG9ADExwsFIFqjda8Ftb8u55PAlnzl4GvyBH01NcD2DbS5a4pwll5tHHVflfw-OkIEdcx_c3lGHb8JwVJhkA6frAo-0LVra8oByv6YMwRMdZ-jWEAsjBZwUzUgruuRIuU7fk3yUDkWtGQttazchDg0NaUmkS3NYw8gtALDsWWX-zZSP2LvoS8OQZFERHFxsyb6ozK3_uSbLCBAVJkVBy7u4l6KtXPvsJDJNTkJpU7NuPtFSFHs6IV5SAMesWd4g6SfDZ5rl9lOtJsj4C1A-BlyxxCliZfFluBXWtb8lBeLwm-QsKd14Utoxv6OxHZMGneKuVDC7Pm-QpW4uOiT9N_oOMw4fWSxg"><u>Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dışı olayların durdurulmasını istiyoruz</u></a><strong>”</strong><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt"> başlıklı kampanya 500 binin üzerinde vatandaş tarafından imzaladı. Kampanyada Çin’e karşı uluslararası toplumun harekete geçmesi talep ediliyor.</span><br />
<br />
<span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Bir diğer kampanya, </span><strong>“</strong><a href="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/HafvSWG5BnJqJPxpzzOUQ0thW8HMrRnpRc34UCYpz-IkQ6dwQKIRedsWzVriB-eKrXwi2qBJu-TCPU3_FyavmsBl2DFtmsark8nahtPazxLZekiwdXN8QGRjbHmvo9Ko5Ee6kfKjf8FFoZFFRfqEwPtouFD93aFYVPfiKE8sWgP5feuCF4-UVx6FDTHPVU52ThcCM2KgWAPpMoKodBZlYAsV1mY9B0xlwyhokKr1CqVKiibNoAl9xHDLGwekWL4gPeK3vCge2o_hMLe52xMqQXELpczVO9pCNH_T5PSz-dVizTG8FW_u1Y-lnYiQ-ayeE5hih3jIbIimEXdJLlIxenH6I7PM3d3hJ8hsoEcIrdOqy8zyZWCzZwya9iiyX9HrKIyWmNlndyrWnyXbBawg7tGoL6ggGZLRSmr8-Cgvk8wix4R1jd5czAgPWTxOM93r63w6zKWyzIyIvgaiJOJsw8jBaZ_7paQkd48Ik4eU-dlR4IiPLxS8prK3SEbV_DjCXgzYZV9v9D00sDeqOavR9HXWZ0uYfDhc2ZVgk3jdxx1E46kTQCbOrG_UotX-XK_ep-XGjaGCLlhxRhuJXsjfios0bK8Mmz1arZVDKwhS-pZD2KXHc5x8LFZjXnp4t_iFgpTNSVQ5IOk_eQftI8lgQ2XbEp2A3x3Xb-G05w" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; text-decoration: none;" title="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/HafvSWG5BnJqJPxpzzOUQ0thW8HMrRnpRc34UCYpz-IkQ6dwQKIRedsWzVriB-eKrXwi2qBJu-TCPU3_FyavmsBl2DFtmsark8nahtPazxLZekiwdXN8QGRjbHmvo9Ko5Ee6kfKjf8FFoZFFRfqEwPtouFD93aFYVPfiKE8sWgP5feuCF4-UVx6FDTHPVU52ThcCM2KgWAPpMoKodBZlYAsV1mY9B0xlwyhokKr1CqVKiibNoAl9xHDLGwekWL4gPeK3vCge2o_hMLe52xMqQXELpczVO9pCNH_T5PSz-dVizTG8FW_u1Y-lnYiQ-ayeE5hih3jIbIimEXdJLlIxenH6I7PM3d3hJ8hsoEcIrdOqy8zyZWCzZwya9iiyX9HrKIyWmNlndyrWnyXbBawg7tGoL6ggGZLRSmr8-Cgvk8wix4R1jd5czAgPWTxOM93r63w6zKWyzIyIvgaiJOJsw8jBaZ_7paQkd48Ik4eU-dlR4IiPLxS8prK3SEbV_DjCXgzYZV9v9D00sDeqOavR9HXWZ0uYfDhc2ZVgk3jdxx1E46kTQCbOrG_UotX-XK_ep-XGjaGCLlhxRhuJXsjfios0bK8Mmz1arZVDKwhS-pZD2KXHc5x8LFZjXnp4t_iFgpTNSVQ5IOk_eQftI8lgQ2XbEp2A3x3Xb-G05w"><u>Doğu Türkistan’da yapılanlar soykırım sayılsın</u></a><strong>”</strong><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt"> diyerek TBMM’ye çağrıda bulunuyor..</span></p>

<h3 style="text-align:start"><strong>Küresel olarak da destek büyüdü</strong></h3>

<p style="text-align:start"><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Hollanda’da yaşayan Müslüman bir genç tarafından başlatılan ve Birleşmiş Milletler’e seslenen </span><a href="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/q3p_pTPUT1WojHtugODzPCRh2czSl6hMKDkaHfn5CiDkVxi9IxIiz7qSDCny0NsLPZgzqeD7DO7oPq2NXzkKnL4kngnPe196E-So477pepTuD-e0-SxiTQ5cDBW63UrjT77KltfqFngwOQnuw4QXOaGveetyJJbJCgnwrW4oG8Xibk0rQWFc6diqqdtEorQ-HmyWoXYG8M4So1fDmlRGaHZV8uC8kqpBsQCVii_3t-jL0R81JfTOGgKyUNK3_3DXXMxvU1tmD2rvzFweK516UqINrcFO31mrLrPD0igh5F7J3ap95HmC0JrXMr-EDaS5hYyi5im7j3YAi3K5y4X3kaPKD_QiqF-b1hH7Ggm7rilK6-yl3JIP7yeB8GktaRCoELfQnkQBlnE7DGvzfqC61OYv5ho3ZOlCTP-kcUxGc1GuDird2QENMiiWCAkRimthWBLLXGmSUd2iY3JfG3qeqBV2F7_xeQFRnSpGfC7el3vhvbkMG_vzBe6p1JhhV7ufC74-6DR2YmC9yGEhMdH-_8IU7mN6oF6SiqSt5QDX7zMH36ofB_eRN-opk1yVbqiVI0cekC6M2et5wsklv14uUjcB6WCfNMxiGG6NZvrt2q3bQ0KQnju0TIAgErzvyRB2keLCYZ5CznAHM9loIVg0rgigUdYXeFdTKHoxJ3OyJphmRFNODXiHndRbzktAxSnLMQYcbHQ" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; text-decoration: none;" title="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/q3p_pTPUT1WojHtugODzPCRh2czSl6hMKDkaHfn5CiDkVxi9IxIiz7qSDCny0NsLPZgzqeD7DO7oPq2NXzkKnL4kngnPe196E-So477pepTuD-e0-SxiTQ5cDBW63UrjT77KltfqFngwOQnuw4QXOaGveetyJJbJCgnwrW4oG8Xibk0rQWFc6diqqdtEorQ-HmyWoXYG8M4So1fDmlRGaHZV8uC8kqpBsQCVii_3t-jL0R81JfTOGgKyUNK3_3DXXMxvU1tmD2rvzFweK516UqINrcFO31mrLrPD0igh5F7J3ap95HmC0JrXMr-EDaS5hYyi5im7j3YAi3K5y4X3kaPKD_QiqF-b1hH7Ggm7rilK6-yl3JIP7yeB8GktaRCoELfQnkQBlnE7DGvzfqC61OYv5ho3ZOlCTP-kcUxGc1GuDird2QENMiiWCAkRimthWBLLXGmSUd2iY3JfG3qeqBV2F7_xeQFRnSpGfC7el3vhvbkMG_vzBe6p1JhhV7ufC74-6DR2YmC9yGEhMdH-_8IU7mN6oF6SiqSt5QDX7zMH36ofB_eRN-opk1yVbqiVI0cekC6M2et5wsklv14uUjcB6WCfNMxiGG6NZvrt2q3bQ0KQnju0TIAgErzvyRB2keLCYZ5CznAHM9loIVg0rgigUdYXeFdTKHoxJ3OyJphmRFNODXiHndRbzktAxSnLMQYcbHQ"><u>“Çin’deki Müslüman Uygur Türkleri için ses çıkar”</u></a><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt"> kampanyası Türkçe, Fransızca ve Japonca dahil olmak üzere birçok dile çevrilerek uluslararası bir dayanışma hareketine dönüştü. Bu kampanyayı Türkiye’den 100 binin üzerinde kişi imzalarken, </span><strong>küresel olarak imza sayısı 2 milyonu aştı. </strong></p>

<p style="text-align:start"><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt">Tüm kampanyalar,</span><a href="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/8a21WI8x7qXBad_rRdTOZMsHEsa_dA7YKimSKDu2mXWsU5TPJhW_jMobDqd0qfVIeNzzExRgQd1J0J5OtCE8Cv3IpBPaMbq0VbZVhL0rleIYEhbqJStIt6jLMs5v67U-NucookBP-u1-dlhXHvjjTNvJxHHFVSVgdn7TCfkaLskZyBziVMl_rJKBoVzH2tPt67YWu0Ind9S3yqHsAWnq6xfx_ypnvbZdTMMNfrCkxAvHNO8PnL-S2xZXvJOLMcK8r9F3lgviPnZyBPAFUlya9VXpnvQflpTLMZk0Pz2kQciry8EBikB5K0YB7FA1S-z1H4gCbLPZJemhJg5ZtOi8iYuIcv4QVCCKdnvfZavrYf7Fdpx4FAeCkkzQr1ZUBFTYD8AxbG-3aL6LGpxxeZ1-cq5BAsJ0xgs_2BMCvZlRE4wgMbhTSwTygjEWaf8yojo" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; text-decoration: none;" title="https://bebjehj.r.bh.d.sendibt3.com/tr/cl/8a21WI8x7qXBad_rRdTOZMsHEsa_dA7YKimSKDu2mXWsU5TPJhW_jMobDqd0qfVIeNzzExRgQd1J0J5OtCE8Cv3IpBPaMbq0VbZVhL0rleIYEhbqJStIt6jLMs5v67U-NucookBP-u1-dlhXHvjjTNvJxHHFVSVgdn7TCfkaLskZyBziVMl_rJKBoVzH2tPt67YWu0Ind9S3yqHsAWnq6xfx_ypnvbZdTMMNfrCkxAvHNO8PnL-S2xZXvJOLMcK8r9F3lgviPnZyBPAFUlya9VXpnvQflpTLMZk0Pz2kQciry8EBikB5K0YB7FA1S-z1H4gCbLPZJemhJg5ZtOi8iYuIcv4QVCCKdnvfZavrYf7Fdpx4FAeCkkzQr1ZUBFTYD8AxbG-3aL6LGpxxeZ1-cq5BAsJ0xgs_2BMCvZlRE4wgMbhTSwTygjEWaf8yojo"><u>Change.org/Uygur</u></a><span style="background-color:transparent; color:#000000; font-family:Arial,sans-serif,serif,EmojiFont; font-size:11pt"> adresinde derlenmiş olarak görülebiliyor.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Oct 2025 07:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/10/uygur-turkleri-icin-1-milyonun-uzerinde-imza-1761324481.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KKTC&#039;de resmi olmayan sonuçlara göre Tufan Erhürman, ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçildi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kktcde-resmi-olmayan-sonuclara-gore-tufan-erhurman-ulkenin-yeni-cumhurbaskani-secildi-7099</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kktcde-resmi-olmayan-sonuclara-gore-tufan-erhurman-ulkenin-yeni-cumhurbaskani-secildi-7099</guid>
                <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda, resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, oyların yüzde 62,76'sını alarak cumhurbaşkanı seçildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda, resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, oyların yüzde 62,76'sını alarak cumhurbaşkanı seçildi.</p>

<p>KKTC&nbsp;Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Bertan Özerdağ, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, Erhürman'ın cumhurbaşkanlığı yarışını kazandığını duyurdu.</p>

<p>Özerdağ, Erhürman'ın yüzde 62,76, bağımsız aday Ersin Tatar'ın ise yüzde 35,81 oy aldığını belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı seçiminde katılım oranı yüzde 64,87 olarak kaydedildi.</p>

<p>KKTC’de sabah saat 08.00’de başlayan oy verme işlemi saat 18.00’de sona erdi.</p>

<p>Ülkede vatandaşlar, cumhurbaşkanını seçmek için 9’uncu kez sandık başına gitti.</p>

<p>- Tufan Erhürman kimdir?</p>

<p>Lefkoşa'da doğan ve ortaöğrenimini Türk Maarif Koleji’nde tamamlayan Erhürman, 1988'de bu okuldan mezun oldu.</p>

<p>1992’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Erhürman, aynı üniversitenin İdare Hukuku Ana Bilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak görev yaptı.</p>

<p>Bu dönemde Ankara Üniversitesi’nin yanı sıra Hacettepe Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde Hukuka Giriş, İdare Hukuku ve Anayasa Hukuku dersleri verdi. "İdarenin Yargı Dışı Denetimi ve Ombudsman" konulu teziyle hukuk doktoru unvanını aldı.</p>

<p>Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı tarafından kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanun Tasarısı Hazırlama Komisyonlarında üye olarak görev yaptı.</p>

<p>2001'de Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) ve Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hukuk Fakültelerinde öğretim üyesi olarak çalışan Erhürman, DAÜ Hukuk Fakültesi’nde dekan yardımcılığı yaptı.</p>

<p>2005’te dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın müzakere heyetinde ve Taşınmaz Mal Komisyonu’nun oluşumunda görev aldı.</p>

<p>Erhürman, 2013'te Cumhuriyetçi Türk Partisinden Lefkoşa Milletvekili olarak Cumhuriyet Meclisi’ne girdi ve 2014’te de hukuk doçenti unvanını aldı.</p>

<p>2015’te CTP Genel Sekreterliği görevini üstlenen Erhürman, 2016'da yapılan 26. Olağan Kurultay’da partinin genel başkanlığına seçildi.</p>

<p>Erhürman, 2018’de kurulan Dörtlü Koalisyon Hükümeti’nde Başbakan olarak görev yaptı.</p>

<p>İyi derecede İngilizce bilen Erhürman, evli ve bir çocuk sahibidir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 19:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/10/kktcde-resmi-olmayan-sonuclara-gore-tufan-erhurman-ulkenin-yeni-cumhurbaskani-secildi-1760909887.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE- FRANSA İŞ GÜCÜ ANLAŞMASININ 60. YILI BÜYÜK BİR ÇOŞKU İLE KUTLANDI</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/turkiye-fransa-is-gucu-anlasmasinin-60-yili-buyuk-bir-cosku-ile-kutlandi-7082</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/turkiye-fransa-is-gucu-anlasmasinin-60-yili-buyuk-bir-cosku-ile-kutlandi-7082</guid>
                <description><![CDATA[Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), 8 Nisan 1965 yılında Türkiye ve Fransa arasında imzalanan iş gücü anlaşmasının 60. yılı dolayısıyla Strazburg ve Lyon şehirlerinde gala programı düzenledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), 8 Nisan 1965 yılında Türkiye ve Fransa arasında imzalanan iş gücü anlaşmasının 60. yılı dolayısıyla Strazburg ve Lyon şehirlerinde gala programı düzenledi.</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">8 Nisan 1965 tarihinde Türkiye ile Fransa arasında imzalanan iş gücü anlaşması neticesinde, bugün sayıları 800 bini aşan ve hem bulundukları ülkeye hem de Türkiye’ye birçok alanda önemli katkılar sağlayan Türk toplumu, Fransa’da 60 yılı geride bıraktı. Aradan geçen süreçte; hukuktan ekonomiye, eğitimden kültüre, siyasetten akademiye kadar birçok alanda başarılı çalışmalara imza atan Türk toplumu, artık yaşadıkları ülkenin ayrılmaz bir parçası hâline geldi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Bu itibarla YTB, Türkiye ve Fransa arasında imzalanan iş gücü anlaşmasının 60. yılına özel olarak 2025 yılı boyunca çeşitli kültürel, sanatsal, sportif ve akademik çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar kapsamında, ilk etapta 11 ve 12 Ekim 2025 tarihlerinde sırasıyla Strazburg ve Lyon şehirlerinde birer resepsiyon gerçekleştirildi. Resepsiyonlara; Türk toplumunun önde gelen isimleri, farklı alan ve sektörlerden kanaat önderleri, sivil toplum temsilcileri ve Türk diasporası için sembolik öneme sahip isimler katıldı.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/YTB-Ba%C5%9Fkan%C4%B1-Abdulhadi-Turus.jpg" style="float:right; height:427px; width:640px" />Strazburg’daki programda, YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Paris Büyükelçisi Yunus Demirer, Strazburg Başkonsolosu Murat Onart ve Barr Belediye Başkanı Nathalie Kaltenbach yer aldı.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">60. Yıl Özel Destek Programı kapsamında, ATSI Derneği ile ortak hazırlanan ve 15 parçadan oluşan fotoğraf ve gazete kupürleri sergisi, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ayrıca Hollanda Sanatolia Vakfı, Tamer Barış Ülger ve orkestrası da müzik ziyafeti verdi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>Fransa’daki Türk Toplumu Kendi Başarı Hikayesini Yazıyor</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Strazburg’daki programda konuşan Turus, Fransa’daki Türk toplumunun karşılaştığı tüm zorluklara rağmen hayata tutunmayı bilen ve bugün kendi başarı hikayesini yazmış bir topluluk olduğunu vurguladı. Fransa’da köklü bir geçmişe sahip Türk toplumunun başarılarından gurur duyduğunu ifade eden Turus, “Artık Türkler sadece çalışmak ve dönmek için Fransa’da değil; her iki ülkeye katkı sunan, kalbi Türkiye ile atan, aklıyla Fransa’da başarıdan başarıya koşan bir toplum. Kendini sürekli geliştiren ve yer aldığı her alana özgün katkılar sunan bu toplum, Fransa’nın ekonomik, kültürel, bilimsel ve toplumsal hayatına kazandırdığı paha biçilmez değeri artırarak sürdürecektir. Fransa’nın hemen her kasabasında Türk kökenlilerin kurduğu bir dernek bulunmaktadır ve bu dernekler sayesinde kültürümüzü, dilimizi ve geleneklerimizi yaşatmak için çaba sarf edilmektedir.” dedi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>Fransa’daki Türk Toplumu Üretken ve Çalışkan Bir Topluluktur</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Strazburg programında söz alan Fransa’da Türk-Fransız dostluğunun ve yarım asrı aşan ortak geçmişin önemine değinen Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Yunus Demirer, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün bir yolculuğun, bir dostluğun hikayesini hatırlamak için burada bulunuyoruz. 8 Nisan 1965 tarihli iş gücü anlaşması çerçevesinde Fransa’ya gelen vatandaşlarımız kısa sürede bu ülkede kök salmışlardır. Bugün 800 bin nüfusumuzla en büyük ikinci Türk diasporasına ev sahipliği yapan Fransa’daki Türk toplumu üretken, çalışkan bir topluluktur.”</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Strazburg’da Fransa’ya göç eden birinci nesli temsilen Ali İşbaz, dördüncü nesli temsilen Rabia Acer birer konuşma yaptı. İşbaz aradan geçen yarım asrın ardından Fransa’daki 4. neslin çalışmalarını gördükçe duygulandığını ifade etti.&nbsp; Rabiye Acer ise ilk neslin yaşadıkları zorluklara rağmen ailelerini, kültürlerini, Türkçeyi ve Türkiye’yi hiç unutmadıklarını aktardı.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Strazburg programının ardından Lyon’da bir otelde de gala programı düzenlendi. YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Paris Büyükelçisi Yunus Demirer ve Lyon Başkonsolosu Elif Çelebican etkinliğe katıldı.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>Yurtdışında Yaşamak, Köklerinden Kopmak Değildir</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Liyon programında konuşan YTB Başkanı Abdulhadi Turus, yurt dışında yaşayan vatandaşların hem kendi ülkelerinde güçlü bireyler olarak varlık göstermelerini hem de Türkiye ile bağlarını canlı tutmalarını sağlamak amacıyla çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Yurt dışında yaşayan vatandaşları her zaman Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü sözlerine ekleyen Turus, “Türkiye Cumhuriyeti devleti, yurt dışında yaşayan vatandaşlarını her zaman Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olarak görmüştür. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla 2010 yılında kurulan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), bu anlayışın somut bir tezahürü, kurumsal bir ifadesidir. YTB olarak temel gayemiz, vatandaşlarımızın yaşadıkları ülkelerde güçlü, özgüvenli, kültürüne bağlı bireyler olarak varlık göstermelerini sağlamak; aynı zamanda Türkiye ile gönül bağlarını canlı tutmaktır. Bu doğrultuda, farklı yaş gruplarına, ihtiyaçlara ve ülkelere hitap eden geniş bir yelpazede programlar yürütüyoruz.” diye konuştu.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Liyon programında Büyükelçi Yunus Demirer de katılımcılara hitap etti ve şunları söyledi: “Uzun bir süredir Fransa’daki ve Avrupa’daki Türk toplumunu yalnızca “iş gücü göçü” kavramı ile açıklamak mümkün değildir. Türk diasporası bugün öncelikle yaşadığı ülkelerde değer üreten bir topluluktur. Fransa’daki Türk toplumu, ekonomik hayata katkı sağlayan, uyum içinde yaşayan, çalışkan ve üretken bir toplumdur.”</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Lyon programında Fransa’ya göç eden birinci nesli temsilen Hamza Mor duygulu bir konuşma yaptı. Mor, artık YTB sayesinde devletin yurt dışındaki vatandaşlarını yalnız bırakmadığını belirtti. Dördüncü nesli temsilen konuşan Eda Özdilek de büyükleri sayesinde hem Fransa’ya hem de Türkiye’ye bağlı olarak yaşadıklarını dile getirdi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Her iki program aile fotoğrafının ardından son buldu.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/ytb_fransa_60_y%C4%B1l.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/ytb_fransa_60_y%C4%B1l2.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/ytb_fransa_60_y%C4%B1l4.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/ytb_fransa_60_y%C4%B1l3.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" /></div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 07:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/10/turkiye-fransa-is-gucu-anlasmasinin-60-yili-buyuk-bir-cosku-ile-kutlandi-1760350215.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Danimarka&#039;daki havalimanlarında yeniden dronlar görüldü</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/danimarkadaki-havalimanlarinda-yeniden-dronlar-goruldu-7047</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/danimarkadaki-havalimanlarinda-yeniden-dronlar-goruldu-7047</guid>
                <description><![CDATA[Danimarka’da Aalborg Havalimanı yakınlarında dronlar görülmesi nedeniyle havalimanı ve hava sahası tekrar kapatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BERLİN (AA) – Danimarka’da Aalborg Havalimanı yakınlarında dronlar görülmesi nedeniyle havalimanı ve hava sahası tekrar kapatıldı.</p>

<p style="text-align:left">Kopenhag havalimanının kapatılmasına sebep olan dron uyarısından sadece iki gün sonra, ülkenin diğer havalimanlarında dronlar görüldü ve hava sahasının geçici olarak kapatılmasına yol açtı.</p>

<p style="text-align:left">Kuzey Jutland Polisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada Aalborg Havalimanı yakınlarında dronlar görüldüğünü ve bu nedenle hava sahasının kapatıldığını duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Güney Jutland Polisi ise Esbjerg, Sonderborg ve Skrydstrup şehirlerindeki havalimanlarının yakınlarında da dronlar görüldüğünü açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Danimarka’nın F-16 ve F-35 savaş uçakları Skrydstrup'ta konuşlandırılıyor.</p>

<p style="text-align:left">Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı’na (EUROCONTROL) göre, Aalborg Havalimanı'nda sabahın erken saatlerine kadar kalkış veya iniş yapılmayacak.</p>

<p style="text-align:left">Danimarka polisi, dronların, 22 Eylül’de Kopenhag'da hava trafiğini durma noktasına getiren dronlara benzer bir model izlediğini duyurdu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Hibrit saldırı</strong></p>

<p style="text-align:left">Danimarka Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen, konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, dronların ülke havalimanlarında görülmesini "hibrit saldırı" olarak nitelendirerek, “Bu kesinlikle bir tesadüf değil. Sistematik görünüyor.” dedi.</p>

<p style="text-align:left">Poulsen, Danimarka'ya yönelik doğrudan bir askeri tehdidin henüz olmadığını da vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen de söz konusu olayı "Danimarka'nın kritik altyapısına bugüne kadarki en ciddi saldırı" olarak nitelendirdi.</p>

<p style="text-align:left">İskandinav bölgesinin en yoğun iki havalimanı olan Kopenhag ve Oslo havalimanları, 22 Eylül Pazartesi akşamı geç saatlerde hava sahalarında dronlar tespit edilmesinin ardından saatlerce kapatılmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Danimarka hükümeti, olayı ülkenin kritik altyapısına bugüne kadar yapılan en ciddi saldırı olarak nitelendirerek, olayın Rusya ile bağlantılı olduğunu öne sürmüştü.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Avrupa hava trafiği</strong></p>

<p style="text-align:left">Havalimanı kapatmaları, son günlerde Avrupa havalimanlarında yaşanan bir dizi aksamanın ardından geldi.</p>

<p style="text-align:left">Siber saldırılar ve dronlar Avrupa hava trafiğini durma noktasına getirmeye devam ediyor. Geçen hafta sonu üçüncü taraf bir hizmet sağlayıcısına yönelik fidye yazılımı Avrupa genelindeki birçok büyük havalimanında ciddi aksamalara yol açmıştı.&nbsp;Brüksel, Berlin ve Londra gibi şehirlerde, uçuşlar, check-in ve biniş sistemlerinde büyük sıkıntılar yaşandı. Saldırının etkileri, hafta boyunca devam etti ve operasyonlarda gecikmelere neden oldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 10:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/09/danimarkadaki-havalimanlarinda-yeniden-dronlar-goruldu-1758815379.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB İsrail&#039;le ortaklığını gözden geçirirken, Brüksel&#039;de &quot;yaptırım&quot; çağrıları artıyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ab-israille-ortakligini-gozden-gecirirken-brukselde-yaptirim-cagrilari-artiyor-6746</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ab-israille-ortakligini-gozden-gecirirken-brukselde-yaptirim-cagrilari-artiyor-6746</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), İsrail'le Ortaklık Anlaşmasının askıya alınmasıyla sonuçlanabilecek inceleme sürecini sürdürürken, kamuoyundan gelen baskı Brüksel'i son dönemdeki söylem değişikliğini eyleme dökmeye zorluyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL&nbsp;(AA) - SELEN VALENTE - Avrupa Birliği (AB), İsrail'le Ortaklık Anlaşmasının askıya alınmasıyla sonuçlanabilecek inceleme sürecini sürdürürken, kamuoyundan gelen baskı&nbsp;Brüksel'i son dönemdeki söylem değişikliğini eyleme dökmeye zorluyor.</p>

<p style="text-align:left">AB'nin 7 Ekim 2023'ten bu yana eleştirilerin hedefindeki İsrail politikası önemli bir dönemeçten geçiyor.</p>

<p style="text-align:left">Aylar boyunca "ateşkes" çağrısı yapmakta dahi uzlaşamayan AB, İsrail'in Gazze'de sivillere yönelik saldırılarını kınamadı.</p>

<p style="text-align:left">Birliğin en etkili yöneticisi AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Tel Aviv yönetimine sunduğu "şartsız destek"le "soykırımın ortağı" olmakla eleştirildi.</p>

<p style="text-align:left">Aylardır Avrupa başkentlerinin sokaklarını dolduran Filistin'e destek gösterilerinde İsrail'e silah ambargosu uygulanması, Ortaklık Anlaşmasının iptal edilmesi talepleri yükseldi.</p>

<p style="text-align:left">Şubat 2024'te von der Leyen'e mektup yazan İrlanda ve İspanya liderleri, İsrail ile Ortaklık Anlaşmasının gözden geçirilmesini istedi ancak sonuç alamadı.</p>

<p style="text-align:left">Zaman içinde kamuoyu baskısıyla önce AB'nin söyleminde değişiklikler oldu, şimdi ise ilk defa AB'nin İsrail'e karşı somut eyleme geçmesi ihtimali gündemde.</p>

<p style="text-align:left">AB Dışişleri Bakanlarının Hollanda'nın teklifi üzerine 20 Mayıs'ta aldığı karar uyarınca İsrail ile Ortaklık Anlaşmasının gözden geçirilmesine dair süreç işliyor.</p>

<p style="text-align:left">AB Dış İlişkiler Servisi, Ortaklık Anlaşmasının sürdürülmesini "insan haklarına ve uluslararası hukuka uyma" şartına bağlayan 2. madde çerçevesinde inceliyor. Bu, anlaşmanın askıya alınmasına yol açabilecek prosedürün ilk adımını oluşturuyor.</p>

<p style="text-align:left">İnceleme sonucunun 23 Haziran'da yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısında AB Konseyine iletilmesi bekleniyor.</p>

<p style="text-align:left">AB liderleri ise 26-27 Haziran'da yaz tatili arasından önceki son zirvelerinde bakanların sunduğu değerlendirmeyi inceleyecek. Ancak bu zirvede bir karar alınması öngörülmüyor.</p>

<p style="text-align:left">AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Gazze'deki durumun tümüyle "kabul edilemez" olduğunu sık sık vurguluyor.</p>

<p style="text-align:left">Costa'nın sözcülerinden Beatriz Navarro, AA muhabirine Başkan'ın şu ifadelerini iletti:</p>

<p style="text-align:left">"İsrail ordusunun eyleminin artık Hamas'la savaşmak gibi meşru bir hedefle orantılı olmadığı açık. İnsani yardımın bu şekilde engellenmesi kabul edilemez. Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların insani yardım ulaştırmasına izin vermek için derhal ateşkes yapılması şart. (İsrail'in) Uluslararası hukuka, Gazze'deki ve Batı Şeria'daki insan onuruna derhal saygı göstermesi gerekiyor."</p>

<p style="text-align:left"><strong>17 ülke destekliyor</strong></p>

<p style="text-align:left">İsrail ile ortaklığın askıya alınması yani İsrail'e uygulanabilecek en büyük yaptırıma ilişkin kararın alınması için AB nüfusunun en az yüzde 65'ini temsil eden en az 15 üye ülkeden oluşan bir çoğunluk gerekiyor.</p>

<p style="text-align:left">Ortaklık Anlaşmasının incelenmesi için 20 Mayıs'ta alınan karara Hollanda, İspanya, İrlanda, Belçika, Finlandiya, Fransa, Lüksemburg, Portekiz, Slovenya, İsveç, Avusturya, Danimarka, Estonya, Polonya, Romanya, Slovakya ve Malta destek vermişti.</p>

<p style="text-align:left">Yani AB'nin 27 üyesinden 17'sinin liderinin yaptırım kararını destekleyeceği varsayılıyor.</p>

<p style="text-align:left">AB Dışişleri Bakanları Toplantısı ve AB zirvesine geri sayım sürerken Avrupa'da kamuoyları bazı ülkelerde hükümetleri bu kararın alınması için giderek daha fazla zorluyor.</p>

<p style="text-align:left">AB'nin başkenti&nbsp;Brüksel, yarından itibaren 3 gün boyunca açlık grevlerine ve büyük çaplı protestolara sahne olacak.</p>

<p style="text-align:left">Yarın kentin simgesi Atomium önünde toplanacak motosikletli sürücüler, kefiyeleri ve Filistin bayraklarıyla yapacakları turlarını Güney Tren İstasyonu önünde sonlandıracak.</p>

<p style="text-align:left">15 Haziran Pazar günü de on binlerce kişinin katılması beklenen "kırmızı çizgi" gösterisi düzenlenecek. Belçika ve Avrupa genelinden aktivistler, kırmızı renkte giysiler giyerek Gazze'deki soykırıma dur demek için "kırmızı çizgi" çekecek.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Kırmızı çizgi çizme zamanı geldi"</strong></p>

<p style="text-align:left">Gösterinin organizatörü Willem Staes AA muhabirine yaptığı değerlendirmede "1,5 yıldır yaşanan soykırıma rağmen Avrupa hükümetleri duyarsız kaldı. Artık özellikle Gazze'nin gözlerimizin önünde yok edildiği bir anda İsrail'in insanlığa karşı işlediği suçlara, etnik temizliğe ve soykırıma karşı kesin bir kırmızı çizgi çizme zamanı geldi." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Willem Staes, "kırmızı çizgi"yi somut eylemlerin izlemesi gerektiğini belirterek, İsrail'in işgalini destekleyen ticari ilişkilerin yasaklanması, birey ve kuruluşlara yönelik yaptırımlar uygulanması, silah satışlarının durdurulmasının bunlardan bazıları olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Staes, "Bu bir&nbsp;Brüksel&nbsp;eylemi. Dolayısıyla hem Belçika hem AB'yi hedef alacak. Belçika nüfusunun yüzde 73'ü İsrail'in soykırım yaptığını düşünüyor. Yüzde 50'sinden fazlası Belçika hükümetinin yeterince şey yapmadığını düşünüyor. İnsanların siyasi olarak nerede durduklarına bakılmaksızın, İsrail'e ekonomik boykot, tam silah ambargosu gibi konularda genel olarak büyük bir destek var." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Kilisede açlık grevi</strong></p>

<p style="text-align:left">16 Haziran'da da&nbsp;Brüksel'in merkezinde yer alan Beguinage Kilisesi, kapılarını "Filistin'e adalet için" Papaz Daniel Alliet'in öncülüğünde açlık grevine katılanlara açacak.</p>

<p style="text-align:left">AA muhabirine daha önce değerlendirmede bulunan Alliet, "Soykırımı durdurun. Batı Şeria'nın daha fazla sömürgeleştirilmesini durdurun çünkü orada da böyle gelişmeler var. İsrailli bakanlar, artık bunu açıkça söylüyorlar. (İsrail'le) Tüm ilişkileri, ticareti durdurun. Bu mesajları verecek uzun bir zincir istiyoruz." ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Jun 2025 10:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/06/ab-israille-ortakligini-gozden-gecirirken-brukselde-yaptirim-cagrilari-artiyor-1749837257.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Azerbaycan&#039;da üniversite öğrencileriyle buluştu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-azerbaycanda-universite-ogrencileriyle-bulustu-6742</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-azerbaycanda-universite-ogrencileriyle-bulustu-6742</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Belçika'da siyaset yaparken sözde Ermeni soykırımına yönelik belgeyi imzalamadığı için partisinden ihraç edildiğini belirterek, "Böyle bir iftiranın milletimin sırtına yüklenmesini kabul edemezdim." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BAKÜ (AA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş,&nbsp;Belçika'da siyaset yaparken sözde Ermeni soykırımına yönelik belgeyi imzalamadığı için partisinden ihraç edildiğini belirterek, "Böyle bir iftiranın milletimin sırtına yüklenmesini kabul edemezdim." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Bakan Göktaş, temaslarda bulunmak için geldiği Azerbaycan'da Hazar Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi.</p>

<p style="text-align:left"><img alt="Mahinur Özdemir" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/AILE_VE_SOSYAL_HIZMETLER_BAKANI_GOKTAS_AZERBAYCANDA_UNIVERSITE_OGRENCILERIYLE_BULUSTU.jpg" style="float:left; height:320px; width:480px" />Göktaş, öğrencilere "Kimlik, Aidiyet ve İdealler: Çok Kültürlü Bir Dünyada Değerlerinle Yol Almak" konulu sunum yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Belçika'da Müslüman Türk bir ailede doğduğunu, farklı din ve kültürden öğrencilerle bir arada eğitim gördüğünü bildiren Göktaş, farklılıklar içinde kendi kimliğine bağlı kalarak hedeflerine yürümeyi öğrendiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Göktaş, okul yıllarında çalıştığını, farklı sosyal sınıflardan insanları tanıdığını, toplumsal sorunlara farkındalık geliştirdiğini, siyasete de bu dönemde ilgi duymaya başladığını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Üniversite yıllarında&nbsp;Belçika'da ilk Türk öğrenci derneğini kurduklarını hatırlatan Göktaş, bireysel hedefler dışında toplumsal fayda için çalışmanın öneminden bahsetti.</p>

<p style="text-align:left">Göktaş, meslek seçiminde yaşadığı engellerin kendisini başka alana yönelttiğini söyleyerek, ümitsizliğe kapılmadan yeni yollar üzerinde düşünülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Belçika&nbsp;vatandaşı olarak içinde bulundukları topluma değer katmak için çaba gösterdiklerini belirten Göktaş, "Ana vatanla bağımız en güçlü aidiyetlerimizden biri." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Göktaş, Avrupa'nın ilk başörtülü ve&nbsp;Belçika'nın en genç vekili olduğunu hatırlatarak, "Baskılara rağmen yılmadım, yola devam ettim. Engellere aldırmadan hedefe yürümek, önyargılarla mücadele etme azmi başarıya giden yolun anahtarıdır." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Belçika'da vekillik döneminde her türlü ayrımcılıkla mücadele ettiğini hatırlatan Göktaş, "Müslüman Türk kimliğime yönelik ayrımcı tutumlar Ermeni meselesinde baskıya dönüştü. Sözde Ermeni soykırımına yönelik belgeyi imzalamayı reddettim. Böyle bir iftiranın milletimin sırtına yüklenmesini kabul edemezdim. İmzalamadım ve partiden ihraç edildim." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Göktaş, ailesinin ve&nbsp;Belçika&nbsp;Türk toplumunun kendisine her zaman destek olduğunu söyleyerek, "İnancıma, kimliğime, beni ben yapan değerlere sıkı sıkıya bağlandım. Kim olduğumu hiç unutmadan, değerlerimden taviz vermedim, pergelin bir ucunu değerlerime sabitledim. Gücümü ailemde ve kimliğimde buldum. Ailemin benim üzerinde büyük hakkı var. Mücadele etmek sizi güçlü kılar. Zorluklar bana değer kattı." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle önce Türkiye'nin Cezayir Büyükelçisi, sonra ise bakan olarak görev yaptığını hatırlatan Göktaş, öğrencilere, "Nerede olursanız olun kimliğinizi, ailenizi unutmayın. Köklerimize, ailemize, kimliğimize sahip çıkarak modernleşelim. Nereden geldiğimizi unutmayalım. Ailemize her daim sahip çıkalım. Aile olmadan gelecek nesiller olmaz. Geçmişinizi unutmayın, geleceğinize sahip çıkın. Her türlü zorluğa karşı yolunuza devam edin." tavsiyesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Göktaş, sosyal medyanın empoze ettiği bireyselleşmenin aile kurumuna olumsuz etkilerinden bahsederek, "Aşırı bireyselleşmiş, bencilleşmiş, yalnızlaşmış insanlardan ne aile ne de millet olur. Bugün ailemize, milletimize, inanç köklerimize sarılmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var." şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Jun 2025 17:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/06/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-azerbaycanda-universite-ogrencileriyle-bulustu-1749578757.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Thinkout Institute Heyeti AGİT Toplantılarında Müslümanlara Yönelik Ayrımcılığı Gündeme Getirdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/thinkout-institute-heyeti-agit-toplantilarinda-muslumanlara-yonelik-ayrimciligi-gundeme-getirdi-6726</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/thinkout-institute-heyeti-agit-toplantilarinda-muslumanlara-yonelik-ayrimciligi-gundeme-getirdi-6726</guid>
                <description><![CDATA[Gent merkezli T.O. İnstitute heyeti Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde Viyana'da yapılan Tamamlayıcı İnsani Boyut Toplantılarına katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gent merkezli Thinkout Institute heyeti, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde Viyana'da düzenlenen Tamamlayıcı İnsani Boyut Toplantılarına katıldı. Kurumu temsilen toplantıya katılan Thinkout Institute yöneticisi Ayşe Elkılıç, <img alt="Ayşe Elkılıç-AGİT" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Ay%C5%9Fe-Elk%C4%B1l%C4%B1%C3%A7.jpg" style="float:right; height:353px; width:480px" />üç ayrı başlık altında konuşmalar gerçekleştirdi.</p>

<p>Elkılıç, konuşmalarında hoşgörüsüzlük ve ayrımcılıkla mücadele, din ve kültürel işbirliği yoluyla kapsayıcılık ile ayrımcılığın önlenmesi gibi konulara odaklandı. Kapsayıcı politikaların önemine vurgu yapan Elkılıç, özellikle Avrupa’daki Müslüman toplulukların karşılaştığı zorluklara dikkat çekti.</p>

<p>Thinkout Institute&nbsp;Başkanı Bekir Güneş ise AGİT oturumlarında yaptıkları katkılara ilişkin bilgi verdi. Güneş, Belçika’da camilere ve imamlara yönelik uygulanan kısıtlamalar, başörtüsü yasağı ve Müslüman toplumun temsilcilerinin devlet tarafından belirlenmeyip kendi iradeleri dışında muhatap alınması gibi sorunları dile getirdiklerini belirtti.</p>

<p><img alt="Bekir Güneş- AGİT" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/BekirG%C3%BCne%C5%9F.jpg" style="float:left; height:360px; width:480px" />Toplantılarda hukuk ve insan haklarının evrensel ilkeler olduğu ve bu değerlerin dünyanın her yerinde geçerli olması gerektiği yönündeki görüşlerin altı çizildi. Güneş, konuşmalarında asimilasyon ve soykırım kavramlarının farklı araçlarla uygulansa da aynı hedefe hizmet ettiğini vurgulayarak, bu tür uygulamaların asla kabul edilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Filistin’de çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 53 binden fazla insanın sadece Müslüman oldukları için öldürüldüğüne dikkat çeken Güneş, bu savaş sona erdirilmeden ve soykırım suçu işleyenler yargılanmadan, dünyada hoşgörü, dinler arası diyalog, kapsayıcılık ve insan haklarından söz edilemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Son olarak, Bekir Güneş, “11 yıldır olduğu gibi bundan sonra da yerel, ulusal ve uluslararası platformlarda Belçika Müslüman ve Türk toplumunun sorunlarını gündeme getirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Jun 2025 17:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/06/thinkout-institute-heyeti-agit-toplantilarinda-muslumanlara-yonelik-ayrimciligi-gundeme-getirdi-1748963744.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meloni: &#039;Kazakistan, Avrupa ve Asya Arasında Köprü&#039;</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/meloni-kazakistan-avrupa-ve-asya-arasinda-kopru-6721</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/meloni-kazakistan-avrupa-ve-asya-arasinda-kopru-6721</guid>
                <description><![CDATA[İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yakın zamanda Kazakistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Astana Uluslararası Forumu'na (AIF) katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ASTANA- Derya SOYSAL&nbsp;</strong> &nbsp;İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yakın zamanda Kazakistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Astana Uluslararası Forumu'na (AIF) katıldı. Bu forum, uluslararası diyalog ve iş birliği için önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Konuşmasında Meloni, forumun önemini ve Kazakistan'ın Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan jeopolitik ve stratejik bir merkez olarak kritik rolünü vurguladı.</p>

<p>Başkan Kasım-Jomart Tokayev ve Kazak hükümetine davetleri ve sıcak karşılamaları için teşekkür eden Meloni, ziyaretinin "sadece bir protokol değil, aynı zamanda somut bir içerik taşıdığını" belirtti. Bu ziyaretin, İtalya ile Kazakistan arasındaki dostluğu somut adımlar ve stratejik iş birliği ile derinleştirmeyi amaçladığını ifade etti.</p>

<p>Meloni, forumun tarihi niteliğini ve Astana'da düzenlenen ilk İtalya-Orta Asya Zirvesi'ni vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<p>"Bu ziyaret, ilişkilerimizde tarihi bir anı işaret ediyor; İtalya ile beş Orta Asya ülkesi arasındaki ilk zirve... Eminim ki bu, ilişkilerimizi yoğunlaştırmak ve onları daha sağlam, uzun ömürlü ve stratejik hale getirmek için belirleyici bir an olacaktır."<br />
İtalya'nın Orta Asya ile ilişkileri geliştirmedeki öncü rolünü vurgulayan Meloni, şunları ekledi:</p>

<p>"İtalya, AB'de Orta Asya ve üye ülkeleriyle ilişkileri geliştirmeye karar veren ilk ülke oldu ve fikir alışverişi için kalıcı bir format başlattı."<br />
Jeopolitik düşünür Halford Mackinder'ın görüşlerine atıfta bulunarak, Orta Asya'yı dünyanın kaderinin döndüğü bir kavşak olarak tanımladı:</p>

<p><img alt="iTALYA bAŞBAKANI mELONİ_Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/ITALYA_BASBAKANI_MELONI_Kazakistan-Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-Kas%C4%B1m-C%C3%B6mert-Tokayev.jpg" style="float:left; height:334px; width:480px" />"Orta Asya, dünyanın kaderinin döndüğü 'pivot' noktalardan birini temsil ediyor... Kazakistan, özellikle içinde bulunduğumuz zorlu zamanlarda, küresel senaryoda stratejik bir rol üstleniyor."<br />
Kazakistan'ın kıtalar arası bir köprü olarak benzersiz konumunu vurgulayan Meloni, şunları söyledi:</p>

<p>"Bizi birbirimize bağlayan ve inşa edebileceğimiz bağlantıları düşünmek için bundan daha iyi bir yer yok... Sadece kendilerini en çok ilgilendiren tek bir bölgeyi değil, satranç tahtasının tamamını görebilen ortaklara ihtiyacımız var."<br />
Başbakan, iş birliğinin somut alanlarına da dikkat çekti:</p>

<p>"Enerji sektörü... kritik ham maddeler... Aral Denizi gibi çevresel zorluklar... dijital ve fiziksel altyapılar, Orta Koridor umut verici bir meydan okuma."<br />
Değişen bir dünyada cesaret ve vizyon çağrısıyla konuşmasını tamamladı:</p>

<p>"Geçmişin artık solmuş kesinliklerine sığınabiliriz ya da ötesine bakmaya çalışabiliriz, halklarımızın bizden beklediği cesareti göstererek."<br />
Başbakan Meloni'nin Astana Uluslararası Forumu'na katılımı, İtalya ile Kazakistan arasındaki ortaklığın güçlendiğini ve Kazakistan'ın bölgesel ve küresel meselelerde kilit bir aktör olarak artan etkisini pekiştiriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 01 Jun 2025 12:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/06/meloni-kazakistan-avrupa-ve-asya-arasinda-kopru-1748797729.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kazakistan, Diyalog Temelli Yeni Bir Dünya Düzeni Çağrısı Yapıyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kazakistan-diyalog-temelli-yeni-bir-dunya-duzeni-cagrisi-yapiyor-6715</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kazakistan-diyalog-temelli-yeni-bir-dunya-duzeni-cagrisi-yapiyor-6715</guid>
                <description><![CDATA[Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Astana Uluslararası Forumu’ndaki konuşmasında Kazakistan’ın uluslararası alandaki konumunu güçlendirme, bölgesel iş birliğini derinleştirme ve küresel düzenin yeniden şekillendirilmesinde aktif bir rol alma arzusunu net bir şekilde ortaya koydu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Astana Uluslararası Forumu’nun ikincisini açarken, küresel belirsizlik ortamında uluslararası iş birliği, nükleer silahsızlanma ve kurumsal reform için güçlü bir çağrıda bulundu. Tokayev, konuşmasında diyaloğun, bölünmeden daha güçlü olduğunu vurgulayarak, Kazakistan’ın barışçıl dış politikasını teknoloji ve dijital dönüşümle birleştirdiğini ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>“Çok Taraflılık Zor Durumda”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tokayev, dünyada artan çatışmalar ve teknolojik dönüşüm karşısında, mevcut küresel düzenin giderek daha kırılgan hale geldiğini belirtti. "Çok taraflılık zor duruma düştü" diyen Tokayev, ülkelerin iş birliği yapma iradesini yeniden kazanmaları gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Kazakistan’ın diyaloğu temel alan dış politika anlayışının altını çizdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kazakistan: Bölgenin Dijital Merkezi Olma Yolunda</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kazakistan’ın Orta Asya'nın en güçlü süper bilgisayarını hizmete aldığını açıklayan Tokayev, ülkesinin yapay zeka, dijital dönüşüm ve blokzincir teknolojileri gibi alanlarda bölgesel bir merkez olma hedefini duyurdu. Ayrıca, “CryptoCity” adını taşıyacak pilot bir bölge kurma planlarını paylaştı. Bu bölgede kripto paraların günlük alışverişte kullanılabileceği yeni bir dijital ekonomi deneyi yürütülecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Nükleer Silahsızlanma ve Küresel Güvenlik</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Konuşmasında nükleer silahlanmaya da dikkat çeken Tokayev, dünyada dokuz ülkenin elinde toplamda 13 binin üzerinde nükleer başlık bulunduğunu ve bu durumun yanlış hesaplamalarla büyük felaketlere yol açabileceğini vurguladı. Kazakistan’ın 450 nükleer testin yapıldığı topraklara sahip olduğunu hatırlatan Tokayev, ülkesinin gönüllü olarak nükleer silahlarından vazgeçtiğini ve bugün de nükleer ve biyolojik silahların yayılmasına karşı güçlü savunuculuk yaptığını belirtti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyasi Reformlar ve Adil Devlet Vurgusu</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tokayev, ülkesinin "Güçlü Başkan – Etkin Parlamento – Hesap Verebilir Hükümet" modeline geçtiğini ve süper-başkanlık sisteminden uzaklaşıldığını ifade etti. Başkanlık görev süresinin yedi yıl ile sınırlandırıldığını belirten Tokayev, bu reformların Kazakistan’ı daha güvenli, daha müreffeh ve daha medeni bir toplum haline getireceğine inandığını dile getirdi. Parlamentoda kadınlar, gençler ve kırılgan grupların daha geniş temsil edilmesini sağlayan yeni bir siyasi yapı oluşturulduğunu da sözlerine ekledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İnsan Hakları, Hukuk ve Ekonomik Gelişim</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı, kalkınmanın temelinde insan hakları ve hukukun üstünlüğünün bulunduğunu vurguladı. 2024 yılında ekonominin %5,1 oranında büyüdüğünü, yabancı yatırımların rekor düzeye ulaştığını ve Trans-Hazar taşımacılığında %62’lik artış yaşandığını belirtti. Ancak Tokayev, kalkınmanın sadece sayılarla değil, toplumun tamamının refahtan pay almasıyla anlamlı olacağını söyledi. Bu bağlamda, bölgesel eşitsizliklerin azaltılması ve orta sınıfın güçlendirilmesine öncelik verildiğini belirtti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İklim Krizi ve Yeşil Gündem</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Orta Asya’nın iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olduğunu söyleyen Tokayev, bu alanda bölgesel iş birliğini teşvik ettiklerini ifade etti. 2026 yılında BM iş birliğiyle düzenlenecek olan Bölgesel Ekolojik Zirve’nin, bu çabaların somut bir göstergesi olacağını duyurdu. Ayrıca, nükleer enerjiyi ulusal stratejinin önemli bir parçası haline getirme hedefini de yineledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>BM Güvenlik Konseyi’nde Reform Çağrısı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tokayev, 80. yaşını kutlayacak olan Birleşmiş Milletler’in yapısal reformlara ihtiyacı olduğunu dile getirdi. BM Güvenlik Konseyi'nin mevcut yapısının, günümüz dünyasını yansıtmadığını ifade ederek, daha geniş bölgesel temsiliyetin sağlanması gerektiğini savundu. Tokayev’e göre, dünya barışı yalnızca birkaç ülkenin değil, tüm insanlığın ortak sorumluluğu olmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>“Diyalog, İnsanlığa Yeni Bir Yol Çizebilir”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Forumun ana teması olan “Zihinleri Birleştirmek, Geleceği Şekillendirmek” başlığına atıfta bulunan Tokayev, diplomasinin yalnızca resmi protokollerden ibaret olmaması gerektiğini, insan-insana güvenin ve ortak bilgi paylaşımının yeni uluslararası ilişkiler mimarisini oluşturacağını söyledi. Tokayev, Kazakistan’ın bu süreçte fikirleri bir araya getiren, uzlaşıyı teşvik eden ve güvenilir bir ortak olarak rol alacağını vurguladı.</p>

<p>Derya Soysal- Astana</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 May 2025 11:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/kazakistan-diyalog-temelli-yeni-bir-dunya-duzeni-cagrisi-yapiyor-1748512047.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırım Tatar Gençlik Kurultayı YTB’nin Ev Sahipliğinde Başladı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kirim-tatar-genclik-kurultayi-ytbnin-ev-sahipliginde-basladi-6686</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kirim-tatar-genclik-kurultayi-ytbnin-ev-sahipliginde-basladi-6686</guid>
                <description><![CDATA[Kırım Tatarı soydaşlarımızın ana vatanlarından sürgün edilişlerinin 81. yıldönümünü anma ve 10. Kırım Tatar Gençlik Kurultayı'nın açılış programı YTB ev sahipliğinde yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Bu yıl 10'uncusu gerçekleştirilen Kırım Tatar Gençlik Kurultayı'nın resmi açılışı ve 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nün 81. yıl anma programı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ev sahipliğinde düzenlendi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Farklı ülkelerden yaklaşık 85 Kırım Tatar gencin katıldığı 10. Gençlik Kurultayı'nın ana teması ise "Uluslararası Kırım Tatar Gençlik Teşkilatlanması" olarak belirlendi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Programda YTB Başkan Yardımcısı Murat Kazancı bir konuşma yaptı. Kazancı, Kırım Tatarı soydaşlarımızın Ukrayna ile Türkiye arasındaki ilişkilerde köprü görevi gördüğüne dikkat çekti.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>YAŞANAN ACILARI UNUTTURMUYORUZ</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Bugün hem Ukrayna'da hem de dünyanın farklı yerlerinde Kırım Tatarlarının yüreğinde derin acılar bulunduğunu aktaran Kazancı, "YTB olarak bizler de bu toplumsal hafızayı, belleği canlı tutmaya ve yaşanan bu olaylardan çıkarılacak dersleri de gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyoruz. Rusya'nın yasadışı ilhakı sonrasında bildiğiniz gibi Türkiye Cumhuriyeti, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü tanıdığını ve bu yasadışı ilhakı tanımadığını her platformda ifade etti. Sayın Cumhurbaşkanımız da her fırsatta barışın tesis edilmesiyle ilgili bütün gayretini göstermekte" dedi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong><img alt="Kırım-Tatar_Kurultayı" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/k%C4%B1r%C4%B1m_tatar_kurultay%C4%B1_ytb.JPG" style="float:left; height:427px; width:640px" />YTB SOYDAŞLARIMIZA HİZMET İÇİN VAR</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">YTB’nin Kırım Tatarlarına yönelik yapmış olduğu çalışmaları da paylaşan Kazancı, YTB’nin aynı zamanda soydaşlarımıza hizmet etmek için kurulmuş bir kurum olduğunu bildirdi. Kırım Tatarlarının hem tarihini hem bugününü hem de geleceğini anlatan çok sayıda çalışmaya imza attıklarını anlatan Kazancı, "İlhaktan önce başlattığımız çalışmayla Kırım Yarımadası'nın farklı bölgelerindeki kültürel mirasımızı envantere dönüştürdük. Sürgün ile alakalı sözlü tarih çalışması yaptık. Sürgünün çeşitli yönlerini ele aldığımız programlar icra ettik. Kırım Tatar Yaşlık Kurultayı'nın dokuzuncusunu yine Ankara'da icra etmiştik. Dünyanın farklı bölgelerindeki Tatarlarla ilgili kitaplar yayınladık. Farklı ülkelerde yaşayan Tatarların hem tarihini, o ülkelerdeki gelişimlerini ve bugünlerini anlatan kapsamlı çalışmalar yayınladık" diye konuştu.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>SOYDAŞLARIMIZDAN ÖĞRENCİLERE BURS SAĞLAMAYA GAYRET EDİYORUZ</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Türkiye Bursları'nın YTB’nin önemli çalışmalarından biri olduğunu ve Türkiye Bursları kapsamında Kırım Tatar gençlerine öncelik verildiğini söyleyen Murat Kazancı, "Öncelikli çalışmalarımızdan bir tanesi de Türkiye Bursları Programı. Kırım Tatarı soydaşlarımızdan öğrencilere burs sağlamaya gayret ediyoruz. 1992 yılından bu yana 1525 Ukrayna vatandaşı olan büyük çoğunluğu Kırım Tatarı soydaşlarımıza karşılıksız burs sağladık. Hâlihazırda da 95 Ukrayna uyruklu soydaşımız Türkiye'de üniversite eğitimlerini almaya devam ediyorlar" dedi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>SİZDEN BEKLENİLEN ŞEY BU MİSYONA SAHİP ÇIKMAK</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Programda konuşan Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin ise, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Kırım Tatar gençlerinin birbirlerini tanımasının ve birbirleriyle diyalog içerisinde olmalarının önemine vurgu yaptı. Bu program sayesinde bu gayenin hayata geçirildiğini ifade eden Şahin, "Kırgızistan'dan, Özbekistan'dan, Kanada'ya kadar şu anda 20 ülkede Kırım Tatar halkının diasporası var. Bu toplantı sadece Türkiye'de yaşayan Kırım Tatarların bir toplantısı değil, Kırım Tatar halkının kurultayıdır. Bütün dünyadaki Kırım Tatarları olarak da yaşlılar olarak da sizler bu mirasın mirasçılarısınız. Sizden beklenilen şey bu misyona sahip çıkmak" dedi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>BİZ GENÇLER TARİHİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Kurultayın açılış toplantısında konuşan Kırım Derneği Gençlik Kolu Başkanı Samet Cengiz ise Kırım Tatar halkının yaşadığı acılar neticesinde dünyanın dört bir yanına dağılmak zorunda kaldığına dikkat çekti. Gençler olarak Kırım’ın sesini dünyaya duyuracaklarını dile getiren Cengiz, "Milli hareketimizin tarihine göz attığımızda İsmail Bey Gaspıralı’dan bugüne gelişen Kırım Tatar Milli Hareketi'nin esasında ve temelde bir gençlik hareketi olduğu çok net bir şekilde görülecektir. Bir gençlik hareketi olarak doğan hareketimiz, genç yaşında şehit olan Numan Çelebi Cihan, Abdürreşit Mehdi, Hasan Sabri Ayvazov gibi, Cafer Seydahmet Kırımer, Bekir Sıtkı Çobanzade, Reşat Cemilev ve Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu gibi bugün bizlere ilham veren, yolumuzu aydınlatan pek çok yolbaşçımızı bünyesinden çıkarmıştır. Bu harekette biz gençler tarihimize sahip çıkıyor, dilimizi yaşatıyor, kültürümüzü koruyor ve Kırım'ın sesini dünyaya duyuruyoruz" şeklinde konuştu.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>KIRIM TATAR HALKI BÜYÜK BİR TRAJEDİ YAŞADI</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Kırım Tatar Millî Meclisi üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Derneği Başkanı Gayana Yüksel de kurultayın Kırım Tatar halkı için sadece bir buluşma olmadığını, aynı zamanda derin bir tarihi sorumluluğu da beraberinde getirdiğinin altını çizdi. Kırım Tatar halkının geçmişte büyük bir trajedi yaşadığını belirten Yüksel, "81 yıl önce, 18 Mayıs 1944 tarihinde Kırım Tatar halkı büyük bir trajedi yaşadı. Ve o gün kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden binlerce insan bir gecede evlerinden hayvan vagonlarına dolduruldu ve vatanlarından koparıldı. Ve hâlâ bu acıyı yaşıyoruz" dedi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Ukrayna Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denis Zolotarov da kurultaya katılarak bir konuşma yaptı. Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol Şehri’nin Ukrayna'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Zolotarov, "Bu bağlamda stratejik ortağımız olan Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdikleri sarsılmaz desteklerden dolayı içten şükranlarımızı sunuyoruz. Ukrayna, Kırım Tatar halkının milli çıkarlarını korumaya, kültürel mirasını canlandırmaya ve gelişimini desteklemeye devam edecektir." diye konuştu.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Programda YTB tarafından hazırlanan Mustafa Kırımoğlu belgeselinin gösterimi de yapıldı. Açılış konuşmalarının ardından kurultay çerçevesinde hazırlanan panel ve konferanslara geçildi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">İlki 2003 yılında yine Ankara'da toplanan ve dünyadaki Kırım Tatar gençlerini bir araya getirerek tanışmalarını ve iş birliği kurmalarını sağlayan söz konusu kurultay iki yılda bir toplanmakta olup çoğunlukla 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nün anıldığı 18 Mayıs tarihini kapsayacak şekilde organize ediliyor.&nbsp;</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 18 May 2025 06:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/kirim-tatar-genclik-kurultayi-ytbnin-ev-sahipliginde-basladi-1747558337.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşkabat’ta “Yeşil Bir Dünya İçin Enerji Diplomasisinde Dayanışma” Konferansında Haydar Aliyev Anıldı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/askabatta-yesil-bir-dunya-icin-enerji-diplomasisinde-dayanisma-konferansinda-haydar-aliyev-anildi-6668</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/askabatta-yesil-bir-dunya-icin-enerji-diplomasisinde-dayanisma-konferansinda-haydar-aliyev-anildi-6668</guid>
                <description><![CDATA[Aşkabat’ta “Yeşil Bir Dünya İçin Enerji Diplomasisinde Dayanışma” Konferansında Haydar Aliyev Anıldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aşkabat’ta “Yeşil Bir Dünya İçin Enerji Diplomasisinde Dayanışma” Konferansında Haydar Aliyev Anıldı</p>

<p>Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta, Azerbaycan halkının Ulusal Lideri Haydar Aliyev’in doğumunun 102. yıl dönümü dolayısıyla “Haydar Aliyev - Enerji Diplomasisi: Yeşil Bir Dünya İçin Dayanışma” başlıklı konferans düzenlendi. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Türkmenistan Büyükelçiliği tarafından Yıldız Oteli’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Haydar Aliyev’in modern ve bağımsız Azerbaycan’ın kurucusu olarak enerji politikalarının temellerini attığı vurgulandı.</p>

<p>Azerbaycan’ın Türkmenistan Büyükelçisi Gismat Gozalov, konferansta yaptığı konuşmada, Haydar Aliyev’in liderliğinde imzalanan “Yüzyılın Anlaşması”nın ülkenin ekonomik ve siyasi gücünü pekiştirdiğini belirtti. Gozalov ayrıca, Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum ve Bakü-Supsa gibi büyük uluslararası enerji projelerinin de Haydar Aliyev’in girişimleriyle hayata geçirildiğini hatırlatarak, Azerbaycan’ın küresel enerji güvenliğinde güvenilir bir ortak haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Gozalov, Azerbaycan’ın 2024 yılında ev sahipliği yaptığı COP29’un ülkenin iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını gösterdiğini belirtti. Konferansta COP29 kapsamında Azerbaycan’ın sunduğu 14 önemli girişim, alınan kararlar, imzalanan belgeler ve Dünya Liderleri İklim Eylemi Zirvesi’nde ele alınan konular hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Büyükelçi Gozalov, Azerbaycan’ın Kazakistan ve Özbekistan ile imzaladığı yenilenebilir enerji alanındaki stratejik ortaklık anlaşmasının bölgesel enerji güvenliğine katkısını vurgularken, Hazar Denizi üzerinden Avrupa’ya temiz enerji taşıyacak olan trans-Hazar kablo projesini de örnek gösterdi. Ayrıca, SPECA ve CAREC programları kapsamında çevre koruma, iklim inovasyonu ve sürdürülebilir ulaşım konularındaki girişimlerden söz etti.</p>

<p>Konferansta, Türkmenistan’ın 2025 yılında SPECA eş başkanlığını üstlenecek olması da memnuniyetle karşılandı. Gozalov, Azerbaycan ve Türkmenistan’ın Küresel Metan Taahhüdü’ne katılmalarını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov’un yeşil enerji alanındaki çalışmalarına da değinerek takdir etti.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca, Türkmenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Gurbanov, Türkiye Cumhuriyeti’nin Türkmenistan Büyükelçisi Ahmet Demirok, Birleşik Krallık Büyükelçisi Stephen Conlon, Kazakistan Büyükelçisi Nurlan Nogayev, Birleşmiş Milletler Türkmenistan Mukim Koordinatörü Dmitry Shlapachenko, BM Orta Asya Önleyici Diplomasi Bölgesel Merkezi Başkanı Kakha Imnadze ve Çalık Enerji temsilcisi Ahmet Anıl Alışbah da konuşma yaptı. Azerbaycan Milletvekili ve ADA Üniversitesi Rektör Yardımcısı Fariz İsmayılzade’nin video mesajı da katılımcılara sunuldu.</p>

<p>Türkiye Büyükelçisi Ahmet Demirok, konuşmasında Haydar Aliyev’in yalnızca Azerbaycan için değil, tüm bölge, Avrupa ve Asya için önemli bir lider olduğunu ifade etti. Demirok, “Yüzyılın Anlaşması”nın Azerbaycan’ın enerji tarihinde bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, Haydar Aliyev’in bölgesel entegrasyon ve küresel işbirliğine olan bağlılığını hatırlattı.</p>

<p>Konferans, Azerbaycan’ın alternatif enerji projeleri ve COP29’daki başarılarını anlatan videolarla devam etti. Etkinlik, Azerbaycan, dünya ve Türkmenistan müziklerinden örneklerin sunulduğu resmi akşam yemeğiyle sona erdi. Konferansa Türkmenistan’daki büyükelçiler, uluslararası kuruluş temsilcileri, enerji şirketleri ve medya mensupları katıldı.</p>

<p>Derya Soysal</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 May 2025 09:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/askabatta-yesil-bir-dunya-icin-enerji-diplomasisinde-dayanisma-konferansinda-haydar-aliyev-anildi-1746949896.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kenya&#039;da 5 bin karıncayla yakalanan iki Belçika vatandaşına para cezası verildi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kenyada-5-bin-karincayla-yakalanan-iki-belcika-vatandasina-para-cezasi-verildi-6658</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kenyada-5-bin-karincayla-yakalanan-iki-belcika-vatandasina-para-cezasi-verildi-6658</guid>
                <description><![CDATA[Kenya'da 5 bin karıncayla yakalanan iki Belçika vatandaşına yaban hayatı yasalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle para cezası verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">NAİROBİ (AA) -&nbsp;Kenya'da 5 bin karıncayla yakalanan iki Belçika vatandaşına yaban hayatı yasalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle para cezası verildi.</p>

<p style="text-align:left">Yerel basındaki habere göre,&nbsp;Kenya'nın Nakuru bölgesinde düzenlenen operasyonda, 19 yaşındaki Belçika uyruklu Lornoy David ve Seppe Lodewijckx gözaltına alındı.</p>

<p style="text-align:left">Nakuru'da çıkarıldıkları mahkemede 7 bin 700 ABD doları para cezasına çarptırılan David ve Lodewijckx, 5 bin karıncayı "hobi amaçlı topladıklarını" öne sürdü.</p>

<p style="text-align:left">Belçika vatandaşlarının topladığı karıncalar arasında, Doğu Afrika'ya özgü ve ekolojik değeri yüksek türlerden olan "messor cephalotes" de bulunuyor.</p>

<p style="text-align:left">David ve Lodewijckx para cezasını ödememeleri durumunda 12 ay hapis cezasına çarptırılacak.</p>

<p style="text-align:left">Kenya&nbsp;Yaban Hayatı Servisi (KWS) yetkilileri, söz konusu karıncaların Avrupa ve Asya'daki egzotik hayvan pazarlarına gönderilmek üzere toplandığını açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Uzmanlar, karıncaların doğal yaşam alanlarından çıkarılmasının yerel ekosistem üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği konusunda uyarıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 May 2025 16:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/kenyada-5-bin-karincayla-yakalanan-iki-belcika-vatandasina-para-cezasi-verildi-1746627460.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hindistan ordusu Pakistan&#039;ı hedef aldı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hindistan-ordusu-pakistani-hedef-aldi-6657</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hindistan-ordusu-pakistani-hedef-aldi-6657</guid>
                <description><![CDATA[Hindistan ordusunun, Pakistan ve Pakistan'a bağlı Azad Keşmir bölgesine düzenlediği füze saldırılarında 26 kişi hayatını kaybetti, 46 kişi yaralandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align:left">Hindistan ordusunun, Pakistan ve Pakistan'a bağlı Azad Keşmir bölgesine düzenlediği füze saldırılarında 26 kişi hayatını kaybetti, 46 kişi yaralandı.</h4>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#212529; font-family:GothamNarrow-Book; font-size:17px">Hindistan Basın Bilgi Bürosundan (PIB) konuya ilişkin açıklama yapıldı.</span></p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, ordunun, Pakistan ve ülkenin kontrolündeki Azad Keşmir bölgesindeki "hedeflere" karşı askeri operasyon başlattığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:left">9 bölgenin hedef alındığı belirtilen açıklamada, "Pakistan askeri tesislerinin hedef alınmadığı" savunuldu.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Pahalgam'daki saldırı sonrasında bu adımların atıldığı ve "sorumlulardan hesap sorulacağı" ifade edildi.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Çok yaşa Hindistan." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan ordusunun X sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ülkenin idaresindeki Cammu Keşmir'in Pakistan sınırına yakın Bhimber Gali bölgesinde Pakistan'ın silah ateşlediği belirtildi.</p>

<p style="text-align:left"><span style="background-color:#ffffff; color:#212529; font-family:GothamNarrow-Book; font-size:17px">Açıklamada, Pakistan'ın bu eylemle "Ateşkes Anlaşmasını" ihlal ettiği savunularak, "ölçülü şekilde karşılık verileceği" vurgulandı.</span></p>

<p style="text-align:left">Öte yandan, Hint basınında yer alan haberlerde ismi belirtilmeyen kaynaklar, "her türlü ihtimale karşılık vermek amacıyla" tüm hava savunma birliklerinin Hindistan-Pakistan sınırı boyunca aktif hale getirildiğini ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Kaynaklar, saldırıların Pakistan topraklarına girilmeden düzenlendiğini anlattı.</p>

<p style="text-align:left">NDTV kanalının haberine göre, Hindistan'ın Pakistan'a saldırısında Fransız yapımı Hammer güdümlü bomba ve "Scalp" seyir füzeleri kullanıldığı kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Söz konusu olayın ardından Hindistan'ın Cammu Keşmir bölgesindeki Srinagar Havaalanının sivil uçakların uçuşlarına kapatıldığı bildirildi.</p>

<p style="text-align:left"><span style="background-color:#ffffff; color:#212529; font-family:GothamNarrow-Book; font-size:17px">ANI News'in X hesabından yapılan paylaşımda ise Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin operasyonu sürekli olarak izlediği vurgulanarak, 9 hedefe yönelik yapılan saldırının başarılı olduğu bilgisi paylaşıldı.</span></p>

<h3 style="text-align:left">Hindistan, saldırılarına gerekçe olarak kendisine yeni saldırılar ihtimalini gösterdi</h3>

<p style="text-align:left">Hindistan Dışişleri Bakanlığı Sekreteri Vikram Misri, yaptığı basın açıklamasında, istihbarat bilgilerinin Hindistan'a yönelik yeni saldırıların yaklaşmakta olduğunu gösterdiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">"Dolayısıyla (6 Mayıs'taki çatışmalarda) hem caydırma hem de önleme zorunluluğu vardı." ifadesini kullanan Misri, sabah saatlerinde Hindistan'ın "karşılık verme ve bu tür sınır ötesi saldırıları önleme ve caydırma hakkını" kullandığını, bu eylemlerin "ölçülü ve tırmandırıcı" olmadığını belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Misri, "terörist altyapıyı dağıtmayı" hedeflediklerini vurgulayarak, odaklandıkları meselenin "Hindistan'a gönderilmesi muhtemel teröristleri etkisiz hale getirmek" olduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Pahalgam bölgesinde 22 Nisan'da düzenlenen terör saldırısına ilişkin soruşturmaların, saldırganların Pakistan ile "bağlantısının" olabileceğini gösterdiğini savunan Misri, "Saldırının özellikleri, Pakistan'ın Hindistan'a yönelik uzun süredir devam eden sınır ötesi terör faaliyetleriyle örtüşüyor." dedi.​​​​​​​</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan India Today gazetesinin haberine göre Hindistan Başbakanı Narendra Modi, saldırıların ardından Norveç, Hırvatistan ve Hollanda'ya olan ziyaretlerini erteledi.</p>

<h3 style="text-align:left">Modi, saldırıları&nbsp;"Sindoor operasyonu" şeklinde adlandırdı</h3>

<p style="text-align:left">New Delhi TV'nin (NDTV) haberine göre Modi, başkanlık ettiği kabine toplantısında, Pakistan toprakları ve Pakistan’ın kontrolündeki Azad Keşmir bölgesine düzenlediği askeri saldırıları "Sindoor operasyonu" şeklinde adlandırdı.</p>

<p style="text-align:left">Sindoor operasyonunu "gurur anı" olarak nitelendiren Modi, bunun "tam olarak gerçekleştirildiğini, hiçbir hata yapılmadığını, misilleme saldırısının başarıyla tamamlandığını" bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Modi, Hindistan ordusunun "görevi en üst düzeyde ve hassasiyetle" yerine getirdiğini savunarak "hazırlıklara sıkı sıkıya bağlı kaldıklarını" söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Hintçe sözlüğe göre "Sindoor" kelimesi "evli Hindu kadınların alınlarına sürdüğü kırmızı toz" anlamına geliyor.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan güvenlik kaynakları: Hindistan'a ait 5 savaş uçağı düşürüldü</h3>

<p style="text-align:left">Geo News'un haberine göre, Pakistan güvenlik kaynakları, Hindistan'ın füze saldırılarına karşı yapılan misillemeye ilişkin konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan'a ait 5 savaş uçağı ve 1 dronun düşürüldüğünü belirten kaynaklar, "Pakistan Hava Kuvvetlerine ait tüm uçaklar güvende. Pakistan Silahlı Kuvvetleri, düşmanın saldırganlığına gereken cevabı vermektedir." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Güvenlik kaynaklarına göre, Pakistan ordusu, misilleme saldırısı kapsamında bir Hindistan birliğinin karargahını vurdu. Karargahın konumuna ilişkin ise detay verilmedi.</p>

<p style="text-align:left">Pakistan ve Hindistan arasındaki Kontrol Hattı (LoC) yakınlarındaki Dudhnial bölgesinde Hindistan'a ait bir kontrol noktasının da füze saldırısında yok edildiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Pakistan'da yayın yapan Samaa TV'nin haberine göre Pakistan, hava sahasını 48 saatliğine kapattı, tüm iç ve dış hat uçuşlarını askıya aldı.</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan India Today'a konuşan üst düzey hükümet yetkilileri ise Hindistan'ın herhangi bir savaş uçağının düşürülmediğini savundu.</p>

<p style="text-align:left">Hint basınında yer alan haberlere göre, Hindistan Ordusundan yapılan açıklamada, Pakistan'ın, Kontrol Hattı ve Cammu Keşmir sınırındaki mevzilerden ateş açtığı belirtildi.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan: Hayatını kaybedenlerin sayısı 26'ya yükseldi</h3>

<p style="text-align:left">Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Birimi (ISPR) Genel Müdürü Korgeneral Ahmed Şerif Chaudhry, yaptığı basın açıklamasında Hindistan'ın füzeyle saldırdığı bölgelerde ölü sayısının 26'ya, yaralı sayısının da 46'ya yükseldiğini aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan'dan ateşlenerek ülkedeki pek çok noktaya isabet eden füzelerin cami ve sağlık kliniklerine zarar verdiğini belirten Chaudhry, Bahawalpur Camisi'ne düzenlenen füze saldırısında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 kişinin hayatını kaybettiğini, 37 kişinin de yaralandığını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Chaudhry, füze saldırılarında Pakistan Hava Kuvvetlerine ait varlıkların zarar görmediğini ifade ederek ordunun Hindistan'a ait 5 uçağı düşürdüğünü vurguladı.</p>

<h3 style="text-align:left">"Su kaynaklarına yönelik saldırganlık ciddi sonuçlara yol açar"</h3>

<p style="text-align:left">Hindistan'ın saldırılarında Neelum-Jhelum Hidroenerji Projesi'ndeki Noseri Barajı'nı hedef alıp zarar verdiğini söyleyen Chaudhry, Hindistan'ın su kaynaklarına yönelik "saldırganlığının ciddi sonuçlara yol açabileceği" konusunda uyardı.</p>

<p style="text-align:left">Chaudhry, Hindistan'ın bu eylemlerinin yalnızca yasal çerçeveleri ihlal etmediğine, aynı zamanda bölgesel istikrarı ve refahı ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan'ın "korkak ve zayıf" olduğunu savunan Chaudhry, iddiaların aksine hiçbir Pakistan uçağının herhangi bir noktada Hindistan hava sahasına girmediğini ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Chaudhry, Hindistan'ın füze saldırısı sırasında Pakistan hava sahasındaki yerel uçuşların yanı sıra 57 uluslararası uçuşu tehlikeye atarak binlerce sivilin hayatını ciddi bir risk altına soktuğunu kaydetti.</p>

<h3 style="text-align:left">Eğitime ara verildi</h3>

<p style="text-align:left">Başkent İslamabad'da yetkililer, kent genelinde okullarda ve üniversitelerde güvenlik endişeleri nedeniyle eğitime 1 gün ara verileceğini açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Pakistan'ın Pencap eyaleti Başbakanı Meryem Navaz Şerif ise X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamu güvenliği nedeniyle Pencap'taki eğitim kurumları yarın kapalı kalacak." ifadesini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan, Hindistan'ın füze saldırılarını kınadı</h3>

<p style="text-align:left">Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, X hesabından, Hindistan'ın Pakistan'a düzenlediği füze saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">"Pakistan, Hindistan'ın Pakistan'ın egemenliğini, Birleşmiş Milletler (BM) Şartını ve uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırganlığını şiddetle kınamaktadır." ifadelerini kullanan Dar, söz konusu saldırının "bölgesel barışı tehlikeye attığını" vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Dar, Pakistan'ın saldırıya karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu belirterek, ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğünün her şekilde korunacağını kaydetti.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan Başbakanı Şerif: Hindistan'ın saldırılarına karşılık verme hakkına sahibiz</h3>

<p style="text-align:left">Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, X hesabından, Hindistan'ın Pakistan'ın 5 bölgesine düzenlediği füze saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Pakistan ordusunun "düşmanla nasıl başa çıkılacağını iyi bildiğini" belirten Şerif, "Pakistan, Hindistan tarafından dayatılan bu savaş eylemine uygun bir cevap verme hakkına sahiptir ve uygun bir cevap verilmektedir." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Şerif, "Hindistan'ın amaçlarına ulaşmasına izin verilmeyeceğini" kaydetti.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan: Hindistan'ın saldırılarına kendi belirlediğimiz yer ve zamanda karşılık vereceğiz</h3>

<p style="text-align:left">Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Birimi (ISPR) Genel Müdürü Korgeneral Ahmed Şerif Chaudhry, Hindistan'ın füze saldırılarına Pakistan'ın kendi belirlediği yer ve zamanda karşılık vereceğini açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Dawn'ın haberine göre, ISPR Genel Müdürü Chaudhry, Hindistan'ın Pakistan'a füze saldırıları gerçekleştirdiğini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan'ın bu saldırıları bir süre önce Azad Cammu Keşmir eyaletinin Kotli, Muzafferabad ve Bagh ile Pencap eyaletinin Bahavalpur ve Muridke bölgelerine düzenlediğini belirten Chaudhry, saldırıda bir caminin de hedef alındığını aktardı.</p>

<p style="text-align:left"><span style="background-color:#ffffff; color:#212529; font-family:GothamNarrow-Book; font-size:17px">Chaudhry, saldırılarda herhangi bir askeri tesisin hedef alınmadığını kaydederek, "Pakistan, buna kendi seçtiği yer ve zamanda cevap verecektir. Bu provokasyon cevapsız kalmayacaktır." ifadelerini kullandı.</span></p>

<h3 style="text-align:left">"Kendi saldırılarından çok daha büyük bir karşılık vereceğiz"</h3>

<p style="text-align:left">Geo News'un haberine göre, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Hindistan'ın saldırılarını "korkakça" şeklinde niteleyerek kınadı.</p>

<p style="text-align:left">Saldırıların sivil bölgelere düzenlendiğini belirten Asif, "Kendi saldırılarından çok daha büyük bir karşılık vereceğiz. Yalnızca sivillere saldırmakla kalmadılar, aynı zamanda bunu kendi hava sahalarından yaptılar." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan, Hindistan'ın İslamabad Büyükelçiliği Maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırdı</h3>

<p style="text-align:left">Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Hindistan'ın Pakistan topraklarına ve Pakistan'ın kontrolündeki Azad Keşmir bölgesine füze saldırıları sonucunda hayatını kaybedenler ve yaralananlar olduğu bildirildi.<br />
Açıklamada, Hindistan'ın İslamabad Büyükelçiliği Maslahatgüzarının Yeni Delhi hükümetinin saldırılarını protesto etmek amacıyla Dışişleri Bakanlığına çağırıldığı kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan'ın saldırılarının "Pakistan'ın egemenliğini açık bir şekilde ihlal ettiği" aktarılan açıklamada, bu tür saldırıların "Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nı, uluslararası hukuku ve devletlerarası ilişkileri çiğnediği" belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, İslamabad hükümetinin Hindistan'ın gerekçelerini "yersiz" bulduğu ve saldırılara şiddetle karşı çıktığı belirtilirken, Hindistan'ın bölgesel barışı ve istikrarı tehdit ettiği için uyarıldığı vurgulandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan hükümeti Hindistan'ın saldırıları sonrası orduya "karşılık verme" yetkisi verdi</h3>

<p style="text-align:left">Pakistan Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Ulusal Güvenlik Konseyinin (NSC), Başbakan Şahbaz Şerif başkanlığında toplandığı aktarıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Hindistan'ın Pakistan'a füze saldırıları sonucu yaşamını yitirenler için taziye dileklerine yer verilirken Hindistan'ın saldırıları, "sebepsiz, korkakça ve kanunsuz" olarak nitelendirildi.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan'ın saldırılarının camiler gibi sivil altyapının bulunduğu bölgeleri "kasıtlı hedef aldığı" savunulan açıklamada NSC'nin bu saldırıları kınadığı kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, bu saldırıların, uluslararası hukuk uyarınca "savaş eylemi" teşkil ettiği, Pakistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlal edildiği ifade edildi.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan'ın, Pahalgam bölgesinde 22 Nisan'daki terör saldırısı sonrası bu ülkede "terörist kamplarının" bulunduğuna ilişkin iddiaların reddedildiği açıklamada, Pakistan'ın tarafsız soruşturma çağrısının kabul edilmediği anımsatıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı uyarınca "Pakistan'ın kendini savunmak amacıyla seçeceği bir vakit ve yerde karşılık verme hakkı olduğu" ifadesine yer verilerek Pakistan Silahlı Kuvvetlerinin bu konuda uygun karşılık vermek için yetkilendirildiği kaydedildi.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan'ın sınır ötesi saldırılarında Hindistan idaresindeki Cammu Keşmir'de 9 kişi öldü</h3>

<p style="text-align:left">Indian Express haberine göre, Hindistan'ın "Sindoor operasyonu"na karşılık Pakistan ordusu, fiili sınır Kontrol Hattı (LoC) boyunca topçu saldırıları düzenledi.</p>

<p style="text-align:left">Bu saldırılarda Hindistan idaresindeki Cammu Keşmir'de 9 kişi öldü.</p>

<p style="text-align:left">Topçu saldırılarının yoğunlaştığı Poonch, Rajouri ve Mehandar bölgelerindeki mesken ve işletmelerin ciddi hasar gördüğü bildirildi.</p>

<h3 style="text-align:left">Durum "son derece gergin"</h3>

<p style="text-align:left">Hindistan idaresindeki Cammu Keşmir bölgesinde iktidardaki "Cammu Keşmir Ulusal Konferansı" (JKNC) partisi açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Çatışma nedeniyle en az 9 kişinin hayatını kaybettiği ve 33 kişinin yaralandığı aktarılan açıklamada, "durum son derece gergin" ifadesi kullanıldı.</p>

<p style="text-align:left">JKNC milletvekili Ajaz Jan, durumu incelemek üzere Hindistan idaresindeki Cammu Keşmir'in Poonch bölgesindeki bir hastaneyi ziyaret etti.</p>

<h3 style="text-align:left">Pakistan, BM makamlarını bilgilendirdi</h3>

<p style="text-align:left">Pakistan'ın BM Daimi Temsilciliği'nden konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, "Pakistan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı'nın talimatıyla Pakistan'ın BM Daimi Temsilcisi Asım İftikhar Ahmed, BM Genel Sekreteri, BM Genel Kurul Başkanı ve BM Güvenlik Konseyi Başkanını Hindistan'ın Pakistan'ın egemenliği ve uluslararası hukuku ihlal eden, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden açık saldırganlığıyla ilgili bilgilendirdi." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, BMGK'ya Pakistan'ın söz konusu saldırganlığa, BM Şartı'nın 51. maddesinde öngörüldüğü üzere meşru müdafaa hakkını korumak için "istediği zaman ve yerde" uygun şekilde cevap verme hakkını muhafaza ettiği bildirildi.</p>

<h3 style="text-align:left">Hindistan savunma tatbikatlarını ülke çapına genişletiyor</h3>

<p style="text-align:left">The Hindu gazetesinin haberine göre, Hindistan İçişleri Bakanlığı, sivil savunma tatbikatlarının ülkenin tüm eyaletlerinde düzenlenmesi talimatı verdi.</p>

<p style="text-align:left">Talimata göre daha önce belirli bölgelerde düzenlenen tatbikatlar, başta büyük kentler olmak üzere tüm ülke geneline yaygınlaştırılacak.</p>

<p style="text-align:left">Havaalanları ve tren istasyonlarını kapsayacak tatbikatlarda barınak hazırlıkları ve tahliye prosedürleri dahil acil durum koşulları test edilecek.</p>

<p style="text-align:left">Tatbikatlara katılacak binlerce sivil savunma gönüllüsü, "muhtemel düşmanca durumlara hazırlık amacıyla simülasyonlarda" yer alacak.</p>

<p style="text-align:left">Olası krizlere müdahalede kapsamlı sirenlerin çalıştırılacağı ve geçici elektrik kesintileri uygulanacağı tatbikatlarda acil durum eğitimleri de verilecek.</p>

<p style="text-align:left">Maharaştra eyaleti ve Mumbai şehri dahil ülkenin büyük kentlerindeki toplanma alanlarında da kamu güvenliği ile iletişim sistemleri güçlendirilecek.</p>

<h3 style="text-align:left">&nbsp;</h3>

<h3 style="text-align:left">Bakan Fidan, Pakistanlı mevkidaşı Dar'la telefonda Pakistan ile Hindistan arasındaki son gelişmeleri ele aldı</h3>

<p style="text-align:left">Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistanlı Mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile telefonda konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Görüşmede, Pakistan ile Hindistan arasındaki son gelişmeler ele alındı.</p>

<h3 style="text-align:left">ABD Başkanı Trump, çatışmanın "çok çabuk sona ermesini umduğunu" söyledi&nbsp;</h3>

<p style="text-align:left">ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un yemin töreninde, Hindistan’ın Pakistan’a saldırısına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Gelişmeyi "utanç verici" olarak değerlendiren ve yeni haberleri olduğunu söyleyen Trump, "Bu, geçmişte yaşanan bazı şeylere dayanıyor. Uzun zamandır savaşıyorlar. Aslında onlarca yıldır, hatta yüzyıllardır savaşıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Trump, "Ben sadece bunun çok çabuk sona ermesini umuyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">BM Genel Sekreteri Guterres, azami itidal çağrısında bulundu</h3>

<p style="text-align:left">BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hindistan'ın Pakistan'a yönelik saldırısından derin endişe duyduğunu belirterek, azami itidal çağrısında bulundu.</p>

<p style="text-align:left">BM Sözcüsü Stephane Dujarric, konuya ilişkin AA muhabirine yazılı açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Dujarric, Hindistan'ın askeri operasyonlarından derin endişe duyduğunu kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">İki ülkeye de azami itidal çağrısında bulunan Dujarric, "Dünya, Hindistan ve Pakistan arasında askeri bir çatışmayı kaldıramaz." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">ABD Dışişleri Bakanı Rubio'dan, Hindistan ve Pakistan'a barışçıl çözüm çağrısı</h3>

<p style="text-align:left">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, X sosyal medya platformundan, Hindistan'ın Pakistan'ın bazı bölgelerine hava saldırısı düzenlemesine ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan ve Pakistan arasındaki durumu yakından takip ettiğini belirten Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın konuya ilişkin değerlendirmeleriyle hemfikir olduğunu kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Rubio, durumun hızlıca sonlanmasını umduğunu ifade ederek, Hindistan ve Pakistan hükümetlerine barışçıl çözüm çağrısı yaptı.</p>

<h3 style="text-align:left">Çin, Hindistan ve Pakistan'a itidal çağrısı yaptı</h3>

<p style="text-align:left">Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Çin'in Hindistan'ın Pakistan'da düzenlediği operasyonu "talihsiz" olarak gördüğü ve durumdan endişe duyduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan ve Pakistan'ın daima birbirlerine ve Çin'e komşu olacağı ifade edilen açıklamada, taraflara barış ve istikrarın genel yararına hareket ederek, sakin ve itidalli davranma, durumu daha karmaşık hale getirecek adımlardan kaçınma çağrısı yapıldı.</p>

<h3 style="text-align:left">Rusya: Hindistan ve Pakistan'ı itidalli davranmaya çağırıyoruz</h3>

<p style="text-align:left">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, sosyal medya hesabından Hindistan-Pakistan çatışmasına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Pahalgam yakınlarındaki terör saldırısının ardından Hindistan ve Pakistan arasında artan askeri çatışmadan derin endişe duyduklarını belirten Zaharova, Rusya'nın terör eylemlerini şiddetle kınadığını, her türlü terör eylemine karşı çıktığını ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Zaharova, terörle etkili bir şekilde mücadele etmek için tüm uluslararası toplumun çabalarını birleştirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Sözcü Zaharova, "Bölgedeki durumun daha da kötüleşmesini önlemek için ilgili tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz. Yeni Delhi ile İslamabad arasındaki anlaşmazlıkların, 1972 Simla Anlaşması ve 1999 Lahor Deklarasyonu hükümlerine uygun olarak ikili düzeyde barışçıl, siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesini umuyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Azerbaycan, Hindistan'ın Pakistan'a saldırılarını kınadı</h3>

<p style="text-align:left">Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Hindistan ile Pakistan arasındaki gerginliğin daha da artmasından endişe duyulduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, "Pakistan'a yönelik, sivillerin ölümüne ve yaralanmasına yol açan askeri saldırıları kınıyoruz. Pakistan halkıyla dayanışma içinde olduğumuzu beyan ediyor, masum kurbanların ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Tüm tarafları itidalli davranmaya ve ihtilafı diplomatik yollarla çözmeye çağırıyoruz." ifadeleri yer aldı.</p>

<h3 style="text-align:left">Fransa, Hindistan ve Pakistan'ı itidale çağırdı</h3>

<p style="text-align:left">TF1 kanalına konuk olan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Hindistan ve Pakistan arasında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:left">Barrot, "Hindistan'ın kendisini terör belasından koruma istediğini anlıyoruz ancak tabii ki gerilimin artmasını engellemek ve sivilleri korumak için Hindistan'ı tıpkı Pakistan gibi itidale çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Bölgedeki durum nedeniyle duyduğu endişeyi dile getiren Barrot, "İki askeri güç söz konusu. Bu nedenle itidale çağırıyoruz." dedi.</p>

<h3 style="text-align:left">Almanya, Hindistan ve Pakistan'a "sorumlu hareket etme" çağrısı yaptı</h3>

<p style="text-align:left">Almanya Dışişleri Bakanlığı, X sosyal medya hesabından, Hindistan ile Pakistan arasındaki gerginliğe ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">"Keşmir’deki" korkunç terör saldırısından ve Hindistan’ın buna askeri tepkisinin ardından her iki ülkenin acil bir şekilde sorumlu hareket etmesine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Gerilimin tırmandırılmasının engellenmesi ve sivillerin korunması gerektiği vurgulanan açıklamada, Almanya’nın Hindistan ve Pakistan ile temasta olduğu aktarıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, durumun yakından takip edildiği ve Alman hükümetinin kriz masasının bugün Dışişleri Bakanlığında toplanacağı ifade edilerek bölgede bulunan Almanlardan, Bakanlığın seyahat ve güvenlik tavsiyelerine uymaları ve "krisenvorsorgeliste.diplo.de" adresindeki bilgilerini güncel tutmaları istendi.</p>

<h3 style="text-align:left">İngiltere'den ilk açıklama: Her şeyi yapmaya hazırız</h3>

<p style="text-align:left">İngiltere hükümetinden Hindistan-Pakistan gerilimine ilişkin yapılan ilk açıklamada, Ticaret Bakanı Jonathan Reynolds, "Tansiyonu düşürmek için yapabileceğimiz her şeyi yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Reynolds, Hindistan ile Pakistan arasında Keşmir'deki gelişmeler nedeniyle başlayan gerginliği BBC'ye değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:left">Dışişleri Bakanı David Lammy'nin Hindistan, Pakistan, ABD ve Avrupalı yetkililerle bölgedeki gerginliği ele aldığını anlatan Reynolds, bölgedeki durumun çok büyük endişe verdiğini dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan ve Pakistan'a İngiliz hükümetinin mesajını ileten Reynolds, "İki ülkeyle de dost ve ortağız. İki ülkeyi de desteklemeye hazırız. Bölgesel istikrar, diyalog ve tansiyonun düşürülmesi ikisinin de çıkarına. Tansiyonu düşürmek için yapabileceğimiz her şeyi yapmaya hazırız ve buradayız." dedi.</p>

<h3 style="text-align:left">Gerilimin diyalog yoluyla çözülmesi çağrısı</h3>

<p style="text-align:left">İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiltere Parlamentosu'ndaki haftalık "Başbakan'a Sorular" oturumunda Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilime ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Başbakan Starmer, iki ülke arasında yükselen tansiyonun İngiltere'deki pek çok kişi için "ciddi endişe kaynağı olacağını" dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Starmer, "Her iki ülkenin yanı sıra diğer uluslararası ortaklarımızla da acilen temaslarda bulunarak gerilimin azaltılması ve sivillerin korunması için diyaloğu teşvik ediyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy de konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, İngiliz hükümetinin, Hindistan ve Pakistan'ı itidalli olmaya ve ileriye dönük hızlı ve diplomatik yol bulmak üzere doğrudan diyalog kurmaya çağırdığını aktardı.</p>

<p style="text-align:left">İngiltere'nin her iki ülkeyle de yakın ve benzersiz ilişkileri olduğuna işaret eden Lammy, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Hindistan ve Pakistan'daki mevkidaşlarıma, olayın daha da tırmanması halinde kimsenin kazanamayacağını açıkça ifade ettim. İngiltere geçtiğimiz ay Pahalgam'da meydana gelen korkunç terör saldırısını net şekilde kınadı. Bölgesel istikrarın yeniden tesis edilmesi ve sivillerin korunmasının sağlanması için tüm tarafların acilen çalışması gerekiyor."</p>

<p style="text-align:left">İngiltere'nin Orta Doğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı Hamish Falconer ise İngiltere Parlamentosunda yaptığı açıklamada, Hindistan ve Pakistan arasında yaşanan çatışmalara ilişkin konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Bakan Falconer, İngiltere'deki pek çok toplumun, Hindistan-Pakistan gerginliğinin hassas bir mevzu olduğunun son derece farkında olduklarını bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">İngiltere'deki Hindistan ve Pakistan toplumlarının, bu ülkeye büyük katkı sağladığının altını çizen Falconer, iki ülke arasındaki gerginliğin pek çok kişi için zor bir dönem olacağını aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Falconer, "Tüm toplum liderleri ve dini liderlerden, dini ve etnik farklılıkların ötesinde bir araya gelme zamanı olduğu mesajını yaymalarını bekliyoruz. İngiltere olarak gerilimin düşürülmesi ve diplomasi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Afganistan'dan "çatışmaların diplomasi yoluyla çözümü" çağrısı</h3>

<p style="text-align:left">Afganistan geçici hükümeti Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin yazılı açıklamada bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Afganistan'ın güvenlik ve istikrarın bölgedeki tüm ülkelerin ortak çıkarlarına hizmet ettiğine olan inancını vurguladığı açıklamada, taraflara itidalli davranma, sorunları diyalog ve diplomasi yoluyla çözme çağrısında bulunuldu.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Pakistan ve Hindistan arasında tırmanan gerginliğin bölgenin çıkarına fayda sağlamayacağı ve bu durumdan endişe duyulduğu ifade edildi.</p>

<h3 style="text-align:left">Pahalgam'daki terör saldırısı</h3>

<p style="text-align:left">Hindistan'ın idaresindeki Cammu Keşmir'in Pahalgam bölgesinde silahlı kişilerin 22 Nisan'da turistlere ateş açması sonucu 26 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Saldırıyı düzenleyenlerin "Pakistan'dan geldiği" suçlamasında bulunan Hindistan, "İndus Suları Anlaşması"nı askıya almış, Yeni Delhi'de görevli Pakistanlı müsteşarların bir hafta içinde ülkeyi terk etmelerini istemiş ve Pakistan vatandaşlarına yönelik vize hizmetlerinin askıya alındığını, daha önce verilen tüm vizelerin iptal edildiğini duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Pakistan, suçlamaları reddederek Hindistan'ın İslamabad'daki diplomatik personel sayısına sınırlama getirmiş, "İndus Suları Anlaşması"nın dışına çıkılarak nehirlere yapılacak müdahaleleri "savaş nedeni" sayacağını ilan etmiş, Hindistan ile her türlü ticareti askıya almış ve hava sahasını kapatmıştı.</p>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:left">&nbsp;</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 May 2025 15:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/hindistan-ordusu-pakistani-hedef-aldi-1746627219.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BARIŞI YEŞERTMEK: YENİ ULUSLARARASI GÜNLER İÇİN ÖNERİLER</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/barisi-yesertmek-yeni-uluslararasi-gunler-icin-oneriler-6656</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/barisi-yesertmek-yeni-uluslararasi-gunler-icin-oneriler-6656</guid>
                <description><![CDATA[Türkmenistan’ın öncülüğünde Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2025 Uluslararası Barış ve Güven Yılı vesilesiyle, uluslararası toplumun diplomasi, diyalog ve karşılıklı anlayış gibi kalıcı değerlere yeniden odaklanması son derece anlamlıdır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkmenistan’ın öncülüğünde Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2025 Uluslararası Barış ve Güven Yılı vesilesiyle, uluslararası toplumun diplomasi, diyalog ve karşılıklı anlayış gibi kalıcı değerlere yeniden odaklanması son derece anlamlıdır. Türkmenistan’ın daimî tarafsızlığının 30. yıldönümünün de kutlandığı bu önemli yılda, barışın ilke ve normlarını küresel ölçekte daha da kurumsallaştıracak bazı öneriler sunmayı hem zaman açısından uygun hem de kişisel olarak önemli buluyorum.</p>

<p>Bir diplomat olarak edindiğim mesleki deneyimden ve gözlemlediğim çok taraflı görüşmeler ile girişimlerden yola çıkarak, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmesi düşünülebilecek beş yeni uluslararası gün önermekteyim:</p>

<ol>
	<li>
	<p>Arabulucular ve Barış Yapıcılar Günü</p>
	</li>
	<li>
	<p>Önleyici Barış Günü</p>
	</li>
	<li>
	<p>Küresel Diyalog Günü</p>
	</li>
	<li>
	<p>Barış Eğitimi Günü</p>
	</li>
	<li>
	<p>Tarihî Yaraların İyileştirilmesi Günü</p>
	</li>
</ol>

<p>Bu önerilerin temelinde, barış kültürünü ileriye dönük ve pratik bir şekilde küresel kurumsal yapının içine yerleştirme gerekliliği yatmaktadır.</p>

<p><strong>Arabulucular ve Barış Yapıcılar Günü</strong>, çatışmaları önlemek veya büyümesini engellemek için perde arkasında yoğun çaba gösteren birey ve grupları onurlandırmayı amaçlamaktadır. Günümüzde 120 milyondan fazla insan çatışma, şiddet ve istikrarsızlık nedeniyle zorla yerinden edilmişken, profesyonel arabulucuların, topluluk düzeyindeki barış kurucuların ve yerel yaşlıların katkıları takdiri, desteği ve gelişimi hak etmektedir.</p>

<p>Buna paralel olarak, <strong>Önleyici Barış Günü</strong>, barış ve güvenlik gündeminin kritik ancak yeterince vurgulanmayan bir unsurunu pekiştirecektir. Önleyici diplomasi, küresel ölçekte yeterince kullanılmasa da insan merkezli ve maliyet açısından etkin bir yöntemdir. Türkmenistan’ın da bu alandaki katkıları, örneğin Aşkabat’taki BM Orta Asya Önleyici Diplomasi Bölgesel Merkezi’ni desteklemesi, erken müdahalenin derin krizleri önleyebileceğini göstermektedir. Önleme temalı yıllık bir gün, uluslararası toplumun tepki yerine direnci önceliklendirmesini sağlayabilir.</p>

<p><strong>Küresel Diyalog Günü</strong>, ideolojik, kültürel ve kuşaklar arası bölünmeleri aşmak için açık, saygılı ve empatik iletişimi teşvik edecek bir platform sağlayacaktır. Aşırı kutuplaşmış bir dünyada diyalog genellikle ilk kurban olur; oysa iyileşmenin ilk adımıdır. Bu özel gün, gençlik forumları, dinler arası diyaloglar, dijital diplomasi girişimleri ve sınır ötesi yurttaş buluşmaları gibi etkinlikleri harekete geçirebilir.</p>

<p><strong>Barış Eğitimi Günü</strong>, şiddetsizlik, eleştirel düşünme ve kültürlerarası anlayış gibi kavramların öğretim gücüne dikkat çekecektir. Küresel düzeyde kapsamlı istatistikler eksik olsa da, UNESCO ve diğer uluslararası kuruluşlar, barış ve çatışma çözümü eğitimine erişimin yaygınlaştırılmasının aciliyetini sürekli vurgulamaktadır. Bu eğitimin ulusal müfredata entegre edilmesi, genç nesilleri karmaşık ve birbirine bağlı bir dünyada yol almaya hazırlayacaktır. Bu gün, kapsayıcı ve nitelikli eğitimi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 4 ile de uyumlu olacaktır.</p>

<p>Son olarak, <strong>Tarihî Yaraların İyileştirilmesi Günü</strong>, toplumu toplu şiddet, zorunlu göç ve kültürel kayıp gibi karmaşık tarihî deneyimlerden kaynaklanan acıları düşünmeye ve ele almaya davet edecektir. Bazı özel tarihî trajedilere adanmış anma günleri mevcut olsa da, bu öneri daha evrensel ve geleceğe dönük bir anma gününü amaçlamaktadır. İyileşme, yaraları yeniden açmak değil; tanıma, uzlaşma ve adalet için alan yaratmaktır.</p>

<p>Bu öneriler şahsi görüşlerimdir. Uluslararası Barış ve Güven Yılı'nın ruhundan ve sembolik eylemlerin samimi niyetle desteklendiğinde gelecek kuşakların değerlerini ve önceliklerini şekillendirebileceği inancımdan ilham almıştır. Eğer uluslararası toplum yalnızca barışı kutlamakla kalmayıp onu sistematik olarak inşa etmek istiyorsa, bu ortak hedef etrafında yeni tanıma, eğitim ve bağlantı yolları bulmamız gerekir.</p>

<p>Aralık 2025’te Aşkabat’ta düzenlenecek olan <strong>"Barış ve Güven" Uluslararası Forumu</strong>, kuşkusuz bu düşünceler için önemli bir değerlendirme ve öngörü fırsatı sunacaktır. Burada paylaştığım girişimlerin o toplantıda ve sonrasında yankı bulmasını, yalnızca bir gün için barış değil, önümüzdeki on yıllar için güven inşa etmeye katkı sağlamasını ümit ediyorum.</p>

<p><strong>Yazan: Maral RAHYMOVA, Türkmenistanın&nbsp;Belçika Büyükelçiliği İkinci Katibi</strong></p>

<p><strong>******* EN**********</strong></p>

<p>CULTIVATING PEACE: PROPOSALS FOR NEW<br />
INTERNATIONAL OBSERVANCES</p>

<p>Authored by Maral RAHYMOVA, Second Secretary of the Embassy of Turkmenistan in Belgium, Mission of Turkmenistan to the EU<br />
As the international community marks the United Nations-designated International Year of Peace and Trust 2025, initiated by Turkmenistan, the global spotlight is rightly focused on the enduring values of diplomacy, dialogue, and mutual understanding. In this pivotal year, which also commemorates the 30th anniversary of Turkmenistan’s permanent neutrality, I find it timely and personally compelling to contribute to the ongoing conversation with several proposals that, in my view, could further institutionalize the principles of peace on a global scale.&nbsp; &nbsp;<br />
Drawing from my professional experience as a diplomat, and reflecting on many multilateral discussions and initiatives I have observed, I believe there are five new international observances that the United Nations could consider declaring: the World Day of Mediators and Peacemakers, the International Day of Preventive Peace, the Global Dialogue Day, the International Day of Peace Education, and the International Day for the Healing of Historical Wounds.<br />
The rationale behind these proposals stems from the pressing need to embed a forward-looking, practical culture of peace into the global institutional architecture. The World Day of Mediators and Peacemakers would serve to honor those individuals and groups who, often behind the scenes, work tirelessly to prevent conflicts from erupting or escalating. In a world where over 120 million people are forcibly displaced due to conflict, violence, and instability, the contributions of professional mediators, community peacebuilders, and even local elders deserve recognition, support, and development.<br />
In parallel, the International Day of Preventive Peace would reinforce a critical yet under-emphasized element of the peace and security agenda. Preventive diplomacy remains underutilized globally, even though it has proven cost-effective and human-centric. Turkmenistan’s own efforts, such as supporting the UN Regional Centre for Preventive Diplomacy for Central Asia in Ashgabat, demonstrate how early engagement can avert deeper crises. By creating an annual observance focused specifically on prevention, the international community can shift focus from reaction to resilience.<br />
Global Dialogue Day would provide a platform to celebrate and encourage open, respectful, and empathetic communication across ideological, cultural, and generational divides. In a hyper-polarized global environment, dialogue is often the first casualty of conflict. Yet, it is also the first step toward healing. A designated day could mobilize youth forums, interreligious conversations, digital diplomacy initiatives, and citizen-to-citizen engagement across borders.<br />
The International Day of Peace Education would spotlight the transformative power of learning and teaching nonviolence, critical thinking, and intercultural understanding. While comprehensive global statistics remain unavailable, UNESCO and other international bodies consistently emphasize the urgent need to expand access to peace and conflict resolution education. Integrating such education into national curricula can equip future generations with the tools they need to navigate a complex and interconnected world. Such an observance would align well with Sustainable Development Goal 4 on inclusive and equitable quality education.<br />
Lastly, the International Day for the Healing of Historical Wounds would invite the global community to reflect on and address the lingering pain associated with complex historical experiences – including mass violence, forced migration, and cultural loss. While there are existing days of remembrance tied to specific historical tragedies, this proposal envisions a more universal, future-oriented observance. Healing is not about reopening wounds, but about creating space for acknowledgement, reconciliation, and justice.<br />
These proposals are my personal views. They are inspired by the spirit of the International Year of Peace and Trust, and by a belief that symbolic actions – when backed by genuine intent – can shape the norms and priorities of generations to come. If the global community seeks not only to celebrate peace but to cultivate it systemically, then we must continually find new ways to recognize, educate, and connect around the shared goal of a more harmonious world.<br />
The December 2025 International Forum “Peace and Trust” in Ashgabat will undoubtedly serve as a defining moment for reflection and foresight. It is my hope that initiatives like the ones outlined here might find resonance in that gathering and beyond, helping to build not just peace for a day, but trust for the decades ahead.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 May 2025 15:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/barisi-yesertmek-yeni-uluslararasi-gunler-icin-oneriler-1746625923.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş’tan Fransa’daki Yangında 3 Çocuğunu Kaybeden Aileye Taziye Telefonu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bakan-goktastan-fransadaki-yanginda-3-cocugunu-kaybeden-aileye-taziye-telefonu-6643</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bakan-goktastan-fransadaki-yanginda-3-cocugunu-kaybeden-aileye-taziye-telefonu-6643</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Göktaş'tan, Fransa'daki yangında 3 çocuğunu kaybeden Türk aileye başsağlığı telefonu</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Fransa'daki evlerinde çıkan yangında 3 çocuklarını kaybeden İbrahim ve Ayşe Tutan Kuru çiftini arayarak, başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Göktaş, Fransa'nın Strazburg kenti yakınlarındaki Brumath'taki evlerinde, nedeni henüz belirlenemeyen yangında 5,11 ve 13 yaşlarındaki 3 çocuklarını kaybeden, Rize'nin Ardeşen ilçesi nüfusuna kayıtlı Kuru çifti ile telefonda görüştü.</p>

<p>Ailenin acısını, bir anne olarak yüreğinde hissettiğini belirten Bakan Göktaş, "Size ülkemiz adına başsağlığı ve sabır diliyorum. Devletimiz yurt dışındaki vatandaşlarımızın da her zaman yanındadır. Ülkece acınızı paylaşıyoruz." dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başsağlığı dileklerini ileten Göktaş, konuyu yakında takip edeceklerini söyledi.</p>

<p>Göktaş, ailenin defin işlemleri için Türkiye’ye geldiğinde de yanlarında olacaklarını, başta psikososyal destek olmak üzere her türlü yardımı yapmaya hazır olduklarını ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Apr 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/04/bakan-goktastan-fransadaki-yanginda-3-cocugunu-kaybeden-aileye-taziye-telefonu-1745918137.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hollanda&#039;da dünyanın en büyük lale bahçelerinden Keukenhof, 76&#039;ncı kez ziyarete açıldı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-76nci-kez-ziyarete-acildi-6613</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-76nci-kez-ziyarete-acildi-6613</guid>
                <description><![CDATA[Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük lale bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 76'ncı kez ziyaretçilere kapılarını açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">LİSSE (AA) - ABDULLAH AŞIRAN -&nbsp;Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük&nbsp;lale&nbsp;bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 76'ncı kez ziyaretçilere kapılarını açtı.</p>

<p style="text-align:left">Lalenin hemen hemen her türünün bulunduğu Keukenhof bahçesi, mart-mayıs döneminde olmak üzere 8 hafta dünyanın dört bir yanından gelenleri ağırlıyor.</p>

<p style="text-align:left">Hazırlıkların aylarca sürdüğü bahçede,&nbsp;laleler en güzel şeklini nisan ortasında alıyor.</p>

<p style="text-align:left">Keukenhof Bahçesi İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Nova Mesman, AA muhabirine, Keukenhof'un, çiçekçiliğin vitrini ve dünyanın en güzel bahçesi olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Bahçenin büyüklüğünün 32 hektar olduğunu belirten Mesman, "Bahçeye her yıl 40 bahçıvan tarafından 7 milyon&nbsp;lale&nbsp;soğanı ekiliyor." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Mesman, her yıl yaklaşık 1 milyon 400 bin kişinin Keukenhof'u ziyaret ettiğini anlatarak, "Bu yıl bahçe 20 Mart ila 11 Mayıs'ta 08.00 - 19.00' saatlerinde her gün açık. Bahçede bu süre zarfında farklı etkinlikler de düzenleniyor." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Kendimi sanki bir resmin içindeymişim gibi hissediyorum"</strong></p>

<p style="text-align:left">Ziyaretçilerden Rus Asia Mironovich, Keukenhof'u ilk defa ziyaret ettiğini ve çok etkilendiğini ifade ederek, "Çok fazla çeşit çiçek var. Aslında&nbsp;laleler en sevdiğim çiçekler. Bu yüzden bugün kendimi cennetteymiş gibi hissediyorum." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Mironovich, "Herkesin bir fırsat bulup buraya gelerek doğanın güzelliğini ve insanların bizim için sunduklarının tadını çıkarması gerek." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Fransa'nın Paris kentinden erkek arkadaşı ile Keukenhof'u ziyarete gelen Irene Picco da "Çok büyüleyici. Çiçeklerin kokularını seviyorum ve renkleri harika. Kendimi sanki bir resmin içindeymişim gibi hissediyorum. Çiçekleri ve renkleri çok seviyorum." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Picco, nisan ayında bahçeyi ziyaret etmenin tam zamanı olduğuna dikkati çekerek,&nbsp;lale&nbsp;bahçesini tekrar ziyaret etmek istediğini dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Filipinlerden&nbsp;Hollanda'ya tatil için gelen Kristine Burgos da&nbsp;lale&nbsp;bahçesinin çok büyük olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Burgos, "Çok çeşitli çiçekler var. Farklı çiçek türlerini, renklerini görmekten ve kokularını duymaktan hoşlanıyoruz. Çok doğal. Doğanın içinde ve kuş seslerini duymak çok güzel." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Hollanda'da yılda 4 milyardan fazla&nbsp;lale&nbsp;soğanı üretiliyor</strong></p>

<p style="text-align:left">Keukenhof'un resmi verilerine göre, ziyaretçiler arasında&nbsp;Hollandalılardan sonra Almanlar, Fransızlar, İngilizler, Çinliler ve ABD'liler ilk sıralarda yer alıyor. Parkın ziyaretçilerinin yüzde 80'i yabancı turistlerden oluşuyor.</p>

<p style="text-align:left">1950'de kurulan Keukenhof'u ilk yıl 236 bin kişi ziyaret etmişti.</p>

<p style="text-align:left">Keukenhof'un, aynı zamanda&nbsp;Hollandalı&nbsp;lale&nbsp;soğanı ve çiçek üreticilerinin ürünlerini sergilediği uluslararası platform özelliği de bulunuyor.</p>

<p style="text-align:left">Ana vatanı Türkiye olmasına karşın&nbsp;Hollanda&nbsp;ile özdeşleşen&nbsp;lale, ülkenin ekonomisinde önemli yere sahip. Yılda 4 milyardan fazla&nbsp;lale&nbsp;soğanı üreten&nbsp;Hollandalılar, bunların yarıya yakınını ihraç ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Apr 2025 11:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/04/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-76nci-kez-ziyarete-acildi-1744893926.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İkinci Orta Asya Medya Forumu Astana’da Başladı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ikinci-orta-asya-medya-forumu-astanada-basladi-6609</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ikinci-orta-asya-medya-forumu-astanada-basladi-6609</guid>
                <description><![CDATA[Bugün, 16 Nisan’da Kazakistan’ın başkenti Astana’da 2. Orta Asya Medya Forumu başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><!--StartFragment--></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bugün, 16 Nisan’da Kazakistan’ın başkenti Astana’da 2. Orta Asya Medya Forumu başladı.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Etkinlik, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Tacikistan, Türkmenistan, Birleşik Krallık, Çin, Katar, Rusya ve diğer ülkelerden siyasetçiler, gazeteciler, medya kuruluşlarının yöneticileri, uluslararası kuruluş temsilcileri ve önde gelen uzmanlar dahil olmak üzere 700’den fazla katılımcıyı bir araya getirdi.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Forumun amacı, Orta Asya medyası ile uluslararası ortaklar arasındaki iş birliğini güçlendirmek, dijital dönüşümün bölgesel bilgi alanına etkisini tartışmak ve iklim değişikliği ile jeopolitik istikrarsızlık gibi küresel sorunları ele almak.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Forum, Orta Asya ülkelerinin Bilgi Bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen bir çalışma toplantısıyla açıldı. Konuşmacılar arasında Kazakistan Kültür ve Bilgi Bakanı Aida Balayeva, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan’dan yetkililer ile bölgedeki önemli medya yapılarının başkanları yer aldı.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Açılış konuşmasında Aida Balayeva, forumun medya iş birliği için ortak yaklaşımlar geliştirmeye yönelik benzersiz bir platform olduğunu vurguladı. Orta Asya devlet başkanlarının inisiyatifi sayesinde ortak medya projeleri oluşturma ve yatay insani bağları güçlendirme çabalarının yoğunlaştığını belirtti:</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">“Forumumuz, sadece güncel meseleleri açıkça tartışabileceğimiz değil, aynı zamanda bölgesel medya iş birliğine dair ortak yaklaşımlar geliştirebileceğimiz gerçekten benzersiz bir platform haline geldi. Bilgi alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi konusu, Orta Asya liderleri düzeyinde defalarca gündeme geldi.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Geçtiğimiz yıl Astana’da yapılan İstişare Toplantısı’nda Cumhurbaşkanımız Kasım-Jomart Tokayev, ülkelerimizin hükümetlerine ortak medya ürünleri geliştirmeye başlama talimatı verilmesini önermişti.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Kazakistan, ortak bir Orta Asya televizyon kanalı oluşturulması ve bölgenin potansiyelini, halklarımızın dostluğunu ve birliğini anlatan televizyon projeleri ile uluslarımızın tarihi ve kimliğine dair eğitici TV ve radyo programları üretilmesi fikrini destekledi.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Şu anda Orta Asya ülkeleri, bölgede bilgi iş birliğini güçlendirmeye yönelik ortak bir televizyon kanalı ve bölgesel bir medya platformu kurmayı değerlendiriyor.”</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Balayeva, Orta Asya’daki insani iş birliğinin yeni bir seviyeye ulaştığını da sözlerine ekledi: ortak medya projeleri hayata geçiriliyor, Astana’da Orta Asya için “Euronews” bölge ofisi açıldı, kültür günleri düzenleniyor, yayın hacimleri genişliyor, yaratıcı endüstriler gelişiyor ve dezenformasyonla mücadele çabaları yoğunlaşıyor.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Forum kapsamında bölgesel medya iş birliğini daha da güçlendirmeye yönelik çeşitli ortak projeler de ele alındı ve planlandı. Bunlar arasında Orta Asya Gazetecilik Akademisi’nin kurulması, yaratıcı endüstrilerin geliştirilmesi, bölgesel bir gazetecilik ödülünün verilmesi, yeni TV projelerinin başlatılması ve uluslararası medya platformlarında bölgesel içeriğin genişletilmesi yer alıyor.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Günün ikinci yarısında şu başlıklar ele alınacak: geleceğin bilgi ortamının şekillendirilmesi; yapay zekâ ve büyük veri çağında medyanın dijital dönüşümü; sosyal medyanın bir ülkenin imajını tanıtma aracı olarak kullanılması ve diğer konular.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Forum, 17 Nisan’da da devam edecek. İkinci gün, ulusal ve Orta Asya medyası temsilcileri ile üniversite öğrencileri için atölye çalışmaları düzenlenecek. Konuşmacılar arasında Birleşik Krallık, ABD ve Rusya’dan tanınmış uzmanlar yer alacak.</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Haber: Derya Soysal&nbsp;</p>
<!--EndFragment-->

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Apr 2025 21:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/04/ikinci-orta-asya-medya-forumu-astanada-basladi-1744830373.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YTB Başkanı Eren: “Kardeşlik köklerden güç alır, Türkiye Bursları ile dünyaya yayılır!”</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ytb-baskani-eren-kardeslik-koklerden-guc-alir-turkiye-burslari-ile-dunyaya-yayilir-6595</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ytb-baskani-eren-kardeslik-koklerden-guc-alir-turkiye-burslari-ile-dunyaya-yayilir-6595</guid>
                <description><![CDATA[Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı (YTB) Abdullah Eren, Türkmenistan temasları kapsamında ülkenin en önemli üniversitelerini ziyaret ederek Türkiye Bursları ve YTB çalışmaları hakkında bilgiler verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><strong>Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı (YTB) Abdullah Eren, Türkmenistan temasları kapsamında ülkenin en önemli üniversitelerini ziyaret ederek Türkiye Bursları ve YTB çalışmaları hakkında bilgiler verdi.</strong></div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı (YTB) Abdullah Eren, çalışma ziyareti kapsamında gittiği Türkmenistan'da ikili temaslarda bulunurken Türkmenistan’ın en köklü ve en yenilikçi üniversitelerini ziyaret etti ve incelemelerde bulundu. Devletmammet Azadi Türkmen Ulusal Dünya Dilleri Enstitüsü Rektörü Maksat Çaryýew, Mahtumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi Rektörü Orazgeldi Orazsahedow, Oğuz Han Mühendislik ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Gurbanmyrat Mezilow, Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Rektörü Gülşat Ýusupowa ve Uluslararası Beşerî Bilimler ve Kalkınma Üniversitesi Rektörü Maral Mammetberdiyewna Kuliyewa ile görüşmeler gerçekleştiren Eren, Türkiye Burslarını ve YTB’nin çalışmalarını anlattı. Türkiye Bursları kapsamında önümüzdeki senelerde Türkmenistan özelinde yapılacak çalışmalar hakkında da bilgiler veren Eren, iş birliklerini geliştiren projelere önem verdiklerini söyledi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Üniversite ziyaretlerinde önemli mesajlar ileten Eren, Türkmenistan’dan üniversite eğitimi almak isteyen gençleri Türkiye’ye davet etti. Türkmenistan’ın geçmişi çok eskiye dayanan bir ülke olduğunu ve Türkiye ile ilişkilerinin çok kadim olduğunu ifade eden Eren, “Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye, Azerbaycan biz hepimiz biriz. Türkiye ile Türkmenistan aynı boydan ve aynı soydan. Kardaşız, karındaşız. Biz sizleri çok seviyoruz. Biz Türkiye olarak Türkmenistan’ı ata vatanımız olarak görüyoruz. Burası tarihi ve geçmişi çok eskiye dayanan bir ülke ve Türkmen kardeşlerimizle de gurur duyuyoruz. Türkiye’de üniversite eğitimi almak isterseniz sizleri bekleriz. Gerçekleştirebilirsek bundan sonra buradan ikinci ve üçüncü sınıftan öğrencileri Türkiye’ye okumaya götüreceğiz.&nbsp;Kardeşlik köklerden güç alır, Türkiye Bursları ile dünyaya yayılır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhammedov’un bizlere çizdiği doğrultuda bizlere düşen iş birliğini yapmak ve ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz” dedi.</div>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px">&nbsp;</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Apr 2025 14:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/04/ytb-baskani-eren-kardeslik-koklerden-guc-alir-turkiye-burslari-ile-dunyaya-yayilir-1744214493.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alparslan Türkeş 28.Ölüm Yıl Dönümünde Anıldı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/alparslan-turkes-28olum-yil-donumunde-anildi-6589</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/alparslan-turkes-28olum-yil-donumunde-anildi-6589</guid>
                <description><![CDATA[Lefkoşa- Kıbrıs’ta doğan Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu merhum Alparslan Türkeş'in vefatının 28. yıl dönümü dolayısıyla “Alparslan Türkeş ve Kıbrıs” başlıklı bir panel düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3><u>Lefkoşa- Kıbrıs’ta doğan Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu merhum Alparslan Türkeş'in vefatının 28. yıl dönümü dolayısıyla “Alparslan Türkeş ve Kıbrıs” başlıklı bir panel düzenlendi. Lefkoşa’daki Grand Pasha Otel’de gerçekleştirilen panele Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, kabine üyeleri, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ve çok sayıda davetli katıldı.</u></h3>

<p>Lefkoşa Grand Pasha Otel’de yer alan panelin açılışında, saygı duruşu yapıldı, İstiklal Marşı okundu. Bakanlar, milletvekilleri ve kalabalık bir dinleyici grubunun katılımıyla gerçekleşen panelde, yoğun ilgi nedeniyle birçok katılımcı programı ayakta izlemek zorunda kaldı.</p>

<p>Türk dünyasını temsil eden bayrakların asıldığı salonda yapılan panelin açılışında, günün anlam ve önemini Alparslan Türkeş Vakfı Başkanı ve Türkeş'in evinin müzeye dönüştürülmesinde etkin rol oynayan&nbsp;<strong>Naim Aydoğdu</strong>&nbsp;anlattı. Aydoğdu, Türkeş’in Türk milletinin, Kıbrıs Türk halkının milli mücadele döneminde her zaman yanında olduğunu, Türkiye’nin müdahalesinde de etkin rol aldığını ve Kıbrıs sorununun çözümünde de iki devlet, egemenlik ve garantörlüğün kalıcı olması gerektiğini her zaman dile getirdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Meclis Başkanı Ziya Öztürkler,&nbsp;</strong>Türkeş’i saygı ve rahmetle andı. Öztürkler, MHP’nin kurucusu, başkanı Türkeş’in önemli bir sembol olduğunu, Kıbrıslı bir Türk olarak da her zaman bundan gurur duyduğunu söyledi.&nbsp;<strong>Öztürkler,</strong>&nbsp;Türkeş’in karşılaştığı bir çok zorluğa karşın, inançlarından ve ilkelerinden hiçbir zaman taviz vermediğini ve yaşamının son anına kadar savunduğu bu ilkeleri ileriye taşımak için çaba gösterdiğine işaret ederek onun, sadece yaşadığı dönemi değil, kendinden sonraki devirleri de fikir, görüş ve düşünceleriyle etkilemiş ve bu düşünceleriler ile kitleler oluşmasını sağlayan bir lider olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar</strong>&nbsp;Lefkoşa Grand Pasha Otel’de gerçekleşen etkinlikte yaptığı konuşmada, panele katılan ve düzenleyen herkesi tebrik etti. Cumhurbaşkanı Tatar, Türkeş’in, dedesinin sınıf arkadaşı olduğunu ve dedesinin sürekli Türkeş’i kendisine anlattığını söyledi ve anılarını paylaştı.</p>

<p>Hatıralara büyük önem verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, rahmetle andığı Türkeş’in, Kıbrıs’tan çıkarak Türkiye Cumhuriyeti’nde önemli bir yer alması ve bugünün de temellerini atılmasındaki önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tatar, Türkeş’in o zamandan bugünleri görecek kadar ileri görüşlü olduğunu ifade ederek, Alparslan Türkeş’in, Kıbrıslı Türk yiğit bir devlet adamı olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Cavit Tuna</strong>&nbsp;yönetiminde düzenlenen panelde Başbuğ’un kara kutusu olarak anılan Muzaffer Şahin, Prof. Dr. Ulvi Keser ve şair-yazar-ressam Oktay Öksüzoğlu, Alparslan Türkeş'in Kıbrıs ile olan bağlarını ve onun Kıbrıs davasındaki rolünü ele aldı. Alparslan Türkeş'in vefatının 28. yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa'daki doğduğu evde mevlit okutuldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Apr 2025 10:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/04/alparslan-turkes-28olum-yil-donumunde-anildi-1744110993.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKSOY’un “2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti” seçilen Aktau’da açılış töreni düzenlendi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/turksoyun-2025-turk-dunyasi-kultur-baskenti-secilen-aktauda-acilis-toreni-duzenlendi-6584</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/turksoyun-2025-turk-dunyasi-kultur-baskenti-secilen-aktauda-acilis-toreni-duzenlendi-6584</guid>
                <description><![CDATA[Türk Kültürü Teşkilatınca (TÜRKSOY) Kazakistan'ın Hazar Denizi kıyısındaki Aktau kentinin "2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti" seçilmesi nedeniyle düzenlenen açılış töreni büyük coşkuya sahne oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ASTANA (AA) - Türk Kültürü Teşkilatınca (TÜRKSOY) Kazakistan'ın Hazar Denizi kıyısındaki Aktau kentinin "2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti" seçilmesi nedeniyle düzenlenen açılış töreni büyük coşkuya sahne oldu.</p>

<p style="text-align:left"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/TURK_DUNYASI_KULTUR_BASKENTI_AKTAUDA.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" />Türk devletlerinden çok sayıda sanatçının yer aldığı açılış törenine, Kazakistan Kültür ve Enformasyon Bakanı Aida Balayeva, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Gençlik Politikaları Bakanı Mirbek Mambetaliyev, Azerbaycan Kültür Bakanı Yardımcısı Murad Huseynov, Türkmenistan Kültür Bakanı Yardımcısı Nursahet Şirimov, Macaristan Hükümeti Devlet Komiseri ve Milletvekili Peter Hoppal ile Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev katıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açılış konuşmasını yapan Bakan Balayeva, aynı zamanda Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Aktau kentinin "Türk Dünyası Kültür Başkenti" seçilmesinden dolayı gönderdiği tebrik mesajını okudu.</p>

<p style="text-align:left">Tokayev'in mesajında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p style="text-align:left">"Aktau kentinin böyle bir statüye sahip olmasının sadece Kazakistan için değil, tüm kardeş Türk devletleri için önemli olay olduğunun altını çizerek, "Tarihi Mangistau toprakları ve zengin Üstyurt bölgesi Türk medeniyetinin ayrılmaz parçasıdır. Bu kutsal bölge, halkımızın ve tüm Türk dünyasının asırlara dayanan manevi mirasını muhafaza etmektedir. Gelenekleri ve tarihleri birbiriyle bağlantılı halklar arasındaki işbirliğini güçlendirmek ortak görevimizdir."</p>

<p style="text-align:left">Hazar Denizi kıyısında açık hava altında düzenlenen açılış töreni, Türk dünyasının dört bir yanından gelen yaklaşık 1400 sanatçıyı aynı sahnede buluşturdu.</p>

<p style="text-align:left">Konserler, renkli halk oyunları gösterileri ve geleneksel etnokültürel sunumlarla büyük coşkuya sahne olan töreni yaklaşık 30 bin kişi izledi.</p>

<p style="text-align:left">Yurt dışından gelen ziyaretçiler ise bu tören için özel inşa edilen "Darhan Dala" etnoköyünde Kazakistan'ın ve Türk halklarının ortak kültürünü ve geleneklerini deneyimleme, bölgenin tarihi mirasını, geleneksel el sanatlarını ve yöresel yaşam tarzını yakından tanıma fırsatı elde etti.</p>

<p style="text-align:left">Açılış töreniyle&nbsp;TÜRKSOY'un "2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilen Aktau'da böylece bu yıl boyunca 30'a yakın büyük çaplı uluslararası etkinliğin düzenlenmesi planlanıyor.</p>

<p style="text-align:left">Geleneksel müzik konserlerinden tiyatro ve sinema festivallerine, gençlik buluşmalarından fikir ve kültür forumlarına kadar uzanan etkinlikler takvimiyle Aktau'da Türk dünyasının kültürel çeşitliliğinin gün yüzüne çıkarılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.</p>

<p style="text-align:left">Aktau, geçen sene Türkmenistan'ın Anev kentinden "Türk Dünyası Kültür Başkenti" ünvanını devralmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Apr 2025 23:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/04/turksoyun-2025-turk-dunyasi-kultur-baskenti-secilen-aktauda-acilis-toreni-duzenlendi-1743889944.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Myanmar&#039;da 7,7 büyüklüğünde deprem</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/myanmarda-77-buyuklugunde-deprem-6561</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/myanmarda-77-buyuklugunde-deprem-6561</guid>
                <description><![CDATA[Myanmar'da meydana gelen, 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremin ardından ilk belirlemelere göre 144 kişinin hayatını kaybettiği, 730'dan fazla kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BANGKOK (AA) - Myanmar'da meydana gelen,&nbsp;7,7&nbsp;ve 6,4&nbsp;büyüklüğündeki iki&nbsp;depremin ardından ilk belirlemelere göre 144 kişinin hayatını kaybettiği, 730'dan fazla kişinin yaralandığı bildirildi.</p>

<p style="text-align:left">Myanmar'daki askeri yönetim, ülkede bugün meydana gelen&nbsp;depremlere dair açıklamada bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada,&nbsp;depremlerde ilk belirlemelere göre 144 kişinin öldüğü, 730'dan fazla kişinin de yaralandığı belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Sabah Myanmar'ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında&nbsp;7,7&nbsp;ve 6,4&nbsp;büyüklüğünde&nbsp;iki&nbsp;deprem&nbsp;meydana gelmişti.</p>

<p style="text-align:left">Depremler ülkede büyük yıkıma yol açarken, can kaybı sayısının artmasından endişe ediliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Mar 2025 09:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/03/myanmarda-77-buyuklugunde-deprem-1743194987.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>New York’ta KADEM Ev Sahipliğinde Küresel Kadın Dayanışması</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/new-yorkta-kadem-ev-sahipliginde-kuresel-kadin-dayanismasi-6530</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/new-yorkta-kadem-ev-sahipliginde-kuresel-kadin-dayanismasi-6530</guid>
                <description><![CDATA[KADEM’in Birleşmiş Milletler’in 69. Kadının Statüsü Komisyonu’ndaki etkinlikleri başladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:#f1c40f">KADEM’in Birleşmiş Milletler’in&nbsp;69. Kadının Statüsü Komisyonu’ndaki etkinlikleri başladı</span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><strong><span style="background-color:#ff3300">“Varoluşta Eşitlik, Sorumlulukta Adalet”&nbsp;anlayışıyla&nbsp;kadınların eğitim, sağlık, iş dünyası ve siyasette ayrımcılığa maruz&nbsp;kalmamaları için mücadele eden Kadın ve Demokrasi Vakfı’nın (KADEM), Birleşmiş&nbsp;Milletler’deki etkinlikleri “Birlikte Güçlenelim, Birlikte Büyüyelim - III”&nbsp;paneli ve iftar davetiyle başladı.</span></strong></span></p>

<p><strong>Kuruluşuna Türkiye’nin liderlik ettiği Women 20’nin (W20) 10. yılı&nbsp;vesilesiyle hayata geçirilen panele ev sahipliği yapan KADEM, kadın liderleri,&nbsp;politika yapıcıları ve W20 delegelerini bir araya getirdi.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonu’nun 69. Oturumu&nbsp;(CSW69) kapsamında New York’ta paneller ve etkinlikler düzenleyen&nbsp;<strong>Kadın ve&nbsp;Demokrasi Vakfı</strong>&nbsp;(KADEM), kadın hakları, emek, dayanışma ve teknoloji&nbsp;konularını gündeme getiriyor. Bu kapsamdaki faaliyetlerine New York’taki&nbsp;Türkevi’nde düzenlediği “Birlikte Güçlenelim,&nbsp;Birlikte Büyüyelim - III” paneli ve iftar davetiyle başlayan&nbsp;<strong>KADEM</strong>’in&nbsp;etkinliğinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı<strong>&nbsp;Mahinur Özdemir Göktaş, KADEM&nbsp;</strong>Yönetim&nbsp;Kurulu Başkanı<strong>&nbsp;Doç. Dr. Saliha Okur Gümrücüoğlu</strong>, Dr. Nursem Keskin&nbsp;Aksay, Esra Bezircioğlu, Esin Güral Argat, Gülden Türktan ve Narnia Bohler&nbsp;Muller gibi önemli isimler konuşmacı olarak yer aldılar.</p>

<p style="text-align:justify">Women 20 (W20) platformunun 10. yıl dönümüne özel planlanan Panel,&nbsp;kadın liderler, politika yapıcılar ve W20 delegelerini bir araya getirdi. Kadın&nbsp;hakları alanındaki uluslararası kazanımların&nbsp;&nbsp;ve geleceğe dair atılacak adımların değerlendirildiği oturumun ardından&nbsp;<strong>KADEM&nbsp;</strong>ev sahipliğinde kadın liderleri buluşturan iftar yemeği, iş birlikleri&nbsp;geliştirilmesine olanak tanıyan bir ‘networking’ platformu olarak önemliydi.</p>

<p style="text-align:justify">Geleneksel hâle gelen New York Kadın Network etkinliklerinin&nbsp;3.’sünü düzenlemekten büyük mutluluk duyduklarını belirten&nbsp;<strong>KADEM Yönetim&nbsp;Kurulu Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu</strong>, KAGİDER ve TİKAD ile&nbsp;birlikte, Türkiye’deki W20 Zirvesi’nin kalıcı ve güçlü bir platforma&nbsp;dönüşmesine önemli katkılarda bulunduklarının altını çizdi.&nbsp;<strong>KADEM</strong>’in&nbsp;2015 yılından bu yana her yıl W20 Zirvesi’nde yer alarak, kadınların sosyal ve&nbsp;ekonomik hayata daha fazla katılımını artırmaya yönelik çalışmalara destek&nbsp;verdiğini belirten&nbsp;<strong>KADEM Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;</strong>şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:justify">“Türkiye olarak, W20’nin kuruluşunda öncü bir rol üstlenmekten ve&nbsp;bu sorumluluğu büyük bir özveriyle taşımaktan onur duyuyoruz… İlk W20 Zirvesi,&nbsp;2015 yılında Cumhurbaşkanımızın himayesinde İstanbul’da düzenlenmişti. O&nbsp;etkinlikte Cumhurbaşkanımız, ‘Kadının ekonomik hayattaki yerinin güçlenmesiyle&nbsp;ulusal ve küresel kalkınmanın mümkün olabileceğini’ vurgulamış ve Türkiye’nin&nbsp;W20’yi kalıcı bir yapı hâline getirme çabalarının devam edeceğini belirtmişti.&nbsp;Son 10 yılda, Türkiye, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlenmesi&nbsp;hedefine kararlılıkla bağlı kalmıştır. W20, kadınların ekonomik hayata&nbsp;katılımını artırmayı, fırsat eşitliği sağlamayı ve sürdürülebilir kalkınma&nbsp;hedeflerine ulaşmayı amaçlayan güçlü bir platform olmuştur.”</p>

<p style="text-align:justify">W20’nin kadınları sadece ekonomik aktörler olarak değil, aynı&nbsp;zamanda uluslararası dayanışmanın ve kardeşliğin temel taşıyıcıları olarak da&nbsp;tanıdığına dikkat çeken&nbsp;<strong>Gümrükçüoğlu</strong>&nbsp;sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p style="text-align:justify">“KADEM olarak, kadınların güçlenmesinin yalnızca ulusal sınırlar&nbsp;içinde değil, küresel dayanışma çerçevesinde ele alınması gerektiğine&nbsp;inanıyoruz. Ancak günümüzde hızla değişen dünyada, kadınların karşılaştığı&nbsp;zorluklar da ekonomik, sosyal ve çevresel krizlerle birlikte evrilmektedir. Bu&nbsp;durum, W20’nin kadın haklarının karmaşık doğasını dikkate alarak yeni yol&nbsp;haritaları oluşturmasını gerektiriyor. KADEM, bu misyonun en güçlü&nbsp;savunucularından biri olmaktan ve bu çalışmalara katkı sunmaktan büyük gurur&nbsp;duyuyor. Bugün burada bir araya gelerek, kadın hakları alanında daha güçlü iş&nbsp;birliklerinin ve etkili politikaların temellerini atmayı hedefliyoruz.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bakan Göktaş&nbsp;yeni risklere dikkat çekti</strong></p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/BAKAN_GOKTAS_TURKEVI_KADEM_IFTAR.jpg" style="float:left; height:366px; width:640px" />KADEM’in, kadınların ekonomik güçlenmesini küresel ölçekte teşvik etmek&nbsp;için yaptığı özverili katkılara yönelik takdirlerini ileten Aile ve Sosyal&nbsp;Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, “Başarılarımız üzerinde düşünürken&nbsp;önümüzdeki zorlukları da kabul etmeliyiz. Kalıcı eşitsizlikler, iklim&nbsp;değişikliği, jeopolitik gerilimler ve özellikle yapay zeka başta olmak üzere&nbsp;hızlı teknolojik ilerlemeler kadınlar için yeni riskler oluşturmaktadır.“ diye&nbsp;konuştu.</p>

<p style="text-align:justify">Yapay zeka ve dijital dönüşümün fırsatlar yaratırken, aynı zamanda&nbsp;mevcut eşitsizlikleri derinleştirme riski de taşıdığına dikkati çeken Bakan&nbsp;Göktaş, “Teknolojinin dışlama değil, kapsayıcılık için bir araç olarak&nbsp;kullanılmasını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 15 Mar 2025 11:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/03/new-yorkta-kadem-ev-sahipliginde-kuresel-kadin-dayanismasi-1742053804.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BÖBREK HASTALIKLARI HIZLA YAYGINLAŞIYOR</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bobrek-hastaliklari-hizla-yayginlasiyor-6527</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bobrek-hastaliklari-hizla-yayginlasiyor-6527</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de yaklaşık olarak 68 binin üzerinde hasta, son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisi görüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><strong>BESLENME ALIŞKANLIKLARI VE YAŞAM BİÇİMİ KRİTİK ROL OYNUYOR</strong></p>

<p style="text-align:start"><strong>Türkiye'de yaklaşık olarak 68 binin üzerinde hasta, son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisi görüyor. Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, beslenme alışkanlıkları ve sosyoekonomik düzeyin bu artışta etkili olduğunu dile getiriyor.</strong></p>

<p style="text-align:start">Tüm dünyada böbrek hastalığı nedenlerinin ilk sıralarında diyabetin ve hipertansiyonun geldiğini söyleyen Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, her iki sağlık probleminin de beslenme ve yaşam biçimi alışkanlıkları ile yakından ilişkili olduğunu aktardı.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Küresel ısınma, böbrekleri olumsuz etkiliyor</strong></p>

<p style="text-align:start">Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, “Dünya Böbrek Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Diyabet ve hipertansiyona ilave olarak özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük toplumlarda yeterli hijyen koşullarının sağlanamaması, tedaviye ulaşma zorlukları enfeksiyon ilişkili böbrek hastalıklarını artırıyor. Son zamanlarda etkilerini daha şiddetle hissettiğimiz küresel ısınmaya paralel olarak temiz su kaynaklarına ulaşma zorluklarının da bu artışa katkı sağladığı araştırmalara yansıyor” diye konuştu.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Günlük yaşamdaki değişiklikler büyük fark yaratıyor</strong></p>

<p style="text-align:start">“Diyabet ve hipertansiyonu kontrol edebilmek amacıyla dengeli beslenme, tuz tüketimini azaltma ve günlük yaşamın içine yerleştireceğimiz bedensel aktivite böbrek hastalığının en sık iki sebebini kontrol etme imkânı verir” değerlendirmesinde bulunan Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, sıvı tüketiminin böbrek hastalığından korunmak için son derece önemli olduğunu ve günlük tüketim miktarının kişinin yaş, cinsiyet, yaşam biçimi gibi gerekliliklerine göre belirlenmesi gerektiğini aktardı.</p>

<p style="text-align:start">Böbrek yetmezliği evresine gelen hastaların diyaliz ve böbrek nakli olmak üzere temel olarak iki seçeneği bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, “Böbrek nakli canlı organ vericisi olan hastalar için doğru seçim yapıldığında bilinen en iyi tedavi seçeneğidir” diye konuştu.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Verimli diyaliz tedavisi için hasta, doktor ve başhemşire ilişkisi çok önemli</strong></p>

<p style="text-align:start">Diyaliz tedavisinin evde veya bir diyaliz merkezinde olmak üzere iki şekilde uygulanabildiğine dikkat çeken Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, diyalize ilişkin şu önemli noktalara değindi:</p>

<p style="text-align:start">“Evde uygulanan diyaliz, merkezde uygulamaya göre daha uzun süreli ve hasta konforunu daha fazla sağlayan bir tedavi modelini oluşturuyor. Kadavra kaynaklı böbrek nakillerine yakın veya eşdeğer sağlık sonuçları olduğunu bildiren çalışmalar mevcut. Diyaliz tedavisinin yeterli ve verimli olabilmesi için doktor ve diyaliz hemşiresinin kişiye özel olarak planladığı diyet programına ve ilaç tedavisine uyumu çok önemli. Aynı şekilde hastanın yaşam kalitesi, kendisinin tedavi planına uyumu ile çok yakından ilişkili. Düzenli yürüyüş, kas esneklik ve gücünü artırıcı egzersizler böbrek hastalığına bağlı olarak gelişebilecek kas ve kemik problemlerini önleyen unsurlardır.”</p>

<p style="text-align:start"><strong>Ev hemodiyalizi daha çok konfor sağlıyor</strong></p>

<p style="text-align:start">Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, böbrek hastalığının bireyin yanında aileleri de etkilediğini belirterek, “Aile bireylerinin kendi aralarındaki dayanışma; örneğin diyet planına uygun yemekler yapılması, diyaliz programını aksatmayacak seyahat ve iş planlamaları, hastanın yaşam kalitesi açısından çok önemli. Tüm ailenin etkilendiği bu durumda, gerek görülürse psikolojik destek almaktan kaçınılmamalı. Çalışma, okul gibi aktif yaşamın içinde olan hastalar için tedavi saatlerini düzenleme özgürlüğü olduğundan ev diyalizi modelini seçmek daha doğru olabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Daviva Healthcare Hakkında</strong></p>

<p style="text-align:start">Dünya standartlarında diyaliz tedavisi sunmak amacıyla kurulan Daviva Healthcare, Türkiye genelinde 53 diyaliz merkezi ile faaliyetlerini sürdürüyor. 19 ilde bulunan diyaliz merkezlerinde yaklaşık 9 binden fazla hastaya diyaliz hizmeti sunan Daviva Healthcare, 900’ü aşkın hastaya ise evde diyaliz hizmeti sağlıyor. Yüzde 100 yerli sermayesi ve köklü kurumsal geçmişi ile ülkemizde diyaliz sektörünün bugününe ve geleceğine katkı sunan bir konuma ulaşan Daviva Healthcare, çalışan ve klinik sayısı ile hizmet verilen hasta sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise ilk üç büyük diyaliz zincirinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Daviva Healthcare, 2025 yılı itibarıyla kurumsal verileri doğrultusunda dünyanın en büyük beş diyaliz zincirinden biri olarak diyaliz sektöründeki varlığını global ölçekte ortaya koyuyor. Daviva Healthcare, böbrek sağlığı konusunda toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla çalışmalarına devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Mar 2025 14:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/03/bobrek-hastaliklari-hizla-yayginlasiyor-1741961230.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADEM: “Birlikte büyüyelim, birlikte güçlenelim”</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kadem-birlikte-buyuyelim-birlikte-guclenelim-6519</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kadem-birlikte-buyuyelim-birlikte-guclenelim-6519</guid>
                <description><![CDATA[BM’nin kadınların güçlendirilmesi konusundaki en büyük yıllık toplantısı olan Kadının Statüsü Komisyonu’nun 69. Oturumu’na (CSW69) bu yıl da çeşitli etkinliklerle katılan KADEM, kadın hakları, emek, dayanışma ve teknoloji konularında paneller düzenleyecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3>Ulusal&nbsp;ve uluslararası alanda yürüttüğü faaliyetleriyle kadını, psikososyal ve&nbsp;ekonomik açıdan güçlendirmeyi hedefleyen&nbsp;<strong>Kadın ve Demokrasi Vakfı</strong>&nbsp;(KADEM),&nbsp;<strong>Birleşmiş Milletler&nbsp;</strong>(BM)<strong>&nbsp;Kadının Statüsü Komisyonu’nun 69.&nbsp;Oturumu</strong>’nda&nbsp;<strong>(CSW69)&nbsp;</strong>çeşitli panel ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor.&nbsp;</h3>

<p><strong>Birleşmiş&nbsp;Milletler CSW69</strong>&nbsp;çerçevesinde New York’ta kadın hakları, emek, dayanışma ve teknoloji konularını&nbsp;gündeme taşıyacak olan&nbsp;<strong>KADEM</strong>,&nbsp;<strong>Filistin</strong>’e de özel bir yer ayırıyor.</p>

<p>Kadın&nbsp;hakları ve sosyal adalet mücadelesine uluslararası alanda katkı sağlamaya devam&nbsp;eden<strong>&nbsp;KADEM</strong>’in New York’taki ilk etkinliği, 13 Mart’ta Aile ve Sosyal&nbsp;Hizmetler Bakanı&nbsp;<strong>Mahinur Özdemir Göktaş</strong>’ın ve&nbsp;<strong>KADEM Yönetim Kurulu&nbsp;Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu</strong>’nun katılımıyla Türkevi’nde düzenlenecek.&nbsp;Women 20’nin (W20) 10. yılı vesilesiyle hayata geçirilecek<strong>&nbsp;“Birlikte&nbsp;Güçlenelim, Birlikte Büyüyelim - III”</strong>&nbsp;adlı panelin ardından yine&nbsp;<strong>KADEM</strong>&nbsp;ev sahipliğindeki iftar davetinde kadın liderler, politika yapıcılar ve W20&nbsp;delegeleri bir araya getirilerek kadın hakları alanındaki uluslararası&nbsp;kazanımlar değerlendirilecek ve geleceğe dair stratejiler geliştirilecek.</p>

<p><strong>KADEM</strong>’in&nbsp;<strong>BM CSW69</strong>&nbsp;çerçevesinde New&nbsp;York’ta ev sahipliği yapacağı diğer etkinlikler şöyle:<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>

<p style="margin-left:36pt">·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>“Kadın&nbsp;İş Gücü ve Emeğini Anlamak”</strong>&nbsp;<strong>Paneli:</strong></p>

<p>KADEM’in&nbsp;bu yılki 8 Mart kampanyasında da altını çizdiği “Kadın emeği” konusunu&nbsp;ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik açısından kritik önemiyle ele alan&nbsp;<strong>“Kadın&nbsp;İş Gücü ve Emeğini Anlamak”</strong>&nbsp;paneli, 14 Mart’ta Türkevi’nde düzenlenecek.&nbsp;Bakım ekonomisi, tarım işçiliği ve dijitalleşen iş modelleri gibi konular ele&nbsp;alınarak kadın emeğinin görünmeyen boyutlarının tartışılacağı panelin ardından,&nbsp;geleneksel ve çağdaş el sanatlarının değerini vurgulayan atölye çalışması&nbsp;düzenlenecek. Panel konuşmacıları şöyle: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı&nbsp;Mahinur Özdemir Göktaş,&nbsp;<strong>KADEM Yönetim Kurulu Başkanı</strong>&nbsp;<strong>Doç. Dr. Saliha&nbsp;Okur Gümrükçüoğlu</strong>, Dr. Betül Özel Çiçek, Dr. Nursem Keskin Aksay, Tess&nbsp;Mateo, Fabiana Menna, Zeliha Sağlam, Dr. Sharifa Noaman Al Emadi, Florence&nbsp;Ackey.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>

<p style="margin-left:36pt">·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>“Filistin’de Bir Direniş Biçimi Olarak&nbsp;Sanat - II” Etkinliği:</strong></p>

<p>15&nbsp;Mart’ta Türkevi’nde düzenlenecek etkinlik, sanatın toplumsal direnişteki gücüne&nbsp;odaklanıyor. Film gösterimi, şiir dinletisi ve sanat konuşmaları aracılığıyla&nbsp;Filistin halkının mücadelesinin ve kültürel mirasının korunmasının gündeme&nbsp;taşınacağı programda, Türk ve Filistin toplumları arasındaki tarihi ve kültürel&nbsp;bağlar vurgulanarak sanatın dayanışma ve direnç göstergesi olarak nasıl&nbsp;kullanıldığı sergilenecek.</p>

<p style="margin-left:36pt">·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>“Yapay&nbsp;Zekâ ve Kadın: Zorluklar ve Fırsatlar”&nbsp;</strong><strong>Paneli:</strong></p>

<p>20 Mart’ta Birleşmiş&nbsp;Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenecek<strong>&nbsp;</strong>Panel’de, yapay zekânın kadın&nbsp;hakları ve sosyal adalet üzerindeki etkisi ele alınacak. Yapay zekâ&nbsp;teknolojilerinin kadınların temsiliyetini nasıl etkilediğini, algoritmik&nbsp;önyargılarla nasıl mücadele edileceğini ve teknoloji alanında toplumsal&nbsp;cinsiyet eşitliğinin nasıl sağlanabileceğini tartışacak panelistler şöyle:&nbsp;<strong>KADEM&nbsp;Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu</strong>, Dr. Ravza&nbsp;Altuntaş Çakır, Merve Hickok, Elena Estavillo, Serene Hamsho, Ceyhun Necati&nbsp;Pehlivan ve Mahsa Hedayati.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Mar 2025 10:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/03/kadem-birlikte-buyuyelim-birlikte-guclenelim-1741857267.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ANALİZ:Trump&#039;ın dış politikası neye göre şekilleniyor?</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/analiztrumpin-dis-politikasi-neye-gore-sekilleniyor-6515</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/analiztrumpin-dis-politikasi-neye-gore-sekilleniyor-6515</guid>
                <description><![CDATA[Demokratik ülkelerde dış politika yapım sürecinin belirli bir zümrenin ya da dar çıkar gruplarının menfaat hesaplarının ötesinde, devletin genel ulusal çıkarları doğrultusunda şekillenmesi beklenir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANALİZ: Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Necmettin Acar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada, Grönland ve Ukrayna üzerindeki planlarını ve&nbsp;dış&nbsp;politikada çıkar gruplarının etkisini AA Analiz için kaleme aldı.</p>

<p style="text-align:left">***</p>

<p style="text-align:left">Dış&nbsp;politika yapım süreçleri, hem akademik hem de siyasi açıdan yüksek ilgi uyandıran konular arasında yer alır. Ana akım yaklaşımlar,&nbsp;dış&nbsp;politikanın oluşumunda parlamento, askeri ve sivil bürokrasi ile hükümetlerin belirleyici aktörler olduğunu varsayar. Bu yaklaşımın doğal sonucu, ülke içindeki çıkar gruplarının veya bireylerin&nbsp;dış&nbsp;politika oluşum süreçleri üzerindeki etkisinin son derece sınırlı olduğudur.</p>

<p style="text-align:left">Ancak Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başlamasıyla bu hakim anlayışa yönelik ciddi sorgulamalar gündeme gelmeye başladı. Trump'ın yemin töreninde küresel şirketlerin üst düzey yöneticilerinin tam kadro halinde hazır bulunması ve kabinede iş dünyasının önemli isimlerine yer vermesi, büyük şirketlerin çıkarları ile Trump'ın&nbsp;dış&nbsp;politikadaki olağan&nbsp;dışı olarak tanımlanabilecek yönelimleri arasında anlamlı bağ olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Bu yazının amacı, ABD&nbsp;dış&nbsp;politikasında son dönemde görülen olağan&nbsp;dışı eğilimleri analiz etmektir. Yazının temel iddiası, Trump yönetiminin&nbsp;dış&nbsp;politika kararlarının, onu destekleyen şirketler ve çıkar gruplarının menfaatleriyle güçlü paralellik taşıdığıdır. Bu iddia, Trump'ın Kanada, Grönland ve Ukrayna politikaları üzerinden ele alınarak desteklenecektir.</p>

<p style="text-align:left">- Ulusal çıkar&nbsp;dış&nbsp;politika ilişkisi</p>

<p style="text-align:left">Uluslararası ilişkilerdeki ana akım yaklaşımlar, devletin&nbsp;dış&nbsp;politikasını ulusal çıkar ekseninde şekillenen bir süreç olarak ele alır. Bu bakış açısına göre&nbsp;dış&nbsp;politika kararları, rasyonel temellere dayanır ve temel amacı ulusal çıkarı maksimize etmektir. Bu doğrultuda demokratik ülkelerde kritik&nbsp;dış&nbsp;politika kararlarının yönetim, elitler ve halk arasında belirli uzlaşı çerçevesinde şekillenmesi beklenir.</p>

<p style="text-align:left">Her ne kadar üzerinde uzlaşılmış tek bir tanımı olmasa da ulusal çıkarı genel olarak devletin ve onu oluşturan tüm unsurların menfaatlerinin bileşkesi olarak kabul edebiliriz. Bu anlayış çerçevesinde demokratik ülkelerde&nbsp;dış&nbsp;politika yapım sürecinin belirli bir zümrenin ya da dar çıkar gruplarının menfaat hesaplarının ötesinde, devletin genel ulusal çıkarları doğrultusunda şekillenmesi beklenir.</p>

<p style="text-align:left">Eğer&nbsp;dış&nbsp;politika kararları ulusal çıkarı yansıtmıyorsa, rasyonel temellere dayanmıyorsa veya yönetim, elitler ve toplumsal kesimlerin mutabakatı olmadan alınıyorsa, bu politikaların başarı şansı önemli ölçüde azalacaktır. Böyle bir durumda içeriden güçlü muhalefetin yükselmesi kaçınılmazdır. Toplum, bürokrasi veya çıkar grupları, ulusal çıkarın aleyhine olan irrasyonel politikayı desteklemeyecektir. Bu nedenle zamanla karar alıcılar üzerindeki baskı artacak ve irrasyonel politikaları sürdürmek giderek zorlaşacaktır. Sonuç olarak karar vericiler belirli noktada bu yanlış politikalardan geri adım atmak zorunda kalabilirler.</p>

<p style="text-align:left">- Trump'ın&nbsp;dış&nbsp;politikasında nadir toprak elementlerinin rolü</p>

<p style="text-align:left">Dış&nbsp;politikaya dair bu ana akım yaklaşım, Trump iktidarıyla ciddi şekilde sorgulanmaya başlandı. Trump'ın Batı müttefiki olan Grönland, Ukrayna ve Kanada ile ilgili planları, bu politikaların rasyonel temellere dayanıp dayanmadığı ve ABD'nin ulusal çıkarlarını ne ölçüde yansıttığı konusunda önemli tartışmalara yol açtı. Karar süreçlerindeki geleneksel uzlaşının yerine, iş dünyasının&nbsp;dış&nbsp;politika kararlarında belirleyici aktör haline gelmesi, bu şüpheleri daha da güçlendirdi. Buna ek olarak Elon Musk'ın kabinede ve Trump üzerindeki artan etkisi, Trump yönetiminin&nbsp;dış&nbsp;politika hedefleri konusundaki derin belirsizlikler ve soru işaretlerinin yoğunlaşmasına yol açtı.</p>

<p style="text-align:left">Trump'ın&nbsp;dış&nbsp;politika söyleminde öne çıkan Kanada, Grönland ve Ukrayna'nın ortak noktası, nadir toprak elementleri bakımından zengin olmalarıdır. Nadir toprak elementleri, savunma sanayisinden yüksek teknolojiye, yenilenebilir enerji sistemlerinden elektronik cihaz üretimine kadar geniş yelpazede kritik öneme sahip olup, küresel rekabette stratejik kaynak olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align:left">Bu çerçevede bakıldığında Trump'ın bu 3 ülkeye yönelik özel ilgisinin ardında yalnızca klasik diplomatik veya güvenlik kaygıları değil, aynı zamanda ABD'nin küresel ekonomik ve stratejik bağımsızlığını güçlendirme çabası da yatmaktadır. Özellikle iş dünyasının ve madencilik sektörünün Trump yönetimi üzerindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, nadir toprak elementleri rekabetinin ABD&nbsp;dış&nbsp;politikasında giderek daha belirleyici rol oynadığı görülmektedir.</p>

<p style="text-align:left">Çin'in küresel nadir toprak elementleri rezervlerinin yaklaşık yüzde 40'ına tek başına sahip olması ve bu elementlerin, "Sanayi 4.0" olarak adlandırılan dönüşüm sürecinde kritik endüstriyel girdi haline gelmesi, ABD'yi bu alanda stratejik adımlar atmaya zorlamaktadır. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde ABD'nin rekabet gücünü koruma çabasının doğal uzantısı olarak görülebilir ancak mesele nadir toprak elementlerinin yalnızca genel sanayi üretimi için değil, aynı zamanda uzay sanayii ve batarya teknolojileri gibi stratejik sektörler için vazgeçilmez kaynak olması nedeniyle daha karmaşık hal almaktadır. Trump yönetimi, bu rekabetin içinde ABD'nin avantajını artırmak için uluslararası hukuku ve bizzat ABD'nin kurucusu olduğu normlara dayalı küresel düzeni göz ardı etme eğilimi göstermiştir. Peki, Trump'ı ve yönetimini bu noktaya iten temel faktörler nelerdir?</p>

<p style="text-align:left">Bu sorunun cevabı, ABD'nin uzay ve elektrikli otomobil piyasasındaki en büyük oyuncularından biri olan Elon Musk'ta yatıyor. Nadir toprak elementleri olmaksızın Musk'ın şirketlerinin küresel ölçekte Çinli rakipleri karşısında tutunabilmesi neredeyse imkansız hale geliyor. Dolayısıyla Trump yönetimini&nbsp;dış&nbsp;politikada bu kadar saldırganlaştıran ve devletlerin bağımsızlığı ile toprak bütünlüğünü hiçe sayma pahasına revizyonist çizgiye yönelten temel faktör, iktidar ortağı konumundaki Musk'ın çıkarlarını koruma çabası olarak yorumlanabilir.</p>

<p style="text-align:left">Trump'ın her üçü de Batı müttefiki olan Kanada, Grönland ve Ukrayna üzerindeki revizyonizme varan&nbsp;politikası&nbsp;ile iktidar ortağı olarak tanımlanabilecek Musk'ın batarya ve uzay teknolojileri alanındaki büyük yatırımları arasında anlamlı bir paralellik bulunuyor. Trump, Musk'ın çıkarlarını ABD'nin ulusal çıkarı olarak sunarak,&nbsp;dış&nbsp;politikada müttefiklerini tehdit eden, revizyonist eğilimi ABD kamuoyunda meşrulaştırıyor.</p>

<p style="text-align:left">Çıkar gruplarının&nbsp;dış&nbsp;politikaya müdahalesinin meşrulaştırılmasında ise sosyal medya platformları, manipülasyon aracı olarak etkili biçimde kullanılıyor. Bu durum yalnızca dar bir çıkar grubunun ekonomik çıkarları üzerinden şekillenen&nbsp;dış&nbsp;politika yaklaşımının, geleneksel diplomatik ve stratejik normların ötesine geçtiğini ve ABD&nbsp;dış&nbsp;politikasında geleneksel aktörlerin rollerinin, bazı çıkar grupları aleyhine zayıfladığını da gösteriyor.</p>

<p style="text-align:left">[Doç. Dr. Necmettin Acar, Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanıdır.]</p>

<p style="text-align:left">​​​​​​​*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal&nbsp;politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 09:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/03/analiztrumpin-dis-politikasi-neye-gore-sekilleniyor-1741796053.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrail&#039;in Filistinlilere uyguladığı baskıyı anlatan &quot;No Other Land&quot;, &quot;En İyi Belgesel Oscar&quot;ını kazandı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/israilin-filistinlilere-uyguladigi-baskiyi-anlatan-no-other-land-en-iyi-belgesel-oscarini-kazandi-6493</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/israilin-filistinlilere-uyguladigi-baskiyi-anlatan-no-other-land-en-iyi-belgesel-oscarini-kazandi-6493</guid>
                <description><![CDATA[Filistinlilerin, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da bulunan Mesafir Yatta'da İsrail ordusunun uyguladığı yıkım ve sürgün politikasına karşı gösterdiği mücadeleyi anlatan "No Other Land" (Başka Toprak Yok), ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen törende "En İyi Belgesel Oscar"ını kazandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">İSTANBUL (AA) - Filistinlilerin, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da bulunan Mesafir Yatta'da İsrail ordusunun uyguladığı yıkım ve sürgün politikasına karşı gösterdiği mücadeleyi anlatan "No Other Land" (Başka Toprak Yok), ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen törende "En İyi Belgesel&nbsp;Oscar"ını kazandı.</p>

<p style="text-align:left">İsrailli ve Filistinli sinemacıların ortak çalışması olan bu belgesel, Batı Şeria'nın güney ucundaki Mesafir Yatta'da geçiyor. Filistinli aktivist Basel Adra'nın, İsrail ordusunun askeri eğitim bölgesi oluşturmak amacıyla başlattığı yıkımı, canı pahasına, belgeleme çabasını anlatan film 2019-2023 yıllarında geçen gerçek olayları aktarıyor.</p>

<p style="text-align:left">Adra, tanık olduğu bu yıkımı dünyaya duyurmaya çalışırken, İsrailli gazeteci Yuval Abraham ile tanışıyor. Çatışmanın iki tarafında doğan insanları, aynı yapımda bir araya getiren belgesel ekibinde Hamdan Ballal ve Rachel Szor da bulunuyor.</p>

<p style="text-align:left">Batı Şeria, "Altı Gün Savaşları" olarak bilinen Arap-İsrail çatışması sonrası 1967 yılından bu yana İsrail ordusunun işgali altında bulunuyor.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Filmin yapımcılarından duygu dolu ödül konuşması</strong></p>

<p style="text-align:left">Basel Adra, ödül töreninde yaptığı konuşmada, 2 ay önce baba olduğunu belirterek, "Umudum, kızımın benim şu anda yaşadığım hayatı yaşamak zorunda kalmaması. 'No Other Land', onlarca yıldır katlandığımız ve hala direnmeye devam ettiğimiz acı gerçeği yansıtıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Adra, dünyayı adaletsizliği ve Filistin halkına yönelik etnik temizliği durdurmak için gerekli adımları atmaya çağırdıklarını vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Yuval Abraham ise seslerinin dünyaya daha güçlü ulaşması için bu filmin, Filistin ve İsrail ortak yapımı olarak hazırlandığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Abraham, 5 yıl süren belgesel yapım sürecinde aralarında sıkı bir bağ oluşan Filistinli arkadaşı Basel Adra'yı işaret ederek, "Basel'e baktığımda kardeşim gibi görüyorum ama eşit değiliz. Benim sivil yönetim altında özgür olduğum, Basel'in ise hayatını mahveden ve kontrol edemediği askeri yasalar altında olduğu bir rejimde yaşıyoruz." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Abraham, iki devlet çözümüne gönderme yaparak, "Etnik üstünlüğün olmadığı, her iki halkın da ulusal haklara sahip olduğu farklı bir yol, siyasi bir çözüm var." dedi.</p>

<p style="text-align:left">İsrailli film yapımcısı, "Buradayken (ABD), bu ülkedeki dış politikanın bu yolu engellemeye yardımcı olduğunu söylemek zorundayım." diyerek, iki devletli çözüme gidilmesi yolunda ABD’yi eleştirdi.</p>

<p style="text-align:left">Film, festivallerde büyük ilgi görerek gecenin favorilerinden biri olarak&nbsp;Oscar'a geldi. Film için 24 ülkede dağıtım anlaşması yapılmasına rağmen ABD'de belgesel için dağıtımcı şirket bulunamadı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Mar 2025 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/03/israilin-filistinlilere-uyguladigi-baskiyi-anlatan-no-other-land-en-iyi-belgesel-oscarini-kazandi-1741006046.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hos-geldin-ya-sehr-i-ramazan-6484</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hos-geldin-ya-sehr-i-ramazan-6484</guid>
                <description><![CDATA[Hollanda'nın Amsterdam, Polonya'nın Varşova, İngiltere'nin Londra, Kazakistan'ın Astana ve Belçika'nın Brüksel, Fransa'nın Paris, İsviçre'nin Zürih, Romanya'nın Bükreş, Kanada'nın Ottowa, Bulgaristan'ın Sofya, İtalya'nın Roma, İspanya'nın Madrid, Bosna-Hersek'in Saraybosna şehirlerinde yaklaşık 12 saat 50 dakika oruç tutulacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - Ramazan ayında bu sene, farklı ülkelerdeki oruç tutma süreleri arasındaki fark 3 saati geçmeyecek.</p>

<p style="text-align:left">Müslümanlar, dünya genelinde ramazan ayına 1 Mart Cuma ya da bir sonraki gün başlamaya hazırlanırken, oruç tutma süreleri ise ülkelerin konumuna göre değişecek.</p>

<p style="text-align:left">En uzun oruç, ramazanın muhtemel son günü 29 Mart'ta İzlanda'nın Reykjavik ve Grönland'ın Nuuk kentinde 15 saat 52 dakika olarak tutulacakken, en kısa oruç da yine aynı gün Şili'nin Punta Arenas bölgesi'nde 13 saat 38 dakika uzunluğunda olacak.</p>

<p style="text-align:left">Dünyada bu yıl farklı konumlarda yaşayan Müslümanların oruç tutma süreleri arasındaki fark 3 saati geçmeyecek.</p>

<p style="text-align:left">Türkiye'de ramazanın ilk orucu için gece sahura kalkılacak ve yarın ilk iftar yapılacak. İlk imsak yarın Iğdır'da saat 05.08'de, ilk iftar da yine Iğdır'da saat 18.02'de gerçekleştirilecek.</p>

<p style="text-align:left">Ramazanın ilk günü son imsak Çanakkale'de saat 06.18'de, son iftar Çanakkale'de saat 19.12'de yapılacak.</p>

<p style="text-align:left">Osmaniye, Kastamonu, Antalya, Bilecik, Denizli ve Balıkesir'de 12 saat 56 dakika ile en uzun, 30 ilde ise 12 saat 54 dakika ile en kısa oruç tutulacak.</p>

<p style="text-align:left">Geriye kalan 45 ilde, 12 saat 55 dakika oruçlu kalınacak.</p>

<p style="text-align:left">Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığının kameri ay hesaplamalarına göre, şevval ayının hilali, ramazanın 29'uncu günü akşamı görüleceği için bu yıl ramazan 29 gün sürecek.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Ramazanın ilk günü en uzun oruç Şili'nin Punta Arenas bölgesinde</strong></p>

<p style="text-align:left">Diyanet İşleri Başkanlığının "ramazan.diyanet.gov.tr" internet sitesindeki verilerine göre, ramazanın 1 Mart'ta dünyanın her yerinde başlaması durumunda, ilk gün en uzun oruç tutma süresi 15 saat 51 dakika ile Şili'nin Punta Arenas bölgesinde olacak.</p>

<p style="text-align:left">Yeni Zelanda'nın Dunedin kentinde 15 saat 7 dakika ve başkent Wellington'da 14 saat 47 dakika, Grönland'ın Nuuk kentinde 12 saat 56 dakika oruç tutulacak. Avusturalya'nın başkenti Canberra'da da oruç süresi 14 saat 27 dakika olacak.</p>

<p style="text-align:left">Müslümanlar, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de, Norveç'in başkenti Oslo ve İsveç'in Stockholm kentinde ise 12 saat 53 dakika oruç tutacak.</p>

<p style="text-align:left">Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde 14 saat 3 dakika, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'ta 12 saat 52 dakika, Rusya'nın başkenti Moskova'da 12 saat 52 dakika oruç tutulacak.</p>

<p style="text-align:left"><img alt="Brüksel_İmsakiye" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/BRUKSEL_%C4%B0msakiye.jpg" style="float:left; height:800px; width:566px" />Ramazanın ilk gününde diğer kentlerde ortalama oruç süreleri ise şu şekilde olacak:</p>

<p style="text-align:left">"Hollanda'nın Amsterdam, Polonya'nın Varşova, İngiltere'nin Londra, Kazakistan'ın Astana ve<span style="background-color:#f1c40f"> </span><strong><span style="background-color:#f1c40f">Belçika'nın&nbsp;Brüksel,</span> </strong>Fransa'nın Paris, İsviçre'nin Zürih, Romanya'nın Bükreş, Kanada'nın Ottowa, Bulgaristan'ın Sofya, İtalya'nın Roma, İspanya'nın Madrid, Bosna-Hersek'in Saraybosna şehirlerinde yaklaşık <strong><span style="background-color:#f1c40f">12 saat 50 dakika oruç tutulacak.</span></strong></p>

<p style="text-align:left">Müslümanlar, Almanya'nın başkenti Berlin'de 12 saat 52 dakika, İzlanda'nın Reykjavik kentinde 12 saat 56 dakika, ABD'nin başkenti Washington'da 12 saat 55 dakika, Endonezya'nın Cakarta kentinde 13 saat 31 dakika, Yunanistan'ın başkenti Atina'da 12 saat 55 dakika, Portekiz'in başkenti Lizbon'da 12 saat 55 dakika, Japonya'nın başkenti Tokyo'da 12 saat 56 dakika, Çin'in başkenti Pekin'de 12 saat 55 dakika, Malezya'nın Kuala Lumpur kentinde 13 saat 19 dakika, İran'ın başkenti Tahran'da 12 saat 56 dakika, Afganistan'ın başkenti Kabil'de 12 saat 57 dakika, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da 12 saat 57 dakika, Irak'ın başkenti Bağdat'ta 12 saat 58 dakika ve Sri Lanka'nın başkenti Kolombo'da 13 saat 16 dakika oruç tutulacak.</p>

<p style="text-align:left">Nijerya'nın Abuja kentinde 13 saat 14 dakika, Mısır'ın Kahire kentinde 12 saat 59 dakika, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta 12 saat 57 dakika, Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde 13 saat 57 dakika, Kudüs'te 12 saat 59 dakika, Gabon Librevil'de 13 saat 23 dakika, Suudi Arabistan'ın Riyad kenti 13 saat 2 dakika oruç ve Gazze'de ise ilk gün 12 saat 58 dakika oruç tutulacak.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;Ramazanın son günü en uzun oruç İzlanda ve Grönland'da</strong></p>

<p style="text-align:left">Ramazanın muhtemel son günü 29 Mart'ta oruç tutma süreleri, ayın başlangıcına göre oldukça değişkenlik gösterecek. İzlanda'nın Reykjavik kentinde 15 saat 52 dakika, Grönland'ın Nuuk kentinde 15 saat 52 dakika ve Moskova'da 15 saat 11 dakika oruç tutulacak.</p>

<p style="text-align:left">Ramazanın başında en uzun orucun tutulacağı Şili'nin Punta Arenas bölgesinde oruç süresi ise 2 saate yakın kısalarak, 13 saat 38 dakika olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 15:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/hos-geldin-ya-sehr-i-ramazan-1740776350.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Üsküp&#039;te Osmanlı dönemi Makedonyası Sultan II. Abdülhamid&#039;in fotoğraflarıyla anlatıldı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/uskupte-osmanli-donemi-makedonyasi-sultan-ii-abdulhamidin-fotograflariyla-anlatildi-6482</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/uskupte-osmanli-donemi-makedonyasi-sultan-ii-abdulhamidin-fotograflariyla-anlatildi-6482</guid>
                <description><![CDATA[Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp'teki Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU) tarafından "Sultan II. Abdülhamid Han'ın Yıldız Albümlerinde Makedonya Sergisi" ve "Osmanlı Dönemi'nde Makedonya" paneli gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left"><strong><img alt="KUZEY mAKEDONYA_KONFERANS_SERGİ" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/USKUPTE_OSMANLI_DONEMI_MAKEDONYASI_SULTAN_II_ABDULHAMIDIN_FOTOGRAFLARIYLA_ANLATILDI.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" />Kuzey Makedonya’da “Sultan II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Albümlerinde Makedonya Sergisi” ve “Osmanlı Döneminde Makedonya” konferansı düzenlendi.</strong></div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left">Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te yer alan Uluslararası Balkan Üniversitesi’nde “Sultan II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Albümlerinde Makedonya Sergisi” açıldı. Sergi açılışının ardından “Osmanlı Döneminde Makedonya” konferansı düzenlendi.</div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left">Sultan II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu’nda bulunan Kuzey Makedonya’ya dair fotoğrafların bir araya getirildiği çalışmada Balkanlar’ın mimari zenginliğinin fotoğraflarla yansıtılması ve bölgenin kültürel mirasına sahip çıkılarak literatüre katkı yapılması amaçlandı.</div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left">Osmanlı eseri camiler, hastaneler, tren istasyonları, askerî ve mesleki okullar, kışlalar, meydan, konak, köprü ve şehir manzaralarından oluşan fotoğraf sergisinin sonrasında “Osmanlı Döneminde Makedonya” başlıklı bir konferans da düzenlendi. Konferansta Prof. Dr. Mehmet İnbaşı “Makedonya’da Osmanlı Dönemi”ni konu alan bir sunum yaparken, Doç. Dr. Eyüp Kul ise “19. Yüzyılda Sultan Abdülhamid Döneminde Makedonya” konulu sunumunu gerçekleştirdi.</div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left">Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı (YTB) Abdullah Eren’in yanı sıra T.C. Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy ve Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Lütfi Sunar’ın da katıldığı programda “Sultan II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Albümlerinde Makedonya Sergisi”nin açılışı da birlikte yapıldı.</div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left">&nbsp;</div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left"><strong>Eren: “Türkiye Cumhuriyeti, tüm kurum ve kuruluşlarıyla Balkanlar’da mevcut bulunuyor.”</strong></div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left">Programda YTB Başkanı Abdullah Eren açılış konuşmasını yaptı. Uluslararası Balkan Üniversitesi’nin Balkanlar’da Türkiye’nin yüzünü ağartan bir eğitim kurumu olduğunu ve kurulduğu günden bugüne artan eğitim kalitesiyle öğrenciler için bir cazibe merkezi olmayı başardığını kaydeden Eren, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla Balkanlar’da mevcut bulduğunu vurguladı. Osmanlı’nın Balkan coğrafyasında uyguladığı istimâlet siyasetiyle kurmuş olduğu barışçıl nizamdan söz eden YTB Başkanı, geçmişin bu tecrübesinin gelecek için de model alınması imkânlarının araştırılması gerektiğini sözlerine ekledi.</div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left">“Bugün Türkiye, Kuzey Makedonya da dahil olmak üzere, Balkan coğrafyasına samimiyetle elini uzatmaya gayret ediyor,” diyen Abdullah Eren, birlikte daha güzel bir geleceğe yürümek ve dünyaya yeni bir teklif sunmak maksadını taşıdıklarının da altını çizdi.</div>

<div style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:left">Program, hediye takdiminin ardından sona erdi.</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 10:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/uskupte-osmanli-donemi-makedonyasi-sultan-ii-abdulhamidin-fotograflariyla-anlatildi-1740740601.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EREN: “Sorumluların adalet önüne çıkarılması son derece önemlidir”</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/eren-sorumlularin-adalet-onune-cikarilmasi-son-derece-onemlidir-6469</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/eren-sorumlularin-adalet-onune-cikarilmasi-son-derece-onemlidir-6469</guid>
                <description><![CDATA[Almanya'nın Dortmund şehrinde faaliyet gösteren Eving Selimiye Spor Kulübü’ne, 24 Şubat Pazartesi akşamı geç saatlerde ırkçı bir saldırı düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#212121"><strong><span style="font-size:12pt">Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı (YTB) Abdullah Eren, Almanya'nın Dortmund şehrinde faaliyet gösteren Eving Selimiye Spor Kulübü yapılan ırkçı saldırıyı lanetleyerek, “Bu tür ırkçı saldırıların Alman makamları tarafından ciddiyetle soruşturulması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması son derece önemlidir” dedi.</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#212121">&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#212121"><span style="font-size:12pt">Almanya'nın Dortmund şehrinde faaliyet gösteren Eving Selimiye Spor Kulübü’ne, 24 Şubat Pazartesi akşamı geç saatlerde ırkçı bir saldırı düzenlendi. Kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen saldırıda, derneğin girişinde yer alan tabela sökülerek arkasına kan rengi boyayla "Türkler öleceksiniz" ifadesi yazıldı ve nazi işareti çizildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#212121"><span style="font-size:12pt">YTB Başkanı Eren saldırıyı lanetleyerek sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Gerçekleştirilen bu nefret eyleminin yalnızca bir spor kulübüne değil, toplumun bütün kesimlerine yapıldığını belirten Eren, “Almanya'nın Dortmund kentinde Türklerin kurduğu Eving Selimiye Spor Kulübü’ne yapılan ırkçı saldırıyı esefle kınıyorum. Bu kabul edilemez nefret eylemi, yalnızca bir spor kulübüne değil, sporun birleştirici gücüne ve toplumsal huzura yönelik doğrudan bir saldırıdır. Bu tür ırkçı saldırıların Alman makamları tarafından ciddiyetle soruşturulması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması son derece önemlidir. Türkiye olarak Almanya'nın ayrılmaz bir parçası olan Almanya'daki Türk toplumunun daima yanında durmaya devam edeceğiz!” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>

<div>&nbsp;</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Feb 2025 07:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/eren-sorumlularin-adalet-onune-cikarilmasi-son-derece-onemlidir-1740552090.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya&#039;daki seçimlerde AfD&#039;nin yükselişi Müslüman ve Türkleri endişelendiriyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/almanyadaki-secimlerde-afdnin-yukselisi-musluman-ve-turkleri-endiselendiriyor-6465</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/almanyadaki-secimlerde-afdnin-yukselisi-musluman-ve-turkleri-endiselendiriyor-6465</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">İSTANBUL (AA) - ÖMER FARUK MADANOĞLU - Avrupa'da yaşayan Türk toplumu ve akraba topluluklarının karşılaştığı sosyal, siyasi ve kültürel sorunlara çözümler üretmeyi amaçlayan sivil toplum kuruluşu Uluslararası Demokratlar Birliği'nin (UID) eski Genel Başkanı Bülent Bilgi, Almanya'da dün yapılan genel seçimde aşırı sağın oylarını artırmasının ülkedeki yabancı düşmanlığını artıracağını, bu durumun Müslüman ve Türkler için riskler taşıdığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Bilgi, Almanya'daki seçimlerde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin bir önceki seçimlere göre oy oranını 10,4 puan artırarak yüzde 20,8 ile ikinci sırada yer almasının olası etkilerini AA muhabirine değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:left">Aşırı sağın yükselmesinin bütün Avrupa'da izlenebilen bir gelişme olduğunu söyleyen Bilgi, "Fransa, Hollanda,&nbsp;Belçika, İtalya, Avusturya dahil olmak üzere İskandinav ülkelerinde de aynı gelişmeyi görüyoruz. Almanya'da bir paralel gidişat arz etmekte. Fakat Almanya'daki sayı, açık konuşmak gerekirse, İtalya veya Fransa'yla kıyasladığımızda bu denli yüksek değil aslında hala." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Bilgi, son seçimde oylarını artıran AfD'nin Yunanistan'ın mali krize girmesiyle birlikte o borcu ödemek istemeyen halkın desteği ile 2013'te kurulduğunu belirterek, partinin özellikle 2015'ten sonra tamamen aşırı sağın eline geçtiğine dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">Oyların yaklaşık yüzde 20'sini alan AfD'nin genellikle Almanya'nın doğusundan oy topladığını dile getiren Bilgi, şöyle devam etti:</p>

<p style="text-align:left">"Sovyetler Birliği iktidarı altındayken Nazi ideolojisinden ciddi anlamda arınmamış olan bir millet anlaşılan o ki nesilden nesle gizli bir şekilde bu ideolojiyi devam ettirdiler ve şu anda AfD üzerinden bir şekilde meydana çıktı. Sanki gizli bir el aynı zamanda buna destek vermekte. Partinin yeni söylemleri apaçık bir şekilde Nazi ideolojisine yakın ve bu tarz bir kitle de oluşturdu. Son zamanlarda Almanya'nın doğusunda, mültecilerin Batılıları Avrupa'dan sürecekleri söylemi yayılmaya başladı ve bir kesim buna gerçekten inanmaya başladı. Bu söylemlere inanlar AfD'nin en yüksek oy aldığı bölgelerde yaşıyorlar."</p>

<p style="text-align:left">Bilgi, AfD'nin Almanya'nın batı kesiminde oy oranlarının yüzde 10'larda olduğunu ifade ederek, bu seçim sonuçlarının beklendiğini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">- Müslüman düşmanlığı daha da artacak</p>

<p style="text-align:left">Almanya'da göçmen ve Müslüman karşıtlığının hiçbir zaman yok olmadığını vurgulayan Bilgi, şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:left">"Özellikle kurumsal ırkçılık, yani bir yerde bir kiralık ev bulamamanız, okulda göçmen bir aileden geldiğiniz için notunuzun kırılması, belli yerlerde belki dezavantajlı bir başlangıç ile işe başlamanız Almanya'da zaten var. Gelen hükümetler bununla mücadele etse de ortadan kaldıramadılar. Almanya'nın doğusunda başörtülü, Müslüman bayanlara karşı Müslüman karşıtı tepkiler oluyor. Aşırı sağın söylemleri özellikle göçmenlere karşı fakat burada şöyle bir ayrım yapılması gerekir. AfD'nin Avrupa topluluğu içinde gelen diğer göçmenler diye adlandırabileceğimiz İtalyanlar, İspanyollar, Fransızlar,&nbsp;Belçikalılara karşı bir tepkisi yok. AfD'nin veya ırkçıların söylemleri daha çok Müslüman kesime, Türklere karşı olan bir düşmanlıktır. Açık olarak Türkiye ve Türklere karşı düşman olduklarında saklamıyorlar. Özellikle İslam karşıtı söylemlerle prim yaptılar, oylarını çoğalttılar ve bunu da hiçbir zaman saklamıyorlar. Çünkü en güçlü silahları bu."</p>

<p style="text-align:left">Bilgi, Almanya'da göçmenlerin hayatlarının belli alanlarda zor olduğunu ve kırsal kesimde bunun daha da belirginleşmeye başladığını kaydederek, AfD'nin oylarını artırmasının da aşırı sağcıların Müslümanlara yönelik sözlü ya da fiziki tacizlerine zemin hazırladığına işaret etti.</p>

<p style="text-align:left">Almanya'nın kozmopolit şehirlerinde birlikte yaşama kültürünün daha fazla olduğunu anlatan Bilgi, Müslüman ve göçmen karşıtı saldırıların bu tür şehirlerde çok artacağını düşünmediğini dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Bilgi, Almanya'da Müslüman ve göçmen karşıtlığının yıllar içerisinde artacağı uyarısında bulunarak, "Bundan sonra daha da zor olacağını düşünüyorum. Bu söylemler Almanya'nın en büyük göçmen kitlesi olan Türkleri de tabii ki etkiliyor. 2000'li yıllarda Almanya'da Müslüman düşmanlığı yapanlar aynı zamanda Türk düşmanlığı da yapıyorlardı. Dolayısıyla şu andaki AfD'nin ana düşman ilan ettiği kitle Müslümanlardır ve bunların da bundan etkilenmesi gayet normaldir. Maalesef önümüzdeki seçimlerde yabancı ve göçmen düşmanlığının daha da artacağını söyleyebiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Almanya'da seçim sonuçları</strong></p>

<p style="text-align:left">Almanya Seçim Kurulunun açıkladığı geçici resmi sonuçlara göre, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri yüzde 28,6 ile genel seçimi önde tamamladı.</p>

<p style="text-align:left">Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ve Bavyera eyaletinde teşkilatlanmış kardeş parti konumundaki Hristiyan Sosyal Birlik Partisinden (CSU) oluşan CDU/CSU, oyların yüzde 28,6'sını alarak seçimi önde tamamladı.</p>

<p style="text-align:left">Aşırı sağcı AfD partisi bir önceki seçimlere göre oy oranını 10,4 puan artırarak yüzde 20,8 ile ikinci sırada yer alıyor.</p>

<p style="text-align:left">Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 16,4 oy oranıyla üçüncü, Yeşiller Partisi ise yüzde 11,6 ile dördüncü sırada bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Feb 2025 09:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/almanyadaki-secimlerde-afdnin-yukselisi-musluman-ve-turkleri-endiselendiriyor-1740424848.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya sandık başına gidiyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/almanya-sandik-basina-gidiyor-6460</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/almanya-sandik-basina-gidiyor-6460</guid>
                <description><![CDATA[Almanya'da halk, genel seçimde oy kullanmak için sandık başına gidiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>BERLİN (AA) -&nbsp;Almanya'da halk, genel&nbsp;seçimde oy kullanmak için sandık başına gidiyor.</p>

<p>Ülkede 21. dönem Federal Meclis'te (Bundestag) yer alacak milletvekillerini seçmek için oy verme işlemi yerel saatle 08.00’de (TSİ 10.00) başladı.</p>

<p>Seçmenler, yerel saatle 18.00’e (TSİ 20.00) kadar oy kullanabilecek.</p>

<p>59,2 milyon seçmenin oy kullanma hakkı bulunduğu&nbsp;seçimlere 29 parti katılıyor.</p>

<p>İlk kez oy kullanacak gençlerin sayısının 2,3 milyon olduğu&nbsp;seçimlerde 70 yaşın üzerindeki seçmenlerin sayısı da 13,7 milyon olarak açıklandı.</p>

<p>Seçimlerde 1422’si kadın 4 bin 506 aday, 630 sandalyeli mecliste milletvekili olmak için yarışıyor.</p>

<p>Türk kökenlilerin de farklı partilerden milletvekili adaylığını koyduğu&nbsp;seçimlerde parlamentoya girme şansı bulunan partilerde 50’nin üzerinde Türk kökenli aday var.</p>

<p>Almanya'da 16 eyalette oluşturulan 299&nbsp;seçim&nbsp;bölgesinde 675 bin kişi yaklaşık 90 bin sandıkta görev yapacak.</p>

<p><strong>İkinci oylar önemli</strong></p>

<p>Seçmenler sandığa gittiklerinde 2 ayrı oy kullanabilecek. İlk oyla&nbsp;seçim&nbsp;bölgesindeki adayı seçecek olan vatandaşlar, ikinci oyla partilerin belirlediği listelerde yer alan adaylara oy verecek.</p>

<p>Bu&nbsp;seçim&nbsp;öncesinde&nbsp;Seçim&nbsp;Yasasında yapılan değişiklikle daha önemli hale gelen ikinci oylar, partilerin mecliste ne kadar sandalye kazanacağını belirleyecek.</p>

<p>Seçimlerde oy oranında yüzde 5'lik barajı geçen partiler meclise girecek. Ancak bu barajı geçemeyen partiler, 3 bölgeden doğrudan milletvekili çıkarması durumunda partinin oy oranına göre parlamentoda temsil edilme fırsatını yakalayabilecek.</p>

<p><strong>Başbakan adayları</strong></p>

<p>Almanya’da 2021’de Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti’den (FDP) oluşan ve renklerinden dolayı “trafik ışığı koalisyonu” olarak nitelenen hükümetin lideri Başbakan Olaf Scholz, SPD’den yeniden başbakan adayı oldu.</p>

<p>Scholz’un yanı sıra başbakanlık koltuğu için ana muhalefetteki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin adayı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkanı Friedrich Merz, aşırı sağcı&nbsp;Almanya&nbsp;için Alternatif (AfD) Partisi Eş Başkanı Alice Weidel, Yeşiller’den Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Robert Habeck ve "Sahra Wagenknecht İttifakı-Anlayış ve Adalet İçin” (BSW) Partisi Eş Başkanı Sahra Wagenknecht yarışıyor.</p>

<p>- Anketlerdeki durum</p>

<p>Anketlere göre Merz liderliğinde ana muhalefette bulunan CDU/CSU, yüzde 28-32 bandındaki oy oranıyla birinci sırada yer alıyor. Böylelikle ülkede başbakanın değişeceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.</p>

<p>Aşırı sağcı popülist AfD’nin oy oranı ise anketlere yüzde 20-21 olarak yansıyor. Bu da AfD’nin oy oranının bir önceki&nbsp;seçimlere göre iki kat artabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Başbakan Scholz’un üyesi olduğu SPD’nin oy oranı da yüzde 14,5-16 bandında görülürken, mevcut hükümetin diğer ortağı Yeşillerin oy oranı yüzde 12-14 bandında bulunuyor.</p>

<p>Kasım 2021'de dağılan "trafik ışığı hükümetinin" küçük ortağı FDP'nin anketlerde oy oranı yüzde 4-5 arasında yer alıyor. Uzmanlar, bir önceki&nbsp;seçimlere göre büyük oy kaybı yaşayan FDP’nin yüzde 5’lik&nbsp;seçim&nbsp;barajına takılabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Seçimlerde ne kadar oy alacağı kamuoyunda merak edilen ve son dönemde oylarını arttırdığı ifade edilen Sol Parti’nin ise anketlerde yüzde 7-8 oy alacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>İlk kez genel&nbsp;seçime katılacak olan BSW ise anketlere yüzde 3-4,5 bandındaki oy oranıyla yansıyor.</p>

<p>Alman kamu yayıncısı ZDF’in anketinde, hangi parti için oy kullanacakları kararını son günlerde vermesi beklenen “kararsızların” oranı yüzde 27 olarak gösteriliyor.</p>

<p>Anketlere göre hiçbir parti tek başına hükümet kurmak için 630 sandalyeli mecliste yeterli milletvekili sayısına ulaşamıyor.&nbsp;Seçimlerin ardından hükümetin kurulması içi zorlu görüşmelerin yapılması bekleniyor.</p>

<p>Muhtemel koalisyon hükümetinin hangi partilerden oluşacağını ise büyük ölçüde, ülkede yüzde 5 olan&nbsp;seçim&nbsp;barajını kaç partinin aşacağı belirleyecek.</p>

<p>Daha fazla partinin barajı aşması, daha fazla partili koalisyonları gerekli kılacak.</p>

<p>Muhtemel koalisyonlar arasında CDU/CSU-SPD koalisyon hükümeti öne çıkarken FDP ve BSW'nin de meclise girmeleri durumunda CDU/CSU ile SPD'nin milletvekili sayısının hükümeti kurmak için yetmeyeceği ve üçüncü bir ortağa ihtiyaç duyulabileceği aktarılıyor.</p>

<p>2021'de yapılan genel&nbsp;seçimlerde SPD yüzde 25,7, CDU/CSU yüzde 24,1, Yeşiller yüzde 14,8, FDP yüzde 11,5, AfD yüzde 10,3, Sol Parti yüzde 4,9 ile mecliste yer almıştı.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 23 Feb 2025 08:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/almanya-sandik-basina-gidiyor-1740313681.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HASENE, Suriye&#039;nin Azez Bölgesinde Depremzedeler İçin Köy ve Rehabilitasyon Merkezi Açtı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hasene-suriyenin-azez-bolgesinde-depremzedeler-icin-koy-ve-rehabilitasyon-merkezi-acti-6421</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hasene-suriyenin-azez-bolgesinde-depremzedeler-icin-koy-ve-rehabilitasyon-merkezi-acti-6421</guid>
                <description><![CDATA[HASENE International, Suriye'nin Azez Bölgesinde Depremzedeler İçin Köy ve Rehabilitasyon Merkezi Açtı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>HASENE International, 2023 yılında meydana gelen depremlerden etkilenen Suriye'nin Azez kentinde "HASENE Köyü" ve bölgenin ilk rehabilitasyon merkezini hizmete açtı. Açılış törenine İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Başkanı Kemal Ergün, HASENE International Başkanı Bekir Altaş, Türkiye Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kilis Valisi Tahir Şahin ve Halep Valisi Azzem Garib katıldı. Tören kapsamında HASENE Köyü'ndeki camide cuma namazı kılındı ve hutbe IGMG Genel Başkan Danışmanı Ramazan Uçar tarafından okundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bölgenin İlk Rehabilitasyon Merkezi Hizmete Girdi</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>HASENE Köyü, 108 konut, cami, anaokulu, ilk ve ortaokulun yanı sıra bölgenin ilk rehabilitasyon merkezine de ev sahipliği yapıyor. Azez ve Halep çevresinde benzeri bulunmayan bu merkez, özellikle depremde ailesini kaybeden çocuklara psikolojik destek sağlayacak. 0-12 yaş grubundaki çocuklara özel hizmetler sunacak olan merkez, savaş ve deprem nedeniyle protez ihtiyacı olan bireylere de destek verecek. Merkezde görev alacak doktorlar, psikiyatristler ve öğretmenler, çocukların ve ailelerin rehabilitasyon sürecine katkıda bulunacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>HASENE Köyü: 108 Konut, Cami, Okul ve Sağlık Ocağı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>HASENE Köyü, 65 metrekarelik 108 konut, 750 kişilik cami, sağlık ocağı, 22 derslikli bir okul, 75 kişilik anaokulu, su deposu ve su kuyusundan oluşan kapsamlı bir kompleks olarak inşa edildi. Ayrıca, ileri dönem eğitim ihtiyaçlarını karşılamak üzere lise seviyesinde bir okulun açılması da planlanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bekir Altaş: "İnsan Onurunu Korumak Sınırları Aşan Bir Sorumluluktur"</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>HASENE International Başkanı Bekir Altaş, açılış töreninde yaptığı konuşmada, bu projenin yalnızca fiziki bir yapılanma değil, aynı zamanda insani değerler ve ortak sorumlulukların hatırlatılması açısından önemli olduğunu vurguladı. Altaş, "Dünyanın pek çok yerinde, özellikle Batı'da, Suriyeliler ve diğer mülteciler dışlanıyor, hatta nefret söylemlerine maruz kalıyor. Oysa açıkça ifade etmeliyiz ki, onlar bir 'yük' değil, insanlığın ortak sorumluluğudur. Bugün onlara nasıl muamele edersek, yarın biz ya da evlatlarımız benzer bir durumda kaldığında nasıl karşılanacağımızın aynasını tutmuş oluruz" dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>HASENE International, insan onurunu merkeze alan projeler geliştirmeye ve kriz bölgelerinde ihtiyaç sahiplerine destek olmaya devam edeceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Feb 2025 10:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/hasene-suriyenin-azez-bolgesinde-depremzedeler-icin-koy-ve-rehabilitasyon-merkezi-acti-1739186612.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hükümetler, bağımlılıkla mücadele için sigara ve nikotin yasağının kapsamını genişletiyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hukumetler-bagimlilikla-mucadele-icin-sigara-ve-nikotin-yasaginin-kapsamini-genisletiyor-6419</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hukumetler-bagimlilikla-mucadele-icin-sigara-ve-nikotin-yasaginin-kapsamini-genisletiyor-6419</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#434343; font-family:Poppins; font-size:14px">İSTANBUL (AA) - SERCAN İRKİN - Her yıl milyonlarca kişinin yaşamına mal olan ve solunum yolu hastalıklarından kalp-damar rahatsızlıklarına kadar pek çok sağlık sorununa yol açan sigaranın küresel ölçekteki kullanımını azaltmak amacıyla hükümetler, çeşitli tedbirleri hayata geçiriyor.</span></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) öncülüğünde sigaranın insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkati çekmek, kullanımını azaltmak ve toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla her yıl 9 Şubat, "Dünya Sigarayı Bırakma Günü" olarak anılıyor.</p>

<p>Tütün ürünlerinin insan sağlığına yönelik artan tehdidine karşı küresel mücadelenin önemli bir adımı olan "Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi", 2003'te DSÖ öncülüğünde imzalanarak bu alandaki politikaların oluşmasında kilit rol oynadı.</p>

<p>DSÖ'nün 2024'te yayımladığı dünya çapındaki tütün kullanımına ilişkin rapora göre, 2000 yılında 1,36 milyar kişi tütün ürünleri kullanırken bu sayı 2022'de artan dünya nüfusuna rağmen 1,24 milyara düştü.</p>

<p>AA muhabiri, son yıllarda dünya genelinde hükümetlerin sigara kullanım oranlarını düşürmek ve nikotin bağımlılığıyla mücadele etmek amacıyla hayata geçirdiği veya gündemine aldığı çalışmaları derledi.</p>

<h3>İtalya</h3>

<p>İtalya'nın ikinci büyük kenti Milano'da 2021 yılında statlar, parklar, mezarlıklar ve otobüs durakları gibi ortak kullanım alanlarında uygulamaya konulan kısıtlı sigara içme yasağının kapsamının genişletilmesine 17 Aralık 2024'te karar verildi.</p>

<p>Yetkililer, şehrin hava kalitesini iyileştirmeyi hedefleyen bu yasağın temel amacının, özellikle vatandaşları pasif içiciliğin zararlı etkilerinden korumak olduğunu belirtti.</p>

<p>Sigara ve tütün ürünlerinin tüketimine yalnızca belirli özel alanlarda ve çevredeki insanlarla en az 10 metre mesafe bırakılması şartıyla izin veren düzenleme, 1 Ocak 2025'te yürürlüğe girdi.</p>

<p>İtalya'nın kuzeybatısındaki Torino kentinde ise Nisan 2024'te benzer karar alınarak açık alanlarda başkalarına 5 metreden daha yakın mesafede sigara içilmesine izin verilmemesi kararlaştırıldı.</p>

<h3>İngiltere</h3>

<p>Yıllık yaklaşık 80 bin kişinin sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiği İngiltere'de 2009 sonrası doğanların ömür boyu sigara satın alamamasını öngören yasa tasarısı, parlamentonun alt kanadı Avam Kamarası tarafından onaylandı.</p>

<p>Tasarıya göre, sigara satın alma alt yaş sınırının her yıl kademeli yükseltilmesi öngörülüyor.</p>

<h3>Nijerya</h3>

<p>Sigara içmenin halk arasında ayıp olarak karşılandığı Nijerya'da hükümet, film endüstrisinde yaygınlaşan sigara kullanımına karşı harekete geçti.</p>

<p>Nijerya’nın film endüstrisi Nollywood’da sigaranın özendirilmesini ve yüceltilmesini önlemek amacıyla 23 Mayıs 2024 itibarıyla filmler, skeçler ve kliplerde kullanımına yasak getirildi.</p>

<h3>Belçika</h3>

<p>Brüksel hükümeti, nikotin bağımlılığıyla mücadele kapsamında aldığı önlemler çerçevesinde 1 Ocak 2025'te yürürlüğe giren kararla "vape" olarak da bilinen tek kullanımlık elektronik sigaraların satışını yasakladı.</p>

<p>Elektronik sigaraların, gençleri sigaraya özendirmenin ve nikotin bağımlısı yapmanın kolay yolu olduğuna işaret eden Belçika Sağlık Bakanı Frank Vandenbroucke, tek kullanımlık elektronik sigaraların içindeki plastik ve pillerin tehlikeli atık kimyasallar oluşturduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Bu yasayla Belçika, Avrupa Birliği (AB) içinde elektronik sigaranın satışını resmen yasaklayan ilk ülke oldu.</p>

<p>Belçika'nın Fransızca konuşulan Valon bölgesinde yer alan Fleurus kentinde ise gençleri sigara dumanına maruz kalmaktan korumak amacıyla, 8 Ocak 2024 itibarıyla belirli kamusal alanlarda tütün ürünlerinin kullanımı yasaklandı.</p>

<p>Bu karar doğrultusunda okullar, kreşler ve huzurevlerinin giriş ve çıkışlarını çevreleyen 10 metrelik alanda sigara ve elektronik sigaranın kullanımına yasak getirildi.</p>

<h3>Avustralya</h3>

<p>Avustralya, 2024'ün başında sağlığa ciddi zararlar veren birçok elektronik sigaranın ithalatını yasaklarken satışına izin verilen aromaların çeşitliliğini de sınırlandırdı.</p>

<p>Elektronik sigaraların kullanımını "sigara alışkanlığını bırakmaya yardımcı ürün" haline dönüştürmeyi hedefleyen Avustralya hükümeti, 1 Temmuz 2024'ten itibaren bu ürünlerin yalnızca eczanelerde satılmasına karar verdi.</p>

<p>Avustralya hükümeti, 18 yaş altına elektronik sigara satışını yasaklarken gençlerin bu alışkanlıktan kurtulmasını desteklemek amacıyla ek fon sağlamayı planladığını da duyurdu.</p>

<h3>Endonezya</h3>

<p>Sigara tüketiminin en yaygın olduğu ülkelerden Endonezya'da 31 Temmuz 2024 itibarıyla web siteleri ve mobil uygulamalar da dahil olmak üzere tüm sosyal medya platformlarında sigara reklamlarının yayımlanması yasaklandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yeni düzenlemelerle eğitim kurumlarının ve çocuk oyun alanlarının 200 metre civarında sigara satışının yapılmasına da yasak getirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Feb 2025 09:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/hukumetler-bagimlilikla-mucadele-icin-sigara-ve-nikotin-yasaginin-kapsamini-genisletiyor-1739004874.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Derya Soysal, Kanal Avrupa’da Orta Asya’nın Stratejik Önemini Değerlendirdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/derya-soysal-kanal-avrupada-orta-asyanin-stratejik-onemini-degerlendirdi-6397</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/derya-soysal-kanal-avrupada-orta-asyanin-stratejik-onemini-degerlendirdi-6397</guid>
                <description><![CDATA[Derya Soysal, Kanal Avrupa’da Orta Asya’nın Stratejik Önemini Değerlendirdi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Derya Soysal, Kanal Avrupa’da Orta Asya’nın Stratejik Önemini Değerlendirdi</strong></p>

<p>Köşe yazarımız Derya Soysal, Almanya’dan yayın yapan&nbsp;Kanal Avrupa televizyonunda Orta Asya’nın jeopolitik ve ekonomik önemine dair değerlendirmelerde bulundu. Soysal, Gazeteci Hüseyin Dönmez'in hazırlayıp sunduğu Belçika Gündemi adlı Proğramda&nbsp;bölgenin küresel dengeler açısından kritik bir konuma sahip olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Türkmenistan’ın Tarafsızlık Politikası ve Bölgesel Barış</strong></p>

<p>Soysal, Türkmenistan’ın Türk dili konuşan devletler arasında daimi tarafsızlık statüsüne sahip tek ülke olduğunu vurguladı. Orta Asya’da barış ve istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynayan Türkmenistan’ın, Hazar Denizi’nin statüsüyle ilgili anlaşmazlıkların çözümüne katkı sunduğunu belirtti. Ayrıca, Afganistan’a yönelik barışçıl politikaları ve Tacikistan’daki iç savaş sırasında arabuluculuk rolü üstlenerek bölge barışına destek verdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Orta Asya’nın Küresel Önemi ve Avrupa ile İlişkileri</strong></p>

<p>Orta Asya’nın dünya sahnesindeki merkezi rolüne değinen Soysal, ünlü stratejist Mackinder’in bu bölgeyi “Kalpgah” (Heartland) olarak tanımladığını hatırlattı. Küresel ekonominin doğuya kaymasıyla birlikte, Orta Asya’nın stratejik öneminin daha da arttığını dile getirdi.</p>

<p>Son dönemde Avrupa Birliği’nin, Covid-19 pandemisi ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası kritik mineraller ve doğal kaynaklar bakımından yeni ortaklar arayışına girdiğini söyleyen Soysal, Orta Asya ülkelerinin Avrupa için vazgeçilmez hale geldiğini belirtti.</p>

<p><strong>Kazakistan ve Özbekistan: Avrupa’nın Yeşil Dönüşümdeki Kilit Ortakları</strong></p>

<p>Soysal, Kazakistan’ın Avrupa için kritik bir ortak olduğuna dikkat çekerek, Kazak ihracatının önemli bir kısmının Avrupa’ya yöneldiğini ve Fransa’nın Kazak uranyumuna bağımlı olduğunu vurguladı. Ayrıca, Kazakistan’ın Emisyon Ticareti Sistemi’ne katılarak Avrupa’nın çevre politikalarını takip ettiğini belirtti.</p>

<p>Özbekistan’ın da kapsamlı reformlar gerçekleştirerek yabancı yatırımcılar için cazip hale geldiğini söyleyen Soysal, Kazakistan ve Özbekistan’ın, yeşil dönüşüm için kritik materyallere sahip olmaları nedeniyle Avrupa için stratejik ortak konumunda olduğunu ifade etti.</p>

<p>Belçika Gündeminin adlı proğramda Orta Asya’nın küresel dengelerdeki yeri ve Avrupa ile ilişkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 02 Feb 2025 18:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/derya-soysal-kanal-avrupada-orta-asyanin-stratejik-onemini-degerlendirdi-1738517114.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB Komisyonu üyesi Lahbib, Emevi Meydanı&#039;nda Suriye&#039;ye destek mesajı verdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ab-komisyonu-uyesi-lahbib-emevi-meydaninda-suriyeye-destek-mesaji-verdi-6353</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ab-komisyonu-uyesi-lahbib-emevi-meydaninda-suriyeye-destek-mesaji-verdi-6353</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden sorumlu üyesi Hadja Lahbib, Suriye'nin başkenti Şam'a düzenlediği resmi ziyarette kentin sembolü Emevi Meydanı'nda çektiği anonsta ülkenin yeniden inşasına destek mesajı verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden sorumlu üyesi Hadja Lahbib, Suriye'nin başkenti Şam'a düzenlediği resmi ziyarette kentin sembolü Emevi Meydanı'nda çektiği anonsta ülkenin yeniden inşasına destek mesajı verdi.</p>

<p style="text-align:left">Eski gazeteci Lahbib, Şam'a düzenlediği resmi ziyaret çerçevesinde Emevi Meydanı'nda anons çekti.</p>

<p style="text-align:left">Şahsi cep telefonu ve gimballe çekerek X hesabında yayınladığı anonsta Lahbib, "Şam sokaklarından, tarih yazılan ve yazılmaya da devam edilen, tarifsiz şiddetin yaşandığı ancak şimdi tüm Suriyeliler için daha parlak bir gelecek için umut ışığı olan ikonik Emevi Meydanı'na yürüyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Lahbib, "Şimdi önümüzdeki yol, Suriyelilerin acılarını hafifletmek için yürünecek. İnsani ihtiyaçlar çok büyük ancak birlikte barış ve iyileşme için yeni bir temel inşa edebiliriz." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Lahbib anonsunu paylaştığı videoda vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşu çalışanlarıyla görüştüğü, Şam sokaklarında incelemeler yaptığı görüntülere de yer verdi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Şara ile samimi ve kapsamlı toplantı"</strong></p>

<p style="text-align:left">Dün yaptığı açıklamada da Lahbib, "Şam'da Suriye lideri (Ahmed) Şara'yla Suriye ve daha geniş bölgedeki jeopolitik durum hakkında samimi ve kapsamlı bir toplantı yaptım. Yetkililerden duyduğum güven verici mesajlar hakkında AB bakanlarına geri bildirimde bulunacağım." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Ziyareti sırasında Lahbib, AB'nin 2025 için Suriye'deki ve komşu ülkelerdeki Suriyelilere 235 milyon avroluk insani yardım yapacağını duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Cezayir asıllı Belçika vatandaşı Lahbib, ülkenin resmi radyo televizyon kanalı RTBF'de 20 yıl haber sunuculuğu yapmıştı. Ardından Belçika Dışişleri Bakanı olan Lahbib, 1 Aralık 2024 itibarıyla Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden sorumlu üyeliği görevini üstlendi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jan 2025 23:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/01/ab-komisyonu-uyesi-lahbib-emevi-meydaninda-suriyeye-destek-mesaji-verdi-1737200211.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Elon Musk&#039;ın Avrupa Parlamentosu Genel Kuruluna hitap etmesi istendi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/elon-muskin-avrupa-parlamentosu-genel-kuruluna-hitap-etmesi-istendi-6346</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/elon-muskin-avrupa-parlamentosu-genel-kuruluna-hitap-etmesi-istendi-6346</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekillerinden bir grup, ABD'li iş insanı Elon Musk'ın AP Genel Kuruluna davet edilmesini istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekillerinden bir grup, ABD'li iş insanı Elon Musk'ın AP Genel Kuruluna davet edilmesini istedi.</p>

<p style="text-align:left">43 milletvekili, AP Başkanı Roberta Metsola'ya gönderdikleri ortak imzalı mektupta Musk'ı Genel Kurula davet etmesini talep etti.</p>

<p style="text-align:left">Davetin seçkin ve sembolik önemdeki konukları ağırlayarak AB'nin uluslararası arenadaki rekabet edebilirliğini artırma hedefi kapsamında olduğu belirtilen mektupta, Musk'ın çığır açan başarıları ve vizyonunun AB'yi yenilikçi teknolojilerin merkezi yapma konusunda fikir verebileceği kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Mektuba imza atan milletvekillerinin aşırı sağcı gruplara mensup olması dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Musk ve Avrupalı aşırı sağcı siyasetçilerin ilişkisi</strong></p>

<p style="text-align:left">ABD'nin 47. Başkanı seçilen Donald Trump'ın yeni yönetiminde de yer alacak Musk, son günlerde Avrupa'da aşırı sağcı siyasi çevrelere destek verdiği gerekçesiyle adından söz ettiriyor.</p>

<p style="text-align:left">Son olarak Musk, sahibi olduğu X platformunda aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Eş Başkanı ve başbakan adayı Alice Weidel ile canlı yayın yapmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Avrupalı liderler Musk'ı ülkelerin iç işlerine müdahale etmekle suçlamıştı.</p>

<p style="text-align:left">AP milletvekillerinden bir kısmı ise Musk'ın sosyal medyada aşırı sağı öven paylaşımlarına karşı AB'yi harekete geçmeye çağırmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jan 2025 13:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/01/elon-muskin-avrupa-parlamentosu-genel-kuruluna-hitap-etmesi-istendi-1737046149.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkmenistan’ın AB Misyonu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/turkmenistanin-ab-misyonu-6321</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/turkmenistanin-ab-misyonu-6321</guid>
                <description><![CDATA[2025 Uluslararası Barış ve Güven Yılı: Türkmenistan’dan İlham Alan Küresel Uyum Vizyonu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2025 Uluslararası Barış ve Güven&nbsp;Yılı: Türkmenistan’dan İlham Alan Küresel Uyum Vizyonu</p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Giderek artan çatışmalar ve krizlerle bölünmüş bir dünyada, 2025’in Uluslararası Barış ve Güven&nbsp;Yılı olarak ilan edilmesi, umut dolu bir işaret olarak öne çıkmaktadır. Türkmenistan tarafından savunulan bu girişim, tarafsızlığın ve diyaloğun çağdaş küresel sorunları çözmedeki dönüştürücü gücünü vurgulamaktadır. Milletleri barışa olan ortak taahhüt etrafında birleştirerek Türkmenistan, uluslararası topluluğun sorumlu ve proaktif bir üyesi olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Türkmenistan’ın tarafsız bir ülke olarak yolculuğu, 1995 yılında Birleşmiş Milletler’in daimi tarafsızlığını resmi olarak tanımasıyla başlamıştır. Bu ilke, geçen 30 yıl boyunca dış politikasını şekillendirmiş ve küresel barışı teşvik eden girişimlere ilham vermiştir.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Özellikle 2021 yılında Türkmenistan tarafından önerilen ve hayata geçirilen Uluslararası Barış ve Güven Yılı, diyalog ve karşılıklı anlayış için küresel bir örnek oluşturmuştur. Türkmenistan’ın tarafsızlığının 30. yıl dönümü olan 2025, aynı zamanda Uluslararası Barış ve Güven&nbsp;Yılı ile çakışarak, ülkenin uyum ve işbirliğine olan sarsılmaz bağlılığını pekiştirmektedir.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2025 yılını Uluslararası Barış ve Diyalog Yılı olarak ilan eden kararı, küresel diplomaside bir dönüm noktasıdır. Türkmenistan tarafından öncülük edilen ve 86 ülkenin eş sponsorluğunda sunulan bu karar, üye ülkelerden oybirliğiyle destek almıştır. Bu güçlü destek, yapıcı siyasi diyalog ve proaktif diplomasi yoluyla barış ve güvenin teşvik edilmesi misyonunun evrensel çekiciliğini göstermektedir.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Girişim, barışın yalnızca çatışmanın yokluğu olmadığını; kolektif bir çaba gerektiren dinamik ve kapsayıcı bir süreç olduğunu kabul etmektedir. Girişimin temel hedefleri şunlardır:</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Önleyici Diplomasi: Çatışmaları önlemek ve çözmek için diyalog temelli mekanizmaların benimsenmesini teşvik etmek.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Güveni Güçlendirme: Karşılıklı saygı ve ortak taahhütlerle devletler arasında güven inşa etmek.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sürdürülebilir Kalkınmayı Teşvik Etme: Ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliğin barışa bağlı olduğunu vurgulamak.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Bu hedefleri birleştirerek girişim, hem mevcut zorluklara yanıt vermekte hem de uzun vadeli küresel istikrar için temel oluşturmaktadır.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Uluslararası Barış ve Güven&nbsp;Yılı ile tarafsızlığın 30. yıl dönümünü kutlamak için Türkmenistan bir Devlet Organizasyon Komitesi kurmuştur. Bu komite, girişimin hedeflerini teşvik etmek amacıyla uluslararası forumlar ve konferanslar, kültürel ve eğitim etkinlikleri ile uluslararası kuruluşlarla işbirliklerini içeren yüksek profilli etkinlikleri denetleyecektir. Bu etkinlikler, Türkmenistan’ın başarılarını kutlamanın yanı sıra uluslara diyalog ve işbirliğini benimsemeleri için ilham verecektir.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Türkmenistan’ın tarafsızlığa olan bağlılığı, onu bölgesel barış inşasında önemli bir aktör haline getirmiştir. 2007 yılında Aşkabat’ta kurulan BM Orta Asya İçin Önleyici Diplomasi Bölgesel Merkezi ile işbirliği, bu proaktif yaklaşımın bir örneğidir.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Merkez, Orta Asya’nın 2024 yılında Barış, Güven ve İşbirliği Bölgesi olarak ilan edilmesi gibi önemli başarılara öncülük etmiştir. BM Genel Kurulu kararıyla sağlanan bu başarı, Türkmenistan’ın bölgesel barış dinamiklerini şekillendirmedeki etkisini vurgulamaktadır.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Türkmenistan’ın tarafsızlığı, uluslararası diplomasiye önemli katkılar sağlayarak dönüşümsel sonuçlar doğurmuştur. Bu katkılar arasında, tarafsızlığının tanınmasıyla barışçıl bir arada yaşama modeli oluşturması, Orta Asya’yı yeni bir jeopolitik çerçeveyle barış bölgesi olarak teşvik etmesi ve silahsızlanma ile nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konularındaki savunusuyla küresel güvenliğe katkıda bulunması yer almaktadır.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Bu başarılar, tarafsızlığın pratik faydalarını ve ilkelerinin çağdaş güvenlik sorunlarının çözümünde uygulanma potansiyelini göstermektedir.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Türkmenistan’ın uluslararası diplomasiye önemli katkılarından biri, BM Küresel Güvenlik Stratejisi önerisidir. Bu strateji, BM Genel Kurulu’nun 78. oturumunda sunulmuş ve modern güvenliğin politik, ekonomik, çevresel ve insani boyutlarındaki bağlantılı doğasını vurgulamıştır. Stratejinin temel unsurları şunlardır:</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Önleyici Diplomasi: Çatışmaların tırmanmasını önlemek için erken müdahale.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ekonomik ve Enerji İşbirliği: Kaynakların adil dağıtımını ve sürdürülebilir enerji politikalarını teşvik etme.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çevre Koruma: İklim değişikliğiyle mücadele ederek istikrarı sağlama.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsani Destek: Krizlere karşı işbirliğini güçlendirme.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Bu vizyon, BM’nin sürdürülebilir kalkınma ve çatışma çözümüne yönelik gündemiyle uyumlu olup Türkmenistan’ın uluslararası diplomaside güvenilir bir ortak olarak rolünü pekiştirmektedir.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Uluslararası Barış ve Güven&nbsp;Yılı’nın iddialı vizyonu, jeopolitik gerilimler, ekonomik eşitsizlikler ve kültürel farklılıklar gibi zorluklarla yüzleşmek zorundadır. Farklı önceliklere sahip ülkeler arasında güven inşa etmek önemli bir meydan okuma olmaya devam etmektedir. Ancak çok taraflı diyalog, yapıcı etkileşim için platformlar sunarak bir çözüm yolu sağlamaktadır.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Girişimin başarısı, hükümetlerin, sivil toplumun ve uluslararası kuruluşların aktif katılımına bağlıdır. Türkmenistan’ın küresel ve bölgesel aktörlerle kurduğu ortaklıklar, kolektif eylem ve sürekli ivme sağlama konusunda bir model oluşturmaktadır.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Türkmenistan’ın başlattığı 2025 Uluslararası Barış ve Güven&nbsp;Yılı, daha barışçıl ve işbirliğine dayalı bir dünya oluşturma yolunda önemli bir adımı temsil etmektedir. Tarafsızlık ve diyalog ilkelerini savunarak Türkmenistan, küresel zorlukları işbirliği ve karşılıklı anlayış yoluyla ele alma konusundaki kararlılığını bir kez daha teyit etmektedir.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:13.0pt">Ulusların bu ortak vizyon etrafında birleşmesiyle, girişim küresel öncelikleri yeniden tanımlamak ve barışın temellerini güçlendirmek için benzersiz bir fırsat sunmaktadır. Diplomasi ve diyaloğun, herkes için daha aydınlık bir geleceğin yolunu nasıl açabileceğine dair güçlü bir örnek teşkil etmektedir.</span></p>

<p>Hazırlayan: Maral RAHYMOVA, Türkmenistan’ın Belçika Büyükelçiliği İkinci Katibi,</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Jan 2025 13:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/01/turkmenistanin-ab-misyonu-1736356673.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya&#039;da Noel pazarına araçla saldırı :4 ölü,60 yaralı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/almanyada-noel-pazarina-aracla-saldiri-4-olu60-yarali-6280</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/almanyada-noel-pazarina-aracla-saldiri-4-olu60-yarali-6280</guid>
                <description><![CDATA[Almanya'nın Magdeburg kentinde bir kişinin aracını Noel pazarında kalabalığın üzerine sürmesi sonucu ilk belirlemelere göre 4 kişinin öldüğü ve 60'ı aşkın kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>BERLİN (AA) -&nbsp;Almanya'nın Magdeburg kentinde bir kişinin aracını Noel pazarında kalabalığın üzerine sürmesi sonucu hayatını kaybedenlerin sayısının 4'e yükseldiği bildirildi.</p>

<p>Alman kamu yayıncısı ARD'ye bağlı WDR ve NDR televizyon kanallarının güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre, dün akşam meydana gelen saldırıda ölenlerin sayısının 4'e çıktığı, yaralıların sayısının da 200'den fazla olduğu belirtildi.</p>

<p>Alman basınının saldırganla ilgili paylaştığı bilgilerde, 50 yaşındaki failin 2006'dan beri&nbsp;Almanya'da yaşadığı ve bu ülkede süresiz oturum izni bulunduğu, Bernburg kentinde hekim olarak çalıştığı ve sosyal medya hesaplarında, "Almanya'da İslam'ın yükselişinden endişe ettiğini gösteren" paylaşımlarda bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Haberlerde, saldırganın Noel pazarında en az 400 metre boyunca BMW marka bir aracı kalabalığın üzerine sürdüğü ifade edilmişti.</p>

<p>Fail, saldırının ardından gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Olayın ardından Noel pazarı kapatılırken, insanlardan şehir merkezini terk etmeleri istenmişti.</p>

<p>Saldırı, Elbe Nehri'nin yakınındaki Magdeburg Belediye binasının yanında kurulan Noel pazarında yaşanmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Dec 2024 22:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/12/almanyada-noel-pazarina-aracla-saldiri-4-olu60-yarali-1734776646.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Copernicus&#039;a göre, 2024&#039;ün en sıcak yıl olacağı öngörüsü doğrulandı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/copernicusa-gore-2024un-en-sicak-yil-olacagi-ongorusu-dogrulandi-6236</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/copernicusa-gore-2024un-en-sicak-yil-olacagi-ongorusu-dogrulandi-6236</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemine göre, 2024'ün kayıtlardaki "en sıcak yıl" olacağı tahmini doğrulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemine göre, 2024'ün kayıtlardaki "en sıcak yıl" olacağı tahmini doğrulandı.</p>

<p style="text-align:left">Copernicus'tan yapılan açıklamaya göre, geçen ay "en sıcak ikinci kasım" oldu ve ortalama yüzey hava sıcaklığı 14,10 derece ölçüldü.</p>

<p style="text-align:left">Bu, kasım ayı için 1991-2020 ortalamasının 0,73 derece üzerine karşılık geldi.</p>

<p style="text-align:left">Yılbaşından bu yana (Ocak-Kasım 2024) küresel ortalama sıcaklık anomalisi, 1991-2020 ortalamasının 0,72 derece üzerine çıktı. Bu değer, 2024'ün 2023'teki aynı dönemden 0,14 derece daha sıcak olduğunu ortaya koydu.</p>

<p style="text-align:left">Böylece 2024'ün kayıtlardaki en sıcak yıl olacağı öngörüsü kesinleşmiş oldu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Bölgesel değerler</strong></p>

<p style="text-align:left">Sıcaklıklar, Kuzey Rusya'da ve Kuzeydoğu ve Güneybatı Avrupa'da ortalamanın üzerinde, Güneydoğu Avrupa'da ise ortalamanın altındaydı.</p>

<p style="text-align:left">Avrupa dışında, sıcaklıklar en çok doğu Kanada, orta ve doğu ABD, Meksika'nın çoğu, Fas, kuzeybatı Afrika, Çin, Pakistan, Sibirya'nın çoğu ve Avustralya'da ortalamanın üzerindeydi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Acil eylem zamanı</strong></p>

<p style="text-align:left">Açıklamada ifadelerine yer verilen Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) Müdür Yardımcısı Samantha Burgess, 2024'ün kayıtlardaki en sıcak yıl olmasının yanı sıra küresel sıcaklık artışının 1,5 derecenin üstündeki ilk yıl olacağının da neredeyse kesinleştiğini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Burgess, bu artışın mümkün olduğunca 2 derecenin altında kalması gerektiğini öngören Paris Anlaşması'nın henüz bir ihlali anlamına gelmediğini belirterek, "Ancak iklim için harekete geçmenin her zamankinden daha acil olduğu anlamına geliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Dec 2024 10:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/12/copernicusa-gore-2024un-en-sicak-yil-olacagi-ongorusu-dogrulandi-1733764555.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Esed ve ailesi Rusya&#039;ya sığındı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/esed-ve-ailesi-rusyaya-sigindi-6233</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/esed-ve-ailesi-rusyaya-sigindi-6233</guid>
                <description><![CDATA[Rus haber ajansı TASS, Suriye'de çöken Baas rejiminin devrik lideri Beşşar Esed ve ailesinin Moskova'ya geldiğini ve kendisine sığınma sağlandığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">MOSKOVA (AA) - Rus haber ajansı TASS, Suriye'de çöken Baas rejiminin devrik lideri Beşşar&nbsp;Esed&nbsp;ve&nbsp;ailesinin&nbsp;Moskova'ya&nbsp;geldiğini&nbsp;ve&nbsp;kendisine sığınma sağlandığını bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">TASS'ın Kremlin'den isimsiz bir kaynağa dayandırdığını haberinde, Rusya'nın,&nbsp;Esed'e sığınma sağladığı belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Esed&nbsp;ve&nbsp;ailesinin&nbsp;Moskova'ya&nbsp;geldiği&nbsp;bilgisine yer&nbsp;verilen haberde, sığınma hakkının insani gerekçelerle sağlandığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:left">Haberde, Rus yetkililerin, Suriye'deki Rus askeri üslerinin&nbsp;ve&nbsp;diplomatik kurumlarının güvenliğine ilişkin Suriye'deki muhalefet temsilcileriyle temas halinde olduğu da kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">-⁠ ⁠Suriye'deki gelişmeler</p>

<p style="text-align:left">Suriye'de 27 Kasım'da rejim karşıtı silahlı gruplar ile Beşşar&nbsp;Esed&nbsp;güçleri arasında çatışmalar yoğunlaştı.</p>

<p style="text-align:left">Gruplar, 30 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında Halep, İdlib, Hama&nbsp;ve&nbsp;Humus gibi en büyük illerde üstünlük kurdu.</p>

<p style="text-align:left">Başkent Şam'a 7 Aralık'ta girmeye başlayan gruplara halk kitlelerinin de destek&nbsp;vermesiyle rejim Şam&nbsp;ve&nbsp;diğer birçok bölgede kontrolü tümüyle kaybederek çöktü.</p>

<p style="text-align:left">Baas Partisinin 61 yıllık iktidarı sona ererken rejim lideri&nbsp;Esed, başkentten kaçtı.</p>

<p style="text-align:left">Suriye Milli Ordusu da Türkiye sınırı yakınlarında terör örgütü PKK/YPG'nin işgalinde olan Tel Rıfat'ı özgürleştirdikten sonra Münbiç'te yuvalanan teröristlere yöneldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 08 Dec 2024 19:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/12/esed-ve-ailesi-rusyaya-sigindi-1733692462.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suriye&#039;de 61 yıllık Baas rejimi çöktü</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/suriyede-61-yillik-baas-rejimi-coktu-6232</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/suriyede-61-yillik-baas-rejimi-coktu-6232</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA/ŞAM (AA) - Suriye'de 1963'de iktidara gelen&nbsp;Baas&nbsp;Partisinin&nbsp;61&nbsp;yıllık&nbsp;kanlı iktidarı, 2011'de özgürlük talebiyle başlayan halk hareketlerinin şiddetle bastırılmak istenmesiyle patlak veren iç savaşta, başkent Şam'ın&nbsp;rejimin kontrolünden çıkmasıyla&nbsp;çöktü.</p>

<p style="text-align:left">Arap Sosyalist&nbsp;Baas&nbsp;Partisi Suriye'de 1963'te darbeyle iktidara geldi. 1970'de yılında parti içi darbeyle Beşşar Esed'in babası Hafız Esed iktidarı ele geçirerek, 1971'de Suriye Devlet Başkanı oldu.</p>

<p style="text-align:left">Beşşar Esed ise, babasının ölümü üzerine 2000'de&nbsp;Baas&nbsp;rejiminin başına geçti.</p>

<p style="text-align:left">Esed ve&nbsp;Baas&nbsp;iktidarı, rejim karşıtı grupların başkent Şam'a girmesiyle sona erdi.</p>

<p style="text-align:left">Suriye'de 2011 yılında özgürlük talebiyle halk hareketleri başlarken rejim kitlelere şiddet kullanarak müdahale etti.</p>

<p style="text-align:left">Binlerce kişinin öldürüldüğü rejim müdahaleleri, süreci iç savaşa dönüştürdü.</p>

<p style="text-align:left">Silahlı muhalif gruplar uzun bir mücadeleye girerken, rejim uluslararası baskılara rağmen sorunun diplomasi ve barışçıl yollardan çözümüne yanaşmadı.</p>

<p style="text-align:left">Suriye'de 27 Kasım'da yoğunlaşan çatışmaların ardından ülkede Halep, İdlib, Hama'dan başlayarak pek çok bölgede kontrolü kaybetti.</p>

<p style="text-align:left">Son olarak başkent Şam'da halkın da sokaklara dökülmesiyle rejim güçleri, kamu kurumları ve sokaklardan çekilmeye başlarken rejim karşıtı gruplar kent merkezinde kontrollerini artırdı.</p>

<p style="text-align:left">61&nbsp;yıllık&nbsp;kanlı&nbsp;Baas&nbsp;rejimi&nbsp;ve 53&nbsp;yıllık&nbsp;Esad ailesi iktidarı sona ermiş oldu.</p>

<p style="text-align:left">- Çöken&nbsp;rejimin başbakanından açıklama</p>

<p style="text-align:left">Beşşar Esed iktidarının Başbakanı Muhammed Gazi el-Celali, sosyal medya hesabından paylaştığı video mesajında, "Suriye'de halkın seçeceği bir hükümetle çalışmaya hazır olduklarını ve her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını" belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Kamu mallarına zarar verilmemesi çağrısında bulunan Celali, "Kimseye dokunmayacağını söyleyen ve bize elini uzatan muhaliflere elimizi uzatıyoruz." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Celali, "Suriye tüm Suriyelilerin. Bu ülke normal bir ülke olabilir, bu ülke komşularıyla ve dünyayla iyi ilişkiler kurabilir. Bu tercih, Suriye halkının seçeceği yönetime kalmış. Biz, seçilecek yeni yönetimle işbirliğine hazırız. Onlara her türlü desteği sağlayıp devlet dosyalarını kolayca onlara aktarmaya hazırız." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">- Heyet Tahrir Şam lideri Ahmet eş-Şera'dan açıklama</p>

<p style="text-align:left">Rejim karşıtı silahlı grup Heyet Tahrir Şam'ın (HTŞ) lideri Ahmed eş-Şera (Ebu Muhammed el-Culani), sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Şam'da kamu kurumlarına yaklaşılmaması konusunda uyarıda bulunarak, "Bu kurumlar resmen devredilene kadar eski Başbakanın gözetimi altında kalacaktır." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Şera, "Kamu kurumlarına yaklaşmak kesinlikle yasaktır. Bu kurumlar, resmen devredilene kadar eski Başbakanın gözetimi altında kalacaktır. Havaya ateş açılması da yasaktır." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">- Suriye'deki gelişmeler</p>

<p style="text-align:left">Suriye'nin kuzeyindeki Halep ilinin batı kırsalında 27 Kasım'da Esed&nbsp;rejimi&nbsp;güçleriyle rejim karşıtı silahlı gruplar arasında çatışma başlamıştı.</p>

<p style="text-align:left">30 Kasım'da Halep'in merkezinin büyük bölümünü rejim güçlerinden alan rejim karşıtı gruplar, aynı gün tüm İdlib genelinde hakimiyet sağlamıştı. Gruplar, şiddetli çatışmaların ardından 5 Aralık'ta Hama kent merkezini rejim güçlerinden almıştı.</p>

<p style="text-align:left">Rejim karşıtı gruplar, başkent Şam'a açılan stratejik önemdeki Humus ilinin bazı yerleşim yerlerini ele geçirerek burada ilerlemeye başlamıştı.</p>

<p style="text-align:left">Suriye'nin Ürdün sınırındaki Dera ilinde 6 Aralık'ta operasyon başlatan askeri muhalifler, çatışmaların ardından il merkezini rejim güçlerinden geri almıştı.</p>

<p style="text-align:left">Ülkenin güneyindeki Suveyda il genelinin tümü de 7 Aralık'ta muhalif grupların kontrolüne geçmişti. Aynı gün Kuneytra'daki yerel muhalifler de il merkezinin kontrolünü sağlamıştı.</p>

<p style="text-align:left">Başkente açılan Humus ilinde de rejim karşıtı güçler, 7 Aralık'ta kent merkezine hakim olmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Şam'ın güneybatısında Esed&nbsp;rejimi&nbsp;güçlerine karşı ilerleyen gruplar 7 Aralık'ta başkentin güney banliyölerine girmişti. Rejim güçleri de Şam'da Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve uluslararası havalimanından çekilmişti.</p>

<p style="text-align:left">Rejim karşıtı silahlı grupların başkente hakim olmaya başlamasıyla Esed&nbsp;rejimi&nbsp;8 Aralık sabahı kısa sürede başkentin tüm kontrolünü kaybetmişti.</p>

<p style="text-align:left">Suriye Milli Ordusu'nun Halep kırsalında 1 Aralık'ta terör örgütü PKK/YPG'ye karşı başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu'nda ise Tel Rıfat ilçe merkezi, terörden kurtarılmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/12/suriyede-61-yillik-baas-rejimi-coktu-1733692211.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YTB Başkanı Eren&#039;den Manastır’daki caminin müze olarak hizmete açılmasına tepki</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ytb-baskani-erenden-manastirdaki-caminin-muze-olarak-hizmete-acilmasina-tepki-6195</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ytb-baskani-erenden-manastirdaki-caminin-muze-olarak-hizmete-acilmasina-tepki-6195</guid>
                <description><![CDATA[YTB Başkanı Eren Manastır’daki Yeni Cami’nin müze olarak hizmete açılmasına tepki gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>YTB Başkanı Eren Manastır’daki Yeni Cami’nin müze olarak hizmete açılmasına tepki gösterdi</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>YTB Başkanı Abdullah Eren Kuzey Makedonya’nın önemli şehirlerinden Manastır’da bulunan Kadı Mahmud Cami olarak da bilinen Yeni Cami’nin sözde “Hristiyan-Müslüman Kültür Mirası Müzesi” olarak hizmete açılmasına tepki gösterdi.&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kuzey Makedonya’nın Manastır şehrinde bulunan ve 16. yüzyılda inşa edilen Kadı Mahmud Cami olarak bilinen tarihi Osmanlı eseri Yeni Cami, alınan bir kararla sözde “Hristiyan-Müslüman Kültür Mirası Müzesi” olarak hizmete açıldı. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı (YTB) Abdullah Eren alınan bu karara sert bir tepki göstererek sosyal medya hesaplarından açıklamalarda bulundu. Kadı Mahmud Cami’nin aslî fonksiyonundan koparıldığını belirten Eren, K. Makedonya makamlarının alınan bu karardan bir an önce dönmeleri gerektiğini söyledi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>K. MAKEDONYA MAKAMLARI KARARDAN DÖNMELİ&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>K. Makedonya’daki soydaş ve kardeş toplulukları her zaman destekleyerek yanlarında olduklarını vurgulayan Eren açıklamasında şunları kaydetti: “Kuzey Makedonya’nın önemli şehirlerinden Manastır’da (Bitola) ecdad yadigarı Kadı Mahmud Cami olarak da bilinen Yeni Cami’nin alınan haksız bir karar neticesinde sözde “Hristiyan-Müslüman Kültür Mirası Müzesi” adı verilmek suretiyle aslî fonksiyonundan koparılması kabul edilebilir bir durum değildir. K. Makedonya makamlarının alınan bu karardan bir an önce dönmelerini, Yeni Cami’nin ibadethane özelliğinin tanınarak müslümanlara tahsis edilmesini temenni ediyorum. Türkiye olarak K. Makedonya’daki soydaş ve kardeş topluluklarımızın her daim yanlarında olduğumuzu da özellikle ifade etmek istiyorum.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 Nov 2024 12:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/11/ytb-baskani-erenden-manastirdaki-caminin-muze-olarak-hizmete-acilmasina-tepki-1732355667.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Brüksel’de</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-brukselde-6187</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-brukselde-6187</guid>
                <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Brüksel'de uluslararası basın mensuplarına hitap etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>BRÜKSEL (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ada'nın geleceğiyle ilgili varılacak herhangi bir çözümün egemen eşitlik temelinde olması gerektiğini, bu çerçevede Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde pozitif bir gündeme odaklı, enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğine açık olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tatar, Brüksel'deki resmi ziyaretleri kapsamında uluslararası basın mensuplarıyla bir araya geldi.</p>

<p>Kıbrıs Türklerinin Ada'nın asli unsuru olduğunu vurgulayan Tatar, "1960 anlaşmasına göre, Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu ortaklarıdır." dedi.</p>

<p>Tatar, "Eşitlik temelinde uluslararası bir anlaşmaya varacaksak biz neden bu kadar baskı altındayız? Sesimizi duyurmamız bile mümkün değil. Dünyanın hiçbir yerine davet edilmiyoruz. Doğrudan uçak seferlerimiz yok, doğrudan ticaretimiz yok. Elde etmiş olabileceğimiz ekonomik kalkınmaya sahip olamadık. Potansiyelimizi gerçekleştiremiyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Tatar, şöyle devam etti:</p>

<p>"Herhangi bir siyasi çözüm sürdürülebilir olacaksa iki taraf ekonomi ve finansal kapasite açısından birbirine yakın durumda olmalıdır. Aksi takdirde, bir taraf AB üyesi, tanınmış bir devlet ise ve tanınmış bir devlet olmanın tüm ekonomik avantajlarından faydalanıyorsa iki tarafın başarılı bir işbirliği yapması mümkün değildir. Diğer taraf, Kıbrıslı Türkler uluslararası tanınma, doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlara sahip değil. Baskı altında. Bu tür muamelenin tüm olumsuz sonuçları açıkça gelişimimizi engellemektedir."</p>

<p><strong>"Ben her zaman işbirliğinden yanayım"</strong></p>

<p>"Ben her zaman işbirliğinden yanayım." diyen Tatar, siyasi anlaşmaya henüz varılmamış da olsa kültür, enerji, su gibi alanlarda alternatif işbirliklerinin yapılması gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğiyle Anadolu'dan KKTC'ye yılda 75 milyon metreküp su getirilen projeye atıfta bulunarak "Temel olarak, işbirliği yapabileceğimiz birçok alan olduğunu söylüyorum. BM aracılığıyla Kıbrıslı Rum dostlarımıza, Kuzey Kıbrıs'tan Türkiye'ye çok uygun bir kablo ile Türkiye üzerinden AB elektrik şebekesi sistemine bağlanmamızı önerdim." diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'nin halihazırda AB'ye bu anlamda bağlı olduğunu anımsatan Tatar, bu projenin en fazla 6 ay içerisinde tamamlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Tatar, "Bu proje şart. Bu Ada, hem Güney Kıbrıs'ta hem de Kuzey Kıbrıs'ta fuel oil yakarak enerji üretiyor. Enerji için fuel oil yakmak, sadece sağlığımız için değil, çevremiz için de kesinlikle bir yıkım. Ada'nın her iki tarafında da enerjiye olan ihtiyaç artıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:</p>

<p>"AB'ye bir kabloyla bağlı olmanın diğer bir avantajı, bunun güneş enerjisine, yeşil enerjiye giden yolu açacak olmasıdır. Sistem böyle çalışıyor. Şu anda hem kuzeyde hem de güneyde, güneş enerjisine tüm kapasitenin yalnızca yüzde 30'una kadar yatırım yapabiliyoruz. Bu bir mühendislik gerçeğidir. Daha fazla yeşil enerjiye sahip olamazsanız, aksi takdirde sistem çalışmaz. Ancak AB'ye iki yönlü bir kablonuz varsa, bu, Allah'ın Kıbrıs'a bahşettiği güneşin erdeminin tadını çıkarabileceğimiz mükemmel bir sistemdir."</p>

<p>Tatar, KKTC'nin egemenliği tanınan bir devlet olarak AB üyesi olmasını desteklediğini, bu şekilde Türkiye ile AB arasında da köprü olabileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>&nbsp;"Birleşik bir Ada seçeneği mümkün değil"</strong></p>

<p>Çözüm taraftarı olduğunu vurgulayan Tatar, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) AB'ye katılmasının ardından çözüme dair yapıcı görüşmeler yapılamadığına değindi.</p>

<p>Tatar, GKRY'nin AB üyeliği sürecine değinerek "Türkiye bir garantör güçtür. Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti, (Kıbrıs Rumları) Annan Planı'na 'hayır' demelerine rağmen AB'ye kabul edildiğinde bunu kimse Türkiye ile paylaşmadı. Türkiye'ye garantör güç olarak danışılmalıydı. Plana 'evet' diyen Kıbrıslı Türklere danışılmalıydı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin gördüğü zulmü sona erdirmek için müdahale etmek zorunda kaldığı 1974'ten bu yana Ada'da barışın hüküm sürdüğünü vurgulayan Tatar, geçmişin unutulması ancak göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Tatar, AB'nin birleşik bir Ada'dan yana olduğunu anımsatarak "Aradan geçen tüm bu yıllardan sonra birleşik bir Ada seçeneği mümkün değil." dedi.</p>

<p>KKTC lideri Tatar, çözüme dair vizyonuyla ilgili şunları paylaştı:</p>

<p>"Biz azınlık değiliz. Eşitliği hak ediyoruz. Herhangi bir çözüm karşılıklı olarak kabul edilmeli ve tam olarak müzakere edilmelidir. Bakın, bu çok önemli bir şey. Kıbrıs'ta adil olmak, hakkaniyetli olmak, sürdürülebilir olmak için herhangi bir siyasi anlaşma tam olarak müzakere edilebilir olmalı, karşılıklı kabul edilebilir olmalıdır."</p>

<p>AB'nin federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti temelindeki çözüm anlayışında Türk askerinin varlığına da yer olmadığına dikkati çeken Tatar, "AB ve Avrupa liderleri, Kıbrıs Türklerinin anavatanımız olan Türkiye'nin korumasına ihtiyaç duyduğunu anlamalıdır." diye konuştu.</p>

<p>Tatar, "Türkiye'nin Ada'da barışı korumaktan başka bir çıkarı yok." ifadesini kullandı.</p>

<p>Türkiye'nin KKTC'ye verdiği desteğe dikkati çeken Tatar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 79. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada KKTC'yi tanımaya davet etmesi ve yine onun desteğiyle ülkesinin Türk Devletleri Teşkilatı'na gözlemci üye olarak katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p><strong>Gayriresmi formattaki toplantı, Ocak 2025'in sonunda yapılabilir</strong></p>

<p>Tatar, geçen ay New York'ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile kararlaştırılan ve Yunanistan ile Türkiye'nin de katılmasında mutabık kalınan görüşmelerin gayriresmi nitelikte olacağını, KKTC ve GKRY'nin lider düzeyinde, Türkiye ve Yunanistan'ın dışişleri bakanı düzeyinde, İngiltere'nin ise düşük bir düzeyde temsil edileceğini söyledi.</p>

<p>Toplantının Ocak 2025'in sonunda düzenlenmesini beklediğini ifade eden Tatar, diyalog ve iletişime inandığını, bu toplantının ülkesinin gelecek süreçten beklentilerini ifade etmek için verimli bir platform olacağını belirtti.</p>

<p>Tatar, "Açıkçası, hemen resmi müzakerelere geçeceğimiz bir toplantı değil. Bunu yapabilmek için, ortak bir zemin bulmak için çalışmamız gerektiğine inanıyoruz. Görüşümüzü bu şekilde ortaya koyduk. Ortak bir zemin yoksa, resmi müzakerelere geçilemez." ifadelerini kullandı.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Nov 2024 15:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/11/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-brukselde-1732218021.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Filistin&#039;in Brüksel Büyükelçisi Jadou, AA&#039;ya &quot;Gazze&#039;nin sesi&quot; olduğu için teşekkür etti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/filistinin-bruksel-buyukelcisi-jadou-aaya-gazzenin-sesi-oldugu-icin-tesekkur-etti-6171</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/filistinin-bruksel-buyukelcisi-jadou-aaya-gazzenin-sesi-oldugu-icin-tesekkur-etti-6171</guid>
                <description><![CDATA[AB, Belçika ve Lüksemburg nezdinde Filistin Büyükelçisi Amal Jadou, AA'ya düzenlediği İstanbul Photo Awards sergisi vesilesiyle İsrail'in soykırımına maruz kalan Gazzelilerin sesini AB'nin başkentinde duyurduğu için minnettar olduğunu söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - SELEN VALENTE - Avrupa Birliği (AB), Belçika ve Lüksemburg nezdinde Filistin Büyükelçisi Amal Jadou, Anadolu Ajansına (AA) düzenlediği İstanbul Photo Awards sergisi vesilesiyle İsrail'in soykırımına maruz kalan Gazzelilerin sesini AB'nin başkentinde duyurduğu için minnettar olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Jadou, AA'nın düzenlediği uluslararası haber fotoğrafı yarışması İstanbul Photo Awards'ın 10. yılının üçüncü sergisi için Brüksel'de verilen resmi davet etkinliğinde AA muhabirine konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Fotoğraflara baktığında, "dehşet, muazzam bir üzüntü, öfke ve hayal kırıklığı" hissettiğini söyleyen Jadou, "Gazze'de halkıma karşı yapılan her şey ve karşı karşıya kaldıkları soykırım yüzünden çaresizlik hissediyorum." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Jadou, Gazze'deki savaş suçları, insanlığa karşı suçlar, ölüm ve yıkımın İstanbul Photo Awards sergisinde yer alan fotoğraflarda tümüyle yansıtıldığını ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Büyükelçi Jadou, "Biliyorsunuz, ölen insan sayısı 44 bin. İşgalci gücün temelde işgal altındaki ulusa karşı işlediği en büyük suç budur." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Kalbimi kıran bir fotoğraf"</strong></p>

<p style="text-align:left">AA'ya sergi dolayısıyla teşekkür eden Jadou, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p style="text-align:left">"AA'ya bu sergiyi buraya getirerek Gazze'deki sessizlere ses verdiği, fotoğraflarla neler olduğunu gösterdiği, AB'nin başkentinde halkımın yaşadığı trajedi hakkında farkındalık oluşturduğu için minnettarım. Onur duyuyorum."</p>

<p style="text-align:left">Jadou, Filistinli Gazeteci Mohammed Salem'in "Yeğeninin Ölü Bedenine Sarılan Filistinli Kadın" başlıklı eserinin birincilik ödülünü almasından da ayrıca minnettarlık duyduğunu dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Büyükelçi Jadou, "Kalbimi kıran bir fotoğraf. Ölü yeğenini saran bir kadın. Gazze'de, Batı Şeria'da ve Filistin'in her yerindeki birçok fotoğraf temelde trajik ve bu da onlardan biri." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">- İstanbul Photo Awards 2024 sergisi</p>

<p style="text-align:left">Haber, spor, çevre, portre ve günlük yaşam dallarında tekil ve seri fotoğrafların değerlendirildiği yarışmaya, bu yıl 20 binden fazla fotoğraf başvurusu oldu. Yarışmada toplam 10 kategoride, 32 fotoğrafçı ödül kazandı.</p>

<p style="text-align:left">Bu yıl Turkcell'in iletişim sponsorluğunda düzenlenen yarışmaya, Sony ödül sponsoru, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) yurt dışı etkinlik sponsoru, Türk Hava Yolları (THY) ise hava yolu sponsoru olarak destek veriyor.</p>

<p style="text-align:left">Ödül alan fotoğraflara dair bilgilere "istanbulphotoawards.com" adresinden ulaşılabiliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 Nov 2024 09:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/11/filistinin-bruksel-buyukelcisi-jadou-aaya-gazzenin-sesi-oldugu-icin-tesekkur-etti-1731754853.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alman şansölyesi maliye bakanını kovdu, koalisyon hükümeti çöktü</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/alman-sansolyesi-maliye-bakanini-kovdu-koalisyon-hukumeti-coktu-6149</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/alman-sansolyesi-maliye-bakanini-kovdu-koalisyon-hukumeti-coktu-6149</guid>
                <description><![CDATA[Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, Çarşamba günü maliye bakanını kovdu ve hükümeti çöküşün eşiğine getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Berlin, 7 Kasım (Hibya) - Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, Çarşamba günü maliye bakanını kovdu ve hükümeti çöküşün eşiğine getirdi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Scholz, televizyonda yaptığı konuşmada, Maliye Bakanı Christian Lindner'i görevden aldığını ve bunun "ülkemize zarar gelmesini önlemek için gerekli" olduğunu söyledi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Görevden alma, Almanya'nın iktidardaki "trafik ışığı" koalisyon hükümetinin kilit üyeleri olan Sosyal Demokrat Parti'den Scholz, Hür Demokrat Parti'den Lindner ve Yeşil Parti'den Robert Habeck arasında günlerce süren siyasi müzakerelerin ardından gerçekleşti.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Trump yönetiminin göreve gelmesinin zaten sıkıntıda olan Alman ekonomisi için kötü haber anlamına gelebileceği endişeleri arasında gelen duyurunun ardından, Lindner'in Hür Demokrat Partisi koalisyondan ayrıldığını ancak Habeck Yeşiller'in kalacağını söyledi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Scholz,15 Ocak'ta güven oyu çağrısı yapacağını ve bunun önümüzdeki yıl Mart ayı sonuna kadar seçim yapılmasına olanak tanıyabileceğini söyledi. 15 Ocak'a kadar görevde kalacağını ve en önemli yasayı çıkarmaya çalışacağını söyledi ve ekonomi ve savunma ile ilgili yasaları geçirmek için Hristiyan Demokrat Birliği'nin (CDU) muhalefet lideri Friedrich Merz ile görüşeceğini ima etti. Scholz, "Ekonomi seçimlerden sonrasına kadar bekleyemez" dedi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Çarşamba günkü sonuç, üç ortağın Almanya ekonomisinin geleceğine ilişkin rekabet eden görüşleri nedeniyle tetiklenen, yerel olarak merkez sol iktidar koalisyonunun renklerine atıfta bulunularak bilinen sözde "trafik ışığı krizi" ile ilgili.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Lindner, kovulmadan önce geçen hafta yayınlanan "Almanya'nın ekonomik dönüşümü" başlıklı 18 sayfalık bir ekonomi makalesinin yayınlanmasıyla günlerce süren bir tartışmaya neden olmuştu. Alman medyasında, tonu ve içeriği hükümet ortaklarının pozisyonlarıyla açıkça çeliştiği için koalisyonun boşanma belgeleri olarak tanımlanmıştı.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Vergi kesintilerini savunan ayrıntılı belgede Lindner, "Almanya'nın bir iş yeri olarak zarar görmesini önlemek için temel siyasi kararların kısmen temel bir revizyonu ile ekonomik bir dönüşümün gerekli olduğunu" söyledi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Koalisyon ortaklarıyla ortaya koyduğu ayrışmaların yanı sıra, Lindner'ın makalesinin bir kampanya manifestosu gibi göründüğü de öne sürülüyor. Çarşamba günkü gelişmelerden önce, Almanya'nın bir sonraki planlanan seçimleri Eylül 2025'te yapılacaktı.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Almanya'da son erken seçim 2005'te, Şansölye Gerhard Schroder tarafından çağrılmıştı ve daha sonra Angela Merkel'e kaybetmişti.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Almanya Şansölyesi ve Lindner Çarşamba günü ayrı basın toplantılarında birbirlerini eleştirdiler.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Scholz gazetecilere "Lindner önerilerimizin hiçbirini uygulamaya istekli olmadığını" ve bu nedenle görevden ayrılan maliye bakanıyla "gelecekte herhangi bir iş birliği için güven temeli olmadığını" söyledi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Şansölye ayrıca maliye bakanını "kamu yararına hizmet etmekle değil, kendi müşterilerine ve partisine hizmet etmekle" suçladı. Scholz'a göre Lindner, ülkenin Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından da görevden alınacak.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Çarşamba günü gazetecilere konuşan Lindner, "bütçe çıkmazına bir çözüm olarak erken seçim önerdiğini. Scholz'un bunu reddettiğini söyledi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Lindner ayrıca Scholz'u kendisinden hükümetin aşırı borçlanmasını ve borç biriktirmesini engelleyen anayasal bir madde olan "borç frenini" durdurmasını istemekle suçlad</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Scholz, "ABD seçimlerinden sonra bize güvenilebileceğini göstermeliyiz," dedi ve Almanya'nın karşı karşıya olduğu zorluklar göz önüne alındığında "harika bir mali manevra alanına" ihtiyaç duyulduğunu ekledi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Bu haber, Eylül ayında Nazi döneminden bu yana Almanya'da eyalet seçimlerini kazanan ilk aşırı sağcı parti olan aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisi tarafından memnuniyetle karşılandı.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">Lideri Alice Weidel, X'te "Trafik ışığı koalisyonunun sonu ülkemiz için bir kurtuluştur. Almanya'yı ekonomik yıkımın eşiğine getiren kendini ilan eden 'ilerici koalisyonun' sonu çoktan gelmişti," diye yazdı.</p>

<p><strong>Kaynak: Hibya Haber Ajansı</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 Nov 2024 09:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/11/alman-sansolyesi-maliye-bakanini-kovdu-koalisyon-hukumeti-coktu-1731001920.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;nin 47.başkanı Donald Trump oldu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/abdnin-47baskani-donald-trump-oldu-6146</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/abdnin-47baskani-donald-trump-oldu-6146</guid>
                <description><![CDATA[ABD'de sandığa giden milyonlarca seçmen, Demokrat Kamala Harris ile Cumhuriyetçi Donald Trump arasında tercihini yaptı. Kesin olmayan sonuçlara göre Trump 277, Harris 224 delege kazandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/ABD_BASKANI_DONALD_TRUMP.jpg" style="float:right; height:720px; width:451px" />ANKARA (AA) - ABD başkanlık seçimlerini kazandığını duyuran Cumhuriyetçi aday&nbsp;Donald&nbsp;Trump, "Savaş başlatmayacağım, savaşları durduracağım, bu demokrasi ve özgürlük için büyük bir zafer." dedi.</p>

<p style="text-align:left">ABD seçimlerinin resmi olmayan sonuçları açıklanırken, zaferini ilan eden&nbsp;Trump, Florida'da bulunan yerleşkesine yakın kongre merkezinde destekçilerine hitaben konuşma yaptı.</p>

<p style="text-align:left">North Carolina, Georgia ve Pensilvanya gibi salıncak eyaletleri kazandığını belirten&nbsp;Trump, Michigan, Arizona, Nevada ve Alaska'da da önde olduklarını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Senato'nun kontrolünü geri aldıklarını, resmi olmayan sonuçlara göre Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü de ellerinde tutacaklarını söyleyen&nbsp;Trump, "Bu Amerikan halkı için, Amerika'yı yeniden büyük yapmamıza imkan verecek muhteşem bir zafer." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Amerikalı milyarder Elon Musk'ın kendisine ve kampanyasına verdiği desteğe işaret eden&nbsp;Trump, "Bir yıldız doğdu, adı da Elon. O inanılmaz bir adam." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Trump, başkanlığı sırasında savaş başlatmayacağının sözünü vererek, "Savaş başlatmayacağım, savaşları durduracağım, bu demokrasi ve özgürlük için büyük bir zafer." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Donald&nbsp;Trump'ın sahnede yanına davet ettiği Cumhuriyetçilerin başkan yardımcısı adayı Ohio Senatörü James David Vance de kalabalığa seslendi.</p>

<p style="text-align:left">Vance, konuşmasında, destekçilere ve kendisine duyduğu güvenden dolayı&nbsp;Trump'a teşekkür etti.</p>

<p style="text-align:left">Trump'ın liderliğinde Amerikan halkına verdikleri sözleri tutacaklarını ve ekonomiyi ülke tarihindeki en büyük gücüne kavuşturacaklarını belirten Vance, "ABD tarihindeki en büyük siyasi geri dönüşe tanıklık ettiğimizi düşünüyorum." dedi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Cumhuriyetçilerin adayı&nbsp;Donald&nbsp;Trump&nbsp;kimdir?</strong></p>

<p style="text-align:left">New York'ta 14 Haziran 1946'da Frederick ve Mary MacLeod&nbsp;Trump'ın 5 çocuğunun dördüncüsü olarak dünyaya gelen&nbsp;Trump, Alman asıllı Amerikalı iş adamı Frederick&nbsp;Trump'ın torunu.</p>

<p style="text-align:left">Emlakçı olan babasının da teşvikiyle gençlik yıllarından itibaren emlak dünyasına merak saldı. 1968'de Pensilvanya Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olan&nbsp;Trump, 1971'de babasının şirketinin başına geçti ve şirkete "Trump&nbsp;Organizasyon" adını verdi.</p>

<p style="text-align:left">Şirketin merkezini Manhattan bölgesine taşıyan&nbsp;Trump, inşa ettiği otellerle ünlendi.</p>

<p style="text-align:left">2004 yılında Amerikan NBC kanalında "Çırak" (The Apprentice) adlı programı yapmaya başlayan&nbsp;Trump, bu program sayesinde dünya çapında tanındı.</p>

<p style="text-align:left">Cumhuriyetçi partiden başkan adayı olan&nbsp;Trump, 2017-2021 yılları arasında ABD başkanlığı yaptı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 Nov 2024 10:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/11/abdnin-47baskani-donald-trump-oldu-1730908458.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İspanya&#039;da sel felaketi: 140 kişi hayatını kaybetti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ispanyada-sel-felaketi-140-kisi-hayatini-kaybetti-6135</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ispanyada-sel-felaketi-140-kisi-hayatini-kaybetti-6135</guid>
                <description><![CDATA[İspanya'nın doğusundaki Valensiya bölgesi başta olmak üzere ülkenin doğu ve güney bölgelerini vuran sel ve su baskınlarında ölenlerin sayısı 140'a çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>MADRİD (AA) -&nbsp;İspanya'nın doğusundaki Valensiya bölgesi başta olmak üzere ülkenin doğu ve güney bölgelerini vuran sel ve su baskınlarında ölenlerin sayısı 140'a çıktı.</p>

<p>İspanya&nbsp;resmi haber ajansı EFE'nin hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde, sel felaketinde büyük çoğunluğu Valensiya'da olmak üzere ölü sayısının 140'a yükseldiğini duyurdu.</p>

<p>Haberde, halen çok sayıda kayıp olduğu ve ölü sayısının artmasından endişe duyulduğu vurgulandı.</p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/AB_KOMISYONU_BINASI_ONUNDEKI_BAYRAKLAR_YARIYA_INDIRILDI.jpg" style="float:left; height:360px; width:552px" /></span></span>Savunma Bakanlığı da felaket bölgesinde mevcut durumda arama ve kurtarma çalışmalarında 1064 askerin görev yaptığını, çok fazla sayıda kayıp kişi olduğunu açıkladı.</p>

<p>İspanya&nbsp;Devlet Meteoroloji Enstitüsü (AEMET), Valensiya bölgesinde "yüzyılın en kötü dönemi" olarak yorumladığı yağışın geçmişte örneği görülmemiş bir şekilde düştüğünü duyurmuş ve "Normalde 1 yılda alınan yağış, sadece 8 saatte düştü." bilgisini vermişti.</p>

<p>Başbakan Pedro Sanchez de bugün Valensiya'ya giderek, devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini, önceliklerinin arama ve kurtarma çalışmaları olduğunu, olumsuz hava şartlarının bazı yerlerde devam etmesinden dolayı halktan tedbiri elden bırakmamalarını istediklerini söylemişti.</p>
</div>

<p><span style="font-size:14px"><span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins">Öte yandan </span> <span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins">İspanya'nın doğusundaki Valencia bölgesinde meydana gelen sel felaketinde hayatına kaybedenlerin anısına, Belçika'nın başkenti Brüksel’deki komisyon binası önündeki Avrupa Birliği bayrakları yarıya indirildi. </span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 31 Oct 2024 16:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/10/ispanyada-sel-felaketi-140-kisi-hayatini-kaybetti-1730391656.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırgızistan&#039;da Selçuk Bayraktar&#039;a devlet ödülü verildi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kirgizistanda-selcuk-bayraktara-devlet-odulu-verildi-6095</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kirgizistanda-selcuk-bayraktara-devlet-odulu-verildi-6095</guid>
                <description><![CDATA[9 Ekim, Kırgız Devlet Başkanı Sadyr Zhaparov Baykar Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ı kabul etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>9 Ekim, Kırgız Devlet Başkanı Sadyr Zhaparov Baykar Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ı kabul etti.<br />
Toplantıda askeri-teknik işbirliğinin derinleştirilmesi ve savunma sektöründe ortak projelerin hayata geçirilmesi konuları ele alındı.</p>

<p>Devlet Başkanı, Baykar Teknoloji gibi gelişmiş uluslararası şirketlerle işbirliğinin güçlendirilmesinin ülkenin savunma kabiliyetinin arttırılması, ulusal askeri-sanayi kompleksinin geliştirilmesi ve bölgesel güvenliğin güçlendirilmesinde kilit rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Baykar Teknoloji'nin Kırgızistan ile işbirliğini genişletmeye hazır olduğunu kaydeden Selçuk Bayraktar, sınır güvenliği konularında modern teknolojilerin uygulanmasının ve potansiyel tehditleri önlemek için etkili bir caydırıcılık yaratılmasının önemini vurguladı.</p>

<p>Kırgız Cumhurbaşkanı Sadyr Zhaparov, Kırgızistan'ın savunma kapasitesi ve askeri potansiyelinin güçlendirilmesine yaptığı önemli katkılardan dolayı Selchuk Bayraktar'ı "Dank" nişanı ile ödüllendirdi.</p>

<p>Derya Soysal</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Oct 2024 20:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/10/kirgizistanda-selcuk-bayraktara-devlet-odulu-verildi-1728842685.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YTB Köstence’de “Bir Zamanlar Dobruca: İki Dünya Savaşı Arası Kırım Tatar Milli Hareketi” Kitabını Tanıttı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ytb-kostencede-bir-zamanlar-dobruca-iki-dunya-savasi-arasi-kirim-tatar-milli-hareketi-kitabini-tanitti-6039</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ytb-kostencede-bir-zamanlar-dobruca-iki-dunya-savasi-arasi-kirim-tatar-milli-hareketi-kitabini-tanitti-6039</guid>
                <description><![CDATA[Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) desteğiyle Türkçe, Rumence ve İngilizce olarak hazırlanan “Bir Zamanlar Dobruca: İki Dünya Savaşı Arası Kırım Tatar Milli Hareketi” kitabının tanıtım programı Romanya’nın Köstence şehrinde bulunan Köstence Ovidius Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) desteğiyle Türkçe, Rumence ve İngilizce olarak hazırlanan “Bir Zamanlar Dobruca: İki Dünya Savaşı Arası Kırım Tatar Milli Hareketi” kitabının tanıtım programı Romanya’nın Köstence şehrinde bulunan Köstence Ovidius Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.</span></span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Büyük titizlikle hazırlanan eser, iki dünya savaşı arası dönemde Kırım Tatar Milli Hareketi’nin tarihini ve kültürel mirasını gözler önüne seriyor. Kitapta yer alan dönemsel fotoğraflar da eseri zengin kılan belgeler arasında yer alıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Programda konuşan YTB Başkanı Abdullah Eren, YTB olarak soydaşların kültürel miraslarını korumalarına, milli kimliklerini yaşatmalarına ve gelecek nesillere aktarmalarına yardımcı olan bu tür yayın projelerini büyük bir heyecanla desteklediklerini aktardı. Çalışmanın başta Balkanlar olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki akraba topluluklarla ilişkileri güçlendirdiğine dikkat çeken Eren, “Kitabımızın tanıtımı için burada toplanmış bulunuyoruz. Konuşmamın hemen başında Romanya'daki Kırım Tatarlarının tarihine ışık tutan, milli kimliklerini ve kültürel miraslarını kayıt altına alan ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan bu değerli eserin başta Kırım Tatarları olmak üzere hepimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bu çalışmaların, başta Balkanlar olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki akraba topluluklarımızla bağlarımızı ve ilişkilerimizi güçlendirdiğine, ortak tarihi ve kültürel mirasımızı çok daha net bir şekilde ortaya koyduğuna inanıyoruz” dedi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black">TÜRK DÜNYASI İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYAN TARİHİ BİR KAYNAK OLARAK ÖNE ÇIKMAKTADIR</span></span></span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/YTB-K%C3%B6stence-kitaptan%C4%B1t%C4%B1m.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" />Ortak tarihi ve kültürü paylaştığımız Kırım Tatarlarının kimliğinin ve kültürünün korunmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Eren “Tatarların geçmişte verdiği varoluş mücadelesini, çektiği acıları, yaşadığı zorlu süreçleri ve sürgünleri hafızamızda canlı tutmak, bu trajik olaylardan gerekli dersleri çıkarmak ve Kırım Tatarlarının tarihini ve kültürünü geçmişten günümüze tüm yönleriyle ele almak Başkanlığımız olarak önceliklerimiz arasındadır. Bu önceliklerimize istinaden, sürgünün 250 tanığı ile yapılan röportajlardan oluşan ‘1944 Kırım Tatar Sürgünü Sözlü Tarih Çalışması’ projesi ile Kırım'da bulunan 185 eseri incelediğimiz Kırım’daki Kırım Tatar (Türk-İslâm) Mimarî Yadigârları adlı çalışmamız ve daha birçok eserin yer aldığı 1944 sürgününü konu alan ‘Onlar da İnsandı’ Kırım Sözlü Tarih Çalışması adlı belgesel kitabımızı sizlerin istifadesine sunduk. Tanıtımını yapmakta olduğumuz ‘Bir Zamanlar Dobruca’ kitabı da bu yayınlardan biri olup, “Bir Zamanlar Dobruca” sadece Romanya ve Bulgaristan'daki Kırım Tatarları için değil, tüm Türk dünyası için büyük önem taşıyan tarihi bir kaynak olarak öne çıkmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Kırım Tatar milli hareketinin iki dünya savaşı arasındaki seyrine odaklanan eserin, siyasi ve toplumsal öneme sahip fotoğrafları tematik ve kronolojik bir bağlamda okuyucuya sunduğunu anlatan Eren “Kitap, toplam milli hareketi şekillendiren kilit figürler, liderler, mekânlar ve yayınlar, folklor ve gündelik hayata dair bilgilendirici metin ve görsellerle birlikte sunuluyor. Osmanlı Devleti'nin geniş ve şefkatli şemsiyesi altında kültürel kimliklerini hiçbir zorlukla karşılaşmadan koruyan Kırım Tatarları, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından azınlık durumuna düşmelerine rağmen Romanya'nın sağladığı özgürlükçü ortam sayesinde kimliklerini yeniden inşa etme fırsatı bulmuşlardır. Dolayısıyla Dobruca’nın diasporadaki uyanışın merkezi haline gelmesinde hem Osmanlı Devleti'nin Kırım Tatar kimliğini tüm unsurlarıyla koruması ve muhafaza etmesi hem de Romanya'nın sağladığı fiili özgürlükçü ortam önemli rol oynamıştır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black">&nbsp;<strong>HALKLARIMIZ ARASINDA KÖKLÜ VE GÜÇLÜ BAĞLA VAR</strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/ytb-k%C3%B6skence-resimsergisi.JPG" style="float:left; height:427px; width:640px" />Türkiye ile Romanya arasındaki ilişkilerin, özellikle de siyasi, ekonomik ve sosyal ilişkilerin son yıllarda daha da geliştiğini belirten Eren şunları kaydetti: “İki ülke arasındaki dostluk sadece devlet düzeyindeki ilişkilere dayanmamakta, aynı zamanda halklarımız arasındaki köklü ve güçlü bağlara da dayanmaktadır. YTB olarak desteğimizi Türkiye Bursları programımız aracılığıyla eğitim alanına da taşımaya özel önem veriyoruz. Türkiye'nin uluslararası eğitim markası olan Türkiye Bursları çerçevesinde 2012-2023 yılları arasında lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde 411 Romanyalı öğrenciye burs verdik ve bu kardeşlerimizden 149'u üniversitelerimizden başarıyla mezun oldu. Yakın zamanda Romanya'daki çeşitli üniversitelerde ve diğer kurumlarda düzenleyeceğimiz Türkiye Bursları tanıtım programları ile bu sayıları sizlerin de desteğiyle daha da artırmayı hedefliyoruz. Yakın ve orta vadede Türkiye bursiyerlerinin ve Türkiye mezunlarının sayısını çok daha yüksek seviyelere çıkarmak istiyoruz.”</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif"><span style="color:black">“Bir Zamanlar Dobruca: İki Dünya Savaşı Arası Kırım Tatar Milli Hareketi” kitabına ve Başkanlığın diğer yayınlarına YTB’nin yeni dijital mecrası olan Dijital Kültür Platformu’ndaki (DİJİKÜP) dijital kütüphaneden (https://ytb.gov.tr/kutuphane) ulaşılıyor.</span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Sep 2024 14:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/09/ytb-kostencede-bir-zamanlar-dobruca-iki-dunya-savasi-arasi-kirim-tatar-milli-hareketi-kitabini-tanitti-1727361474.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GAZZE’YE 1 MİLYON KONSERVE ET İLE UMUT</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/gazzeye-1-milyon-konserve-et-ile-umut-6037</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/gazzeye-1-milyon-konserve-et-ile-umut-6037</guid>
                <description><![CDATA[HASENE International, Gazze'deki mazlum halka destek olmak amacıyla yardım kampanyalarına devam ediyor. Yetkililer, bağışçıların desteğiyle hazırladığı 286 bin adet konserve eti Gazze'ye ulaştırmak üzere yola çıktığını ifade ederken hedefin 1 milyon konserveyi ulaştırmak olduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>HASENE International, Gazze'deki mazlum halka destek olmak amacıyla yardım kampanyalarına devam ediyor. Yetkililer, bağışçıların desteğiyle hazırladığı 286 bin adet konserve eti Gazze'ye ulaştırmak üzere yola çıktığını ifade ederken hedefin 1 milyon konserveyi ulaştırmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Hedefe Adım Adım<br />
&nbsp;Bağışçılar tarafından temin edilen konserve etler, Dubai'de hijyen koşullarına uygun olarak hazırlandı. Konserveler tırlarla Gazze'ye doğru yola çıkarken Gazze halkına ulaşacak araçların her birinde 95 bin 238 adet konserve hazır bulundu. Toplamda 286 bin adet konserve et, Gazze'ye doğru yola çıkarılırken asıl hedefin 1 milyon adet konserve et olacağı belirtildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan HASENE International Başkanı Bekir Altaş, Gazze'deki insanların bu zor günlerinde yanlarında olmanın insani ve vicdani sorumluluğuna dikkat çekti. Altaş, “Bu bağışlar, sadece birer konserve değil, aynı zamanda umut taşıyor. Bağışçılarımızın desteğiyle 286 bin konserve eti Gazze'ye ulaştıracak olmanın gururunu yaşıyoruz. Hedefimiz ise 1 milyon. Bu yardımlar, oradaki insanların yaşam mücadelesine bir nebze olsun katkı sağlayacak. HASENE International olarak, mazlum ve mağdurun yanında olmaya, onlara destek vermeye devam edeceğiz. Gazze'deki kardeşlerimiz asla yalnız değildir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>HASENE’NİN Önceki Yardım Faaliyetleri<br />
&nbsp;HASENE International, daha önce de partner kurumlar aracılığıyla bölgeye yardımlar göndermişti. Kumanya paketleriyle ortalama 70 bin insana ulaşan HASENE, Aralık 2023'te Gazze'ye 1 milyon Euro tutarında yardım ulaştırmıştı. Dernek, kayıp çocuklar ve yetimlerle ilgili de özel çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>HASENE’NİN Gazze Misyonu<br />
&nbsp;HASENE International, insani yardım faaliyetleriyle, özellikle Gazze'deki zor durumda olan insanlara umut olmayı ve destek sağlamayı hedefliyor. Dernek, sadece fiziksel ihtiyaçları karşılamanın ötesinde, Gazze'deki insanlara psikolojik ve moral destek sunarak, yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedefliyor. Bu çerçevede, bağışçıların ve partner kuruluşların katkılarıyla hazırlanan yardımların bölgeye ulaşmasıyla oradaki halkın umutlarını tazelemeyi amaçlıyor.<br />
&nbsp;HASENE International, insani değerler doğrultusunda, mazlum ve mağdur halkın yanında olmaya ve onlara destek vermeye devam edeceğini belirtti. Yardımların, Gazze’deki yaşam mücadelesine önemli bir katkı sağlayacağı; destek ve birer dayanışma örneği oluşturacağı ifade edildi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Sep 2024 14:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/09/gazzeye-1-milyon-konserve-et-ile-umut-1727287082.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB çalışanları, Brüksel&#039;de AB&#039;nin Gazze politikasını protesto etti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ab-calisanlari-brukselde-abnin-gazze-politikasini-protesto-etti-6021</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ab-calisanlari-brukselde-abnin-gazze-politikasini-protesto-etti-6021</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) kurumlarının çalışanları, Belçika'nın başkenti Brüksel'de AB binalarının bulunduğu Schuman Meydanı'nda Birlik'in Gazze'ye yönelik politikasını protesto etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">AB'nin farklı kurumlarının çalışanları, Birliğin İsrail işgali altındaki Filistin topraklarına yönelik politikasına karşı sessiz eylem düzenledi.</p>

<p style="text-align:left">AB Komisyonu önünde toplanan 100 kadar personel, "Barış ve Adalet için AB personeli" yazılı döviz açtı.</p>

<p style="text-align:left">Taleplerinin Gazze'de derhal ve kalıcı ateşkes, tüm esirlerin serbest bırakılması, tüm suçların ve hak ihlallerinin kınanması, üye ülkelerin İsrail'le silah ticaretini durdurması, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın iptali, Uluslararası Adalet Divanı kararlarının uygulanması olduğunu belirten AB çalışanları, her ayın ikinci perşembesi eylem düzenlemeye devam edeceklerini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Protestonun organizatörlerinden Manus Carlisle, AA muhabirine, "AB personeli bir kez daha işgal altındaki halklarla dayanışma içinde olmak için AB kurumlarının önünde bir araya geliyor." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Carlisle, şöyle devam etti:</p>

<p style="text-align:left">"Geçmişte AB'nin, AB'nin üye devletlerinin Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik acımasız saldırısı karşısında çok koordineli bir şekilde hareket edebildiğini gördük ancak İsrail'in, Filistin'i yasa dışı işgali ve Gazze'de devam eden saldırı konusunda tam bir eylemsizlik içindeler"</p>

<h3 style="text-align:left">1700 imza toplandı</h3>

<p style="text-align:left">İsmini belirtmek istemeyen bir AB çalışanı da düzenledikleri çevrim içi imza kampanyası kapsamında, şimdiye kadar 1700 imza topladıklarını, istenilen sayıya ulaşıldığında AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola'ya iletileceğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Söz konusu çalışan, imza kampanyasına katılmaktan çekinen personelin endişe etmesine gerek olmadığını, tüm taleplerinin AB değerleri ve uluslararası yasal yükümlülüklerle uyumlu olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">AB çalışanları, daha önce de bir araya gelerek geniş çaplı protestolar düzenlemiş, bunlardan birinde uluslararası hukuk, AB anlaşmaları ve BM Soykırım Sözleşmesi'nin "öldüğünü" savunarak, sembolik cenaze töreni düzenlemişti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Sep 2024 14:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/09/ab-calisanlari-brukselde-abnin-gazze-politikasini-protesto-etti-1726763376.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya, &quot;düzensiz göçle mücadele&quot; amacıyla kara sınırlarında kontrolleri genişletti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/almanya-duzensiz-gocle-mucadele-amaciyla-kara-sinirlarinda-kontrolleri-genisletti-6013</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/almanya-duzensiz-gocle-mucadele-amaciyla-kara-sinirlarinda-kontrolleri-genisletti-6013</guid>
                <description><![CDATA[Almanya, bir süredir Avusturya, İsviçre, Çekya ve Polonya sınırlarında başlattığı kontrolleri, Fransa, Lüksemburg, Hollanda, Belçika ve Danimarka'yı da kapsayacak şekilde genişletti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Almanya İçişleri Bakanlığı, buna gerekçe olarak düzensiz göçle mücadeleyi gösterdi.</p>

<p style="text-align:left">Bakanlık, sınır kontrollerinin Almanya ile bu ülkeler arasında işe gidip gelenlerin günlük yaşamları, ticaret ve seyahatleri üzerinde mümkün olduğunca az etki yaratmasını sağlamak için çaba gösterileceğini açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Bakanlık, ayrıca internet sitesinde kontrollere ilişkin soru kataloğu yayımladı. Buna göre, seyahat edenlerden ve işe gidip gelenlerden kimlik kartı veya pasaport gibi belgeleri yanlarında bulundurmaları isteniyor.</p>

<p style="text-align:left">Şengen Bölgesi'ndeki kontrollerin AB Komisyonuna bildirilmesi gerekiyor. Almanya, bunu 15 Mart 2025'e kadar olan dönem için yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Almanya, bugüne kadar gerçekleştirdiği sınır kontrollerinde 30 bin kişinin ülkeye girişine izin vermedi ve sınırlarda 1300'den fazla kaçakçı yakalandı.</p>

<p style="text-align:left">Geçen yılın ekim ayından bu yana Almanya'nın Polonya, Çek Cumhuriyeti ve İsviçre sınırlarında kontroller bulunuyordu. Avusturya sınırında ise 2015 yılından bu yana düzensiz göçe dayalı kontroller sürdürülüyor.</p>

<p style="text-align:left">Alman Meclisi Federal Polis Sorumlusu Uli Grötsch, Deutschlandfunk'a yaptığı açıklamada, halihazırda kontrollerin gerçekleştirildiği 2400 kilometreye 1200 kilometrenin daha ekleneceğini, bunun için daha fazla personele ihtiyaç duyulduğunu söyledi.</p>

<h3 style="text-align:left">Karar, AB'nin tepkisini çekiyor</h3>

<p style="text-align:left">Almanya'nın tüm kara sınırlarında kontroller yapması, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ile AB ülkelerinin tepkisine neden oluyor.</p>

<p style="text-align:left">Polonya Başbakanı Donald Tusk, kararı kabul edilemez bulurken Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, düzensiz göç sorununun Şengen Bölgesi'nde serbest dolaşıma getirilen kısıtlamalarla çözülemeyeceğini ifade etmişti.</p>

<p style="text-align:left">Avusturya hükümeti de Almanya'nın sınırdan daha fazla insanı geri çevirmesi durumunda bu kişileri geri almayacaklarını duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left">AB Komisyonu Sözcüsü Anitta Hipper, Şengen Bölgesi'nde AB üyesi ülkelerin iç sınır kontrollerini yalnızca istisnai durumlarda uygulayabileceğini, bu yönde karar alan Alman hükümetiyle temasta olduklarını ve Berlin yönetiminin bu kararı neden aldığının analiz edildiğini belirtti.</p>

<h1 style="text-align:left">Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği: Sınırdaki kontroller, Türklere vize sürecini etkilemeyecek</h1>

<h4 style="text-align:left">Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği, Almanya'da bugün itibarıyla geçici olarak uygulanacak sınır kontrollerine ilişkin, "Türkiye için vize verme süreci normal şekilde işlemeye devam edecek ve bu durumdan etkilenmeyecektir." ifadesini kullandı.</h4>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:left">&nbsp;</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Sep 2024 17:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/09/almanya-duzensiz-gocle-mucadele-amaciyla-kara-sinirlarinda-kontrolleri-genisletti-1726514016.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya 2024&#039;te en sıcak yazı yaşadı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/dunya-2024te-en-sicak-yazi-yasadi-5988</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/dunya-2024te-en-sicak-yazi-yasadi-5988</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemi, 2024 yazının dünya genelinde "en sıcak yaz" olarak kayıtlara geçtiğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemi, 2024 yazının dünya genelinde "en sıcak yaz" olarak kayıtlara geçtiğini duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Copernicus'tan yapılan açıklamaya göre Ağustos 2024, 1991-2020 referans ortalamasının 0,71 derece üzerine çıkarak küresel olarak en sıcak ağustos ayı oldu.</p>

<p style="text-align:left">Haziran-Ağustos 2024 için dünya genelinde ölçülen sıcaklık, 1991-2020 ortalamasını 0,69 derece, Haziran–Ağustos 2023'teki rekoru 0,66 derece geçti.</p>

<p style="text-align:left">Böylece bu yaz, küresel ölçekte "en sıcak yaz" olarak nitelendi.</p>

<p style="text-align:left">2024 yazı, aynı zamanda Avrupa için de 1991-2020 ortalamasını 1,54 derece, 2022'deki önceki rekoru 1,34 derece aşarak "en sıcak yaz" oldu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- Avrupa ve diğer bölgeler</strong></p>

<p style="text-align:left">Bu yaz Avrupa'da sıcaklıklar, güney ve doğuda ortalamanın üstünde olsa da İrlanda ve İngiltere'nin kuzeybatı kesimlerinde, İzlanda'da, Portekiz'in batı kıyısında ve Norveç'in güneyinde ortalamanın altında seyretti.</p>

<p style="text-align:left">Avrupa dışında sıcaklıklar, Antarktika'nın doğusu, Texas, Meksika, Kanada, Afrika'nın kuzeydoğusu, İran, Çin, Japonya ve Avustralya'da ortalamanın üstünde kayıtlara geçti.</p>

<p style="text-align:left">Rusya'nın doğusu ve Alaska, ABD'nin doğusu, Güney Amerika'nın güneyi, Pakistan ve Sahel bölgesinde sıcaklıklar ortalamanın altında kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">2024 yazı Avrupa'nın batısı ve kuzeyinde ortalamadan daha yağışlı geçerken Akdeniz bölgesinin büyük kısmı, Avrupa'nın doğusu sezon boyunca ortalamadan daha kuru koşullar gördü.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- "Daha yıkıcı sonuçlar doğuracak"</strong></p>

<p style="text-align:left">Raporda Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) Müdür Yardımcısı Samantha Burgess'in şu ifadelerine yer verildi:</p>

<p style="text-align:left">"Son üç ayda, dünya en sıcak haziran ve ağustos aylarını, kayıtlardaki en sıcak günü ve kayıtlardaki en sıcak yazını yaşadı. Bu rekor sıcaklıklar dizisi, 2024'ün kayıtlardaki en sıcak yıl olma olasılığını artırıyor. Sera gazı emisyonlarını azaltmak için acil önlem almazsak bu yaz tanık olduğumuz sıcaklıkla ilgili aşırı olaylar, insanlar ve gezegen için daha yıkıcı sonuçlar doğuracak."</p>

<p style="text-align:left"><strong>- 2024 "en sıcak yıl" olabilir</strong></p>

<p style="text-align:left">Copernicus'un raporunda, 2024'ün kayıtlardaki "en sıcak yıl" olma olasılığının giderek arttığı da kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 16:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/09/dunya-2024te-en-sicak-yazi-yasadi-1725723326.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa genelinde kabin bagajında kuralları değişti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupa-genelinde-kabin-bagajinda-kurallari-degisti-5839</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupa-genelinde-kabin-bagajinda-kurallari-degisti-5839</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) genelindeki havalimanlarında sıvı ve jel ürünlerin limitine ilişkin kabin bagajı kuralları güncellendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'nın resmi ajansı Belga'nın haberine göre, yolcular 1 Eylül'den itibaren 125 mililitre yerine 100 mililitre sıvı ve jel taşıyabilecek.</p>

<p>Yolcuların, bu sıvı ve jel ürünleri uygun şişelere koyması ve tüm ürünleri maksimum hacmi 1 litre olan şeffaf plastik torba içerisinde paketlemesi gerekecek.</p>

<p>İlaçlar ve sıvı bebek mamaları kısıtlamadan muaf tutulurken, yeni kurallar AB genelindeki tüm havalimanlarında geçerli olacak.</p>

<p>Avrupa'nın birçok noktasındaki havalimanlarında bagajların içini kontrol eden cihazların değişmesinin ardından AB'nin bunların güvenilirliğinden şüphe duyması, kuralların sıkılaşmasına neden oldu.</p>

<p>Yeni cihazlar, eskilerinin aksine sıvı ürünlerin el bagajından çıkarılmadan kontrolünü mümkün kılıyor.</p>

<p>Yeni kuralların, cihazların güvenilirliğinden emin oluncaya kadar geçerli olması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Aug 2024 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/08/avrupa-genelinde-kabin-bagajinda-kurallari-degisti-1724415550.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hamas lideri Heniyye Tahran&#039;da terör saldırısında öldürüldü</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hamas-lideri-heniyye-tahranda-teror-saldirisinda-olduruldu-5821</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hamas-lideri-heniyye-tahranda-teror-saldirisinda-olduruldu-5821</guid>
                <description><![CDATA[Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin, İran'ın başkenti Tahran'da kaldığı konutunda suikasta uğradığı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Tahran'da düzenlenen suikastta hayatını kaybeden&nbsp;Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin (58) mülteci kamplarından liderliğe uzanan hayatı Filistin'in bağımsızlığı için verilen mücadeleyle geçti.</p>

<p style="text-align:left">Tarihi Filistin topraklarının Askalan (Aşkelon) kentinden göçe zorlanan Filistinli bir ailenin çocuğu olarak 29 Ocak 1963'te Gazze'deki Şati Mülteci Kampı'nda dünyaya gelen Heniyye, 1987'de Gazze İslam Üniversitesinden mezun oldu.</p>

<p style="text-align:left">Heniyye'nin üniversiteyi bitirdiği 1987 yılında bir grup Filistinli Müslüman entelektüel ve aktivist, Şeyh Ahmed Yasin liderliğinde&nbsp;Hamas'ı kurdu. Heniyye de Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) bir kolu olan harekete katılanlar arasında yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">1989'da I. İntifada'ya katıldığı ve&nbsp;Hamas&nbsp;üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Heniyye, 1992'de serbest bırakıldıktan sonra, İsrail tarafından diğer İslami Cihad ve&nbsp;Hamas&nbsp;üyesi 415 kişilik grup ile Güney Lübnan'a sürüldü, ertesi yıl Gazze'ye geri döndü.</p>

<p style="text-align:left">Hayatı boyunca direnişin içerisinde yer alan biri olarak mücadeleci kişiliğiyle öne çıkan Heniyye, "Hamas'ın özel güvenliğinin sorumlusu olduğu" suçlamasıyla 1987'de 18 gün, 1988'de 6 ay ve 1989'da 3 yıl olmak üzere İsrail hapishanelerinde tutuklu kaldı.</p>

<p style="text-align:left">Hamas&nbsp;lideri Şeyh Yasin, 1997 yılında İsrail hapishanesinden çıktığında, Heniyye, kendisinin en yakın yardımcılarından biri oldu. Heniyye, 1999'dan 2004'e kadar,&nbsp;Hamas&nbsp;lideri Şeyh Yasin'in özel kalem müdürlüğünü yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Hamas&nbsp;lideri Heniyye, Ekim 2006'da Gazze'de konvoyuna düzenlenen saldırıdan ve Mayıs 2007'de İsrail'in evini hedef alan füze saldırısından kurtuldu. Heniyye ayrıca İsrail'in Filistinlilere karşı şiddet ve baskı uygulamayı bırakması halinde kendilerinin de şiddet içeren direniş tarzını terk edebilecekleri yönünde açıklamalarda bulundu.</p>

<p style="text-align:left">- Filistin Başbakanı oldu</p>

<p style="text-align:left">Heniyye,&nbsp;Hamas&nbsp;lideri Halid Meşal'in Şam'da sürgünde bulunmasından dolayı Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde&nbsp;Hamas'ın yürüttüğü kampanyaya da liderlik etti.&nbsp;Hamas, Filistin meclisindeki 132 sandalyeden 76'sını kazanarak seçimden zaferle çıktı. Heniyye, 16 Şubat 2006'da&nbsp;Hamas'ın başbakan adayı olarak açıklandı.</p>

<p style="text-align:left">Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümeti kurma görevini&nbsp;Hamas'a verdi. O döneme kadar Filistin'i yöneten Fetih hareketi ile haftalarca süren koalisyon görüşmelerinin neticesiz kalması üzerine Heniyye,&nbsp;Hamas&nbsp;üyeleri ve teknokratlardan oluşturduğu kabineyi ilan ederek hükümeti kurdu.</p>

<p style="text-align:left">ABD ve İsrail'in karşı çıkmasına rağmen Heniyye'nin başbakanlığı, 19 Şubat'ta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından onaylandı.</p>

<p style="text-align:left">Gazze Şeridi'ndeki&nbsp;Hamas&nbsp;ile Fetih arasındaki çatışmaların Haziran 2007'de zirveye çıkması üzerine Heniyye, Filistin Devlet Başkanı Abbas tarafından başbakanlık görevinden alındı.</p>

<p style="text-align:left">-&nbsp;Hamas&nbsp;Siyasi Büro Başkanı oldu</p>

<p style="text-align:left">Heniyye, ilk kez&nbsp;Hamas'ın Siyasi Büro Başkanlığı için Mayıs 2017'de yapılan seçimde Halid Meşal'in yerine seçildi.</p>

<p style="text-align:left">Hamas&nbsp;Genel Şura Konseyi, 1 Ağustos'ta, 2021-2025 dönemi siyasi büro başkanlığı için isim belirlemek üzere toplandı. Heniyye,&nbsp;Hamas'ın her 4 yılda bir gizlilikle yürüttüğü bu seçimlerde ikinci kez Siyasi Büro Başkanı oldu.</p>

<p style="text-align:left">1980’lerden bu yana hareketin bir parçası olan Heniyye, son birkaç yıldır Katar'da sürgünde yaşıyordu.</p>

<p style="text-align:left">- İsrail ordusu ailesini hedef aldı</p>

<p style="text-align:left">İsrail'in 10 Kasım 2023'te Gazze kentinde yerinden edilmiş kişilerin bulunduğu bir okulu hedef alması sonucu Heniyye'nin torunlarından biri hayatını kaybetti.</p>

<p style="text-align:left">İsrail ordusu, 10 Nisan'da Ramazan Bayramı dolayısıyla Gazze kentinin batısındaki Eş-Şati Mülteci Kampı sakinleri ve yakınlarıyla bayramlaşmaya giden&nbsp;Hamas&nbsp;Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin ailesinden birçok kişinin bulunduğu aracı hedef aldı.</p>

<p style="text-align:left">Saldırıda 3 oğlu ve 4 torununu kaybeden Heniyye, ölüm haberini aldığında "Allah'tan geldik Allah'a döneceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">"Çocuklarının Gazze'yi terk etmediğini, Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın kurtuluşu yolunda hayatlarını feda ettiğini" söyleyen Heniyye, "Çocuklarım Gazze'de kaldılar ve Gazze'yi terk etmediler. Tüm halkımız evlatlarının kanlarıyla büyük bir bedel ödüyor. Ben de onlardan biriyim. İsrail'e yıkımla, katliamla, yok etmeyle alamadığını müzakere masasında da almayacağını söylüyoruz. Oğullarımın kanı Gazze'deki şehit halkımızın kanından daha kıymetli değildir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">"Ailemin 60'a yakın ferdi savaşta şehit oldu ve onlar ve halkımız arasında hiçbir fark yok." diye konuşan Heniyye, "Kayıplarımız ne kadar büyük olursa olsun, İsrail'in yaptığı şantaja boyun eğmeyeceğiz, taviz vermeyeceğiz." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Heniyye'nin, İsrail ordusunun Ramazan Bayramı'nda düzenlediği saldırıda yaralanan torunu Melek Heniyye de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p style="text-align:left">13 çocuğu bulunan Heniyye'nin Gazze kentinin batısında yer alan Sahil Mülteci Kampı'ndaki evi de saldırılarda bombalandı.</p>

<p style="text-align:left">Yeni İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın yemin törenine katılmak için Tahran'da bulunan Heniyye, ikamet ettiği konuta düzenlenen saldırı sonucu yaşamını yitirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 31 Jul 2024 07:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/hamas-lideri-heniyye-tahranda-teror-saldirisinda-olduruldu-1722415053.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yazılım sorunu nedeniyle dünya çapında uçuş iptali 4 kattan fazla arttı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/yazilim-sorunu-nedeniyle-dunya-capinda-ucus-iptali-4-kattan-fazla-artti-5793</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/yazilim-sorunu-nedeniyle-dunya-capinda-ucus-iptali-4-kattan-fazla-artti-5793</guid>
                <description><![CDATA[Siber güvenlik hizmeti veren CrowdStrike'tan kaynaklanan küresel yazılım sorununun en çok etkilediği sektörlerden birisi havacılık olurken, sorunun yaşandığı cuma günü uçuş iptalleri normalden 4 kat fazla arttı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Siber güvenlik hizmeti veren CrowdStrike'tan kaynaklanan küresel yazılım sorununun en çok etkilediği sektörlerden birisi havacılık olurken, sorunun yaşandığı cuma günü uçuş iptalleri normalden 4 kat fazla arttı.</p>

<p style="text-align:left">AA muhabirinin merkezi ABD'de bulunan "FlightAware" internet sitesindeki verilerden derlediği bilgilere göre, yazılım sorunu dünya genelinde günde ortalama 90 bin uçuş yapan ticari hava yolu firmalarını ciddi sıkıntıya soktu.</p>

<p style="text-align:left">Krizin başladığı cuma günü 3 bin 403'ü ABD'de olmak üzere toplam 5 bin 171 sefer iptal edilirken, 12 bin 896'sı ABD'de toplam 46 bin 13 uçuşta rötar yaşandı.</p>

<p style="text-align:left">Dünyada bu yıl günlük uçuş iptal ortalaması yaklaşık 1200 olurken, böylelikle 19 Temmuz'da uçuş iptallerinde 4 katın üzerinde bir artış meydana geldi.</p>

<p style="text-align:left">Küresel bazda en olumsuz etkilenen şirket ABD merkezli Delta oldu. Delta uçuşlarının yüzde 32'si iptal edildi. İptal edilen sefer sayısı 1207 olurken, uçuşların yüzde 49'unda da rötar yaşandı. Rötarlı sefer sayısı 1867'yi buldu.</p>

<p style="text-align:left">ABD şirketi United ikinci en fazla etkilenen firma olarak dikkati çekti. United, krizin ilk gününde uçuşların yüzde 22’sini iptal etti. İptal olan sefer sayısı 694 oldu. Rötar oranı yüzde 61’i bulan United’ın 1898 seferinde gecikme yaşandı.</p>

<p style="text-align:left">Üçüncü en ciddi etkiyi American Airlines yaşadı. Firmanın seferlerinin yüzde 11’i iptal olurken iptal sayısı 408’i buldu. Seferlerin yüzde 47’si rötar yaparken toplam rötarlı sefer sayısı 1757’yi buldu.</p>

<p style="text-align:left">ABD merkezli Endeavor Air ise dördüncü en çok etkilenen firma oldu. Endeavor'un 293 seferi iptal oldu. İptal oranı yüzde 42'yi bulan firmanın rötar oranı da yüzde 42 oldu. Şirketin 289 seferinde rötar yaşandı.</p>

<p style="text-align:left">Bir başka ABD firması Spirit'in iptal sayısı 234 olurken iptal oranı yüzde 24 seviyesinde belirlendi. 462 seferi rötar yapan firmanın rötar oranı da yüzde 48’i gördü.</p>

<p style="text-align:left">Hollanda firması KLM'nin 129 seferi iptal edildi. İptal oranı yüzde 18 olan KLM’de rötar sayısı da 405 oldu. Rötar oranı da yüzde 57’yi buldu.</p>

<p style="text-align:left">ABD merkezli Republic’in 119 seferi iptal oldu. İptal oranı yüzde 11’i bulan firmanın rötar sayısı 433, rötar oranı da yüzde 42 seviyesinde yaşandı.</p>

<p style="text-align:left">İrlanda merkezli hava yolu şirketi Ryanair’in de 118 seferi iptal olurken, iptal oranı yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti. Ryanair'in 1897 seferinde de rötar yaşanırken rötar oranı yüzde 62’yi buldu.</p>

<p style="text-align:left">ABD merkezli PSA Airlines'ın 109 seferi iptal edildi. İptal oranı yüzde 15 ‘i bulan firmanın 438 seferinde rötar yaşandı. Rötar oranı yüzde 61 oldu.</p>

<p style="text-align:left">Hindistan merkezli IndiGo Havayolları'nda iptal sayısı 108, iptal oranı yüzde 4 oldu. IndiGo’nun 1173 seferinde rötar yaşanırken rötar oranı da yüzde 54’ü gördü.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;Krizin ikinci gününde 2 bin 882 uçuş iptal edildi</strong></p>

<p style="text-align:left">Krizin ikinci gününde toplam iptal sayısı 2 bin 882 olurken bunun 2 bin 146’sı ABD’de yaşandı. Rötarların sayısı da 35 bin 203’ü bulurken bunun 9 bin 148’i ABD’de gerçekleşti.</p>

<p style="text-align:left">Cumartesi günü en olumsuz etkilenen firma Delta oldu. Delta’nın iptal sayısı 1208’i, iptal oranı da yüzde 36’yı buldu. Firma 1524 seferinde rötar yaparken rötar oranı da yüzde 45’i gördü.</p>

<p style="text-align:left">İkinci sırada yine ABD firması United yer aldı. United’ın 448 seferi iptal oldu. İptal oranı yüzde 15’e ulaşan United’ın 1152 seferi rötar yaptı ve rötar oranı yüzde 39’u buldu.</p>

<p style="text-align:left">Üçüncü sırda Endeavor Air yer aldı. Endeavor’un 221 seferi iptal edildi. İptal oranı yüzde 44’e ulaşan firmanın 103 seferi rötar yaptı. Rötar oranı yüzde 20 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p style="text-align:left">Spirit 125 iptal ve yüzde 13 iptal oranıyla dördüncü sırada yer aldı. Firmanın rötar sayısı 344, rötar oranı da yüzde 36’yı gördü.</p>

<p style="text-align:left">İngiltere merkezli easyJet ise 85 iptal ve yüzde 4 iptal olanıyla beşinci sırada yer aldı. Firmanın rötar sayısı 1041, rötar oranı da yüzde 56 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p style="text-align:left">Çin merkezli China Eastern firmasının 54 seferi iptal olurken iptal oranı yüzde 2’yi buldu. Firmanın 929 seferi rötar yaparken rötar oranı da yüzde 34’ü gördü.</p>

<p style="text-align:left">American Airlines’ın 50 seferi iptal olurken, iptal oranı yüzde 1 seviyesinde gerçekleşti. Rötar sayısı 1366’yı bulan firmanın rötar oranı yüzde 37’yi gördü.</p>

<p style="text-align:left">Almanya’nın bayrak taşıyıcı hava yolu Lufthansa 45 iptal ve yüzde 4 iptal oranıyla sekizinci sırayı aldı. Lufthansa’nın 477 seferi rötar yaparken rötar oranı yüzde 46’ya ulaştı.</p>

<p style="text-align:left">Alman firması Eurowings 33 sefer iptali ve yüzde 6 iptal oranı ile dokuzuncu sırayı aldı. Firmanın 169 seferi rötar yaparken rötar oranı da yüzde 35’i gördü.</p>

<p style="text-align:left">28 seferi iptal edilen İrlanda firması Ryanair onuncu sırada yer aldı. Ryanair'in 1502 seferinde rötar olurken rötar oranı yüzde 50’yi gördü.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Pazar günü de kriz uçuş iptali ve rötarlar devam etti</strong></p>

<p style="text-align:left">Krizin üçüncü gününde de havacılık etkilenmeyi sürdürdü. ABD firmaları en fazla etkilenenler sıralamasında ön plana çıktı.</p>

<p style="text-align:left">Delta’nın 1373 seferi iptal olurken iptal oranı yüzde 36’yı gördü. Rötar sayısı 1585 olan Delta’nın rötar oranı da yüzde 42’yi buldu.</p>

<p style="text-align:left">ABD merkezli United da 266 iptal yaşanırken iptal oranı yüzde 9’u buldu. United’ın 723 seferinde rötar yaşanırken rötar oranı yüzde 24’ü gördü.</p>

<p style="text-align:left">Üçüncü sırayı İngiltere’deki easyJet aldı. Firmanın 178 seferi iptal olurken iptal oranı yüzde 8’i buldu. Şirketin 967 seferi rötar yaşarken rötar oranı yüzde 47 seviyesinde oldu.</p>

<p style="text-align:left">ABD şirketi Endeavor Air 151 iptal ve yüzde 23 iptal oranıyla dördüncü olurken firmanın 236 seferi rötar yaptı. Rötar oranı yüzde 37’yi gördü.</p>

<p style="text-align:left">American Airlines, 92 iptal ve yüzde 2 iptal oranıyla beşinci sırada yer aldı. Firmanın 1632 seferi rötar yaparken rötar oranı da yüzde 43 seviyesine ulaştı.</p>

<p style="text-align:left">ABD firması Spirit 68 iptal ve yüzde 7 iptal oranıyla altıncı oldu. Spirit’in 306 seferi rötar yaparken, rötar oranı da yüzde 33’ü gördü.</p>

<p style="text-align:left">Alman Lufthansa 58 iptal ve yüzde 5’lik iptal oranıyla sekizinci sırada yer aldı. Lufthansa’nın 483 seferi rötar yatı ve rötar oranı yüzde 46’ya ulaştı.</p>

<p style="text-align:left">Dokuzuncu sırayı China Eastern firması aldı. Şirketin 56 seferi iptal olurken iptal oranı yüzde 2’yi gördü. 683 uçuşunda rötar yaşanan firmanın rötar oranı da yüzde 25 olarak belirlendi.</p>

<p style="text-align:left">Almanya’nın Eurowings firması 52 iptal ve yüzde 9 iptal oranıyla onuncu sırayı aldı. Eurowings’in 168 seferi rötar yaparken rötar oranı yüzde 30’a çıktı.</p>

<p style="text-align:left">Krizin üç gününde dünya çapında toplamda 11 bin 6 uçuş iptali, 115 bin 185 de rötar yaşandı.</p>

<p style="text-align:left">Delta'nın iptal edilen sefer sayısı 3 bin 790'ı, rötar sayısı da 4 bin 973'ü buldu. United'ın toplam 1408 seferi iptal edilirken 3 bin 772 seferi rötar yaptı. 665 seferi iptal olan Endeavor'un 628 seferinde de rötar yaşandı. American Airlines’ın da 550 seferi iptal edilirken 4 bin 759 seferinde rötar gerçekleşti.</p>

<p style="text-align:left">Küresel kesintiden ötürü havalimanı çalışmalarında iptal ve rötar bakımından en çok aksaklık yaşanan ABD eyaletleri Atlanta, Detroit, Chicago, Houston, Minneapolis, Los Angeles olurken, dünyada ise Almanya, Avustralya, İsviçre ve Hindistan ön plana çıktı.</p>

<p style="text-align:left">Uzmanlar, zamanlamalara yönelik yüksek hassasiyeti nedeniyle havacılık sektöründeki sorunların ön plana çıktığını, sadece birkaç dakikalık bir gecikmenin bile, havaalanı ve hava yolu şirketinin kalkış ve iniş programlarını sekteye uğratabileceğine işaret ediyor.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Yaklaşık 8,5 milyon Windows cihazının etkilendiği tahmin ediliyor</strong></p>

<p style="text-align:left">Microsoft'a siber güvenlik hizmeti sağlayan CrowdStrike'ın güncellemesiyle Microsoft işletim sistemi arasındaki kopukluk nedeniyle birçok sektörü etkileyen küresel yazılım sorunu, cuma gününden itibaren dünyanın birçok bölgesinde hayatı olumsuz etkilemişti.</p>

<p style="text-align:left">ABD’li Microsoft, küresel yazılım sorununun 8,5 milyon Windows cihazını etkilediğinin tahmin edildiğini bildirmişti.</p>

<p style="text-align:left">CrowdStrike Üst Yöneticisi (CEO) George Kurtz, sorun nedeniyle müşterileri ve ortaklarından özür dilemişti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jul 2024 13:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/yazilim-sorunu-nedeniyle-dunya-capinda-ucus-iptali-4-kattan-fazla-artti-1721666947.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;de başkan ve başkan adaylarına suikastlar</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/abdde-baskan-ve-baskan-adaylarina-suikastlar-5775</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/abdde-baskan-ve-baskan-adaylarina-suikastlar-5775</guid>
                <description><![CDATA[Eski ABD Başkanı Donald Trump'ı hedef alan suikast girişiminin, ABD siyasi tarihinde birçok örneği bulunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Eski ABD&nbsp;Başkanı Donald Trump'ı hedef alan suikast girişiminin, ABD siyasi tarihinde birçok örneği bulunuyor.</p>

<p>ABD'de görevdeyken suikast sonucu hayatını kaybeden ilk lider, Abraham Lincoln oldu. Lincoln saldırıdan bir gün sonra hayatını kaybetti.</p>

<p>Ülkede birçok&nbsp;başkan, eski&nbsp;başkan&nbsp;ve&nbsp;başkan&nbsp;adayı da benzer saldırıların hedefi haline geldi.</p>

<p><strong><img alt="ABD-suikastlar" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/ABDDE_SUIKASTLAR.jpg" style="float:left; height:640px; width:580px" />ABD'de 4&nbsp;başkan&nbsp;suikast sonucu hayatını kaybetti</strong></p>

<p>Eski ABD&nbsp;Başkanı Abraham Lincoln, 14 Nisan 1865'te eşi Mary Todd Lincoln ile Washington'da "Amerikalı Kuzenimiz" adlı komedi oyununun özel bir gösterimine katıldıkları sırada suikasta uğradı.</p>

<p>Saldırıdan bir gün sonra hayatını kaybeden Lincoln, suikast sonucu hayatını kaybeden ilk ABD&nbsp;başkanı oldu.</p>

<p>Lincoln'un suikasttan iki yıl önce İç Savaş sırasında Konfederasyon içindeki kölelere özgürlük tanıyan Özgürlük Bildirgesi'ni yayınlaması dolayısıyla siyahların haklarına&nbsp;verdiği destek, öldürülme sebebi olarak gösterildi.</p>

<p>ABD'de suikasta kurban giden ikinci&nbsp;başkan&nbsp;ise 2 Temmuz 1881'de James Garfield oldu.</p>

<p>Garfield, görevinin 4. ayında silahlı saldırıya uğradı. Washington'daki saldırıda ağır yaralanan Garfield, suikasttan 79 gün sonra 19 Eylül'de öldü.</p>

<p>Ülkede üçüncü suikast ise 6 Eylül 1901'de ABD&nbsp;Başkanı William McKinley'e yapıldı.</p>

<p>McKinley, New York'ta düzenlenen bir fuardaki kabulü sırasında bir saldırgan tarafından iki kez vuruldu. Suikasta uğrayan&nbsp;ve&nbsp;olay yerinde ağır yaralanan McKinley, saldırının ardından 14 Eylül'de hayatını kaybetti.</p>

<p>ABD'de ölümle sonuçlanan son suikast Kasım 1963'te ABD&nbsp;Başkanı John F. Kennedy'ye düzenlendi.</p>

<p>Kennedy, eşi Jacqueline Kennedy ile birlikte Dallas'ı ziyareti sırasında silahlı saldırıya uğradı.</p>

<p>Hastaneye kaldırılan Kennedy kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.</p>

<p>- Suikast girişimine uğrayan eski ABD&nbsp;başkanlarından birçoğu sağ kurtuldu</p>

<p>ABD&nbsp;başkanlarından Andrew Jackson görevdeyken suikasta uğrayan&nbsp;ve&nbsp;sağ kalan&nbsp;başkanlardan oldu. 30 Ocak 1835'te işsiz bir kişi, ABD Kongre Binası'nın merdivenlerinde cebinden çıkardığı iki silahla Jackson'u hedef aldı.</p>

<p>Jackson, her iki tabancanın da ateş almaması sonucu hayatta kalırken, saldırgana bastonuyla karşılık&nbsp;verdi.</p>

<p>ABD&nbsp;Başkanı Franklin Roosevelt de 15 Şubat 1933'te Miami'de silahlı saldırıya uğradı. Roosevelt, saldırıdan kurtulurken, olayda dönemin Chicago Belediye&nbsp;Başkanı Anton Cermak hayatını kaybetti.</p>

<p>1 Kasım 1950'de de Porto Rikolu bağımsızlık yanlısı aktivistler Beyaz Saray'ın yenilenmesi sırasında ABD&nbsp;Başkanı Harry Truman'a suikast girişiminde bulundu. Saldırganların ikisi de güvenlik güçlerince durduruldu.</p>

<p>5 Eylül 1975'te&nbsp;suikastların hedefi bu kez ABD&nbsp;Başkanı Gerald Ford oldu.</p>

<p>Ford, aynı yıl birkaç hafta içinde iki suikast girişimine maruz kalırken bunları yara almadan atlattı.</p>

<p>İlk suikast girişiminde Ford, saldırganın silahının ateşlenmemesi sonucu kurtulurken, 22 Eylül'de de San Francisco'da bir otelin dışında kadın saldırganın ıskalaması sonucu kurşunların hedefi olmaktan kurtuldu.</p>

<p>ABD&nbsp;Başkanı Ronald Reagan, Mart 1981'de başkent Washington'daki bir konuşmasından çıkıp konvoyuna doğru yürürken uğradığı silahlı saldırı sonucu yaralandı.</p>

<p>George W. Bush'a da 2005'te Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili ile Tiflis'te katıldığı bir mitingde konuşması esnasında el bombası atıldı. El bombasının pimi, mendil çok sıkı sarılı olduğundan takılı kalınca bomba infilak etmedi.</p>

<p>- Son suikast girişimi Trump'ı hedef aldı</p>

<p>5 Kasım'daki&nbsp;başkanlık seçimlerindeki aday adaylarından eski&nbsp;Başkan&nbsp;Trump, Pennsylvania'daki mitinginde konuştuğu sırada kürsüde silahlı saldırıya uğradı.</p>

<p>Trump, saldırıda kulağından yaralanırken 20 yaşında olduğu belirtilen saldırgan öldürüldü, mitingde bulunan 1 kişi de hayatını kaybetti.</p>

<p>- ABD&nbsp;Başkan&nbsp;adayları da saldırıların hedefinde oldu</p>

<p>Silahlı şiddet olaylarının sıklıkla gerçekleştiği ABD'de,&nbsp;başkanların yanı sıra&nbsp;başkan&nbsp;adayları da suikast&nbsp;ve&nbsp;saldırıların hedefi oldu.</p>

<p>Eski ABD&nbsp;Başkanı Theodore Roosevelt, ikinci kez aday olduğu seçim kampanyası sırasında 14 Ekim 1912'de kurşunların hedefi oldu.</p>

<p>Roosevelt, Milwaukee'deki bir mitingde göğsünden vurulduğu bu saldırıyı yaralı atlattı.</p>

<p>Eski Adalet Bakanı&nbsp;ve&nbsp;demokratların&nbsp;başkan&nbsp;adayı Robert F. Kennedy, 1968 Kaliforniya ön seçimlerini kazanması dolayısıyla yaptığı zafer konuşmasından birkaç dakika sonra Los Angeles'ta gerçekleştirilen silahlı saldırıda öldürüldü.</p>

<p>Kennedy, New York'tan ABD senatörü&nbsp;ve&nbsp;5 yıl önce suikasta kurban giden&nbsp;Başkan&nbsp;John F. Kennedy'nin kardeşiydi.</p>

<p>1972'de ise bu sefer silahlı saldırının hedefi eski Alabama Valisi&nbsp;ve&nbsp;başkan&nbsp;aday adaylarından George Wallace oldu.</p>

<p>Maryland'de bir seçim kampanyası sırasında uğradığı saldırı sonucu Wallace'ın belden aşağısı felç kaldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jul 2024 18:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/abdde-baskan-ve-baskan-adaylarina-suikastlar-1720976707.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belçika ve Hollanda&#039;nın aşırı sağcı partileri, Macar lider Orban&#039;ın AB karşıtı ittifakına katıldı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/belcika-ve-hollandanin-asiri-sagci-partileri-macar-lider-orbanin-ab-karsiti-ittifakina-katildi-5755</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/belcika-ve-hollandanin-asiri-sagci-partileri-macar-lider-orbanin-ab-karsiti-ittifakina-katildi-5755</guid>
                <description><![CDATA[Aşırı sağcı Vlaams Belang ile Özgürlük Partisinin katılmasıyla Avrupa'nın Vatanseverleri ittifakı, AP'de siyasi grup kurmak için en az 7 ülkeden üye şartını sağladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Belçika'da aşırı sağcı Vlaams Belang (VB) ile Hollanda'da ırkçı ve İslam düşmanı Geert Wilders'ın liderlik yaptığı aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV), Macaristan Başbakanı Victor Orban'ın başını çektiği Avrupa Birliği (AB) karşıtı "Avrupa'nın Vatanseverleri" ittifakına katıldı.</p>

<p style="text-align:left">VB'nin lideri Tom Van Grieken, X hesabından yaptığı paylaşımda, Orban'ın Avrupa Parlamentosu'nda (AP) kurmaya çalıştığı yeni siyasi grup Avrupa'nın Vatanseverleri ittifakına katıldıklarını duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Van Grieken, "Avrupa'da yeni bir rüzgar esiyor. Milliyetçi partiler her zamankinden daha güçlü. Avrupa'mıza sevgimizden dolayı daha az AB ve daha az göç zamanı." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Wilders da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda PVV'nin Avrupa'nın Vatanseverleri oluşumuna dahil olduğunu duyurarak, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Biz PVV vatanseverleriyiz, güçlü ve egemen ulusumuzu seviyoruz. Yasa dışı göçe karşı direniyoruz. Barış ile özgürlüğü savunuyoruz ve Ukrayna'yı destekliyoruz. Yahudi-Hıristiyan mirasımızı ve ailelerimizi koruyoruz."</p>

<p style="text-align:left">Söz konusu partilerin katılmasıyla Avrupa'nın Vatanseverleri, AP'de siyasi grup kurmak için en az 7 ülkeden üye şartını sağlamış oldu. Orban'ın yeni grubun kurulduğuna dair resmi duyuruyu yarın yapması bekleniyor.</p>

<p style="text-align:left">Son yapılan AP seçimlerinde aşırı sağın güçlenmesinin ardından siyasi partiler arası ittifaklar da şekillenmeye başlamıştı. Avusturya'nın başkenti Viyana'da, 30 Haziran'da bir araya gelen aşırı sağcı ve AB karşıtı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ), Macar Yurttaş Birliği (Fidesz) ve Çekya'daki Gayrimemnun Vatandaşlar Hareketi (ANO) partilerinin temsilcileri, AP'de "Avrupa'nın Vatanseverleri" (Patriots for Europe) adını verdikleri ittifak kurduğunu duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Aşırı sağcı İspanyol Vox ve Portekizli Chega partileri de ittifaka katıldığını açıklamıştı.</p>

<p style="text-align:left">AP'de mevcut aşırı sağcı grup Kimlik ve Demokrasi'nin (ID) çatısındaki Fransız Marine Le Pen başkanlığındaki Ulusal Birlik (RN), henüz hiçbir siyasi grubun mensubu olmayan Almanya İçin Alternatif (AfD) ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni liderliğindeki Avrupalı Muhafazakarlar ve Reformistler (ECR) mensubu İtalyan Lega partilerinin ittifaka katılacak potansiyel adaylar olduğu düşünülüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jul 2024 12:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/belcika-ve-hollandanin-asiri-sagci-partileri-macar-lider-orbanin-ab-karsiti-ittifakina-katildi-1720449543.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;da seçimi kazanan reformist Pezeşkiyan, ülkenin 9&#039;uncu Cumhurbaşkanı oldu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/iranda-secimi-kazanan-reformist-pezeskiyan-ulkenin-9uncu-cumhurbaskani-oldu-5743</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/iranda-secimi-kazanan-reformist-pezeskiyan-ulkenin-9uncu-cumhurbaskani-oldu-5743</guid>
                <description><![CDATA[İran'da reformist Tebriz Milletvekili ve eski Sağlık Bakanı Mesud Pezeşkiyan, 14'üncü dönem cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda oyların yüzde 53,7'sini alarak ülkenin 9'uncu Cumhurbaşkanı oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">İran'da reformist Tebriz Milletvekili ve eski Sağlık Bakanı Mesud Pezeşkiyan, 14'üncü dönem cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda oyların yüzde 53,7'sini alarak ülkenin 9'uncu Cumhurbaşkanı oldu.</p>

<p style="text-align:left">İran İçişleri Bakanlığı Seçim Merkezi Sözcüsü Muhsin İslami, bakanlık binasındaki seçim merkezinde düzenlediği basın toplantısında, dün yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunun oy sayım işlemlerinin tamamlandığını açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Ülke genelinde yaklaşık 59 bin merkezde kurulan sandıklarda toplam 30 milyon 530 bin 157 oy kullanıldığını aktaran İslami, Pezeşkiyan'ın 16 milyon 384 bin 403 oy aldığını söyledi. Buna göre Pezeşkiyan'ın oy oranı yüzde 53,7 oldu.</p>

<p style="text-align:left">İslami, muhafazakar Said Celili'nin ise oyların 13 milyon 538 bin 179'unu aldığını belirtti. Celili'nin oy oranı yüzde 44,4'te kaldı.</p>

<p style="text-align:left">Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turuna katılım oranı ise yüzde 49,8 oldu.</p>

<h3 style="text-align:left">Pezeşkiyan kimdir?</h3>

<p style="text-align:left">Reformist siyasetçi Pezeşkiyan, 29 Eylül 1954'te Mahabad kentinde, İranlı Türk bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ve Türk kimliğiyle iftihar ettiğini her fırsatta dile getirdi. Soyadı, Farsçada "Doktorlar" anlamına gelen Pezeşkiyan, Tebriz Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1980-1988 yıllarında yapılan İran-Irak savaşında hem muharip hem de doktor olarak görev yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Pratisyenlik kursunu 1985 yılında tamamlayan Pezeşkiyan, savaştan sonra Tebriz Sağlık Bilimleri Üniversitesinde genel cerrahi ihtisasını yaparak eğitimine devam etti.</p>

<p style="text-align:left">Tebriz Sağlık Bilimleri Üniversitesinden 1993 yılında kalp cerrahisi uzmanlığını alan Pezeşkiyan, 1994-1999 yıllarında Tebriz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü olarak görev yaptı.</p>

<h3 style="text-align:left">Eşini ve oğlunu trafik kazasında kaybetti, şefkatli ve dirençli bir figür olarak sempati kazandı</h3>

<p style="text-align:left">Pezeşkiyan, 1994 yılında eşi Fatma Mecidi ve bir oğlunu trafik kazasında kaybetti, geriye kalan iki oğlunu ve bir kızını tek başına büyüttü ve bir daha evlenmedi. Pezeşkiyan'ın bu kaybı ve özveri hikayesi, onu şefkatli ve dirençli bir figür olarak gören İran toplumundaki birçok kişiden sempati ve saygı kazandı.</p>

<p style="text-align:left">Pezeşkiyan'ın siyasi hayatı, eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde 1997 yılında Sağlık Bakanı Yardımcısı olarak atanmasıyla başladı. Daha sonra Hatemi döneminde 2001'de Sağlık Bakanı olarak atandı, 2005'e kadar bu görevde kaldı.</p>

<p style="text-align:left">Ülkede 2008'de yapılan genel seçimde Tebriz Milletvekili olarak Meclis'e girmeyi başaran Pezeşkiyan, o tarihten bu yana beş dönem Tebriz'i temsilen görev yaptı.</p>

<h3 style="text-align:left">Sert eleştirilerden geri durmadı, Batı'yla iyi ilişkileri destekledi</h3>

<p style="text-align:left">Pezeşkiyan, hükümetin muhaliflere karşı tutumuna sert eleştirilerden geri durmadı. 2009'daki cumhurbaşkanı seçimi sonrası çıkan olaylardan sonra Meclis'te güvenlik güçlerinin müdahalelerini eleştiren bir konuşma yapan Pezeşkiyan, muhafazakar vekillerle gerginlik yaşadı.</p>

<p style="text-align:left">İran'da 2013'teki cumhurbaşkanı seçimlerine adaylık başvurusu yapan ancak daha sonra adaylığını geri çeken Pezeşkiyan, 2016'da İran Meclis Başkan Yardımcısı olarak 4 yıl görev yaptı. Bu süreçte nükleer anlaşma ve Batı'yla iyi ilişkileri savundu.</p>

<p style="text-align:left">Pezeşkiyan'ın 2021'deki seçimlerdeki adaylık başvurusu ise Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından reddedildi. 1 Mart'ta yapılan Milletvekili Seçimlerinde ise Tebriz Milletvekili olarak yeniden Meclis'e girdi.</p>

<h3 style="text-align:left">Mahsa Emini'nin ölümünden sonraki açıklamaları</h3>

<p style="text-align:left">İran'da Eylül 2022'de Mahsa Emini adlı genç bir kadının polis nezaretinde hayatını kaybetmesinin ardından devlet televizyonunda katıldığı bir programda konuşan Pezeşkiyan, kadınlara zorunlu başörtüsü yasasından kaynaklı müdahalelerin durumu kötüleştirdiğini ve sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Pezeşkiyan, "Biz çocuklarımızın iffetli olmasını istiyoruz ancak bu davranışlar onları dinden uzaklaştırıyorsa bu yöntemi sürdürmemeliyiz." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Ekonomi ile adalet konusundaki sorunları çözeceğinin vaadini verdi</h3>

<p style="text-align:left">Eski Cumhurbaşkanları Muhammed Hatemi ile Hasan Ruhani, eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif gibi isimlerin açık desteğini alan Pezeşkiyan, seçim kampanyalarında, ülkedeki "etnik ve mezhebi ayrımcılık" ile zorunlu başörtüsü sorununa vurgu yaptı. Ekonomi ile adalet konusundaki sorunları çözeceğinin vaadini verdi.</p>

<p style="text-align:left">İnternet yasaklarını da büyük oranda kaldıracağının sözünü veren Pezeşkiyan, iç ve dış politikada önemli reformlar ve Batı ile daha iyi ilişkilerin kurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Pezeşkiyan, 2005'ten sonra İran'da cumhurbaşkanı seçilen ilk reformist isim oldu.</p>

<h3 style="text-align:left">Pezeşkiyan: Önümüzdeki zorlu yolu, birliktelik ve güven olmadan aşamayız</h3>

<p style="text-align:left">İran'da cumhurbaşkanı seçimini ikinci turda yüzde 53,7 oy oranıyla kazanan Mesud Pezeşkiyan, X sosyal medya hesabından halka yönelik ilk mesajında, "Sevgili İran halkı, seçimler sona erdi. Bu birlikteliğimizin başlangıcı. Önümüzdeki zorlu yolu, birliktelik ve güven olmadan aşamayız. Elimi size uzatıyorum ve sizi bu yolda yalnız bırakmayacağıma şerefim üzerine yemin ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Jul 2024 05:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/iranda-secimi-kazanan-reformist-pezeskiyan-ulkenin-9uncu-cumhurbaskani-oldu-1720248880.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fransa seçimlerinde aşırı sağ güçlendi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/fransa-secimlerinde-asiri-sag-guclendi-5729</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/fransa-secimlerinde-asiri-sag-guclendi-5729</guid>
                <description><![CDATA[Temsilciler Meclisindeki 577 sandalyeden 76'sı ilk turda sahiplerini bulurken kalan 501 sandalyenin kazananları, 7 Temmuz'da düzenlenecek ikinci turda belli olacak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Fransa’da Avrupa Parlamentosu&nbsp;seçimlerinde aşırı sağın açık farkla ilk sırayı almasının ardından Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Meclisi feshetmesiyle gidilen erken seçimin ilk turunda aşırı sağ, yükselişini sürdürerek sandıktan yine birinci çıktı.</p>

<p style="text-align:left">İçişleri Bakanlığının açıkladığı seçim sonuçlarına göre, aşırı sağcı Marine Le Pen liderliğindeki Ulusal Birlik (RN) partisi ve ittifaka dahil diğer aşırı sağ partiler yüzde 33,15 oyla birinci, sol partilerin oluşturduğu Yeni Halk Cephesi İttifakı ise yüzde 28 ile ikinci sıraya yerleşti.</p>

<p style="text-align:left">Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "Cumhuriyet İçin Hep Birlikte" ittifakı ise yüzde 20 oyla üçüncü sırayı aldı.</p>

<p style="text-align:left">Seçimin en büyük kaybedenleri, Macron ittifakına ilaveten, oy oranı yüzde 6,6'ya gerileyen merkez sağdaki Cumhuriyetçiler Partisi oldu.</p>

<p style="text-align:left">2022'de düzenlenen bir önceki genel seçime göre aşırı sağın oyu 14 puan ve sol ittifakın oyu 2 puan artarken oy kaybı Macron ittifakında 6 puan ve Cumhuriyetçilerde 4 puan oldu.</p>

<p style="text-align:left">Seçimde parti ve ittifakların kazanmak için yarıştığı Temsilciler Meclisindeki 577 sandalyeden 76'sı ilk turda sahiplerini bulurken kalan 501 sandalyenin kazananları, 7 Temmuz'da düzenlenecek ikinci turda belli olacak.</p>

<p style="text-align:left">İlk turda seçim bölgelerinde yüzde 50 oy oranına ulaşarak belirlenen 76 milletvekilinden 38'inin aşırı sağ, 32'sinin sol ittifak, 2'sinin Macron ittifakı ve kalan 3'ünün merkez sağdaki Cumhuriyetçiler ve diğer sağ partilere ait olduğu açıklandı.</p>

<p style="text-align:left">Kalan 501 seçim bölgesinde düzenlenecek ikinci turda, ilk turda minimum yüzde 12,5 oy oranına sahip adaylar yarışabilecek ve en çok oyu alan aday milletvekili seçilecek.</p>

<p style="text-align:left"><strong>İkinci turda diğer partilerin aşırı sağa karşı işbirliği yapmaları bekleniyor</strong></p>

<p style="text-align:left">Merkez ve sol partilerden "ikinci turda aşırı sağa karşı işbirliği" sinyali</p>

<p style="text-align:left">Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından merkez sağ ve soldaki partiler adına yapılan ilk değerlendirmeler, 7 Temmuz'da düzenlenecek ikinci turda aşırı sağa karşı işbirliği yapma isteğini ortaya koydu.</p>

<p style="text-align:left">Cumhurbaşkanı Macron, sonuçların açıklanmasının hemen ardından yaptığı açıklamada, yüksek katılımın "siyasi durumu netleştirme" arzusunun göstergesi olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Macron, aşırı sağcı RN'ye karşı "geniş, açıkça demokratik ve cumhuriyetçi bir miting" düzenlenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Seçime dair değerlendirmelerde bulunan aşırı solcu Boyun Eğmeyen&nbsp;Fransa&nbsp;(LFI) lideri Jean-Luc Melenchon ise bu sonucun "Emmanuel Macron'a ağır ve tartışılmaz bir yenilgiyi tattırdığına" inandığını ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">“İlkelerimize uygun olarak, hiçbir yerde RN'nin kazanmasına izin vermeyeceğiz." diyen Melenchon, ikinci turda RN’nin birinci, sol ittifakın ise üçüncü çıktığı her seçim bölgesinde adaylarını geri çekeceklerini belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Bu seçimde kesin tek şeyin, Başbakan Gabriel Attal’ın görevinden ayrılacağı olduğunu kaydeden Melenchon, "Mutlak çoğunluğu Yeni Halk Cephesine (sol koalisyon) vermeliyiz çünkü tek alternatif bu." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Eski Başbakan ve Macron ittifakına dahil Ufuklar Partisinin lideri Edouard Philippe de ikinci tur için işbirliği çağrısı yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Aşırı sağcı RN ve aşırı solcu LFI partilerini kastederek ikinci turda radikal partilere karşı işbirliği yapacaklarını belirten Philippe, "RN ya da LFI adaylarına oy verilmemelidir. Sağda ve merkezde her şeyin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Ben buna hazırım." dedi.</p>

<p style="text-align:left">RN lideri Marine Le Pen ise seçmenin şüpheye yer bırakmayan bir oylamayla "Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 7 yıllık aşağılayıcı ve yıpratıcı gücünün ardından yeni bir sayfa açma isteğini gösterdiğini" belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Le Pen, "Hiçbir şey kazanılmış değil ve ülkenin şiddete meyilli aşırı solcu Nupes koalisyonunun (sol ittifak) eline düşmesini engellemek için ikinci tur belirleyici olacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;Fransız basınına göre Macron'un erken seçim kararı kendi sonunu getirdi</strong></p>

<p style="text-align:left">Fransız basını Macron'un Meclisi feshetme kararının kendi görevi ve partisinin geleceği üzerindeki etkilerine değindi.</p>

<p style="text-align:left">Challenges dergisinin "2024 genel&nbsp;seçimleri: Kral Macron'un saltanatının sonu" başlıklı haberinde, Macron'un Meclisi feshederek kendi düşüşünü tetiklediği belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Haberde, Macron'un eski Başbakanı Edouard Philippe, mevcut Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire ve İçişleri Bakanı Gerald Darmanin'in Macron'un düşüşünü daha da hızlandırdığı ifade edilerek, "Bu genel seçimler, Macronculuk saltanatının sonunu imzalayabilir." değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p style="text-align:left">Le Monde gazetesi, ilk sonuçlara göre seçimin ilk turunda iktidarın, rakipleri aşırı sağ ve solcuların gerisinde kalmasını "Mağlup olan Macron cephesi, üçüncü sıraya yerleşti" başlığıyla duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Fransız Le Figaro gazetesi de "Genel seçimler: Macron'un kaybettiği kumar" başlığıyla geçtiği haberde, Macron'un merkezdeki "blokunun" yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Haberde, "Avrupa (Parlamentosu)&nbsp;seçimleri&nbsp;tokadından 3 hafta sonra Elysee'de yine bir mağlubiyet gecesi." ifadesi kullanıldı.</p>

<p style="text-align:left"><strong><img alt="Fransa seçimleri" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/FRANSA_SECIMLERINDE_ASIRI_SAG_GUCLENDI.jpg" style="float:left; height:800px; width:572px" />Aşırı sağın vaatleri</strong></p>

<p style="text-align:left">Aşırı sağın Ulusal Mecliste oy çoğunluğu sağlaması halinde RN liderlerinden Jordan Bardella, başbakan olacak. Bu durumda&nbsp;Fransa, Bardella ve Macron tarafından birlikte temsil edilecek.</p>

<p style="text-align:left">RN’nin çoğunluğu elde etmesinin&nbsp;Fransa’nın Ukrayna’ya yönelik mali destek taahhütlerini riske atabileceği ve göçmenler meselesinde farklı bir tutum izlenebileceği ihtimaller arasında yer alıyor.</p>

<p style="text-align:left">Seçim kampanyası sırasında taraflar, kazanacakları olası zafer sonrası vaatlerine yönelik açıklamalarda bulundu.</p>

<p style="text-align:left">RN partisinin genç lideri Jordan Bardella,&nbsp;Fransa'ya göç akışlarını büyük ölçüde azaltacağını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Seçimlerde galip çıkması halinde 30 yaş altı vatandaşların vergi vermeyeceğini duyuran Bardella, Ukrayna'ya Fransız askeri birlik gönderilmesine karşı olduğunu da aktardı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Sol ittifakın vaatleri</strong></p>

<p style="text-align:left">Solcu ve çevrecilerin oluşturduğu Yeni Halk Cephesi ittifakı da seçim kampanyası kapsamında birçok vaatte bulundu.</p>

<p style="text-align:left">İttifak, seçimi kazanmaları halinde, vatandaşlar için gıda, enerji ve akaryakıt fiyatlarını donduracaklarını ve asgari ücreti 1600 avroya yükselteceklerini duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Filistin'i resmi olarak tanıyacağını açıklayan Yeni Halk Cephesi, Macron'un cumhurbaşkanlığı döneminde yürürlüğe giren ve emeklilik yaşını kademeli olarak 62'den 64'e çıkaran tartışmalı reformu da yürürlükten kaldıracaklarını taahhüt etti.</p>

<p style="text-align:left"><strong>İkinci turdan ne sonuç çıkarsa çıksın Macron'un görevi devam edecek</strong></p>

<p style="text-align:left">Yapılan erken&nbsp;seçimlerin parlamento&nbsp;seçimleri&nbsp;olması dolayısıyla yeni bir cumhurbaşkanı seçilmesi durumu söz konusu değil.</p>

<p style="text-align:left">Kazanan ittifakın hangi taraftan olduğu fark etmeksizin Macron, cumhurbaşkanlığı görevine devam edecek.</p>

<p style="text-align:left">Ancak buna rağmen, Meclisteki çoğunluğu sağ ya da sol ittifakların elde etmesi durumunda Macron'un istifa edip etmeyeceği sorusu gündeme geldi.</p>

<p style="text-align:left">Görev süresi 2027'de dolacak Macron, AP seçim sonuçlarının ardından "durumu açıklığa kavuşturmak için" kararlaştırdığı erken genel&nbsp;seçimlerin sonucunda hangi taraf kazanırsa kazansın istifa etmeyeceğini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Ulusal Meclisi feshederek erken seçime gitme kararı almasından kısa süre sonra basına açıklamalarda bulunan Macron, "Sonuç ne olursa olsun kurumlar bellidir ve cumhurbaşkanının yeri de bellidir." sözleriyle istifa seçeneğinin söz konusu olmadığını vurguladı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Macron'un kendi ittifakı dışında bir başbakanla çalışma ihtimali</strong></p>

<p style="text-align:left">Fransa'da 1958'de kabul edilen anayasaya göre, cumhurbaşkanının Meclisi feshedip erken seçim düzenledikten sonra aynı kararı alabilmesi için 1 yıl beklemesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:left">Partisi Rönesans'ın iktidar ortaklarıyla kurduğu ittifak dışında bir ittifak ya da aşırı sağın salt çoğunluğu elde ettiği bir m</p>

<p style="text-align:left">Meclis sandıktan çıkarsa Macron, seçimi kazanan siyasi partiden bir başbakan atamak zorunda kalacak. Bu, Macron'un cumhurbaşkanı olarak kendi partisinden farklı politikalar izleyen bir başbakanla çalışması anlamına gelen "kohabitasyona" sebebiyet verecek.</p>

<p style="text-align:left">Cumhurbaşkanının diplomatik alandaki yetkisi daha kısıtlı olduğu için hükümetin aldığı bazı kararlar cumhurbaşkanının politikalarıyla çelişebilecek.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;Siyasi istikrarsızlık&nbsp;Fransa&nbsp;ekonomisine zarar veriyor</strong></p>

<p style="text-align:left">Cumhurbaşkanı ve başbakanın farklı partilerden olmaları halinde ülke ekonomisinin de bu durumdan olumsuz etkilenmesi muhtemel.</p>

<p style="text-align:left">Macron'un 9 Haziran'da erken seçim kararı almasından bu yana Fransız borsası CAC 40 endeksindeki değer kaybı yaklaşık yüzde 5 oldu.</p>

<p style="text-align:left">Siyasi istikrarsızlık korkusuyla uluslararası piyasalarda&nbsp;Fransa'nın risk primi de 2012'de Avro Bölgesi'ndeki borç krizinden bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p style="text-align:left">Fransa'da siyasi krizin, 26 Temmuz – 11 Ağustos 2024 tarihlerinde düzenlenecek Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları'nı da olumsuz etkilemesinden endişe ediliyor.</p>

<p style="text-align:left">Ulaştırma Bakanı ve İçişleri Bakanı gibi olimpiyat organizasyonlarında önemli roller üstlenen isimlerin seçim sonuçlarına bağlı değişecek olması ya da olimpiyatlar sırasında bu koltukların boş kalma ihtimali endişeleri artırıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jul 2024 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/fransa-secimlerinde-asiri-sag-guclendi-1719845937.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NATO&#039;nun yeni Genel Sekreteri Mark Rutte oldu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/natonun-yeni-genel-sekreteri-mark-rutte-oldu-5717</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/natonun-yeni-genel-sekreteri-mark-rutte-oldu-5717</guid>
                <description><![CDATA[NATO'nun Genel Sekreterliğine Hollanda Başbakanı Mark Rutte atandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>NATO'nun Genel Sekreterliğine Hollanda Başbakanı Mark Rutte atandı.</p>

<p>NATO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Rutte'nin yeni Genel Sekreter olarak atanmasına karar verildi.</p>

<p>Hollanda Başbakanı Rutte, görevi 1 Ekim'de Jens Stoltenberg'den devralacak.</p>

<p>Rutte, Hollanda'da koalisyon hükümetinin bozulması üzerine 7 Temmuz 2023'te istifa etmiş ve yeni hükümet kurulana kadar başbakanlık görevini sürdürüp ardından aktif siyaseti bırakacağını duyurmuştu.</p>

<p>Stoltenberg'in görevinin bir dönem daha uzatılmayacağının kesinleşmesinin ardından Rutte, NATO Genel Sekreterliği adaylığını açıklamıştı.</p>

<p>Kısa sürede birçok ülkenin desteğini kazanan Rutte, son olarak 18 Haziran'da Macaristan'ın onayını almıştı.</p>

<p>20 Haziran'da diğer aday Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis'in çekildiğini açıklaması üzerine Rutte, tek aday kalmıştı.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Jun 2024 10:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/natonun-yeni-genel-sekreteri-mark-rutte-oldu-1719418439.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Tarihindeki En Sıcak Mayıs</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/dunya-tarihindeki-en-sicak-mayis-5652</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/dunya-tarihindeki-en-sicak-mayis-5652</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre, geçen ayın şimdiye kadar küresel olarak kaydedilen "en sıcak mayıs" olduğu bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre, geçen ayın şimdiye kadar küresel olarak kaydedilen "en sıcak mayıs" olduğu bildirildi.</p>

<p style="text-align:left">Copernicus'tan yapılan açıklamada, geçen ay ölçülen ortalama yüzey hava sıcaklığının, 1991-2020 dönemindeki mayıs ortalamasının 0,75 derece üzerinde olduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Geçen ayın, şimdiye kadar küresel olarak kaydedilen "en sıcak mayıs" olduğu bilgisine yer verilen açıklamada, böylece son 12 aydır üst üste "en sıcak ay" ilan edildiği aktarıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Copernicus İklim Değişimi Servisi Direktörü Carlo Buontempo'nun "Bu 12 aylık seriye ulaşmamız şoke edici ama şaşırtıcı değil. Rekor kıran bu aylar dizisi önünde sonunda kesintiye uğrayacak olsa da iklim değişikliğinin genel izleri hala sürüyor. Böyle bu gidişatta bir değişiklik olduğuna dair görünürde hiçbir işaret yok." ifadesine yer verildi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>BM Genel Sekreteri Guterres'in mesajı</strong></p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de şu görüşlerine yer verildi:</p>

<p style="text-align:left">"Geçen yıl, takvim yapraklarının her dönüşü sıcaklığı artırdı. Gezegenimiz bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama dinlemiyor gibiyiz. Küresel sıcaklık rekorlarını kırıyoruz ve kasırga biçiyoruz. Şimdi hareket etme, eyleme geçme ve sonuç alma zamanı."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Jun 2024 15:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/dunya-tarihindeki-en-sicak-mayis-1717597028.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İspanya, Norveç ve İrlanda Filistin devletini resmen tanıdı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ispanya-norvec-ve-irlanda-filistin-devletini-resmen-tanidi-5611</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ispanya-norvec-ve-irlanda-filistin-devletini-resmen-tanidi-5611</guid>
                <description><![CDATA[İspanya'da sol koalisyon hükümeti, Bakanlar Kurulu toplantısında Filistin devletinin resmi olarak tanınması kararını onayladı. Norveç ve İrlanda da Filistin devletini resmen tanıdıklarını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">İspanya'da sol koalisyon hükümeti, Bakanlar Kurulu toplantısında&nbsp;Filistin&nbsp;devletinin resmi olarak tanınması kararını onayladı.</p>

<p style="text-align:left">Hükümet Sözcüsü ve Eğitim Bakanı Pilar Alegria, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından, Madrid'deki Başbakanlık Konutu Moncloa'da düzenlenen basın toplantısında konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Alegria, Bakanlar Kurulu toplantısında&nbsp;Filistin&nbsp;devletinin resmi olarak tanınması kararının onaylandığını belirterek, "Özel bir Bakanlar Kurulu toplantısı oldu. Tarihi bir bir karar ve tek bir hedefi var. O da barışa katkı sağlamak." dedi.</p>

<p style="text-align:left">İspanya'nın, İrlanda ve Norveç'in eş zamanlı kararıyla&nbsp;Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olduğunu kaydeden Alegria, "İspanya dönüm noktası olan, tarihi bir karar alarak, bu zamana kadar 143 olan&nbsp;Filistin&nbsp;devletini&nbsp;tanıyan ülkelerin arasına eklenmiştir. Bu, İspanya'nın, adalet, tutarlılık ve barış vaadiyle bağdaşan bir kararıdır." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;"İki devletli çözüm tek yoldur ve buna alternatif yok"</strong></p>

<p style="text-align:left">Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise "Filistin&nbsp;devletinin tanınmasının zamanı gelmiştir. Daha fazla masumun öldürülmesine izin veremeyiz. Barış için tek yoldur ve bugün bunun yürüyüşü başlamıştır. Bugün alınan karar bir dönüm noktası olacaktır." açıklamasında bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Albares, İsrail ve&nbsp;Filistin&nbsp;arasındaki problemin "tarihin en uzun ve çözümsüz sorunu" olduğunu ancak artık bunu çözmenin zamanının geldiğini vurgulayarak, "İsrail halkı gibi&nbsp;Filistin&nbsp;halkı da aynı umuda, barışa, güvenliğe sahip olmalıdır. Bu her iki halk için de aynıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">İrlanda ve Norveç ile birlikte İspanya'nın eş zamanlı kararıyla&nbsp;Filistin&nbsp;devletini&nbsp;tanıyan ülke sayısının 146'ya çıktığını belirten Albares, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Buna en kısa zamanda, perşembe günü Slovenya da eklenecek. Hiç şüphe yok ki daha fazla ülke de buna katılacaktır. Mükemmel bir şekilde biliyoruz ki, iki devletli çözüm tek yoldur ve buna alternatif yok. Bu yolda yürümek için Bakanlar Kurulu,&nbsp;Filistin&nbsp;devletini&nbsp;tanıma kararını aldı."</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Filistin'in tanınması tarihi bir karar"</strong></p>

<p style="text-align:left">İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de&nbsp;Filistin&nbsp;devletinin tanınmasına ilişkin bu sabah yaptığı açıklamada, İspanya'nın, "Ukrayna'da olduğu gibi&nbsp;Filistin'de de uluslararası insan haklarına saygı ve uluslararası hukuka uygunluğu" savunduğunu belirtmişti.</p>

<p style="text-align:left">"Filistin&nbsp;devletinin tanınması sadece,&nbsp;Filistin&nbsp;halkının meşru talebi olan tarihi bir adaletin yerine getirilmesi değildir, aynı zamanda hepimizin istediği barışın sağlanması için de bir adımdır." ifadesini kullanan Sanchez, "İspanya, bu şekilde&nbsp;Filistin'i dünyada tanıyan 140'tan fazla ülkenin yanına eklenecek.&nbsp;Filistin'in tanınması tarihi bir karar ve tek hedefi İsrail ve&nbsp;Filistin&nbsp;arasındaki barışın sağlanmasına katkı sağlamaktır." demişti.</p>

<p style="text-align:left">Filistin&nbsp;devletinin tanınmasının "uygulanabilir" olması gerektiğinin altını çizen Sanchez, "Gazze ve Batı Şeria aynı&nbsp;Filistin&nbsp;yönetimi altında, aralarında bir koridorla birleşmeli ve Doğu Kudüs başkenti olmalıdır.&nbsp;Filistin&nbsp;ulusal yönetimi altında birleşmelidir." açıklamasında bulunmuştu.</p>

<h3 style="text-align:left">İspanya, Filistin'i tanımasının ardından önceliğini "ateşkes" olarak açıkladı</h3>

<p style="text-align:left">İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Filistin devletini resmi olarak tanımalarının ardından, bundan sonraki öncelikli adımlarının "ateşkesin sağlanması için çalışmak" olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Albares, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilere açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">"İspanya'nın bugün itibarıyla bulunduğu yer, dünyadaki çoğunluğun arasına dahil olmaktır. İspanya, tarihin doğru tarafında yer almıştır. Filistin devletini tanıyan ülkelerin sayısı bugün 146'ya çıkmıştır. Bunların 8'i de AB ülkesidir." diyen Albares, Slovenya'nın da yakın zamanda Filistin devletini tanıyacağını ve ne kadar çok ülke bunu yaparsa barışa ulaşmanın o kadar yakın olacağını ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Albares, bundan sonraki süreç için ise "Öncelik ateşkes. Bu olmadan adım atmak imkansız. Ateşkes sağlanmadan kimse parmağını kımıldatmıyor. Barış ve iki devletli çözümü konuşmamız için ateşkes sağlanmalıdır." dedi.</p>

<h3 style="text-align:left">İsrail Dışişleri Bakanı'na "gündemi çarpıtma" suçlaması</h3>

<p style="text-align:left">Bakan Albares, Orta Doğu'da barış için tek yolun iki devletli çözüm olduğunu, bu nedenle Filistin devletini tanıdıklarını vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz'ın, X hesabından, İspanya, İrlanda ve Norveç'i hedef alan açıklamalarını sert bir dille eleştiren Albares, "İsrail Dışişleri Bakanı, yalan, rezil, provokatör ve gündemi çarpıtmaya çalışan mesajlar atıyor. İrlanda ve Norveç ile birlikte koordinasyonlu, sakin ve kararlı bir şekilde uygun zaman geldiğinde gereken ortak cevabı vereceğiz." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">"Bu saldırılar bizi korkutamaz ve yolumdan saptırtamaz. Provokasyonlara düşmeyeceğiz." ifadesini kullanan Albares, Katz'ın stratejisinin farkında olduğunu, barış, ateşkes ve iki devletli çözümün konuşulması gerekirken, sosyal medyayla suni gündemler yaratmaya çalıştığını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Albares ayrıca Uluslararası Adalet Divanının, Refah'a yönelik saldırılarını durdurması için İsrail'e karşı aldığı tedbir kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu, bunun takibinin AB tarafından da yapıldığını ve İspanya olarak buna destek verdiklerini yineledi.</p>

<p style="text-align:left">İspanya Dışişleri Bakanı, "İsrail, Refah'taki saldırılarının durdurulmasına ilişkin mahkemenin verdiği kararı çiğnemeye devam ederse AB de gerekli önlemleri alacaktır." dedi.</p>

<h3 style="text-align:left">Türkiye, Katar, Suudi Arabistan, Filistin dışişleri bakanları Madrid'e geliyor</h3>

<p style="text-align:left">Yarın Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Filistin dışişleri bakanları ile İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri'nin Madrid'e gelerek Başbakan Pedro Sanchez ile görüşeceğini, ardından Dışişleri Bakanlığı binasında hep birlikte toplantı yapacaklarını açıklayan Albares, bu ziyaretin amacının, İspanya'nın Filistin devletini tanıma kararına destek verilmesi ve bundan sonra yapılacaklara ilişkin kararlar alınması olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">"Barış ve istikrar Arap ülkelerinin büyük çıkarınadır." diyen Albares, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri'nin ise 3 Haziran'da Madrid'e geleceğini duyurdu.</p>

<h3 style="text-align:left">Norveç'in, Filistin devletini resmen tanıdığı bildirildi</h3>

<p style="text-align:left">Norveç Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, ülkesinin Filistin devletini resmen tanıdığı bu "özel günü" Norveç-Filistin ilişkileri açısından bir dönüm noktası olarak niteledi.</p>

<p style="text-align:left">İki devletli çözüm konusunda İsrail’in "yapıcı taahhütte" bulunmamasını eleştiren Eide, ülkesinin "30 yılı aşkın süredir Filistin devletinin en güçlü savunucularından biri" olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Norveç, İrlanda ve İspanya ile eş zamanlı olarak Filistin devletini tanıma kararı almış ve diğer Avrupalı devletlerin de Filistin devletini tanıma konusunda aynı adımı atmasını umduklarını bildirmişti.</p>

<p style="text-align:left">Dışişleri Bakanı Eide, Filistin'in Avrupalı devletler tarafından tanınmasının tek başına bu devletin varlığının "sürdürülebilir" olması için yeterli olmadığını belirterek, Filistin'i tanıma kararı ile 7 Ekim sonrası bölgedeki "kilit aktörler ile daha da geliştirilen" barış planını destekledikleri mesajını vermişti.</p>

<p style="text-align:left">Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, 26 Mayıs'ta Brüksel'de ülkesinin Filistin devletini tanıdığını gösteren belgeleri Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa'ya teslim etmişti.</p>

<h3 style="text-align:left">İrlanda, Filistin devletini resmen tanıdı</h3>

<p style="text-align:left">İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin, ülkesinin Filistin devletini resmen tanıdığını duyurarak, "Filistin'in tanınması bir sürecin sonu değil, başlangıcıdır. Barış arayışına ve Filistin devletinin inşasına destek vermeye derinden bağlıyız." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Micheal Martin, kabine toplantısının ardından ülkesinin Filistin devletini resmen tanıma kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Martin, İrlanda hükümetinin kararının Filistin devletiyle tam diplomatik ilişkilerin kurulmasına izin verdiğini belirterek, "Filistin makamlarının resmi talebine bağlı olarak İrlanda hükümeti, İrlanda'daki Filistin misyonunun statüsünü büyükelçiliğe yükseltecek ve Filistin devletinden İrlanda'ya bir büyükelçi atanmasına izin verecek." ifadesine yer verdi.</p>

<p style="text-align:left">Bu kararın İrlanda'nın Ramallah'taki mevcut temsilciliğinin büyükelçiliğe dönüştürülmesine de izin verdiğini kaydeden Martin, "Filistin'in tanınması bir sürecin sonu değil, başlangıcıdır. Barış arayışına ve Filistin devletinin inşasına destek vermeye derinden bağlıyız." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Martin, ülkesinin bu taahhüdünü on yıllar boyunca yoğun diplomasi ve uzun süredir devam eden kalkınma iş birliği programı aracılığıyla teyit ettiğinin altını çizdi.</p>

<p style="text-align:left">Filistin yönetiminin reform ve hizmet sunumu çabalarında uluslararası toplumun tam desteğini almasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Martin, bu amaçla ortaya konan çabayı artıracaklarını dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">İrlandalı Bakan Martin, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa ile ilerleyen sürece ilişkin önemli görüşmelerde bulunduğunu belirterek, barışın sağlanmasında anlamlı yol olarak Arap Barış Vizyonu konusunda Avrupalı ve Arap ortaklarla da temaslarda bulunduğunu bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Martin, "İrlanda, bu korkunç çatışmayı ve insani felaketi durdurabilecek, tüm esirlerin serbest bırakılmasını sağlayabilecek ve İsrail devletiyle barış ve güvenlik içinde var olan egemen, bağımsız Filistin devleti vizyonunu hayata geçirebilecek siyasi yolun oluşturulması için Filistin yönetimi, AB ve uluslararası ortaklarımızla yakın çalışmaya devam edecek." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">İspanya, Norveç ve İrlanda, Filistin'i uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına uygun şekilde 1967 sınırlarıyla 28 Mayıs'ta tanıyacaklarını duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 May 2024 18:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/ispanya-norvec-ve-irlanda-filistin-devletini-resmen-tanidi-1716918289.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belçika, Ukrayna&#039;ya ilk F-16&#039;yı bu yıl içinde gönderme sözü verdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/belcika-ukraynaya-ilk-f-16yi-bu-yil-icinde-gonderme-sozu-verdi-5610</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/belcika-ukraynaya-ilk-f-16yi-bu-yil-icinde-gonderme-sozu-verdi-5610</guid>
                <description><![CDATA[Belçika, bu yıl içinde Ukrayna'ya ilk F-16 savaş uçağı teslimatını yapmayı taahhüt etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Belçika, bu yıl içinde Ukrayna'ya ilk F-16 savaş uçağı teslimatını yapmayı taahhüt etti.</p>

<p style="text-align:left"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Alexander-De-Croo.jpg" style="float:left; height:317px; width:480px" />Belçika Başbakanı Alexander de Croo ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zekenskiy, Brüksel'de bir araya gelerek, 10 yıllık işbirliği anlaşmasına imza attı.</p>

<p style="text-align:left">De Croo, ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, "Bu anlaşma halkınızı korumanız için askeri olarak neye ihtiyaç duyuyorsanız ona odaklanıyor. Hava savunması, ağır silahlar, zırhlı araçlar ve elbette F-16'lar." dedi.</p>

<p style="text-align:left">"Sene bitmeden ilk uçakları sağlamayı hedefliyoruz." ifadesini kullanan De Croo, aynı zamanda ekonomik toparlanma, yeniden inşa, kritik altyapının restorasyonu alanlarında da destek vereceklerini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">De Croo, 2028'e kadar 30 adet F-16 sağlamayı hedeflediklerini duyurdu.</p>

<p style="text-align:left"><strong><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Volodimir-Zelenskiy.jpg" style="float:right; height:311px; width:480px" />"Daha net adımlara ihtiyacımız var"</strong></p>

<p style="text-align:left">Zelenskiy de "Rusya savaşı genişletmeye ve uzatmaya çalışırken, barışı yakınlaştıracak daha net adımlara ihtiyacımız var." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Bu sene içerisinde ilk F-16'ları kullanmak istediklerini dile getiren Zelenskiy, haziran ayında Avrupa Birliği'nden (AB) üyelik müzakerelerinin fiilen başlaması kararını vermesini beklediğini aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Zelenskiy, Belçika ile 10 yıllık anlaşma yaptıklarını ayrıca bu ülkenin yaklaşık 1 milyar avro finansal taahhütte bulunduğunu bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Belçikalı muhataplarıyla AB'nin dondurduğu Rus varlıklarından elde edilen 1,7 milyar avroluk geliri kullanmalarıyla ilgili de görüşmeler yaptığını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 May 2024 18:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/belcika-ukraynaya-ilk-f-16yi-bu-yil-icinde-gonderme-sozu-verdi-1716917864.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Norveç, İrlanda ve İspanya Filistin&#039;i tanıyacağını duyurdu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/norvec-irlanda-ve-ispanya-filistini-taniyacagini-duyurdu-5584</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/norvec-irlanda-ve-ispanya-filistini-taniyacagini-duyurdu-5584</guid>
                <description><![CDATA[Norveç hükümeti, İrlanda Başbakanı Harris ve İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin devletini tanıyacaklarını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:#ffffff; color:#212529; font-family:GothamNarrow-Book; font-size:17px">Norveç hükümeti Filistin'i, uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına uygun şekilde 1967 sınırlarıyla 28 Mayıs'ta tanıyacağını duyurdu.</span></p>

<p style="text-align:left">Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Norveç hükümeti, Norveç'in Filistin'i bir devlet olarak tanımasına karar verdi." dedi.</p>

<p style="text-align:left">On binlerce kişinin öldüğü ve yaralandığı bir savaşın ortasında hem İsraillilere hem de Filistinlilere siyasi çözüm sunan tek alternatifi canlı tutmaları gerektiğini belirten Store, bunun, "yan yana, barış ve güvenlik içinde yaşayan iki devlet" olduğunun altını çizdi.</p>

<p style="text-align:left">Hükümetten yapılan açıklamada, Norveç'in iki devletli çözümü desteklediği ve ilerletmeye çalıştığı vurgulanarak Filistin'in bir devlet olarak tanınmasının, Norveç'in, Orta Doğu'daki çatışmaya kalıcı bir çözümün sadece iki devletli bir çözüm yoluyla sağlanabileceği yönündeki uzun süredir devam eden tutumunu vurguladığı bildirildi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Filistin'in, Avrupa'daki benzer görüşe sahip ülkelerle eş zamanlı olarak, uluslararası hukuka ve ilgili BMGK kararlarına uygun şekilde 1967 sınırlarıyla 28 Mayıs'ta tanınacağı belirtildi.</p>

<h3 style="text-align:left">İrlanda Filistin devletini tanıyacağını duyurdu</h3>

<p style="text-align:left">İrlanda Başbakanı Simon Harris, İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin ve İrlanda Ulaştırma Bakanı Eamon Ryan, başkent Dublin'de basın toplantısı düzenledi.</p>

<p style="text-align:left">Başbakan Harris, Filistin devletinin tanınmasına ilişkin yaptığı konuşmanın başında, "Bugün İrlanda, Norveç ve İspanya olarak Filistin devletini tanıdığımızı ilan ediyoruz. Şimdi her birimiz bu kararı hayata geçirmek için gerekli ulusal adımları atacağız." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Bugünkü duyuru öncesinde bazı liderlerle ve mevkidaşlarıyla görüştüğünü belirten Harris, "Gelecek haftalarda başka ülkelerin de bu önemli adımı atarak bize katılacaklarından eminim." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Harris, kendi ülkesinin bağımsızlığını kazanmasının ardından uluslararası alanda tanınırlığının önemine işaret ederek, "Bugün de Filistin'in devlet olarak tanınmasını desteklemek için aynı dili kullanıyoruz. Bunu yapıyoruz çünkü uluslararası hukukun temel ilkeleri olarak özgürlük ve adalete inanıyoruz, kalıcı barışın ancak özgür halkın özgür iradesi temelinde sağlanabileceğine inanıyoruz." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Kendi tarihlerinde de uluslararası tanınmanın ne anlama geldiğini bildiklerine dikkati çeken Harris, bunun güçlü siyasi ve sembolik değeri olan eylem olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Harris, "Bu, Filistin'in kendi kaderini tayin etme, kendi kendini yönetme, toprak bütünlüğü ve güvenliği dahil devletlere tanınan tüm haklara sahip olduğu ve bu hakları kullanması gerektiği yönündeki görüşümüzün bir ifadesidir ve aynı zamanda Filistin'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini de tanımaktadır." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Bugünkü duyurunun, İsrail, Filistin ve halkları için barış ve güvenliğe giden tek güvenilir yol olan iki devletli çözüme yönelik "açık destek beyanı" olduğunu vurgulayan Harris, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p style="text-align:left">"Daha önce, tanımanın ideal olarak bu hedefe yönelik sürecin parçası olarak kabul edeceğimiz bir olgu olduğunu söylemiştik. Ancak nihai sürecin üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen adil, sürdürülebilir ve kapsamlı barış çözümünden belki de her zamankinden daha uzaktayız. Filistin'i tanıma kararımız, özellikle de yapılacak doğru şey bu olduğunda süresiz olarak beklemek zorunda kalmamalıdır. Çocukların gece uyurken uyanıp uyanmayacaklarını bilmemelerini kim nasıl haklı çıkarabilir? Bugün önemli bir siyasi adım atıyoruz, tepkiler olacaktır, sonuçlarına ilişkin yorumlar yapılacaktır ancak şu temel gerçeği gözden kaçırmayalım: Çocuklar masumdur, İsrail'in çocukları, Filistin'in çocukları, onlar barışı hak ediyor."</p>

<h3 style="text-align:left">"Filistin halkı umut dolu geleceği hak ediyor"</h3>

<p style="text-align:left">Harris, Gazze'de insani yardıma engelsiz erişim için esirlerin koşulsuz serbest bırakılmasını sağlayacak ateşkesin zamanının çoktan geldiğini ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">"Filistin halkı umut dolu geleceği, acı yerine başarıyla tanımlanan geleceği, barış dolu geleceği hak ediyor." diyen Harris, İsrail halkının da aynı şeyi hak ettiğini dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Harris, "Bugün İsrail halkına sesleniyorum, İrlanda, İsrail devletini ve İsrail'in güvenlik ve komşularıyla barış içinde var olma hakkını tam olarak tanıma konusunda kesin kararlılık içinde." diye konuştu.</p>

<h3 style="text-align:left">"Sizi tanıyoruz, size saygı duyuyoruz"</h3>

<p style="text-align:left">Başbakan Harris, ülkesinin her zaman barışa giden siyasi yolda yürümeye hazır olanların yanında yer alacağını ve bunun gerçekleşmesine yardımcı olmak için elinden gelen her şeyi yapacağını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Bugün alınan karar da bununla ilgilidir. Bunu Filistin halkına ve onların en karanlık saatlerinden birine umut ve cesaret vermek için alıyoruz. İrlanda'da bizler gördük. Sizi tanıyoruz, size saygı duyuyoruz. Sizin, çocuklarınızın ve çocuklarınızın çocuklarının hak ettiğiniz daha iyi bir geleceğe sahip olabilmeniz için çalışmaya devam edeceğiz ve böylece bir gün Filistinli ve İsrailli çocuklar barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayabilecekler."</p>

<h3 style="text-align:left">Karar 28 Mayıs'ta yürürlüğe girecek</h3>

<p style="text-align:left">İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin de konuşmasında Filistin devletini tanıma kararının 28 Mayıs'ta yürürlüğe gireceğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Filistinlilerin de kendi kaderini tayin etme, devlete sahip olma, huzur ve barış içinde yaşama hakkı bulunduğuna işaret eden Martin, "Filistin devletini tanıma kararımız, bu acımasız çatışmayı nihayet sona erdirebilecek kapsamlı siyasi çerçevenin parçası olacaktır." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Martin, Filistin'i tanıma kararlarının İsrail'e yönelik saldırıları kabul etmek anlamına gelmediğini de belirterek, "Kesin biçimde İsrail'in varlığını ve İsrail halkının kendi kaderini tayin etme hakkını, Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme ve var olma hakkını desteklediğimiz gibi destekliyoruz." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">İki devletin 1967 sınırlarıyla varlığının önemini vurgulayan Martin, "Tüm devletlerden olduğu gibi Filistin devletinin de yükümlülüklerini yerine getirmesini bekliyoruz. Filistin halkı demokrasiyi, insan haklarını, iyi yönetimi ve hukukun üstünlüğü hak ediyor. Filistin devleti de bunu sağlamalı." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">"Kınamak barış getirmez"</h3>

<p style="text-align:left">Hükümet ortağı Yeşiller Partisi lideri ve Ulaştırma, İklim ve Haberleşme Bakanı Ryan da konuşmasında Filistin devletini, İsrail'i tanıdıkları şekilde eşit ülke olarak tanıdıklarını ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Ryan, "Siyasi hedeflere ulaşmak için masumlara karşı şiddet uygulamanın hiçbir zaman başarılı olamayacağını acı şekilde öğrendik." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Kudüs ya da Gazze'de yaşanan şiddet olayının İrlanda'da ya da İsrail'de yaşanandan bir farkı olmadığına dikkati çeken Ryan, "Kınamak barış getirmez." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Ryan, İrlanda parlamentosunda yıllardır Filistin devletini tanıma çağrısı yaptığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Acil ateşkesin sağlanması, ardından da Filistin'in tanınması ve İsrailliler ile Filistinliler için barışın sağlanması çağrısı yapan Ryan, "Bu problem 7 Ekim'de başlamadı." dedi.</p>

<h3 style="text-align:left">İspanya, 28 Mayıs'ta Filistin devletini resmi olarak tanıma kararı aldı</h3>

<div style="text-align:left">&nbsp;</div>

<p style="text-align:left">İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İspanya Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "Sözlerin eyleme geçme vakti geldi. Bu bir son değil, başlangıç." diyerek Filistin devletini tanıma kararı alacaklarını açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Sanchez'in Filistin devletini tanımayla ilgili duyurusu Meclis'teki hükümet ortağı siyasi partilerin milletvekillerince ayakta alkışlandı.</p>

<p style="text-align:left">İspanya Meclisi, Kasım 2014'te Filistin devletinin tanınması yönünde karar almasından dolayı, Bakanlar Kurulunun 28 Mayıs'ta alacağı karar Filistin devletinin İspanya tarafından resmi olarak tanınması için yeterli olacak.</p>

<h3 style="text-align:left">"Tek bir çözüm var o da İsrail ve Filistin'in eşit şartlarda tanındığı iki devletli çözüm"</h3>

<p style="text-align:left">İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tüm ateşkes çağrılarına "sağır" olduğunu, "Filistin ile ilgili hiçbir barış planı bulunmadığını" ve "barış, güvenlik ve istikrar için tek seçenek olan iki devletli çözümü tehlikeye atmaya başladığını" belirten Sanchez, "Çok açık şekilde duvarlar örülse de halklar bombalansa da Filistin toprakları hayatta kalacaktır." şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Sanchez, Filistin devletinin tanınması kararı alırken önceliklerinin "barış, adalet ve tutarlılık" olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:</p>

<p style="text-align:left">"Barış diyorum çünkü tek çözüm var o da İsrail ve Filistin'in eşit şartlarda tanındığı iki devletli çözüm. Bu farklı görüşlerde, dinlerde olan her yerde geçerli olan bir şeydir. Ne olursa olsun iki tarafta aynı şartlarda, aynı statüde oturup konuşmalı, bu yüzden Filistin'i tanıyoruz. Bunu yaparken barıştan sonra ikinci sebebimiz adalettir çünkü yarım asırdan fazla süredir BM Güvenlik Konseyi kararları, Oslo Anlaşması yok sayılıyor. Pasiflik artık sona ermeli. Bunun yerini umut ve itibar almalı. Tünelin sonunda ışık var. Üçüncü sebebimiz de tutarlılıktır. Ukrayna'da olduğu gibi aynı şekilde Filistin'de de tutarlı bir politika izliyoruz. Ten rengi, dili, dini ne olursa olsun uluslararası eşitliği savunuyoruz."</p>

<p style="text-align:left">Sanchez, "140'tan fazla ülke Filistin devletini tanıyor ve bizim lobilerimizle daha da fazla tanıyacak." diyerek, "İspanya olarak Filistin'e elimizden geldiği kadar yardım etmeye devam edeceğiz. Ne kadar fazla ülke Filistin'i tanırsa o kadar iyidir ve daha fazla baskı kurulur. Bu son değil, başlangıçtır." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">İspanya Başbakanı, "Bu kararımız kimseye karşı değildir. İspanya'da aşırı sağ ve sağın söylediği ya da İsrail'in savunduğu gibi İsrail'e karşı da değildir. İsrail halkına büyük bir saygı duyuyoruz ve dost olarak görüyoruz. Aynı şekilde Yahudi toplumu da takdire şayandır. Aynı zamanda Hamas'tan yana da alınan bir karar değildir. Bunu söyleyenler utanç duymalıdır." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Sanchez ayrıca, gelecek haftalarda Gazze'den kanser hastası ya da sağlık durumları ağır olan 30 kadar çocuğun İspanya'ya getirilerek her türlü sağlık hizmetlerinin verileceğini açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Sanchez, son dönemlerde öğrencilerin üniversitelerinde yaptıkları Filistin yanlısı eylemlere de değinerek, "Bunlar benim görüşüme göre değerli, meşru ve takdire şayan gençlerdir." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Filistin'i tanıma kararının bazı ülkeleri rahatsız edeceğini ve sonuçları olacağını bildiklerini de kaydeden Sanchez, "Bu kararın sonuçlarını kabul etmeye hazırız. Bizim savunduğumuz barışçıl olarak çıkarlar ve değerlerdir. Filistin'e atılan bombalar sona erdiğinde, şu anda yaşananlar 21. asrın en kararlık dönemi olarak geçecektir ve bizim başımız dik olacaktır çünkü doğru tarafta olduğumuz tanınacaktır. Doğru olanı yapıyoruz. Hem İspanya hem de daha güvenli ve istikrarlı bir Akdeniz için doğru olanı yapıyoruz." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Son olarak, "Türkiye'nin de son dönemlerde Filistin ile ilgili önemli atılımlar" yaptığını dile getiren Sanchez, haziran ayı ortasında düzenlenmesi öngörülen Türkiye-İspanya hükümetler arası zirveye de değindi.</p>

<p style="text-align:left">Sanchez, "Dost ve önemli bir ortağımız olan Türkiye ile çok yakında zirve yapacağız." dedi.</p>

<h3 style="text-align:left">Arap ülkeleri, Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin'i tanıma kararından memnun</h3>

<p style="text-align:left">Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin’i resmen tanıyacağını açıklamasını memnuniyetle karşıladı.</p>

<p style="text-align:left">Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Avrupa ülkeleri Norveç, İrlanda ve İspanya'nın kararlarını Filistin devleti için olumlu bir gelişme olduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Dost olarak nitelendirilen ülkelerin söz konusu duyurduğu kararın takdir edildiği açıklamada, uluslararası toplumun teyit ettiği Filistin halkının kaderini belirleme hakkına vurgu yapıldı.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) daimi üyesi ülkeler başta olmak üzere dünyadaki tüm ülkelere Filistin'i tanıma çağrısı yapıldı.</p>

<p style="text-align:left">Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu üç ülkenin Filistin devletini resmi olarak tanıma kararları memnuniyetle karşılandı.</p>

<p style="text-align:left">Norveç, İrlanda ve İspanya'nın duyurduğu kararların, bağımsız Filistin devletini 1967 sınırları üzerinde kurulmasıyla sonuçlanacak siyasi çözüme dair uluslararası çabaları desteklediğine işaret edilen açıklamada, bahsi geçen ülkelerin kararı takdir edilir bir adım olarak nitelendirildi.</p>

<p style="text-align:left">Diğer ülkelerin de bu yönde adımlar atması çağrısının yapıldığı açıklamada, BMGK ve uluslararası etkin güçler de Filistin davasının içinden geçtiği bu zor günlerde Filistin halkının haklarını korumaya davet edildi.</p>

<p style="text-align:left">KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi'nin imzasıyla yayımlanan açıklamada da Norveç, İrlanda ve İspanya'nın Filistin devletini tanıma kararı, iki devletli çözüm için stratejik bir adım olarak değerlendirildi.</p>

<p style="text-align:left">Söz konusu kararın Filistin'i devletini tanıma yolunda dünyadaki diğer ülkeler için teşvik edici olduğu aktarılan açıklamada, uzun yıllardan beri zulüm ve tehlikeli ihlallere maruz kalan Filistin halkını bağımsızlığına kavuşturacak adil bir barışla haklarına ulaşması gerektiğine işaret edildi.</p>

<p style="text-align:left">Körfez İşbirliği Konseyinin Filistin davasına destek veren duruşunun değişmez olduğuna dikkati çekilen açıklamada, uluslararası toplumun yanı sıra tüm örgüt ve kuruluşlara, Filistin halkının devletlerini kurmaları için destek vermeye davet edildi.</p>

<p style="text-align:left">Norveç, İrlanda ve İspanya, Filistin'i, uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına uygun şekilde 1967 sınırlarıyla 28 Mayıs'ta tanıyacağını duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 May 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/norvec-irlanda-ve-ispanya-filistini-taniyacagini-duyurdu-1716398715.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran Cumhurbaşkanı Reisi, helikopter kazasında hayatını kaybetti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/iran-cumhurbaskani-reisi-helikopter-kazasinda-hayatini-kaybetti-5579</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/iran-cumhurbaskani-reisi-helikopter-kazasinda-hayatini-kaybetti-5579</guid>
                <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın helikopter kazasında hayatını kaybettiği açıklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın helikopter kazasında hayatını kaybettiği açıklandı.</p>

<p style="text-align:left">İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Reisi'yi taşıyan helikopterin dün geçirdiği kazada kurtulan olmadığını duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Helikopterin enkazına 15 saatlik çalışma sonrasında ulaşılırken, Reisi ile Dışişleri Bakanı Abdullahiyan, Tebriz Valisi Malik Rahmeti ve İran lideri Hamaney'in Tebriz Temsilcisi Muhammed Ali Al-i Haşim'in de kazada hayatını kaybedenlerin arasında yer aldığı belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Reisi'nin helikopterinde bulunan Devrim Muhafızları Ordusu mensubu 2 üst düzey askeri yetkili ile 3 mürettebatın da kazada yaşamını yitirdiği kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left"><strong><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/AKINCI_IHA.jpg" style="float:left; height:454px; width:480px" />Reisi'nin helikopterinin enkazı, Akıncı İHA'nın tespitlerinin ardından bulunmuştu</strong></p>

<p style="text-align:left">Cumhurbaşkanı Reisi, dün helikopterle, İran-Azerbaycan sınırında bir barajın açılış törenine katılmıştı.</p>

<p style="text-align:left">İran devlet televizyonu, Reisi'nin helikopterinin bölgeden dönerken sert iniş yapması suretiyle kaza meydana geldiğini; Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Doğu Azerbaycan Eyalet Valisi Malik Rahmeti ve Tebriz Cuma İmamı Ayetullah Ali Haşim'in de helikopterde bulunduğunu duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Arama kurtarma ekipleri, olumsuz hava şartları nedeniyle çalışmaların güçlükle sürdüğünü bildirmiş, İran, Türkiye'den havadan arama çalışması yapmak için insansız hava aracı (İHA) talep etmişti.</p>

<p style="text-align:left">Türkiye'nin, İran Cumhurbaşkanı Reisi ve bazı yetkililerin geçirdiği helikopter kazasına ilişkin arama faaliyetlerinde görevlendirdiği Akıncı İHA, helikopterin enkazı olabileceği düşünülen ısı kaynağını tespit ederek koordinatlarını İran makamlarıyla paylaşmıştı.</p>

<p style="text-align:left">İran devlet televizyonu, Akıncı İHA’nın tespitlerinin ardından bulunan İran Cumhurbaşkanı Reisi ve Dışişleri Bakanı Abdullahiyan’ı taşıyan helikopterin enkaz noktasında yaşam belirtisi olmadığını duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi kimdir?</strong></p>

<p style="text-align:left">Hukukçu din adamı kimliğiyle bilinen Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 14 Aralık 1960'ta İran'ın Meşhed kentinde doğdu.</p>

<p style="text-align:left">Reisi, 1979'daki devrimin ardından kariyerine 1981'de Kereç Savcısı olarak başladı. Görevinde hızla yükselen Reisi, kısa sürede henüz 25 yaşındayken Tahran Başsavcı Vekilliği makamına oturdu.</p>

<p style="text-align:left">Reisi, İran devrim lideri Humeyni'nin talimatıyla 1988'de hapisteki rejim muhaliflerinin idam kararını veren 4 kişilik komitede yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">Humeyni'nin ölümü sonrası Ali Hamaney döneminde devlet makamlarında hızla yükselen Reisi, 1989-1994 yıllarında Tahran Başsavcılığı görevinde bulundu. 1994 yılında Devlet Denetleme Kurumu Başkanlığına atanan Reisi, 10 yıl boyunca bu görevde kaldı.</p>

<p style="text-align:left">Reisi, 2004'te Yargı Erki Başkanı Birinci Yardımcılığı görevine atandı. 2014 yılında İran Genel Başsavcılığına atanan Reisi, 2016'da yine Hamaney tarafından Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbe ve Külliyesi Vakfı Başkanlığı'na getirildi.</p>

<p style="text-align:left">Ülkede 19 Mayıs 2017'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aday olan Reisi, o dönemdeki Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'ye karşı seçimleri kaybetti.</p>

<p style="text-align:left">Reisi, kendisinden önceki Yargı Erki Başkanı Ayetullah Amuli Sadık Laricani'nin Hamaney tarafından görevden alınarak Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanlığına atanmasının ardından Mart 2019'da boşalan Yargı Erki Başkanlığı'na getirildi.</p>

<p style="text-align:left">İran'da 18 Haziran&nbsp;2021'de gerçekleştirilen seçimde Reisi, oyların yüzde 62'sini alarak açık ara farkla kazanıp ülkenin 8. Cumhurbaşkanı oldu. Reisi'nin cumhurbaşkanlığı döneminde özellikle komşularla ilişkilere öncelik veren dış politika izlendi. Bu dönemde Suudi Arabistan ile ilişkiler 7 yıl aradan sonra yeniden kuruldu.</p>

<p style="text-align:left">- ABD'nin yaptırım listesindeydi</p>

<p style="text-align:left">Reisi, siyasi tutukluların idam edilmesinde ve 2009'daki sosyal çalkantıların bastırılmasında oynadığı iddia edilen rol nedeniyle Kasım 2019'da ABD tarafından yaptırım listesine alındı.</p>

<p style="text-align:left">İbrahim Reisi'nin ismi, Hamaney sonrasında ülke liderliği makamına oturması muhtemel adayların arasında bulunuyordu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan kimdir?</strong></p>

<p style="text-align:left">Muhafazakar kimliğiyle tanınan Hüseyin Emir Abdullahiyan, 1964 yılında İran'ın Simnan eyaletine bağlı Damgan kentinde doğdu.</p>

<p style="text-align:left">1991 yılında Tahran Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olan ve Farsça, Arapça ile İngilizce bilen Abdullahiyan, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminde bir süre Bahreyn Büyükelçisi olarak görev yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Daha sonra Ahmedinejad ve Hasan Ruhani dönemlerinde Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcılığı yapan Abdullahiyan, 3 yıl yardımcılığını da yaptığı eski Dışişleri Bakanı Cevad Zarif sonrası Ağustos 2021'de Dışişleri Bakanı oldu.</p>

<p style="text-align:left">Abdullahiyan, Dışişleri Bakanlığı görevinden önce, son olarak Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Özel Yardımcılığı görevini yürütüyordu.</p>

<p style="text-align:left">Abdullahiyan'ın Dışişleri Bakanlığı döneminde, İran, Tahran ile Riyad arasında yaşanan gerginliğin ardından 7 yıl sonra Suudi Arabistan ile Mart 2023'te diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması ve büyükelçiliklerin karşılıklı olarak açılması konusunda anlaşma sağlandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı geçici olarak görevi devralacak</strong></p>

<p style="text-align:left">İran Anayasası'nın 131'inci maddesi, cumhurbaşkanının ölümü halinde cumhurbaşkanının seçilememesi hallerinde, ülke liderinin (Ali Hamaney) atamasıyla, birinci cumhurbaşkanı yardımcısının cumhurbaşkanının yetki ve sorumluluklarını devralmasını öngörüyor.</p>

<p style="text-align:left">Meclis başkanı, yargı erki başkanı ve birinci cumhurbaşkanı yardımcısından oluşan kurul, yani yasama, yürütme ve yargı başkanları, yeni bir cumhurbaşkanının en fazla 50 gün içerisinde seçilmesi için süreci düzenlemekle yükümlü.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 May 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/iran-cumhurbaskani-reisi-helikopter-kazasinda-hayatini-kaybetti-1716229925.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NATO Genelkurmay Başkanları Brüksel&#039;de bir araya geldi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/nato-genelkurmay-baskanlari-brukselde-bir-araya-geldi-5569</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/nato-genelkurmay-baskanlari-brukselde-bir-araya-geldi-5569</guid>
                <description><![CDATA[NATO Genelkurmay Başkanları, Brüksel'deki karargahta Ukrayna'ya desteğin hızlandırılması gündemiyle bir araya geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left"><img alt="Metin Gürak-genelkurmay başlanı-türkiye" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Metin-G%C3%BCrak-NATO_GENELKURMAY_BASKANLARI_TOPLANTISI.jpg" style="float:left; height:273px; width:480px" />NATO Genelkurmay Başkanları, Brüksel'deki karargahta Ukrayna'ya desteğin hızlandırılması gündemiyle bir araya geldi.</p>

<p style="text-align:left">NATO Askeri Komite Başkanı Oramiral Rob Bauer'in başkanlığındaki toplantıya, 32 üye ülkenin genelkurmay başkanları ile NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg katıldı.</p>

<p style="text-align:left">Bauer, açılış konuşmasında 1 Ekim'de görevi sona eren Stoltenberg'in son kez yuvarlak masa etrafında genelkurmay başkanlarıyla bir araya geldiğini belirterek Genel Sekreter'den övgüyle söz etti.</p>

<p style="text-align:left">Stoltenberg'in "bir general" olduğunu belirten Bauer, "Hangi rütbenin size en uygun olduğunu; beş yıldız mı veya daha fazlası mı şeklinde aramızda tartıştıktan sonra Kuzey Yıldızı olduğunuza karar verdik. Bizim Kuzey Yıldızı'mız." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Bauer, İttifak'a 7 Mart'ta katılan İsveç'in Genelkurmay Başkanı Micael Byden'ın da ilk defa yuvarlak masada yerini aldığını duyurarak kendisine NATO bayrağı hediye etti.</p>

<p style="text-align:left">Genelkurmay başkanlarının müttefik silahlı kuvvetlerinin NATO'nun yeni savunma planlarını nasıl tamamen uygulanabilir hale getirebileceğini belirten Bauer, daha fazla askerin daha yüksek hazırlık düzeyine yerleştirilmesi, yetenek oluşturma ve geliştirme, NATO'nun komutasının uyumlandırılması, bakım, askeri hareketlilik, stokların ikmali ve önceden konumlandırılması, daha fazla kolektif savunma tatbikatları ve eğitim desteği gibi konuları ele alacağını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Bauer, daha sonra Ukrayna'dan mevkidaşlarının çevrim içi katılımıyla sahadaki durumla ilgili bilgi alacaklarını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Ukrayna'nın desteklenmeye devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Bauer, "Müttefikler NATO yetenek hedeflerine ulaşmak veya Ukrayna'yı desteklemek arasında bir seçim yapmakla karşı karşıya kalırlarsa Ukrayna'yı desteklemeliler. Stoklar yeniden doldurulabilir ve doldurulacaktır ancak hayatlar sonsuza kadar kaybedilir." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- Stoltenberg'in mesajları</strong></p>

<p style="text-align:left">Stoltenberg de genelkurmay başkanları toplantılarına her zaman büyük bir hevesle katıldığını, her bir generalle çalışmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">İsveç Genelkurmay Başkanı Byden'a "hoşgeldin" mesajı veren Stoltenberg, İsveç'in üyeliğinden duyduğu memnuniyeti bir kez daha dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Sahada görev yapan 3,5 milyon NATO personeli için düzenlenen 1 dakikalık saygı duruşunun ardından toplantı basına kapalı devam etti.</p>

<p style="text-align:left">NATO Genelkurmay Başkanları, geleneksel olarak Brüksel'de 2, müttefik ülkelerden birinde 1 kez olmak üzere yılda 3 defa bir araya geliyor. Bir önceki toplantı 17 Ocak'ta Brüksel'de yapılmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Toplantıda Türkiye'yi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak temsil ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 May 2024 21:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/nato-genelkurmay-baskanlari-brukselde-bir-araya-geldi-1715933761.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB, yeni göç ve iltica kurallarını kabul etti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ab-yeni-goc-ve-iltica-kurallarini-kabul-etti-5559</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ab-yeni-goc-ve-iltica-kurallarini-kabul-etti-5559</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), yıllar süren tartışmalardan sonra dış sınırların güçlendirilmesi ve üye ülkeler arasında sorumluluğun paylaştırılmasını içeren, aynı zamanda uygulamada mülteci hukuku ve uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerin ihlal edilmesi riskini barındırdığı gerekçesiyle eleştirilen yeni göç ve iltica kurallarını kabul etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), yıllar süren tartışmalardan sonra dış sınırların güçlendirilmesi ve üye ülkeler arasında sorumluluğun paylaştırılmasını içeren, aynı zamanda uygulamada mülteci hukuku ve uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerin ihlal edilmesi riskini barındırdığı gerekçesiyle eleştirilen yeni göç ve iltica kurallarını kabul etti.</p>

<p style="text-align:left">AB Konseyinden yapılan açıklamada, Konsey'in, yeni Göç ve İltica Anlaşması'nı onayladığı duyuruldu.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada AB Dönem Başkanı Belçika'nın İltica ve Göç Bakanı Nicole de Moor'un "Bu yeni kurallar Avrupa iltica sistemini daha etkili hale getirecek ve üye ülkeler arasındaki dayanışmayı artıracak. AB, düzensiz göçün temel nedenleriyle mücadele etmek amacıyla üçüncü ülkelerle yakın işbirliğini de sürdürecek." ifadelerine yer verildi.</p>

<p style="text-align:left">Seçim kampanyalarının önemli unsurlarından göç ve iltica yönetimi hakkında böyle bir kararın, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine 3 hafta kala alınması dikkati çekti.</p>

<p style="text-align:left">AP'nin 10 Nisan'da onay verdiği anlaşma, AB'nin Resmi Gazetesinde yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek. Uygulamaya ise ancak 2026'da başlanabilecek. Üye ülkelerin anlaşmayı 2 yıl içinde ulusal hukuklarında kabul etmesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:left">- Anlaşmanın içeriği</p>

<p style="text-align:left">Göç ve iltica konusu, halihazırda İrlanda'nın başkentinde 1990'da imzalanan Dublin Sözleşmesi ile düzenleniyor. Buna göre, mültecilerin ilk varış ülkesinde iltica başvurusu yapmaları, ardından başka bir AB ülkesine geçmişlerse bunu başvuruyu yaptıkları ülkeye iletilmeleri gerekiyor.</p>

<p style="text-align:left">AB'nin düzensiz göçü yönetmekten sorumlu kurumu olarak Komisyon, göç krizinin akabinde işlevselliği tartışma konusu haline gelen Dublin Sözleşmesi'nin yerine geçecek bir dizi yasa teklifinden oluşan "Göç ve İltica Anlaşması"nı hazırladı.</p>

<p style="text-align:left">AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in göreve gelmesinden yaklaşık bir sene sonra Eylül 2020'de AP'de yaptığı ilk "Birliğin Durumu" konuşmasında açıkladığı yeni kurallar, temel olarak göç yükünü ilk varış ülkelerinden alıp tüm üyeler arasında dağıtmayı hedefliyor.</p>

<p style="text-align:left">AB'nin dış sınırlarını güçlendirme, iltica başvurularının süratle sonuçlandırılması, başvurusu reddedilenlerin menşe ülkelerine geri gönderilmelerinin hızlandırılması, kaynak ülkelerle işbirliğinin artırılması, anlaşmaya dair diğer önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p style="text-align:left">Yeni kurallara göre, sığınmacıların AB'ye varışlarından sonraki günler içinde kimlikleri belirlenecek ve ayrıntıları AB veri tabanında saklanacak. Böylece bir kişinin risk oluşturup oluşturmadığı ve kalmasına izin verilip verilmeyeceği belirlenecek.</p>

<p style="text-align:left">Eğer bir ülke çok fazla yük taşıdığını düşünüyorsa daha fazla dayanışma talep edebilecek. Kriz durumlarında 27 üye ülkenin tamamı birlikte karar verecek.</p>

<p style="text-align:left">Yeni anlaşma aynı zamanda kişilerin, eğer güvenli ilan edilmişlerse menşe veya geçiş ülkelerine daha hızlı sınır dışı edilmesine de olanak tanıyacak.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Yeni kurallara yönelik eleştiriler</strong></p>

<p style="text-align:left">Uluslararası insan hakları kuruluşları, AB'nin yeni göç ve iltica kurallarının sınırdaki kontrollerin genişletilmesinin, göçmenlerin aylarca kabul merkezlerinde tutulmasının yolunu açabileceğinden endişe ediyor.</p>

<p style="text-align:left">Ayrıca "mücbir sebep" durumlarında üye ülkelere çeşitli muafiyetler sağlaması nedeniyle uygulamada mülteci hukuku ve uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerin ihlal edilmesi riskine dikkat çekiliyor.</p>

<p style="text-align:left">Yeni kuralların, AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmalar yoluyla sınır kontrolünü "kendi sınırlarının dışında yapma" ve Avrupa'nın mülteci koruma sorumluluğundan kaçması yönünde bir adım anlamına geldiği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 May 2024 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/ab-yeni-goc-ve-iltica-kurallarini-kabul-etti-1715718649.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrail protestoları ve Filistin&#039;e desteğin damga vurduğu Eurovision&#039;u &quot;İsviçre&quot; kazandı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/israil-protestolari-ve-filistine-destegin-damga-vurdugu-eurovisionu-isvicre-kazandi-5551</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/israil-protestolari-ve-filistine-destegin-damga-vurdugu-eurovisionu-isvicre-kazandi-5551</guid>
                <description><![CDATA[Birincilik ödülünü alan İsviçre'nin temsilcisi Nemo, yaptığı konuşmada "barış" mesajı verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA/LONDRA (AA) - İsrail'in katılımı nedeniyle yoğun protesto ve boykot eylemlerinin damga vurduğu İsveç'in Malmö kentinde düzenlenen 2024&nbsp;Eurovision&nbsp;Şarkı Yarışması'nı İsviçre'nin temsilcisi Nemo kazandı.</p>

<p style="text-align:left">Malmö'de 7 Mayıs'ta ilk yarı final, 9 Mayıs'ta ikinci yarı final ve dün finali yapılan yarışmaya İsrail'in katılması çeşitli çevrelerce eleştirilirken, kent binlerce kişinin katıldığı eylemlere sahne oldu.</p>

<p style="text-align:left">Yarışmayı, İsviçre'nin temsilcisi Nemo, "The Code" isimli şarkısıyla 591 puan toplayarak kazandı.</p>

<p style="text-align:left">Ödülünü, geçen yıl yarışmanın kazananı İsveçli şarkıcı Loreen'den alan Nemo, yaptığı konuşmada, "Çok teşekkür ederim ve umarım bu yarışma vaadini yerine getirebilir, haysiyet ve barış için mücadele eder." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Hırvatistan 547 puanla ikinci olurken, Ukrayna 453 puanla üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p style="text-align:left">İsrail ise yarışmayı 375 puanla beşinci sırada tamamladı.</p>

<p style="text-align:left">Finalde sahne alan İsrailli şarkıcı Eden Golan'ın performansı boyunca seyircilerce yuhalandığı ve "Özgür Filistin" sloganlarının atıldığı videolar sosyal medyada geniş yer buldu.</p>

<p style="text-align:left">İsrail sunucusunun ülkesinin jüri oylarını sunmak için arenaya canlı bağlandığı sırada da protesto ıslıkları ve yuhalama sesleri yükseldi.</p>

<p style="text-align:left">Jüri oyları sırasında protesto edilen bir diğer isim de Avrupa Yayın Birliğinin (EBU) süpervizörü Martin Österdahl oldu.</p>

<p style="text-align:left">- Yaşanan krizler</p>

<p style="text-align:left">Finale saatler kala EBU'nun, Hollanda'nın temsilcisi Joost Klein'in diskalifiye edildiğini duyurması tepkilere yol açtı.</p>

<p style="text-align:left">Karardan saatler sonra Norveç'in geçen yılki temsilcisi Alessandra, Filistin'de "soykırım yaşandığını" söyleyerek, finalde ülkesinin oylarını sunma görevinden çekildiğini duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Alessandra'yı sırasıyla Hollanda ve Finlandiya temsilcileri izledi. Finlandiya'nın 2023 temsilcisi Kaarija, Instagram hesabından kararını, "Bu akşam puanları sunmak doğru hissettirmiyor." sözleriyle açıkladı.</p>

<p style="text-align:left">Hollanda'nın oylarını süpervizör Österdahl sundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 May 2024 01:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/israil-protestolari-ve-filistine-destegin-damga-vurdugu-eurovisionu-isvicre-kazandi-1715499619.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuzey Işıkları,dünyanın farklı noktalarından görüntülendi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kuzey-isiklaridunyanin-farkli-noktalarindan-goruntulendi-5550</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kuzey-isiklaridunyanin-farkli-noktalarindan-goruntulendi-5550</guid>
                <description><![CDATA[Yeryüzünün manyetik alanı ile Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan Kuzey Işıkları (Aurora Borealis), ABD ve Avrupa dahil Kuzey Yarım Küre'nin birçok bölgesinden görülebildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeryüzünün manyetik alanı ile Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan&nbsp;Kuzey&nbsp;Işıkları (Aurora Borealis), ABD ve Avrupa dahil&nbsp;Kuzey&nbsp;Yarım Küre'nin birçok bölgesinden görülebildi.</p>

<p>USA Today'in haberine göre, Güneş yüzeyindeki patlamalar sonucu ortaya çıkan&nbsp;Kuzey&nbsp;Işıkları ABD'nin güneyindeki Florida eyaletinden bile gözlemlendi.</p>

<p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresinin (NOAA) Uzay Hava Tahmin Merkezi (SWPC), Montana'nın&nbsp;kuzeyi, Minnesota, Wisconsin ve North Dakota,&nbsp;Kuzey&nbsp;Işıkları'nın ABD'de gözlemlenebilen en uygun bölgeler olduğunu bildirdi.</p>

<p>NOAA, 2005'ten bu yana ilk kez bu şiddette meydana gelen jeomanyetik fırtınanın yerel saatle 18.54'te Dünya'ya ulaştığını aktardı.</p>

<p>Kuzey&nbsp;Işıkları, ABD'de Alaska'dan Florida'ya kadar, Avrupa'da da İngiltere,Hollanda, Belçilka, İrlanda, Çekya, Slovakya, Danimarka ve Ukrayna'da görülürken, Rusya ve Türkiye'de bulunanlar da bu ışık şölenine şahit oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 11 May 2024 18:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/kuzey-isiklaridunyanin-farkli-noktalarindan-goruntulendi-1715499438.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sanatçı Haluk Levent, BM toplantısında İsrail yönetimine tepki gösterdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/sanatci-haluk-levent-bm-toplantisinda-israil-yonetimine-tepki-gosterdi-5546</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/sanatci-haluk-levent-bm-toplantisinda-israil-yonetimine-tepki-gosterdi-5546</guid>
                <description><![CDATA[Ahbap Derneği Başkanı ve sanatçı Haluk Levent, Birleşmiş Milletler (BM) Sivil Toplum Örgütleri toplantısında, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara tepki göstererek, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya "10 binden fazla çocuğun öldürülmesini nasıl haklı gösterebilirsiniz?" sorusunu yöneltti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">İSTANBUL (AA) - Ahbap Derneği Başkanı ve sanatçı&nbsp;Haluk&nbsp;Levent, Birleşmiş Milletler (BM) Sivil Toplum Örgütleri toplantısında, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara tepki göstererek, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya "10 binden fazla çocuğun öldürülmesini nasıl haklı gösterebilirsiniz?" sorusunu yöneltti.</p>

<p style="text-align:left">Levent, Kenya’nın başkenti Nairobi'de düzenlenen Birleşmiş Milletler Sivil Toplum Örgütleri toplantısında konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Konuşmasında Gazzeli çocuklara dikkat çeken&nbsp;Levent, şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:left">"Bugün size güzel ülkem Türkiye'nin selamlarını getirdim. Bugün burada sadece bir rock sanatçısı olarak değil, bir iyilik organizasyonu olan Ahbap'ın kurucusu ve başkanı olarak bulunuyorum. Buraya bazı proje ve önerilerimi sizlerle paylaşmak için gelmiştim ama bu sabah uyandığımda Gazze'de 600 binden fazla çocuğun büyük tehlike altında olduğunu öğrendim."</p>

<p style="text-align:left">Levent, Ahbap derneği olarak Gazze'ye yardım ulaştırmayı denediklerini ancak çok fazla zorluk yaşadıklarını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">İsrail yönetimine tepki gösteren&nbsp;Levent, "Başbakan Netanyahu'ya bir soru sormak istiyorum. 10 binden fazla çocuğun öldürülmesini nasıl haklı gösterebilirsiniz?" ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Levent, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sonucu 100’den fazla Birleşmiş Milletler çalışanının hayatını kaybettiğinin altını çizdi.</p>

<p style="text-align:left">İsrail hükümetini bu zulüm ve insani krizden dolayı kınadığını dile getiren&nbsp;Levent, "Gazze’deki savaşı protesto eden savaş karşıtı Yahudi toplumu da dahil olmak üzere Amerikalı ve Fransız öğrencilerle dayanışma içerisindeyim." şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 May 2024 21:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/sanatci-haluk-levent-bm-toplantisinda-israil-yonetimine-tepki-gosterdi-1715286855.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belçika Başbakanı De Croo, Kalkınma Ajansının Gazze&#039;deki çalışanının ölümünden İsrail&#039;i sorumlu tuttu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/belcika-basbakani-de-croo-kalkinma-ajansinin-gazzedeki-calisaninin-olumunden-israili-sorumlu-tuttu-5498</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/belcika-basbakani-de-croo-kalkinma-ajansinin-gazzedeki-calisaninin-olumunden-israili-sorumlu-tuttu-5498</guid>
                <description><![CDATA[Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Federal Kalkınma Ajansının (Enabel) Gazze'deki çalışanı ile 7 yaşındaki oğlunun hayatını kaybettiği saldırıdan İsrail'in sorumlu olduğunu söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Belçika Başbakanı <a href="https://www.belturkhaber.be/haber/belcika-basbakani-de-croo-kalkinma-ajansinin-gazzedeki-calisaninin-olumunden-israili-sorumlu-tuttu-5498" rel="tag" title="Belçika Başbakanı De Croo, İsrail'i sorumlu tuttu">Alexander De Croo</a>, Federal Kalkınma Ajansının (Enabel) Gazze'deki çalışanı ile 7 yaşındaki oğlunun hayatını kaybettiği saldırıdan İsrail'in sorumlu olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">De Croo, Belçika Parlamentosunda, Gazze'deki duruma ilişkin yapılan oturumda,<a href="https://www.belturkhaber.be/haber/belcika-basbakani-de-croo-kalkinma-ajansinin-gazzedeki-calisaninin-olumunden-israili-sorumlu-tuttu-5498" rel="tag" title="Belçika Başbakanı De Croo, İsrail'i sorumlu tuttu">Enabel</a>'in Gazze'deki çalışanını hedef alan İsrail saldırısı hakkında açıklama yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Can kaybından duyduğu üzüntüyü dile getiren De Croo, saldırıdan İsrail'in sorumlu olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">De Croo, "İsrail hükümeti (bu saldırıdan) 2 kez suçlu. Birincisi ve en önemlisi, yardım çalışanlarının bombalanması kesinlikle kaçınılması gereken bir şeydir. İkinci olarak; hükümetimiz 4 ay önce tüm Belçikalı yardım çalışanlarının ve Belçika ile herhangi bir bağı olan diğer kişilerin Gazze'yi terk edebilmesini istedi ancak 4 aydır üst üste bu izni vermeyi reddediyorlar." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Ülkesinin "Gazze Şeridi'nde <a href="https://www.belturkhaber.be/haber/belcika-basbakani-de-croo-kalkinma-ajansinin-gazzedeki-calisaninin-olumunden-israili-sorumlu-tuttu-5498" rel="tag" title="Belçika Başbakanı De Croo, İsrail'i sorumlu tuttu">ateşkes</a>" çağrısını yineleyen De Croo, "Her gün masum siviller ve çocuklar öldürülüyor. Sayın İsrail hükümeti, buna bir son vermelisiniz. Hemen şimdi, derhal." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Belçikalı lider, "Demokratik bir devlet, hukukun üstünlüğüne saygı göstererek ayakta kalır ya da yıkılır. Bu nedenle sayın İsrail hükümeti, buna derhal son verin." ifadesini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Olay</h3>

<p style="text-align:left">Belçika İşbirliği Bakanı Caroline Gennez, Enabel'in Abdullah Nabhan adlı 33 yaşındaki çalışanı ve 7 yaşındaki oğlunun, İsrail'in Refah kentindeki bombardımanında hayatını kaybettiğini duyurmuştu.</p>

<p style="text-align:left">Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib de söz konusu saldırıyı kınamak için İsrail'in Brüksel Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağıracağını bildirmişti.</p>

<p style="text-align:left">Enabel'in binası, 1 Şubat'taki İsrail saldırısında tamamen yıkılmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Apr 2024 16:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/belcika-basbakani-de-croo-kalkinma-ajansinin-gazzedeki-calisaninin-olumunden-israili-sorumlu-tuttu-1714066696.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2024 yılının ilk Güneş tutulması gerçekleşti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/2024-yilinin-ilk-gunes-tutulmasi-gerceklesti-5444</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/2024-yilinin-ilk-gunes-tutulmasi-gerceklesti-5444</guid>
                <description><![CDATA[Kuzey Amerika kıtasında yılın ilk "tam güneş tutulması", Meksika, ABD ve Kanada’da milyonlarca kişi tarafından gözlemlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Meksika’nın Mazatlan şehrinde yerel saatle 11.07 başlayan <a href="https://www.belturkhaber.be/haber/2024-yilinin-ilk-gunes-tutulmasi-gerceklesti-5444" rel="tag" title="2024 yılının ilk Güneş tutulması gerçekleşti">güneş tutulması</a>, ABD’nin kuzeydoğu yönüne ilerleyerek 17.16’da Kanada’da son buldu.</p>

<p style="text-align:left">ABD'de tam tutulmanın içinde yer alan 13 eyaletteki yüzlerce şehir ve küçük kasabada, milyonlarca kişi özel güneş tutulması gözlükleri ve teleskoplarla bu tarihi doğa olayına tanıklık etti.</p>

<p style="text-align:left">Tam tutulma, 6 bin 437 kilometre uzunluğunda, yaklaşık 44 milyon nüfusun yaşadığı Meksika, ABD ve Kanada toprakları üzerinde 186 kilometre genişliğinde bir rota izledi.</p>

<p style="text-align:left">Bu rota içinde insanlar "tam güneş tutulmasına" şahit olurken, tutulma bu rota dışında da kısmi olarak gözlemlendi</p>

<p style="text-align:left">Kısmi tutulma, ABD'nin Alaska ve Hawaii dışındaki 48 eyaletinin tamamında görüldü.</p>

<h3 style="text-align:left">Güzergah üzerinde "güneş tutulması turizmi" arttı</h3>

<p style="text-align:left">Ay'ın Dünya ile Güneş arasından geçmesiyle oluşan Güneş tutulmasını izlemek için milyonlarca kişi, özellikle tam tutulmanın yaşanacağı bölgelere akın etti.</p>

<p style="text-align:left">Meksika'nın Pasifik kıyısından görülmeye başlanan tutulma rotası, Meksika ve Texas'ın kuzeydoğusuna doğru ilerleyip, New York ve Maine eyaleti hattından Kanada'ya doğru hareket etti.</p>

<p style="text-align:left">Dallas, Idabel, Littler Rock, Poplar Bluff, Paducah, Carbodale, Evansville, Cleveland, Erie, Buffalo, Burlington, Lancaster ve Caribou tutulmanın gözlemlendiği belli başlı şehirlerin başında geldi.</p>

<p style="text-align:left">Birçok yerde Güneş tutulması nedeniyle meraklılarına yönelik kültürel ve bilimsel etkinlikler düzenlenirken, bazı bölgelerde yetkililer, "güneş tutulması turizmi" nedeniyle oluşan aşırı trafik ve insan akını nedeniyle acil durum ilan ederek güvenlik önlemleri almaya çalıştı.</p>

<p style="text-align:left">Doğrudan güneş ışınlarına bakmak göz sağlığı için zararlı olduğundan, tutulmayı gözlemlemek için kızılötesi ve ultraviyole ışığı engelleyen sertifikalı Güneş tutulması gözlüklerinin kullanılması önerildi.</p>

<h3 style="text-align:left">ABD’de bir sonraki tam güneş tutulması 2044’te</h3>

<p style="text-align:left">Tutulma güzergahının tam merkezinde olan bölgelerde Ay’ın Güneş’i tam engelleme süresi 4 dakika 28 saniyeyi buldu.</p>

<p style="text-align:left">Tutulma başladığında hilal şeklini almaya başlayan kısmı tutulma, Ay’ın Güneş’in yüzünü tamamen kapatması ile Güneş'in atmosferi Ay'ın etrafında bir ışık halkası oluşturdu. Ay’ın hareketine devam etmesi üzerine kenarından tek bir parlak noktanın belirmesi ile "Elmas halka" denilen görüntü ortaya çıktı.</p>

<p style="text-align:left">2024’ün ikinci tutulması, Şili ve Arjantin'in güneyinde halkalı güneş tutulması şeklinde 2 Ekim'de gerçekleşecek. ABD’de ise bir sonraki tam güneş tutulması 2044’te yaşanacak.</p>

<p style="text-align:left">En son 10 Haziran 2021’de Kuzey Yarım Küre'de, gök bilimcilerin "ateş çemberi" olarak adlandırdığı 2021’in güneş tutulması gerçekleşmişti.</p>

<p style="text-align:left">Kanada'dan Sibirya'ya kadar yaklaşık 500 kilometre genişliğindeki şerit üzerinde meydana gelen güneş tutulması, yüzde 60 tutulma ile ABD'nin New York şehrinden de kısmen gözlemlenmişti.</p>

<p style="text-align:left">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Apr 2024 00:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/2024-yilinin-ilk-gunes-tutulmasi-gerceklesti-1712678764.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NATO karargahında İttifak&#039;ın 75. kuruluş yıl dönümü kutlandı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/nato-karargahinda-ittifakin-75-kurulus-yil-donumu-kutlandi-5426</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/nato-karargahinda-ittifakin-75-kurulus-yil-donumu-kutlandi-5426</guid>
                <description><![CDATA[NATO'nun 75. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunan karargahta kutlama töreni yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - NATO'nun 75. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunan karargahta kutlama töreni yapıldı.</p>

<p style="text-align:left">Karargahta "Agora" olarak adlandırılan toplanma yerinde düzenlenen tören, Belçika Hava Kuvvetleri Kraliyet Bandosu ve Hollanda Kraliyet Donanması Deniz Bandosunun performansıyla başladı.</p>

<p style="text-align:left">NATO Marşı'nın çalınmasının ardından konuşan Genel Sekreter Jens Stoltenberg, "Bugün tarihin en güçlü, en kalıcı ve en başarılı ittifakı olan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü NATO'nun 75. yıl dönümünü kutluyoruz. Tebrikler." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Stoltenberg, 1979 yılında Norveç ordusunda görev yaptığını belirterek, "Savaş çıksaydı biz ön saflarda olacaktık. Ancak korkmuyordum çünkü yalnız olmadığımızı biliyordum. Arkamızda NATO ittifakının gücü vardı." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Genel Sekreter Stoltenberg, soğuk savaş sona erdiğinde NATO'nun Balkanlar'daki etnik çatışmaların sona ermesine yardımcı olduğunu, 2001 yılında 11 Eylül saldırılarından sonra ilk kez Washington Anlaşması'nın 5. maddesini hayata geçirerek bir müttefike yapılan saldırıyı tümüne yapılmış sayarak harekete geçtiğini anlattı.</p>

<p style="text-align:left">"O tarihten bu yana NATO, terörle mücadelede ön saflarda yer alıyor." diyen Stoltenberg, "Bugün NATO her zamankinden daha büyük, daha güçlü ve daha birlik içindedir. Başlangıçta 12 üyemiz vardı. Bugün 32 üyemiz var. O halde bir şeyleri doğru yapıyor olmalıyız." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Stoltenberg, Avrupa'nın güvenliği için Kuzey Amerika'ya ve Kuzey Amerika'nın da Avrupa'ya ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, "ABD'nin diğer büyük güçlerden daha fazla dostu ve müttefiki var." dedi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- "Tarihin en başarılı ittifakıyız"</strong></p>

<p style="text-align:left">NATO Askeri Komite Başkanı Oramiral Rob Bauer, 1 milyar insanın güvenliğini sağlamak için 32 müttefik ülkenin silahlı kuvvetlerinin her gün yan yana çalıştığının altını çizdi.</p>

<p style="text-align:left">Bauer, "Tarihin en başarılı ittifakıyız. Saldırgan bir askeri güç gösterisi ya da vahşice fethettiğimiz topraklar yüzünden değil. Getirdiğimiz barış sayesinde tarihin en başarılı ittifakıyız." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Ardından İttifak'a katılmalarının yıl dönümü dolayısıyla Çekya, Macaristan, Polonya, Bulgaristan, Estonya, Hırvatistan, Arnavutluk, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya'nın dışişleri bakanları da kürsüde kutlama mesajlarını paylaştı.</p>

<p style="text-align:left">Kurucu ve ev sahibi ülke Belçika'nın Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib, "NATO'nun gelecek nesiller için barış, güvenlik ve refah dolu bir gelecek sağlama vizyonuna kararlılıkla bağlı kalalım. Belçika'nın bu görkemli projede yer alması gurur verici." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Lahbib ve Genel Sekreter Stoltenberg'in Belçika'nın sunduğu pastayı kesmelerinin ardından tören sona erdi.</p>

<p style="text-align:left">Törene NATO personelinin yanı sıra 3-4 Nisan'da düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı vesilesiyle müttefik ülkelerin dışişleri bakanları da katıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Apr 2024 14:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/nato-karargahinda-ittifakin-75-kurulus-yil-donumu-kutlandi-1712256179.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Su kıtlığı dünya nüfusunun yüzde 40&#039;ından fazlasını etkiliyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/su-kitligi-dunya-nufusunun-yuzde-40indan-fazlasini-etkiliyor-5284</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/su-kitligi-dunya-nufusunun-yuzde-40indan-fazlasini-etkiliyor-5284</guid>
                <description><![CDATA[Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Handan Dökmeci, dünya nüfusunun yüzde 40'tan fazlasının su kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Handan Dökmeci, dünya nüfusunun yüzde 40'tan fazlasının su kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Trakya Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Eczacılık Fakültesinde düzenlenen "Suya Dair" paneline katılan Prof. Dr. Dökmeci, küresel iklim değişikliği ve afetlerin sağlıklı suya erişimi engellediğini dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">İklim değişikliği nedeniyle aşırı kuraklık ve sellerin yaşandığını belirten Dökmeci, su kaynaklarının korunması için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Suyun canlı yaşamı için hayati önem taşıdığına dikkati çeken Dökmeci, "Su kıtlığı dünyayı tehdit eden önemli bir durum. İnsanlar besin olmadan uzun süre hayatta kalabilirken susuz olarak yaşam çok zor. Bu suyun da güvenli içme suyu olması lazım. Dünya nüfusunun yüzde 40'ından fazlasının su kıtlığı çektiği biliniyor. Bu durum önümüzdeki yıllarda artacak. 2040 yılında her 4 çocuktan birinin aşırı su sıkıntısı çekeceği tahmin ediliyor. 2050 yılına geldiğimizde 4 milyar insan su sıkıntısı çeken bölgelerde yaşayacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Dökmeci, doğa ve çevrenin tahrip edilmesinin afet boyutunca iklim olaylarına neden olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Sel ve kasırga gibi afetlerin güvenli suya erişimi sağlayan altyapı sistemlerine zarar verdiğini anlatan Dökmeci, "Yaşanan sellerin ardından içme suyu kaynakları doluyor zannediliyor ancak mevcut kaynakların kirlenme riski oldukça fazla. Atık su tesisleri zarar görebiliyor. Kanalizasyon sistemleri arızalanabiliyor ve sızıntılar oluyor. Bu durum salgın hastalıklar gibi ciddi sorunlara neden olabiliyor." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 Dec 2023 15:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/su-kitligi-dunya-nufusunun-yuzde-40indan-fazlasini-etkiliyor-1702675979.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Danimarka&#039;da Kur&#039;an-ı Kerim ve kutsal kitapların yakılmasını yasaklayan kanun tasarısı kabul edildi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/danimarkada-kuran-i-kerim-ve-kutsal-kitaplarin-yakilmasini-yasaklayan-kanun-tasarisi-kabul-edildi-5270</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/danimarkada-kuran-i-kerim-ve-kutsal-kitaplarin-yakilmasini-yasaklayan-kanun-tasarisi-kabul-edildi-5270</guid>
                <description><![CDATA[Danimarka'da, kutsal kitapların yakılmasını ve bu kitaplara saldırıları yasa dışı kılan yasa tasarısı kabul edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">KOPENHAG (AA) -&nbsp;Danimarka'da, kutsal kitapların yakılmasını ve bu kitaplara saldırıları yasa dışı kılan yasa tasarısı kabul edildi.</p>

<p style="text-align:left">Danimarka&nbsp;Parlamentosu'nda yapılan oylamada, 77 milletvekili hayır oyu kullanırken, 94 milletvekili tasarı lehine oy verdi.</p>

<p style="text-align:left">Çoğunluğun oyuyla kabul edilen kanuna göre, ülkede Kur'an-ı Kerim ve diğer kutsal kitapların yakılması, bu kitaplara saldırılar ve dini değerleri hedef alan uygunsuz davranışlar yasaklanacak.</p>

<p style="text-align:left">Yasayı ihlal edenlere para cezası ya da iki yıla kadar hapis verilebilecek.</p>

<p style="text-align:left">Yasanın yürürlüğe girmesi için&nbsp;Danimarka&nbsp;Kraliçesi 2. Margrethe'in imzası gerekiyor.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;İsveç ve&nbsp;Danimarka'da Kur'an-ı Kerim'e yönelik provokasyonlar</strong></p>

<p style="text-align:left">İsveç ve&nbsp;Danimarka'da son dönemde Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırılar yoğunlaşırken bu provokasyonlara izin verilmesi tepkiyle karşılanıyor.</p>

<p style="text-align:left">Danimarkalı aşırı sağcı politikacı ve Sıkı Yön Partisi lideri Rasmus Paludan, 2022'de Paskalya tatili boyunca İsveç'in Malmö, Norköpin, Jönköping kentleri ile başkent Stockholm'de Kur'an-ı Kerim yakma provokasyonlarını sürdürmüştü.</p>

<p style="text-align:left">Paludan, 21 Ocak'ta Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği ve 27 Ocak'ta Türkiye'nin Kopenhag Büyükelçiliği önünde Kur'an-ı Kerim yakmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Stockholm'de Irak asıllı Salwan Momika da Kurban Bayramı'nın birinci gününe denk gelen 28 Haziran'da Stockholm Camisi önünde polis korumasında Kur'an-ı Kerim yakmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Momika, 20 Temmuz'da Irak'ın Stockholm Büyükelçiliği önünde, 31 Temmuz'da İsveç Parlamentosu önünde polis korumasında Kur'an-ı Kerim'i ve Irak bayrağını ayaklar altına almıştı.</p>

<p style="text-align:left">Saldırılarını artıran Momika, 25, 26, 27 ve 29 Ağustos'ta polis korumasında Stockholm'um çeşitli yerlerinde Kur'an-ı Kerim yakmaya devam etmişti.</p>

<p style="text-align:left">İran asıllı Bahrami Marjan ise Stockholm'ün Angbybadet sahilinde 3 Ağustos'ta polis korumasında Kur'an-ı Kerim yakmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 Dec 2023 16:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/danimarkada-kuran-i-kerim-ve-kutsal-kitaplarin-yakilmasini-yasaklayan-kanun-tasarisi-kabul-edildi-1701967781.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2011-2020 dönemi, kayıtlara &quot;en sıcak 10 yıl&quot; olarak geçti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/2011-2020-donemi-kayitlara-en-sicak-10-yil-olarak-gecti-5265</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/2011-2020-donemi-kayitlara-en-sicak-10-yil-olarak-gecti-5265</guid>
                <description><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2011-2020 yılları arasında iklim değişikliğinin etkilerinin hızlı şekilde arttığını ve bu sürecin kayıtlara "en sıcak 10 yıl" olarak geçtiğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">WMO tarafından 2011-2020 arasında yaşanan iklim değişikliği ve bunun etkisiyle meydana gelen aşırı doğa olaylarına ilişkin verilerin yer aldığı rapor yayımlandı.</p>

<p style="text-align:left">Dubai'de devam eden Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 28. Taraflar Konferansı (COP28) kapsamında yayımlanan raporda, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme (1850-1900) göre 1,5 santigrat dereceden fazla olmayacak şekilde sınırlamaya çalışmak için çok daha etkili iklim eylemlerine ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.</p>

<p style="text-align:left">Raporda, iklim değişikliğinin etkilerinin 2011-2020 yılları arasında endişe verici oranda arttığı, bu tarihlerde "en sıcak 10 yılın" yaşandığının kayıtlara geçtiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">2011-2020 dönemi için küresel ortalama sıcaklığın 1850-1900 ortalamasının 1,10 santigrat derece üzerinde olduğu kaydedilen raporda, dünya genelinde kaydedilen en sıcak altı yılın 2015 ile 2020 yılları arasında yaşandığı aktarıldı.</p>

<p style="text-align:left">Bu süreçte en sıcak iki yılın, El Nino hava olayının etkisiyle 2016 ve 2020 yılları olduğu ifade edildi.</p>

<p style="text-align:left">Sera gazı konsantrasyonlarının sürekli artmasının kara ve okyanus sıcaklıklarının rekor seviyeye yükselmesinin yanı sıra, buzların erimesi ile deniz seviyesinin yükselmesinde keskin bir artışa neden olduğu vurgulandı.</p>

<p style="text-align:left">2011'den 2020'ye kadar deniz seviyesi yıllık 4,5 milimetre yükselirken, bu oranın 2001-2010 döneminde 2,9 milimetre olarak kayıtlara geçtiği bildirildi.</p>

<p style="text-align:left">Raporda, deniz ısı dalgalarının daha sık ve yoğun hale geldiği, 2011 ile 2020 arasındaki herhangi bir yılda okyanus yüzeyinin yaklaşık yüzde 60'ının bir sıcak hava dalgasına maruz kaldığının altı çizildi.</p>

<h3 style="text-align:left">"Buzullar yılda yaklaşık 1 metre inceliyor"</h3>

<p style="text-align:left">Raporda, özellikle kutup bölgelerinde ve yüksek dağlarda meydana gelen büyük dönüşüm konusunda uyarı yapılırken, "Buzullar yılda yaklaşık 1 metre inceliyor. Bu benzeri görülmemiş bir kayıp ve milyonlarca insanın su kaynakları üzerinde uzun vadeli etki oluşturuyor." ifadelerine yer verildi.</p>

<p style="text-align:left">Antarktika'daki kıtasal buz tabakasının 2011-2020 yılları arasında 2001-2010 dönemine kıyasla neredeyse yüzde 75 daha fazla buz kaybettiğinin altı çizilen raporda, bu durumun, alçakta bulunan kıyı bölgelerin varlığını tehlikeye atacak olan gelecekteki deniz seviyesi yükselişi açısından kaygı verici bir gelişme olduğuna işaret edildi.</p>

<p style="text-align:left">Raporda, Grönland ve Antarktika'nın, 2011-2020 yılları arasında 2001-2010 dönemine kıyasla yüzde 38 daha fazla buz kaybettiği vurgulandı.</p>

<h3 style="text-align:left">"Erken uyarı sistemleriyle bağlantılı olarak aşırı olaylardan kaynaklanan ölümlerin sayısı azaldı"</h3>

<p style="text-align:left">Raporda, son on yılda yaşanan aşırı doğa olaylarının, özellikle gıda güvenliği, yerinden edilme ve göç üzerinde tahrip edici etkiler oluşturduğunu ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine yönelik ulusal kalkınmayı ve ilerlemeyi engellediği belgelendi.</p>

<p style="text-align:left">"Tahminler, erken uyarılar ve koordineli afet yönetimi, müdahale konularındaki iyileşmede etkili oldu. Ekonomik kayıpların artmasına rağmen, gelişmiş erken uyarı sistemleriyle bağlantılı olarak aşırı olaylardan kaynaklanan ölümlerin sayısı azaldı." ifadelerinin yer aldığı raporda, kamu ve özel iklim finansmanının 2011-2020 arasında 2 katına çıktığı ancak iklim hedeflerine ulaşmak için 2030'un sonuna kadar en az 7 kat artması gerektiği vurgulandı.</p>

<p style="text-align:left">Aşırı hava ve iklim olaylarından kaynaklanan ekonomik kayıpların artmaya devam ettiği aktarılan raporda, 2005'de ABD'deki Katrina Kasırgası dünyanın en maliyetli hava durumu felaketi olduğu hatırlatıldı.</p>

<p style="text-align:left">Raporda, Antarktika'daki ozon deliğinin genişliğinin 2011-2020'de önceki 20 yıla göre daha küçük olması olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<h3 style="text-align:left">"1990'lardan bu yana her on yıl bir öncekinden daha sıcak oldu"</h3>

<p style="text-align:left">Raporda görüşlerine yer verilen WMO Genel Sekreteri Petteri Taalas, "1990'lardan bu yana her on yıl bir öncekinden daha sıcak oldu. Bu eğilimin hemen tersine döneceğine dair bir işaret görmüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Daha fazla ülkenin, diğer on yıllara kıyasla rekor düzeyde yüksek sıcaklıklar bildirdiğini anımsatan Taalas, okyanusların giderek daha hızlı ısındığını ve deniz seviyesinin yükselme oranının bir nesilden kısa bir sürede neredeyse iki katına çıktığını belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Eriyen buzulları ve buz tabakalarını kurtarmada başarısız olunduğunu ifade eden Taalas, "Bu durum, açıkça insan faaliyetlerinden doğan sera gazı emisyonlarından kaynaklanıyor. İklim değişikliğinin kontrolden çıkmasını önlemek için öncelikli olarak sera gazı emisyonlarını azaltmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Taalas, şöyle devam etti:</p>

<p style="text-align:left">"Hava şartlarımız giderek daha aşırı hale geliyor ve bunun sosyoekonomik kalkınma üzerinde açık ve kanıtlanabilir bir etkisi var. Kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller, tropikal kasırgalar ve kontrol edilemeyen yangınlar altyapıya zarar veriyor, tarımsal ürünleri yok ediyor, su kaynaklarını sınırlıyor ve kitlesel yer değiştirmelere neden oluyor. Çok sayıda çalışma, özellikle yoğun ısı riskinin son on yılda önemli ölçüde arttığını gösteriyor."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 Dec 2023 12:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/2011-2020-donemi-kayitlara-en-sicak-10-yil-olarak-gecti-1701795442.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa&#039;da en güvenilir haber kaynağı halen kamu yayıncıları</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupada-en-guvenilir-haber-kaynagi-halen-kamu-yayincilari-5221</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupada-en-guvenilir-haber-kaynagi-halen-kamu-yayincilari-5221</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yaşayanların habere erişim için en güvendiği kaynağın kamu televizyonları ve radyoları ile bunların internet yayınları olduğu bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yaşayanların habere erişim için en güvendiği kaynağın kamu televizyonları ve radyoları ile bunların internet yayınları olduğu bildirildi.</p>

<p style="text-align:left">Avrupa Parlamentosu tarafından AB genelinde yaptırılan medya alışkanlıkları anketinin sonuçları açıklandı.</p>

<p style="text-align:left">Buna göre, katılımcıların yüzde 71'inin haberlere erişmek için en çok kullandıkları mecralardan birincisi televizyon oldu. Televizyonu yüzde 42 ile internette yayın yapan haber platformları, yüzde 37 ile radyo ve yine yüzde 37 ile sosyal medya platformları takip etti. Katılımcıların yüzde 21'i yazılı basını dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Sosyal medya platformlarını habere erişimde kullananların payı geçen yıla göre 11 puan arttı. Mesajlaşma uygulamaları 5 puan, video platformları 4 puan ve podcastler 2 puan artış gösterdi.</p>

<p style="text-align:left">- En güvenilir medya kaynakları</p>

<p style="text-align:left">Avrupalıların yüzde 48'i haber kaynağı olarak en çok kamu televizyonuna, radyo kanallarına ve bunların internetteki yayınlarına güvendiklerini aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Katılımcıların yüzde 38'i yazılı basına ve bunların internet yayınlarına, yüzde 29'u özel televizyon ve radyo kanallarına güvendiklerini belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Kamu yayıncıları sadece iki üye ülke Polonya ve Macaristan dışında tüm AB genelinde en çok güvenilen kaynak oldu. Polonyalıların yüzde 48'i özel televizyon ve radyo istasyonlarını en güvenilir haber kaynağı olarak gördüklerini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Geleneksel haber kaynaklarından uzaklaşan Macaristan'daki katılımcılar ise yüzde 28 ile "bloglar ve podcastler dahil diğer haber platformlarının yanı sıra yine yüzde 28 ile en güvendikleri haber kaynağı olarak "sosyal medyada takip edilen kişiler, gruplar veya arkadaşları" gösterdi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Influencerlara güven artıyor</strong></p>

<p style="text-align:left">Geçen yılki araştırmayla kıyaslandığında geleneksel yayın ve basılı medyaya ve bunların internet yayınlarına güvenenlerin oranı aynı kaldı. En büyük güven artışları 4 puan ile YouTube ve diğer video platformlarında (yüzde 14) ve yine 4 puan ile sosyal medya kanallarındaki "influencerlarda" (yüzde 9) görüldü.</p>

<p style="text-align:left">Katılımcıların yüzde 37'si sosyal medya platformlarında fenomenleri veya içerik oluşturucuları takip ettiklerini dile getirdi. Bu oran 15-24 yaş grubunda yüzde 79 olurken 55 yaş üstünde yüzde 14 olarak ölçüldü.</p>

<p style="text-align:left"><strong>En çok yerel haberler takip ediliyor</strong></p>

<p style="text-align:left">En fazla takip edilen haber konuları ise yüzde 50 ile yerel haberler, yüzde 47 ile ulusal siyaset ve yüzde 45 ile Avrupa ve uluslararası ilişkiler oldu.</p>

<p style="text-align:left">Katılımcıların yüzde 70'i haberleri günlük olarak takip ettiklerini, yüzde 6'sı bazı haber türlerinden kaçındığını, yüzde 3'ü ise tüm haberlerden kaçındığını söyledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Nov 2023 13:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/11/avrupada-en-guvenilir-haber-kaynagi-halen-kamu-yayincilari-1700259160.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eurochild&#039;dan AB&#039;ye &quot;İsrail&#039;in savaş suçlarına karşı durması&quot; çağrısı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/eurochilddan-abye-israilin-savas-suclarina-karsi-durmasi-cagrisi-5197</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/eurochilddan-abye-israilin-savas-suclarina-karsi-durmasi-cagrisi-5197</guid>
                <description><![CDATA[Brüksel merkezli çocuk hakları kuruluşu Eurochild, Avrupa Birliği'ni (AB), İsrail'in Gazze'de özellikle çocuklara karşı işlediği savaş suçlarına karşı durmaya davet etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Brüksel merkezli çocuk hakları kuruluşu Eurochild, Avrupa Birliği'ni (AB), İsrail'in Gazze'de özellikle çocuklara karşı işlediği savaş suçlarına karşı durmaya davet etti.</p>

<p style="text-align:left">Kuruluşun iletişim direktörü Davide Rambaldi'nin AA muhabiriyle paylaştığı yazılı açıklamada, "AB, din, milliyet veya ikamet yeri ne olursa olsun sivilleri eşit şekilde desteklemeli ve tüm tarafları eşit şekilde sorumlu tutmalıdır. Bunun aksi, AB'nin insani krizlere tepkisinde kabul edilemez bir 'çifte standart' sergileyecek ve sonuçta AB'nin iç sosyal, demokratik ve uluslararası güvenilirliğine zarar verecektir." değerlendirmesinde bulunuldu.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada ayrıca AB'nin tüm kurumları ile üye ülkelerinin diplomatik nüfuzlarını, ateşkes, insani yardıma sürekli erişim ve sivillerin toplu cezalandırılmasında rol oynayanların hesap verebilirliğinin sağlanması için kullanması istendi.</p>

<p style="text-align:left">Açıklamada, "AB yöneticilerini İsrail'in Filistin halkına, özellikle de çocuklara karşı işlediği savaş suçlarına ve toplu cezalandırmalara karşı durmaya çağırıyoruz. Yaratılan korku ve dehşet duygusundan en çok etkilenenler çocuklardır." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- İsrail'in Gazze'ye saldırılarında son durum</strong></p>

<p style="text-align:left">Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail'in "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken, İsrail ordusu da Gazze Şeridi'ne yoğun hava bombardımanı başlattı.</p>

<p style="text-align:left">İsrail, 7 Ekim’den bu yana 34’ü Gazze Şeridi'ndeki çatışmalarda olmak üzere 351'i asker 1400'den fazla İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">İsrail’e göre, Kassam Tugayları'nın elinde 239 İsrailli esir bulunuyor.</p>

<p style="text-align:left">Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığına göre, İsrail'in saldırılarında 4 bin 324'ü çocuk, 2 bin 823'ü kadın olmak üzere 10 bin 569 Filistinli öldürüldü, en az 26 bin 475 kişi yaralandı.</p>

<p style="text-align:left">Batı Şeria ve Kudüs’te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler, 163 Filistinliyi öldürdü.</p>

<p style="text-align:left">İsrail ordusu, Gazze'de binlerce yaralı ile sivilin bulunduğu en büyük sağlık tesisi Şifa Hastanesini, Nasr Çocuk Hastanesini, El-Ehli Baptist ve Türk-Filistin Dostluk hastanelerini, tahliyeye zorladığı Filistin Kızılayına bağlı Kudüs ve Endonezya hastanelerinin çevresini vurdu. Saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.</p>

<p style="text-align:left">İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim'den bu yana yaşanan çatışmalarda 63 Hizbullah mensubu ile 4 İsrail askeri öldü.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Nov 2023 07:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/11/eurochilddan-abye-israilin-savas-suclarina-karsi-durmasi-cagrisi-1699548997.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrail&#039;in Gazze&#039;ye saldırılarında 1524&#039;ü çocuk 3 bin 785 kişi öldü</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/israilin-gazzeye-saldirilarinda-1524u-cocuk-3-bin-785-kisi-oldu-5157</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/israilin-gazzeye-saldirilarinda-1524u-cocuk-3-bin-785-kisi-oldu-5157</guid>
                <description><![CDATA[İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 1524'ü çocuk, 3 bin 785 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>&nbsp;İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik&nbsp;saldırılarında&nbsp;1524'ü&nbsp;çocuk,&nbsp;3&nbsp;bin&nbsp;785&nbsp;kişi&nbsp;hayatını kaybetti.</p>

<p>Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra konuyla ilgili yazılı açıklamada bulundu.</p>

<p>Kudra, ölen&nbsp;3&nbsp;bin&nbsp;785&nbsp;kişiden 1524'ünün&nbsp;çocuk&nbsp;1000'inin ise kadın&nbsp;olduğunu aktardı.</p>

<p>İsrail'in&nbsp;saldırılarında&nbsp;yaralanan&nbsp;kişi&nbsp;sayısının 12&nbsp;bin&nbsp;493&nbsp;olduğunu belirten Kudra, yaralılardan&nbsp;3&nbsp;bin&nbsp;983'ünün&nbsp;çocuk,&nbsp;3&nbsp;bin&nbsp;300'ünün ise kadın&nbsp;olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İsrail-Filistin çatışması</strong></p>

<p>Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail'e "Aksa Tufanı" adıyla kapsamlı saldırı başlatmıştı.</p>

<p>Gazze'den İsrail yönüne&nbsp;binlerce roket atılırken Filistinli silahlı gruplar Gazze-İsrail sınırındaki Beyt Hanun-Erez Sınır Kapısı'na baskın düzenleyerek burayı ele geçirmişti.</p>

<p>Silahlı gruplar daha sonra buradan İsrail içindeki yerleşim yerlerine girmiş, İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi'ne saldırı başlatmıştı.</p>

<p>Gazze'den düzenlenen saldırılarda&nbsp;306'sı asker 1400 İsraillinin&nbsp;öldüğü,&nbsp;3&nbsp;bin&nbsp;968 İsraillinin yaralandığı aktarılmıştı.</p>

<p>Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in&nbsp;saldırılarında&nbsp;Gazze'de&nbsp;3&nbsp;bin&nbsp;500&nbsp;kişinin&nbsp;öldüğünü, 12&nbsp;binden fazla&nbsp;kişinin yaralandığını duyurmuştu.</p>

<p>İşgal altındaki Batı Şeria'da da İsrail güçlerinin ve Yahudi yerleşimcilerin&nbsp;saldırılarında&nbsp;69 Filistinlinin&nbsp;öldüğü belirtilmişti.</p>

<p>İsrail'in&nbsp;saldırılarında&nbsp;13&nbsp;gazeteci yaşamını yitirmişti.</p>

<p>Lübnan sınırında 8 Ekim'de İsrail ordusu ile Hizbullah arasında başlayan çatışmalarda ise 12 Hizbullah, 2 İslami Cihad üyesi, biri gazeteci&nbsp;3&nbsp;sivil hayatını kaybetmişti.</p>

<p>Lübnan tarafından düzenlenen saldırılarda da 2 İsrail askeri ve bir İsrailli sivil yaşamını yitirmişti.</p>

<p>Son olarak, İsrail'in Gazze'deki El-Ehli Baptist Hastanesine 17 Ekim'de düzenlediği saldırıda 471&nbsp;kişi&nbsp;hayatını kaybetmiş, 28'i ağır&nbsp;342&nbsp;kişi&nbsp;yaralanmıştı.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Oct 2023 17:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/10/israilin-gazzeye-saldirilarinda-1524u-cocuk-3-bin-785-kisi-oldu-1697729740.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Arap Büyükelçiler Konseyi Brüksel&#039;de basın toplantısı düzenledi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/arap-buyukelciler-konseyi-brukselde-basin-toplantisi-duzenledi-5153</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/arap-buyukelciler-konseyi-brukselde-basin-toplantisi-duzenledi-5153</guid>
                <description><![CDATA[Brüksel'deki Arap Büyükelçileri Konseyi, İsrail'in Filistin'e ve Filistin halkına yönelik saldırganlığı ve Avrupa Birliği'nin konumu hakkında basın toplantısı düzenledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins; font-size:14px">Brüksel'deki Arap Büyükelçileri Konseyi, İsrail'in Filistin'e ve Filistin halkına yönelik saldırganlığı ve Avrupa Birliği'nin konumu hakkında basın toplantısı düzenledi. Brüksel Basın Kulübü’nde (Press Club Brussels) düzenlenen toplantıya Arap Büyükelçileri ve çok sayıda basın mensubu katıldı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Oct 2023 13:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/10/arap-buyukelciler-konseyi-brukselde-basin-toplantisi-duzenledi-1697728729.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Polonya&#039;da vize usulsüzlüğü operasyonunda 7 kişi hakkında suç duyurusu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/polonyada-vize-usulsuzlugu-operasyonunda-7-kisi-hakkinda-suc-duyurusu-5078</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/polonyada-vize-usulsuzlugu-operasyonunda-7-kisi-hakkinda-suc-duyurusu-5078</guid>
                <description><![CDATA[Polonya'da ülkeye giriş vizesi verilmesinde usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle 7 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve 3'ü gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">VARŞOVA (AA) - Polonya'da ülkeye giriş&nbsp;vizesi verilmesinde usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle 7 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve 3'ü gözaltına alındı.</p>

<p style="text-align:left">Polonya medyasında yer alan haberlere göre, soruşturma, Merkezi Yolsuzlukla Mücadele Bürosu tarafından sağlanan kanıtlara dayanılarak 7 Mart'ta başlatıldı.</p>

<p style="text-align:left">Ulusal Savcılık Organize Suçlar ve Yolsuzluk Dairesi Müdür Yardımcısı Daniel Lerman,&nbsp;vize&nbsp;verilmesindeki usulsüzlüklerle ilgili soruşturmada savcının şu ana kadar 7 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve bunlardan 3'ünün gözaltına alındığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Lerman, soruşturmanın ödeme karşılığında&nbsp;vize&nbsp;işlemlerinin hızlandırılmasına odaklandığını ve 18 ay boyunca yapılan ve çoğu reddedilen birkaç yüz&nbsp;vize&nbsp;başvurusuyla ilgili olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p style="text-align:left">Lerman,&nbsp;vize&nbsp;başvurularının Hong Kong, Tayvan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, Suudi Arabistan, Singapur, Filipinler ve Katar'daki Polonya diplomatik temsilciliklerine yapıldığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Polonya'da yayımlanan Wyborcza gazetesi, geçen hafta, Polonya Dışişleri Bakanlığının yüz binlerce göçmenin Avrupa'ya gelmesine izin vermiş olabileceğini yazmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Rzeczpospolita gazetesi de sistemin nasıl işlediğini bilen firmalar tarafından kolayca manipüle edilebildiğini ve "sistemi atlatmalarına" yardımcı olmak için başvuru sahiplerinden 5 bin dolara kadar ücret aldıklarını öne sürdü.</p>

<p style="text-align:left">Polonya basınında yer alan haberlere göre, yolsuzlukla mücadele yetkilileri 31 Ağustos'ta Dışişleri Bakanlığında bir arama gerçekleştirdi. Aynı gün Dışişleri Bakan Yardımcısı Piotr Wawrzyk görevden alındı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 Sep 2023 01:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/09/polonyada-vize-usulsuzlugu-operasyonunda-7-kisi-hakkinda-suc-duyurusu-1695393995.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fas&#039;ta 7 büyüklüğünde deprem: 296 ölü 153 yaralı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/fasta-7-buyuklugunde-deprem-296-olu-153-yarali-5049</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/fasta-7-buyuklugunde-deprem-296-olu-153-yarali-5049</guid>
                <description><![CDATA[Fas'ta meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremde ilk belirlemelere göre 296 kişi hayatını kaybetti. Fas Ulusal Jeofizik Enstitüsü, Marakeş kentinde meydana gelen depremin ülke tarihinde son yüzyıldaki en büyük deprem olduğunu duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Fas'ta meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremde ilk belirlemelere göre 296 kişi hayatını kaybetti. Fas Ulusal Jeofizik Enstitüsü, Marakeş kentinde meydana gelen depremin ülke tarihinde son yüzyıldaki en büyük deprem olduğunu duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Fas Ulusal Jeofizik Enstitüsü, ülkede&nbsp;<strong>7 büyüklüğünde deprem</strong>&nbsp;olduğunu duyurdu. Enstitü, 8 kilometre derinlikte meydana gelen depremin merkez üssünün ülkenin kuzeyindeki&nbsp;<strong>Marakeş'in El-Huz</strong>&nbsp;bölgesi olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Fas</strong>&nbsp;İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkenin pek çok kentinde hissedilen depremde ilk belirlemelere göre 296 kişinin öldüğü, 153 kişinin de yaralandığı bildirildi.</p>

<p style="text-align:left">Ölümlerin yaşandığı şehirler arasında Marakeş, Azilal, Agadir, Varzazat ve Chichaoua'nın bulunduğu aktarıldı.</p>

<p style="text-align:left">Yerel kurumlar, emniyet güçleri ve sivil savunma ekiplerinin deprem nedeniyle oluşan zararın tespiti ve gerekli yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için tüm imkanlarını seferber ettiği vurgulanan açıklamada, vatandaşlar sakin olmaya ve paniğe kapılmamaya çağrıldı.</p>

<p style="text-align:left">Fas'taki kurtarma ekipleri yıkılan binaların enkazında kalanları kurtarmaya çalışıyor.</p>

<p style="text-align:left">Bu arada ekiplerin depremden sonra yolların hasar görmesi ve kapanması nedeniyle deprem bölgelerine ulaşmakta zorlandığı öğrenildi.</p>

<p style="text-align:left">Türk Kızılay da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Fas'ın Marakeş şehrinde meydana gelen deprem sonrası afet ekiplerinin gelişmeleri yakından takip ettiğini duyurdu.</p>

<h3 style="text-align:left">Deprem, pek çok kentte hasara yol açtı</h3>

<p style="text-align:left">Fas Kanal 1 Televizyonu, depremin pek çok kentte hasara yol açtığı bilgisini geçti.</p>

<p style="text-align:left">"El-Yevm 24" haber sitesi, depremde Marakeş kentinde bazı binaların çöktüğünü belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Sosyal medya platformlarında halkın deprem sonrası sokaklara çıkmasına ve binaların çöküş anlarına ilişkin görüntüler paylaşıldı.</p>

<p style="text-align:left">Depremde Marakeş'in tarihi surlarının bir kısmının da zarar gördüğü aktarıldı.</p>

<p style="text-align:left">Yerel gazeteler, Fas'ta yerel saatle 23.10 sularında meydana gelen depremin başkent Rabat başta olmak üzere Kazablanka, Meknes, Agadir ve Fes kentlerinde hissedildiğini yazdı.</p>

<p style="text-align:left">Yerel basın tarafından ilk bilgilerde depremin 6,8 büyüklüğünde olduğu aktarılırken, Almanya Sismoloji Merkezi de depremin büyüklüğünü 7 olarak açıkladı.</p>

<h3 style="text-align:left">Ülke tarihinde son yüzyıldaki en büyük deprem</h3>

<p style="text-align:left">Fas Ulusal Jeofizik Enstitüsü, Marakeş kentinde meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremin ülke tarihinde son yüzyıldaki en büyük deprem olduğunu duyurdu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 Sep 2023 07:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/09/fasta-7-buyuklugunde-deprem-296-olu-153-yarali-1694239833.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>New York&#039;taki Türkevi önünde Kur&#039;an-ı Kerim&#039;e saldırı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/new-yorktaki-turkevi-onunde-kuran-i-kerime-saldiri-5048</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/new-yorktaki-turkevi-onunde-kuran-i-kerime-saldiri-5048</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin New York Başkonsolosluğu önüne gelen kimliği belirsiz bir kişi, Kur’an-ı Kerim'in İngilizce baskısını yere atarak tekmeyle saldırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">NEW&nbsp;YORK&nbsp;(AA) – Türkiye’nin&nbsp;New&nbsp;York&nbsp;Başkonsolosluğu önüne gelen kimliği belirsiz bir kişi, Kur’an-ı Kerim'in İngilizce baskısını yere atarak tekmeyle saldırdı.</p>

<p style="text-align:left">AA’nın yetkililerden edindiği bilgilere göre olay yerel saatle 10.46 civarında gerçekleşti.</p>

<p style="text-align:left">Türkevi binasının ana girişinin önüne gelen bir kişi elinde tuttuğu kitabı yere atarak tekmelemeye başladı.</p>

<p style="text-align:left">Türkevi güvenlik görevlileri, hızla bina dışına çıkarak kimliği belirsiz kişiye müdahale etti, Türkevi binası önünden uzaklaştırdı.</p>

<p style="text-align:left">Söz konusu kitabın Kuran'ı-Kerim'in İngilizce baskısı olduğu anlaşıldı.</p>

<p style="text-align:left">Olay hakkında&nbsp;New&nbsp;York&nbsp;Polis Departmanı (NYPD) ve Diplomatik Güvenlik Birimi (DSS) yetkililerine ulaşılarak bilgi verildiği kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Sosyal medyaya yansıyan cep telefonu ile çekilmiş bir görüntüde, kimliği belirsiz kişinin Türkevi önünde elindeki kitabı yere attığı, daha sonra tekmeleyerek dikkat çekmeye çalıştığı anlaşılıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 Sep 2023 06:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/09/new-yorktaki-turkevi-onunde-kuran-i-kerime-saldiri-1694239822.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya,rekor sıcaklıklarla kavruluyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/dunyarekor-sicakliklarla-kavruluyor-4963</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/dunyarekor-sicakliklarla-kavruluyor-4963</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde eş zamanlı seyreden sıcak hava dalgaları, bazı ülkelerde ulusal sıcaklık rekorlarının kırılmasına yol açtı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>BRÜKSEL (AA) - Kuzey yarım küre başta olmak üzere dünya genelini etkisi altına alan sıcak hava dalgaları, küresel ortalamanın üzerinde en sıcak günlerin yaşanmasına ve ulusal sıcaklık rekorlarının görülmesine yol açarken; Dünya Meteoroloji Örgütü, "Dünya, daha yoğun sıcaklık dalgalarına hazır olmalı" uyarısında bulundu.</p>

<p>AA muhabirleri, dünya geneline hakim sıcak hava dalgalarının kıtalar üzerindeki etkilerini derledi.</p>

<p>Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), son dönemde özellikle kuzey yarım kürede ve dünya genelinde etkili olan aşırı sıcaklarla ilgili uyarılarda bulunuyor.</p>

<p>WMO'ya göre, Avrupa kıtasında etkili olan sıcaklıkların yanı sıra ABD'nin güneyi, Kuzey Amerika, Asya'nın bazı bölgeleri, Kuzey Afrika ve Akdeniz'de sıcaklıklar, bu hafta uzun süre 40 derecenin üzerinde seyretti ve eş zamanlı sıcak hava dalgası meydana geldi.</p>

<p>Dünya genelinde 1980'den bu yana 6 kat artış gösteren sıcaklıkların endişe verici olduğuna işaret eden WMO, deniz yüzeyi sıcaklıklarının mayıs, haziran ve temmuzda rekor seviyeye ulaştığını, sıcak hava dalgası nedeniyle bazı ülkelerde ulusal sıcaklık rekorlarının kırıldığını ve kırılmaya devam edeceğini belirtti.</p>

<p><strong>- En sıcak haziran ayı</strong></p>

<p>Avrupa Birliği'ne (AB) bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi de küresel sıcaklık artışı hakkında uyarılarda bulunuyor.</p>

<p>Copernicus'a göre, "geçen ay dünya genelinde yaşanan en sıcak haziran ayı" oldu. Küresel hava sıcaklığı da haziranda ilk kez sanayileşme öncesi dönemin ortalamasını 1,5 derece aştı.</p>

<p>Ayrıca Antarktika deniz buzu, ortalamanın yüzde 17 altına inerek en düşük seviyesine ulaştı. Geçen haziranda günlük Antarktika deniz buzu miktarı "görülmemiş" düşük değerlerde kaldı.</p>

<p><strong>- En hızlı ısınan kıta Avrupa</strong></p>

<p>WMO ve Copernicus'un ortak raporu da Avrupa'nın yeryüzünde en hızlı ısınan kıta olduğunu, 1980'lerden beri kıtadaki sıcaklık artışının küresel ortalamanın iki katına çıktığını ortaya koydu.</p>

<p>Rapora göre, Avrupa'daki sıcaklık her 10 yılda 0,5 derece arttı. Bu, 1980'lerden beri küresel ortalamanın iki katı olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>- En sıcak kışı geride bırakan Avrupa, kavurucu sıcaklarla boğuşuyor</strong></p>

<p>Tarihinin en sıcak temmuz aylarından birini geçiren İspanya'da resmi istatistiklerin tutulmaya başlandığı 1928'den bu yana en sıcak günü 45,4 derece ile 18 Temmuz'da yaşadı.</p>

<p>Ülkenin doğusundaki Katalonya bölgesinin Girona kentine bağlı Figueres ilçesinde 18 Temmuz'da tespit edilen 45,4 santigrat derece "son 95 yıldaki en sıcak gün" olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Ülkede normal şartlarda en sıcak bölge olan Endülüs'te ise Kurtuba kenti çevresinde hava sıcaklığının 44,6 dereceye kadar çıktığı bildirildi. Endülüs bölgesindeki Malaga kentinde 20 Temmuz sabahı yerel saatle 07.00'de tespit edilen 34,1 santigrat derece de yeni bir rekor olarak duyuruldu.</p>

<p>Yaz mevsiminin 3. aşırı sıcak hava dalgasını 17-19 Temmuz'da yaşayan İspanya'da bu tarihlerde en düşük hava sıcaklıkları bile rekor kırarken, Balear Adaları ve Valensiya gibi bazı bölgelerde en düşük sıcaklıkların 28 derecenin altına inmediği açıklandı.</p>

<p>17-20 Temmuz'da Afrika sıcaklarının etkisi altında kalan İtalya, şu ana kadar bu yılın en sıcak dönemini geçirdi.</p>

<p>Il Meteo sitesinin verilerine göre, 19 Temmuz'da güneydeki Sicilya Adası'nda hava sıcaklığı 45-46 dereceleri bulurken, Sardinya Adası'nda da yer yer 47-48 derecelerle bu yıl bazında rekor düzeye ulaştı. Başkent Roma'da da hava sıcaklığı söz konusu günlerde 41 ile 45 derece arasında değişti.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, sıcaklıkların en yüksek seviyeye ulaştığı 19 Temmuz'da 27 büyük şehrin 23'ünde "kırmızı alarm" vererek, bu kentlerde yaşayan halkı yüksek sıcaklıklar dolayısıyla uyarmıştı.</p>

<p>Bu arada ülkenin orta ve güney bölgeleri aşırı sıcaklarla mücadele ederken, kuzey bölgelerde etkili olan yağış ve fırtınanın çok sayıda ağacın devrilmesine yol açtığı, bazı yerlerde tenis topu büyüklüğünde dolu yağdığı belirtildi.</p>

<p>Yunanistan'da etkisini termometrelerde 40 derece ile göstermeye başlayan yeni sıcak hava dalgasının ise 24 Temmuz'a kadar devam etmesi bekleniyor. Uzmanlara göre, ülkede son 10 yılda sıcaklığın 37 derecenin üzerinde olduğu süre neredeyse üç katına çıktı.</p>

<p>Yunanistan Meteoroloji Dairesinin verilerine göre, "CLEON" ismi verilen ve tüm ülkede hakim olacak sıcak hava dalgasının cumartesi ve pazar günü bazı bölgelerde 44 dereceye kadar ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Sıcak hava dalgası, ülke genelinde çok sayıda orman yangınına da yol açtı. Hava sıcaklıklarının etkili olduğu başkent Atina'da tarihi Akropolis de dahil tüm tarihi ve turistik alanların 12.00-17.30 saatlerinde ziyarete kapatılmasına karar verildi.</p>

<p>Bulgaristan'da meteoroloji uzmanları, bu sene görece geç gelen yaz mevsiminde son günlerde sıcaklık rekorlarına yaklaşıldığının altını çiziyor. Ülkede temmuzun ikinci yarısından itibaren defalarca "sarı" kod ilan edildiğini anımsatan uzmanlar, hafta sonu yılın en sıcak günlerin yaşanacağını belirtiyor.</p>

<p>Bulgaristan genelinde sıcaklıkların 34 ila 38 derece seyretmesi bekleniyor. Ülkede 40 dereceye yaklaşan en sıcak yazlar 2000, 2007, 2012, 2016 ve 2021 yıllarında yaşanmıştı.</p>

<p>Alman Meteoroloji Dairesi (DWD) 38,8 santigrat derece ile ülkede bu yılın en yüksek sıcaklığını 15 Temmuz Cumartesi günü kaydetti.</p>

<p>DWD'den yapılan açıklamada, bu yılın en sıcak gününün 15 Temmuz'da Bavyera eyaletinin Möhrendorf-Kleinseebach beldesinde ölçüldüğü belirtildi. Güney Avrupa'nın pek çok bölgesinde hava çok sıcak ve kurak olmaya devam ederken, Almanya'da sıcaklıkların normal seyretmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>​​​​​​​- Balkanlar'da sıcak hava yerini şiddetli fırtınaya bıraktı</strong></p>

<p>Batı Balkan ülkelerinden Bosna Hersek, Sırbistan, Hırvatistan ve Slovenya, haftaya yüksek sıcaklıklarla başlarken, bölgede termometreler 40 dereceyi gösterdi.</p>

<p>Yüksek sıcaklık seviyesi nedeniyle Batı Balkanlar'da "kırmızı" uyarı verilirken, dün itibarıyla iklim koşullarındaki sert geçiş meydana geldi. Sıcak hava yerini fırtınaya bıraktı ve Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek ve Sırbistan'da etkili olan şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle 5 kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>Bölgede halihazırda hava sıcaklığı 30-35 derece arasında seyrederken, gelecek günlerde yağış ve fırtınanın devam edeceği aktarıldı.</p>

<p><strong>- Asya'da hissedilen sıcaklıklar rekor seviyelere çıktı</strong></p>

<p>Pakistan Meteoroloji Departmanının verilerine göre, Belucistan eyaletinin Turbat şehrinde 7 Haziran'da ölçülen 49,5 derecelik hava sıcaklığı, "Pakistan'da 2023'te kaydedilen en yüksek sıcaklık" olarak kayıtlara geçti.​​​​​​​</p>

<p>Belucistan’ın Nokkundi kasabasında 24 Haziran gecesi sıcaklık 35 derece olarak ölçüldü. Bu ise bu yıl görülen en sıcak gece oldu. 24 Haziran'da termometrelerin 42 dereceyi gösterdiği Muzaffergarh şehrinde hissedilen sıcaklık 51 derece oldu.</p>

<p>Ülkede, 25-26 Haziran'da aşırı sıcaklar sebebiyle Peşaver'de 18, İslamabad'da 4 kişi öldü.</p>

<p>Pakistan’ın başkenti İslamabad'da halihazırda hava sıcaklığı 33, hissedilen sıcaklık 42 dereceyi buldu. Ülkenin önemli şehirlerinde Turbat’ta termometreler 43, Sind eyaletine bağlı Jacobabad şehrinde 39 dereceyi gösteriyor.</p>

<p>Hindistan, "bu yıl 122 senenin en sıcak şubat ayını" yaşadı. Sıcaklar, mevsim normallerinin 4,5 santigrat üstünde seyretti. Ülkede nisanda da aşırı sıcaklar etkili olurken, bu ayda Mumbai'de düzenlenen bir siyasi etkinlikte 11 kişinin yaşamını yitirmesi olayın ciddiyetini gözler önüne serdi.</p>

<p>Yoğun sıcak hava dalgası, Hindistan'da yerini yaklaşık 35 derece sıcaklıklara ve muson yağmurlarına bıraktı. Ülkenin kuzeyinde hala süren yağışların yol açtığı sellerde bugüne kadar en az 90 kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>Çin, son günlerde 35 derecelere ulaşan hava sıcaklıklarıyla 1961'den bu yana kaydedilen en sıcak günlerini yaşıyor. Ülkenin kuzeybatısındaki bir kasabadaysa, şimdiye kadar en yüksek sıcaklık olan 52,2 derece kaydedildi. Ulusal İklim Merkezi, ülkenin kuzeyinde bazı günler 40 derecenin üzerine çıkan sıcaklıkların 200 milyondan fazla kişiyi etkilediğini bildirdi.</p>

<p>Bazı şehirlerde hava saldırılarından korunmak amacıyla yapılmış sığınaklar, halkın kullanımına açılırken, aşırı sıcaklar nedeniyle can kayıpları bildirilmeye başlandı. Yetkililer, başkent dahil olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerinde açık havada çalışmanın askıya alındığını belirtti.</p>

<p>Japonya'da da 38 dereceye ulaşan aşırı sıcaklar, günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Başkent Tokyo'da sıcaklıklar, mevsim normallerinin yaklaşık 9 santigrat derece üzerine çıktı. Nüfusun yüzde 30'unun 65 yaşın üzerinde olduğu ülkede, yetkililer, sıcak çarpmasına karşı vatandaşları uyararak, dışarı çıkmaktan kaçınmaya ve özellikle yaşlı komşularını kontrol etmeye teşvik etti.</p>

<p><strong>- Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da sıcaklık 50 dereceye kadar yükseldi</strong></p>

<p>Artan sıcak hava nedeniyle Orta Doğu ve Kuzey Afrika da orman yangınları, kuraklık ve artan kum fırtınalarıyla karşı karşıya. Sıcaklığın 50 dereceye kadar yükseldiği bölge ülkelerinde, serinlemek için klimalara artan talep nedeniyle elektrik kesintileri yaşanıyor.</p>

<p>Cezayir Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, 11 Temmuz'da başkent Cezayir’de gölgede hava sıcaklığının 47,9 derece ölçüldüğü hatırlatılarak, ülke genelinde sıcaklıkların 50 dereceye ulaştığı belirtildi.</p>

<p>Ülkedeki Elektrik ve Doğal Gaz İdaresi Sonelgaz'dan yapılan yazılı açıklamada, sıcak hava dalgasıyla ülke tarihinin en yüksek elektrik tüketiminin kaydedildiği aktarıldı.</p>

<p>Tunus Ulusal Meteoroloji Enstitüsünden 13 Temmuz’da yapılan açıklamada, 9 Temmuz Pazar günü güneydeki Tuzer kentinde hava sıcaklığının gölgede 48,9, güneşte ise 57,3 dereceye ulaştığı kaydedilmişti. Ülkede, "benzeri görülmemiş" sıcak hava dalgasına tanık olunduğu vurgulanan açıklamaya göre, temmuz ayının ilk günlerinde ortalama sıcaklık 50 dereceyi geçti.</p>

<p>Ülkenin kuzeybatısında yer alan Tabarka kentindeki Malula ormanlık alanında yüksek sıcaklıktan ötürü 18 Temmuz’da başlayan orman yangınını söndürme çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Lübnan'da da artan hava sıcaklığı ülkenin özellikle kuzey bölgesinde yer alan Cehennem Vadisi'nde olduğu gibi orman yangınlarına yol açıyor.</p>

<p>Ülkede sıcak hava dalgalarının su kaynakları üzerindeki olumsuz etkisi de hissediliyor. Lübnan Tarım Bakanı Abbas Hacı Hasan'a göre ülke, tarımı ve günlük yaşamı etkileyecek ciddi bir kuralıkla karşı karşıya geldi. Diğer yandan ekonomik kriz nedeniyle 2019'dan bu yana yaşanan elektrik kesintileri, vatandaşların sıcaklarla baş etmesini güçleştiriyor.</p>

<p>İsrail'de "Cleon" isimli sıcak hava dalgasının, termometreleri yılın en yüksek seviyelerine çıkaracağı belirtildi. Tel Aviv'de sıcaklık 33 dereceye çıkarken karasal bölgelerde sıcaklığın 37 dereceye yükseleceği bildirildi.</p>

<p>İsrail Meteoroloji Dairesi, yüksek hava sıcaklıkları nedeniyle milli parklarda ateş yakılmasının yasaklanacağını, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için kısa rotaların açık olduğunu ancak bazı uzun rotaların ziyaretçilerin emniyeti için kapatılacağını açıkladı.</p>

<p>Öte yandan sıcak havadan kaçmak için sahillere akın edilmesi sonucu İsrail'de haziran başından bugüne 24 kişinin boğularak hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Filistin Meteoroloji Departmanı, ülkede kuru ve sıcak hava dalgasının devam edeceğini sıcaklıkların ortalamalarının 6 derece daha üstünde seyredeceği paylaşıldı.</p>

<p>Ürdün Vadisi bölgesinde sıcaklığın 46 dereceye kadar ulaşabileceği paylaşıldı.</p>

<p>Irak’ta temmuz ayıyla özellikle başkent ve güney kentlerde hava sıcaklıkları 50 dereceye yaklaştı. Serinlemek için klimalara talebin artması nedeniyle var olan elektrik kesintileri artarken, Iraklılar serinlemek için ülkenin kuzey bölgesindeki dağlık bölgelere gidiyor ya da Dicle ve Fırat nehirlerinde yüzmeyi tercih ediyor.</p>

<p>Ürdün'ün başkenti Amman'da dün sıcaklık 39 dereceye ulaşırken, en yüksek sıcaklık ülkede Gor el Safi bölgesinde 46 derece üzerinde olarak kaydedildi.</p>

<p>Birçok ülkede olduğu gibi Ürdün'de de sıcaklıklar nedeniyle orman yangınları çıktı. Ülkenin kuzeyindeki Ceraş kenti yakınlardaki ormanlık bölgede çıkan yangın havadan ordunun müdahalesi sonucu kontrol altına alındı.</p>

<p>İran’da en yüksek sıcaklık 66,7 derece ile ülkenin güneyindeki Basra Körfezi Uluslararası Havalimanı’nda kaydedildi.</p>

<p>Sistan-Beluçistan Meteoroloji Genel Müdürü Muhsin Haydari bölgedeki sıcak havaya ilişkin 3 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Zehek ve Hirmend kentlerinin 50 derecelik hava sıcaklığına ulaşarak ülkenin en sıcak bölgeleri olduğunu belirtmişti.</p>

<p>Ülkede termometreler 15 Temmuz'da Dehloran’da 51,6 , Ümidiye’de 51,2, Ahvaz’da 50,8, Ağacari’de 50,3, Ramhürmüz’de 50,2 dereceleri gösterdi.</p>

<p>Sıcak havaların hakim olduğu ülkede bir diğer sorun ise kuraklığın etkisiyle artan kum fırtınaları. Sistan-Beluçistan eyaletinde etkili olan fırtınanın taşıdığı ince toz nedeniyle yaklaşık bir ay içinde 3 binden fazla kişi hastanelere kaldırılırken, bir kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Kuraklığın yanı sıra otoyol projesi ve İran’ın su politikaları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Urumiye Gölü, hava sıcaklıklarının artmasıyla endişeye sebep oldu. Ülkenin kuzey bölgelerindeki ani yağışlar ise sele yol açtı.</p>

<p>Suudi Arabistan'da en yüksek sıcaklıklar ülkenin doğu bölgesinde görüldü. Buradaki El-Ahsa kentindeki sıcaklığın, 19 Temmuz'da 50,5 dereceye ulaştığı bildirildi.</p>

<p>Meteoroloji uzmanları, ülkede temmuz ayının son 10 gününde hava sıcaklıklarının 52 dereceyi bulabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Mısır Tarım Bakanlığı bünyesindeki İklim Enformasyon Merkezi Başkanı Muhammed Ali Fahim, 18 Temmuz'da yaptığı açıklamada, ülke genelinde sıcakların bazı bölgelerde 46 derecenin üzerine ulaştığını kaydetti.</p>

<p><strong>- Asya Kafkasya bölgesinde "en soğuk bölgeler" bile 40 dereceyi gördü</strong></p>

<p>Azerbaycan'da temmuz ayında mevsimsel sıcaklıklar ortalamanın 6 derece üzerine çıktı.</p>

<p>Azerbaycan Ulusal Hidrometeoroloji Servisi, 8 Temmuz’da Bakü ve Abşeron Yarımadası'nda sıcaklığın 40 dereceye yükseldiği bildirildi.</p>

<p>Aynı gün Nahçıvan’da da 40 derece sıcaklık kayıtlara geçti.</p>

<p>Kazakistan’da bu yaz ülkenin “en soğuk bölgelerinde” bile hava sıcaklığı 40 dereceye yaklaştı.</p>

<p>Ulusal Meteoroloji Genel Müdürlüğü (Kazgidromet), haziran ayında Kostanay, Kuzey Kazakistan ve Öskemen’de hava sıcaklığının 38 dereceye yükselerek daha önce söz konusu bölgelerde yaşanmayan sıcaklığın kaydedildiğini bildirdi.</p>

<p>Başkent Astana’da da sıcaklık, bu yaz 6 Haziran'da 38,4 dereceye yükselerek 1939’da 35,7 olarak kaydedilen rekoru kırdı.</p>

<p><strong>- ABD'de termometreler 50 dereceye dayandı</strong></p>

<p>ABD'nin güneybatısında aşırı sıcaklar 110 milyondan fazla kişiyi etkilerken, 38 şehirde sıcaklık rekoru kırılması bekleniyor.</p>

<p>California'da sıcaklıklar 53,9, Las Vegas'ta 47,2, Arizona'da 43, Texas'ta ise 38 dereceye ulaştı.</p>

<p>Ulusal Meteoroloji Servisi (NWS), ABD'nin güneybatısında etkili olan sıcak hava dalgasını "bugüne kadarki en şiddetli hava olaylarından biri" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Dünyanın en sıcak yerlerinden biri olarak bilinen ve sıcaklık rekorlarına ev sahipliği yapan ABD'nin California eyaletindeki Death Valley'de (Ölüm Vadisi) hava sıcaklığı 11 Temmuz'da 46 santigrat derece ölçülürken, bu sıcaklığın da ilerleyen günlerde 50 derecenin üzerine çıkması bekleniyor.</p>

<p><strong>- Afrika'nın güneyi karla, diğer bölgeleri aşırı sıcaklarla mücadele ediyor</strong></p>

<p>Kışın en soğuk günlerini yaşayan Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ekonomi başkenti Johannesburg'da 11 yıl aradan sonra ilk kez kar yağışı görülürken kıtanın doğusu, kuzeyi ve batısı aşırı sıcaklarla mücadele ediyor.</p>

<p>Kıtada Uganda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Cezayir, Tunus, Somali, Çad, Nijerya, Mali, Burkina Faso, Kamerun ve Güney Sudan aşırı sıcaklardan etkilenen ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzun süredir kuraklıkla mücadele eden Somali ve Kenya gibi ülkelerde mevsim normallerinin üstünde seyreden sıcaklar hayatı olumsuz etkiliyor.</p>

<p>Tarım ürünlerinin zarar görmesine ve hayvanların can vermesine yol açan aşırı sıcaklar nedeniyle binlerce kişi evini terk ederek göç etmek zorunda kalıyor.</p>

<p>Mevsim şartlarının bu şekilde devam etmesi durumunda sıcaklıkların daha da etkili olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, küresel ısınmanın sürmesi durumunda bundan en fazla etkilenecek kıtalardan birinin de Afrika olduğu vurguluyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Jul 2023 16:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/07/dunyarekor-sicakliklarla-kavruluyor-1689866759.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NATO liderleri zirve toplantısında bir araya geldi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/nato-liderleri-zirve-toplantisinda-bir-araya-geldi-4937</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/nato-liderleri-zirve-toplantisinda-bir-araya-geldi-4937</guid>
                <description><![CDATA[NATO ülkelerinin liderleri Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenlenen NATO Zirvesinde bir araya geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">VİLNİUS (AA) - NATO ülkelerinin liderleri Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenlenen NATO Zirvesinde bir araya geldi.</p>

<p style="text-align:left">NATO'nun devlet ve hükümet başkanları düzeyindeki Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı'nda Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil ediyor.</p>

<p style="text-align:left">Finlandiya, bir NATO Zirvesine ilk kez tam üye olarak katılıyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, toplantının açılışında yaptığı konuşmada Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto'yu ilk zirve toplantısına katılmasından dolayı tebrik etti.</p>

<p style="text-align:left">Liderler, Stoltenberg'in bu sözleri üzerine Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinisto'yu alkışladı.</p>

<p style="text-align:left">Stoltenberg, Finlandiya'nın ardından dünkü anlaşmayla İsveç'i de yakında NATO'nun tam üyesi olarak göreceklerini belirtti. Liderler, Genel Sekreter'in bu sözlerini de alkışlarla karşıladı.</p>

<p style="text-align:left">NATO ülkelerinin liderlerinin bugün önemli kararlara imza atacaklarını aktaran Stoltenberg, Ukrayna'ya desteğin artırılacağını, bunun Ukrayna'yı ittifaka daha yakın hale getireceğini, NATO'nun yeni savunma planlarının onaylanacağını ve daha iddialı savunma yatırımı üzerinde uzlaşılacağını bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Jul 2023 13:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/07/nato-liderleri-zirve-toplantisinda-bir-araya-geldi-1689094242.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;den Türkiye&#039;nin AB&#039;ye üyelik sürecine destek</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/abdden-turkiyenin-abye-uyelik-surecine-destek-4936</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/abdden-turkiyenin-abye-uyelik-surecine-destek-4936</guid>
                <description><![CDATA[ABD, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üye olma arzusunu her zaman desteklediğini ve desteklemeye devam ettiğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<div style="margin-right:35px">NEW YORK (AA) - ABD, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üye olma arzusunu her zaman desteklediğini ve desteklemeye devam ettiğini bildirdi.</div>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>
<p>Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcülüğünden, AA muhabirine yapılan yazılı açıklamada, "ABD, Türkiye'nin AB'ye üye olma arzusunu her zaman destekledi ve desteklemeye devam ediyor." ifadesi kullanıldı.</p>

<p>Üyeliğin, Türkiye ile AB üyesi ülkeler arasındaki bir mesele olduğuna işaret edilen açıklamada, "Odak noktamız,&nbsp;NATO&nbsp;ittifakına katılmaya hazır olan İsveç." değerlendirmesinde bulunuldu.</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Jul 2023 16:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/07/abdden-turkiyenin-abye-uyelik-surecine-destek-1689003282.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
