<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Belçikalı Türklerin Günlük Haber Kaynağı</title>
        <link>https://www.belturkhaber.be/</link>
        <description>&quot;BelTürkHaber, Belçika,Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler, ekonomi, siyaset, spor, teknoloji ve yaşam haberlerini tarafsız,doğru ve en hızlı bir şekilde sunar. &quot;</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Nasıl Olsa Konuşur” Demeden Önce… Uzmandan Uyarı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/nasil-olsa-konusur-demeden-once-uzmandan-uyari-7468</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/nasil-olsa-konusur-demeden-once-uzmandan-uyari-7468</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, çocuklarda konuşma gelişiminin yalnızca kelime üretiminden ibaret olmadığını belirterek, dil gelişimindeki belirgin gecikmelerin erken dönemde fark edilmesinin çocuğun sosyal, duygusal ve akademik gelişimi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Öğr. Gör. Nebahat Şen: “Konuşma gecikmesinde erken farkındalık çocuğun gelişimini doğrudan etkiler”</span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, çocuklarda konuşma gelişiminin yalnızca kelime üretiminden ibaret olmadığını belirterek, dil gelişimindeki belirgin gecikmelerin erken dönemde fark edilmesinin çocuğun sosyal, duygusal ve akademik gelişimi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><strong><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">“Dil gelişimi çok yönlü bir süreçtir”</span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Çocukların konuşmayı öğrenme sürecinin yalnızca kelime söylemekle sınırlı olmadığını vurgulayan Öğr. Gör. Nebahat Şen, dil gelişiminin bilişsel süreçler, sosyal etkileşim ve duygusal gelişimle birlikte ilerlediğini ifade etti. Şen, “Her çocuğun gelişim hızı farklıdır ancak konuşma becerilerinin belirli aşamalar doğrultusunda ortaya çıkması beklenir. Bu doğal ilerlemenin belirgin biçimde gerisinde kalınması konuşma gecikmesi olarak değerlendirilmelidir” dedi. Ebeveynlerin çoğu zaman geç konuşmanın bireysel bir farklılık mı yoksa gelişimsel bir gecikme mi olduğunu ayırt etmekte zorlandığını belirten Şen, konuşma gelişiminin temel basamaklarının bilinmesinin süreci doğru değerlendirmede önemli olduğunu ifade etti.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><strong><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">“Konuşma gelişiminin belirli basamakları vardır”</span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Yaşamın ilk aylarında iletişimin ağlama ve ses çıkarma yoluyla başladığını belirten Şen, zamanla agulama ve hece tekrarlarının ortaya çıktığını söyledi. Yaklaşık bir yaş civarında anlamlı kelimelerin kullanılmasının beklendiğini ifade eden Şen, ikinci yaşa doğru iki kelimelik ifadelerin oluştuğunu, üç yaş civarında cümle yapılarının belirginleştiğini ve dört yaşına gelindiğinde çoğu çocuğun kendini anlaşılır biçimde ifade edebildiğini belirtti. Bu aşamalar arasında küçük farklılıkların doğal olduğunu ancak bazı basamakların hiç ortaya çıkmamasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><strong><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">“Sadece az konuşmak değil, iletişim biçimi de önemlidir”</span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Konuşma gecikmesinin yalnızca kelime sayısının az olmasıyla sınırlı olmadığını belirten Şen, bir yaş civarında anlamlı kelimelerin görülmemesi, iki yaşında iki kelimelik ifadelerin oluşmaması ve üç yaşına rağmen konuşmanın büyük ölçüde anlaşılmaz olmasının önemli göstergeler arasında yer aldığını söyledi. Bunun yanı sıra iletişim kurma isteğinin sınırlı olması, söyleneni anlama ile ifade etme becerileri arasında belirgin fark bulunması, jest ve mimik kullanımının azlığı ve sosyal etkileşimden kaçınma gibi durumların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><strong><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">“Erken destek gelişimi hızlandırabilir”</span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Erken çocukluk döneminin dil gelişiminin en hızlı ilerlediği ve beyin gelişiminin en esnek olduğu süreç olduğuna dikkat çeken Şen, bu dönemde sağlanan uygun desteklerin konuşma becerilerinde önemli ilerlemeler sağlayabildiğini söyledi. “Gecikmenin kendiliğinden düzeleceği düşüncesi bazı çocuklarda sürecin uzamasına neden olabilir. Erken fark edilen gecikmeler çocuğun iletişim becerilerini ve özgüven gelişimini destekler” diyen Şen, konuşma güçlüğü yaşayan çocuklarda ilerleyen dönemlerde sosyal çekingenlik ve akademik zorlanmalar görülebileceğini belirtti.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><strong><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">“Günlük iletişim dil gelişiminin en güçlü destekçisidir”</span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Çocukların konuşma gelişiminin büyük ölçüde günlük etkileşimlerle desteklendiğini vurgulayan Şen, ebeveynlere çocuklarıyla sık konuşmalarını, yapılan etkinlikleri sözel olarak anlatmalarını, birlikte kitap okumalarını ve oyun oynamalarını önerdi. Çocuğun çıkardığı seslere karşılık verilmesinin ve iletişim çabalarının desteklenmesinin önemli olduğunu belirten Şen, çocuğun yerine konuşmak ya da sürekli düzeltmek yerine sabırlı ve cesaretlendirici bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Öğr. Gör. Nebahat Şen, her çocuğun gelişim sürecinin kendine özgü olduğunu hatırlatarak, çocukların başkalarıyla kıyaslanmadan bireysel ilerlemelerinin dikkate alınmasının sağlıklı gelişim açısından önemli olduğunu vurguladı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/04/nasil-olsa-konusur-demeden-once-uzmandan-uyari-1775579011.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AK Parti Brüksel AB Temsilcisi Açıkgöz’den 8 Mart mesajı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ak-parti-bruksel-ab-temsilcisi-acikgozden-8-mart-mesaji-7408</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ak-parti-bruksel-ab-temsilcisi-acikgozden-8-mart-mesaji-7408</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Brüksel AB Temsilcisi Ruhi Açıkgöz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, kadınların toplumun her alanında aktif rol almasının güçlü bir geleceğin inşası için büyük önem taşıdığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BRÜKSEL – Şükrü SAĞLAM&nbsp;</strong> &nbsp;AK Parti Brüksel AB Temsilcisi&nbsp;Ruhi Açıkgöz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, kadınların toplumun her alanında aktif rol almasının güçlü bir geleceğin inşası için büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Brüksel AB Temsilcisi Açıkgöz, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin daha ileri ve gelişmiş bir seviyeye ulaşması için kadın ve erkeklerin birlikte çalışarak hedeflere yürümesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Açıkgöz, eğitimden iş hayatına, siyasetten sanata kadar tüm alanlarda kadınların söz sahibi olmasının ve sorunlarını dile getirerek çözüm önerileri sunmasının toplumun gelişimine önemli katkı sağlayacağını vurguladı.</p>

<p>Eşitlik, adalet ve saygı temelinde daha güçlü bir toplum inşa etmek için kadınların haklarının korunması ve fırsat eşitliğinin desteklenmesinin ortak sorumluluk olduğuna dikkati çeken Açıkgöz, kadınların fedakârlıkları, emekleri ve sevgileriyle geleceğin şekillenmesinde önemli rol üstlendiğini kaydetti.</p>

<p>Mesajında kadına yönelik şiddet sonucu hayatını kaybeden kadınları da anan Açıkgöz, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle şiddet sonucu hayatını kaybeden kadınlarımıza Allah’tan rahmet diliyor; vatan uğruna en sevdiklerini toprağa veren şehit yakınlarımıza sabır temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Temel haklar açısından kadın ve erkek arasında hiçbir ayrımcılığa yer olmaması gerektiğini vurgulayan Açıkgöz, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 21:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/03/ak-parti-bruksel-ab-temsilcisi-acikgozden-8-mart-mesaji-1772914189.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>RAMAZAN’DA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ramazanda-dikkat-edilmesi-gerekenler-7367</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ramazanda-dikkat-edilmesi-gerekenler-7367</guid>
                <description><![CDATA[Ramazan’da gün boyu süren açlık nedeniyle iftar, sahur ve bu iki öğün arasındaki beslenme düzeni büyük önem taşıyor. Metabolizmanın yavaşlamasından olumsuz etkilenmemek, gün içinde enerji seviyesini ve zihinsel odağı koruyabilmek için yalnızca doğru seçimler yapmak değil, kaçınılması gereken alışkanlıklara da dikkat etmek gerekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><strong>Ramazan’da gün boyu süren açlık nedeniyle iftar, sahur ve bu iki öğün arasındaki beslenme düzeni büyük önem taşıyor. Metabolizmanın yavaşlamasından olumsuz etkilenmemek, gün içinde enerji seviyesini ve zihinsel odağı koruyabilmek için yalnızca doğru seçimler yapmak değil, kaçınılması gereken alışkanlıklara da dikkat etmek gerekiyor. Ramazan başlamadan önce vücudu hazırlamanın süreci çok daha rahat geçirmeye yardımcı olacağını söyleyen Central Hospital’dan Diyetisyen Dr. Yaren Hocaoğlu, Ramazan ayında sıklıkla yapılan hataları, Ramazan öncesi alışveriş listesinde olması gerekenleri, diyet yapanların bu süreci nasıl geçirmesi gerektiğini ve örnek iftar ile sahur menülerini paylaştı.</strong></p>

<p style="text-align:start">Ramazan ayında beslenme düzeninin değişmesi, vücudun enerji dengesini ve metabolizmayı doğrudan etkiler. Uzun süren açlık sonrası iftarda ani ve aşırı yemek tüketimi; hazımsızlık, mide yanması ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceği için dengeli ve ölçülü bir beslenme yaklaşımı, Ramazan’ı hem daha rahat hem de sağlıklı geçirmeye yardımcı olur. Central Hospital’dan Diyetisyen Dr. Yaren Hocaoğlu’nun verdiği bilgilere göre, Ramazan’dan önce vücudu hazırlamak süreci çok daha rahat geçirmenizi sağlar. Buna göre Ramazan ayı başlamadan; gece atıştırmaları azaltılmalı, çay–kahve kademeli düşürülmeli, su tüketimi artırılmalı (en az 2–2,5 litre). Beyaz unlu ve şekerli gıdalar yerine tam tahıl ve lifli besinlere geçilmeli, akşam yemekleri biraz daha erken saatlere çekilmelidir. Yoğurt, kefir ve sebze ağırlıklı beslenme bağırsakları destekler. İstenirse Ramazan öncesi probiyotiklere başlanabilir. Bu geçiş süreci; Ramazan’da sık görülen halsizlik, baş ağrısı, şişkinlik ve kabızlık gibi şikâyetleri ciddi şekilde azaltır.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Ramazan’da en sıkı yapılan hatalar</strong></p>

<p style="text-align:start">Ramazan mutfağının temeli dengedir. Yumurta, tavuk/hindi, balık, yoğurt–kefir gibi protein kaynakları; tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur gibi kompleks karbonhidratlar; zeytinyağı, avokado ve çiğ kuruyemişler; bol sebze–yeşillik, kuru baklagiller ve chia/keten tohumu alışveriş listesinde yer almalıdır. Ayrıca yeterli su, maden suyu ve bitki çayları (rezene, papatya, ıhlamur) Ramazan boyunca dengeyi korumaya yardımcı olur. Bu temel ürünler Ramazan boyunca daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olur ve enerji düşüklüğünü önler.</p>

<p style="text-align:start">Ramazan’da en sık yapılan beslenme hatalarını da sıralayan Diyetisyen Dr. Hocaoğlu, “Sahuru atlamak, iftarda hızlı ve fazla yemek, kızartma ve şerbetli tatlıları sık tüketmek, gün içinde az su içmek, günü tek öğün gibi geçirmek ve sebze–protein yerine ağırlığı karbonhidrata vermek en sık yapılan hatalardır” diyerek bu durumun kilo artışı, mide sorunları ve enerji düşüklüğüne yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Diyet yapanlar Ramazan’da düzeni bozmadan nasıl beslenebilir?</strong></p>

<p style="text-align:start">Ramazan doğru planlandığında diyet yapanların bu süreci bozmadan devam ettirebileceğini söyleyen Diyetisyen Dr. Hocaoğlu, “İftarda önce su ve çorba ile başlanmalı, ardından 10–15 dakikalık kısa bir ara verilmelidir. Bu küçük mola tokluk sinyalini artırır ve kontrolsüz yemeyi önler. Ana öğünde tabağın yarısı sebze, dörtte biri protein, dörtte biri kompleks karbonhidrat olmalıdır. Sahur mutlaka yapılmalı; protein, lif ve sağlıklı yağ içeren dengeli bir tabak tercih edilmelidir. Sahuru atlamak gün içinde halsizliğe yol açar ve iftarda aşırı yemeyi tetikler. Tatlı yerine meyve veya sütlü tatlı (haftada 1–2 kez) öneriyorum” dedi. İftar sonrası kısa yürüyüşlerin hem kan şekerini hem de sindirimi desteklediğini belirten Diyetisyen Dr. Hocaoğlu, burada amacın az yemek değil, doğru dağıtılmış dengeli yemek olduğunu kaydetti.</p>

<p style="text-align:start"><strong><u>ÖRNEK RAMAZAN İFTAR MENÜSÜ</u></strong></p>

<p style="text-align:start"><strong><u>ÖRNEĞİ</u></strong></p>

<ul>
	<li>1–2 adet hurma</li>
	<li>1 bardak su</li>
	<li>1 kase mercimek çorbası (veya ezogelin)</li>
	<li>Izgara tavuk / fırında köfte / etli sebze yemeği</li>
	<li>Yanında az yağlı pilav veya bulgur pilavı</li>
	<li>Mevsim salatası (limon + zeytinyağı az)</li>
	<li>Yoğurt veya cacık</li>
	<li>1–2 dilim tam buğday ekmeği</li>
	<li>Güllaç / sütlaç</li>
</ul>

<p style="text-align:start"><strong><u>ÖRNEK RAMAZAN SAHUR MENÜSÜ</u></strong></p>

<ul>
	<li>1–2 adet haşlanmış yumurta</li>
	<li>Beyaz peynir veya lor peyniri</li>
	<li>Zeytin (5–6 adet)</li>
	<li>1–2 dilim tam buğday ekmeği</li>
	<li>Domates, salatalık, yeşillik</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/02/ramazanda-dikkat-edilmesi-gerekenler-1771534928.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>On bir ayın sultanı ramazan 19 Şubat&#039;ta başlayacak</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/on-bir-ayin-sultani-ramazan-19-subatta-baslayacak-7357</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/on-bir-ayin-sultani-ramazan-19-subatta-baslayacak-7357</guid>
                <description><![CDATA[Müslümanlar için büyük öneme sahip üç ayların sonuncusu ramazan, 19 Şubat Perşembe günü başlayacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - FIRAT TAŞDEMİR - Müslümanlar için büyük öneme sahip üç ayların sonuncusu ramazan, 19 Şubat Perşembe günü başlayacak.</p>

<p style="text-align:left">On bir&nbsp;ayın&nbsp;sultanı&nbsp;ramazanın ilk teravih namazı, 18 Şubat Çarşamba günü kılınacak, bugünü 19 Şubat'ta bağlayan gece sahura kalkılacak ve ilk iftar yapılacak.</p>

<p style="text-align:left">Oruç, teravih namazı, fitre, mukabele ve Kur'an-ı Kerim'in hatmedilmesi gibi ibadetlerin ifa edildiği ve ihtiyaç sahiplerinin her zamankinden daha fazla gözetildiği bu ayda, Kur'an-ı Kerim'de "bin aydan daha hayırlı" olduğu bildirilen Kadir Gecesi 16 Mart'ta idrak edilecek.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Ramazan Bayramı ise 20 Mart'ta başlayacak.</strong></p>

<p style="text-align:left">Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunca bu yıl fitre miktarı 240 lira olarak belirlendi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;"Peygamberimiz bu ayda çokça Kur'an okur ve mukabele ederdi"</strong></p>

<p style="text-align:left">Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Ömer Tiryaki,&nbsp;AA&nbsp;muhabirine yaptığı açıklamada, rahmet kapılarının açıldığı, Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı ramazanda gündüz oruç tutulmasının emredildiği, gece ise ibadet edilmesinin tavsiye edildiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Peygamberin, yılın diğer gecelerinden farklı olarak, ramazan gecelerinde birkaç gün cemaatle teravih namazı kıldığını aktaran Tiryaki, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Hz. Peygamber, farz olarak anlaşılır endişesiyle bu namazı cemaatle kılmaya devam etmeyeceğini ashabına ifade etmiştir. Hz. Peygamber'in vefatıyla bu endişe ortadan kalkınca, Hz. Ömer döneminden itibaren teravih namazı cemaatle düzenli bir şekilde kılınmaya tekrar başlanmıştır. Böylece Müslümanlar tarafından ramazan geceleri sünnete uygun bir şekilde ihya edilegelmiştir. Yine Müslümanlar, Peygamberimizin sahur yapmaları yönündeki teşvik ve tavsiyeleri gereğince sahura kalkmaya önem vermişlerdir."</p>

<p style="text-align:left">Hz. Muhammed'in cömertliğinin ramazan&nbsp;ayında daha da arttığını belirten Tiryaki, "Peygamberimiz bu ayda çokça Kur'an okur ve mukabele ederdi. Peygamberimizin sünnetinden hareketle Müslümanlar asırlardır ramazan&nbsp;ayında hatimler okumuş, camilerde itikafa girmiş, infak ve tasadduklarını çoğaltarak sosyal dayanışmanın en güzel örneklerini sergilemişlerdir." dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/02/on-bir-ayin-sultani-ramazan-19-subatta-baslayacak-1771155485.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Çocuklarımızı Nasıl Koruyacağız?” Uzmanından Ailelere Kritik Uyarılar</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/cocuklarimizi-nasil-koruyacagiz-uzmanindan-ailelere-kritik-uyarilar-7347</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/cocuklarimizi-nasil-koruyacagiz-uzmanindan-ailelere-kritik-uyarilar-7347</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Elif Türel, çocukların güvenliğinin duygusal güven, sağlıklı iletişim, kişisel sınır bilinci ve dijital ortamlarda bilinçli kullanım becerileriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">Son dönemde kamuoyuna yansıyan olaylar, ailelerin en temel sorularından birini yeniden gündeme taşıdı: “Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?” Uzmanlara göre çocuk güvenliği yalnızca fiziksel önlemlerle sağlanamıyor; çocukların kendilerini güvende hissedebildikleri, duygularını ifade edebildikleri ve riskli durumları paylaşabildikleri bir ortam oluşturmak en az fiziksel koruma kadar önem taşıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Elif Türel, çocukların güvenliğinin duygusal güven, sağlıklı iletişim, kişisel sınır bilinci ve dijital ortamlarda bilinçli kullanım becerileriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:start">Çocukların güvenliğinin bireysel bir kaygı olmanın ötesinde toplumsal bir sorumluluk alanı olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Elif Türel, çocukların karşılaşabilecekleri risklerin ortaya çıkmadan önce fark edilmesi ve bu riskleri azaltmaya yönelik önleyici stratejilerin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Türel, çocuğun kendini güvende hissettiği, ihtiyaçlarının karşılandığı ve duygularını ifade edebildiği bir aile ortamının koruyucu yaklaşımın temelini oluşturduğunu belirterek, “Çocuk ev ortamında güvenli bir ilişki deneyimlediğinde ailesinden sır saklama ihtiyacı duymaz ve yaşadığı olayları paylaşma konusunda daha açık olur” dedi.</p>

<p style="text-align:start"><strong>“Sağlıklı İletişim Çocuğun Kendini Korumasını Destekler”</strong></p>

<p style="text-align:start">Aile içi iletişimin çocuk güvenliğinde belirleyici rol oynadığını vurgulayan Türel, ebeveynlerin çocuklarını yargılamadan dinlemelerinin ve duygularını kabul etmelerinin önemine dikkat çekti. Sağlıklı iletişim ortamının çocukların kendilerini ifade etmelerini kolaylaştırdığını belirten Türel, cezalandırıcı ya da korku temelli iletişim biçimlerinin çocukların yaşadıkları sorunları gizlemelerine neden olabileceğini ifade etti. Türel, ailelerin çocuklarla düzenli iletişim kurmalarının, günlük sohbetler ve ortak etkinlikler aracılığıyla bağlarını güçlendirmelerinin çocukların aileyi güvenli bir başvuru noktası olarak görmesini sağladığını söyledi.</p>

<p style="text-align:start"><strong>“Kişisel Sınır Eğitimi Erken Yaşta Başlamalı”</strong></p>

<p style="text-align:start">Çocuk güvenliğinin önemli başlıklarından birinin de kişisel sınır bilincinin kazandırılması olduğunu belirten Türel, çocuklara bedenlerinin kendilerine ait olduğunun, istemedikleri durumlarda “hayır” deme haklarının bulunduğunun ve rahatsız edici bir durumla karşılaştıklarında yardım isteyebileceklerinin öğretilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle 0–6 yaş grubundaki çocukların gelişimsel özellikleri nedeniyle yaşadıkları olayları anlamlandırmakta zorlanabildiğini belirten Türel, bu nedenle erken çocukluk döneminde yaşa uygun ve korku yaratmayan bir dil kullanılarak kişisel sınır eğitimi verilmesinin koruyucu bir etki sağladığını vurguladı.</p>

<p style="text-align:start"><strong>“Dijital Güvenlikte Yasaklayıcı Değil Rehberlik Edici Yaklaşım Benimsenmeli”</strong></p>

<p style="text-align:start">Günümüzde çocukların yaşam alanının dijital ortamları da kapsadığını ifade eden Türel, dijital dünyanın öğrenme fırsatları sunduğu kadar yeni risk alanlarını da beraberinde getirdiğini söyledi. Ailelerin çocukların dijital deneyimlerine eşlik etmeleri gerektiğini belirten Türel, yaşa uygun içerik seçimi, ekran süresinin sınırlandırılması ve ebeveyn rehberliğinin dijital güvenlik açısından önemli olduğunu dile getirdi. Çocuklara kişisel bilgilerini paylaşmamaları, tanımadıkları kişilerle iletişim kurmamaları ve rahatsız edici içeriklerle karşılaştıklarında güvenilir bir yetişkine başvurmaları gerektiğinin öğretilmesi gerektiğini ifade eden Türel, yasaklayıcı yaklaşımlar yerine bilinçlendirici ve rehberlik edici tutumların daha etkili sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:start"><strong>“Çocuk Güvenliği Günlük Yaşamın Her Anında Desteklenmeli”</strong></p>

<p style="text-align:start">Çocuk güvenliğinin yalnızca kriz anlarında gündeme gelmemesi gerektiğini vurgulayan Öğr. Gör. Elif Türel, çocuğun kendini ifade edebildiği, değer gördüğü ve desteklendiği bir aile ortamının hem koruyucu hem de önleyici bir işlev üstlendiğini söyledi. Türel, çocukların güvenliğinin sağlanmasının bilinçli ve tutarlı ebeveynlik yaklaşımıyla mümkün olduğunu belirterek, bu sürecin aileler kadar toplumun tüm paydaşlarının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/02/cocuklarimizi-nasil-koruyacagiz-uzmanindan-ailelere-kritik-uyarilar-1770740102.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belçika&#039;da kaybolan İngiliz kedi Munch, mikroçipi sayesinde 4 ay sonra bulundu</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/belcikada-kaybolan-ingiliz-kedi-munch-mikrocipi-sayesinde-4-ay-sonra-bulundu-7299</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/belcikada-kaybolan-ingiliz-kedi-munch-mikrocipi-sayesinde-4-ay-sonra-bulundu-7299</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'da bir yolculuk sırasında kaybolan İngiliz kedi, mikroçipi sayesinde yaklaşık 4 ay sonra bulunarak ailesine teslim edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Belçika'da bir yolculuk sırasında kaybolan İngiliz kedi, mikroçipi sayesinde yaklaşık 4 ay sonra bulunarak ailesine teslim edildi.</p>

<p style="text-align:left">The Brussels Times'ın haberine göre, İngiltere'den Macaristan'a gitmek üzere sahipleriyle birlikte yola çıkan "Munch" isimli smokin kedi, Belçika'nın "Flemish Brabant" bölgesinde verilen mola sırasında araçtan kaçtı.</p>

<p style="text-align:left">E40 otoyolu yakınlarında kaybolan kedi için sahipleri ve hayvanseverler geniş çaplı arama çalışması başlattı.</p>

<p style="text-align:left">Leuven kentinde faaliyet gösteren Cattitude vzw adlı hayvan barınağının gönüllüleri, kayıp kediyi bulmak için bölgede uzun süre çalışmalar yürüttü. Ancak geçen sürede yapılan ihbarlar sonuçsuz kaldı.</p>

<p style="text-align:left">Brüksel ve Leuven kentleri arasındaki Kortenberg'de yaşayan bir kadının evinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, aramaya yeniden umut oldu.</p>

<p style="text-align:left">Görüntülerin paylaşılması üzerine gönüllüler Munch'ı güvenli şekilde yakaladı ve İngiltere'deki ailesi haberdar edildi.</p>

<p style="text-align:left">Mikroçip sayesinde kimliği tespit edilen kedi, sağlık kontrollerinin ardından ailesine teslim edilerek, ülkesine geri döndü.</p>

<p style="text-align:left">Yetkililer, olayın evcil hayvanlara mikroçip takılmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/01/belcikada-kaybolan-ingiliz-kedi-munch-mikrocipi-sayesinde-4-ay-sonra-bulundu-1769100421.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bugün Miraç Kandili</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bugun-mirac-kandili-7278</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bugun-mirac-kandili-7278</guid>
                <description><![CDATA[İslam inancına göre, Hazreti Muhammed'in, Allah'ın daveti üzerine Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Kandili idrak edilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İslam inancına göre, Hazreti Muhammed'in, Allah'ın daveti üzerine Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Kandili idrak edilecek.</p>

<p style="text-align:left">"İsra ve&nbsp;Miraç&nbsp;mucizesi" olarak anılan bu olay, Kur'an-ı Kerim'de İsra ve Necm surelerinde ifade ediliyor. "İsra olayı" Hazreti Muhammed'in bir gece Mekke'den Kudüs'e, "Miraç&nbsp;olayı" ise gökler ötesine yaptığı yolculuğu ifade ediyor.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;Miraç&nbsp;gecesinde beş vakit namaz farz kılındı</strong></p>

<p style="text-align:left">Miraç&nbsp;gecesinde beş vakit namaz farz kılındı, Allah'a şirk koşmayanların bağışlanacağı müjdesi verildi ve "Amenerrasulü" diye başlayan Bakara Suresi'nin son iki ayeti nazil oldu.</p>

<p style="text-align:left">Ayrıca bu gece Allah, Hazreti Muhammed'e İsra Suresi'nde de yer alan insanın yaşama hakkını, şeref ve haysiyetini korumayı, toplumun huzur ve güvenini sağlamayı amaçlayan ahlak ve fazilet ilkelerini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Mescid-i Aksa'nın mukaddes olduğu şuurunu sürdürmek için bu gece yad ediliyor"</strong></p>

<p style="text-align:left">Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Ömer Tiryaki, AA muhabirine yaptığı açıklamada,&nbsp;Miraç&nbsp;Kandili'nin recep ayının 27. gecesinde yad edildiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Bu gecenin İslam'daki yerinin çok önemli olduğunu belirten Tiryaki, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Bu geceye özel bir ibadet olmasa da Müslümanlar&nbsp;Miraç&nbsp;Kandili'nin gecesini ve gündüzünü asırlardır nafile ibadetlerle ve anma programlarıyla ihya etmektedirler. Müminlerin&nbsp;miracı olan beş vakit namazın bu gece hediye edilmesinin sevincini yaşamak, Mescid-i Aksa'nın Müslümanlar için mübarek ve mukaddes olduğu şuurunu devam ettirmek ve gelecek nesillere bilinç kazandırmak için İsra ve&nbsp;Miraç&nbsp;hadisesi yad edilmektedir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2026/01/bugun-mirac-kandili-1768481721.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AK Parti Brüksel AB Temsilcisi Ruhi Açıkgöz’ün Acı Günü</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ak-parti-bruksel-ab-temsilcisi-ruhi-acikgozun-aci-gunu-7250</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ak-parti-bruksel-ab-temsilcisi-ruhi-acikgozun-aci-gunu-7250</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti’nin Avrupa Birliği nezdindeki resmî temsilcisi Ruhi Açıkgöz’ün kuzeni Polis Memuru Yasin Koçyiğit, Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda şehit oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Şehit polis memuru Yasin Koçyiğit" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/YasinKo%C3%A7yi%C4%9Fit.jpeg" style="float:left; height:304px; width:471px" />22, 23 ve 24. Dönem Aksaray Milletvekilliği görevinde bulunan ve AK Parti’nin Avrupa Birliği nezdindeki resmî temsilcisi Ruhi Açıkgöz’ün kuzeni Polis Memuru Yasin Koçyiğit, Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda şehit oldu.<br />
Kahraman polis Yasin Koçyiğit, bugün memleketinde düzenlenen törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı.</p>

<p>Operasyonda şehit olan 3 polis memuru için Yalova Emniyet Müdürlüğü önünde tören düzenlendi. Törene İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanı sıra çok sayıda siyasetçi, bürokrat ve vatandaş katıldı.<br />
Resmî törenin ardından şehitler, defnedilmek üzere memleketlerine gönderildi.<br />
AK Parti Brüksel AB Temsilcisi Ruhi Açıkgöz’ün kuzeni olan şehit Polis Memuru Yasin Koçyiğit’e Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diliyoruz. Şehitlerimizin makamı âli olsun, milletimizin başı sağ olsun.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 20:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/12/ak-parti-bruksel-ab-temsilcisi-ruhi-acikgozun-aci-gunu-1767127966.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fatih&#039;te zehirlenme şüphesiyle ölen Servet Böcek&#039;in cenazesi Afyonkarahisar&#039;da defnedildi</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/fatihte-zehirlenme-suphesiyle-olen-servet-bocekin-cenazesi-afyonkarahisarda-defnedildi-7181</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/fatihte-zehirlenme-suphesiyle-olen-servet-bocekin-cenazesi-afyonkarahisarda-defnedildi-7181</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul'un Fatih ilçesinde zehirlenme şüphesiyle ölen Servet Böcek'in cenazesi Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde toprağa verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">AFYONKARAHİSAR (AA) - İstanbul'un Fatih ilçesinde zehirlenme şüphesiyle ölen Servet Böcek'in cenazesi Afyonkarahisar'ın&nbsp;Bolvadin&nbsp;ilçesinde toprağa verildi.</p>

<p style="text-align:left">Bolvadin&nbsp;Devlet Hastanesi morgundan alınan Böcek'in cenazesi, Müslümana Mahallesi'ndeki camiye getirildi.</p>

<p style="text-align:left">Böcek ailesinin yakınları, burada taziyeleri kabul etti.</p>

<p style="text-align:left">Öğle vakti kılınan namazın ardından Böcek'in cenazesi, ilçe mezarlığında toprağa verildi.</p>

<p style="text-align:left">Törene, Böcek ailesinin yakınları,&nbsp;Bolvadin&nbsp;Kaymakamı Ali Arıkan ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p style="text-align:left">- Küçük Muhammet yaş gününü kutlamaya hazırlanıyordu</p>

<p style="text-align:left">Servet Böcek'in babası Yılmaz Böcek, gazetecilere, evlatları ve torunlarının artık sadece duvardaki resimlerde kalacağını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Ölümlerin sebebiyle ilgili her şeyin varsayım üzerinden gittiğini savunan Böcek, "İnsan hayatı bu kadar mı ucuz yani? Olmamalı. Gerçekten çok yazık. Bu işin peşini bırakmayacağım. Adalet için sonuna kadar mücadele edeceğim. Suçlu kimse cezasını çeksin, hiç güneş yüzü görmesin." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Çiğdem Böcek'in babası Mustafa Çelik, sorumluların cezalarını çekmesini istediğini dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Türkiye'deki herkesin bu konunun aydınlatılması için elinden geleni yaptığını gördüklerini aktaran Çelik, "Yarın torunum Kadir Muhammet'in doğum günüydü. Bu ölümler olmasaydı 6. yaş gününü kutlayacaktık. Ailece pasta yiyeceklerdi. Ama olmadı işte. Isparta ve Afyonkarahisar'daki iki ailenin ocağına ateş düştü. İçimiz yanıyor." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Olay</strong></p>

<p style="text-align:left">Almanya'dan 9 Kasım'da İstanbul'a gelen ve Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine 12 Kasım'da hastaneye kaldırılmış, çocuklar müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.</p>

<p style="text-align:left">Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınan anne 14 Kasım'da, baba da 17 Kasım'da vefat etmişti.</p>

<p style="text-align:left">Ailenin kaldığı otelde konaklayan 2 turist de bulantı ve kusma şikayetiyle aynı hastanede tedavi altına alınmıştı. Aynı odada konaklayan ve refakatçi olarak hastaların yanında bulunan üçüncü kişi, kalp atış hızının düşük olması nedeniyle tetkik amaçlı hastaneye yatırılmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Soruşturma kapsamında polis ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından otel mühürlenmişti.</p>

<p style="text-align:left">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adliyeye götürülen midyeci Y.D, lokumcu F.T, kokoreççi E.E. ile kafe işletmecisi F.M.O. tutuklanmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 07:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/11/fatihte-zehirlenme-suphesiyle-olen-servet-bocekin-cenazesi-afyonkarahisarda-defnedildi-1763660290.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası Başlıyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/2-8-kasim-losemili-cocuklar-haftasi-basliyor-7141</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/2-8-kasim-losemili-cocuklar-haftasi-basliyor-7141</guid>
                <description><![CDATA[Her yıl olduğu gibi bu yıl da LÖSEV – Lösemili Çocuklar Vakfı, 2–8 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Lösemili Çocuklar Haftası ile Türkiye’yi turuncu farkındalık rengine boyuyor. Amaç; lösemiye dikkat çekmek, toplumsal bilinç oluşturmak ve lösemili çocuklara umut olmak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Her yıl olduğu gibi bu yıl da LÖSEV – Lösemili Çocuklar Vakfı, 2–8 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Lösemili Çocuklar Haftası ile Türkiye’yi turuncu farkındalık rengine boyuyor.&nbsp;Amaç; lösemiye dikkat çekmek, toplumsal bilinç oluşturmak ve lösemili çocuklara umut olmak.</p>

<div style="margin-left:0px; margin-right:0px">
<div style="margin-left:0px; margin-right:0px">
<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">T.C. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “Özel Haftalar” arasında yer alan bu anlamlı dönemde LÖSEV, kurumları, okulları, üniversiteleri ve tüm halkı “herkes bu mücadelede bir şey yapabilir” diyerek farkındalık seferberliğine davet ediyor.</p>

<h2 style="margin-left:0px; margin-right:0px"><strong>Umudun ve Dayanışmanın Rengi: Turuncu</strong></h2>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">Turuncu, lösemili çocuklar için sadece bir renk değil; umudun, dayanışmanın ve yaşam enerjisinin sembolü.&nbsp;LÖSEV bu yıl da “Lösemi Olmak İstemiyoruz!” mesajıyla herkesi Turuncu Farkındalık Hareketi’ne katılmaya çağırıyor.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">Hafta boyunca Türkiye genelinde; okullarda seminerler, üniversitelerde bilinçlendirme etkinlikleri, belediyelerle ortak farkındalık çalışmaları ve gönüllü organizasyonlar düzenlenecek.&nbsp;Bu etkinliklerde erken teşhisin önemi vurgulanacak ve löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu bir kez daha hatırlatılacak.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">LÖSEV’in çağrısı net:&nbsp;<strong>“Bir çocuk için fark yaratmak düşündüğünüzden çok daha kolay.&nbsp;Turuncu bir kurdele takmak, bir paylaşım yapmak veya bir etkinlik düzenlemek bile bir hayatı değiştirebilir.”</strong></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">Bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanında binlerce gönüllü, öğrenciler, öğretmenler ve destekçiler turuncu rengiyle lösemili çocuklara umut olacak.</p>

<h2 style="margin-left:0px; margin-right:0px"><strong>Birlikte Daha Güçlüyüz: Sen de Katıl</strong></h2>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px"><strong>2–8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası boyunca sen de farkındalık zincirine katılabilirsin:</strong></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; • LÖSEV’in paylaşımlarını sosyal medyada paylaş, daha çok kişiye ulaş.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; • Löseminin erken teşhisle tedavi edilebileceğini çevrendekilere anlat.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; • LÖSEV’in farkındalık etkinliklerinde gönüllü ol.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px">Çünkü herkes bu mücadelede bir şey yapabilir. Bir çocuğun gülümsemesi, senin bir adımınla mümkün olabilir.&nbsp;</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 16:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/11/2-8-kasim-losemili-cocuklar-haftasi-basliyor-1762273371.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gent’te Feci Kaza: Türk Genci Yunus Emre Gündoğan Hayatını Kaybetti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/gentte-feci-kaza-turk-genci-yunus-emre-gundogan-hayatini-kaybetti-7132</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/gentte-feci-kaza-turk-genci-yunus-emre-gundogan-hayatini-kaybetti-7132</guid>
                <description><![CDATA[Belçika’nın Gent kentinde Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece meydana gelen korkunç trafik kazasında biri kadın bisikletli, diğeri motosiklet sürücüsü olmak üzere iki kişi yaşamını yitirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika’nın Gent kentinde Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece meydana gelen korkunç <strong>trafik kazası</strong>nda biri kadın bisikletli, diğeri motosiklet sürücüsü olmak üzere iki kişi yaşamını yitirdi. Kazada hayatını kaybeden motosikletlinin, Gent’te yaşayan 23 yaşındaki Türk genci <strong>Yunus Emre Gündoğan</strong> olduğu öğrenildi.&nbsp;</p>

<p><strong>Vlaamsekaai’de ölümcül çarpışma </strong></p>

<p>Edinilen bilgilere göre kaza, saat 02.43 sularında kentin Vlaamsekaai bölgesinde, Sint-Lievenstunnel yönünde Zalmstraat kavşağı yakınlarında meydana geldi. Dampoort yönünden gelen iki motosikletliden biri, yolun karşısına geçmeye çalışan ya da bisiklet süren 31 yaşındaki Ostendli bir kadınla çarpıştı. Savcılıktan yapılan açıklamada, “Kadının o sırada bisiklet mi sürdüğü yoksa yürüyüş mü yaptığı henüz belirlenemedi” denildi.</p>

<p><strong>Kadın olay yerinde, Türk genci hastanede can verdi </strong></p>

<p>Acil servis ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı ancak kadının hayatı kurtarılamadı. Ostendli kadın olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Gentli 23 yaşındaki Yunus Emre Gündoğan, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen Gündoğan, aynı gün öğleden sonra hayatını kaybetti.</p>

<p>Doğu Flanders Savcılığı, kazanın oluş şekli ve sorumluların belirlenebilmesi için bir trafik uzmanı görevlendirildiğini açıkladı. Kaza anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de inceleneceği belirtildi.</p>

<p><strong>Türk toplumu yasa boğuldu </strong></p>

<p>Aslen Afyonkarahisar’ın<strong> Emirdağ</strong> ilçesine bağlı<strong> Davulga</strong> beldesinden olan Yunus Emre Gündoğan’ın vefatı, Gent’te yaşayan Türk toplumu arasında büyük üzüntü yarattı. Gündoğan’ın yakınları ve dostları, genç yaşta gelen ölüm haberinin şokunu yaşarken, sosyal medyada çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı. Yunus Emre Gündoğan'ın cenaze namazı&nbsp; yarın Gent Tevhid Camii'nde kılınacak.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Oct 2025 13:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/10/gentte-feci-kaza-turk-genci-yunus-emre-gundogan-hayatini-kaybetti-1761920480.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>22 EKİM DÜNYA KEKEMELİK FARKINDALIK GÜNÜ</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/22-ekim-dunya-kekemelik-farkindalik-gunu-7104</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/22-ekim-dunya-kekemelik-farkindalik-gunu-7104</guid>
                <description><![CDATA[Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu: “En büyük hata, ‘geçer’ diyerek beklemektir. Her geçen ay, kalıcılık riskini artırır.”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><strong>HER 100 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR…</strong></p>

<p style="text-align:start">Toplum genelinde her yüz kişiden birinde görülen, genellikle 2-5 yaş aralığında başlayan ve genetik faktörlerin etkili olduğu kekemelik; 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü sebebi ile gündeme geldi. Konuya ayna tutan,&nbsp;<strong>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu,&nbsp;</strong>kekemelik ile ilgili az bilinenler ve toplumsal farkındalık konusunda açıklamalarda bulundu.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Psikolojik etkenler değil genetik faktörler etkili!</strong></p>

<p style="text-align:start">Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu: “Kekemelik, konuşma akıcılığını bozan; ses, hece ya da kelimelerin tekrarı, uzatması ve konuşmaya başlarken yaşanan duraksamalarla kendini gösteren<strong>&nbsp;</strong>bir konuşma bozukluğudur. Bilinenin aksine kekemeliğin ortaya çıkışında psikolojik etkenler belirleyici değildir; asıl neden, bireylerin beyin yapısı ve işleyişindeki nörolojik farklılıklar veya genetik temellidir. Yani kekemelik bir korkunun, heyecanın ya da utanmanın sonucu değildir ve taklit ederek oluşmaz. Genetik faktörlerin etkili olduğu bu durum, genellikle 2 ila 5 yaş arasında başlar. Toplumda görülme oranı ise %1 civarındadır, yani her yüz kişiden biri konuşurken kelimelerle mücadele eder.” dedi.</p>

<p style="text-align:start"><strong>‘Geçer’ diye beklemek hatadır!</strong></p>

<p style="text-align:start">Kekemelikte erken müdahalenin önemine dikkat çeken Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu, kekemeliğin kendiliğinden iyileşmesinin yüzde 75-80 oranında olduğunun altını çiziyor: “Erken müdahale, kekemeliğin kalıcı hale gelmesini önlemede kritik bir rol oynar. Erken dönemde başlanan kekemeliklerde herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan kendiliğinden iyileşme ihtimali ise %75-80’dir. Ancak en büyük hata, “geçer” diyerek beklemektir çünkü her geçen ay, kalıcılık riskini artırır. Bu nedenle kalıcı olma riski göz ardı edilmemeli ve mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilip yol haritası çizilmelidir.”</p>

<p style="text-align:start"><strong>Öğretmenin farkındalığı akran zorbalığını engelleyecek ilk adım!</strong></p>

<p style="text-align:start">Dil ve konuşma terapistlerinin kekemeliği yalnızca konuşma akıcılığı üzerinden değil; duygusal, sosyal ve davranışsal etkileriyle birlikte değerlendirdiğini belirten Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu, kekeme bireylerin hayatının toplumun bakışları, önyargı ve akran zorbalığı gibi sebeplerle zorlaştığına dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:start">“Okullarda alay edilmek, sınıfta söz hakkı verildiğinde gülüşmeler duymak, bir yetişkin olarak iş görüşmesinde cümlelerin yarıda kesilmesi gibi durumlar kekemelikten değil, önyargıdan doğar. Kekemelikle yaşayan bireyler, ‘takıldıkları’ kelimeler yüzünden değil, sabırsız dinleyiciler yüzünden sessizleşir. Oysa kekemeliğin en tehlikeli sonucu ‘konuşamamak’ değil, ‘konuşmamayı tercih etmektir.’ Öğretmenlerin farkındalığı, akran zorbalığını engellemenin ilk adımıdır. Kekemeliği alay konusu değil, öğrenme fırsatı haline getiren sınıflar, hem çocuklara hem topluma insanlık dersi verir.”</p>

<p style="text-align:start"><strong>Kekemelikle yaşayan bireylere destek olmak için ilk adım sabretmektir:</strong></p>

<ul>
	<li>Nasıl söylediğine değil, ne söylemek istediğine kulak vermek gerekir.</li>
	<li>Cümlesini bitirmesi için gerekli zamanı tanımak önemlidir.</li>
	<li>Kekemeliği olan birey konuşurken göz teması kurmak gerekir.</li>
	<li>Kekemelik hakkında konuşmaktan kaçınmak da hatadır; duygusal olarak desteklemek oldukça önemlidir.</li>
</ul>

<p style="text-align:start">Konuyla ilgili bireyselleştirilmiş terapi hakkında bilgi veren Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu: “Kekemelikte terapi süreci, bireyin konuşma deneyimini yeniden yapılandırmayı hedefler. Terapilerde kullanılan duyarsızlaştırma teknikleri, bireyin konuşma sırasında yaşadığı kaygı ve kaçınma davranışlarını azaltmayı; konuşmayı yeniden şekillendirme veya kekemelikte modifikasyon gibi yaklaşımlar ise konuşma ile ilgili yeni bir yol göstererek bireyin daha akıcı konuşmasını sağlamayı hedefler. Bu bilimsel yöntemlerle birey, iletişimle kurduğu ilişkiyi de yeniden öğrenir. Erken yaşta başlanan terapi, kekemeliğin kalıcı hale gelme riskini azaltır. En önemlisi de terapist bu dönemde aileye doğru yaklaşım ve iletişim biçimleri konusunda danışmanlık verir, bu sayede yanlış tutumların önüne geçilmiş olur. Dolayısı ile düzenli terapi desteği, bireyin hem konuşma akıcılığını hem de konuşma anına duyduğu güveni güçlendirir. Bu nedenle kekemelikte en etkili yaklaşım, sabırla sürdürülen, bireye özel planlanmış ve duygusal–davranışsal bileşenleri birlikte ele alan terapötik süreçtir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/10/22-ekim-dunya-kekemelik-farkindalik-gunu-1761163174.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TURŞU KURAN, ZEYTİN KIRAN ELLERDEN GELENEK KOKAN TATLAR</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/tursu-kuran-zeytin-kiran-ellerden-gelenek-kokan-tatlar-7096</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/tursu-kuran-zeytin-kiran-ellerden-gelenek-kokan-tatlar-7096</guid>
                <description><![CDATA[Turşu ekşi, zeytin acı… Ama Urla’da kış sofraları hep tatlı. Her kavanozda lezzet, her lezzette sevgi saklı. Anneanneden toruna aktarılan el emeği ve geleneksel tariflerle 70 yıldır kış hazırlıkları yapan Şenay İnceoğlu, “Zeytin ve turşu ölçülere göre hazırlanır; ama asıl lezzet, içine kattığınız sevgiden gelir” diyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">Sonbaharın serinliği kendini iyice hissettirirken, güneşin soluk ışıkları sokaklara ve bahçelere yumuşak bir huzur yayıyor. Ağaçların yaprakları altın ve bakır tonlarıyla parlarken, sararan yapraklar dallarından sessizce kopup rüzgarla savruluyor. Göçmen kuşlar ise sıcak diyarlara kanat çırpıyor. Doğa kendini dinginliğe bırakırken, yaşamın akışı da yavaşlayıp sonbaharın sessiz ritmine uyum sağlıyor.</p>

<p style="text-align:start">Aralıklı yağmurların düştüğü, buzlu kahvelerin yerini sıcak çikolataya, ince askılıların ise trikolara bıraktığı bu mevsimde, pazar tezgahları da renkleniyor. Turşuluk sebzeler, kurutmalıklar ve kavanozlara girmeyi bekleyen sosluk domateslerle yeşil zeytinler tezgahlarda boy gösteriyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">Evlerdeyse yaz sonu başlayan kış hazırlıkları, güz boyunca sürüyor. Bu telaşı yaşayanlar yalnızca soğuk günlere hazırlık yapmıyor, aynı zamanda geçmişten bugüne uzanan bir kültürel mirası da yaşatıyor. Hafif serinleyen havayla birlikte, eski tarifler yeniden canlanıyor. Turşular kuruluyor, reçeller kaynıyor, sebzeler kurutuluyor. Her adımda hem evlerin bereketi artıyor hem de yüzyıllardır süregelen gelenekler nesilden nesile aktarılıyor. Kış hazırlıkları hem aileyi hem de komşuluk ilişkilerini bir araya getiriyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">PAZARLARDA SONBAHAR TELAŞI</p>

<p style="text-align:start">Kış hazırlıkları Anadolu’nun dört bir yanında sürerken, Ege’nin incisi İzmir’in şirin ilçesi Urla’da da mutfaklar hareketleniyor. Urla Pazarı, sonbaharın renk cümbüşüyle dolup taşarken, tezgahlarda hala yazın bereketi olan patlıcan, domates ve biberler yerini koruyor. Bunun yanı sıra kış sofralarının vazgeçilmezleri lahana, havuç ve kereviz de tezgahları süslüyor. Şu sıralar neredeyse her tezgahta turşuluk sebzeler, kurutmalıklar ve kavanozlara girmeyi bekleyen ürünler göz alıcı bir şekilde sergilenirken, pazarlar sonbaharın telaşıyla hareketleniyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">ÜÇ KUŞAĞIN HİKAYESİ</p>

<p style="text-align:start">Urla’da bu mevsim, kış hazırlıklarının heyecanıyla birlikte, geçmişle bağ kurma ve anneannelerden torunlara aktarılan geleneklerin zamanını da beraberinde getiriyor. Urlalıların evlerinde tarhanadan zeytine, menemenlik sostan kahvaltılık sosa, domates sostan domates ve biber salçasına, çilek reçelinden kayısı marmelatına; bamya, biber ve patlıcan kurutmalıklarından pestillere, lahana turşusundan kornişona kadar tüm kış hazırlıkları özenle sürdürülüyor. Bu hazırlıklar, kuşaktan kuşağa aktarılan doğallık, el emeği, sabır ve paylaşma kültürünün simgesi olarak sofralara taşınıyor. Urla’nın yerli sakinlerinden Şenay İnceoğlu, bu geleneği üç kuşaktır yaşatanlardan biri. Büyükannesinden annesine, annesinden kendisine aktarılan tarifleri, şimdi kızlarıyla birlikte sürdürüyor. Çocukluğunda evlerinin mutfağı ve bahçesinde yaşanan telaşlı günleri özlemle hatırlayan İnceoğlu, bugün de aynı heyecanla turşusunu, reçelini, tarhanasını ve salçasını hazırlayıp hem ailesiyle hem de komşularıyla paylaşıyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">LEZZET, GELENEK VE DAYANIŞMA</p>

<p style="text-align:start">Güz dönemi evlerde adeta bir ritüel gibi işleyen kış hazırlığının pazarda başlayıp, mutfakta özenle devam edip, sabırla tamamlandığını ve her adımda kuşaktan kuşağa aktarılan bir geleneğin yaşatıldığını vurgulayan 78 yaşındaki Şenay İnceoğlu, çocukluğundaki kış hazırlıklarını şöyle dile getiriyor: “Benim çocukluğumda annem ve anneannem sebzeleri bahçemizden toplardı. Turşularımızı, reçellerimizi, kurutmalarımızı ailecek hazırlardık. Avluda kazanlar kaynar, acı zeytinyağından doğal</p>

<p style="text-align:start">sabunumuzu bile kendimiz yapardık. Tarhanayı serer, komşularla bir ovalardık. Salçayı da hep beraber süzgeçlerden geçirirdik, domates soslarımızı da yine komşularımızla birlikte hazırlardık. Yoğun emek isteyen hemen her şey imeceyle, sohbetle, kahkahayla hazırlanırdı. Mutfak ambarımızdaki boy boy kavanozlar, kış boyunca sofralarımızı lezzetlendirecek reçellerden turşulara, salçalardan yaprak salamuralarına, tarhanadan domates sosuna kadar türlü yemekliklerle dolup taşardı. Herkes yaptığından komşusuna verirdi. Çok güzel bir dayanışma içinde komşuluk ilişkileri vardı. Kışa hazırlanmak, yalnızca yiyecek depolamak anlamına gelmezdi. Aileyi ve komşuları bir araya getiren, el emeğini ve paylaşımı ön plana çıkaran, bereketi çoğaltan bir ritüeldi. O bakımdan bu gelenekler benim için çok değerli. Urla’da kış, birlikte yaşamın ve dayanışmanın mevsimidir.”</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">KIŞ HAZIRLIKLARIYLA YAŞAYAN HATIRALAR</p>

<p style="text-align:start">Şenay İnceoğlu, geleneği sürdürmenin sadece geçmişi hatırlamak ve sofraları şenlendirmek olmadığını, aynı zamanda yeni nesillere aktarılacak değerli bir miras olduğunu vurguluyor. Kış hazırlıklarını kızlarıyla birlikte sürdürdüğünü, bu durumun kendisi için sadece bir rutin değil, geçmişle gelecek arasında bir köprü olduğunu söylüyor. “Evimizde tarhana, reçel, salça, domates sosu ve biber-bamya kurutmalıklarını hazırladık, şimdi sıra kışın olmazsa olmazlarından kırma yeşil zeytin ve turşu kurumuna geldi” diyor. Diğer kış hazırlıkları gibi turşu telaşının da çocukluğundan tanıdık bir ritüel olduğunu belirten İnceoğlu, “O zamanlar annem ve anneannemle yaşardık tuşu telaşını. Kavanozlar dizilir, bahçemizden toplanan sebzeler özenle hazırlanır, mutfağı sirke kokusu sarardı. Turşunun her aşamasında biz çocuklar da büyüklerimize yardım ederdik. Annem sebzeleri yıkarken biz kurular, bizler küçük ellerimizle sarımsakları kavanoza dizerken büyükannemiz salamuranın tuzunu ayarlardı. Evimizin bereketini arttıran, kültürümüzü yaşatan, kuşaktan kuşağa aktarılan bu geleneğin heyecanını şimdi kızlarımla yaşıyor, annemden ve anneannemden öğrendiklerimi çocuklarıma aktarıyorum. Her kavanozda geçmişin emeği, geleceğe bırakılan miras, çocukluğumdan kalan hatıralar, annemin eliyle anneannemin sabrı, kızlarımla biriktirdiğimiz anılar ve nesiller boyunca süregelen aile geleneğinin izleri saklı. Bu hazırlıklar sadece soframızı değil, aile bağlarımızı da besliyor. Birlikte üretmeyi yaşatırken, paylaşmayı ve dayanışmayı canlı tutuyor.”</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">KIVAMINDA TURŞU İÇİN 70 YILLIK SIR</p>

<p style="text-align:start">Yaklaşık 70 yıldır turşu kurduğunu belirten Şenay İnceoğlu, bir kısmını kendi bahçesinden topladığı biber ve domatesler ile pazardan aldığı kornişon, lahana ve havuç gibi sebzeleri annesinden öğrendiği geleneksel yöntemlerle hazırlayıp, özenle kavanozlara yerleştirirken, turşuluk sebzelerin seçiminden turşunun lezzetli, sert ve uzun ömürlü olmasına kadar Urla usulü turşunun sırlarını da paylaşıyor: “Lezzetin anahtarı doğru malzeme ve katkısız salamurada gizli. Sebzeler taze ve diri olmalı. Limon tuzu yerine limon suyu kullanırım, çünkü doğallığı korur. Elma sirkemi de kendim yaparım. Herkesin kendi damak tadına göre bir tarifi var ama Urla’da temel kural değişmez. Doğal malzeme, katkısız salamura ve bol sabır. Ve tabi en önemlisi her kavanozun içine emeğimizle beraber sevgimizi de koyarız.”</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">URLA’NIN TURŞU GELENEĞİ</p>

<p style="text-align:start">“Urla’nın turşu kültürü yalnızca sebzelerle sınırlı değil, meyvelerle yapılan turşular da sofralarda oldukça sevilir. Urla usulü turşularda genellikle semizotu, acur, taze fasulye ve börülce, yeşil kıl biber, domates, kornişon salatalık, beyaz lahana ve havuç gibi sebzeler, çağla badem, kelek, üzüm veya erik gibi meyveler kullanılır. Turşuyu sağlıklı olması için mutlaka cam kavanoza kurarız, plastik şişe ve kavanozları asla kullanmayız. Kapaklar mutlaka yeni olmalı. Salamurayı kendi yaptığımız elma sirkesi ve taze sıkılmış limon suyuyla hazırlarız. Salamura suyunun malzemelerin altında kalmamasına dikkat ederiz, aksi takdirde turşu bozulur. Mutlaka kaya tuzu kullanırız. Tuz oranı önemli az olursa turşu yumuşar, fazla olursa tadı bozulur. Her kavanoza ayrı bir sebze yerleştiririz, türlü kurmayız. Çünkü her sebzenin olgunlaşma süresi farklıdır.”</p>

<p>BEYAZ TABAKA OLUŞMAMASI İÇİN EL DEĞDİRMEMELİ<br />
“Turşuyu kurduktan sonra kapağını sıkıca kapatırız ve olgunlaşması için bekleriz. Sürekli açıp ‘oldu mu?’ diye bakmak fermantasyonu bozar. Kapak gevşekse hava girer, turşu yumuşar. Üzerinde beyaz tabaka oluşmaması için kavanozdan çıkarırken mutlaka çatal ya da maşa kullanırız. El değerse bozulma riski artar. Açıldıktan sonra da buzdolabında saklarız.”</p>

<p>URLA USULÜ GELENEKSEL TURŞU TARİFİ<br />
Şenay İnceoğlu, hemen her yemeğin yanına yakışan, özellikle kuru fasulyenin vazgeçilmezi olan turşu tarifini, Urla’ya özgü geleneksel yöntemlerle paylaşıyor:<br />
Malzemeler (5 litrelik kavanoz için):<br />
Turşunun lezzeti, malzemenin temizliğinden ve tazeliğinden başlar. Turşuluk olarak olabildiğince sert, diri, parlak, küçük ve eşit boyda sebze ve meyveler tercih edilmeli.<br />
3,5-4 kg yeşil domates, 3-3,5 kg küçük salatalık veya acur, 2,5-3 kg biber, fasulye veya börülce. Her kavanoz için 1 baş sarımsak, 1 yemek kaşığı nohut (8-10 adet). İsteğe bağlı olarak maydanoz, semizotu, dereotu, kereviz yaprağı, koruk üzüm veya asma yaprağı.</p>

<p>Salamura Suyu:<br />
2,5 litre kaynatılıp soğutulmuş memba suyu, 1 çay bardağı iri kaya tuzu (yaklaşık 250 ml), 1 litre elma sirkesi, 3 yemek kaşığı limon suyu, 1 tatlı kaşığı şeker. Hafif bir tat isteniyorsa sirke yerine 2 su bardağı taze sıkılmış limon suyu (400-450 ml) da kullanılabilir. Ama o zaman sirke kullanımıyla aynı tadı yakalamak için tuz miktarı 1,5-2 su bardağına (yaklaşık 300-350 gr) çıkarılmalı.&nbsp;</p>

<p>HAZIRLANIŞI:<br />
Salamura Suyun Hazırlanışı:<br />
Memba su en az 10 dakika kaynatılır ve soğumaya bırakılır. Su soğumaya yakın uygun bir kaba alınarak içine elma sirkesi, limon suyu, şeker ve kaya tuzu katılıp, karıştırılır. Şeker ve kaya tuzu eridiğinde elde edilen salamura turşu suyu soğumaya bırakılır.&nbsp;</p>

<p>Turşu Malzemelerinin Hazırlanışı:<br />
Cam kavanozlar ve kapaklar sıcak suyla yıkanır, kurulanır. Sebzeler yıkanıp kurutulur. Sarımsakların kabukları soyulur. Büyük boy domatesler bıçakla ortadan ikiye bölünür, küçük boy domatesler ise yalnızca ortasından kesilir, ikiye ayrılmaz. Dileyenler domatesleri dörde de bölebilir ya da hiç kesmeden bir kürdan yardımıyla birkaç yerinden delik açabilir. Biberler genellikle bütün bırakılır; paşa biberlerinin uç kısmı hafifçe çıtlatılır, kıl biberlerse ince uçlu bıçak ya da kürdanla zedelemeden delinir. Kornişon salatalıklar da bütün bırakılır ve bir iki yerinden çizilir veya kürdanla delinir. Lahanalar iri parçalar halinde doğranır, fasulye ve börülcenin uç kısımları bıçakla hafifçe kesilir. Havuçlar çok ince olmayacak şekilde doğranır. Kullanılan sebzelerde delme veya çizme işlemi, salamuranın sebzenin içine geçmesini kolaylaştırarak turşunun daha kısa sürede olgunlaşmasını sağlar.</p>

<p>Turşunun Yapılışı:<br />
Kavanozun dibine nohutlar ve 2-3 diş sarımsak yerleştirilir. Nohut hem fermantasyonu hızlandırır hem de turşuya kendine özgü bir aroma katar. Ardından hazırlanmış sebzeler tek tip olarak ezilmemesine özen göstererek aralarında boşluk kalmayacak şekilde sıkıca dizilir. Kat aralarına birkaç diş sarımsak eklenir. Kavanoz ağzına kadar doldurulduktan sonra salamura su sebzelerin üzerini tamamen örtecek şekilde dökülür. Dileyenler en üste maydanozdan dereotuna kadar farklı aromalar ekleyebilir. Turşuyu kurduktan sonra daha uzun süre dayanması ve havanın dışarı çıkması için 1 saat bekledikten sonra kapağı sıkıca kapatılır. Turşular, serin, güneş görmeyen ve nemsiz bir ortamda olgunlaşmaya bırakılır. Bu sürede salamura, sebzelerin içine işleyerek hem dayanıklılığını artırır hem de istenen ekşi-tuzlu tadı kazandırır. Turşu suyunu çekerse ilave salamura su hazırlanarak üzerlerine dökülür.&nbsp;<br />
Olgunlaşma süresi sebzenin türüne ve kesilme biçimine göre değişir ve genelde 10 ila 20 gün arasında sürer. Turşu bu süre zarfında rengini ve aromasını oturtarak sofralarda yerini almaya hazır hale gelir.</p>

<p>KIRMA YEŞİL ZEYTİN VEYA URLA’DA BİLİNEN ADIYLA ÇEKİŞTE<br />
Turşularını kurduktan sonra kışlık hazırlıklarını Kırma Yeşil Zeytin’le taçlandıran Şenay İnceoğlu, Urla’nın geleneksel tarifini de paylaşıyor. “Yeşil zeytinin, zeytinlerin olgunlaşmaya başladığı dönemde toplanan mahsulle; çizme, kırma ve bütün zeytin olmak üzere üç şekilde yapıldığını, özellikle tat, aroma ve kalite açısından kırma yeşil zeytinin en beğenilen çeşit olduğunu belirterek “Kırma yeşil zeytin bizim buralarda ‘çekiçte’ ya da ‘çekişte’ olarak da bilinir” diyor.</p>

<p>URLA USULÜ KIRMA YEŞİL ZEYTİN TARİFİ<br />
Şenay İnceoğlu, Urla Usulü Kırma Yeşil Zeytin Tarifini şöyle anlattı:<br />
“Zeytinler yeşil renkli, henüz kızarmamış ve sert olmalı. Lezzet için yağ oranı yüksek yağlık zeytinler tercih edilir. Kırmaya başlamadan önce ezik, çürük olanlar ayıklanmalı; çünkü bir tanesi bile diğerlerini bozar. Yaprak ve sapları temizledikten sonra zeytinler yıkanıp kurumaya bırakılır. Ardından sert bir zemin üzerinde, çekirdeğe zarar vermeden, etli kısımlarını çatlatacak şekilde tokmak, taş ya da çekiç yardımıyla tek tek kırılıp, içi su dolu derin bir kap içine atılır. Burada biriken zeytinler yarısına kadar içme suyu doldurulmuş cam kavanoza alınır. Zeytin asitli bir ürün olduğu için pet şişe yerine cam kavanoz kullanılmalı, en iyisi çift kapaklı olanlardır. Kavanoz zeytinle dolunca üzerine su ilave edilir. Zeytinler suyun altında kalmalıdır. Suyun yüzeyine çıkarsa hava ile temas edeceğinden kararır ve bozulur. Bunun için en üste asma, dut veya incir yaprağı ya da yağlı kağıt konur. Ağzı sıkıca kapatılıp, altına da su sızmasını önlemek için bir kap yerleştirilir.”</p>

<p>HEMEN TÜKETİLMEYECEKSE, İLK ACI SUYUNDA BEKLETİLMELİ<br />
Zeytinlerin hemen tüketilmeyecekse hiç süzme işlemi yapmadan ilk acı suyunda bekletilip, karanlık ve serin bir yerde saklanması gerektiğini ifade eden İnceoğlu, “Bu şekilde iki yıla kadar bozulmadan dayanır. Acı su içinde bekletilmesi ve hava ile temas etmemesi zeytinleri korur. Zeytinlerin uzun süre dayanması için tüm kavanozları aynı anda tatlandırmamalı, sadece birkaç ayda tüketilecek miktar tatlandırılmalı” dedi.</p>

<p>YEŞİL ZEYTİNİN HAFİF ACI OLMASI MAKBULDÜR<br />
İnceoğlu, tatlandırma sürecinin püf noktalarını da şöyle anlatıyor:<br />
“Tatlandırma hemen yapılmayıp, uzun süre acı suyunda bekletilecekse zeytinler tüketilmeden önce 3-4 gün boyunca her gün suyu değiştirilir, her seferinde biraz tuz eklenir. Eğer kısa zamanda tüketilecekse, üçüncü günün sonunda acı su süzülüp, kavanoz tekrar içme suyu ile doldurulmalı ve ağzı da sıkıca kapatılmalı. İlk acı su atılmamalı, sonradan kullanmak üzere cam şişeye veya kavanoza alınmalı. Çünkü zeytinler tatlandırıldığında bu ilk suyun içinde saklanırsa daha uzun ömürlü olur. Yedi ile 10 gün arasında bu işlem tekrar edilir ve zeytinlerin tadına bakılır. Acılık oranı damak tadına uygun hale geldiğinde salamura aşamasına geçilir. Zeytinler eğer büyük kavanoza kurulmuşsa salamura aşamasında iki ayrı kavanoza bölünmeli. Çünkü zeytinler hava ile ne kadar çok temas ederse bozulma çabuklaşır. Tatlandırma işleminden sonra 4-5 ay kadar dayanır. Yeşil zeytinin hafif acı olması makbuldür. Acısı alındıkça şifası da azalır.”</p>

<p>URLA USULÜ SALAMURA<br />
“Salamura hazırlamak için 1 litre suya 1-1,5 yemek kaşığı iri kaya tuzu ve 1-1,5 yemek kaşığı (yaklaşık 15-20 ml) taze limon suyu eklenir. Arzuya göre tadını yumuşatmak için 1 tatlı kaşığı şeker de ilave edilebilir (biz eklemiyoruz). Tuz tamamen eriyene kadar karıştırılır. Zeytinler, hazırlanan salamura ile tamamen suyun altında kalacak şekilde kavanoza yerleştirilir. Su yetmezse, aynı ölçüde hazırlanan salamura eklenir. Üzerine dilimlenmiş limon koymak lezzeti artırır. Tatlandırılmış zeytinler buzdolabında saklanmalıdır. Bazı bölgelerde tuz oranını kontrol etmek için ilginç bir yöntem de uygulanır: Tuzlu karışımın içine temiz, iyice yıkanmış bir yumurta bırakılır. Yumurta su yüzeyine çıkarsa, tuz oranı yeterlidir. Ama çıkmazsa biraz daha tuz eklenir, ta ki yumurta suyun üstüne çıkana dek.”</p>

<p>“Urla’da her kavanoz, bir ailenin hikayesini içinde taşır. Doğal malzemeler, el emeği, sabır ve paylaşma kültürü, hepsi bir kavanozun içinde birleşir. Zeytin ve turşu hazırlarken limonunu, tuzunu, suyunu doğru ölçülerle hazırlarsınız, ama asıl lezzet içine kattığınız sevgiden gelir,” diyen Şenay İnceoğlu, sözlerini şöyle tamamlıyor:<br />
“Turşular ekşi, kırma yeşil zeytin acı, ama sofralar tatlıdır. Çünkü her kavanoza sevgi, emek ve geçmişten gelen bir kültür katılır.”</p>

<p>Haber ve Fotoğraflar: Fulya OMAÇ - Urla / İZMİR</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/10/tursu-kuran-zeytin-kiran-ellerden-gelenek-kokan-tatlar-1760793792.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sınav adaylarına hayat kurtaran tüyolar</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/sinav-adaylarina-hayat-kurtaran-tuyolar-7083</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/sinav-adaylarina-hayat-kurtaran-tuyolar-7083</guid>
                <description><![CDATA[Eğitim Danışmanı Barış Balcı, sınav başarısının sadece ders çalışmakla değil; hedef belirleme, planlı çalışma, aile desteği ve duygusal dengeyle mümkün olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">SINAVA NASIL HAZIRLANILIR?&nbsp;&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">Barış Balcı’dan LGS ve YKS sınavına hazırlanacak adaylara tavsiyeler</p>

<p style="text-align:start">Eğitim Danışmanı Barış Balcı, sınav başarısının sadece ders çalışmakla değil; hedef belirleme, planlı çalışma, aile desteği ve duygusal dengeyle mümkün olduğunu vurguladı. Balcı, “Sınava hazırlanırken hayatı ıskalamayın” diyerek öğrenci ve velilere önemli tavsiyelerde bulundu.</p>

<p style="text-align:start">Eğitim Danışmanı Barış Balcı, sınav hazırlığının yalnızca ders çalışmakla sınırlı olmadığını, sürecin bir strateji ve planlama ile yönetilmesi gerektiğini söyledi. LGS ve YKS sınavlarında başarılı olmak için hedef belirleme ve program yapmanın önemine değinen Balcı doğru bir sınav süreci geçirmek ve başarıya ulaşmak için öğrencilere ve ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.</p>

<p style="text-align:start">İşte Eğitim Danışmanı Barış Balcı’nın sınava hazırlık süreci için önerileri</p>

<p style="text-align:start">Hedef belirleme</p>

<p style="text-align:start">Sınav hazırlığının en önemli adımı, öğrencinin hedeflerini netleştirmesi. Bu, sadece alınacak puanı değil, öğrencinin yeteneği, ilgisi ve mesleki eğilimi doğrultusunda ileride hangi işi yapmak istediğini, hangi liseye veya üniversiteye gitmeyi amaçladığını da kapsıyor. Öğrenci, güçlü ve zayıf derslerini fark ederek kendine uygun bir yön çizebilir.</p>

<p style="text-align:start">Öğrencinin hangi mesleğe ilgi duyduğu, hangi alanda yetenekli olduğu, hangi liseye veya üniversiteye gitmek istediği gibi konularda netleşmesi önemli.</p>

<p style="text-align:start">Bu süreçte, sınıf ve branş öğretmenlerinin yönlendirmesi büyük önem taşıyor. Öğrencinin potansiyelini belirlemek için mesleki eğilim testleri de kullanılabilir. Ayrıca, deneme sınavları, öğrencinin bilgi düzeyiyle birlikte güçlü ve zayıf alanlarını tespit etmede önemli bir araçtır.</p>

<p style="text-align:start">Hedef belirleme süreci yalnızca sınava değil, hayatın geneline dair bir planlama içermeli. Öğrencinin kurduğu hedefler, yaşamına anlam katmalı ve motivasyonunu beslemelidir.</p>

<p style="text-align:start">Program yapma</p>

<p style="text-align:start">Hedef belirlendikten sonra bu hedefe ulaşmak için bir plan ve program oluşturmak gerekiyor. Sınav hazırlığı bir maraton niteliğindedir; dolayısıyla istikrarlı, disiplinli ve sürdürülebilir bir program şart. Özellikle erken yaşlardan itibaren kitap okuma alışkanlığı, düzenli ders çalışma, ödev takibi gibi davranışlar edinen öğrenciler, sınav yılı geldiğinde çok daha rahat ediyor.</p>

<p style="text-align:start">Plan yapılırken öğrencinin sadece ders çalışacağı saatler değil, uyku düzeni, yemek saatleri, dinlenme ve sosyal zamanları da dahil edilmeli. Bu süreci öğrenciyle birlikte aile planlamalı ve sürdürülebilir hale getirmelidir.</p>

<p style="text-align:start">Günlük çalışma saati</p>

<p style="text-align:start">Çalışma süresi öğrencinin yaşına, hedeflerine ve seviyesine göre değişiklik gösterebilir. Ancak genel çerçevede:</p>

<p style="text-align:start">· LGS’ye hazırlanan 8. sınıf öğrencileri, günde en az 3-4 saat verimli çalışmalı.</p>

<p style="text-align:start">· YKS’ye hazırlanan lise öğrencileri için günlük 4-6 saat, okul olmayan günlerde 8-9 saate kadar çalışma planlanabilir.</p>

<p style="text-align:start">Çalışmalar mutlaka seanslara bölünmeli. Örneğin:</p>

<p style="text-align:start">· Yemekten önce 40’ar dakikalık 2 seans,</p>

<p style="text-align:start">· Yemekten sonra yine 40’ar dakikalık 2 seans yapılabilir.</p>

<p style="text-align:start">Hafta sonları, üçlü bloklar halinde (sabah, öğleden sonra ve akşam) çalışma yapılabilir. Zorlandığı dersler zihnin en dinç olduğu sabah saatlerinde çalışılmalı; kolay ve sevilen dersler günün sonuna bırakılabilir.</p>

<p style="text-align:start">Testler ve denemeler</p>

<p style="text-align:start">Test çözmek, sınav başarısının anahtar unsurlarından biridir. Ancak yalnızca test çözmek değil, çözülen testlerin analizi de büyük önem taşıyor. Denemeler adeta öğrencinin röntgenini çekiyor. Öğrenip öğrenmediğini, eksik olduğu konuları ve bilgiyi ne kadar kalıcı hale getirdiğini gösteriyor.</p>

<p style="text-align:start">Test seçiminde dikkat edilmesi gereken temel unsur, öğrencinin seviyesine uygun kaynaklardan çalışması. Başlangıçta kolay testlerden başlamak, zamanla zorluk seviyesini artırmak gerekiyor. Ancak öğrencinin seviyesi ileri düzeydeyse, doğrudan kendi düzeyine uygun testlerle çalışabilir.</p>

<p style="text-align:start">Yanlış yapılan soruların doğru çözümleri izlenmeli, videolu soru çözümleri gibi kaynaklardan faydalanarak öğrenme eksikleri kapatılmalıdır. Öğrencinin her çözemediği soruda öğrenme fırsatı vardır.</p>

<p style="text-align:start">Öğrenerek ilerleme</p>

<p style="text-align:start">Sınav sürecinde en önemli unsur, konuların ezberlenerek değil, öğrenilerek ilerlenmesidir. Bunun için her gün ödevlerin yapılması, notların düzenli tutulması, günlük ve haftalık tekrarların yapılması gerekiyor. Bu alışkanlık sağlanmadığında, sınav yaklaştığında öğrenci birçok konuyu unuttuğunu fark ediyor ve geçmiş konuları tekrar etmek zorunda kalıyor.</p>

<p style="text-align:start">Sürecin başından itibaren düzenli tekrar, konu takibi ve çözülemeyen sorulara geri dönme alışkanlığı olan öğrenciler, son dönemde panik yaşamadan hazırlığını tamamlayabiliyor. Haftalık yapılan denemeler, öğrencinin bilgi düzeyini test etmesi ve öğrenip öğrenmediğini kontrol etmesi açısından çok etkili.</p>

<p style="text-align:start">Anne babanın sınav sürecine etkisi</p>

<p style="text-align:start">Aileler bu süreçte öğrencinin en önemli destekçileri. Özellikle küçük yaşlarda düzenli yatma-kalkma saatleri, kitap okuma alışkanlığı, ödev takibi gibi davranışları kazandırmaları, öğrencinin uzun vadeli başarısında kritik rol oynuyor.</p>

<p style="text-align:start">Ancak çok sert ve otoriter bir yaklaşım yerine, sorumluluk bilinci kazandıran, sevgi dolu ve dengeli bir tutum öneriliyor. Aile, çocuğu sadece dersle kuşatmamalı; onun sosyal hayata, sanata ve spora da zaman ayırmasını sağlamalı. Haftada bir aile etkinliği, yürüyüş gibi küçük nefes alanları öğrencinin duygusal yükünü hafifletiyor ve enerjisini tazeliyor.</p>

<p style="text-align:start">Ayrıca hedeflediği okulun ziyaret edilmesi, ya da seçmek istediği meslekten bir profesyonelle tanışması gibi adımlar, öğrencinin motivasyonunu artırabiliyor. Anne babanın da sınav sürecinde birlik içinde hareket etmesi, öğrencinin istismara açık “iyi polis – kötü polis” oyununu oynamasını engelliyor.</p>

<p style="text-align:start">Mezunlara öneriler</p>

<p style="text-align:start">Sınava tekrar hazırlanan mezun öğrenciler, süreci daha önce yaşamış olmanın avantajına sahip. Ancak disiplinli çalışma şart. Zaman konusunda daha özgür oldukları için daha iyi bir çalışma programı hazırlayabilirler. Çalışma süreleri daha fazla olabilir.</p>

<p style="text-align:start">Bu nedenle mezun öğrencilerin:</p>

<p style="text-align:start">· Günü planlaması,</p>

<p style="text-align:start">· Düzenli tekrar yapması,</p>

<p style="text-align:start">· Soru çözümüne yeterli zaman ayırması gerekiyor.</p>

<p style="text-align:start">Yüksek motivasyon</p>

<p style="text-align:start">Öğrencinin kendi iç sesi, motivasyon kaynağı olmalı. Kendine neden bu hedefe ulaşmak istediğini hatırlatması, iç motivasyonu yüksek tutması gerekiyor. Hedeflediği okulu ziyaret etmek veya ilgi duyduğu meslek grubundan bir profesyonelle konuşmak bu motivasyonu artırabilir.</p>

<p style="text-align:start">Teknoloji kullanımı</p>

<p style="text-align:start">Teknoloji bilgiye ulaşmada büyük kolaylık sağlasa da, kontrolsüz kullanım öğrencinin dikkatini dağıtıyor ve bağımlılık yaratabiliyor. Balcı, özellikle ilköğretim çağındaki öğrenciler için, günlük toplam ekran süresinin 2 saati geçmemesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p style="text-align:start">Yemeklerden sonra kişinin algı dikkat konusunda zayıf olduğu zaman. Teknoloji kullanımı için yemek sonrası gibi pasif zamanlar tercih edilmeli. Ders çalışırken telefon, bilgisayar gibi cihazların aynı odada olmaması en ideal yöntem. TV, telefon ve bilgisayar dikkat dağıttığı için, mümkünse öğrencinin görüş alanı dışında tutulmalı.”</p>

<p style="text-align:start">Sınava hazırlanmak mı, hayata hazırlanmak mı?</p>

<p style="text-align:start">Barış Balcı’ya göre asıl mesele sınava değil, hayata hazırlanmak. Sınav süreci, öğrencinin hayatla bağını koparmamalı. Bu dönemde kazanılan tecrübe, ileride yaşanacak zorluklara</p>

<p style="text-align:start">karşı birer referans noktası olacak. Sınav sürecinde kazanılan alışkanlıklar, geliştirilen iletişim becerileri, duygusal dayanıklılık, sosyal ilişkiler kişiye hayat boyu fayda sağlayacak.</p>

<p style="text-align:start">Öğrencinin iletişim kurma biçimi, takım çalışmalarına katılımı, kendini ifade etme becerisi gibi yönler, yalnızca okul başarısını değil, hayat başarısını da etkiliyor.</p>

<p style="text-align:start">Yeni eğitim sistemi bilgiyi değil beceriyi ölçüyor</p>

<p style="text-align:start">Okullarda bir süredir Maarif Modeli uygulanıyor. Yeni eğitim sistemi, sadece bilgiyi ölçmüyor; öğrencinin bilgiyi nasıl kullandığına, yorumladığına ve problem çözdüğüne bakıyor. Bu yüzden yalnızca akademik bilgi değil, duygusal zeka, iletişim becerileri, kültürel paylaşım ve sosyal bağlar da giderek önem kazanıyor.</p>

<p style="text-align:start">Sınava hazırlanırken hayatı ıskalamayın</p>

<p style="text-align:start">Denizli’de 10 binlerce öğrenci ve ailelerine sınava hazırlık sürecinde destek olan Eğitim Danışmanı Barış Balcı’nın vurguladığı gibi, sınavlar gelip geçici ama bu süreçte kazanılan alışkanlıklar, tutumlar ve bakış açıları hayat boyu öğrencinin yanında kalacak. Bu nedenle hem akademik başarıyı hedeflemek hem de duygusal, sosyal ve zihinsel dengeyi korumak gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 08:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/10/sinav-adaylarina-hayat-kurtaran-tuyolar-1760350476.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TUFANDAN SOFRAYA: NUH’UN GEMİSİNDEN BUGÜNÜN KAZANLARINA AŞURE</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/tufandan-sofraya-nuhun-gemisinden-bugunun-kazanlarina-asure-6803</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/tufandan-sofraya-nuhun-gemisinden-bugunun-kazanlarina-asure-6803</guid>
                <description><![CDATA[Nuh’un tufanından Kerbela’ya, Firavun’un zulmünden balığın karnına… Muharrem ayının hüzün ve umutla yoğrulan atmosferinde; mutfaktan kalbe, sofradan komşuluğa uzanan; paylaşmanın, bekleyişin ve hatırlamanın adıdır Aşure.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">Nuh’un tufanından Kerbela’ya, Firavun’un zulmünden balığın karnına… Muharrem ayının hüzün ve umutla yoğrulan atmosferinde; mutfaktan kalbe, sofradan komşuluğa uzanan; paylaşmanın, bekleyişin ve hatırlamanın adıdır Aşure. O, mucizelerle matemi aynı kazanda buluşturan bir tatlıdan fazlasıdır; bir tarih, bir dua ve bir dayanışmadır.</p>

<p style="text-align:start">Hadisi Şerif: "Her kim Aşure gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenâb-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">TUFANDAN SOFRAYA: NUH’UN GEMİSİNDEN BUGÜNÜN KAZANLARINA AŞURE</p>

<p style="text-align:start">Gök günlerce ağladı, yer sularla doldu. İnsanlık büyük bir sınavdan geçti. Ve bir sabah, tufan sona erdi. Hz. Nuh’un gemisi, ağır ağır Kur'an'a göre Cudi Dağı’na oturduğunda, geride kalanlar bir mucizenin içinden hayata yeniden bakıyordu. Tufandan geriye sadece hayat kalmıştı, bir de o hayatı besleyen son birkaç malzeme. Buğday, nohut, kuru meyveler, biraz bal, bir avuç sabır, bir tutam umut... İşte o gün pişen bu karışım, sadece karın doyurmakla kalmadı insanlığın hayata tutunuşunun simgesi oldu.</p>

<p style="text-align:start">Tufanla başlayan bu yolculuk, zamanın sınavından geçerek bugünlere ulaştı. Binlerce yıldır o kazanın buharı her Muharrem ayında yeniden yükseldi, bereket yeniden paylaşıldı. Aşure böyle doğdu. Her yıl Muharrem ayının onuncu gününde, Anadolu’dan Ortadoğu’ya, Balkanlar’dan Kuzey Afrika’ya uzanan geniş coğrafyada bu köklü gelenek hala inançla yaşatılıyor. Üstelik bu paylaşım yalnızca bir günle sınırlı değil, Muharrem ayı boyunca kazanlar kaynamaya, bereket sofralarda çoğalmaya devam eder. Her yeni aşure, geçmişe bir selam, geleceğe bir dua taşır.</p>

<p style="text-align:start">BİR TABAKTA MUCİZELER VE YASLAR</p>

<p style="text-align:start">Kökeni Arapça’da “onuncu gün” anlamına gelen “Aşara” sözcüğünden türeyen Aşure, İslam tarihinde birçok önemli olayla özdeşleşmiş kutsal bir gelenek. Rivayete göre bu tatlıyı ilk yapan kişi de bir peygamber. Hz. Nuh, tufan sona erdiğinde gemide kalan son malzemelerle bu yemeği pişirir. Bugün aşure olarak bilinen bu “bereket çorbası”, bir kurtuluşun ve yeniden başlangıcın simgesi haline gelir. Aynı gün, birçok mucizevi olay da yaşanmış. Hz. Musa kavmini Firavun’un zulmünden kurtarmış, Hz. Yunus balığın karnından çıkarılmış, Hz. Eyyüb şifa bulmuş, Hz. Yusuf kuyudan kurtarılmış. Ayrıca Hz. İbrahim Nemrut’un ateşiyle yanmamış, Hz. İdris ve Hz. İsa diri olarak göğe yükselmiş, Hz. Adem’in tövbesi de kabul edilmiş. Muharrem ayının 10 günü, aynı zamanda Hicri 61 yılında, Hz. Hüseyin ve 72 yakınının Kerbela’da şehit edilişinin de yıldönümü. Bugün Şii inancında Aşure Günü matem ve direnişin günü olarak kabul edilirken, Sünni gelenekte oruç, dua ve paylaşma ile yaşatılıyor. Yas ile rahmetin, acı ile dayanışmanın aynı sofrada buluştuğu ender günlerden biridir Aşure.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">TOPLUMSAL BELLEKTE BİRLİK VE PAYLAŞMANIN TATLI SİMGESİ</p>

<p style="text-align:start">İlk kez bir peygamber (Hz. Nuh) tarafından pişirilen aşure, kıtlık içinde doğan bereketin ve yeni bir başlangıcın simgesi olarak İslam dünyasında kutsal sayılıyor ve şifa verdiğine inanılıyor. Onun için pişirildiği evlerde şifa olsun diye öncelikle hastalara ve çocuklara sunuluyor. Ardından da “Ne kadar çok kişiyle paylaşılırsa o kadar bereketli olur” inancıyla komşuya, akrabaya, yoldan geçene, hatta hiç tanımadıklara kadar uzanan bir ikram zinciri kuruluyor. Sosyal mesafelerin arttığı, komşuluk ilişkilerinin zayıfladığı şehir hayatında bile, bir kase aşure komşuya uzandığında sadece bir tatlı değil, selam, hatırlayış ve insani bağ kurma arzusu da uzatılmış oluyor. Anadolu kültüründe “paylaşma tatlısı” olarak da anılan aşurenin, kimi yörelerde en az yedi, kimi inanışlarda 10 ya da 40 kişiye dağıtılması adetten olsa da sayılardan çok, niyetin önemi büyüktür. Bazen bir tabak aşure bir kırgınlığı onarır, bazen yeni bir dostluğun başlangıcı olur. Aşure kazanlarında sadece tahıllar ve meyveler değil sabır, şükür, anma ve birlik duygusu da birlikte pişer. Her bir malzeme, farklılıkların uyum içinde var olabileceğine dair simgesel bir anlam taşır.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">BİRLİKTE KAYNAYAN FARKLILIKLAR: AŞURE’NİN SESSİZ MESAJI</p>

<p style="text-align:start">Tarihin tencerede kaynadığı, duanın damağa karıştığı, nesilden nesile aktarılan ve kalpten kalbe geçen bir gelenek olan aşure, yalnızca bir tatlı değil, farklılıkların nasıl uyumla bir araya gelebileceğinin de canlı bir örneğidir. İçindeki her malzeme, çeşitliliği ve farklılığı temsil eder. Buğdaydan nohuta, fasulyeden kuru incire kadar birbirinden bağımsız tatlar, aynı kazanda pişerek eşsiz bir bütünlük oluşturur. Tıpkı bu topraklarda yüzlerce yıldır birlikte yaşayan farklı kültürler, mezhepler ve kimlikler gibi. Bu yönüyle aşure, çok kültürlü yaşamın, hoşgörünün ve birlikte var olmanın en tatlı metaforudur.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">SARAYDAN SOKAĞA: AŞURE’NİN LEZZETLİ TARİHİ</p>

<p style="text-align:start">Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde “Muharrem'in onuncu günü yapılması gereken bir aştır” diyerek andığı aşure, Osmanlı saray mutfağında da özel bir yere sahipti. Sütlü ve Süzme olmak üzere iki türde pişirilen bu tatlının en ünlü versiyonu, 1870’te Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Sultan’ın hazırladığı “Süzme Saray Aşuresi” olarak kayıtlara geçti. Bugün hala İstanbul’da Saray Usulü Aşure, geleneksel tarifler arasında öne çıkıyor. Türkiye’nin dört bir yanında ise yöreden yöreye değişen malzemelerle pişirilen halk versiyonları yaşatılıyor. Bazı geleneklerde aşure yedi, on veya on iki malzemeyle hazırlanırken, Alevi-Bektaşi inancında bu sayı sembolik bir değer taşır ve daima 12 malzeme ile hazırlanır. Bu sayı, Kerbela'da şehit edilen 12 İmam’a bir saygı duruşu olarak kabul edilir.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">AŞURENİN PÜF NOKTALARI: GELENEKSEL VE DENGELİ BİR TARİF</p>

<p style="text-align:start">Çok sayıda nimetin bir araya geldiği, bereketin ve paylaşmanın simgesi aşurenin temelinde tahıllar yer alır: Buğday, arpa ya da pirinç. Nohut ve fasulye gibi baklagiller, tatlıya hem kıvam hem de besleyicilik katar. Kuru meyveler incir, kayısı, kuş üzümü, üzüm aroma ve renk sağlar. Kuruyemişler aşureye dokusal zenginlik ve besin değeri ekler: Ceviz, fındık, badem, çam fıstığı. Bazı yörelerde nar taneleri, gül suyu ya da portakal çiçeği suyu ile aroma zenginleştirilir. Anason, karanfil, kakule ve tarçın gibi baharatlarla tat derinleşir. Aşurenin sırrı, malzemelerin bolluğunda değil o bolluğun dengeyle buluştuğu kıvamda ve niyette gizlidir.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">Urla’nın yerlilerinden Şenay İnceoğlu’nun verdiği geleneksel ve yöresel dokunuşlarla harmanlanmış İZMİR, URLA USULÜ AŞURE TARİFİ:</p>

<p style="text-align:start">Malzemeler:</p>

<p style="text-align:start">İç malzemeler:</p>

<p style="text-align:start">2 kilo buğday, 5 kilo şeker, 1 çay bardağı kuru bakla, 1 su bardağı kuru fasulye, yarım kilo nohut, 1 çay bardağı börülce, 1 çay bardağı yeşil mercimek, 1 çay bardağı pirinç, yarım kilo kuru kayısı, 2 adet orta boy elma, 2 adet portakal, 1 büyük ayva, 250 gr. çekirdeksiz kuru üzüm, bir fıskeden az tuz, 250 gr haşlanmış mısır ve gaz yapmaması için 1 çay kaşığı taze limon suyu.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">ÜST SÜSLEMESİ İÇİN:</p>

<p style="text-align:start">2 çay bardağı susam, yarım kilo badem, 2 paket fındık kırığı, yarım kilo iç ceviz, 1 çay bardağı Hindistan cevizi, 4 adet tatlı nar, 15-20 adet karanfil, tarçın, 1 kahve fincanı gülsuyu, 1 su bardağı kuş üzümü.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">YAPILIŞI:</p>

<p style="text-align:start">Daha lezzetli olması için iç malzemeler (bakliyatlar ve meyve türleri) akşamdan ayrı ayrı tencerelerde kaynatılır. Soğuduktan sonra saklama kaplarına alınarak buzdolabına konulur. Badem bir taşım kaynatılarak sıcak suyun içinde bekletilir. Bir saat sonra kabukları çıkartılıp ortadan ikiye ayrılır. Daha sonra fırın tepsisine dökülerek 180 derecede veya bir tavada orta ısıda pembeleşinceye kadar pişirilir. Susam da tavada pembeleşinceye dek kavrulur. Kayısı yaklaşık 10 dakika sıcak suyun içinde bekletilir.</p>

<p style="text-align:start">Üzüm ve portakal birlikte kaynatılır. Portakallardan biri kabuğu ve içiyle beraber, diğeri de sırf kabuğu küçük küçük doğranarak kaynatılır. Elma ve ayva da küçük küçük doğranıp birlikte kaynatılır. Karanfil küçük bir cezvede kaynatılır. Pirinç harici tüm iç malzeme kaynatılır. Pirinç yıkandıktan sonra direk buğdaya ilave edilir. Buzdolabına konulan iç malzeme sabah dışarıya çıkartılır ve oda sıcaklığında bekletilir.</p>

<p style="text-align:start">Akşamdan buğday ayıklanıp büyük bir tencereye konulur, üzerini dört parmak geçecek şekilde sıcak su eklenir. İki saat sonra buğdayın üzerine çıkan sarı su süzülür ve sarı sudan arınıncaya kadar iyice yıkanır. Üzerine sıcak su dökülür ve orta boy ocakta kaynamaya başlayıncaya dek arada bir karıştırılır. Suyu eksildikçe de sıcak su ilave edilir. Pişmeye yakın pirinç eklenir. Yaklaşık 1 saat kısık ateşte pirinç de piştikten sonra ocak kapatılır. Pişmiş olan buğday sabaha kadar dinlenmeye bırakılır. Böylece daha lezzetli olur.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">İÇ MALZEMELER İLE BUĞDAYIN BULUŞMASI:</p>

<p style="text-align:start">Tencerenin kapağı besmeleyle açılır. İçine yaklaşık 3 litre sıcak su (az gelirse biraz daha su eklenir) ilave edilerek orta ateşte pişirilmeye başlanır. Daha sonra şeker ile tuz eklenir ve karıştırmaya devam edilir. Ardından baklagiller gaz yapmaması için suyu süzülerek buğdayın üzerine ilave edilir. Üzerlerine suları süzülmeden kuru kayısı, elma, ayva, çekirdeksiz kuru üzüm, portakal, mısır ve karanfil eklenir. Tüm malzeme buğdayla birleştirilir ve dibi tutmaması için arada bir karıştırarak pişirilir. Buğday iyice kaynadıktan sonra gülsuyu ilave edilerek ocak kapatılır. Pişme süresi yaklaşık 45 dakika 1 saat arası. Tencerenin kapağı kapatılarak yaklaşık 15 dakika demlenmeye bırakılır. Aşure ayı olduğundan kapak açılırken Yasin suresi veya üç İhlas ile bir Fatiha suresi okunup bolluk, bereket ve sağlık için dua edilir.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">SUNUMU:</p>

<p style="text-align:start">Aşure kaselere dökülerek önce tarçın (süsleme malzemelerinin buğdaya gömülmemesi için) sonra diğer malzemelerle bolca süslenip servis edilir. En az yedi komşuya dağıtılan aşurenin kalanı soğuyunca kapaklı saklama kaplarına alınarak buzdolabına konur.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">Fulya OMAÇ / Urla - İZMİR</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Jul 2025 09:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/07/tufandan-sofraya-nuhun-gemisinden-bugunun-kazanlarina-asure-1752174851.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Brüksel’de Yaşayan Emirdağlı Mehmet Aktaş Hakk’a Yürüdü</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/brukselde-yasayan-emirdagli-mehmet-aktas-hakka-yurudu-6795</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/brukselde-yasayan-emirdagli-mehmet-aktas-hakka-yurudu-6795</guid>
                <description><![CDATA[Brüksel’de Yaşayan Emirdağlı Mehmet Aktaş Hakk’a Yürüdü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Emirdağlı olan ve uzun yıllardır Belçika'nın Brüksel şehrinde ikamet eden 1954 doğumlu Mehmet Aktaş, Hakk’ın rahmetine kavuştu. Merhumun cenaze namazı, 7 Temmuz Pazartesi sabahı saat 10.00’da Brüksel'in&nbsp; Saint-Gilles semtindeki Rue de Hollande 51 adresinde kılınacaktır.</p>

<p>Cenaze namazının ardından defin işlemleri tamamlandıktan sonra, merhumun naaşı memleketi Emirdağ’a götürülerek Emirdağ Kabristanlığı’nda toprağa verilecektir.</p>

<p>Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Jul 2025 15:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/07/brukselde-yasayan-emirdagli-mehmet-aktas-hakka-yurudu-1751828054.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğretmen Benisa (Huriye SARAÇ) Hayatını Kaybetti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ogretmen-benisa-huriye-sarac-hayatini-kaybetti-6793</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ogretmen-benisa-huriye-sarac-hayatini-kaybetti-6793</guid>
                <description><![CDATA[Aslen Emirdağ'a bağlı Aslanlı Köyü’nden olup İzmir’de ikamet eden emekli öğretmen ve yazar Huriye Saraç, hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Emekli Öğretmen ve Yazar Huriye Saraç Hayatını Kaybetti</p>

<p>Aslen Emirdağ'a bağlı Aslanlı Köyü’nden olup İzmir’de ikamet eden emekli öğretmen ve yazar Huriye Saraç, hayatını kaybetti.</p>

<p>Merhume, Belçika’da yaşayan iş insanı Muzaffer Güler’in annesiydi.</p>

<p>Merhumenin cenazesi, bugün öğle namazına müteakip Çarşı Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Kadıkuyusu Köy Kabristanlığı'na defnedilecek.</p>

<p>Eş, dost ve akrabalarına duyurulan acı kayıp nedeniyle Huriye Saraç’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Jul 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/07/ogretmen-benisa-huriye-sarac-hayatini-kaybetti-1751708059.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>33 YIL SONRA BULUŞTULAR</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/33-yil-sonra-bulustular-6792</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/33-yil-sonra-bulustular-6792</guid>
                <description><![CDATA[Emirdağ Ticaret Lisesi 1982 mezunları 33 yıl aradan sonra ilk defa Emirdağ’da bulaşarak hasret giderdiler.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Emirdağ Ticaret Lisesi’nden 1982 yılında mezun olan ve aradan geçen 33 yıl boyunca Emirdağ’da bir araya gelme fırsatı bulamayan 6A ve 6B sınıfı öğrencileri uzun yıllar sonra bir araya gelmenin heyecanını yaşadılar.</p>

<p>Yıllar sonra Emirdağ’da bir araya gelen 1982 yılı mezunları öğrencilerinden Derya Yıldırım, Yasemin Yılmaz, İkbal Ertorun, Gülten Kırca, Güzide Yavuz, Adnan Özdemir, Tufan Yenilmez, Tekin Biçer, Rahim Altınyay, Şükrü Sağlam, Erdoğan&nbsp;Duruer, Remzi Demirel, Abdil Doğan Emirdağ Aile Çay Bahçesinde buluşup hasret giderdiler.</p>

<p>Gerek sınıf arkadaşları gerekse öğretmenleriyle yaşadıkları anıları paylaşan 82 mezunları;” Muhtelif defalar görüşmemize rağmen hepimiz bir araya gelememiştik. Ramazan bayramını fırsat bilip hem bayramlaştık, hem de hasret giderdik. Üç yıl önce bazı arkadaşlarımız Belçika’da bir araya gelmişlerdi. Sosyal medya üzerinden ulaştığımız arkadaşlarımızla Emirdağ’da bir araya gelmekten çok memnun olduk. Bundan sonra diğer arkadaşlarımızın da katılımı ile senede en az bir kere Emirdağ’da buluşmak arzusundayız” Dediler.<br />
<strong>Haber /Fotoğraf:Şükrü SAĞ</strong><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Emirda%C4%9FTicaretLisesi1982.jpg" style="float:left; height:424px; width:640px" /><strong>LAM</strong><img alt="Emirdağ Ticaret Lisesi" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Emirda%C4%9FTicaretLisesi.jpg" style="float:left; height:420px; width:640px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Jul 2015 12:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/07/33-yil-sonra-bulustular-1751623313.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sait Köse’den Belçika’daki Türk Toplumuna Çağrı: “Huzurevini Birlikte Alalım, Yaşlılarımıza Sahip Çıkalım”</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/sait-koseden-belcikadaki-turk-toplumuna-cagri-huzurevini-birlikte-alalim-yaslilarimiza-sahip-cikalim-6772</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/sait-koseden-belcikadaki-turk-toplumuna-cagri-huzurevini-birlikte-alalim-yaslilarimiza-sahip-cikalim-6772</guid>
                <description><![CDATA[Schaerbeek Belediye Meclis Üyesi Sait Köse, Brüksel’deki Türk toplumuna dikkat çeken bir çağrıda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Brüksel – Şükrü SAĞLAM&nbsp; &nbsp;</strong>Schaerbeek Belediye Meclis Üyesi Sait Köse, Brüksel’deki Türk toplumuna dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Köse, Schaerbeek Belediyesi’ne bağlı CPAS bünyesindeki Albert De Latour Huzur ve Bakım Evi’nin kapanmaması için, bu kurumun Türk iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçiler tarafından satın alınarak Türk yaşlılara uygun hale getirilmesini önerdi.</h3>

<p>Konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında konuşan Köse, Brüksel'deki mevcut huzurevlerinin Belçika'da yaşayan Türk kökenli yaşlıların kültürel, dini ve dilsel ihtiyaçlarını karşılamadığını vurguladı. “Oradaki yaşlılarımız 24 saatten fazla kalamıyor çünkü yemekler helal değil, ibadet edecek yer yok, dil bilmedikleri için kimseyle dertleşemiyorlar,” diyen Köse, bu durumun ciddi psikolojik sorunlara yol açtığını belirtti.</p>

<h3><strong><img alt="Sait Köse" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/SaitK%C3%B6se_Gazeteciler_BTH5803.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" />“Türk Toplumuna Uygun Bir Huzurevi Kurmalıyız”</strong></h3>

<p>Sait Köse, bu binanın Türk vatandaşlarının ihtiyaçlarına uygun bir huzur ve bakım evine dönüştürülmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p>“Camilerimiz var, derneklerimiz var ama bir tane bile huzurevimiz yok. Herkes anne babasını huzurevine koymak zorunda değil ama bir alternatifimiz olmalı. Zamanında Müslüman mezarlığı için verdiğimiz mücadele nasıl eleştirildiyse, şimdi ne kadar gerekli olduğu anlaşıldı. Bu da aynı şekilde önemli bir ihtiyaç.”</p>

<h3><strong>“Binanın Altyapısı Hazır, Toplumun Yoğun Yaşadığı Bölgede”</strong></h3>

<p>Köse, söz konusu huzurevinin Schaerbeek’in merkezinde, Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı bir bölgede yer aldığını ve binanın tüm altyapıya sahip olduğunu kaydetti. Kurumun yıllık 4 milyon euro giderle zarar ettiğine dikkat çeken Köse, bu zararın temel sebebinin liyakatsiz yönetim ve siyasi kadrolaşma olduğunu söyledi. “88 sakin için 69 personel çalıştırılmış. Giderler azaltılarak verimli bir hale getirilebilir,” dedi.</p>

<h3><strong>“13 Milyon Euro’ya Satışta, Büyük Bir Fırsat”</strong></h3>

<p>Belediyenin huzurevini 13 milyon euro bedelle satışa çıkarmayı planladığını belirten Köse, “Bu bina sıfırdan yapılsa çok daha pahalıya mal olur. Hazır bir bina, Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenebilir. Türkiye Cumhuriyeti devleti de bu projeye destek verebilir,” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“İş İnsanları, Siyasetçiler, STK’lar El Ele Vermeli”</strong></h3>

<p>Köse, Belçika’daki Türk iş insanlarına, siyasetçilere ve sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda bulundu:</p>

<p>“Bu iş sadece siyasi partilerin değil. Türk iş insanları, dernek başkanları ve toplum büyükleri olarak el ele verirsek bu projeyi hayata geçirebiliriz. Bu sadece yaşlılara değil, ailelerine de huzur verecek bir yatırımdır.”</p>

<p>Toplantıya katılan Brüksel’deki Türk gazeteciler de projenin sadece yaşlılara değil, aile içi huzura da katkı sağlayacağını vurguladı. “Karı koca kavga ediyor çünkü eşine annesini getirmiş ama bakamıyor. Huzurevi hem yaşlıya hem aileye destek olur,” şeklindeki yorumlar dikkat çekti.</p>

<h3><strong>“Türkiye’den Destek Gelebilir”</strong></h3>

<p>Toplantıda ayrıca TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı gibi kurumların bu sosyal projeye destek verebileceği, devletin projeye fon aktarabileceği de dile getirildi.</p>

<p>Sait Köse, önümüzdeki günlerde Schaerbeek Belediye Başkanı ile resmi bir görüşme yaparak, Türk toplumunun bu projeye vereceği desteği sunmayı planladığını açıkladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Jun 2025 20:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/06/sait-koseden-belcikadaki-turk-toplumuna-cagri-huzurevini-birlikte-alalim-yaslilarimiza-sahip-cikalim-1750788719.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurban Kesiminde Hijyen Kurallarına Dikkat: Toplum Sağlığı İçin Hayati Öneme Sahip</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kurban-kesiminde-hijyen-kurallarina-dikkat-toplum-sagligi-icin-hayati-oneme-sahip-6733</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kurban-kesiminde-hijyen-kurallarina-dikkat-toplum-sagligi-icin-hayati-oneme-sahip-6733</guid>
                <description><![CDATA[Kurban Bayramı yaklaşırken, kurban kesim işlemlerinin sağlık ve hijyen kurallarına uygun şekilde gerçekleştirilmesi hem toplum sağlığının korunması hem de etin güvenli tüketimi açısından büyük önem taşıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Kurban Bayramı yaklaşırken, kurban kesim işlemlerinin sağlık ve hijyen kurallarına uygun şekilde gerçekleştirilmesi hem toplum sağlığının korunması hem de etin güvenli tüketimi açısından büyük önem taşıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğr. Gör. Sevcan Battal Özkan, bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel hijyen kurallarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Kesim işlemlerinin gerçekleştirildiği alanların her işlem öncesinde titizlikle temizlenmesi ve uygun dezenfektanlarla dezenfekte edilmesi gerektiğine dikkat çeken Özkan, bu işlemin her kesimden sonra tekrarlanmasının kontaminasyon riskini ortadan kaldıracağını vurguladı. Aynı hassasiyetin lavabo ve tuvaletlerin hijyeninde de gösterilmesi gerektiğini belirten Özkan, bu alanlarda mutlaka sıvı sabun, el dezenfektanı ve tek kullanımlık kâğıt havlu bulunması, düzenli olarak denetim yapılması gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Kurban kesimi sırasında kullanılan alet ve ekipmanların işlemlere göre ayrılması, her kullanımdan sonra yıkanarak dezenfekte edilmesi gerektiğini belirten Özkan, personelin görev dağılımına da dikkat çekti. Kesim işlemi, deri yüzme ve iç organ çıkarma gibi görevlerin aynı kişi tarafından yapılmaması gerektiğini, bu işlemlerin farklı kişilerce yürütülmesinin hijyen açısından zorunlu olduğunu söyledi.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Özkan ayrıca, hayvanın iç organlarının, kanın akıtılması işleminin tamamlanmasından itibaren en geç 30 dakika içinde çıkarılarak et parçalama alanından uzaklaştırılması gerektiğini, bu uygulamanın mikrobiyal risklerin önlenmesi bakımından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Kesim işlemlerinde görev alacak tüm personelin portör muayenelerinin yapılmış olması ve bulaşıcı hastalık taşımadıklarını belgeleyen güncel sağlık raporlarının hazır bulundurulması gerektiğini belirten Özkan, kişisel hijyene de özel önem verilmesi gerektiğini vurguladı. Personelin ellerinde veya etle temas eden vücut bölgelerinde açık yara, çıban, apse gibi lezyonların bulunmaması gerektiğini, varsa bu alanların su geçirmez ve hijyenik bir şekilde kapatılması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Kesim personelinin işin niteliğine uygun kişisel koruyucu donanım giymesi gerektiğini belirten Özkan, önlük, bone veya kep, çizme ve gerektiğinde eldiven kullanımının zorunlu olduğunu ifade etti. Bu kıyafetlerin yalnızca kesim sırasında kullanılması ve kolay temizlenebilir, tercihen açık veya beyaz renkte olması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Etlerin parçalanma işleminin, sadece bu işleme ayrılmış uygun tezgâhlarda yapılması gerektiğini belirten Özkan, tercihen paslanmaz çelikten imal edilmiş, gıda ile temasa uygun ve kolay temizlenebilir yüzeylerin kullanılmasının önemine dikkat çekti. Eğer kesim tahtası kullanılacaksa, ahşap yerine sertifikalı plastik malzemelerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Etin parçalandığı alanların, hayvan derisinin yüzüldüğü veya iç organların çıkarıldığı alanlardan tamamen ayrı olması gerektiğinin altını çizdi.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Haşere ve evcil hayvanların kesim alanına girmesinin mutlak suretle engellenmesi gerektiğini belirten Özkan, bu alanların çevresinin fiziki ve biyolojik önlemlerle kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi. Gerekli durumlarda ilaçlama ve izolasyon gibi tedbirlerin uygulanmasının şart olduğunu ifade etti.</span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:start"><span style="color:inherit; font-family:&quot;Aptos Narrow&quot;,sans-serif; font-size:10pt">Kurbanlık etin saklama koşullarına da değinen Özkan, buzdolabında +4°C’de ortalama 5-6 gün, kıyma halinde ise yalnızca bir gün dayanabileceğini, daha uzun süre saklanacak etlerin mutlaka -18°C’de derin dondurucuda muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Jun 2025 17:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/06/kurban-kesiminde-hijyen-kurallarina-dikkat-toplum-sagligi-icin-hayati-oneme-sahip-1749131856.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Barış Manço’nun efsane aracı ilk kez Marmara Park AVM’de sergilenecek</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/baris-manconun-efsane-araci-ilk-kez-marmara-park-avmde-sergilenecek-6723</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/baris-manconun-efsane-araci-ilk-kez-marmara-park-avmde-sergilenecek-6723</guid>
                <description><![CDATA[Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun Belçika’daki yıllarında kullandığı 1991 model kırmızı spor otomobili, yıllar sonra yeniden sahneye çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun Belçika’daki yıllarında kullandığı 1991 model kırmızı spor otomobili, yıllar sonra yeniden sahneye çıkıyor. Sanatçının hayranlarını duygulandıracak bu ikonik araç, 12-13-14 Haziran tarihlerinde ilke kez Marmara Park AVM’de sergilenecek.</strong></p>

<p>Aracın yeniden Türkiye’ye kazandırılması, Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço’nun girişimleriyle mümkün oldu. Uzun süren yasal süreçleri ve ihaleleri bizzat takip eden, aracın restorasyonunu üstlenen ve tasarımını da yenileyen Doğukan Manço, bu özel otomobili adeta yeniden hayata döndürdü. Sergi, Doğukan Manço’nun sunumuyla birlikte Marmara Park AVM’de ilk kez ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>Zamanında Belçika’nın Liege kentindeki bir sel felaketinde eski bir depoda mahsur kalan ve yıllarca kayıp olan otomobil, titizlikle yürütülen bir restorasyon süreci sayesinde yeniden hayat buldu. Barış Manço’nun “efsane yol arkadaşı” olarak anılan araç, hem nostalji tutkunları hem de müzikseverler için eşsiz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 12:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/06/baris-manconun-efsane-araci-ilk-kez-marmara-park-avmde-sergilenecek-1748894134.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz mevsiminin habercisi ve doğanın yeniden uyanışı: Hıdırellez</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/yaz-mevsiminin-habercisi-ve-doganin-yeniden-uyanisi-hidirellez-6655</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/yaz-mevsiminin-habercisi-ve-doganin-yeniden-uyanisi-hidirellez-6655</guid>
                <description><![CDATA[Tabiatın canlanmasını, toprağın bereketlenmesini, dertlerden kurtulunmasını ve Hızır ile İlyas peygamberlerin buluşmasını simgeleyen "Hıdırellez", binlerce yıldır farklı kutlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - KÜBRA AĞAÇYETİŞTİREN - Tabiatın canlanmasını, toprağın bereketlenmesini, dertlerden kurtulunmasını ve Hızır ile İlyas peygamberlerin buluşmasını simgeleyen "Hıdırellez", binlerce yıldır farklı kutlanıyor.</p>

<p style="text-align:left">Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Meteoroloji Mühendisleri Odası İkinci Başkanı Köse, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk toplumlardan bugüne kadar ay, yıl, mevsim gibi zamansal değişimlerin çeşitli törenlerle dünyanın birçok bölgesinde kutlanmaya devam ettiğini aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Meteoroloji biliminin olmadığı çok eski zamanlarda insanların, yıl boyunca hayatlarını etkileyen doğa olaylarını gözlemleyerek kendi iklimsel verilerini oluşturduğunu belirten Köse, çiftçilik başta olmak üzere balık tutma ve diğer işlerini de bu çerçevede planladığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Özellikle mevsim dönüşleri gibi önemli zamanlardaki değişikliklerin tören, ayin ve bayram şeklinde kutlanıldığını dile getiren Köse, "Yapılan bilimsel araştırmalarda birçok kültürde mevsim değişiklikleri törenlerle kutlanırken, bolluk bereket için çeşitli törenler düzenlenmeye başlaması, avcı kültüründen tarım kültürüne geçildiği dönemlere denk gelmektedir." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">- "Hıdırellez&nbsp;yaz kapısı, yedi gün eser tipisi"</p>

<p style="text-align:left">Mevsimlik bayram olarak kutlanan&nbsp;Hıdırellez'de geçmişten bugüne, gül fidanına dilek bağlamak ve ateşten atlamak gibi bazı ritüeller yapıldığını hatırlatan Köse, şu bilgileri verdi:</p>

<p style="text-align:left">"Hıdırellez&nbsp;ve etkinliklerini gönül rahatlığıyla kutlayabiliriz, yavaş yavaş sıcaklıklar artsa da yaz henüz gelmedi, yazın başlangıcındayız.&nbsp;Hıdırellez'imiz uğurlu olsun. 'Hıdırellez&nbsp;yaz kapısı, yedi gün eser tipisi' atasözümüz ile kış mevsiminin tam geçmediği, yaz mevsimi de tam gelmediği için etkileyici soğukların yaşanabileceği anlatılmaktadır. Bugün, kış mevsiminin geride kalışı, yazın başlangıcı, tabiatın canlanışıdır. Bir geçiş döneminin bir dizi adetlerle kutlandığı gündür. Aynı zamanda bolluk, bereket, dileklerinin kabul edileceği Hızır ve İlyas peygamberlerin buluştuğu gün olarak da inanılan&nbsp;Hıdırellez'in toplumumuzdaki yeri çok büyüktür."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 May 2025 18:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/yaz-mevsiminin-habercisi-ve-doganin-yeniden-uyanisi-hidirellez-1746479225.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşçinin ve emekçinin bayramı: 1 Mayıs</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/iscinin-ve-emekcinin-bayrami-1-mayis-6650</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/iscinin-ve-emekcinin-bayrami-1-mayis-6650</guid>
                <description><![CDATA[İşçilerin günlük çalışma süresinin düşürülmesi için verdiği mücadeleden doğan 1 Mayıs, dünyanın dört bir yanında bir asırdan fazladır emek ve işçi bayramı olarak kutlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - ÖZCAN YILDIRIM - İşçilerin günlük çalışma süresinin düşürülmesi için&nbsp;verdiği mücadeleden doğan&nbsp;1&nbsp;Mayıs, dünyanın dört bir yanında bir asırdan fazladır&nbsp;emek&nbsp;ve&nbsp;işçi bayramı olarak&nbsp;kutlanıyor.</p>

<p style="text-align:left">Avustralya'nın Melbourne kentinde&nbsp;1856'da taş duvar ustaları&nbsp;ve&nbsp;inşaat işçileri yoğun çalışma süresinin günlük 8 saate düşürülmesi talebiyle iş bıraktı. İşçiler, taleplerini dile getirmek için 21&nbsp;Nisan'da&nbsp;1856'da Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar yürüdü.</p>

<p style="text-align:left">Avustralya'nın ardından ABD'deki işçiler de işverenlerden&nbsp;1884'te çalışma saatlerinin azaltılması talebinde bulundu. ABD'de günlük çalışma süresinin&nbsp;12 saatten 8 saate indirilmesi için başlatılan mücadele,&nbsp;1886'da kitlesel grevlerle yaygınlaşıp küresel bir nitelik kazandı.</p>

<p style="text-align:left">Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatının&nbsp;1889'daki Paris Kongresi'nde, yılın bir&nbsp;gününün&nbsp;dayanışma&nbsp;amacıyla işçilerin ortak bayramı ilan edilmesi kararlaştırıldı. ABD'li sendikacıların önerisi üzerine o gün "1&nbsp;Mayıs" olarak belirlendi.</p>

<p style="text-align:left">O tarihten itibaren&nbsp;1&nbsp;Mayıs, dünyanın dört bir yanında "Emek&nbsp;Bayramı", "İşçi Bayramı"&nbsp;ve&nbsp;"1&nbsp;Mayıs&nbsp;Bayramı" gibi adlarla kutlanmaya başlandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- İlk resmi kutlama&nbsp;1923'te yapıldı</strong></p>

<p style="text-align:left">Osmanlı'da&nbsp;1&nbsp;Mayıs&nbsp;ilk kez&nbsp;1911'de Selanik'teki tütün, pamuk&nbsp;ve&nbsp;liman işçileri tarafından kutlandı. İstanbul'daki ilk kutlama ise&nbsp;1912'de yapıldı.</p>

<p style="text-align:left">Cumhuriyet döneminde ise Sovyetler Birliği ile dostluk ilişkisi çerçevesinde&nbsp;1&nbsp;Mayıs&nbsp;1922'de Ankara'da İşçi Bayramı olarak kutlandı. Resmi olarak kutlanması ise ilk kez&nbsp;1&nbsp;Mayıs&nbsp;1923'te oldu.</p>

<p style="text-align:left">Taksim Meydanı'nda&nbsp;1977'de düzenlenen&nbsp;1&nbsp;Mayıs&nbsp;programında, DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in konuşması sırasında meydandakilere ateş açılması sonucu 37 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı.</p>

<p style="text-align:left">Bu olay da gerekçe gösterilerek&nbsp;12 Eylül askeri darbesinin ardından&nbsp;1&nbsp;Mayıs, bayram olmaktan çıkarıldı&nbsp;ve&nbsp;kutlanması yasaklandı.</p>

<p style="text-align:left">Darbecilerin resmi tatil olmaktan çıkardığı&nbsp;1&nbsp;Mayıs, yıllar sonra 2009'da "Emek&nbsp;ve&nbsp;Dayanışma&nbsp;Günü" adıyla tekrar resmi tatil ilan edilerek, coşkuyla kutlanmaya başlandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- TÜRK-İŞ&nbsp;ve&nbsp;DİSK İstanbul'da, HAK-İŞ Rize'de olacak</strong></p>

<p style="text-align:left">Üzerine marşlar bestelenen, kitaplar yazılan, sinema filmleri çekilen&nbsp;1&nbsp;Mayıs, çalışanların sorun&nbsp;ve&nbsp;taleplerinin gündeme getirildiği en özel gün olma niteliği de taşıyor.</p>

<p style="text-align:left">Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de coşkuyla kutlanan&nbsp;1&nbsp;Mayıs&nbsp;kapsamında sendikalar farklı şehirlerde programlar düzenleyecek.</p>

<p style="text-align:left">1&nbsp;Mayıs&nbsp;Emek&nbsp;ve&nbsp;Dayanışma&nbsp;Günü'nü İstanbul Kartal Meydanı'nda kutlayacak olan TÜRK-İŞ, gelir&nbsp;vergisi başta olmak üzere çalışma hayatının sorunlarını gündeme taşıyacak.</p>

<p style="text-align:left">Geçen yıl&nbsp;1&nbsp;Mayıs'ı Türkiye'nin önemli sanayi şehirlerinden Kocaeli'de kutlayan HAK-İŞ, bu yıl ÇAYKUR işçileriyle&nbsp;dayanışmak için Rize'de kitlesel bir program düzenleyecek.</p>

<p style="text-align:left">1&nbsp;Mayıs'ı İstanbul'da çeşitli sivil toplum kuruluşu&nbsp;ve&nbsp;meslek örgütleriyle ortak kutlama geleneğini sürdüren DİSK&nbsp;ve&nbsp;KESK, bu yıl İstanbul Kadıköy'de olacak.</p>

<p style="text-align:left">Memur-Sen&nbsp;ve&nbsp;Türkiye Kamu-Sen ise&nbsp;1&nbsp;Mayıs'ı Ankara'da ayrı meydanlarda kutlayacak. Memur-Sen Anıtpark'ta, Türkiye Kamu-Sen ise Kolej Meydanı'nda program düzenleyecek.</p>

<p style="text-align:left"><strong>-&nbsp;16,8 milyon işçiden 2,5 milyonu sendikalı</strong></p>

<p style="text-align:left">Çalışma&nbsp;ve&nbsp;Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş kollarındaki işçi&nbsp;ve&nbsp;sendikaların üye sayılarına ilişkin Ocak 2025 istatistiğine göre, Türkiye'de&nbsp;16 milyon 864 bin 733 işçiden 2 milyon 524 bin 547'si sendika üyesi.</p>

<p style="text-align:left">Bu rakamlara göre işçilerde sendikalaşma oranı yüzde&nbsp;14,97'sine düzeyinde bulunuyor.</p>

<p style="text-align:left">Türk Metal Sendikası, sahip olduğu 293 bin 829 üyeyle tüm işçi sendikaları arasında ilk sırada yer alıyor.</p>

<p style="text-align:left">Türk Metal'i 280 bin 769 üyeyle Hizmet-İş Sendikası, 224 bin 289 üyeyle Öz Sağlık-İş Sendikası takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 May 2025 09:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/iscinin-ve-emekcinin-bayrami-1-mayis-1746092908.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaza girmeden klima bakımı yaptırmanın sağlığa ve bütçeye faydaları</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/yaza-girmeden-klima-bakimi-yaptirmanin-sagliga-ve-butceye-faydalari-6607</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/yaza-girmeden-klima-bakimi-yaptirmanin-sagliga-ve-butceye-faydalari-6607</guid>
                <description><![CDATA[Üçay Mühendislik Operasyon Direktörü Zafer Çuman, sıcak yaz günlerinde; ekonomik, konforlu ve güvenli bir şekilde serinlemek için ilkbaharda klima bakımı yaptırmanın önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px">Üçay Mühendislik Operasyon Direktörü&nbsp;Zafer Çuman,&nbsp;sıcak yaz günlerinde; ekonomik, konforlu ve güvenli bir şekilde serinlemek için ilkbaharda klima bakımı yaptırmanın önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px"><span style="color:inherit; font-family:inherit; font-size:16px">Bakımı yaptırılmayan klimaların enerji sarfiyatını&nbsp;<span style="color:inherit; font-family:inherit; font-size:16px">yüzde 5 ila 15</span>&nbsp;oranında artırdığını belirten<span style="color:inherit; font-family:inherit; font-size:16px">&nbsp;Çuman,</span>&nbsp;alerjik reaksiyonlara ve solunum yolu hastalıklarına karşı da vatandaşları uyardı.</span></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px"><strong>Bakımı yapılmayan klimalar, her yıl yüzde 5 verim kaybı yaşıyor</strong></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px">Yaz mevsimi yaklaşıyor. İlkbahar, evleri yaza hazırlamak için en ideal zaman. Klima bakımının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü bakımı yapılmayan klimalar, her yıl yaklaşık&nbsp;<strong>yüzde 5</strong>&nbsp;verim kaybı yaşıyor. Bu da daha çok klima kullanımı ve daha fazla enerji sarfiyatı anlamına geliyor. Ayrıca klimaların kirli hava filtreleri, yaşam alanlarında;&nbsp;<strong>mikrop, küf, toz ve bakteri</strong>&nbsp;birikmesine neden olarak alerji ataklarını ve solunum yolu hastalıklarını tetikliyor.</span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px"><em>“Yazın evlerde ve işyerlerindeki klimaların verimli ve güvenli bir şekilde çalışması için&nbsp;</em><strong><em>bir kez yazdan önce ve bir kez de kıştan önce&nbsp;</em></strong><em>periyodik bakım yaptırmak gerekiyor”</em>&nbsp;diyen&nbsp;<strong>Üçay Mühendislik Operasyon Direktörü&nbsp;</strong><strong>Zafer Çuman</strong>, yaza girmeden önce klima bakımı yaptırmanın önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu:</span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px"><strong>Enerji sarfiyatını yüzde 5 ila 15 oranında artırıyor</strong></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px"><em>“Yaz aylarının vazgeçilmezi olan klimaların bakımını ihmal etmemek gerekiyor. Çünkü klimaların tıkalı olan filtreleri, klimanın yeterli hava akışını sağlayabilmesi için daha çok çalışmasına ve bu nedenle enerji sarfiyatının&nbsp;</em><strong><em>yüzde 5 ila 15</em></strong><em>&nbsp;oranında artmasına neden oluyor. Ayrıca bu durum cihazın ömrünü de kısaltıyor.</em></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px"><strong>Sağlığı tehdit ediyor</strong></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px"><em>Bakımı yapılmayan bir klima ünitesini çalıştırmanın potansiyel sağlık riskleri de bulunuyor. Çünkü klima ünitelerinin filtreleri, zamanla kirleniyor ve bu durum klimanın küf geliştirmesine neden oluyor. Yaşam alanlarında enfekte havayı sirküle eden bir klimanın&nbsp;</em>havaya&nbsp;<em>yaydığı sporlar ise alerjik reaksiyonlara ve solunum yolu hastalıklarına neden olabiliyor. Bu nedenle klima bakımı yaptırmak, evlerin iç hava kalitesini iyileştirmek ve kötü kokuların oluşmasını önlemek açısından da kritik önem taşıyor.</em></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#242424; font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;Segoe UI Web (West European)&quot;,-apple-system,BlinkMacSystemFont,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,sans-serif; font-size:16px"><em>Klimanın filtresini temizlemek veya değiştirmek oldukça basit bir işlem, ancak ne yazık ki bu konu sıklıkla göz ardı ediliyor. Klima servisi ve bakımı konusunda uzmanlaşmış bir firmadan hizmet alarak bu sorunu kolaylıkla çözebilir ve klimanızı hem güvenli hem de ekonomik bir şekilde kullanabilirsiniz</em>” dedi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Apr 2025 17:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/04/yaza-girmeden-klima-bakimi-yaptirmanin-sagliga-ve-butceye-faydalari-1744661536.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Brüksel’in Kalbinde Gençliğe Umut</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/brukselin-kalbinde-genclige-umut-6581</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/brukselin-kalbinde-genclige-umut-6581</guid>
                <description><![CDATA[Belçika’daki genç Türk kökenli siyasetçiler, sadece siyasi arenada değil, toplumun her alanında aktif roller üstlenerek vatandaşların gönlünde taht kurmaya devam ediyor. Bu isimlerden biri olan Brüksel Belediye Meclisi Üyesi Ayşe Malçıkan, örnek bir kamu görevlisi olarak çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>BRÜKSEL – Şükrü SAĞLAM </strong>&nbsp;<span style="font-size:14px">Belçika’daki genç Türk kökenli siyasetçiler, sadece siyasi arenada değil, toplumun her alanında aktif roller üstlenerek vatandaşların gönlünde taht kurmaya devam ediyor. Bu isimlerden biri olan Brüksel Belediye Meclisi Üyesi Ayşe Malçıkan, örnek bir kamu görevlisi olarak çalışmalarını sürdürüyor.</span><img alt="Ayşe Malçıkan_ Brüksel meclis üyesi" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Ay%C5%9Fe-Mal%C3%A7%C4%B1kan.jpg" style="float:right; height:476px; width:399px" /></h3>

<p>Göreve geldiği günden bu yana samimiyeti, toplumsal duyarlılığı ve halkla kurduğu güçlü bağlarla dikkat çeken Malçıkan, siyasetin yalnızca kürsülerden ibaret olmadığını, yaşamın içinden, halkla birlikte yürütülebileceğini adeta gösteriyor. Geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleşen yemin töreniyle resmen meclis üyeliğine başlayan Malçıkan, toplumla iç içe geçen bu sürecin en anlamlı örneklerinden birini Brüksel’in kalbinde gerçekleştirdiği nikah töreniyle sergiledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Brüksel merkezde kıydığı bu özel nikah, yalnızca iki insanı bir araya getirmekle kalmadı; aynı zamanda toplumsal birlikteliğin, kültürel değerlerin ve gençliğe duyulan güvenin de güçlü bir sembolü oldu. Güleryüzü, özverili yaklaşımı ve profesyonelliğiyle törende büyük takdir toplayan Malçıkan, kamu görevine yüklediği anlamı bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Gençliğe İlham Oluyor</strong></h3>

<p>Toplumun her kesimiyle kurduğu içten bağ sayesinde gençler arasında rol model olarak öne çıkan Malçıkan, siyasete olan ilgiyi de artırmayı başarıyor. Gençlerin yönetime katılımını teşvik eden duruşu ve aktif saha çalışmaları, Brüksel'deki Türk toplumunun yanı sıra farklı kültürel kökenlere sahip vatandaşlar tarafından da ilgiyle takip ediliyor.</p>

<p>Ayşe Malçıkan’ın kıydığı bu anlamlı nikah töreni, sadece resmi bir görev değil, aynı zamanda sosyal sorumluluğun, kültürel köprülerin ve umut dolu bir geleceğin temsili oldu. Malçıkan, gençlere açtığı bu yol ve sunduğu ilhamla siyasetin sıcak, samimi ve dokunulabilir bir yüzünü ortaya koymayı sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Apr 2025 17:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/05/brukselin-kalbinde-genclige-umut-1747244964.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Bin aydan daha hayırlı&quot; Kadir Gecesi bugün idrak edilecek</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bin-aydan-daha-hayirli-kadir-gecesi-bugun-idrak-edilecek-6554</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bin-aydan-daha-hayirli-kadir-gecesi-bugun-idrak-edilecek-6554</guid>
                <description><![CDATA[Kur'an-ı Kerim'de "bin aydan daha hayırlı" olarak bildirilen Kadir Gecesi bugün idrak edilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - FIRAT TAŞDEMİR - Kur'an-ı Kerim'de "bin&nbsp;aydan&nbsp;daha&nbsp;hayırlı" olarak bildirilen&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi bugün&nbsp; idrak&nbsp;edilecek.</p>

<p style="text-align:left">Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi, İslam'da, "Sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece" olarak kabul ediliyor.</p>

<p style="text-align:left">Kur'an-ı Kerim'de "tek gece" olarak adı geçen&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi, şöyle anlatılıyor:</p>

<p style="text-align:left">"Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı)&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi'nde indirdik. Bilir misin nedir&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi?&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi&nbsp;bin&nbsp;aydan&nbsp;hayırlıdır. O gece melekler ve ruh, Rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenlik doludur."</p>

<p style="text-align:left">Kadir&nbsp;Gecesi, Diyanet İşleri Başkanlığınca ülke genelindeki camilerde ibadet ve duayla&nbsp;idrak&nbsp;edilecek.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- "Dünyanın farklı yerlerinde zulme maruz kalan Müslümanlar için dua edelim"</strong></p>

<p style="text-align:left">Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İhsan Çapcıoğlu, AA muhabirine, Kur'an-ı Kerim ve Peygamber'in hayatına bakıldığında, bazı gün ve gecelere özel önem verildiğini, bunlardan birinin de&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi&nbsp;olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi'nde gündüz oruç tutulması, gecenin ise ibadetle geçirilmesinin tavsiye edildiğini belirten Çapcıoğlu, "Ramazanın son 10 gününde itikaf diye adlandırdığımız bir gelenek var. Bir mekanda tercihen camide tefekkür ediliyor, ibadet ediliyor.&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi&nbsp;de bu 10 gün içinde özel bir yere sahip.&nbsp;Kadir&nbsp;Gecesi'nin son 10 gündeki tekli gecelerde aranması bize tavsiye edilmiştir." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Çapcıoğlu, Hz. Muhammed'in "Kadir&nbsp;Gecesi'nde inanarak ibadet eden ve dua edenlerin geçmiş günahlarının affedildiğine" ilişkin ifadesinin olduğunu aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Kadir&nbsp;Gecesi'nde Hz. Muhammed'in "Ya Rabbi, sen affedicisin, affetmeyi seversin. O halde beni de affet." duasını etmek gerektiğini dile getiren Çapcıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p style="text-align:left">"Bugün&nbsp;özellikle Gazze, Doğu Türkistan, Arakan gibi dünyanın farklı yerlerinde haksızlık ve zulme maruz kalan Müslüman kardeşlerimiz için de dua edelim. Oraların bir an önce huzura, barışa, esenliğe erişmesi için gönülden dualarımızı yineleyelim. Birlik ve beraberliğimiz için tüm Müslümanların ve ülkemizin birliği için bu gecede özellikle dua edelim."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Mar 2025 11:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/03/bin-aydan-daha-hayirli-kadir-gecesi-bugun-idrak-edilecek-1743002034.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>10 soruda oruç ile ilgili merak edilenler</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/10-soruda-oruc-ile-ilgili-merak-edilenler-6485</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/10-soruda-oruc-ile-ilgili-merak-edilenler-6485</guid>
                <description><![CDATA[İslam dünyasında heyecanla beklenen arınma, bereket, yardımlaşma ve paylaşma ayı ramazan, yarın başlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>ANKARA (AA) - FIRAT TAŞDEMİR - İslam dünyasında heyecanla beklenen arınma, bereket, yardımlaşma ve paylaşma ayı ramazan, yarın başlıyor.</p>

<p>Oruç, teravih namazı, fitre, mukabele okunması ve Kur'an-ı Kerim'in hatmedilmesi gibi ibadetlerin ifa edildiği ve ihtiyaç sahiplerinin her zamankinden daha fazla gözetildiği ramazan, İslam'da özellikle&nbsp;oruç&nbsp;ibadetinin öne çıktığı bir ay olarak idrak ediliyor.</p>

<p>AA muhabiri, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan aldığı bilgilerle,&nbsp;oruçla ilgili merak edilen konuları 10 soruda derledi.</p>

<p>1 - Aşı olmak veya iğne yaptırmak&nbsp;orucu bozar mı?</p>

<p>Oruç, yemek, içmek, cinsel ilişki ve bunların kapsamına giren şeylerle bozulur. Bu sebeple, gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden&nbsp;orucu bozmazlar. Aşı da böyle olup&nbsp;orucu bozmaz.</p>

<p>Ancak gıda veya keyif verici enjeksiyonlar&nbsp;orucu bozar.&nbsp;Oruçlu iken gıda ve vitamin iğneleri yaptıranların, ağızdan aşı alanların damardan serum ve kan verilenlerin&nbsp;orucu bozulur. Daha sonra bu&nbsp;oruç&nbsp;kaza edilir.</p>

<p>2 -&nbsp;Oruçlu iken kan vermek ve vücuda kan almak&nbsp;orucu bozar mı?</p>

<p>Ramazanda&nbsp;oruçlu iken kan verenin&nbsp;orucu bozulmaz. Vücuda kan almak ise beslenme, gıda alma kapsamına girdiği için&nbsp;orucu bozar.</p>

<p>3 - Kusmak&nbsp;orucu bozar mı?</p>

<p>Miktarı ne olursa olsun kendiliğinden gelen kusuntu&nbsp;orucu bozmaz. Aynı şekilde mideden ansızın ağza yükselip tekrar mideye dönen şeyler de&nbsp;oruca zarar vermez. Kişinin kendi isteği ile ağız dolusu kusması halinde ise&nbsp;oruç&nbsp;bozulur.</p>

<p>Bununla birlikte, kustuğu için&nbsp;orucu bozuldu zannıyla yemeye içmeye devam eden kimsenin&nbsp;orucu bozulur. Böyle bir kimseye kefaret değil, gününe gün kaza gerekir.</p>

<p>4 -&nbsp;Orucu kasten bozmanın hükmü nedir?</p>

<p>Orucu kasten, yani mazereti olmadığı halde bilerek bozmak, ramazanın hürmetine saygısızlıktır ve büyük günahtır. Hz. Peygamber&nbsp;orucunu bu şekilde bozanların kefaret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir.</p>

<p>Oruç&nbsp;kefareti 60 gün ara vermeksizin&nbsp;oruç&nbsp;tutmaktır. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu kefaretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan&nbsp;orucun da kazası gerekir.</p>

<p>5 - Ramazanda&nbsp;oruçluyken yolculuğa çıkan kimse, yolculuk sebebiyle&nbsp;orucunu bozarsa ne yapması gerekir?</p>

<p>Ramazanda sefer mesafesi (en az 90 kilometre) kadar bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden&nbsp;oruca niyet etmeyebilir. Fakat niyet ettikten sonra gündüz yolculuğa çıksa bu yolculuk esnasında meşru başka bir mazereti bulunmazsa&nbsp;orucunu bozmamalıdır. Başlanan bir ibadetin mazeret yoksa tamamlanması gerekir.</p>

<p>Buna rağmen sefer bir mazeret olduğu için kişi&nbsp;orucunu seferiliği başladıktan sonra bozarsa kendisine kefaret gerekmeyip sadece kaza gerekir.</p>

<p>6 -&nbsp;Oruç&nbsp;tutacak gücü olduğu halde tutmayan bir kimse, bu&nbsp;oruçlarının fidyesini vererek&nbsp;oruç&nbsp;borcundan kurtulmuş olur mu?</p>

<p>Oruç&nbsp;için fidye verilmesi,&nbsp;oruç&nbsp;tutmaya gücü yetmeyen yaşlı kimseler ile iyileşme ümidi olmayan hastalar için geçerlidir. Buna göre,&nbsp;oruç&nbsp;tutmaya gücü yettiği halde tutmayan veya geçici bir sebeple tutamayan kimseler hakkında fidye hükmü yoktur. Mazeretsiz&nbsp;oruç&nbsp;tutmayanların, tutmadıkları&nbsp;oruçları kaza etmeleri ve tövbe istiğfar etmeleri gerekir.</p>

<p>7 - Uzman bir doktorun&nbsp;oruç&nbsp;tutmamasını önerdiği kimse ne yapmalıdır?</p>

<p>Uzman bir doktorun,&nbsp;oruç&nbsp;tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, ramazanda&nbsp;oruç&nbsp;tutmayabilir. Şayet hastalığı geçici ise tutmadığı&nbsp;oruçlarını iyileşince kaza eder. Hastalığı kalıcı ise tutamadığı&nbsp;oruçlar için fidye verir.</p>

<p>8 - Kadınlar adet ve lohusalık hallerinde&nbsp;oruç&nbsp;tutabilirler mi?</p>

<p>Adet ve lohusalık halindeki bir kadının namaz kılması ve&nbsp;oruç&nbsp;tutması haramdır. Bu durumdaki kadının namazı ve&nbsp;orucu sahih olmaz. Fakihler bu konuda görüş birliği içindedirler.</p>

<p>Adet süresince tutulmayan&nbsp;oruçların temizlendikten sonra tutulacağı hususlarında da bütün mezheplerin görüş birliği vardır. Nitekim Hz. Aişe bu konuda kendisine sorulan bir soru üzerine Resulullah döneminde adet gördüklerinde tutmadıkları&nbsp;oruçları kaza etmekle emrolunduklarını, kılmadıkları namazları ise kaza etmekle yükümlü tutulmadıklarını söylemiştir.</p>

<p>9 - Uçakla seyahat eden&nbsp;oruçlu kişi iftarını nereye göre yapar?</p>

<p>Seyahate çıkan kişilerin, imsak ve iftarları o anda bulundukları yere göre yapmaları gerekir. Uçakla seyahat eden&nbsp;oruçlu kişiler de uçuş esnasında varsa uçak yetkilisinin vereceği bilgiye göre, böyle bir uygulama yoksa uçağın üzerinde bulunduğu yere göre imsak ve iftar yapmalıdırlar.</p>

<p>Ancak çok hızlı uçaklarla kıtalararası yolculuk yapılması durumunda, imsak ile iftar arasında süre, anormal ölçüde kısa veya uzun olabilmektedir. Bu durumda, yolculuk yapacak kişi&nbsp;orucunu kazaya bırakabilir. Ancak&nbsp;oruca başlamış ise&nbsp;oruç&nbsp;tutmaya başladığı yerin akşam vaktine göre iftar edebilir.</p>

<p>10 -&nbsp;Oruç&nbsp;fidyesi nasıl ödenir?</p>

<p>Oruç&nbsp;fidyesinin tutarı fitre bedeli kadardır. Bu fidyeler ramazanın başlangıcında verilebileceği gibi ramazanın içinde veya sonunda da verilebilir. Fidyelerin tamamı bir fakire topluca verilebileceği gibi ayrı ayrı fakirlere de verilebilir. Bu durumda olan kimseler, fidye vermeye güçleri yetmiyorsa Allah'tan bağışlanmalarını isterler.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 15:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/03/10-soruda-oruc-ile-ilgili-merak-edilenler-1740776521.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Birsen Yenilmez, Hakka yürüdü</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/birsen-yenilmez-hakka-yurudu-6437</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/birsen-yenilmez-hakka-yurudu-6437</guid>
                <description><![CDATA[Aslen Emirdağlı olup, Belçika'nın Brüksel şehrinde yaşayan Taner Yenilmez eşi, Büşra, Betül, Şükrü'nün anneleri Birsen Yiğiter Yenilmez(50) Hakkın rahmetine kavuşmuştur.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Emirdağlı olup, Belçika'nın Brüksel şehrinde yaşayan Taner Yenilmez eşi, Büşra, Betül, Şükrü'nün anneleri Birsen Yiğiter Yenilmez(50) Hakkın rahmetine kavuşmuştur.</p>

<p>Cenazesi Cuma günü Brüksel CHU Saint-Pierre&nbsp;Hastanesinde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilmek üzere memleketi Emirdağ'a gönderilecek.</p>

<p>Cenaze, 15 Şubat 2025 Cumartesi günü Emirdağ Çarşı Camiinde kılınacak cenaze namazının ardından Emirdağ ilçe kabristanlığına defnedilecektir.</p>

<p>Merhumeye Allah’tan rahmet kederli ailesine başsağlığı dileriz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Feb 2025 15:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/birsen-yenilmez-hakka-yurudu-1739519093.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fişo Özdemir Hakka yürüdü</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/fiso-ozdemir-hakka-yurudu-6412</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/fiso-ozdemir-hakka-yurudu-6412</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Emirdağ eşrafından olup, Emirdağ ve Belçika, Brüksel'de ikamet eden 9 Ocak 1942 doğumlu Fahrettin Özdemir (Fişo) Hakkın rahmetine kavuşmuştur.</p>

<p>Gençliğinde Emirdağspor'da futbol&nbsp;oynarken çok süratli olduğu için "fişek gibi " anlamına gelen "Fişo'' lakabı ile tanınan&nbsp;&nbsp;Fahrettin Özdemir'in cenazesi 8&nbsp;Şubat 2025 Cumartesi günü&nbsp;öğle namazına müteakip Emirdağ Çarşı Camii'nde kılınacak cenaze namazından sonra ilçe kabristanlığına defnedilecektir.&nbsp;</p>

<p>Allah rahmet eylesin.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Feb 2025 02:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/fiso-ozdemir-hakka-yurudu-1738911818.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Geçen ay &quot;en sıcak ocak&quot; olarak kayıtlara geçti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/gecen-ay-en-sicak-ocak-olarak-kayitlara-gecti-6411</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/gecen-ay-en-sicak-ocak-olarak-kayitlara-gecti-6411</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemi, gezegeni serinleten La Nina hava olayına rağmen, geçen ayın en sıcak ocak olduğunu bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<div style="margin-right:35px">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemi, gezegeni serinleten La Nina hava olayına rağmen, geçen ayın en sıcak ocak olduğunu bildirdi.</div>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>
<p>Copernicus'tan yapılan açıklamaya göre, geçen ay ortalama sıcaklık 13,23 derece ölçüldü.</p>

<p>Bu, 1850-1900 yıllarını kapsayan "sanayi öncesi dönem" ortalamasının 1,75 derece üstüne karşılık geldi.</p>

<p>Böylece ortalama sıcaklığın 13,14 derece ölçüldüğü Ocak 2024'ün rekoru kırılarak, geçen ay en sıcak "ocak" olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>Avrupa'da durum</strong></p>

<p>Ocak 2025 için Avrupa karasal ortalama sıcaklığı 1,80 derece ölçüldü.</p>

<p>Bu, geçen ayın Avrupa kayıtlardaki en sıcak ocak ayının yaşandığı 2020'den sonraki "en sıcak ikinci ocak" olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>- La Nina'nın serinletici etkisine rağmen</p>

<p>Açıklamada Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi İklim Stratejisi Lideri Samantha Burgess'in "Ocak 2025, tropikal Pasifik bölgesinde La Nina koşullarının gelişmesine ve küresel sıcaklıklar üzerindeki geçici soğuma etkisine rağmen, son iki yılda gözlemlenen rekor sıcaklıkların devam ettiği bir başka şaşırtıcı ay." ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Dünya 2024'te en sıcak yılı yaşamış, ortalama sıcaklık artışı ilk kez 1,5 dereceyi geçmişti.</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 Feb 2025 09:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/02/gecen-ay-en-sicak-ocak-olarak-kayitlara-gecti-1738855623.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bugün Miraç Kandili idrak edilecek</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bugun-mirac-kandili-idrak-edilecek-6371</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bugun-mirac-kandili-idrak-edilecek-6371</guid>
                <description><![CDATA[İslam inancına göre, Hazreti Muhammed'in, Allah'ın daveti üzerine Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Kandili, bugün idrak edilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">"İsra ve Miraç mucizesi" olarak anılan bu olay, Kur'an-ı Kerim'de İsra ve Necm surelerinde ifade ediliyor. "İsra olayı", Hazreti Muhammed'in bir gece Mekke'den Kudüs'e, "Miraç olayı" ise gökler ötesine yaptığı yolculuğu ifade ediyor.</p>

<p style="text-align:left">İslam kaynaklarına göre, Mekke'den Medine'ye hicretten bir yıl önce yaşanan "İsra ve Miraç" olayı Allah'ın, Hazreti Muhammed'in Mekke'de gördüğü eziyetlere karşı bir tesellisi olarak kabul ediliyor.</p>

<h3 style="text-align:left"><strong>Miraç gecesinde beş vakit namaz farz kılındı</strong></h3>

<p style="text-align:left">Miraç gecesinde beş vakit namaz farz kılındı, Allah'a şirk koşmayanların bağışlanacağı müjdesi verildi ve "Amenerrasulü" diye başlayan Bakara Suresi'nin son iki ayeti nazil oldu.</p>

<p style="text-align:left">Ayrıca bu gece Allah, Hazreti Muhammed'e İsra Suresi'nde de yer alan insanın yaşama hakkını, şeref ve haysiyetini korumayı, toplumun huzur ve güvenini sağlamayı amaçlayan ahlak ve fazilet ilkelerini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Mehmet Kapukaya, AA muhabirine, Miraç ve İsra olaylarının bir mucize olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">İsra olayının Kur'an-ı Kerim'de anlatıldığını, Miraç hadisesinin ise Peygamberin hadislerinde yer aldığını bildiren Kapukaya, "Müslümanlar olarak Peygamberimizin beyanına iman ederiz ve Miraç olayının yaşandığına inanırız." dedi.</p>

<h3 style="text-align:left"><strong>"Miraç olayının yaşandığı Mescid-i Aksa Müslümanlar için çok kıymetlidir"</strong></h3>

<p style="text-align:left">Miraç ve İsra olaylarının yaşandığı Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Müslümanlar için kutsal olduğunu vurgulayan Kapukaya, "Allah'ın Hz. Muhammed'i Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürmesi dolayısıyla bu mekan çok önemlidir. Miraç olayının yaşandığı Mescid-i Aksa Müslümanlar için çok kıymetlidir. Buranın etrafı mübarek kılınmıştır. Peygamberlerin bir çoğu burada vahye mülaki olmuştur. Kudüs adeta bir peygamberler şehri olmuştur." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Gazzelilerin bugün Hz. Muhammed'in davasını sürdürdüğünü ve Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmaya çalıştıklarını belirten Kapukaya, "Mescid-i Aksa sadece Gazzelilerin, Filistinlilerin değil, tüm Müslümanların davasıdır. Filistinlilerin canla başla Mescid-i Aksa için verdiği mücadeleyi tüm Müslümanlar vermelidir. Peygamber efendimizin hatırasını yaşatmak için asla onun ideallerinden vazgeçmemeliyiz." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left"><strong>"Mescid-i Aksa'nın nöbetini tutan Filistinli kardeşlerimize dua etmeliyiz"</strong></h3>

<p style="text-align:left">Kapukaya, Miraç'ın bir aynı zamanda bir dua gecesi olduğunu anımsatarak, "Bu gece Mescid-i Aksa'yı düşünmeliyiz. Mescid-i Aksa'nın nöbetini tutan, orada cuma namazını kılmak için eziyet, işkence ve gözaltına alınmayı göze alan Filistinli kardeşlerimize dua etmeliyiz. Onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi düşünmeliyiz." açıklamasını yaptı.</p>

<p style="text-align:left">Müslümanların Miraç olayını daha iyi idrak etmeleri için bu gecede hediye edilen beş vakit namazı kılmaları gerektiğini dile getiren Kapukaya, Miraç gecesinde namaz kılmanın, dua etmenin, Kur'an-ı Kerim okumanın çok önemli olduğunu ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Jan 2025 10:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/01/bugun-mirac-kandili-idrak-edilecek-1737900001.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ferdi Tayfur, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ferdi-tayfur-tedavi-gordugu-hastanede-hayatini-kaybetti-6307</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ferdi-tayfur-tedavi-gordugu-hastanede-hayatini-kaybetti-6307</guid>
                <description><![CDATA[Antalya'daki bir hastanede tedavi gören 79 yaşındaki sanatçı Ferdi Tayfur, yaşamını yitirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla'daki tedavisinin ardından doktorları ve ailesinin isteği üzerine askeri uçakla Antalya'ya sevk edilen Ferdi Tayfur, Medical Park Antalya Hastanesinde bir süre önce ameliyat edildi.</p>

<p>Tayfur, aynı hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p>Yaşamını sürdürdüğü Marmaris'teki evinde 15 Aralık'ta rahatsızlanan Ferdi Tayfur, önce ambulansla ilçedeki özel bir hastaneye, daha sonra Muğla'daki başka bir özel sağlık kuruluşuna sevk edilmişti.</p>

<p>Genel cerrahi bölümünün yoğun bakım ünitesindeki tedavisi sonrası sanatçı, 16 Aralık'ta Muğla'dan Antalya'daki hastaneye nakledilmiş ve burada kendisine sinüs ameliyatı yapılmıştı.</p>

<p>Sanatçının, daha önce Antalya'da bir hastanede yapılan ameliyatla beyin damarına stent takıldığı belirtilmişti.</p>

<p>Bir süre diyaliz tedavisi gören Ferdi Tayfur'a, Antalya'da 2020'de de oğlunun böbreği nakledilmişti.</p>

<h3>Ferdi Tayfur'un ölümü hayranlarını yasa boğdu&nbsp;</h3>

<p>Ses sanatçısı, besteci, söz yazarı ve sinema oyuncusu Ferdi Tayfur, şarkılarıyla kazandığı 9 Altın Plak Ödülü'nün yanı sıra sinema filmlerindeki oyunculuğuyla da geniş bir hayran kitlesine sahipti.</p>

<p>Marmaris'teki evinde 15 Aralık'ta rahatsızlanarak ilçedeki özel bir hastaneye, daha sonra Antalya'ya nakledilen 79 yaşındaki sanatçı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p>Tayfur'un ölümü hayranlarını yasa boğdu. Sanatçının vefatının ardından müzik ve sanat dünyasından pek çok kişi, sevenleri ve hayranları sosyal medya hesaplarında taziye mesajları paylaştı. Sanatçının ölümü hayranlarını yasa boğdu.</p>

<h3>Ferdi Tayfur kimdir?</h3>

<p>Adana'da 15 Kasım 1945'te dünyaya gelen, tam adı Ferdi Tayfur Turanbayburt olan sanatçıya adını dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur'un hayranı babası Cumali Bey koydu.</p>

<p>Babasının vefatıyla eğitim hayatı sona eren, annesi tekrar evlenen ve okumak istemesine rağmen yaşadığı yoksul ve trajik hayat nedeniyle imkan bulamayan Tayfur, çocukluk yıllarında üvey babasının şekerci dükkanında çıraklık yaptı.</p>

<p>Okumayı iş hayatında öğrenen sanatçı, daha sonra çiftlikte çalışarak ailesinin geçimine katkıda bulunmaya başladı, aynı yıllarda düğünlerde şarkı söyledi.</p>

<h3>Adana Radyosu'nun müzik yarışmasına katıldı</h3>

<p>Bir yerel gazetede ilanını gördüğü Adana Radyosunun müzik yarışmasına katılarak ikinci olan sanatçı, üvey babasının engellemesine rağmen İstanbul'a gelerek Lunapark Gazinosu'nda iş buldu ve Nurten İnnap ile bağlama çalmaya başladı.</p>

<p>Leyla adlı ilk plağını dolduran ve bu plaktan 500 lira kazanan Ferdi Tayfur, 1968'te Seda Plak ile iki plaklık anlaşma yaptı. Beklenen ilgiyi göremeyen sanatçı, Adana'ya döndü ve çiftlikteki işlerin başına geçti.</p>

<p>Bu yıllarda müzik çalışmalarını da sürdüren sanatçının üç yıl aranın ardından "Huzurum Kalmadı" adlı plakı yayınlandı. Görsev Plak adına yaptığı "Kır Çiçekleri" adlı 45'lik ile 1973'te ilgi gören sanatçı, 1974'te ise "Bana Gerçekleri Söyle" adlı 45'lik ile adını duyurdu.</p>

<h3>"Çeşme" şarkısıyla geniş bir hayran kitlesine kavuştu</h3>

<p>Ferdi Tayfur, 1975'te Elenor Plak'a transfer olarak "Bırak Şu Gurbeti" ile "Çeşme" şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesine kavuştu ve adını tüm ülkeye duyurdu.</p>

<p>İlk plağı beklenenden daha çok satılan fakat maddi sıkıntılar nedeniyle Elenor Plak'ın sahibi Atilla Alpsakarya'nın girişimiyle bestelediği iki şarkı Gülden Karaböcek'e satılan sanatçı, asıl çıkışını "Çeşme" şarkısı ile yakaladı. Aynı isimle Necla Nazır ile başrolünde oynadığı 1976 yapımı ilk sinema filmi vizyona girdi ve filmi 12 milyon kişi izledi.</p>

<p>Tayfur'un 1992'de çıkan "Prangalar" albümü 5 milyon rakamıyla Türkiye'nin en çok satan albümlerinden biri oldu. Konserlerde hayranlarıyla buluşan Tayfur'un 1993'te Gülhane Parkı'nda verdiği konserde dönemin rekoru kırılarak 200 bin kişi katıldı.</p>

<p>Sanatçının 16-17 yaşlarındayken birlikte yaşadığı bir kadından Timur adında bir oğlu vardı. Zeliha Hanım ile mütevazı bir törenle 1974'te dünya evine girdi. Resmi nikahlı ilk ve tek eşi olan Zeliha Hanım'dan Tuğba ve Funda adında iki kızı oldu.</p>

<p>Yaklaşık 30 yıldır birlikte yaşadığı 2007'de ayrıldığı sinema oyuncusu Necla Nazır'dan ise Tuğçe adında bir kızı oldu. Necla Nazır ile birlikteyken de sanatçının Habibe Ümyani Demir'den Ferdi Taha adında bir çocuğu daha dünyaya geldi. Tayfur, uzun yıllar sonra 2010'da yeniden ilk eşi Zeliha Turanbayburt ile beraber yaşamaya başladı.</p>

<p>Yaşantısını uzun süredir Marmaris'te sürdürmekte olan sanatçı, 2 Ocak 2025'te Antalya'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p>Müzik hayatı boyunca 9 Altın Plak ödülünün yanı sıra çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından en iyi şarkıcı ve onur ödüllerine layık görüldü.</p>

<p>Arabesk müziğin sevilen ismi Ferdi Tayfur, seslendirdiği "İçim Yanar", "Bana Sor", "Yaktı Beni", "Hatıran Yeter", "Ben de Özledim", "Sabahçı Kahvesi", "Merak Etme Sen" ve "Benim Gibi Sevenler" gibi pek çok şarkısının yanı sıra imza attığı onlarca albümü ve rol aldığı sinema filmleriyle de hayranlarının beğenisini topladı.</p>

<h3>Albümleri ve şarkıları:</h3>

<p>1967 - Melekler Yüze Güler/Derdin nedir sormuyorlar</p>

<p>1968 - Leyla/Aşkınla Beni Öldürdün</p>

<p>1968 - Tatlı Çingenem/Adana Barajında</p>

<p>1968 - Eyvah/Kalbimde Bir Ateştin</p>

<p>1969 - Dilek Kapısı/Öldürecek Beni Bu Kara Sevda</p>

<p>1969 - Dünya Ahret Kardeşimsin/Bilemem ki Deli Gönül</p>

<p>1970 - Kaderimsin /Çok Bekledim Gelmedin</p>

<p>1971 - Yapıştı Canıma Bir Kara Sevda/Allah Şahidim Olsun</p>

<p>1971 - Nerelerdesin Sultanım / Sebebim Nazlı Yar Oldu</p>

<p>1972 - Mahkumların Duası / Mahşer Günü</p>

<p>1972 - Sana Kaderimsin Dedim / Postacılar</p>

<p>1973 - Dur Dinle Sevgilim / Kır Çiçekleri</p>

<p>1974 - Yüreğimde Yara Var / Bana Gerçekleri Söyle</p>

<p>1974 - Ne Bilirdim Ki / Sakın Düşme</p>

<p>1975 - Akşam Güneşi / Çiçekler Açsın</p>

<p>1975 - Bırak Şu Gurbeti / Sevdalılar Beni Anlar</p>

<p>1975 - Çeşme / Muhtaç Etme Beni</p>

<p>1976 - Alıştım / Yağmur Gözyaşım</p>

<p>1976 - Yadeller – Ağlamazsam Uyuyamam</p>

<p>1976 - Huzurum Kalmadı</p>

<p>1977 - Benim Gibi Sevenler / Söz Geçmiyor Gönlüme</p>

<p>1977 - Vazgeç Felek / Derbeder</p>

<p>1977 - Batan Güneş</p>

<p>1978 - Merak Etme Sen / Söz Veriyorum</p>

<p>1978 - Son Sabah</p>

<p>1979 - Hapishane (Görüş Günü) / Gönül Oyunu</p>

<p>1979 - Yuvasız Kuşlar</p>

<p>1980 - Nisan Yağmuru</p>

<p>1981 - İnsan Sevince</p>

<p>1982 - Ben De Özledim Odebs Plak</p>

<p>1983 - Sen de mi Leyla</p>

<p>1984 - Yaktı Beni</p>

<p>1985 - Kurtuldum</p>

<p>1986 - Ferdifon'dan Seçmeler 1</p>

<p>1986 - Haram Oldu</p>

<p>1978 - Ferdifon'dan Seçmeler 2</p>

<p>1987 - İçimde Bir His Var - Ya Benimsin Ya Toprağın</p>

<p>1987 - Ferdifon'dan Seçmeler 3</p>

<p>1988 - Naz Etme - Canına Okuyacağım</p>

<p>1989 - Allah'ım Sen Bilirsin (albüm)</p>

<p>1989 - Ferdifon'dan Seçmeler 4</p>

<p>1989 - Gülhane'den Sevgilerle Konser Albümü</p>

<p>1990 - Hoşçakal</p>

<p>1991 - Ferdifon'dan Seçmeler 5</p>

<p>1991 - Gelirsen - Bana da Söyle</p>

<p>1992 - Prangalar</p>

<p>1994 - Mor Güller - Fadime'nin Düğünü</p>

<p>1995 - Dünya "Bir Şarkı Seç Kendine"</p>

<p>1996 - Zaman Tüneli Arşiv 1 Derleme</p>

<p>1997 - Of Dağlar</p>

<p>1998 - Ferdi Tayfur Klasikleri Arşiv 2 Derleme</p>

<p>1999 - Yoksun - Kör Talih</p>

<p>1999 - Zengin Olursam</p>

<p>2001 - Zaman Tüneli Arşiv 3 Derleme</p>

<p>2002 - İnceden</p>

<p>2003 - Durun Ayaklarım</p>

<p>2003 - Yandı Gönlüm</p>

<p>2004 - Ferdifon'dan Seçmeler 6</p>

<p>2004 - Bir Demet Gül</p>

<p>2006 - Aşkın Cezası</p>

<p>2007 - Gençliğimin Şarkıları</p>

<p>2009 - Boynu Bükük Şarkılarım</p>

<h3>Rol aldığı filmler:</h3>

<p>1981 - Kara Gurbet</p>

<p>1982 - Sen de mi Leyla</p>

<p>1983 - Yıldızlar da Kayar</p>

<p>1983 - Kalbimdeki Acı</p>

<p>1976 - Çeşme</p>

<p>1977 - Derbeder</p>

<p>1977 - Benim Gibi Sevenler</p>

<p>1978 - Yadeller</p>

<p>1978 - Batan Güneş</p>

<p>1978 - Son Sabah</p>

<p>1979 - İnsan Sevince</p>

<p>1980 - Boynu Bükük</p>

<p>1980 - Huzurum Kalmadı</p>

<p>1980 - Durdurun Dünyayı</p>

<p>1981 - Bir Damla Ateş</p>

<p>1981 - Olmaz Olsun</p>

<p>1981 - Ben de Özledim</p>

<p>1982 - Günaha Girme</p>

<p>1982 - Hasret Sancısı</p>

<p>1983 - Yaktı Beni</p>

<p>1984 - Çılgın Arzular</p>

<p>1984 - Utanıyorum</p>

<p>1985 - Haram Oldu</p>

<p>1985 - Her Şeyim Sensin</p>

<p>1986 - Affet Allah'ım</p>

<p>1986 - İçimde Bir His Var</p>

<p>1987 - Ya Benimsin Ya Toprağın</p>

<p>1987 - Sevgiler Çiçek Gibi</p>

<p>1988 - Ah Bir Çocuk Olsaydım</p>

<p>1988 - Elveda Mutluluklar</p>

<p>1988 - Bu Talihimin Canına Okuyacağım</p>

<p>1989 - Bu Şehrin Geceleri</p>

<p>1989 - Allah'ım Sen Bilirsin</p>

<p>2007 - Ben Ferdi Tayfur</p>

<p>2007 - Natuk Baytan Belgeseli</p>

<h3>Oynadığı diziler:</h3>

<p>2002 - Reyting Hamdi</p>

<p>2000 - Hayatım Roman</p>

<p>2007 - Yersiz Yurtsuz</p>

<p>2008 - Memur Muzaffer</p>

<h3>Sanatçının hayranları üzgün</h3>

<p>Sanatçının vefat haberinin ardından sevenleri, hastane binası önünde toplandı. Tayfur için dua eden hayranları göz yaşı döktü. Bazı sevenleri de araçlarından, telefonlarından Tayfur'un şarkılarını açtı.</p>

<p>Sanatçının hayranlarından Ayşegül Can, çocukluğunun Ferdi Tayfur'un şarkılarıyla geçtiğini söyledi.</p>

<p>Tayfur'un vefatının kendilerini çok üzdüğünü dile getiren Can, "Böyle bir sanatçı bir daha yüz yıl boyunca gelmeyecek. Yatağımızdan kalkıp da geldik, pijamalarımızla geldik. Yolda ağlaya ağlaya geldik. Böyle bir sesi kaybettiğimiz için çok üzgünüm. Milletimizin başı sağ olsun." diye konuştu.</p>

<p>Murat Aygın da Tayfur'un çok değerli bir sanatçı olduğunu söyledi.</p>

<p>Tayfur'un Adanalı olduğunu anımsatan Aygın, kendisinin de Adana'da büyüdüğünü, onun yetiştiği mahalleyi de çok iyi bildiğini belirtti.</p>

<p>Sanatçının şarkılarıyla, filmleriyle büyüdüklerini anlatan Aygın, "Sinemadan çıkardık ağlardık. Sanki aynı evin içinde büyüdük. Ferdi baba, aileden biri gibiydi. Gariban babasıydı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>75 yaşındaki Süleyman Akdoğan da aynı mahallenin çocuklarını olduğunu kaydetti. Türkiye'nin, değerli bir insanı kaybettiğini ifade eden Akdoğan, sevenlerine başsağlığı diledi.</p>

<p>Abdullah Şimşek de hastanede tedaviye alındığını duyduğunda ziyaret için geldiğini, saatlerce hastanenin önünde beklediğini ancak göremediğini söyledi.</p>

<p>Vefat haberine inanamadığını dile getiren Şimşek, "Çok seviyorduk, kasetleri hala duruyor, sürekli Ferdi Tayfur'un şarkılarını paylaşırım. Şimdi de son görevimizi yapmaya geldik." dedi.</p>

<h3>Taziye mesajları</h3>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı mesajda, "Milletimizin gönlünde 'Ferdi Baba' ünvanıyla yer edinmiş, arabesk müziğin usta ismi Ferdi Tayfur'a Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyorum." ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Değerli sanatçımız, beyefendi kişiliği ile maruf Ferdi Tayfur'a Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun. Geride güzel hatıralar ve eserler bırakarak gidenlere ne mutlu." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Bakanlardan sanatçı Ferdi Tayfur için taziye mesajı</h3>

<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı mesajında, "Eserleriyle milletimizin gönlünde taht kuran Türk müziğinin unutulmaz sesi Ferdi Tayfur'u kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Usta sanatçımıza Allah'tan rahmet, değerli ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da "Türk müziğinin unutulmaz sesi Ferdi Tayfur'a Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm müzik camiasına başsağlığı diliyorum. Şarkılarıyla gönüllerde taht kuran büyük sanatçıyı daima hatırlayacağız. Mekanı cennet olsun." mesajını paylaştı.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da "Vefat haberini teessürle öğrendiğim usta sanatçımız, Türk müziğinin unutulmaz sesi Ferdi Tayfur'a Allah'tan rahmet diliyorum. Ailesinin, sevenlerinin ve tüm sanat camiasının başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, paylaşımında, "Sanat dünyamızın değerlisi; sesiyle, sözüyle milyonların duygularına tercüman olan, arabesk müziğin beyefendisi sanatçımız Ferdi Tayfur'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." temennisinde bulundu.</p>

<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından, "Birbirinden unutulmaz eserleriyle Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden olan Ferdi Tayfur'u kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.Kıymetli sanatçımıza Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve müzik camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." paylaşımında bulundu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da taziye mesajında, Tayfur'un vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğini belirtti. Ersoy, "Sanat dünyamız bugün çok müstesna bir ismini kaybetti. Eserleriyle milyonların duygularına tercüman olan büyük usta artık gönüllerimizde yaşayacak; acılarımızda, sevinçlerimizde bizlere eşlik edecek. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de müzik dünyasının sevilen isimlerinden Ferdi Tayfur'un vefat haberini teessürle öğrendiğini aktararak, "79 yıllık yaşamında birçok esere imza atarak milletimizin gönlünde taht kuran değerli sanatçımıza yüce Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum. Mekanı cennet olsun inşallah." mesajını paylaştı.</p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı mesajında, "Şarkılarıyla milyonların gönlünde taht kuran Türk müziğinin efsane isimlerinden Ferdi Tayfur'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilerim." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öte yandan, Sağlık Bakanlığından Ferdi Tayfur'un vefatına ilişkin yapılan paylaşımda da şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Ülkemizin nadide sanatçılarından Ferdi Tayfur'un vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Türk müziğine kazandırdığı eserlerle milyonların gönlünde taht kuran Ferdi Tayfur, her daim saygıyla anılacaktır."</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 20:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/01/ferdi-tayfur-tedavi-gordugu-hastanede-hayatini-kaybetti-1735846109.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HASENE International, 2025 yılı Kumanya Kampanyası Başlattı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hasene-international-2025-yili-kumanya-kampanyasi-baslatti-6305</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hasene-international-2025-yili-kumanya-kampanyasi-baslatti-6305</guid>
                <description><![CDATA[HASENE International, 2025 yılı Kumanya Kampanyası’nı 1 Ocak itibarıyla başlattı. Bu yıl "Bir kumanya paylaşılır, iyilik iz bırakır" temasıyla düzenlenen kampanya, 50’yi aşkın ülke ve bölgede 300’e yakın görevliyle gerçekleştirilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">HASENE International, 2025 yılı Kumanya Kampanyası’nı 1 Ocak itibarıyla başlattı. Bu yıl "Bir kumanya paylaşılır, iyilik iz bırakır" temasıyla düzenlenen kampanya, 50’yi aşkın ülke ve bölgede 300’e yakın görevliyle gerçekleştirilecek. Hedef: Mazlum Coğrafyalarda HASENE İzini Hissettirmek.</p>

<p style="text-align:start">2025 Kumanya Kampanyası, gönüllülerin ve bağışçıların desteğiyle bu yıl da ihtiyaç sahiplerine iyilik eli uzatmayı amaçlıyor. Özellikle Gazze, Suriye ve Lübnan’daki güncel durum göz önüne alınarak planlanan kumanya çalışmaları bölgedeki mağdur ailelere temel gıda yardımı ulaştırmayı hedefliyor. Halihazırda kampanya kapsamında aşevleri, yetimhaneler ve okullar da desteklenmekte. HASENE, bağışların daha fazla haneye ulaşması için çağrıda bulunurken, iyilik hareketine katılmak isteyen bağışçılar için detayları resmi kanalları üzerinden paylaşıyor. Altaş: Kumanya Bağışlarıyla İyiliğin İzinden Gidelim HASENE International Başkanı Bekir Altaş, kampanyaya ilişkin yaptığı açıklamada bağışçıların desteğinin önemine vurgu yaptı. Başkan Altaş, özellikle Gazze, Suriye, Sudan ve Lübnan gibi yardıma muhtaç bölgelerdeki ihtiyaç sahipleri ve mültecilerin durumuna dikkat çekti.</p>

<p style="text-align:start">Altaş, “Dünyanın pek çok bölgesinde insanlar, savaşların, yoksulluğun ve doğal afetlerin getirdiği ağır koşullarla mücadele ediyor. Özellikle Gazze'deki abluka altındaki kardeşlerimiz, Suriye’de yıllardır süren savaşın mağdur ettiği ve yerlerinden edilen mülteci aileler, Sudan’da yoksullukla baş etmeye çalışan topluluklar ve Lübnan’da ekonomik krizle boğuşan ihtiyaç sahipleri bizim desteklerimizi bekliyor. Çatışmalar ve zulüm nedeniyle yerlerinden edilmiş milyonlarca insan, bir yandan hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da insanca yaşam koşullarına erişmek için mücadele ediyor” dedi.</p>

<p style="text-align:start">Altaş, kumanyaların sofralara bereket ve umut getirdiğine dikkat çekerek “Kumanyalar sadece bir yardım değil, aynı zamanda onlara yanlarında olduğumuzu hissettiren bir dayanışma mesajıdır. Mültecilerin yalnız olmadıklarını ve onlarla omuz omuza olduğumuzu göstermek adına bu kampanyada herkesi katkıda bulunmaya davet ediyorum. Hep birlikte iyiliği dünyanın dört bir yanına taşıyalım ve mağdur kardeşlerimize umut olalım,” açıklamasında bulundu. Öte yandan Altaş, kumanya kampanyasının sadece birer gıda paketi olmadığına da dikkat çekti. “Kumanyalar, sadece karınları doyurmakla kalmıyor; eğitime katkı payı ile aynı zamanda eğitime destek sağlayarak ‘zihinleri’ de doyuruyor. Bu yönüyle kampanya, daha kapsamlı bir iyilik hareketi olarak öne çıkıyor,” dedi. Avrupa’da Yoksulluk Artıyor: Yerel Destekler de Sağlanacak</p>

<p style="text-align:start">Altaş, Avrupa’daki artan yoksulluğa da dikkat çekti. “Avrupa’da yoksulluk giderek artıyor. Gıda bankalarının desteklerini yer yer durdurmak zorunda kaldığını görüyoruz. Bu bağlamda, HASENE olarak yalnızca mazlum coğrafyalara değil, Avrupa’da da ihtiyaç sahiplerine destek olmayı hedefliyoruz. Kumanya kampanyası kapsamında burada da</p>

<p style="text-align:start">dağıtımlar planlanacak ve yardımlar yerel düzeyde de ulaştırılacak,” dedi. Sevinç: Yardımları Doğru Kişilere Ulaştırmak İçin Titizlikle Çalışıyoruz Proje sorumlusu ve HASENE International Başkan Yardımcısı Murat Sevinç, ihtiyaç tespiti sürecini şu sözlerle anlattı: “Kampanyamızda ihtiyaç tespitini büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Saha ekiplerimiz, birçok bölgede yerinde gözlemler yaparak ihtiyaçları detaylı şekilde raporluyor. Bunun yanı sıra, yerel yönetimlerin sağladığı sosyal destek verileri ve güvenilir sivil toplum kuruluşlarından gelen bilgilerle, yardımların doğru kişilere ulaşmasını garanti altına alıyoruz. Böylece, gerçekten ihtiyaç sahibi olan bireylerin destekten faydalanmasını sağlıyoruz. Kumanya paketlerimiz ise sadece temel gıda maddelerinden ibaret değil. İçerikleri oluştururken, beslenme açısından dengeli ve sağlıklı bir kombinasyon sunmayı özellikle önemsiyoruz.”</p>

<p style="text-align:start">Aldemir: "Milyonlara Umut Olmak İstiyoruz” Kampanya sorumlusu ve HASENE International Başkan Yardımcısı Erol Aldemir, aylar öncesinden hazırlık sürecine katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, kampanyanın hayırlara vesile olmasını diledi. Aldemir, konuşmasında "dünyanın farklı coğrafyalarında bu iyilik hareketine emek veren tüm gönüllülere şimdiden yürekten teşekkür ederim. Her yıl daha geniş bir kitleye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. İnşallah bu yıl da 'Bir kumanya paylaşılır, iyilik iz bırakır' temasıyla milyonlarca insana umut olmak istiyoruz." İfadelerine yer verdi.</p>

<p style="text-align:start">2024’te 131 Bin Kumanya İhtiyaç Sahiplerine Ulaştırıldı</p>

<p style="text-align:start">HASENE International, geçtiğimiz yıl "Tüm zorluklara rağmen iyilikte yarışacağız" sloganıyla düzenlediği kumanya kampanyası kapsamında önemli bir başarıya imza atmıştı. 63 ülkede 290 gözlemcinin katılımıyla gerçekleştirilen kampanya sayesinde Ramazan ayında toplamda 131 bin 107 kumanya paketi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Savaş, doğal afetler ve ekonomik krizlerin etkilediği bölgelerde yürütülen çalışmalar, yalnızca temel gıda yardımı sağlamadı; aynı zamanda dayanışmanın ve kardeşliğin gücünü de gösterdi. HASENE International’ın bu çalışmaları, gözlemcileri eşliğinde titizlikle yürütülerek bağışçılardan gelen yardımların ihtiyaç sahiplerine en doğru şekilde ulaştırılmasını sağladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2025/01/hasene-international-2025-yili-kumanya-kampanyasi-baslatti-1735823153.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mahir Pala, hayatını kaybetti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/mahir-pala-hayatini-kaybetti-6288</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/mahir-pala-hayatini-kaybetti-6288</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'da Göçmen Mücadelesinin Öncü İsmi Mahir Pala Hayatını Kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'da Göçmen Mücadelesinin Öncü İsmi Mahir Pala Hayatını Kaybetti</p>

<p>Aslen Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesi Soğukkuyu Köyü'nden olan ve henüz 16 yaşında çalışmak için Belçika'ya göç eden Mahir Pala, (1957)&nbsp;yaşamını yitirdi. Belçika'da göçmen dayanışması ve hak mücadelesi için ömrünü adayan Pala, uzun yıllar boyunca toplumda iz bırakan çalışmalara imza attı. Eski Belçika Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı olarak tanınan Mahir Pala, her zaman yardıma muhtaç kişilere el uzatarak toplumun sevilen bir figürü haline geldi.</p>

<p>Cenazesi, 27 Aralık 2024 Cuma günü öğle namazını müteakip Emirdağ Çarşı Camii'nde kılınacak namazın ardından, memleketi Soğukkuyu Köyü Mezarlığı'nda toprağa verilecek.</p>

<p>Mahir Pala'nın vefatı, hem Türkiye'deki hem de Belçika'daki dostlarını ve sevenlerini derin bir yasa boğdu. Göçmen mücadelesinin öncüsü olarak geride unutulmayacak bir miras bırakan Mahir Pala'ya Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Dec 2024 20:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/12/mahir-pala-hayatini-kaybetti-1735155632.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başsağlığı-Taziye, Yüksel Pala</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bassagligi-taziye-yuksel-pala-6219</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bassagligi-taziye-yuksel-pala-6219</guid>
                <description><![CDATA[Aslen Emirdağ,Soğukkuyu Köyü halkından olup Belçika Brüksel’de ikamet eden Yüksel Pala, Kalp rahatsızlığı sebebiyle hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Emirdağ,Soğukkuyu Köyü halkından olup Belçika Brüksel’de ikamet eden Yüksel Pala, Kalp rahatsızlığı sebebiyle hayatını kaybetti.<br />
Brüksel'in renkli simalarından olan Evli ve 3 çocuk babası olan 1963 doğumlu Yüksel Pala, cenaze işlemlerinin ardından Çarşamba günü Emirdağ,Soğukkuyu köyünde toprağa verilecek.<br />
Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailesine başsağlığı dileriz.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Dec 2024 17:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/12/bassagligi-taziye-yuksel-pala-1733259300.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İyilik Kışı Yenecek</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/iyilik-kisi-yenecek-6215</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/iyilik-kisi-yenecek-6215</guid>
                <description><![CDATA[HASENE International, 1 Aralık itibarıyla “İyilik Kışı Yener” sloganıyla bu yılki acil yardım çalışmasını başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><!--StartFragment--></p>

<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">HASENE International, 1 Aralık itibarıyla “İyilik Kışı Yener” sloganıyla bu yılki acil yardım çalışmasını başlattı. Çalışma, kış aylarının zorlu şartlarıyla mücadele eden ihtiyaç sahiplerine destek olmayı hedefliyorken çalışmanın yıl sonuna kadar devam edeceği duyuruldu.<br />
<br />
<strong>15’e Yakın Ülkede 35 Gözlemci ile Sahada<o:p></o:p></strong></span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%"><span style="mso-spacerun:yes">&nbsp;</span>Acil yardım çalışması kapsamında, planlanan 15’e yakın ülkede sahada aktif olarak görev alacak yaklaşık 35 gözlemci, yardımların en doğru şekilde dağıtılmasını sağlayacak. Yardımlar arasında gıda paketleri, yakacak, giysi ve battaniye dağıtımı yer alırken, HASENE ekipleri, ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini güldürmek ve kış aylarını daha sıcak geçirmelerini sağlamak için özveriyle çalışacak.<o:p></o:p></span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">Başkan Altaş: “Soğukları Dayanışma ile Isıtabiliriz”<o:p></o:p></span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%"><span style="mso-spacerun:yes">&nbsp;</span>Çalışmaya ilişkin açıklama yapan HASENE International Başkanı Bekir Altaş, yardımların kış aylarında zor durumda olan insanlara umut olduğunu vurguladı. Altaş: “Kış, ihtiyaç sahipleri için hayatta kalma mücadelesine dönüşebiliyor. Dolayısıyla bu mevsim, onlar için hayatın en zor dönemlerinden biri. Bu çalışma ile dayanışma gücünü ortaya koyarak onların yanında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz. Her iyilik, büyük bir fark demektir. Tüm hayırseverleri bu anlamlı iyilik hareketine katılmaya davet ediyorum.” Dedi.<br />
<br />
<strong>Bağış Yaparak Siz de Destek Olabilirsiniz<o:p></o:p></strong></span></p>

<p class="MsoNormal"><em><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">Web Sitesi üzerinden </span></em><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">bagis.hasene.org </span></strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">adresinden kolayca bağış yapabilirsiniz.<em><o:p></o:p></em></span></p>

<p class="MsoNormal"><em><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">Banka Havalesi ile: HASENE International e. V. <o:p></o:p></span></em></p>

<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">Kreissparkasse Köln<o:p></o:p></span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">IBAN: DE80 3705 0299 0149 2890 54<o:p></o:p></span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">BIC: COKSDE33XXX<br />
Açıklama: 0020237, Adresiniz<br />
<br />
KT Bank AG: DE21 5023 4500 0145 2900 01<br />
BIC: KTAGDEFFXXX<o:p></o:p></span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:14.0pt; line-height:115%">Açıklama: 0020237, Adresiniz<o:p></o:p></span></p>
<!--EndFragment-->

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Dec 2024 14:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/12/iyilik-kisi-yenecek-1733147890.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aile hukuku yönünden yeni kanun değişiklikleri</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/aile-hukuku-yonunden-yeni-kanun-degisiklikleri-6181</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/aile-hukuku-yonunden-yeni-kanun-degisiklikleri-6181</guid>
                <description><![CDATA[Samsun Barosu avukatlarından Ayşe Deniz Oral, aile hukuku yönünden yeni kanun değişikliklerine ilişkin bilgi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><em><span style="color:#000000 !important; font-family:Calibri; font-size:13pt">Samsun Barosu avukatlarından Ayşe Deniz Oral, aile hukuku yönünden yeni kanun değişikliklerine ilişkin bilgi verdi.</span></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">Oral, 9. yargı paketinin aile hukukuyla ile ilgili maddelerinin 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe girdiğini anımsattı.</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">Medeni hukukta beklenen bazı değişikliklerin yapılmadığını aktaran Oral, ''Süreli nafaka getirilmesi için kamuoyunda ciddi bir baskı var. Bu yargı paketinde nafakayla ilgili bir düzenleme bulunmuyor.'' dedi.</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">Oral, kanunda, kadının bekarlık soyadını kullanmasının önünün açılmadığını ifade ederek, şunları paylaştı:</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">''Kadının bekarlık soyadını tek başına kullanabilmesi için Anayasa Mahkemesi ilgili kanun maddesini iptal etmiştir. Bu iptal sonucu oluşan kanun boşluğu, henüz doldurulmamıştır. Bu kanun tasarısında kadının bekarlık soyadını kullanabilmesiyle ilgili yasa teklifi sunulmuşken bu teklif kanunlaşmamıştır. Kısmi boşanmayla ilgili teklifler sunulsa da bu konuyla ilgili bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Kısmi boşanmadan kasıt, taraflar karşılıklı olarak boşanmayı isteyip de boşanmasının ferisi niteliğindeki nafaka, tazminat, velayet, dava masrafları gibi konularda anlaşamıyorsa, boşanma kesinleştirilip, geri kalan konularda davanın sürmesi yönünde bir teklifti. Güncel olarak bu mümkün değildir. Kusur oranları, nafaka miktarları, velayetin hangi tarafta kalacağına yönelik tespit yapılmadan taraflar birbirlerinin nikahından düşürülmemektedir. Bu tespit de tüm deliller toplanıp tüm şahitler dinlenmeden yapılmamaktadır. Bu nedenle boşanma davaları senelerce sürebilmektedir.''</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">Medeni kanunda soybağının reddi davası yönünden yapılan değişikliklere değinen Oral, şöyle konuştu:</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">''Soybağının reddi davasında önceden dava hakkı çocuğa ve çocuğun nüfus kaydına yazıldığı erkeğe aitken, artık hem anneye, hem çocuğa, hem çocuğun nüfusuna yazıldığı erkeğe hem de biyolojik babaya aittir. Bir kadın evliyken doğan çocuk kimden olursa olsun evli olduğu eşinin nüfusuna yazılır. Kadının boşanma davası bitmişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuk da kadının eski eşinin nüfusuna yazılır ve eski eşine mirasçı olur. Kadın evliyken eşine ihanet etse de boşandıktan sonra süresini beklemeden veya iddet müddetini ortadan kaldıracak bir dava açmadan çocuk yaparsa eski eşinin nüfusuna geçer. Soybağının reddi davasında da hakim tarafların veya şahitlerin beyanlarını esas almaz. DNA testini mecbur tutar. DNA testini de genelde uygun fiyatlı olan özel labaratuvarda yaptırmaz. Kan örneklerinin adli tıp tarafından incelenmesini şart koşar. Adli tıp faturaları da gayet yüksektir. Bu nedenle dava masrafı yüksektir. Ayrıca biyolojik baba veya çocuğun soybağını reddetmesi gereken erkek ölmüşse de mezar açılması gerekecektir. Mahkeme kardeşten alınacak kan örneklerini de kabul etmemektedir.''</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">Ayşe Deniz Oral, söz konusu davadaki masrafların yüksekliği nedeniyle, kadının eski eşi soybağının reddi davasının külfetine katlanmak istemediğini belirterek, ''Eski kanunda bu dava çocuk tarafından, annesine ve nüfusuna yazıldığı erkeğe karşı açılmaktaydı. Davayı açtırmak isteyen kişi anne olduğu halde kanun tekniğine göre davalı olması gerektiğinden önce çocuğa kayyum atanıyor, sonra kayyum avukata çocuğun adına vekalet veriyor ve bu şekilde dava açılıyordu. Tabi avukatlar çocuğa neden kayyum atandığını, annenin neden davalı olarak göründüğünü anlatana kadar büyük sorunlar yaşıyordu. Bu kanunla açıkladığım sorunlar çözülmüştür. Tabi adli tıp faturalarının yüksekliği ve kadının eski eşiyle muhatap olunmak istenmemesi nedeniyle davası açılmayıp biyolojik babasının nüfusuna geçmeyen bir çok kişi vardır.'' ifadesini kullandı.</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">Yeni yargı paketiyle evlat edinme konusundaki değişiklikler hakkında bilgi veren Oral, ''Kanunun eski halinde birlikte evlat edinen çiftin isimlerinin çocuğun nüfusuna anne ve baba olarak yazılmasına dair bir düzenleme yoktu. Bu husus evlat edinme davalarında talep olarak sunuluyordu. Mahkeme talebi reddediyordu veya kabul ediyordu. Talep reddedildiğinde taraflar üst mahkemeye başvurarak istediği sonuca ulaşsa da evlat edinme davası uzuyordu. Taleplere anne baba hanesinde isim değişikliği eklenmemişse de çocuğun biyolojik anne ve babası aynen evlat edinenin nüfusunda yazılı kalıyordu. Bu da çocuğu okula yazdırırken, çocuğa sigorta yaptırırken büyük engeller çıkartıyordu. Yeni kanun düzenlemesine göre direkt olarak birlikte evlat edinmenin bir sonucu olarak çocuğun anne ve baba ismi evlat edinen çiftin isimleriyle değiştirilmektedir. Evlat edinilen çocuğun ana baba hanesindeki isimler, birlikte evlat edinen çiftin isimleriyle değiştirilir.'' diye konuştu.</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">Avukat Oral, fiili ayrılığa dayalı boşanma yönünden yapılan değişikleri şöyle açıkladı:</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">''Boşanma davası reddedilen kişiler, ret kararının kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl geçtiğinde, ortak hayat kurulamamışsa 3 yıllık ayrılığa dayalı boşanma davası açabiliyordu. Davada kusur ispatına gerek olmayıp, 3 yıl boyunca ortak hayatın kurulamamasını ispatlamak yeterli oluyordu. Açılacak davada, 3 yıllık ayrılığı başlatan davayı açan ve davası reddedilen taraf aleyhinde talep halinde tazminata hükmediliyordu. Bu şekilde boşanmak istemeyen eşi aleyhinde kusur ithaf etme veya delil sunma imkanı olmayan kişiler boşanabiliyordu. Kanunla bu süre 1 yıla düşürülmüştür. Kanun henüz yürürlüğe girmemiştir. Beklenilmesi gereken 1 yıllık süre tarafların birbirini terk ettiği tarihten başlamaz. Açılan boşanma davasının uzamışsa davanın açıldığı tarihten başlamaz. Reddedilen bir boşanma davası varsa reddedilen boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar.''</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">&nbsp;</p>

<p><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">''Çocuğunu yurda bırakan kadının, çocuk doğurduğunu gizlemesine yönelik bir düzenleme yapıldı mı?'' şeklindeki soruyu yanıtlayan Oral, şöyle devam etti:<br />
Çocuğun yetiştirme yurdundan alındığı düşünülürse evlatlık veren aile ile bağı olmayacaktır. Bu sebeple biyolojik annesinin babasının ne zaman öldüğünü veya kendisine miras olarak borç bırakıp bırakmadığını bilemeyecektir. Reddi miras davası açma süresi kanunen 3 aydır. Bu 3 ayı geçiren kişi, eğer tereke borca batıksa mirası hükmen reddetmek için maddi olarak külfetli bir dava açarak, ölenin malvarlıklarını ve tüm borçlarını araştırılmasını istemesi gerekecektir. Evlatlık çocuk biyolojik ailesinden koptuğundan 3 aylık süreyi kaçırması halinde biyolojik ailesinin borçlarıyla muhatap olmak zorunda kalabilecektir. Çocuğun biyolojik ailesi çocuk evlatlık verildikten sonra onu ekonomik yönden korumak istiyorlarsa mirastan koruyucu ıskat ederek borçlarıyla muhatap olmasını engelleyebilirler.''</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">''Evlat edinmede, evlatlık veren anne bu çocuk hiç olmamış gibi nüfusundan kaydını tamamıyla sildirtemez. Buna yönelik bir kanun maddesi de eklenmemiştir. Bilakis çocuğun eski kaydının kalacağına dair madde korunmuştur. Çocuk, kapalı kayıt olarak annesinin nüfusunda görünmeye devam eder. Bu çocuk hiç doğmamış ve bulunmamış gibi gizlilik kararı aldırtabileceğine dair de emsal yargı kararı elimizde yoktur. İlgili kanuna göre evlatlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlatlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir. Yani bu çocuk hiç var olmamış gibi hayatınıza devam etmeniz zordur.''</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">Oral, evlatlık çocuğu biyolojik ailesinden miras kalacak borçlardan koruyacak bir düzenlemenin olmadığını, evlatlık ile biyolojik ailesi arasında, miras haklarının zedelenmemesi için ''evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur'' hükmü nedeniyle yurttan alınan çocukların pek çok sorunla karşılaştığına işaret ederek, şunları kaydetti:</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify"><span style="background-color:#fbfbfb !important; color:inherit; font-family:Rubik; font-size:16px">''Tanış aileler arasında evlatlık verilen çocuğa hem evlat edinen aileden, hem de evlatlık veren aileden miras kalması güzeldir. Ancak, yurttan alınan çocukların evlatlık veren ailenin maddi durumunun ne olduğu fazlaca bilinememektedir. Bunun negatif etkileri nelerdir? Çocuğu evlatlık veren aile, borca batıksa, aleyhlerinde devam eden tazminat davaları varsa, buradaki borç, evlatlığa miras olarak kalacaktır.</span></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 14:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/11/aile-hukuku-yonunden-yeni-kanun-degisiklikleri-1732034764.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalp doktoru Alaaddin Yılmaz’ın vefatı Belçika&#039;yı yasa boğdu</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kalp-doktoru-alaaddin-yilmazin-vefati-belcikayi-yasa-bogdu-6156</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kalp-doktoru-alaaddin-yilmazin-vefati-belcikayi-yasa-bogdu-6156</guid>
                <description><![CDATA[Aslen Afyonkarahisar’a bağlı Emirdağ ilçesi Hamzahacılı köyünden olup, Belçika'nın Hasselt kentinde bulunan Jessa Hastanesinde kalp, damar ve göğüs cerrahisi uzmanı olarak görev yapan dünyaca ünlü kalp doktoru Alaaddin Yılmaz hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Afyonkarahisar’a bağlı Emirdağ ilçesi Hamzahacılı köyünden olup, Belçika'nın Hasselt kentinde bulunan Jessa Hastanesinde kalp, damar ve göğüs cerrahisi uzmanı olarak görev yapan dünyaca ünlü kalp doktoru Alaaddin Yılmaz hayatını kaybetti.<br />
Dünyanın birçok ülkesinde yaptığı “kapalı kalp ameliyatı ” ile bir çığır açan ve ünlenen Dr. Alaaddin Yılmaz'ın vefatı Belçikalı Türkler arasında büyük üzüntü yararttı.<br />
Dr. Alaattin Yılmaz’ın vefatı ile ilgili&nbsp; kardeşi Sedat Yılmaz, kendi sosyal medya hesabından "Her can mutlaka ölümü tadacaktir"<br />
Canim abim Dr. Alaaddin Yilmaz&nbsp; Hakkin Rahmetine kavuşmustur.<br />
Biz senden razıyız canim abim, Allahta senden razi olsun canim abim. Büyük bir niymet kayip ettik. Hayirli dualarinizi esirgemeyin..Allah rahmet eylesin mekani cennet olsun.<br />
Cenazesi yarin ikindi namazindan sonra Emirdag/Hamzahacili Köyüne defin&nbsp; edilecektir." diye duyurdu.<br />
Merhuma Allah'tan rahmet, sevenlerine başsağlığı dileriz.</p>

<p><strong>Dr.Alaaddin Yılmaz Kimdir?</strong></p>

<p>Dr. Alaaddin Yılmaz 1977 yılında Afyonkarahisar’a bağlı Emirdağ ilçesi Hamzahacılı köyünde doğdu. 1996 yılında Rijksuniversiteit Gent'ten tıp doktoru olarak mezun oldu. Genel cerrahi eğitimine Gent'teki St. Jozef Ziekenhuis ve Maria Middelares Ziekenhuis'ta başlamıştır. Eğitimini Hollanda'daki St. Antonius Ziekenhuis Nieuwegein'de Prof. van Swieten'in gözetiminde tamamlamıştır.<br />
2002 yılından beri kardiyotorasik cerrahi alanında alt uzmanlık sahibi tanınmış bir cerrah olarak kariyerine devam etmektedir. Dr. Yılmaz, birçok minimal invaziv cerrahi tekniği geliştirmiştir ve şu anda minimal invaziv kardiyotorasik cerrahi konusunda uluslararası alanda tanınan bir uzman olarak bilinmektedir. Birçok prosedürü kaydedilmiş ve/veya canlı olarak yayınlanmış, böylece bilgilerini meslektaşlarıyla paylaşma imkanı bulmuştur. Uzmanlık alanları arasında labirent prosedürleri, VATS prosedürleri, VATS lobektomileri ve VATS timektomileri yer almaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 Nov 2024 21:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/11/kalp-doktoru-alaattin-yilmazin-vefati-belcikayi-yasa-bogdu-1731190087.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa bu Hafta sonu Kış Saatine Geçiyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupa-bu-hafta-sonu-kis-saatine-geciyor-6116</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupa-bu-hafta-sonu-kis-saatine-geciyor-6116</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'da da Ekim ayının son pazar günü  26 Ekim cumartesi gecesini  27 Ekim pazara bağlayan gece, saatler 03:00 de 1 saat geri alınacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa ülkeleri bu yıl da yaz saatinden kış saatine geçiş yapacak. Bu yıl yaz saatinden kış saatine geçiş, 26 Ekim Cumartesi'yi 27 Ekim Pazar'a bağlayan gece gerçekleşecek. Saatler, sabaha karşı 03:00'te bir saat geri alınarak 02:00'ye dönecek.<br />
Belçika'da da Ekim ayının son pazar günü&nbsp; 26 Ekim cumartesi gecesini&nbsp; 27 Ekim pazara bağlayan gece, saatler 03:00 de 1 saat geri alınacak.<br />
Türkiye ile Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İtalya, İsveç, İsviçre ve Danimarka arasındaki saat farkı 1’den 2’ye, İngiltere ile ise 3'e çıkacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Oct 2024 22:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/10/avrupa-bu-haftasonu-kis-saatine-geciyor-1729713794.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk toplumunun yetiştirdiği ilk doktor Ercan Çeşmeli</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/turk-toplumunun-yetistirdigi-ilk-doktor-ercan-cesmeli-6061</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/turk-toplumunun-yetistirdigi-ilk-doktor-ercan-cesmeli-6061</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'ya çalışmak için göç eden babasının vesilesiyle 1969'da gelen Çeşmeli, Türk toplumunun entegrasyonunu ilerletme hedefiyle hem tıp alanında hem sosyal projelerde kendisi gibi doktor eşiyle başarılı işlere imza atıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - SELEN VALENTE - Belçika'ya göç eden Türk toplumunun yetiştirdiği ilk doktor olarak bilinen Dr. Ercan Çeşmeli, pankreas patolojisindeki uzmanlığıyla tıp alanında başarılarından söz ettirirken sosyal faaliyetleriyle hem Türk kökenli vatandaşlara hem de Belçika toplumuna yardım eli uzatıyor.</p>

<p style="text-align:left">"Kuşaktan Kuşağa Belçika'da Türkler" başlıklı dosya haberin beşinci bölümünde AA muhabiri, 2 yaşındayken geldiği Belçika'nın Gent kentinde doktor olarak bir ilke imza atan, pankreas patolojisi konusunda uzman gastroenterolog Dr. Ercan Çeşmeli ile söyleşi yaptı.</p>

<p style="text-align:left">AA ekibini Gent'te bulunan AZ Sint-Lucas Hastanesi'ndeki ofisinde ağırlayan Çeşmeli'nin göç hikayesi, Türkiye ile Belçika arasında İş Gücü Anlaşması'nın imzalandığı 1964 senesine dayanıyor.</p>

<p style="text-align:left">Belçika'daki Türk toplumunun büyük kısmı gibi Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinden yola çıkan babası, akrabalarının tavsiyesi üzerine Gent kentine yerleşti.</p>

<p style="text-align:left">1969'da annesi ve ablasıyla babasının yanına taşındığında Çeşmeli, henüz iki yaşındaydı.</p>

<p style="text-align:left"><img alt="Doktor Ercan Çeşmeli" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Dr-Ercan_Cesmeli.jpg" style="float:right; height:405px; width:640px" />Çeşmeli, babasının Belçika'ya geliş amacını ve ilk yıllarını şöyle anlattı:</p>

<p style="text-align:left">"Amacı köye ev yaptırmakmış. Yeterince para biriktirdiğinde 1971'de 6-7 ay kadar Türkiye'ye geri dönmüşüz. Ben hatırlamıyorum. Orada köye evini yaptırmış. Belçika'da kalan amcamın 'Çocukların geleceği için dönseniz iyi olur.' demesi üzerine geri dönmüş. Bir seneden kısa bir Türkiye'ye dönüş hikayemiz var. Babamda devamlı bir pişmanlık varmış. Çocuklar döner de çiftçilik yaparlar diye düşünerek tarla almış."</p>

<p style="text-align:left">Babasının hukuk ya da eğitim fakültesi tahsillerine karşı çıktığı ifade eden Çeşmeli, "Türkiye'ye döneceğimiz düşüncesiyle doktor olmamı isterdi." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Diğer yandan kendisi büyüyüp tıp fakültesine başladığında babasının da artık geri dönülmeyeceğini anladığını belirten Çeşmeli, "Benim tıp fakültesine yazılmam bizim için önemli bir aşamaydı. Benden sonra kız kardeşlerim okumaya başladı. Toplum olarak 1990'larda mental bir değişim oldu." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Çeşmeli, eğitim hayatı boyunca kendisine sempatiyle yaklaşıldığını ancak kendisinden sonrakilerin ırkçılığa maruz kaldığını dile getirerek, şöyle konuştu:</p>

<p style="text-align:left">"O zamanlar ilk 10 sene bizleri burada çok seviyorlardı. Bizim burada kalacağımıza kanaat edince durum biraz değişmeye başladı ama ben gittiğim okullarda ilktim, tektim. Sempati vardı. Benim puanlarım çok iyiydi. Sıkıntı çekmedim. Maskot gibiydim. 'Bizde de var bir tane' gibi yaklaşıyorlardı. Benden sonra sıkıntı çekenler sorun yaşadı."</p>

<p style="text-align:left"><strong>Doktor olma yolculuğu</strong></p>

<p style="text-align:left">Dr. Çeşmeli, doktor olma fikrinin ailesindeki mide rahatsızlıklarını iyileştirme hayaliyle başladığını belirterek, "Çocukluk hayalim. Bu, hiçbir zaman değişmedi. Ortaokulda fen bölümünü seçtim. Üniversiteye girdiğimde de benim için şüphe yoktu." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Gent'te ortaokula yazılan ilk Türk olan Çeşmeli, "İlkokulu bitirince tanıdıklardan biri 'Doktor olmak istiyorsan falanca okula git.' dedi. Önümüzde bunu anlatacak, yol gösterecek kimse yoktu. Ben başkalarına yol gösterdim sonrasında. Aile toplantılarına davet ediyorlardı. Benden iki sene sonra 4-5 tane doktor çıktı. Benim gittiğim ortaokul ve liseye gittiler." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Çeşmeli, üniversitede okuduğu dönemde Türk öğrenciler için dernek kurduklarını söyleyerek, "Bizden sonrakilere yardımcı olmak için dernek kurduk. Biz, bunu baştan organize şekilde yaptık. Okumaya başlayanlar çoğaldı. Evimize ziyarete gelirlerdi. Aileler çocuklarını, karneleri getirirlerdi. 'Bu çocuklar doktor olur mu?' diye sorarlardı." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;Sosyal faaliyetleri</strong></p>

<p style="text-align:left">En gurur duyduğu işlerin imza attığı sosyal projeler olduğunu dile getiren Çeşmeli, aynı hastanede kadın hastalıkları uzmanı olarak görev yapan eşi Leyla Yüksel ile tanıştıktan sonra bu faaliyetlere hız verdiklerini anlattı.</p>

<p style="text-align:left">Çeşmeli, Kovid-19 salgını döneminde bu alanda Belçika'da önde gelen doktorlardan biri haline geldiğini belirterek, "(Sosyal medya üzerinden) Birçok seminer verdik. Türk toplumuna yön vermeye çalıştık. Büyük aşı kampanyalarımız oldu." şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Gurur duyduğu diğer bir projenin de 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından düzenledikleri kampanya olduğunu vurgulayan Çeşmeli, "Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde başka sosyal kurumların da işbirliğiyle 3 köy kurduk." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Çeşmeli, "Göç tarihimiz kaybolmasın diye Gent Şehir Müzesi'yle ilk jenerasyonun getirdiği hatıralardan, eşyadan oluşan bir koleksiyon hazırladık." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Uzmanlık alanı olan pankreas patolojisi üzerine akademik dersler verdiğini dile getiren Çeşmeli, sosyal alanda yaptığı işlerin de tıp alanındaki faaliyetleri kadar önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Çeşmeli, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"İlk kuşağın amacı geri dönmekti. Belli bir zaman sonra bu bitti. O zaman bizim toplum olarak kendimize burada yer edinmemiz lazım. Biz kimiz? Bu soru devamlı var. Biz, kendimizi Belçika'nın parçası olarak görüyoruz. Öyle görmek istiyoruz. Gent'te ne oluyorsa bunu Türkiye gözlüğüyle değil buralı olarak görmemiz lazım. Sorumluluk almamız lazım. Derneğimizin adı da 'Vatandaşlık Görevi' (Burgerplicht). Sadece Türkleri ilgilendiren konular değil. Tabii ki geldiğimiz yer belli. Türkiye'yle sürekli bağımız var. Evimiz var. Devamlı gidip geliyoruz ama buranın problemlerini kendimiz de çabalayarak çözmeliyiz. Artık misafir değiliz, biz buralıyız. "</p>

<p style="text-align:left"><strong><img alt="Doktor Leyla Yüksel" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/Dr_leyla_yuksel.jpg" style="float:left; height:420px; width:640px" />Eşi Leyla Yüksel, Anvers'te yerleşik Türk toplumunun yetiştirdiği ilk Türk doktor</strong></p>

<p style="text-align:left">Çeşmeli'nin eşi Leyla Yüksel de eşiyle aynı hastanede saygın doktorlar olarak uyum içinde görev yaptıklarını dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Yüksel, bu uyumun temelinin evlenmelerine vesile olan bir benzerlikle atıldığını ifade ederek, şunları anlattı:</p>

<p style="text-align:left">"Ben burada doğdum. Annem hamile gelmiş 1970'li yıllarda. Ben de Anvers'te doktor olan ilk Türk'üm. Biz de Anvers Üniversitesi'nde Türk öğrenci derneği kurmuştuk. Bir Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla başkonsolosluk tarafından resepsiyon verilmişti. Biz de ilk olduğumuz için davetli listesindeymişiz. Oradaki görevli birbirimize benzediğimizi söyleyerek bizi tanıştırdı."</p>

<p style="text-align:left">Yüksel, kendisinden sonra ikinci tıp mezununun ise kız kardeşi olduğunu ve ardından birçok Türk öğrencinin tıp fakültesine yazıldığını anlattı.</p>

<p style="text-align:left">Çeşmeli ile evliliğinden iki çocuğu olan Yüksel, kızlarının da tıp tahsili yaptığını, oğullarının ise mühendislik okuduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Yüksel, eşiyle üstlendikleri sosyal projelere ilişkin, "Kovid-19 salgını döneminde kurduğumuz STK'mizde amacımız önce toplumu sağlıkla ilgili bilgilendirmekti. O dönem salgının Türk toplumundan geldiği yönünde bir algı vardı." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Daha sonra STK çerçevesinde sadece Türk kökenlilere değil Belçikalılara da gıda ve sağlık paketleri dağıttıklarını belirten Yüksel, 6 Şubat depremlerindeki faaliyetleriyle ilgili, "'4 bin avro karşılığında konteyner alacağız, köyün adını Klein Gent (Küçük Gent) koyacağız.' dediğimizde, sadece bizim hastanemiz değil Gent'teki tüm hastaneler, üniversiteler, yüksekokullar, şirketler, müzeler en azından bir konteyner aldı." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Yüksel, eğitim ve meslek hayatı boyunca Türk toplumunun parçası olduğunun bilinciyle, Türk toplumuna olumlu imaj kazandırma hedefiyle yaşadığını vurgulayarak, "Her zaman 'Benim ayağım kayarsa arkamdakiler de düşer.' diyerek hareket ettim. Hal ve hareketlerime dikkat ettim." dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Oct 2024 10:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/10/turk-toplumunun-yetistirdigi-ilk-doktor-ercan-cesmeli-1728030557.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belçika&#039;ya pideyi getiren Metin Edeer</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/belcikaya-pideyi-getiren-metin-edeer-6058</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/belcikaya-pideyi-getiren-metin-edeer-6058</guid>
                <description><![CDATA[Belçika Türk toplumunun önde gelen isimlerinden restoran işletmecisi ve yardım gönüllüsü Metin Edeer, lezzetli pideleri ve hayırseverliğiyle insanların hayatını tatlandırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - ATA UFUK ŞEKER - Belçika Türk toplumunun önde gelen isimlerinden restoran işletmecisi ve yardım gönüllüsü Metin Edeer, lezzetli pideleri ve hayırseverliğiyle insanların hayatını tatlandırıyor.</p>

<p style="text-align:left">"Kuşaktan Kuşağa Belçika'da Türkler" başlıklı dosya haberin dördüncü bölümünde AA muhabiri, 1978 yılında aile birleşimiyle Belçika'ya gelen Metin Edeer ile söyleşi yaptı.</p>

<p style="text-align:left">"Belçika'ya pideyi getiren Türk" olarak bilinen Edeer, ülkedeki Türk derneklerinden Emirdağ Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EYAD) başkanlığı görevinde de bulundu.</p>

<p style="text-align:left"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/_BELCIKA_METIN_EDEER.jpg" style="float:left; height:409px; width:640px" />Daha önce Emirdağ'da yaşayan ve askerliği bitirince 23 yaşında Belçika'ya taşınan Edeer, 1978'de evlilik yoluyla Brüksel'e geldiğini anlattı.</p>

<p style="text-align:left">Edeer, pideciliğin aslen baba mesleği olduğunu, kendisinin ise Türkiye'de kamyon şoförlüğü yaptığını belirterek, "Babam 59 yıl Emirdağ'da pidecilik yaptı. Her çocuk babasının mesleğini pek sevmez. Ben de onun gibi. Dayımın nakliyat şirketi vardı. Onların yanında şehir şehir gezmek, baba disiplininden uzak olmak hoşuma gitti. Kamyon şoförü oldum ve gezmediğim şehir kalmadı." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Brüksel'e geldiği ilk yıllarda düğün ve evlilik masrafları için çalıştığını dile getiren Edeer, "Brüksel yabancı ve çok sakin bir yerdi. İnşaat sektörüne girdim. Türkiye'de elime kürek almamıştım burada amelelik yaptım." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Edeer, Brüksel'de tecrübe ve çevre edinmesinin ardından restorancılığa girmeye karar verdiğine dikkati çekerek, "Brüksel'de 2 tane lokanta vardı. Ben de 1985 yılında 'Metin Pide' olarak ilk pideciyi açtım. Belçika'nın ve Brüksel'in ilk pidecisiyim." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Başlangıçta küçük 5 masalı bir dükkan kurduğunu anlatan Edeer, "Benimki ilk pide fırınıydı. Pideci olarak ilk bendim." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Edeer, Metin Pide'nin hemen tuttuğunu, insanların iç getirdiğini ve ramazanda da pide çıkardığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Pidenin ilk dönemde Türk toplumundan rağbet gördüğünü ancak zamanla Türkler dışında da yoğun ilgi topladığının altını çizen Edeer, 34 sene boyunca dükkana gelip peynirli pide yiyen Belçikalı müşterileri olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Edeer, zaman içinde Belçikalıların damak tadına uygun ürünler de çıkardığına işaret ederek, "Müşteriye göre pide yaptık. Baktık et yemiyor, peynir yemiyor, sebzeli pide, vejetaryen pide yaptık. 8 çeşit pideyle başlamıştık. En son 32 pide çeşidimiz vardı." dedi.</p>

<p style="text-align:left">1990'da Brüksel'de Chaussee de Haecht üzerindeki yere taşındığını söyleyen Edeer, 34 yıl çalıştıktan sonra 2020'de emekli olduğunu, adı halen aynı olan Metin Pide'yi eski bir çalışanına devrettiğini, artık Brüksel dışında bir evde emeklilik hayatı yaşadığını ve Türkiye'ye daha sık gittiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Brüksel'de yardımseverliğiyle de tanınan Edeer, "Ben öksüz büyüdüm. Annemi çok küçük yaşta kaybettim. Babam da çok hayırseverdi. Kimseyi çevirmezdi." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Edeer, 1997 senesinde Emirdağ Yöresi Yardımlaşma Derneğinin kuruluşunda yer aldığını, daha sonra bu derneğin başkanlığını da yaptığını kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Derneklerinin çok çeşitli yardım faaliyetlerinde bulunduğunu söyleyen Edeer, bir arkadaşının ayaklarını kaybettiğini, o dostuna akülü tekerlekli sandalye gönderdiğini ve bundan çok mutlu olduğunu dile getirdi. Edeer, "Onun mutluluğu tarif edilemez. Bir engelliye araba verince gözündeki mutluluk aks ediyor." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Bu konuda daha fazlasını yapmak için çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Edeer, hayırseverlerden para toplayarak Türkiye'nin birçok bölgesinde ihtiyaç sahiplerine akülü araçlar gönderdiklerini anlattı.</p>

<p style="text-align:left">Edeer, "Fakir çocuklar için sünnetler yaptık. Gölcük depreminde yardım ettik. Diğer derneklerle ortak çalışmalar yaptık. Türkiye'ye 2 bin 400 elektrikli engelli aracı götürdük ve dağıttık. İhtiyacı olan herkese gönderdik. Türkiye'ye 11 tane ambulans götürdüm. Bunlardan bir tanesi de Kıbrıs'a gitti." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Emeklilik döneminde ise torun büyütmeye, kitap okumaya, bahçeyle ilgilenmeye ve geziler yapmaya odaklandığını belirten Edeer, Brüksel'in çok merkezi bir konumu olduğunu, kültür merkezi olarak faaliyet gösterecek bir Türk Evi kurulmasının faydalı olacağını söyledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Oct 2024 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/10/belcikaya-pideyi-getiren-metin-edeer-1727973743.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belçika&#039;nın eski Göç Bakanı De Block: &quot;Türklerle hiç sorun yaşamadık&#039;</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/belcikanin-eski-goc-bakani-de-block-turklerle-hic-sorun-yasamadik-6054</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/belcikanin-eski-goc-bakani-de-block-turklerle-hic-sorun-yasamadik-6054</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'nın eski Göç ve İltica Bakanı Maggie De Block, Türkiye ile yapılan İş Gücü Anlaşması'yla ülkelerinde 60 yıldır varlık gösteren Türk toplumunun çok iyi entegre olduğunu ve ekonomik bağımsızlığını elde ettiğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<div style="text-align:left">
<p>BRÜKSEL (AA) - SELEN VALENTE - Belçika'nın eski Göç ve İltica Bakanı Maggie De Block, Türkiye ile yapılan İş Gücü Anlaşması'yla ülkelerinde 60 yıldır varlık gösteren Türk toplumunun çok iyi entegre olduğunu ve ekonomik bağımsızlığını elde ettiğini söyledi.</p>

<p>"Kuşaktan Kuşağa Belçika'da Türkler" başlıklı dosya haberin üçüncü bölümünde AA muhabiri, Belçika'nın eski Göç ve İltica Bakanı Maggie De Block'la röportaj yaptı.</p>

<p>Belçika Başbakanı Alexander de Croo'nun liderliğindeki liberal Open Vld çatısında 25 yıllık siyasi hayatı bulunan, aynı zamanda tıp doktoru olan Flaman politikacı De Block, 2011-2020 yıllarında 3 dönem Göç ve İltica Bakanı olarak görev yaptı.</p>

<p>Bir dönem sağlık bakanlığı da yapan ve halihazırda federal parlamentoda Open Vld'nin grup başkanı olan De Block, Türk toplumunun Belçika'ya İş Gücü Anlaşması'yla göç etmesinin 60. yıl dönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>De Block, Türk toplumunun 300 binin üzerinde nüfusuyla Belçika'daki en büyük diasporadan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Aile birleşimi konusundaki özverili çalışmasıyla Türk toplumunda olumlu intiba bırakan De Block, ülkesinin iş gücü anlaşmalarıyla işçi alma konusunda uzun soluklu bir geleneği olduğunu söyledi.</p>

<p>Belçika'da Göç ve İltica Bakanı olduğu dönemlerde Türk toplumuyla ilgili olumlu izlenimler biriktirdiğini vurgulayan De Block, "Çok iyi entegre olmuş bir diaspora. Hemen hemen herkes çalışmanın bir yolunu buluyor. (Ekonomik açıdan) Çok bağımsız bir topluluk. Türklerle hiç sorun yaşamadık." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>De Block, 60 yıl önce gelen göçmenlerin 3'üncü, 4'üncü kuşak akrabalarıyla birlikte yaşadığına dikkati çekerek her kuşağın topluma yüksek düzeyde uyum sağlamış durumda olduğuna işaret etti.</p>

<p><strong>Aile birleşimi konusunda özverili çalıştı</strong></p>

<p>De Block, görevi sırasında Belçika'daki Türk toplumunun en büyük sorunlarından biri olan aile birleşimi konusuna özellikle eğildiğini dile getirdi.</p>

<p>Aile bağını kanıtlamak için gerekli prosedürü kolaylaştırmak amacıyla attığı adımlara ilişkin De Block, şunları kaydetti:</p>

<p>"Aile birleşimi konusunda oldukça doğru davrandım. Bunu geliştirmek için çok şey yaptım. Biliyorsunuz, bazen burada yaşıyorlar ama Türkiye'den biriyle evlenmek istiyorlar. O durumda bir prosedür var ve bir ilişkiniz olduğunu kanıtlamanız gerekiyor. Aileleri burada yaşasa da çocuklarının eşlerini anavatanlarından bulabildiğini biliyoruz."</p>

<p>De Block, bunun yanında yasa dışı yollarla ülkeye gelinmesi konusunda ise çok katı bir politika izlediğini söyledi.</p>

<p>Düzensiz göçle mücadelenin bir unsurunun da halihazırda Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yaşayan topluluklarla daha iyi çalışmak, onları entegre etmek olduğunun altını çizen De Block, Türk toplumunun aile birleşimini kolaylaştırmanın da bu kapsamda olduğunu ifade etti.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>

<p>De Block, görevi sırasında Belçika'daki Türk toplumunun en büyük sorunlarından biri olan aile birleşimi konusuna özellikle eğildiğini dile getirdi.</p>

<p>Aile bağını kanıtlamak için gerekli prosedürü kolaylaştırmak amacıyla attığı adımlara ilişkin De Block, şunları kaydetti:</p>

<p>"Aile birleşimi konusunda oldukça doğru davrandım. Bunu geliştirmek için çok şey yaptım. Biliyorsunuz, bazen burada yaşıyorlar ama Türkiye'den biriyle evlenmek istiyorlar. O durumda bir prosedür var ve bir ilişkiniz olduğunu kanıtlamanız gerekiyor. Aileleri burada yaşasa da çocuklarının eşlerini anavatanlarından bulabildiğini biliyoruz."</p>

<p>De Block, bunun yanında yasa dışı yollarla ülkeye gelinmesi konusunda ise çok katı bir politika izlediğini söyledi.</p>

<p>Düzensiz göçle mücadelenin bir unsurunun da halihazırda Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yaşayan topluluklarla daha iyi çalışmak, onları entegre etmek olduğunun altını çizen De Block, Türk toplumunun aile birleşimini kolaylaştırmanın da bu kapsamda olduğunu ifade etti.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Oct 2024 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/10/belcikanin-eski-goc-bakani-de-block-turklerle-hic-sorun-yasamadik-1727894941.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Göçü arşivleriyle anlatan gazeteci Hüseyin Dönmez</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/gocu-arsivleriyle-anlatan-gazeteci-huseyin-donmez-6049</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/gocu-arsivleriyle-anlatan-gazeteci-huseyin-donmez-6049</guid>
                <description><![CDATA[Kıdemli gazeteci Hüseyin Dönmez, Belçika'daki Türk toplumunun 60 yıllık tarihini bir yanda babasına ait tahta valizde sakladığı aile hatıraları, diğer yanda imza attığı haberlerden oluşan arşivinde yaşatıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - SELEN VALENTE - Kıdemli gazeteci Hüseyin Dönmez, Belçika'daki Türk toplumunun 60 yıllık tarihini bir yanda babasına ait tahta valizde sakladığı aile hatıraları, diğer yanda imza attığı haberlerden oluşan arşivinde yaşatıyor.</p>

<p style="text-align:left">"Kuşaktan Kuşağa Belçika'da Türkler" başlıklı dosya haberin ikinci bölümünde AA muhabiri, kıdemli gazeteci Hüseyin Dönmez ile söyleşi yaptı.</p>

<p style="text-align:left">İkinci kuşak Türklerden Dönmez'in Belçika'daki yaşamının mimarı, İş Gücü Anlaşması'yla ülkeye maden işçisi olarak gelen babası Mustafa Dönmez oldu.</p>

<p style="text-align:left">AA ekibini Houthalen'deki babaevinin kapısında karşılayan Dönmez, babasının Belçika'ya yalnız geldiğini, 10 yıl kadar lojmanlarda kaldığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Dönmez, "Önceki evimiz, eski bir Belçika eviydi. İçinde lavabosu, banyosu yoktu. Hep şikayette bulunurduk. Babamızı ikna ettik. 1978'de bu eve taşındık. Uzun yıllar gençlik dönemimde burada oturduk. Sonra evlenip kendi çocuklarım olduktan sonra yan tarafı satın aldım. Babamla komşu oldum." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">60 yıllık göç tarihini hem arşivlediği hem de kendi çektiği fotoğraflar, sakladığı mektuplar ve kaleme aldığı haberlerle anlatan Dönmez, kendi öyküsünü anlatmaya, 1959 yılında çekilen bir fotoğrafla başladı.</p>

<p style="text-align:left">Dönmez, "Bu fotoğrafta babam askerdeymiş. Ben doğduktan birkaç ay sonra çekilmiş. Babasına mektup göndermiş ve benim fotoğrafımı istemiş. Dedem de köyden ilçeye gelerek annem, ben, ağabeyim, halam, amcam ve büyükannemle toplu fotoğraf çektirmiş." dedi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Anneciğim babamın 10 sene boyunca dönmesini bekledi"</strong></p>

<p style="text-align:left">Babasının Adapazarı'ndaki şeker fabrikasına iş başvurusu yapmaya gittiği sırada işçi bulma kurumunun önündeki kuyruğu tesadüfen gördüğünü ve Belçika'da işçi olmak için başvuru yaptığını söyleyen Dönmez, "Babam Belçika'da yalnız yaşadı. Anneciğim babamın 10 sene boyunca dönmesini bekledi." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Dönmez, daha sonra annesinin iki kardeşiyle Belçika'ya gittiğini, kendisinin ise lise eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına gittiğini anlatarak şöyle devam etti:</p>

<p style="text-align:left">"Belçika'ya giden ilk işçilerin hiçbiri geleceğe yönelik bir tahminde bulunmadı. Şehirde bir ev, 5-10 dönüm bir arazi, 3-5 kuruş sermaye. Kafalarındaki buydu. Emeklilik hedefi olması mümkün değil. 'Emeklilik nedir?' bilmiyorlardı. Hayat nasıl gelişecek? Türkiye'de 10 yıl sonra çoluk çocuğun durumu ne olacak? Bunlar hep bilinmeyen şeyler..."</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;"17 bin Türk Lirası"</strong></p>

<p style="text-align:left">Dönmez, babasının gurbette biriktirdiği parayla hayatlarının yavaş yavaş değişmeye başladığını ifade ederek "İlk önce köyden kasabaya taşındık. Okula gitmemiz öyle oldu. Küçük bir ev aldık. Babamın biriktirdiği ilk parayı hatırlıyorum. 17 bin Türk Lirası. Küçük bir çıkmaz sokakta ev aldık. Hayatımızı değiştirdi onun kazandığı paralar." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Babasının Belçika'ya gelirken kullandığı tahta bavulu muhafaza eden Dönmez, içi mektuplarla ve fotoğraflarla dolu bavula dair bir anısını şöyle paylaştı:</p>

<p style="text-align:left">"Bir sefer ağabeyimle babamı yolcu etmek istedik. İstanbul'a geldik. Pasaportunu bavulun içine koymuş, bavulu da bagaja vermiş. Vapura bindik Sirkeci'den Harem'e geçiyoruz. Bir baktım son anda vapura babam bindi. Ağabeyim, 'Olamaz, o şimdi gökyüzünde' diyordu. Meğerse valizi gitmiş, kendi havaalanında kalmış."</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Babamın elinde tahta bir valiz ve bir pardösü"</strong></p>

<p style="text-align:left">Dönmez, babasının Belçika'ya gitmek üzere evden ayrıldığı, matemi andıran anları küçük yaşına rağmen hatırladığını belirterek "Küçük yaştaki çocukların hatırladığı şeyler genelde şoke edici şeyler olur. Büyükannem bir yandan annem diğer yandan ağlıyor. Halalarım, komşular gelmişti." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">"Akşamdı. Karanlıktı. Bir hazırlık vardı evde. Babamın elinde tahta bir valiz ve bir pardösü. Meğer onu da emanet almış. Akşam yola çıktı. Anneme daha sonra sorduğumda, köyden 35 kilometre ileride, Sakarya'nın ilçesine yürüyerek gittiğini öğrendim. Bütün gece köyden karanlıkta yürümüş. Sabah Akyazı'ya, oradan Ankara'ya ve bir uçakla Belçika'ya gelmiş."</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Avrupalı Türklerin hayat hikayesi paramparça"</strong></p>

<p style="text-align:left">Dönmez, yine bir fotoğraf göstererek "Bunu 1967'de çektirdik. Babam anneme mektup yazmış, çocuklarının toplu fotoğrafını istemiş. Bir sene değil, iki sene değil. çocuklarınız büyüyor ve göremiyorsunuz. Hep bir geri dönme, bir gün tekrar bir araya gelme umudu... O kadar zor ki." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Gözyaşlarına hakim olamayan Dönmez, şöyle devam etti:</p>

<p style="text-align:left">"Tüm çocukluğum, gençliğim babamdan uzak geçti. 'Baba' diyemedim doğru düzgün. 2000 yılında kaybettik babamı. Bir arada, anne baba kardeşler olarak düzenli yaşayamadık. Avrupalı Türklerin hayat hikayesi paramparça. Bir düzen kurabilmek için ayakta kalabilmek için ne tür fedakarlıklara katlandığımızı bu fotoğraflar gösteriyor."</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;"Yaptığımız işleri kamuoyuna göstermek istedik"</strong></p>

<p style="text-align:left">Dönmez, Belçika'ya geldiği 1977'den 1982'ye kadar Brüksel'de dil ve üniversite eğitimi gördüğünü ancak babasının hastalanmasının ardından, tahsilini yarıda bırakarak Limburg bölgesinde maden ocağında çalıştığını anlattı.</p>

<p style="text-align:left">Bu esnada Brüksel'deyken öğrendiği Fransızcanın yanı sıra Flamanca da öğrenen, üniversiteyi dışarıdan okuyarak İktisat Fakültesi mezunu olan Dönmez, gazeteciliğe başlama öyküsünü şu sözlerle aktardı:</p>

<p style="text-align:left">"Brüksel'den bölgeye gelince sosyal faaliyetlere katılmaya başladım. Yerel bir kulüpte kardeşlerimle top oynamaya başladım. Türk takımı kurduk. Yaşadığımız yer maden işçilerinin yoğun yaşadığı semtti. İtalyanlar, Yunanlar, Portekizliler, Faslılar var. Hepsinin kendine göre takımı var. O dönem gençleri bir araya topladım. FC Vatan diye bir takım kurduk. Turnuvalarda oynamaya başladık. Başarılar elde ettik. Yaptığımız işleri kamuoyuna göstermek istedik. Türkiye'de 70'li yılların sonunda Frankfurt merkezli medya kurumları çalışmaya başladılar. 80'li yılların başında Avrupa'ya yönelik ilaveler çıkarmaya başladı. Hürriyet, Tercüman, Milliyet'in ilaveleri vardı. Bunu fark edince müracaat ettim. Tercüman'ın Belçika Limburg Bölgesi Temsilcisi olarak yaptığımız faaliyetleri paylaşmaya başladık."</p>

<p style="text-align:left">Dönmez, çektiği siyah beyaz fotoğraflar, daktiloyla yazdığı haberleri gazetenin merkezine gönderdiğini, birkaç gün sonra çıkan gazeteleri ise kahvehanelere, camilere dağıttığını anlatarak "Sonrasında yerel gazeteler çıkarmaya başladık. Televizyonda Avrupa Türklerine yönelik programlar yapmaya başladık. 4 farklı program hazırlayıp sundum. 25 sene içerisinde Avrupa Baskısı, Belçika Aktüel, Belçika gündemi, Brüksel gündemi gibi programları bizzat hazırlayıp sundum. Türkiye'de TRT başta olmak üzere birçok ulusal kanala Belçika Türklerinin sorunlarını, Belçika'daki gelişmeleri aktardım." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Belçika-Türkiye Medya Birliği adlı bir kuruluşa başkanlık da eden Dönmez, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Medya alanında yolumuza devam ediyoruz. Bu konuda çok emek verdik. Belçika Türklerinin hayatını kayıt altına alma konusunda birçok arşiv bırakacağız. 60 yıllık geçmişle ilgili belgeler, fotoğraflar, gazete kupürlerini biriktirdik. Belçika'nın 194 yıllık tarihinin üçte birinde Türkler var. Bu demek ki 100 yıl sonra Belçika tarihinde Türklere ayrı bir sayfa ayırmak zorundalar."</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;"O dönemki gazetelerin manşetini süslemişti"</strong></p>

<p style="text-align:left">Dönmez, gazetecilik hayatına dair unutamadığı anılardan birini, AA'nın o dönemki Brüksel temsilcisi Sıtkı Uluç'la yaşadıklarını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">1999'da Limburg bölgesinden milletvekili adayı olduğu dönemde Dönmez, Avrupa'da terör örgütü PKK sempatizanı sesler yükselirken Flaman Yeşiller Partisi Başkanı Jos Geysels'le yaptığı bir söyleşi sırasında, Geysels'in, PKK'nın bir terör örgütü olduğu yönünde ifadeler kullanmasından etkilendiğini, bunu da Uluç'la paylaştığını anlattı.</p>

<p style="text-align:left">Uluç'un bunun önemli bir haber olduğunu belirterek Geysels'in aynı ifadeleri AA mikrofonuna söyleyip söylemeyeceğini sorduğunu dile getiren Dönmez, "Rahmetli Sıtkı Uluç da geldi. Biz de yanında bulunduk. Jos Geysels net bir şekilde bunun Türkiye'nin geleceğine bir katkı sunmayacağını, insanların yüzyıllar geçtikten sonra ortak kaderi paylaştığını, sorunların diyalog yoluyla, insanların vicdanındaki kabulle çözülebileceğini, dışarıdan yapılan baskıların toplumlara fayda getirmeyeceğini detaylı bir şekilde anlatarak karşı olduklarını, bunun bir terör hareketi olduğunu ve onaylamadıklarını söyledi. Bu haber o dönemki gazetelerin manşetini süslemişti." sözleriyle anısını aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Dönmez arşivinden, "Belçikalı Yeşiller'den PKK'ya karşı net tavır" başlığıyla servis edilen haberin bir kopyasını da AA kamerasına gösterdi.</p>

<p style="text-align:left">- Doktor oğlu, deprem sonrasında Hatay'da Belçika ekibinde gönüllü hizmet verdi</p>

<p style="text-align:left">Dönmez, oğlu uzman doktor Buğra Konuralp Dönmez'in, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Belçika'nın Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde kurduğu sahra hastanesinde görev yaptığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Hüseyin Dönmez, göçmen bir dedenin torununun elde ettiği başarıya güzel bir örnek teşkil eden oğlunun, sorumluluk sahibi bir birey olmasıyla gurur duyduğunu dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Oct 2024 10:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/10/gocu-arsivleriyle-anlatan-gazeteci-huseyin-donmez-1727792886.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hasene &quot;Doğayı Koru, Geleceği Yeşert!&quot;Etkinliği Düzenledi</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hasene-dogayi-koru-gelecegi-yesertetkinligi-duzenledi-6031</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hasene-dogayi-koru-gelecegi-yesertetkinligi-duzenledi-6031</guid>
                <description><![CDATA[21 Eylül Cumartesi günü saat 15:00’te, Hasene’nin organize ettiği "Doğayı Koru, Geleceği Yeşert" fidan dikme etkinliği Brüksel'in Josaphat Parkı'nda büyük bir coşku ve katılımla gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">21 Eylül Cumartesi günü saat 15:00’te, Hasene’nin organize ettiği "Doğayı Koru, Geleceği Yeşert" fidan dikme etkinliği Brüksel'in Josaphat Parkı'nda büyük bir coşku ve katılımla gerçekleşti. Bu anlamlı etkinlik, doğaya olan sevgimizi pekiştirmenin yanı sıra, geleceğimiz için yeşil bir adım daha atmamıza vesile oldu.</p>

<p style="text-align:start">Etkinlik, katılımcıların yoğun ilgisi ile başladı. Açılış konuşmasıyla başlayan programda, sürdürülebilir bir dünya için atılacak her küçük adımın ne kadar önemli olduğu vurgulandı. Ardından, ikramlarımız eşliğinde, parkın huzur dolu ortamında katılımcılarla birlikte doğayla iç içe bir gün geçirildi.</p>

<p style="text-align:start">Bu özel günde, katılımcılar küçük saksılara fidan dikerek kendi yeşil alanlarını oluşturma şansı buldu. Her bir fidan, geleceğe daha temiz bir nefes bırakmanın sembolü oldu. Etkinlik aynı zamanda Avrupa genelinde kutlanan "Emisyonsuz Hafta" çerçevesinde gerçekleşerek doğa dostu bir mesajı daha geniş kitlelere ulaştırdı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Sep 2024 20:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/09/haseneden-dogayi-koru-gelecegi-yesert-1727031163.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Okula dönüşte çocukların ekran sürelerini düzenlerken bunlara dikkat! Çocuklarla inatlaşmak sorunu çözmüyor!</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/okula-donuste-cocuklarin-ekran-surelerini-duzenlerken-bunlara-dikkat-cocuklarla-inatlasmak-sorunu-cozmuyor-5996</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/okula-donuste-cocuklarin-ekran-surelerini-duzenlerken-bunlara-dikkat-cocuklarla-inatlasmak-sorunu-cozmuyor-5996</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, okula dönüşte çocukların ekran sürelerini yeniden düzenlerken dikkat edilmesi gereken noktalara değindi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sena&nbsp;Kalaz Güven,&nbsp;okula dönüşte çocukların ekran sürelerini yeniden düzenlerken dikkat edilmesi gereken noktalara değindi.</p>

<p><strong>Ekran sürelerini düzenlemek ve bu geçişi sağlıklı bir şekilde yönetebilmek önemli</strong></p>

<p>Tatil döneminin çocuklar için sınırların daha esnek olduğu, ekrana maruziyetin daha fazla olduğu bir süreç olduğunu hatırlatan&nbsp;Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, “Bu nedenle okula dönüş döneminde çocukların ekran sürelerini düzenlemek ve bu geçişi sağlıklı bir şekilde yönetebilmek oldukça önem kazanıyor.” dedi.</p>

<p>Öncelikle hedefi doğru belirlemek gerektiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, “Tüm yaz ekran kullanımı olan bir çocuğun hayatından teknolojik aletleri tamamen çıkarmak doğru ve sağlıklı bir yol olmayacaktır. Amaç, çocukların dijital cihazları dengeli ve sağlıklı bir şekilde kullanmalarını sağlamaktır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Ekran kısıtlaması yaparken çocuklara rol model olmak gerekiyor</strong></p>

<p>Geçiş sürecinde özellikle dikkat edilmesi gereken bazı noktalar olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Sena&nbsp;Kalaz Güven, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ekran süresini kademeli bir şekilde azaltırken, çocukların bu sürecin bir kısmını eğitici içeriklere ayırması sağlanmalı. &nbsp;Çocuklara ekran kısıtlaması yaparken doğru bir şekilde rol model olmak gerekiyor, aksi takdirde söylenen sözler ve davranışlar tutarlı olmadığında çocukların kısıtlamalara uymama olasılığı artabilir. Okul sonrası ev ödevleri, kitap okuma gibi rutinlere yer açmak da ekran süresinin yerini alacaktır.”</p>

<p><strong>Rutinler dengeli ve esnek olmalı&nbsp;</strong></p>

<p>Rutinlerin, çocuklara bir çerçeve çizdiğini ve ne zaman ne yapacağını bilmelerini sağladığına değinen Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, “Rutinler çocukların&nbsp;zamanı nasıl yöneteceklerini bilmelerine yardımcı olur. Belirli bir rutine bağlı kalmak aynı zamanda çocuklara sorumluluk duygusunu da aşılar. Ne zaman ekran kullanabileceğini ne zaman kullanamayacağını bilmek çocukların rutinlere bağlı kalmasını sağlayarak dijital cihazların aşırı kullanımını önler.” dedi.</p>

<p>Bu rutinlerin dengeli ve esnek olması gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Sena&nbsp;Kalaz Güven, “Sorumluluklarını yerine getirdikten sonra gerektiğinde değişikliklere izin verilmeli. Ekran süresi çocuğun yaşına ve ihtiyacına uygun olarak belirlenmeli. Yemek ve uyku öncesi bir saat gibi belirli zaman diliminde ekran kullanımını yasaklamak faydalı olabilir. Ders çalışma aralarında ekran kullanımının sınırlanması dikkatini sürdürebilmesi ve ders motivasyonunun bozulmaması açısından önemlidir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Anlaşmazlıklar inatlaşmayla değil, iletişimle çözülmeli&nbsp;</strong></p>

<p>Rutin oluştururken çocuğun görüşlerini almanın, rutini çocukla beraber hazırlamanın çocuğun rutine uyumunu kolaylaştıracağını belirten Uzman Klinik Psikolog Sena&nbsp;Kalaz Güven, “Buna rağmen direnç göstermeleri olasıdır. Bu durumun aile içinde bir çatışmaya neden olmamasına özen göstermek hem ebeveyn çocuk ilişkisini korur hem de çocuğun diğer rutinlerine olan uyumunu sürdürme konusunda yardımcı olur. Anlaşmazlık yaşandığı durumlarda inatlaşmak yerine açık bir şekilde iletişim kurmak ve nedenlerini anlatıyor olmak önemlidir ve olası krizler açısından önleyici olabilir.” dedi.</p>

<p><strong>Dijital kısıtlama ciddi anlaşmazlıklara neden oluyorsa profesyonel yardım alınmalı</strong></p>

<p>Ekran kısıtlaması uygularken alternatif aktivite seçenekleri sunmanın çocukların direncini kırabileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Sena&nbsp;Kalaz Güven, “Ailecek geçirilecek keyifli vakitler veya çocuğun hoşlandığı etkinliklere yönlendirmek hoşlarına gidebilecek bir seçenek olabilir. Çocukların dijital kısıtlamalara uyması için ‘bir saatlik ekran süresi için bir saatlik fiziksel aktivite yapmalısın’ gibi basit kurallar koyulabilir bu durum hem direnci kırar hem de ekran kullanımını kısıtlar.” dedi.</p>

<p>Kısıtlamalar nedeniyle çocukların hayal kırıklığı veya öfke hissedebileceklerine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Sena&nbsp;Kalaz Güven, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bu duygularını ifade etmelerine izin vermek ve onlara duygusal destek sağlamak, kısıtlamaların neden olduğu stresin azalmasına yardımcı olabilir. Eğer dijital kısıtlamalar konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyorsa veya çocuklar kısıtlamalara karşı çok güçlü direnç gösteriyorsa, bir çocuk psikoloğu veya danışmandan yardım almak faydalı olabilir. Önemli olan, sürecin empati ve işbirliği ile yönetilmesidir.</p>

<p>Çocukların dijital cihazları öğrenme ve yaratıcılık amaçlı kullanması teknolojiden en iyi şekilde faydalanmalarını sağlar. Bunu yaparken eğlence ve eğitim arasında denge kurmak önemlidir. Çocukların yaşlarına ve ilgi alanlarına göre eğitici uygulama ve oyunlar seçilebilir bu durum matematik, dil ve bilim gibi konuları eğlenceli bir şekilde öğrenmelerini ve ilgilerini arttırmayı sağlayabilir. Resim yapma, müzik oluşturma, animasyon yapma uygulamaları çocukların hayal güçlerini kullanmalarına olanak verir.”</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Sep 2024 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/09/okula-donuste-cocuklarin-ekran-surelerini-duzenlerken-bunlara-dikkat-cocuklarla-inatlasmak-sorunu-cozmuyor-1725899779.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa&#039;nın en turistik kentlerinden Brugge, Airbnb&#039;ye yasak getirecek</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupanin-en-turistik-kentlerinden-brugge-airbnbye-yasak-getirecek-5987</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupanin-en-turistik-kentlerinden-brugge-airbnbye-yasak-getirecek-5987</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'da Avrupa'nın en turistik kentlerinden Brugge, kısa süreli konaklama ayarlama platformu "Airbnb"nin yeni tesisler açmasını yasaklamayı planlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Belçika'da Avrupa'nın en turistik kentlerinden Brugge, kısa süreli konaklama ayarlama platformu "Airbnb"nin yeni tesisler açmasını yasaklamayı planlıyor.</p>

<p style="text-align:left">UNESCO'nun Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Orta Çağ'dan kalan mimarisi ve kanallarıyla Avrupa'nın en turistik şehirlerinden Brugge, "aşırı turizm"le mücadele için Airbnb'ye bazı yasaklar getirmeye hazırlanıyor.</p>

<p style="text-align:left">Ulusal basında yer alan haberlere göre Brugge Belediyesi, yerel halkın turist fazlalığından duyduğu rahatsızlık nedeniyle yaygın kısa süreli konaklama ayarlama platformu Airbnb'nin mevcut tesislerine yenilerinin eklenmesine izin verilmemesi yönünde karar aldı.</p>

<p style="text-align:left">Belçika'nın Batı Flandre bölgesinin başkenti konumundaki Brugge'ün turizm ofisinden alınan bilgiye göre, 2023'te 120 bin nüfuslu kenti günde ortalama 27 bin 500 turist ziyaret etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 16:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/09/avrupanin-en-turistik-kentlerinden-brugge-airbnbye-yasak-getirecek-1725723153.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bisikletleri bozulan Belçikalı turistlere köy muhtarı evinin kapısını açtı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bisikletleri-bozulan-belcikali-turistlere-koy-muhtari-evinin-kapisini-acti-5834</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bisikletleri-bozulan-belcikali-turistlere-koy-muhtari-evinin-kapisini-acti-5834</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'dan bisikletle 2 yıl önce çocuklarıyla çıktıkları turda Çanakkale'nin Çan ilçesinde yolda kalan turist çiftin yardımına koşan köy muhtarı, evinin kapılarını da turistlere açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'dan 2 yıl önce, o dönem 5 aylık olan bebekleri Naïl Wuyts ile bisikletle yola çıkan sokak tiyatrosu sanatçıları Amandine Coucke (32) ve Quentin Wuyts (33) Fransa, İspanya, Fas, İsviçre, Almanya, Avusturya, Slovakya, Polonya, Ukrayna, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan'ın ardından Türkiye'ye ulaştı.</p>

<p>Çiftin bisikletleri, Çan ilçesine bağlı Hurma köyü yakınlarında bozuldu. Yardım istemek için çevredeki bir benzin istasyonuna giden çift, Hurma köyü muhtarı İlyas Güney ile karşılaştı.</p>

<p>Turistlere yiyecek ve su ikram eden muhtar, daha sonra arızalı bisikletleri aracına koyarak tamir ettirmek için Çan'a götürdü.</p>

<p>Belçikalı aileyi evinde bir gece misafir eden Güney, AA muhabirine, turistlerin mağdur olduklarını görünce tamir için yardım ettiğini, yemeğini paylaştığını söyledi.</p>

<p>Turistlerin yola devam edeceklerini belirten Güney, şöyle konuştu:</p>

<p>"Biraz daha kalmaları için ısrar ettik. Akşam yemeğini de yiyip yola çıkarız diye düşünüyorlar. Biz mutluyuz, arkadaşlara yardımcı olduk. Uzak diyarlardan gelmişler bisikletle. Çocukları var, zorluk çekerek geldiler. O kadar kolay değil ve daha çok kilometreleri var. Mersin ve Diyarbakır'a gitmek istiyorlar. Ülkemizin güzelliklerini görmeye gelmişler. Yardımcı olduysak ne güzel. İnşallah yolda bizim gibi iyi kalpli, cana yakın insanlarla karşılaşırlar. Allah yollarını açık etsin."</p>

<h3>"Türk insanı mükemmel"</h3>

<p>Quentin Wuyts da Mersin'e giderken bisikletlerinin bozulduğunu anlattı.</p>

<p>Muhtar Güney'e teşekkür eden Wuyts, "Bize yardımcı olmak istedi. Biz de 'Yeterince paramız yok' dedik. Bize 'Bana güvenebilirsiniz' dedi. Sonra bisikleti arabanın arkasına koyduk ve tamir ettirdik. Çok iyi insanlar." ifadesini kullandı.</p>

<p>Amandine Coucke de çok güzel bir aile ile karşılaştıklarını dile getirerek, "Çok teşekkür ederiz. Türk insanı mükemmel." dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Aug 2024 14:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/08/bisikletleri-bozulan-belcikali-turistlere-koy-muhtari-evinin-kapisini-acti-1724249370.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüksek sıcaklıklar Avrupa genelinde ozon kirliliğini tetikliyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/yuksek-sicakliklar-avrupa-genelinde-ozon-kirliligini-tetikliyor-5817</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/yuksek-sicakliklar-avrupa-genelinde-ozon-kirliligini-tetikliyor-5817</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemi, yüksek sıcaklıkların Avrupa genelinde mevsimsel ozon kirliliğini arttırdığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemi, yüksek sıcaklıkların Avrupa genelinde mevsimsel ozon kirliliğini arttırdığını bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Copernicus'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, yazın başlangıcından bu yana yüzey ozon konsantrasyonlarında artış yaşanıyor.</p>

<p style="text-align:left">Sıcaklık ve ısı dalgalarındaki son yükselmeyle birlikte, 29 Temmuz ile 4 Ağustos arasında Batı ve Güney Avrupa'daki çeşitli bölgelerde yüksek yüzey ozon konsantrasyonları, AB hava kalitesi mevzuatı tarafından belirlenen sınır değerlerini aştı.</p>

<p style="text-align:left">Özellikle, Kuzey İtalya'daki Po Vadisi, Fransa'nın başkenti Paris, Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve Almanya'da en yüksek yüzey ozon konsantrasyonları gözlemleniyor.</p>

<p style="text-align:left">Bu durumun özellikle yaz aylarında akciğer sağlığını tehdit ettiğinin kaydedildi.</p>

<p style="text-align:left">Copernicus Atmosfer İzleme Servisi (CAMS) Müdürü Laurence Rouil, "Değişen iklim nedeniyle sıcaklıklar arttıkça, yetkililerin sağlık risklerini ve çevresel etkileri azaltmak için uygun önlemlerle derhal yanıt vermesini sağlamak giderek daha önemli hale geliyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jul 2024 16:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/yuksek-sicakliklar-avrupa-genelinde-ozon-kirliligini-tetikliyor-1722369807.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Oyuncu Kenan Işık vefat etti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/oyuncu-kenan-isik-vefat-etti-5813</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/oyuncu-kenan-isik-vefat-etti-5813</guid>
                <description><![CDATA[Beyin kanaması sonucu 10 yıldır komada olan tiyatro sanatçısı ve sunucu Kenan Işık, 76 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align:left">Beyin kanaması sonucu 10 yıldır komada olan tiyatro sanatçısı ve sunucu Kenan Işık, 76 yaşında hayatını kaybetti.</h4>

<p>Bir süre Almanya'da Schmieder Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gören Işık, bu sabah İstanbul Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.</p>

<p style="text-align:left">Işık'ın vefatına dair, Film Sanayii ve Tüm Sanatçıları Güçlendirme Vakfı (Film-San), sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Türk tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu Kenan Işık'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz." ifadelerine yer verdi.</p>

<p style="text-align:left">Sanatçının yakın arkadaşlarından Ozan Zeybek de Instagram hesabından Kenan Işık'la fotoğrafını paylaşarak, vefatını duyurdu.</p>

<p style="text-align:left">Oyuncu Ali Sunal da "Sana doyamadık Kenan abicim iyi ki tanımışım, dertleşmişim, şakalaşmışım, sahne paylaşmışım nur içinde yat." paylaşımını yaptı.</p>

<h3 style="text-align:left">Işık, 31 Temmuz'da son yolculuğuna uğurlanacak</h3>

<p style="text-align:left">Kenan Işık için yarın İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) saat 11.00'de tören düzenlenecek.</p>

<p style="text-align:left">Kenan Işık'ın cenazesi, 31 Temmuz Çarşamba günü Ankara Ahmet Hamdi Akseki Cami'nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'na defnedilecek.</p>

<h3 style="text-align:left">Kenan Işık hakkında</h3>

<p style="text-align:left">Tam ismiyle Yusuf Kenan Işık, 1 Ekim 1947'de Malatya'da dünyaya geldi. Ortaöğrenimini devam ettirdiği yıllarda okul tiyatrosunda oyunculuğa başlayan Işık, lise eğitimi için gittiği Ankara'da Meydan Sahnesi'ne girdi.</p>

<p style="text-align:left">Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde okumaya başlayan Işık, öğrencilik yıllarında tiyatrodan hiç kopmadı ve 1972'de Devlet Tiyatrosu sanatçısı oldu.</p>

<p style="text-align:left">Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliği ve senaristlik de yapan usta isim, çeşitli dizilerde de rol aldı.</p>

<p style="text-align:left">Bir dönem gazetecilik de yapan Kenan Işık, "Kim Milyoner Olmak İster" isimli yarışma programıyla seyircilerin beğenisini kazandı. Işık, 10 yıl önce fenalaşıp dengesini kaybederek kafasını yere çarpması sonucu beyin kanaması geçirmişti.</p>

<h3 style="text-align:left">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Işık için taziye mesajı</h3>

<p style="text-align:left">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, "Tiyatro, sinema ve televizyon dünyamızın usta sanatçısı Kenan Işık'a Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı.</p>

<h3 style="text-align:left">Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'dan sanatçı Kenan Işık için taziye mesajı</h3>

<p style="text-align:left">Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Işık'ın Türk tiyatrosunun ve televizyon dünyasının duayen isimlerinden olduğunu, vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğini ifade etti.</p>

<p style="text-align:left">Işık'ın sanatıyla, bilgi birikimiyle ve saygın duruşuyla gönüllerde taht kurduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Kenan Işık, Türk kültür hayatına büyük katkılarda bulunmuştur. Devlet Tiyatrolarımızda da uzun yıllar oyuncu ve yönetmen olarak görev yapan Işık'ın eserleri ve performansları gelecek nesiller için de birer rehber niteliğinde olacaktır. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun."</p>

<p style="text-align:left">Bakan Ersoy, Beril Işık'ı telefonla arayarak, eşi sanatçı Kenan Işık'ın vefatı dolayısıyla başsağlığı diledi.</p>

<p style="text-align:left">Işık'ın ailesinin yanında olduklarını belirten Ersoy, her türlü yardıma hazır olduklarını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jul 2024 14:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/oyuncu-kenan-isik-vefat-etti-1722272553.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, ibadete açılışının 4&#039;üncü yıl dönümünde ziyaretçi akınına uğradı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-ibadete-acilisinin-4uncu-yil-donumunde-ziyaretci-akinina-ugradi-5798</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-ibadete-acilisinin-4uncu-yil-donumunde-ziyaretci-akinina-ugradi-5798</guid>
                <description><![CDATA[Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ibadete açılışının 4'üncü yıl dönümünde ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Ayasofya-i&nbsp;Kebir&nbsp;Cami-i&nbsp;Şerifi&nbsp;ibadete açılışının 4'üncü yıl dönümünde ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p style="text-align:left">Ayasofya-i&nbsp;Kebir&nbsp;Cami-i&nbsp;Şerifi'nin 86 yıl sonra yeniden ibadete açılmasının üzerinden 4 yıl geçti. Bu sürede camiyi yaklaşık 25 milyon kişi ziyaret etti.</p>

<p style="text-align:left">İbadete açılışının 4'üncü yıl dönümü dolayısıyla yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği caminin önünde zaman zaman uzun kuyruklar oluştu.</p>

<p style="text-align:left">Camiye gelen ziyaretçiler gruplar halinde içeriye alındı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>&nbsp;"Ayasofya olağanüstü bir yapı"</strong></p>

<p style="text-align:left">Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu'dan gelen bir çok turistin ilgi gösterdiği&nbsp;Ayasofya-i&nbsp;Kebir&nbsp;Cami-i&nbsp;Şerifi'ne, şehir dışından yerli turistler ile İstanbullular da akın etti.</p>

<p style="text-align:left">Romanya'dan gelen Anca Alistar, "Türkiye'ye ve İstanbul'a ilk kez geldim. Ayasofya Camisi'ni gezdim. Çok etkileyici." dedi.</p>

<p style="text-align:left">İran'dan ailesiyle gelen Alireza Behrooz da, "Ayasofya çok iyi ve çok güzel bir yer. Ziyaret için harika." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Behrooz'un 13 yaşındaki kızı Arina Behrooz ise, "Türkiye, İstanbul çok güzel. Parkları, mescitleri var. Ayasofya'nın mimarisi beni çok etkiledi." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Yunan asıllı Margarita Tzoka, Polonya'dan İstanbul'a ziyaret için geldiğini belirterek, "Ayasofya'ya bayıldım. Burada olduğum için onur ve gurur duydum. Ayasofya'yı ziyaret ettim ve içimde güzel duygular oluştu. Böyle tarihi yerlerde kalbimin ısındığını hissediyorum." şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align:left">İrlanda'dan gelen Anthony Murphy ise, "Ayasofya olağanüstü bir yapı. Bu yapının biraz daha restorasyona ihtiyacı var. Tarihin güzel bir parçası Ayasofya'yı kendi gözlerimle görerek, şahit olduğum için ayrıcalıklı hissediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>"Ayasofya'nın cami oluşundan dolayı çok mutluyuz"</strong></p>

<p style="text-align:left">Muğla'dan Ayasofya'yı görmek için geldiğini belirten Mustafa Çağıran, şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:left">"Özellikle Ayasofya'da namaz kılmaya geldim. Milas'tan 48 kişi geldik. 'Ne hissediyorsunuz?' diye soracak olursanız, tüylerim diken diken oldu. Dünyaya yeniden gelmiş gibi oldum. Hristiyanlardan Müslümanlara geçmiş olması çok büyük bir şey. Mutluyuz. Yarın deseler 'Tekrar gel.' yine gelirim. Güzel bir duygu herkese tavsiye ederim. Tüm dünyanın buraya gelmesini isterim, insan huzur doluyor."</p>

<p style="text-align:left">Üniversite öğrencisi Ayşe Beyza Beşiroğlu ise, "Ayasofya'nın cami oluşundan dolayı çok mutluyuz. Buraya ibadete açılışının 4'üncü yılına ilişkin ziyaret etmeye geldik. Farklı duygular hissediyoruz, çok mutluyuz. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Turist rehberi Samet Can da yabancı turistlerin Ayasofya ve Sultanahmet camilerine ilgisinin yoğun olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p>

<p style="text-align:left">"Özellikle bu sene Güney Amerika'dan bölgeye gelenlerin sayısı oldukça fazla. Ayasofya Camisi'nde turistler 2. katı ziyaret ediyor. Üst katı ziyaret edenler çok etkilendiklerini söylüyorlar. Hatta 'Çok kısa sürdü, keşke biraz daha zamanımız olsaydı.' diyorlar. Çünkü grup halinde 40 kişi geziyorlar. Onun için camiye turistlerin bireysel olarak gelerek, kendilerinin gezmeleri gerekiyor."</p>

<p style="text-align:left">Can, Ayasofya'nın en büyük özelliğinin, camiler arasında en çok padişah türbesini bulundurması olduğunu belirterek, "Tam 5 padişah burada yatıyor. Bunun unutulmaması ve herkesin hatırlaması gerektiğini düşünüyorum." dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jul 2024 15:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-ibadete-acilisinin-4uncu-yil-donumunde-ziyaretci-akinina-ugradi-1721842625.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mobil evler Beton yapılaşmanın önüne geçiyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/mobil-evler-beton-yapilasmanin-onune-geciyor-5769</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/mobil-evler-beton-yapilasmanin-onune-geciyor-5769</guid>
                <description><![CDATA[Yoğun şehirleşmenin ve beton yapılaşmanın olumsuz etkilerine karşı, mobil evlerin sunduğu çevreci ve ekonomik çözümler dikkat çekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align:start"><span style="font-size:14px"><strong>Yoğun şehirleşmenin ve beton yapılaşmanın olumsuz etkilerine karşı, mobil evlerin sunduğu çevreci ve ekonomik çözümler dikkat çekiyor. TÜMEVSİAD Başkanı Murat Yıldız’a göre, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir gelecek bırakmak için mobil evlerin ve hobi bahçelerinin tercih edilmesi büyük önem taşıyor.</strong></span></h2>

<p style="text-align:start">Günümüzün hızla artan şehirleşme trendi, beton yapılarla dolu alanların genişlemesine yol açarken, bu durum hem insan sağlığı hem de çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Betonlaşmanın yaygınlaşmasıyla yeşil alanlar azalıyor, karbon emisyonları artıyor ve şehirlerde yaşam kalitesi düşüyor. Bu sorunlara çözüm olarak öne çıkan mobil evler ve hobi bahçeleri ise çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşam sunarak, her geçen gün daha fazla ilgi görüyor.</p>

<p style="text-align:start">Doğa ile iç içe yaşama imkânı sunan mobil evler, karbon ayak izini azaltma konusunda önemli rol oynuyor. Geleneksel beton yapıların inşasında yüksek miktarda enerji ve kaynak kullanılırken, mobil evler çok daha az malzeme ve enerji ile kullanıma sunuluyor. Bu sayede çevreye verilen zarar en aza indirilirken, sürdürülebilir yaşam alanları oluşturuluyor.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><strong>MURAT YILDIZ: “GÜÇLÜ BİR DAYANIŞMA AĞI KURUYORUZ”</strong></p>

<p style="text-align:start">Mobil ev ve hobi bahçeleri sektörünün Türkiye için önemine değinen TÜMEVSİAD (Tüm Mobil Ev Sanayicileri Dayanışma Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yıldız, “Şehir yaşamının ve beton yapılaşmanın olumsuz etkileri her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Mobil evler ise doğa ile uyumlu, sürdürülebilir ve ekonomik yaşam alanları sunarak bu sorunlara çözüm getiriyor. Mobil evlerin sağladığı avantajlar arasında düşük enerji tüketimi, çevre dostu malzeme kullanımı ve geri dönüştürülebilirlik öne çıkıyor.</p>

<p style="text-align:start">TÜMEVSİAD olarak; mobil ev ve hobi bahçeleri sektörünün gelişmesi, Türkiye genelinde yaygınlaşması ve bu alandaki bilincin artırılması için yoğun çaba gösteriyoruz. Sektörde faaliyet gösteren sanayici ve kooperatifleri bir araya getirerek güçlü bir dayanışma ağı kuruyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için mobil evlerin ve hobi bahçelerinin tercih edilmesi gerektiğine inanıyor ve bu doğrultuda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jul 2024 10:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/mobil-evler-beton-yapilasmanin-onune-geciyor-1720803728.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Brüksel Midi Fuarı 13 Temmuz&#039;da açılıyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bruksel-midi-fuari-13-temmuzda-aciliyor-5751</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bruksel-midi-fuari-13-temmuzda-aciliyor-5751</guid>
                <description><![CDATA[Başkent Brüksel'in Anderlecht Belediyesi sınırları içerisinde her sene yaz mevsiminde kurulan geleneksel ‘Midi Fuarı’ (Foire du Midi)  13 Temmuz Cumartesi günü öğleden sonra açılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BRÜKSEL - Şükrü SAĞLAM&nbsp;</strong><img alt="Foire Du Midi" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/foire-midi.jpg" style="float:left; height:321px; width:480px" /> Başkent Brüksel'in Anderlecht Belediyesi sınırları içerisinde her sene yaz mevsiminde kurulan geleneksel ‘Midi Fuarı’ (Foire du Midi)&nbsp; 13 Temmuz Cumartesi günü öğleden sonra açılıyor.<br />
Avenue du Midi üzerinde 144.defa kurulan Midi Fuarı&nbsp; 18 Ağustos tarihine kadar açık kalacak.<br />
1880'de Brüksel Belediye Meclisi, Grand Place, Place des Martyrs ve Marché-aux-Grains'de aynı anda gerçekleşen üç fuarın, Temmuz başında Boulevard du Midi'de gerçekleşecek tek bir büyük fuarda birleştirilmesine karar vermesinden bu tarafa 144 yıldır aynı yerde kurulan Brüksel'in en önemli lunaparkı olan Foire du Midi, 21 Temmuz'daki Ulusal Gün'den önceki ilk hafta sonu açılıyor.<br />
Hem çocuklar hem de yetişkinler için 123'dan fazla atraksiyonlara sahip olan Midi Fuarı, adrenalin ihtiyacı olan heyecan arayanlar için mükemmel bir eğlence merkezi olarak öne çıkıyor. Aileniz veya arkadaşlarınız ile unutulmaz anlar yaşamak, çocukluk hayellerini ve anılarını tekrar yaşamak ve yenilerini yaşamak isteyen her yaştan insanın günlük hayatın yorgunluğunu ve stresini atmak isteyen Belçikalıların ve turistlerin uzun zamandır beklediği tatil havasını yaşamak isteyenler için iyi bir fırsat sunuyor.<br />
Her yıl 1 milyondan fazla ziyaretçinin uğradığı 1,6 km uzunluğundaki fuar alanında 123 atraksiyon ve yiyecek büfelerinde yaklaşık 400 kişilik bir çalışan ekip hizmet veriyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Jul 2024 12:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/bruksel-midi-fuari-13-temmuzda-aciliyor-1720349453.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gökyüzünden süzülen parlak ışık kümesi heyecan uyandırdı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/gokyuzunden-suzulen-parlak-isik-kumesi-heyecan-uyandirdi-5744</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/gokyuzunden-suzulen-parlak-isik-kumesi-heyecan-uyandirdi-5744</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin bazı illerinde akşam saatlerinde gökyüzünde görülen parlak ışık kümesi kameralara yansıdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/%C4%B1%C5%9F%C4%B1k-k%C3%BCmesi.jpg" style="float:left; height:179px; width:204px" />Başta İstanbul, Çankırı ve Çorum, Afyonkarahisar,Emirdağ'ın pek çok noktasında vatandaşlar, gökyüzünden süzülen parlak ışık kümesini cep telefonlarıyla kaydetti.</p>

<p style="text-align:left">Akşam saatlerinde gökyüzünde görülen parlak ışık kütlesi aşağıya doğru inerek kayboldu.</p>

<p style="text-align:left">Görenlerin şaşkınlık içinde izlediği anları bazı vatandaşlar cep telefonu kameralarıyla kayıt altına aldı.</p>

<p style="text-align:left">Görüntünün bir göktaşına ait olabileceği iddia edildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Jul 2024 00:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/07/gokyuzunden-suzulen-parlak-isik-kumesi-heyecan-uyandirdi-1720249273.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş &quot;Gurbet Kuşu Festivali&quot;ne katıldı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bakan-goktas-gurbet-kusu-festivaline-katildi-5726</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bakan-goktas-gurbet-kusu-festivaline-katildi-5726</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Belçika-Türkiye Göç Anlaşması'nın 60. yılı kutlamaları kapsamında düzenlenen "Gurbet Kuşu Festivali"ne katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">&nbsp;Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş,&nbsp;Belçika-Türkiye Göç Anlaşması'nın 60. yılı kutlamaları kapsamında düzenlenen "Gurbet Kuşu Festivali"ne katıldı.</p>

<p style="text-align:left">Bakan Göktaş, İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralİstanbul Kampüsü'ndeki festivalde yaptığı konuşmada, etkinliğe katıldığı için çok mutlu olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Avrupalı,&nbsp;Belçikalı Türklerin, yaşadıkları topluma güçlü katkılar sunduklarını vurgulayan Göktaş, her biriyle gurur duyduğunu dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">Göktaş, göçün 60. yılında toplumdan önemli figürlerin çıktığına işaret ederek, "İşçi olarak giden birinci kuşak, akabinde doktorlar, mühendisler, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, iş insanı çıkardı." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Avrupa'da yaşayan&nbsp;Belçikalı Türklerin buraya yerleşip, iki ülke arasındaki ticaret hacmine önemli katkılar sunduğunu belirten Göktaş, "Burada başarı örnekleri var, ayrıca çok önemli sanatçılarımız da var; Kubat, Hadise... Futbolcularımız var, toplumun önemli figürleri var. Her biriniz aslında olduğunuz gibi çok kıymetli, çok değerlisiniz. Benim çok değerli dostlarım var aranızda da. Her birinize sevgilerimi sunuyorum. Bu güzel etkinliğin ve Türkiye-Belçika&nbsp;dostluğunun artarak devam etmesini temenni ediyorum. Bu gerçekten çok kıymetli." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left"><img alt="Mahinbur Özdemir_Halis Kökten" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/GURBET_KUSU_FESTIVALI2.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" />Göktaş, iki ülke arasındaki köklü işbirliğinin artarak devam etmesini diledi.</p>

<p style="text-align:left">Ayrıca Bakan Göktaş, festival alanında kurulan,&nbsp;Belçika'ya özgü yemeklerin de yer aldığı etkinlik stantlarını ziyaret etti.</p>

<p style="text-align:left">Bu esnada katılımcılarla sohbet eden Göktaş, hatıra fotoğrafı çektirdi. Göktaş'a ziyaretinde&nbsp;Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Paul Huynen ve İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht eşlik etti.</p>

<p style="text-align:left">Festivalde konuşan Büyükelçi Huynen, 60 yıl önce Türkiye'den&nbsp;Belçika'ya madenlerde çalışmak için birçok insanın gittiğini ve onların artık her sektörde varlıklarını sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p style="text-align:left">Türkiye ve&nbsp;Belçika&nbsp;toplumları arasında çok önemli bağlar olduğuna dikkati çeken Huynen, bu bağların her geçen gün daha da güçlendiğini aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Başkonsolos Tim Van Anderlecht de&nbsp;Belçika'daki Türklerin toplumun yüzde 2'sini oluşturduğunun altını çizerek, "Belçika'da yaşayan 200 bin Türk vatandaş var. Onlar sayesinde bugün burada iki toplumun birlikteliğini kutluyoruz." sözlerini sarf etti.</p>

<p style="text-align:left"><strong><img alt="Hadise" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/GURBET_KUSU_FESTIVALI_Hadise.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" />&nbsp;"Ben kendimi kendime ait hissediyorum"</strong></p>

<p style="text-align:left">Şarkıcı Hadise ise gurbetçi olmanın özlem, yalnızlık ve kalp kırıklığı demek olduğunu vurgulayarak, "Annem ve babam 1970'lerde&nbsp;Belçika'ya taşınıyorlar. Ben 1985'te doğuyorum. Orada okula gidiyorum. Tabii ki de iki dil arasındaki farklar inanılmaz. Flemenkçe konuşurken hatalarım çok oldu. Hatta hala 'Aksanından anlıyoruz buradan olmadığını' diyorlar." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Bir Türk kızı olarak&nbsp;Belçika'da her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığının altını çizen Hadise, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Gurbetçi olarak başka bir yerde yaşamak sizi biraz önden başlatıyor. Çünkü daha güçlü olmak zorundasınız. Dimdik ayakta durmak zorundasınız. Çok güzel bir okul dönemi yaşadım. 2009'da Eurovision Şarkı Yarışması için seçildim. Ülkemi temsil etmiştim Moskova'da. O zaman da burada 'Neden bir gurbetçi kızı ülkemizi temsil ediyor?' dediler.&nbsp;Belçika'da da 'Bu kız&nbsp;Belçika&nbsp;doğumlu, neden bizi temsil etmiyor?' dediler. Bütün bu duygularla birlikte dimdik ayakta durabilmek benim için çok enteresan bir tecrübeydi. Gurbetçilere 'Kendini nereye ait hissediyorsun?' diye sorduğunuzda, bence bunun cevabı çok kolay değil. Ben kendimi kendime ait hissediyorum."</p>

<p style="text-align:left">Efsun Angın ve Sinan Kunter'in sunuculuğunu yaptığı etkinlikte&nbsp;Belçikalı yazar Tom Naegels, göç üzerine yazdığı kitabını konu alan seminer verdi.</p>

<p style="text-align:left">Programda ayrıca 25 yıl boyunca konsoloslukta çalışan iki personele hediye takdim edildi.</p>

<p style="text-align:left">Atölyeler, lezzet durakları ve sanat sergileriyle katılımcıların keyifli bir gün geçirdiği festivalde, Türk kökenli&nbsp;Belçika&nbsp;vatandaşları sanatçılar Kubat, Doğukan Manço ve Ali Pınar sahne aldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Jun 2024 17:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/bakan-goktas-gurbet-kusu-festivaline-katildi-1719693084.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&#039;PAHALI TATİL&#039; İMAJI TÜRK TURİZMİNE ZARAR VERİYOR</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/pahali-tatil-imaji-turk-turizmine-zarar-veriyor-5708</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/pahali-tatil-imaji-turk-turizmine-zarar-veriyor-5708</guid>
                <description><![CDATA[Her yaz sezonu başında yapılan magazinsel içerikli haberlerin 'Bodrum pahalı kent' imajı yarattığını belirten POYD Bodrum Temsilcisi ve Bodrium Hotel & SPA Genel Müdürü Yiğit Girgin, kentte farklı gelir gruplarına uygun konaklama ve yeme içme alternatiflerinin bir arada sunulduğunu söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">Her yaz sezonu başında yapılan magazinsel içerikli haberlerin 'Bodrum pahalı kent' imajı yarattığını belirten POYD Bodrum Temsilcisi ve Bodrium Hotel &amp; SPA Genel Müdürü Yiğit Girgin, kentte farklı gelir gruplarına uygun konaklama ve yeme içme alternatiflerinin bir arada sunulduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:start">Girgin, doğal güzellikleri ve zengin kültürel mirasıyla öne çıkan Bodrum'da özellikle aşırı pahalı lahmacun ve yiyecek içecek ürünleri üzerinden yapılan vurguların, yerli turistleri olumsuz etkilediğine dikkat çekti.</p>

<p style="text-align:start">Yerli turistlerin Yunan adalarına yönelik talebinin de bu algı nedeniyle arttığını dile getiren Yiğit Girgin, bu konuda iç pazarın teşvik edilmesinin ülke ekonomisi için önemini vurguladı.</p>

<p style="text-align:start"><strong>İÇ TURİZM DESTEKLENMELİ</strong></p>

<p style="text-align:start">Yurt dışında pandemi veya savaş dönemlerinde dahi iç pazarları canlandırmak için adımlar atıldığını hatırlatan Girgin, “Rusya savaş döneminde iç turizmi hareketlendirmek için kendi vatandaşlarını Kırım'a gönderdi. Avrupa da pandemi sırasında kendi iç turizmini canlandırmaya çalıştı. Türk ekonomisi, dövizi içeride tutması gerekirken özellikle sosyal medyada Yunan adalarına yönelik yapılan kampanya sektöre zarar veriyor. İç turizmde hareketlenmesini arzu ettiğimiz ülkemizin güzide yerlerinin ön plana çıkmasını beklerken Yunan adaları sanki çok ucuzmuş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Türk vatandaşlarının tüm dünyayı gezmesini tabii ki arzu ederiz. Ama yurt dışı destinasyonlarında ekonomi ve kalite faktörlerini gözetmeksizin yapılan karşılaşmalar sektör adına sorun yaratıyor” diye konuştu.</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><strong>EKONOMİK KARŞILAŞTIRMA YAPMAK DOĞRU DEĞİL</strong></p>

<p style="text-align:start">Bodrum'un genel anlamda gerek tesis, gerekse de hizmet kalitesiyle uluslararası standartlarda olduğunu kaydeden Yiğit Girgin, zemini olmayan ekonomik karşılaştırmaların haksız rekabet yarattığına işaret etti.</p>

<p style="text-align:start">Girgin, “Kapıda vize uygulamasıyla turistler bir kereliğine giriş yapıyor ama giriş oradaki memurun insiyatifine bağlı oluyor. Aslında objektif davrandıklarını düşünüyorum. Fakat kapıda vizeyle gidenlerin adalara giremediği haberleri de geliyor. Yunan adalarında tatil yapmak isteyenlerin karşılaştığı kapıda vize uygulaması bekleme sürelerinin uzaması nedeniyle sıkıntı yaratsa da genel talebi çok etkilemiyor. Bodrum, her bütçeye uyabilecek çeşitlilikte yiyecek içecek alternatifleriyle dolu. Bu nedenle, lahmacun lobisinin ve ekonomisinin Bodrum turizmi için yarattığı aşırı pahalı algısıyla kötü bir ün ve olumsuz söylem geliştirilmesi kimseye fayda sağlamıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:start"><strong>TURİZMDE GİRDİ MALİYETLERİ DÖVİZE ENDEKSLİ</strong></p>

<p style="text-align:start">Türkiye'de genel kalite ve servis hizmetlerinin yüksek olduğunu anlatan Yiğit Girgin sözlerini şöyle sürdürdü: “Döviz bazında maliyetlerimiz artmasına rağmen Türk lirası olarak satış yapıyoruz. Dövizin sabit seyri nedeniyle işletme maliyetlerimiz de her yıl artıyor. Kurun dengesizliği ve olması gereken düzeyde bulunmaması iç pazarı da etkiliyor. Örnek vermek gerekirse 2017'de euro 4 lira iken 2024'de 35 lira oldu; yaklaşık 8,5 kat arttı. 2018'de bin 800 olan asgari ücret bugün 17 bin TL oldu euro ise aynı oranda artmadı. Normalde euronun bu hesaba göre 40 - 50 TL aralığında olması lazım. Bu durum fiyatların yükselmesine neden oluyor. Yurt dışıyla olan rekabet ortamında Bodrum'un bir destinasyon olarak avantajını sürdürebilmesi için ekonomik istikrarın sağlanması gerekiyor”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Jun 2024 10:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/pahali-tatil-imaji-turk-turizmine-zarar-veriyor-1718984834.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sociaal Project Limburgse Derneği,yıl sonu sertifika etkinliği düzenledi</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/sociaal-project-limburgse-dernegiyil-sonu-sertifika-etkinligi-duzenledi-5677</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/sociaal-project-limburgse-dernegiyil-sonu-sertifika-etkinligi-duzenledi-5677</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'nın Beringen kentinde YTB ve Maarif Vakfı desteğiyle 'Büyük Türkçe Projesi' kapsamında çocuklara yönelik eğitim faaliyetlerini sürdüren Sociaal Project Limburgse Derneği, 2023-2024 Eğitim yılı sonu sertifaka etkinliği düzenledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BRÜKSEL- Şükrü SAĞLAM</strong>&nbsp; Belçika'nın Beringen kentinde YTB ve Maarif Vakfı desteğiyle 'Büyük Türkçe Projesi' kapsamında çocuklara yönelik eğitim faaliyetlerini sürdüren Sociaal Project Limburgse Derneği, 2023-2024 Eğitim yılı sonu sertifaka etkinliği düzenledi.<br />
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sociaal Project Limburgse Derneği başkanı Muammer Eroğlu, YTB ve Maarif Vakfı'na teşekkür ederek çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ayrıca, amaçlarının Belçika'da yaşamakta olan Türk çocuklarının kendi dillerini öğrenip asimile olmadan, yaşadıkları Belçika'nın da dillerini öğrenip eğitim hayatlarında başarılı olmalarına yardımcı olmak olduğunu belirtti.<br />
Etkinliğe başta Brüksel Başkonsolosu Umut Deniz, Anvers Başkonsolosu Batu Kesmen, Maarif Vakfı Başkanı Büşra Doğan, Koordinatör Kadir Demir, Milletvekili Hilal Yalçın, Beringen Belediye Başkanı Thomas Vints, Belçika UİD yönetim kurulu üyeleri&nbsp; Yusuf Taşpınar ve Ahmet Kuruoğlu, senatör Ayşe Yiğit, Belçika TDB Başkanı Adnan Demir, Siyasetçilerden Bilgin Bekdemir ve Kenan Ayaz, Pelt Diyanet Camii Başkanı&nbsp; Bünyamin Koç, Leoposburg Diyanet Camii Başkanı Davut Açıkgöz etkinliğe katıldılar.<br />
Etkinlikte söz alan Anvers ve Brüksel Başkonsolosları Batu Kesmen ve Umut Deniz, başarılı eğitim çalışmalarımızdan dolayı dernek yönetimini ve öğretmenleri tebrik ettiler ve başarılarımızın devamını dilediklerini, desteklerinin süreceğini dile getirdiler.<br />
Beringen Belediye Başkanı Thomas Vints, konuşmasında çift dilde eğitim veren Sociaal Project Limburgse Derneği'ni kutlayarak tebrik etti desteklerinin devam edeceğini dile getirdi.<br />
Milletvekili Hilal Yalçın, konuşmasında öğretmenleri ve dernek yönetimini kutlayarak desteklerinin devam edeceğini bildirdi.<br />
Maarif Vakfı Başkanı Büşra Doğan, proje hakkında bilgi vererek desteklerinin devam edeceğini ve başarılı çalışmalarından dolayı öğretmenleri kutladı.<br />
Öğrencilere sertikaları Brüksel Başkonsolosu Umut Deniz, Anvers Başkonsolosu Batu Kesmen,&nbsp;Maarif Vakfı Başkanı Büşra Doğan, ve dernek başkanaları tarafından verildi .<br />
Etkinlikte öğrenciler çeşitli oyun ve gösteriler sergilediler, dernekler arasında bilgi yarışması düzenlendi ve projede görev alan bayanların hazırladığı ev yapımı lezzetler katılımcılara sunuldu</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Jun 2024 15:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/sociaal-project-limburgse-dernegiyil-sonu-sertifika-etkinligi-duzenledi-1718025931.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hac ile ilgili merak edilenler</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hac-ile-ilgili-merak-edilenler-5664</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hac-ile-ilgili-merak-edilenler-5664</guid>
                <description><![CDATA[İslam dünyası için büyük öneme sahip hac ibadeti, 16 Haziran Pazar günü başlayacak Kurban Bayramı içerisinde gerçekleştirilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla kutsal mekanların ziyaret edilmesi anlamına gelen hac, İslam'ın beş şartından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p style="text-align:left">AA muhabiri, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan aldığı bilgilerle, hacla ilgili merak edilen konuları 10 soruda derledi.</p>

<h3 style="text-align:left">Hac kimlere farzdır?</h3>

<p style="text-align:left">Hac, sağlık, servet ve yol emniyeti yönünden haccetme imkanına sahip, akıl sağlığı yerinde ve büluğ çağına erişmiş Müslümanlara farzdır. Bu şartları taşıyan kişinin imkan elde edince, geciktirmeden haccı yerine getirmesi gerekir.</p>

<p style="text-align:left">Kota sınırlamaları sebebiyle müracaat ettiği halde kurada ismi çıkmadığı için hacca gidemeden ölenler, imkan bulamadığı için borçlu olarak ölmüş olmaz. Hac yolculuğuna katlanamayacak ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar ile yaşlılar, haccı yerine getirmekle yükümlü değildir.</p>

<h3 style="text-align:left">Hacda kurban ne zaman kesilir?</h3>

<p style="text-align:left">Hanefi mezhebine göre kurban, bayramın ilk üç gününde kesilir. Daha önce kesilemez. Tehir edilerek daha sonra kesilmesi durumunda ceza olarak ayrıca bir koyun veya keçi kesmek gerekir. Şafii mezhebine göre ise bayramın 4. günü gün batana kadar kurban kesilebilir.</p>

<h3 style="text-align:left">Vekalet yoluyla hac yapılabilir mi?</h3>

<p style="text-align:left">Kendisine hac farz olan biri sağlık, yaşlılık ve benzeri bir sorun sebebiyle bizzat hacca gidemeyecek durumda olursa, başka birisini vekil (bedel) göndererek vekalet yoluyla hac yaptırabilir. Böyle kişilerin, hayattayken birini vekil olarak göndermesi mümkün olduğu gibi mirasçılarına, ölümünden sonra kendi adına bedel hac yaptırılmasını vasiyet etmeleri de mümkündür.</p>

<h3 style="text-align:left">Hacca giden kişinin hacla ilgili kurbanları memleketinde kesilebilir mi?</h3>

<p style="text-align:left">Temettu (önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra yeniden hac için ihrama girilerek yapılan) veya kıran (umre ve haccın ikisine birden niyet edilip ihrama girilerek tek ihramla yapılan) haccına niyet eden hacıların, şükür olarak kesecekleri hayvanları Harem bölgesinde kesmeleri gerekir.</p>

<p style="text-align:left">Bu kurbanın Kurban Bayramı'nda kesilen udhiyye (Kurban Bayramı'nda kesilen) kurbanı ile ilgisi olmadığından, Harem bölgesi dışında kesilmesi geçerli değildir.</p>

<h3 style="text-align:left">Kura sistemi dışında hacca gidebilmek için farklı yöntemlere başvurmak caiz midir?</h3>

<p style="text-align:left">Hac, belli zaman, mekan ve şekillerde yerine getirilen bir ibadettir. Bu ibadetin kabul edilmesinin şartları hacca gidecek kişinin Müslüman, ergenlik çağına ulaşmış ve akıl sağlığının yerinde olması, hac mevsiminde Mekke'de bulunmasıdır. Bu şartları yerine getiren kimsenin hac ibadeti fıkhi ölçüler dahilinde şeklen geçerli olur.</p>

<p style="text-align:left">Ancak kura yöntemiyle hacca gidemeyenlerin, değişik meslek vizeleriyle hacca gitmeleri yalan beyan anlamına geleceğinden dinen caiz değildir. Allah'ın emrine uyarak hac ibadetini yerine getirmek ile yine O'nun koyduğu yalan söyleme yasağını çiğnemek İslam ahlakıyla bağdaşmayan açık bir çelişkidir.</p>

<h3 style="text-align:left">Hacca görevli olarak giden kişinin hac borcu düşer mi?</h3>

<p style="text-align:left">Görevli olarak hacca giden kimse, ister zengin ister fakir olsun yaptığı hac kendi adına geçerlidir. Yaptığı görev karşılığında ücret alması bunu değiştirmez.</p>

<h3 style="text-align:left">Evli bir kadın, kocasının iznini almadan veya yanında mahremi olmadan hac veya umreye gidebilir mi?</h3>

<p style="text-align:left">Hanefi ve Hanbeli mezheplerine göre, hac ibadeti için kadının yanında bir mahreminin bulunması gerekir. Şafiilere göre, üç veya daha fazla güvenilir kadın, yanlarında eş veya mahremleri olmasa da hacca gidebilir. Maliki mezhebine göre ise bir kadın, güvenilir bir grup içerisinde olması halinde tek başına hacca gidebilir.</p>

<p style="text-align:left">Hanefi mezhebine göre, evli bir kadının kendisiyle birlikte gideceği bir mahremi yoksa hacca gitmesi uygun değildir. Ancak kocasının rızasını alan bir kadın, güvenilir bir hac organizasyonuyla Şafii ve Maliki mezheplerini taklit edip mahremsiz olarak hacca gidebilir. Haccın gerekli şartlarını taşıyıp yanında bir mahremi olan kadının farz olan hacca gitmesine eşi engel olamaz.</p>

<h3 style="text-align:left">Sağlık nedeniyle gücü yetmeyen kişi hac bedelini sadaka olarak vermekle hac sorumluluğundan kurtulur mu?</h3>

<p style="text-align:left">Hac ibadetini yapamayacak derecede sağlığı bozulan veya aşırı yaşlılık nedeniyle kendisi hacca gidemeyecek durumda olanlar kendi yerine haccetmesi için masraflarını karşılayarak vekil gönderebilirler. Fakat vekil gönderecek parayı fakirlere sadaka olarak vermekle veya bir hayır kurumuna yardım yapmakla hac görevini yerine getirmiş sayılmazlar. Böyle yapanın hac borcu düşmez, sadakasının sevabını alır.</p>

<h3 style="text-align:left">Borçlanarak hacca gitmek doğru mudur?</h3>

<p style="text-align:left">Maddi yönden haccetme imkanına sahip olmayan kişilerin borçlanarak hacca gitmeleri gerekmez. Ancak borçlanarak hacca gitmeleri halinde, hac ibadeti geçerli olur ve kendilerinden hac sorumluluğu da düşer.</p>

<p style="text-align:left">Haccın farz olması için gerekli şartları taşıdığı halde, hac mevsiminde hazır parası bulunmayan ve borç aldığı takdirde bunu daha sonra ödeme gücüne sahip olan kişilerin bu görevi bir an önce ifa etmeleri için borç alarak hacca gitmeleri uygun olur.</p>

<h3 style="text-align:left">Bankada vadeli hesapta bekletilen para ile hac yapılır mı?</h3>

<p style="text-align:left">İslam dini kişilerin meşru işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helal yollardan elde etmelerini emreder. İbadetler de helal kazançla ifa edilmelidir. Bankada vadeli hesapta bekleyen paranın aslı helal olduğu için bu parayla hacca gidilebilir ancak bu yolla elde edilen faiz gelirlerinin sevap beklemeksizin ihtiyaç sahiplerine dağıtılması ve tövbe edilmesi gerekir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Jun 2024 16:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/hac-ile-ilgili-merak-edilenler-1717772291.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Net Sıfır’a ulaşmak için ısıtmadan kaynaklı karbon emisyonları düşürülmeli”</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/net-sifira-ulasmak-icin-isitmadan-kaynakli-karbon-emisyonlari-dusurulmeli-5654</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/net-sifira-ulasmak-icin-isitmadan-kaynakli-karbon-emisyonlari-dusurulmeli-5654</guid>
                <description><![CDATA[Küresel ısınma dünyamızı tehdit etmeye devam ediyor. Fosil yakıtların kullanımı nedeniyle oluşan sera gazı emisyonları, küresel ısınmanın en önemli nedeni olarak gösteriliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:#ffffff; color:#222222; font-family:Arial,Helvetica,sans-serif; font-size:16px"><strong>Küresel ısınma dünyamızı tehdit etmeye devam ediyor. Fosil yakıtların kullanımı nedeniyle oluşan sera gazı emisyonları, küresel ısınmanın en önemli nedeni olarak gösteriliyor. Bu noktada ısıtma sistemleri belirleyici bir rol oyuyor. Çünkü ısıtma sistemleri, küresel enerji tüketiminin&nbsp;<span style="font-size:16px">yüzde 50</span>’sinden sera gazı emisyonlarının ise&nbsp;<span style="font-size:16px">yüzde 40</span>'ından sorumlu tutuluyor. Özellikle de küresel enerji tüketiminden&nbsp;<span style="font-size:16px">yüzde 40</span>, sera gazı emisyonlarından ise&nbsp;<span style="font-size:16px">yüzde 20 pay alan&nbsp;</span>endüstriyel tesislerin ısıtma<span style="font-size:16px">&nbsp;sistemleri,&nbsp;</span>küresel ısınmayı tetikliyor.</strong></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#222222; font-family:Arial,Helvetica,sans-serif; font-size:16px"><strong><span style="font-size:16px">5 Haziran Dünya Çevre Günü</span>&nbsp;kapsamında açıklamalarda bulunan&nbsp;<span style="font-size:16px">Çukurova Isı Pazarlama Müdürü Osman Ünlü</span>, endüstriyel tesislerde ve işletmelerde ısıtmayı daha sürdürülebilir hale getirmek ve böylece iklim krizinin etkilerini düşürmek için yapılması gerekenleri paylaştı.</strong></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">Hayatımızın merkezinde yer alan ısıtma sistemleri, doğru seçilmediğinde hem dünyamıza hem de bütçemize zarar verebiliyor. Çünkü Isıtma sistemleri, küresel enerji tüketiminin&nbsp;<strong>yüzde 50</strong>’sinden sera gazı emisyonlarının ise&nbsp;<strong>yüzde 40</strong>'ından sorumlu tutuluyor. Endüstriyel tesislerin ısıtması ise küresel enerji tüketiminden&nbsp;<strong>yüzde 40</strong>, sera gazı emisyonlarından ise&nbsp;<strong>yüzde 20 pay alıyor.</strong>&nbsp;Endüstriyel tesislerdeki ısıtma sistemlerinin karbondan arındırılması, Paris Anlaşması kapsamında hedeflenen “Net Sıfır”a ulaşılmanın anahtarı olarak görülüyor. Bu kapsamda işletmelerde ve endüstriyel tesislerdeki eski ve verimsiz ısıtma sistemlerinin yenilenmesi hem dünyamızın geleceği hem de işletmelerin karlılığı açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:start"><strong>5 Haziran Dünya Çevre Günü</strong>&nbsp;kapsamında açıklamalarda bulunan&nbsp;<strong>Çukurova Isı Pazarlama Müdürü Osman Ünlü</strong>, endüstriyel tesislerde ve işletmelerde ısıtmayı daha sürdürülebilir hale getirmek ve böylece iklim krizinin etkilerini düşürmek için yapılması gerekenleri paylaştı:</p>

<p style="text-align:start"><strong>Isıtma, karbon emisyonlarının yüzde 40'ından sorumlu</strong></p>

<p style="text-align:start">“Türkiye dahil dünya genelinde 130’dan fazla ülke Paris Anlaşması’na taraf ve insan kaynaklı faaliyetler sonucu atmosfere salınan sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar yüzde 50, 2050 yılında ise tamamen sıfırlamak üzere çeşitli önlemler alıyor. Isıtma da alınan önlemler arasında ilk sıralarda yer alıyor, çünkü karbon emisyonlarının yüzde 40'ından sorumlu tutuluyor. Bu nedenle 2050 yılında ‘Net Sıfır’a ulaşmak için öncelikle ısıtmadan kaynaklı karbon emisyonlarını düşürmek gerekiyor.</p>

<p style="text-align:start"><strong>İşletmelerin</strong>&nbsp;<strong>ısıtmadan kaynaklı karbon emisyonlarını</strong>&nbsp;<strong>yüzde 50 düşürüyor</strong></p>

<p style="text-align:start">Geleneksel sistemler olarak adlandırdığımız merkezi sıcak hava üflemeli sistemlerin çalışma prensibi enerji tasarrufu yapmak ve karbon emisyonlarını düşürmek noktasında yetersiz kalıyor. Ayrıca işletmenin kârlılığını da önemli ölçüde düşürüyor. Ancak lokal (bölgesel) ve spot (noktasal) ısıtma özelliğine sahip olan elektrikli ve radyant ısıtıcılar ile&nbsp;<strong>yüzde 30 ila 50 oranında tasarruf sağlamak mümkün. Çünkü&nbsp;</strong>elektrikli ve radyant ısıtıcılar, geleneksel sistemlerdeki gibi tüm fabrikayı ısıtmıyor,yalnızca çalışma yapılan alandaki cisimleri ve insanları ısıtıyor. Bu çalışma prensibi, minimum enerji tüketimiyle gün boyu tutarlı ve konforlu bir ortam sunuyor. Dolayısıyla işletmelerin ısıtmadan kaynaklı karbon emisyonlarını&nbsp;<strong>yüzde 50</strong>’lere varan oranlarda düşürüyor.</p>

<p style="text-align:start">Bizde Çukurova Isı olarak, yüksek teknolojili; Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcılarımız, Goldsun Vega serisi elektrikli ısıtıcılarımız ile endüstriyel tesislerin;&nbsp;<strong>Goldsun Elite&nbsp;</strong>seramik plakalı radyant ısıtıcılarımız,&nbsp;<strong>Goldsun Supra Plus&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Goldsun Aqua</strong>&nbsp;serisi elektrikli ısıtıcılarımızla da cafe ve restoran tarzı işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyoruz.” dedi.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Kolay kurulum avantajı sunuyor</strong></p>

<p style="text-align:start"><strong>Osman Ünlü,</strong>&nbsp;konuşmasında ayrıca işletmelerdeki geleneksel ısıtma sistemlerinden radyant veya elektrikli ısıtıcılara geçiş süreci hakkında da bilgi verdi: “Renovasyon süreci oldukça kolay ve pratik oluyor. Kurulum bir hafta veya 10 gün gibi kısa bir sürede tamamlanıyor. Sistemin kurulum süreci, işletmenin faaliyetlerini sürdürmesine engel olmuyor. Ayrıca kurulum çalışmaları, işletmenin konfor şartlarını da etkilemiyor.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Jun 2024 15:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/net-sifira-ulasmak-icin-isitmadan-kaynakli-karbon-emisyonlari-dusurulmeli-1717597794.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Narköy’de “Topraktan Sofraya” Uzanan Bir Yolculuk</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/narkoyde-topraktan-sofraya-uzanan-bir-yolculuk-5649</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/narkoyde-topraktan-sofraya-uzanan-bir-yolculuk-5649</guid>
                <description><![CDATA[Zengin kahvaltı menüsü, organik sertifikalı ürünlerle yapılan enfes geleneksel yemekler ve birbirinden farklı lezzetler Narköy’de sizleri bekliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h4>Organik tarım çiftliği ve içinde bulunduğu muhteşem ormanı ile doğanın kalbinde bir tatil geçirmek isteyenlerin vazgeçilmez adresi&nbsp;<strong>Narköy'de</strong>, yediğiniz ve içtiğiniz her ürünün nerede ve ne şekilde üretildiğini görmek ve deneyimlemek mümkün.</h4>

<p>“Topraktan Sofraya” uzanan bu yolculuk, sezonuna göre organik domates çeşitleri, taze salatalık ve biberler, ev yapımı peynir, tereyağı ve organik ekmekler ile güne iştah kabartan bir başlangıç yapmanıza imkan sağlıyor. Böğürtlen ve domates reçelleri, erik marmeladı, sezonuna göre ev yapımı ballı ve karpuz pekmezli fındık ezmesi ile de kahvaltı keyfinize tatlı bir dokunuş yapıyor. Kendi vadilerinde yetişen sertifikalı organik ürünleri, ormandan yabani bitkileri ve kendi hayvanlarından elde edilen ürünleri mutfakta kullanan&nbsp;<strong>Narköy,&nbsp;</strong>Nar Anne’nin tarifi özel kıtırlı ve yoğurtlu ev eriştesi, zeytinyağlı sebze çeşitleri, sezonuna göre sıcak ve soğuk ot salataları, organik sebzelerle hazırlanmış mücveri, vejetaryen ve etli güveçleri ile sizi benzersiz bir lezzet şölenine davet ediyor.</p>

<p>Doğanın kalbinde, yeşillikler arasında eşsiz bir lezzet deneyimi yaşamak isteyen tatil severler ve aynı zamanda beraber fikirler üreterek, takım olma ruhunu yaşamak isteyen şirketler için&nbsp;<strong>Narköy</strong>, ister konaklamalı ister günü birlik şehirden uzakta bir gün geçirmek isteyen gastronomi sevdalılarının vazgeçilmez bir tercihi olmak üzere siz değerli misafirlerini bekliyor.</p>

<p><strong>Narköy Hakkında:</strong>&nbsp;”Narköy, deneyim odaklı bir merkez olarak çağdaş bir otel ve doğal bir çiftlik mantığıyla yaşamakta ve hizmet vermektedir. Toplamda 14 konforlu oda, ayrıca aile ve grup konaklamalarına uygun ünitelerle donatılmıştır. Çiftliğinde yetiştirilen organik ürünlerle hazırlanan lezzetli yemekler, restoranında misafirlerinin beğenisine sunulmaktadır. Hem açık hem de kapalı deneyim alanlarıyla, doğayla bütünleşik zihne ve ruha iyi gelen aktivite imkanları sağlanmaktadır. Organik tarım çiftliği, doğayla bütünleşik deneyim ve atölye çalışmaları için ideal bir ortam oluştururken, çevreyi saran orman, misafirlerine doğanın tüm güzelliklerini ve sürprizlerini keşfetme fırsatı tanır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/narkoyde-topraktan-sofraya-uzanan-bir-yolculuk-1717499342.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğrenciler yaz okullarında hem öğrenecek hem eğlenecekler</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ogrenciler-yaz-okullarinda-hem-ogrenecek-hem-eglenecekler-5648</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ogrenciler-yaz-okullarinda-hem-ogrenecek-hem-eglenecekler-5648</guid>
                <description><![CDATA[LGS ve TYT sınavları için hazırlıklarını tamamlayan öğrenciler uzun bir maratonun sonuna geldi. 2023-2024 Eğitim öğretim sezonu 14 Haziran günü öğrencilerin karne alması ile sona erecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>LGS ve TYT sınavları için hazırlıklarını tamamlayan ö</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>renciler uzun bir maratonun sonuna geldi. 2023-2024 E</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>itim ö</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>retim sezonu 14 Haziran günü ö</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>rencilerin karne alması ile sona erecek. Peki ö</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>renciler Yaz tatilini nasıl de</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>erlendirecek?&nbsp; Yaz dönemini hem e</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>lenerek hem de ö</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>renerek geçirmek isteyen ö</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>ğ</strong></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>rencilerin tercihi yaz okulları olacak.</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">Pozitif E</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">itim Kurumu da ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">rencilerin yaz tatilinde dolu dolu bir sezon geçirip e</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">lenirken bilgilerini tazeleyece</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">i bir yaz okulu hazırladı.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">Matematik alanında kendini kanıtlayan ve bir çok ulusal ve uluslararası ba</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">arılar elde eden Pozitif E</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">itim kurumu, yaz okulunda matematik ve </span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">İngilizce </span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">ba</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">ta olmak üzere tüm derslere yer verecek. Yaz okulunda bedensel ve zihinsel aktiviteler, e</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">itsel oyunlar, spor, zumba, müzik ve ritmik çalı</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">malar, do</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">a yürüyü</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">leri, geziler, yarı</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">malar da yapılacak.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">Pozitif E</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">itim Kurumu Müdürü Gül Aydın; </span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">İ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">lkokul, ortaokul ve Lise için hazırlanan kampın en dikkat çeken yönünün; ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">rencilerin hem bedensel hem de zihinsel aktiviteler ile geçti</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">imiz sezonun yorgunlu</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">unu hissetmeden, yeni döneme hazırlanmalarını kolayla</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">tıracak </span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">ekilde programlanması oldu</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">unu ifade etti.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">Yaz okulu için kayıtlarının ba</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">ladı</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">ını belirten Pozitif E</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğitim Kurumu Müdürü </span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">Gül Aydın </span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">unları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">"Ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">rencilerimiz yo</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">un ve yorucu bir sezonu geride bıraktı. Tabi yaz tatili için de planlar yapıldı. Biz pozitif e</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">itim kurumu olarak sezonun yorucu temposunu geride bırakan ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">rencilerimiz için harika bir yaz okulu hazırladık. Yaz okulumuzda ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">rencilerimiz en basit tabir ile hem e</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">lenip hem de ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">renecekler. </span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">İ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">lkokuldan Liseye kadar tüm ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">rencilerimiz yeni dönemin hazırlıklarına ba</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">larken aynı zamanda aktiviteler, yarı</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">malar ve geziler ile moral tazeleyecek .&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">Bizler e</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">itimciler ve hatta veliler olarak ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">rencilerimizi yo</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">un geçen ders günlerinden uzakta bir yaz sezonu geçirmelerini sa</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">lamamız lazım. Ve bu dönemi e</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">lenerek ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">renme modeline uyarlamamız gerekli. ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">renci rekabetin içinden uzakla</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">ıp kendini bulabilece</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">i, yeteneklerini ke</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ş</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">fedip, e</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">lenece</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">i bu tür kamplarda moral tazeleyip yeni döneme daha dinç hazırlanmasına yardımcı olacaktır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">Bu yaz eksikleri kapatalım, hem ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">renip hem e</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">lenelim dedik. Liseli ö</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">rencilerimiz için TYT konularını hızlıca bitirece</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">imiz kampımızda; sanat, spor, aktiviteler ve geziler ile motivasyonunuzu yükseltip derslerimize daha fazla odaklanaca</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">ğ</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:'Quattrocento Sans',sans-serif"><span style="color:#000000">ız" .</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Jun 2024 12:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/ogrenciler-yaz-okullarinda-hem-ogrenecek-hem-eglenecekler-1717499065.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>10 soruda kurbanla ilgili merak edilenler</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/10-soruda-kurbanla-ilgili-merak-edilenler-5641</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/10-soruda-kurbanla-ilgili-merak-edilenler-5641</guid>
                <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kuruluna göre, bir hayvanın kesilmeden sadaka olarak birine verilmesi veya kurban bedelini yoksul birine bağışlanmasıyla kurban ibadeti ifa edilmiş sayılmıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>&nbsp;İslam dünyası için büyük öneme sahip&nbsp;Kurban&nbsp;Bayramı, 16 Haziran Pazar günü başlayacak.</p>

<p>Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesme süreci&nbsp;Kurban&nbsp;Bayramı süresince gerçekleştirilecek.</p>

<p>AA muhabiri, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan aldığı bilgilerle,&nbsp;kurbanla ilgili merak edilen konuları 10 soruda derledi.</p>

<p>1 -&nbsp;Kurban&nbsp;kesim vakti ne zaman başlar ve biter?</p>

<p>Kurban&nbsp;kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise sabah namazı vakti girdikten sonra başlayacak.&nbsp;Kurbanlıkların, mutlaka&nbsp;Kurban&nbsp;Bayramı günleri içerisinde kesilmesi gerekecek. Bu süre içinde gece ve gündüz&nbsp;kurban&nbsp;kesilebilecek.</p>

<p>2 - Kimler&nbsp;kurban&nbsp;kesmekle yükümlüdür?</p>

<p>Akıl sağlığı yerinde, büluğa ermiş, temel ihtiyaçları ve borçlarından başka yeter sayı miktarı mala sahip olup seferi olmayan her Müslüman,&nbsp;kurban&nbsp;kesmekle yükümlü sayılıyor. Buna göre, temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80,18 gram altın veya değerinde para ya da eşyaya sahip olanların&nbsp;kurban&nbsp;kesmesi gerekiyor.</p>

<p>3 -&nbsp;Kurban&nbsp;edilecek hayvanlar hangi nitelikleri taşımalı?</p>

<p>Kurban&nbsp;edilecek hayvanın, sağlıklı, organlarının tam ve besili olması gerekiyor. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlar&nbsp;kurban&nbsp;edilmeyecek. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması,&nbsp;kurban&nbsp;edilmesine engel olmayacak.</p>

<p>4 -&nbsp;Kurban&nbsp;kesmek yerine sadaka vermekle ibadet yerine getirilmiş olur mu?</p>

<p>Kurban&nbsp;ibadeti ancak&nbsp;kurban&nbsp;olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilmiş sayılıyor. Bedelini infak etmek suretiyle,&nbsp;kurban&nbsp;ibadeti yerine getirilmiş olmuyor. Kesme olmadan hayvanı sadaka olarak bir kişiye vermek&nbsp;kurban&nbsp;yerine geçmiyor. Aynı şekilde&nbsp;kurban&nbsp;bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle&nbsp;kurban&nbsp;ibadeti ifa edilmiş sayılmıyor.</p>

<p>5 -&nbsp;Kurbanlık olarak satın alınan hayvana, daha sonra başkaları ortak edilebilir mi?</p>

<p>Kurban&nbsp;kesmek isteyen kişiler, büyükbaş hayvanlara 7 kişiye kadar ortak olabiliyor. Böyle bir hayvan, 7 kişiye kadar ortak olarak satın alınabileceği gibi alındıktan sonra veya elde bulunan büyükbaş hayvana 7 kişiyi geçmemek kaydıyla başkaları da ortak edilebiliyor. Ancak ortak olunan büyükbaş hayvanın her bir hissesinin yedide birden az olmaması gerekiyor.</p>

<p>6 -&nbsp;Kurban&nbsp;kestikten sonra namaz kılmak gerekir mi?</p>

<p>Esas olarak&nbsp;kurban&nbsp;namazı diye bir namaz bulunmuyor. Bu namazın dini bir gereklilik olduğu inancı veya kanaati yanlış sayılıyor. Kişi sebepli veya sebepsiz dilediği kadar nafile namaz kılabiliyor.&nbsp;Kurban&nbsp;kesen kişi de böyle bir ibadeti yapma imkanına kavuştuğu için Allah'ın verdiği nimete şükür olarak iki rekat nafile namaz kılabiliyor.</p>

<p>7 - Kredi kartıyla&nbsp;kurban&nbsp;satın almak caiz midir?</p>

<p>Kurban&nbsp;kesmekle mükellef olan şahıs,&nbsp;kurbanlık hayvanı nakit olarak alabileceği gibi kredi kartıyla tek çekim veya vadeli olarak da alabiliyor. Ancak kredi kartı borcunu, ödeme tarihinde ödemek ve gecikmeden kaynaklanan faizli işleme düşmemek gerekiyor. Kredi kartıyla vadeli olarak&nbsp;kurban&nbsp;alırken, vadeyi bankanın uygulaması halinde ilave bir ücret ödenirse kesilen&nbsp;kurban&nbsp;geçerli sayılıyor.</p>

<p>8 - Taksitle&nbsp;kurban&nbsp;alınabilir mi?</p>

<p>Taksitlendirme yoluyla satın alınan bir mal da alıcının mülkiyetine geçtiği için&nbsp;kurban&nbsp;kesmesini gerektirecek mali imkana sahip olan kişinin bu yolla aldığı hayvanı&nbsp;kurban&nbsp;etmesinde bir sakınca bulunmuyor.</p>

<p>9 - Banka kredisiyle&nbsp;kurban&nbsp;kesilebilir mi?</p>

<p>Kurban&nbsp;kesecek kimse,&nbsp;kurbanını peşin satın alabileceği gibi borçlanarak da satın alabiliyor. Ancak borcun faizli alınmaması gerekiyor. Kendi imkanlarıyla&nbsp;kurban&nbsp;kesemeyecek olanların böyle yöntemlere başvurmaları dinen uygun sayılmıyor.</p>

<p>10 - Başkası tarafından bağışlanan parayla&nbsp;kurban&nbsp;kesilebilir mi?</p>

<p>Oğlu veya başkası tarafından kendisine bağış yapılan kimse bu paranın sahibi sayılıyor. Kişi, bağışlanan bu parayla isterse&nbsp;kurbanlık alıp kesebiliyor. Kesilen bu hayvan,&nbsp;kurban&nbsp;yerine geçiyor.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Jun 2024 10:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/06/10-soruda-kurbanla-ilgili-merak-edilenler-1717405273.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>LGS ve YKS öğrencilerine çok önemli uyarılar!</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/lgs-ve-yks-ogrencilerine-cok-onemli-uyarilar-5615</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/lgs-ve-yks-ogrencilerine-cok-onemli-uyarilar-5615</guid>
                <description><![CDATA[Eğitim Danışmanı Barış Balcı, sınavda daha fazla başarı elde edebilmeleri için üniversite sınavına girecek adaylara, sınav öncesi ve sınav esnasında yapılması ve yapılmaması gerekenlerle ilgili çok önemli bilgiler verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim Danışmanı Barış Balcı, sınavda daha fazla başarı elde edebilmeleri için üniversite sınavına girecek adaylara, sınav öncesi ve sınav esnasında yapılması ve yapılmaması gerekenlerle ilgili çok önemli bilgiler verdi. Kahvaltıdan kıyafete,&nbsp; kıyafetten, soru çözme sırasından sınav sabahına işte öneriler.<br />
Lise ve üniversite sınavına çok az bir zaman kaldı. Sınav sabahı ne yapmalıyım? Sınava kiminle gitmeliyim? Soruları çözmeye hangi konudan başlamalıyım? Eğitim Danışmanı Barış Balcı, sınav öncesi ve sınavda yapılması ve yapılmaması gerekenlerle ilgili önerilerini açıkladı.<br />
Barış Balcının sınav adaylarına önerileri şöyle:<br />
<strong>Sınavdan bir gün önce nasıl zaman geçirmeli?</strong><br />
Sınavdan bir gün önce saatlerce açık havada dolaşmayı, saatlerce kalabalık insan toplulukları içinde takılmayı, saatlerce bilgisayar televizyonla vakit geçirmelerini önermiyorum. Sınav gününden bir gün önce biraz yürüyüş yapmak, sevdiği insanlarla küçük aktiviteler yapmak iyi gelir. Eğer aday isterse biraz kitap okuyabilir, daha önce gördüğü konularla ilgili ufak tekrarlar yapabilir.<br />
<strong>Kaçta uyumalı? Kahvaltıda ne yemeli?</strong><br />
Burada sözümüz daha çok ailelere. Sınav sabahı her günkünden faklı, özel bir kahvaltı hazırlamayın. Sınav öğrencisinin alışkın olmayan bünyesi farklı tepki verebilir. Her gün nasıl kahvaltı yapıyorsa o günde öyle yapmalı. Hatta normalde kahvaltı yapmıyorsa o günde kahvaltı yapmayabilir veya çok hafif geçiştirebilir.<br />
Rutini bozmamak gerekir. Her gün hangi saatte uyuyorsa o akşam da aynı saatte uyumalıdır.<br />
<strong>Akrabalar sınavdan önce motive etmek için arasın mı?</strong><br />
Akrabaların araması, bazı kişileri motive eder, iyi gelir. Bazılarını ise tedirgin edebilir. Bu konuda öğrencinin düşüncesi önemli. Öncesinde kendisine bu sorulabilir. Bunu bilip ona göre hareket edilmesini öneriyorum.<br />
<strong>Sınava kiminle gitmeli?</strong><br />
Sınava kiminle gideceği de konuşulmalı. Bazı öğrenciler ailesiyle gidince daha çok strese girebiliyor. Burada da sınav adayının tercihi önemli.<br />
<strong>Sınava giderken nasıl bir kıyafet giymeli?</strong><br />
Hiç giymediği bir kıyafeti sınav günü giymemeli. Yeni alınmış bir ayakkabıyla sınava gitmemeli. Diğer sınav adaylarının dikkatini dağıtacak çok parlak ve renkli şeyler giymemeli. Onun dışında rahat edeceği bir kıyafet ve ayakkabı seçebilir.<br />
<strong>Sınav sabahı için öneriler</strong><br />
Sınav sabahı kalkıp kahvaltı yaptıktan sonra 10-15 dakika kitap okumalarını öneriyorum. Bu stres ve gerginliğini azaltacaktır. Arkasından belki 10-15 tane soru ve cevabı okunabilir. Bu egzersiz bir saat sonra beynin yapacağı işle ilgili onu ısındırmış olur. Bir sporcunun maça girmeden önce kaslarını ısındırması gibi düşünülebilir.<br />
Sınav anında kişi uzun süre sabit kalacağı için biraz yürümeli. Okulda bekleyen kalabalıktan biraz uzak kalıp okul dışında yürüyüş yapmak daha iyi olur. Neşeli, canlı bir müzik dinlemek, komik videolar izlemek iyi gelir.<br />
<strong>Sınav salonunda otururken</strong><br />
Sınavdan önceki fiziki duruşu da çok önemli. Kişinin ayaklarının yerde olması, geriye yaslanması, başının dik olması beyne olumlu sinyaller gönderir. Ayaklarını çaprazlayıp geriye çektiğinde, ellerini kapatıp masanın üstüne eğildiğinde kaşlarını çatıp yüzünü astığında endişe ve tedirginlik duygusu oluşabiliyor. Burundan alınan nefesin karın bölgesinde bekletilmesi ve yavaşça ağızdan bırakılması şeklinde birkaç nefes egzersizi yapabilir.<br />
Beklerken alınacak olumlu sonucu düşünmek iyi gelecektir. Kişi soruları çözdüğünü, cevap anahtarını teslim edip salondan çıktığını hayal edebilir. Beynine alacağı sonucu ne kadar gösterirse beyin buna o kadar hazırlıklı olur.<br />
Sınava gireceği okula girdikten sonra kimlik ve sınava giriş belgesini sırasına bırakıp lavaboya gidebilir, koridorda biraz dolaşabilir.<br />
<strong>Sınavda izlenecek strateji</strong><br />
Sınavda strateji değiştirmek doğru olmaz. Denemelerde izlenilen sırayı aynen uygulamak gerekir. O gün farklı bir strateji denemek riskli olacaktır. O yüzden denemelerde soruları çözmeye hangi dersten başlayıp hangisiyle devam ediliyorsa, hangisiyle bitiriliyorsa yine öyle yapılmalı.<br />
<strong>Turlama tekniği</strong><br />
Sınavda başarıyı artıran etkili bir stratejiden bahsetmek istiyorum: turlama tekniği.<br />
Sınavda soruları çözerken zor bir soruyla karşılaşıp zorlandığında, o soruyu atlamalı. Çünkü kişinin enerjisi düşebilir, moral bozukluğu yaşanabilir. Çok daha rahat çözebileceği sorular üzerindeki gücünü enerjisini azaltabilir. O yüzden soruyu bir kez okuduğunda aklına cevabı gelmediyse bir sonraki soruya geçilmeli. Daha sonra ikinci turda o soruya geri döndüğünde, beyin o soruyu çözmeye daha hazır olacaktır.<br />
Sorulara takılmak, sorularla uğraşmak boğuşmak yerine en rahat, en kolay yapabildiği sorularla yol alması daha iyi sonuç verecektir. Tıpkı bilgisayar oyununda kolay bir bölümü başarıp sonra daha zor bir bölüme geçmek gibi.<br />
Adayların turlama tekniğini denemelerde, yaprak test çözerken de uygulamalarını öneriyorum.<br />
Sınava hazırlandığında kişi bir soruyla uzun süre uğraşabilir, belki öğrenmesine daha fazla katkı sağlar. Ama sınavda bir soruyla fazla uğraşmak zaman kaybına neden olur. Soruları yetiştirememe riski ortaya çıkar.<br />
<strong>Sınav anında dikkat ve odaklanma</strong><br />
Basit hatalardan sorular kaçırabiliyor. Kişi çözeceği soruyu okurken önce soru kelimelerinin altını çizmeli.<br />
Cevap şıklarını okurken bazen çeldirici şıklar olabiliyor. Hepsi doğruya yakın, ama en doğrusu isteniyor olabilir. Yanlış şıkları eleyerek doğru cevabı işaretlemek avantaj sağlar.<br />
Tüm şıkları okumalılar. Soruların başına küçük işaretler bırakabilirler. ‘Bunu boş bırakıyorum’, ‘Buna sonra döneceğim’, ‘İki şık arasında kaldım’ gibi hatırlatıcı işaretler.<br />
Küçük molalar verin<br />
Sınav boyunca dikkatimiz üst seviyede olamayabiliyor, bu yüzde belirli aralıklarla küçük aralar iyi olur. Her konu sonunda bir yudum su içilebilir. Nefes egzersizi yapabilir, biraz gözlerini dinlendirebilir, uzaklara bakabilir. Bir iki dakikalık nefeslenme bir sonraki sürece daha iyi, daha dinç girmesini sağlar.<br />
<strong>Kodlamanın tamamını sınav sonuna bırakmayın</strong><br />
Soruların tamamının kodlamasını sınav sonuna bırakmayın. Kaydırma riski daha yüksek oluyor. Bu yüzden sayfa sonu, ya da iki sayfada bir yapılmasını öneriyorum.<br />
<strong>İki sınav arası cevaplara bakmayın</strong><br />
Bildiğiniz gibi sınavlar iki aşamalı. İki sınav arasında soruların yanıtlarına bakmayı, yanıtlarla ile ilgili konuşulmasını önermiyorum. Yanlış yanıtlanmış bir soru bile moral bozukluğuna sebep olabilir, ikinci sınav için kaygı oluşturabilir. &nbsp;<br />
Lise sınavı için iki sınav arasında biraz gezilebilir, küçük bir şeyler atıştırabilir. Müzik dinlenebilir. Son soruyu görünceye kadar moral bozmamalı, mücadeleyi sürdürme enerjini kaybetmemeli. Son soruyu görünceye kadar sahip oldukları zamanı verimli kullanmaya odaklanmalı.<br />
Üniversite sınavları ise bir gün arayla cumartesi ve pazar günleri yapılacak. Cumartesi akşamı, yeme içmeye, yatış kalkışa tıpkı sınavdan bir gün önce olduğu gibi dikkat etmeli. Kişi ilk sınavın yanıtlarına bakmamalı. İkinci sınava odaklanmalı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 May 2024 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/lgs-ve-yks-ogrencilerine-cok-onemli-uyarilar-1716994310.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>10 soruda vekaletle kurban kesimi</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/10-soruda-vekaletle-kurban-kesimi-5602</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/10-soruda-vekaletle-kurban-kesimi-5602</guid>
                <description><![CDATA[İslam dünyası için büyük öneme sahip Kurban Bayramı, 16 Haziran Pazar günü başlayacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>ANKARA (AA) - FIRAT TAŞDEMİR - İslam dünyası için büyük öneme sahip&nbsp;Kurban&nbsp;Bayramı, 16 Haziran Pazar günü başlayacak.</p>

<p>Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesme süreci&nbsp;Kurban&nbsp;Bayramı süresince gerçekleştirilecek.</p>

<p>AA muhabiri, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan aldığı bilgilerle,&nbsp;vekaletle&nbsp;kurban&nbsp;organizasyonlarında dikkat edilmesi gereken hususları&nbsp;10&nbsp;soruda&nbsp;derledi.</p>

<p>1 -&nbsp;Kurban&nbsp;kesim vakti ne zaman başlar ve biter?</p>

<p>Kurban&nbsp;kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise fecirden (sabah namazı vakti girdikten) sonra başlar.&nbsp;Kurbanlıklar, mutlaka&nbsp;kurban&nbsp;kesim günleri içerisinde kesilmelidir.</p>

<p>Hanefi mezhebine göre bayramın 3. günü akşamına kadar devam eder, bu süre içinde gece ve gündüz&nbsp;kurban&nbsp;kesilebilir. Şafii mezhebine göre ise bayramın 4. günü gün batana kadar&nbsp;kurban&nbsp;kesilebilir.</p>

<p>2 -&nbsp;Vekaletle&nbsp;kurban&nbsp;kesimi&nbsp;nasıl yapılır?</p>

<p>Vekaletle&nbsp;kurban&nbsp;kestirmek isteyen kişinin, kesene vekalet vermesi gerekir. Eğer&nbsp;kurban&nbsp;ibadetinin yerine getirilmesi hususunda bir kurum aracı kılınıyorsa bu durumda&nbsp;kurbanın satın alınması, kesilmesi ve dağıtılması gibi hususlarda kapsamlı bir vekalet verilmelidir. Aracı kişi ve kuruluşlar, vekalet şartlarının dışına çıkmamalı,&nbsp;kurbanlarla ilgili olarak, sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında iş ve işlemlerde bulunmamalıdır.</p>

<p>3 - Küçükbaş ve büyükbaş hayvanlardaki&nbsp;kurban&nbsp;hisseleri nasıl olmalı?</p>

<p>Küçükbaş bir hayvana birden fazla kişinin ortak olması ya da büyükbaş bir&nbsp;kurbanlığa 7'den fazla kişinin hissedar olması caiz değildir. Aynı hisseye birden fazla kişinin ortak olması halinde&nbsp;kurban&nbsp;ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Bu sebeple bir hissenin birden fazla kişiye satılması gibi bir yanlışa düşülmemelidir.</p>

<p>4 -&nbsp;Vekaletle&nbsp;kurban&nbsp;kesimi&nbsp;kimin adına olmalı?</p>

<p>Hayvan,&nbsp;kurban&nbsp;niyetiyle ve vekalet veren kişi adına kesilmelidir.&nbsp;Kurban&nbsp;hisselerine ortak olanların tamamının niyeti ibadet olmalıdır.</p>

<p>5 - Hayvan kesim ücretleri veya organizasyon giderleri&nbsp;kurbanlıklardan karşılanabilir mi?</p>

<p>Hayvan kesim ücretleri veya organizasyon giderleri, kesilen&nbsp;kurbanlık hayvanların etleri, derileri veya sakatatından karşılanmamalı, bunlar ayrıca ödenmelidir.</p>

<p>6 - Hissedarlar belirlenmeden topluca&nbsp;kurban&nbsp;kesilebilir mi?</p>

<p>Hissedarlar belirlenmeden hayvanların topluca kesilmesi caiz değildir. Henüz kesim yapılmadan her bir hissedar,&nbsp;kurban&nbsp;edilecek bir büyükbaş hayvanın en az 7'de bir hissesine kaydedilerek belirlenmeli ve hayvan, belirlenen hissedarlar adına vekaleten kesilmelidir. Bunun aksine örneğin, 6 kişi adına kesilen bir büyükbaş hayvana, kesimden sonra 7'nci kişi dahil edilemez.</p>

<p>7 - Kesim öncesi&nbsp;kurban&nbsp;etlerinin satışının planlanması yapılabilir mi?</p>

<p>Kurban&nbsp;ibadetinin hikmetlerinden biri, toplumun bütün kesimlerinin bayrama iştirak etmelerinin sağlanmasıdır.&nbsp;Kurban&nbsp;etlerinin başta ihtiyaç sahipleri olmak üzere aile efradı, dostlar ve komşular ile paylaşılmasının istenmesi bu amaca yöneliktir. Bu kapsamda&nbsp;kurban&nbsp;etlerinin bir an önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması da esastır.&nbsp;Kurban&nbsp;etlerinin satılıp başka amaçlar doğrultusunda kullanılması bu hikmetlere aykırılık teşkil eder.</p>

<p>Bu nedenle bazı kişi ve kuruluşlar tarafından kesim öncesi henüz organize aşamasında&nbsp;kurban&nbsp;etlerinin satımının planlanması doğru değildir. Dolayısıyla&nbsp;vekaletle&nbsp;kurban&nbsp;kesen kuruluşların kapasitelerini dikkate alarak kesip dağıtabilecekleri sayıda&nbsp;kurban&nbsp;vekaleti almaları, kesim işlemini mutlaka gerçekleştirmeleri ve buradan elde edilen etleri satışa konu etmeden öncelikle muhtaçlara dağıtmaları gerekir.</p>

<p>8 -&nbsp;Kurban&nbsp;eti satılabilir mi?</p>

<p>Ticari kuruluşlar,&nbsp;kurban&nbsp;organizasyonu kapsamında et satımını çağrıştıran uygulamalardan uzak durmalıdır. Et satımı ile&nbsp;kurban&nbsp;ibadeti birbirinden farklı şeylerdir. Dolayısıyla&nbsp;kurban&nbsp;kesimine aracılık eden ticari kuruluşlar, belli kiloda et miktarının&nbsp;kurban&nbsp;sahiplerine verilmesini taahhüt etmemelidirler. Bunun yerine tahmini bir kilo aralığı belirleyerek, bu kilo aralığında bir hayvanı kişi adına vekaleten kesebilirler. Bu durumda çıkan et ne ise hisse sahibine teslim edilmesi gerekir.</p>

<p>Hissedarların etlerinden eksiltme yoluna gidilerek veya tahmini kilodan fazla gelen etler toplanarak yeni bir hisse oluşturulmamalı ve bu etler başkalarına satılmamalıdır.</p>

<p>9 -&nbsp;Kurban&nbsp;etinin tamamı hissedarlara mı verilmeli?</p>

<p>Kuruluşlar,&nbsp;vekaletlerini aldıkları kişiler adına kestikleri&nbsp;kurban&nbsp;etlerinin tamamını ya hissedarlara ya da vekalet şartlarına uygun olarak onların izin verdiği yerlere ulaştırmalıdır. Hissedarlar,&nbsp;kurban&nbsp;hissesinin tamamına sahip olmalı, kuruluşlar fazla hisse toplayabilmek için hisse fiyatını düşük ilan ederek kendi kaynaklarından ilave ücret ödememelidir.</p>

<p>10&nbsp;- Hissedarlara başka hisselerden&nbsp;kurban&nbsp;eti verilebilir mi?</p>

<p>Kurban&nbsp;etlerinin sahiplerine verilmesi üzerine anlaşma yapıldıysa, etlerin karıştırılmaması ve her hissedara kendi&nbsp;kurbanının etinin verilmesi gerekir. Çünkü bu hisseler, vekalet verenlerin mülkiyetinde olduğundan yapılacak her türlü tasarruf onların izni ve onayına bağlıdır.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 May 2024 11:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/10-soruda-vekaletle-kurban-kesimi-1716823926.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş:&quot;Belçika ve Fransa&#039;da, Aile ve Sosyal Hizmetler Ataşeliği açmayı hedefliyoruz&quot;</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bakan-goktasbelcika-ve-fransada-aile-ve-sosyal-hizmetler-ataseligi-acmayi-hedefliyoruz-5588</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bakan-goktasbelcika-ve-fransada-aile-ve-sosyal-hizmetler-ataseligi-acmayi-hedefliyoruz-5588</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ana dil eğitiminin yurt dışında yaşayan çocukların Türk kültürü ve değerlerinden kopmamaları açısından önemli olduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ana dil eğitiminin yurt dışında yaşayan çocukların Türk kültürü ve değerlerinden kopmamaları açısından önemli olduğunu belirterek, "Çocuklarımıza güçlü bir ana dil eğitimi sunmak, onların eğitim ve sosyal hayatlarındaki başarılarını da doğrudan etkileyen bir unsurdur." dedi.</p>

<p>Türkiye Maarif Vakfı (TMV) ve Türk-Alman Üniversitesi (TAÜ) işbirliğinde, üniversitenin Beykoz'daki yerleşkesinde gerçekleştirilen "Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı"nda konuşan Göktaş, böylesine önemli bir programda katılımcılarla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu söyledi.</p>

<p>Yurt dışında yaşayan çocuklara verilecek Türkçe eğitim faaliyetleri için düzenlenen çalıştayı çok kıymetli bulduğunu belirten Göktaş, üniversitelerin, kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla gerçekleştirilen toplantının verimli sonuçlara vesile olmasını diledi.</p>

<p>Türkçenin yaşatılmasına katkılar sunacak çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Göktaş, "Bilimsel çalışmalar, ana dil eğitiminin, bireylerin bağımsız düşünme, doğru anlama ve kendini ifade etme yeteneklerinin gelişiminde önemli bir etken olduğunu gösteriyor. Bu anlamda, bir insanın öncelikli olarak ana dilini en iyi şekilde öğrenmesi hayatının ve geleceğinin şekillenmesinde de çok belirleyici oluyor." diye konuştu.</p>

<p>Anavatanından uzakta doğmuş, büyümüş ve hayata atılmış bir ailenin çocuğu olarak çalışmaların ne kadar kıymetli olduğunu kendisinin de tecrübe ettiğini kaydeden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Ana dil eğitimi, yurt dışında yaşayan çocuklarımızın kültürümüzden, değerlerimizden kopmamaları açısından kritik bir öneme sahiptir. Bunun yanı sıra ana dil eğitiminin aynı zamanda yabancı dil öğrenmede de kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Çocuklarımıza güçlü bir ana dil eğitimi sunmak, onların eğitim ve sosyal hayatlarındaki başarılarını da doğrudan etkileyen bir unsurdur. Bu amaçla Almanya, Hollanda, Avusturya ve&nbsp;Belçika'da yıllar önce okullarda ana dilde eğitim dersleri verilmekteydi."</p>

<p>- "Hizmetlerimizin ve politikalarımızın odağında aile bulunuyor"</p>

<p>Bakan Göktaş, çocukların Türkçeyi etkili şekilde öğrenmeleri ve kullanmalarında ailelerin de rolünün önemli olduğunu, tıpkı aile arasında kurulan güçlü bağlar gibi toplumla da güçlü ve sağlam bir iletişimin ana dille kurulduğunu ifade etti.</p>

<p>Ana dilin aile içindeki iletişimde ve ana yurt ile bağların sürdürülmesinde önemli rol oynadığına dikkati çeken Göktaş, "Çocukların ebeveynleri, büyükanne ve büyükbabalarıyla çok dilli bir ortamda etkili bir iletişim kurmasına olanak tanır. Böylece nesiller arası bağları da güçlendirir." görüşünü paylaştı.</p>

<p>Ailelerin bu süreçte yer almalarına ayrıca önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti:</p>

<p>"Çünkü kimlik ailede gelişir. Sağlıklı nesillerin sürekliliği ve devamlılığı da aile ile sağlanır. Milli ve manevi değerlerin kuşaklar arası aktarımı ancak aile ile mümkündür. Bu nedenle Bakanlık olarak, hizmetlerimizin ve politikalarımızın odağında aile bulunuyor. Aile yapısı ne kadar güçlü ve sağlam olursa evlatlarımızın geleceği de o kadar umut dolu ve refah içinde olur. Aile ne kadar güçlü olursa, toplum da o kadar güçlü olur. Bu inançla bugün, 'güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye' hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçtiğimiz hafta detaylarını açıkladığımız Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı'mızla bu alandaki çalışmalarımıza yeni bir boyut kazandırdık. Eylem planımız kapsamında belirlediğimiz hedefler doğrultusunda çalışmalarımızı başlattık. Atacağımız adımlarla, Türkiye Yüzyılı'nda güçlü aileleriyle güçlü bir Türkiye olma yolunda kararlılıkla yürüyeceğiz."</p>

<p>- "Belçika&nbsp;ve Fransa'da, Aile ve Sosyal Hizmetler Ataşeliği açmayı hedefliyoruz"</p>

<p>Sadece yurt içinde değil uluslararası alanda da aile yapısının ve değerlerinin korunması için çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Göktaş, 60 yılı aşkın bir süre önce Avrupa'ya göç eden ilk nesilden sonra artık yurt dışında yaşayan dördüncü, beşinci nesilden söz edildiğini ve dünyanın dört bir yanında Türk vatandaşlarının bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Bakan Göktaş, "Ülkemizden uzakta yaşayan vatandaşlarımız geleneklerimizi ve Türk aile yapısını koruyarak hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Biz de her nerede olursa olsunlar, vatandaşlarımızın her daim yanında olmaya gayret ediyoruz." dedi.</p>

<p>Halihazırda 6 ülkede, 14 yurt dışı temsilciliğinde rehberlik hizmeti sağladıklarını bildiren Göktaş, şu bilgileri verdi:</p>

<p>"Aile ataşeliklerimizle, vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde sosyal hizmet kurumlarıyla sorun yaşamalarına engel olmak ve var olan sorunları çözüme kavuşturmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde Aile ve Sosyal Hizmetler Ataşeliklerinin sayılarını artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda öncelikli olarak da&nbsp;Belçika&nbsp;ve Fransa'da, Aile ve Sosyal Hizmetler Ataşeliği açmayı hedefliyoruz. Böylece vatandaşlarımızın karşı karşıya kalabilecekleri olası sorunlara anında müdahil olmaya ve taleplerini hızlıca karşılamaya devam edeceğiz."</p>

<p>Güçlü ve büyük Türkiye'nin, sadece Türkiye sınırlarından ibaret olmadığını artık herkesin bildiğini belirten Göktaş, "Dünyanın her neresinde olursa olsun aile bağlarımızı güçlendirmek ve korumak için gerek bizlere gerekse sivil toplum kuruluşlarımıza büyük görevler düşüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Aileye sahip çıkmak, insanlığın geleceğine sahip çıkmaktır' vurgusu, bizim için bir rehber niteliği taşıyor. Bu anlamda aile değerlerimize her zamankinden daha fazla sahip çıkacağız. Bunu gerçekleştirmenin en güzel yolunun da çocuklarımızın Türkçeyi en iyi şekilde öğrenmelerinden geçtiğine inanıyoruz. Bu salonda bir araya gelmemize vesile olan, Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı'nın bu inanca hizmet edeceğinden eminiz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Göktaş, Türkiye Maarif Vakfının, dünyanın dört bir yanında bulunan okullarıyla yıllardır hizmet veren kıymetli bir kuruluş olduğunu, ayrıca iki dilli çocuklara yönelik dil eğitiminde akademik bir merkez olan Türk-Alman Üniversitesinin de bu konuda önemli bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>İki kurumun öncülük ettiği çalıştayda meselenin tüm boyutlarıyla ele alındığını kaydeden Göktaş, "Çalıştaydan çıkacak sonuçların bundan sonraki süreçte atılacak adımlara değerli katkıları olacağına yürekten inanıyorum. Ayrıca burada geliştirilecek işbirliklerinin çok verimli çalışmalara zemin hazırlayacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bakanlık olarak, işbirliği imkanlarını değerlendirmeye açık olduklarını vurgulayan Göktaş, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.</p>

<p>Programa, TMV Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili, TAÜ Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız, TAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aysel Uzuntaş ve TAÜ Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ferit Küçükay ile her iki kurumdan görevliler ve öğretmenler katıldı.</p>
</div>

<div style="text-align:left">
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 May 2024 15:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/bakan-goktasbelcika-ve-fransada-aile-ve-sosyal-hizmetler-ataseligi-acmayi-hedefliyoruz-1716495908.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&#039;Eşekli Gurbetçi&#039; çocuklara heybeden kitap dağıttı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/esekli-gurbetci-cocuklara-heybeden-kitap-dagitti-5575</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/esekli-gurbetci-cocuklara-heybeden-kitap-dagitti-5575</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin 'Eşekli Dostoyevski'si köyleri dolaşarak çocuklara kitap dağıttı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px"><span style="background-color:#ffffff; color:#434343">Almanya'da yaşayan Ersin Bilge, eşeğinin heybesine yüklediği kitap ve kırtasiye malzemelerini Kırklareli'nin Üsküp beldesinde çocuklara dağıttı. "Türkiye'nin&nbsp;</span>eşekli<span style="background-color:#ffffff; color:#434343">&nbsp;Dostoyevski"si olarak tanınan ve 30 yıldır yurt dışında ikamet eden 60 yaşındaki</span><span style="background-color:#ffffff; color:#434343"> </span>gurbetçi<span style="background-color:#ffffff; color:#434343"> hayırsever Bilge, çocukluk hayalini gerçekleştirmek için eşeği Karakaçan ile köylerdeki ve kırsal mahallelerdeki çocuklara kitap ve kırtasiye malzemesi ulaştırıyor.</span></span></p>

<p style="text-align:start">"Türkiye'nin eşekli Dostoyevski"si olarak tanınan ve 30 yıldır yurt dışında ikamet eden 60 yaşındaki gurbetçi hayırsever Bilge, çocukluk hayalini gerçekleştirmek için eşeği Karakaçan ile köylerdeki ve kırsal mahallelerdeki çocuklara kitap ve kırtasiye malzemesi ulaştırıyor.</p>

<p style="text-align:start">Üsküp Belediyesi ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kırklareli Şubesince gerçekleştirilen, Üsküp'te Şenlik Var etkinliğine katılan Bilge, Türk ve dünya klasikleri ile kırtasiye malzemelerini dağıttığı çocukları sevindirdi.</p>

<p style="text-align:start">Bilge, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin eşekli Dostoyevski"si olarak her bir çocuğa ulaşmak istediğini belirtti.</p>

<p style="text-align:start">Eşekle birçok il, ilçe, belde ve köye giderek çocuklara kitap dağıttığını ifade eden Ersin Bilge, Türkiye'de çocukların hayallerini yükseltmesini istediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:</p>

<p style="text-align:start">"Kendi coğrafyamdan, kendi ülkemden çıkacak bir bilim adamını duymak ya da görmek, onun mutluluğunu ve onurunu yaşamak için kendimi bu yola, bu davaya adamışım. Şu ana kadar 7 bin 700 köy çocuğuna dokunabildim. İnsanlık için bir şeyler yapmalıyız. Evren için dostluğumuz için kardeşliğimiz için bir şeyler yapmalıyız. Dokunduğum çocukların biri ileride bir gün ülkenin siyasetine, ekonomisine dokunursa çok mutlu olurum, çok sevinirim. Benim hayalim budur. Hayalleri peşinde koşan biriyim. Eşek çocukluğumda sadece kağnı arabalarında kullanılırdı. Birisi de eşeğe kalem, defter yükleyip keşke getirmiş olsaydı ama kimse dokunmadı. Artık 60 yaşında çocuklarla çocukluğumu yaşamak istiyorum. Çocukluğumu da yaşamaktan çok mutluyum."</p>

<p style="text-align:start">Etkinliğe Üsküp Belediye Başkanı Halil Çallı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Şube Başkanı Birsen Meriç ile vatandaşlar katıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 May 2024 15:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/esekli-gurbetci-cocuklara-heybeden-kitap-dagitti-1716130664.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İletişim sanal, duygular gerçek! Birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var!</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-5570</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-5570</guid>
                <description><![CDATA[Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inandığını kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inandığını kaydeden&nbsp;Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl,</strong>&nbsp;“<strong>Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.” dedi.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NPİTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert&nbsp;Sinan&nbsp;Bingöl, sosyal medyada hiç tanımadığı bir insana, birkaç dakika içerisinde ağır hakaretler ederek, aşağılama ve had bildirme psikolojisine girilmesinin nedenlerini değerlendirdi.</p>

<p><strong>Sanal iletişim sırasında ortaya çıkan duygular da gerçek!</strong></p>

<p>Gerçek ilişkilerin ve duyguların, sadece gerçek insanlarla kurulabileceğine inanıldığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert&nbsp;Sinan&nbsp;Bingöl, “Fakat araştırmalar gösteriyor ki sanal iletişim sırasında ortaya çıkan öfke, nefret, imrenme hatta aşk duyguları da son derece gerçek. Gerçek hayatta hiç yan yana gelmemiş olsanız bile<em>&nbsp;</em>sanal ortamda iletişime geçtiğiniz insanları sarf edeceğiniz iki sözle öfkelendirebilir, hatta hiç tanımadığınız bir insan yüzünden hapse bile düşebilirsiniz” dedi.</p>

<p><strong>Dünyanın en öfkeli ikinci ülkesi Türkiye</strong></p>

<p>Toplumda birçok kişinin patlamaya hazır bomba gibi dolaştığına işaret eden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Yakın zamanda yapılmış uluslararası bir araştırmaya göre, dünyanın en öfkeli ikinci ülkesi Türkiye. Bu durumun pek çok toplumsal, kültürel, ekonomik sebepleri var tabii ki. Fakat netice olarak okullarda, marketlerde, mecliste, sokakta herkes birbirlerine had bildirmenin telaşında ve maalesef bu durum sosyal medyaya da yansıyor. Üstelik ses tonu, jest ve mimiklerin eksikliğinden dolayı, sosyal mecrada gerçekleşen iletişimin birkaç mesajlaşmadan sonra karşılıklı aşağılama ve hakaretlere evrilme olasılığı daha yüksek.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Pek çok kişi&nbsp;“karşı mahalleye” haddinin bildirilmesi gerektiğine inanıyor</strong></p>

<p>Birkaç dakika içerisinde ağır hakaretler ederek, aşağılama ve had bildirme psikolojisine girilmesinin pek çok sebebi olduğunu kaydeden Dr. Mert&nbsp;Sinan&nbsp;Bingöl, “Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inanıyor. Bu bağlamda, karşı tarafın en küçük bir yanlışı, hatası, dil sürçmesi asla affedilmez, gerekli tepki en kısa sürede ve en yüksek tondan gösterilir. Hatta bazıları için bu bir görevdir, kişi, birilerine haddini bildirdiğinde, kendini görevini yerine getirmiş bir asker gibi hisseder.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İnsanlar ve toplumlar, çoğu zaman farklılıkları kabullenmekte zorlanıyor&nbsp;</strong></p>

<p>Toplum ve bireyin, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi inanmayan, kendisi gibi giyinmeyen ve yaşamayan kişiyi hemen yargılayarak ve yadırgayarak değersizleştirmeye çalıştığını ve bunu içgüdüsel olarak yaptığını da anlatan Dr. Mert&nbsp;Sinan&nbsp;Bingöl, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bu sayede kendisini daha değerli hisseder, böylece kendi fikirleri ve yaşantısı daha anlamlı olmaya başlar. Yani kendini yükseltebilmek için, ‘öteki’ni aşağıya çekmeye çalışır. İnsanlar ve toplumlar, çoğu zaman farklılıkları kabullenmekte zorlanır. Bu nedenle farklı kesimleri kendi değerine, kendi ideolojisine, kendi yaşantısına benzetmek için çabalar, bu çaba karşı mahalleye hemen hemen her zaman baskı aracı olarak yansır.&nbsp;Had bildirme, çoğu zaman bu altyapıyla gerçekleştirilir. Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.”</p>

<p><strong>Sürekli etrafındaki insanlara ve dünyaya kafa tutarak ‘katarsis’ yaşıyor gibiler</strong></p>

<p>Dr. Mert&nbsp;Sinan&nbsp;Bingöl, kendi zihninin derinliklerinde var olan savaşı (iyiler-kötüler, haklılar-haksızlar gibi), farkında olmayarak sosyal medya platformlarına taşıyan pek çok kişinin var olduğunu da anlayarak, “Bu savaş psikolojisi özellikle X platformunda belirgin. Bu kişiler, sanki sürekli savaş meydanında gibiler, sanki tüm dünya onlara savaş açmış! Sürekli etrafındaki insanların kusurlu yanlarını veya eksiklerini dile getirerek, birilerini eleştirerek, paylaştıkları özlü sözler ile insanlığa çürümüşlüğe dair mesajlar vererek, bir anlamda dünyaya kafa tutarak bir çeşit ruhsal boşalım (katarsis) yaşıyor gibiler ve belki de bu sayede kendi karanlık veya eksik yanlarını gündemlerinden uzak tutmuş oluyorlar.” dedi.</p>

<p>Duygusal zekanın kendi duygularını tanımlayabilme, başka insanların duygularını fark edebilme, duygusal süreçleri yönetebilme ve empati kurabilmeyle ilişkili olan ve son yıllarda önemi artan bir kavram olduğunu da vurgulayan Dr. Mert Sinan Bingöl,&nbsp;“Had bildirme potansiyeli yüksek olan kişilerin, duygusal zekanın alt başlıklarından olan başkalarının duygularını anlayabilme ve empati kurabilme becerilerinin zayıf olduğu düşünülüyor.” dedi.</p>

<p><strong>“Birbirimize olan saygıyı, anlayışı, hoşgörüyü gerçek hayatta da sanal ortamda da yitirmemeliyiz”</strong></p>

<p>Sanal dünyanın, aslında gerçek manada ‘en sosyal mekan’ olduğunu, çünkü toplumsal ve kamusal anlamda farklı statüde bulunan pek çok insanı bir araya getirdiğini kaydeden Dr. Mert&nbsp;Sinan&nbsp;Bingöl, “Sosyal mecralar; patronla işçinin, zenginle fakirin, öğretmenle öğrencinin, doktorla hastanın, siyasetçiyle halkın bir araya gelerek kendisini ifade edebileceği ortak bir platform sağlıyor. Tüm bu farklı toplumsal statüdeki insanlar, sosyal mecralarda aynı paylaşımın altında benzer duygularla yorumlar yapabiliyor, birbirlerine kızabiliyor veya gülebiliyor. Karşıt fikirler ve statüler, günlük hayatta olamayacak kadar birbirlerine yakınlaşmış oluyor. Gerçek hayatta konuşan genellikle patron, sanatçı, siyasetçi, öğretmen, doktor veya baskın ideoloji olurken, sosyal medya ise ast-üst ilişkisi olmadan, azınlıklarda dahil, herkesin fikrini, değerlerini ve yaşantısını yansıtabildiği ortak bir zemin hazırlıyor. Belki de bu nedenle&nbsp;günlük hayatta daha seviyeli, anlayışlı ve barışçıl görünen birçok kişi, karakterlerinin baskıladıkları yanlarını sanal ortamda sergilemekten hiç kaçınmıyor.” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p>Had bildirme psikolojisinden kurtulmak için önerilerde de bulunan Dr. Mert&nbsp;Sinan&nbsp;Bingöl, “Öncelikle kendi kutsallarımızı ve değerlerimizi savunma hakkımız olduğu gibi, başkalarının da kendi kutsalları ve değerleri olduğunu unutmamamız gerekir. Birbirimize olan saygıyı, anlayışı, hoşgörüyü gerçek hayatta da sanal ortamda da yitirmemeliyiz. Herkes öncelikle kendisini daha iyi tanımayı ve öteki bireyleri daha iyi anlamayı hedeflemelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 May 2024 11:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-1715934676.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yurt dışında 7,5 milyon Türk kökenli vatandaş yaşıyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/yurt-disinda-75-milyon-turk-kokenli-vatandas-yasiyor-5544</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/yurt-disinda-75-milyon-turk-kokenli-vatandas-yasiyor-5544</guid>
                <description><![CDATA[Yurt dışında 7,5 milyon Türk vatandaşı yaşarken, bunun yaklaşık 6,5 milyonu Batı Avrupa ülkelerinde ikamet ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - MEHMET ŞAH YILMAZ - Yurt dışında 7,5 milyon Türk vatandaşı yaşarken, bunun yaklaşık 6,5 milyonu Batı Avrupa ülkelerinde ikamet ediyor.</p>

<p style="text-align:left"><img alt="" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/yurtd%C4%B1%C5%9F%C4%B1_t%C3%BCrkelr.jpg" style="height:640px; width:707px" />Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesindeki otelde düzenlenen, Uluslararası Demokratlar Birliğinin (UID) Kapasite Geliştirme ve Eğitim Çalıştayı'nda, Türkiye'nin dış politika ve bakanlık faaliyetlerinde, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı.</p>

<p style="text-align:left">Buna göre, 6,5 milyonu Batı Avrupa'da olmak üzere 7,5 milyon Türk vatandaşı yurt dışında yaşıyor.</p>

<p style="text-align:left">Nisan 2024 itibarıyla Avrupa genelinde 2 bin 427 Türk kökenli siyasetçi bulunuyor. Hükümet düzeyinde 2 bakan ve 2 devlet sekreteri, Avrupa Parlamentosunda 7, ulusal ve federal düzeyde 69, eyalet ve bölgesel düzeyde 102, belediye meclislerinde ise 2 bin 245 Türk kökenli üye görev yapıyor.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Nisan itibarıyla 1558 din görevlisi yurt dışında hizmet veriyor</strong></p>

<p style="text-align:left">Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu (BOAKK) kararları çerçevesinde, Nisan 2024 itibarıyla 1707 öğretmen, 141 okutman yurt dışında görevli bulunuyor.</p>

<p style="text-align:left">BOAKK kararları çerçevesinde, nisan itibarıyla 1558 din görevlisi de yurt dışında hizmet veriyor.</p>

<p style="text-align:left">Yurt dışında din hizmetleri konusunda bazı sorunlarla da karşılaşılıyor. Türkiye'den din görevlisi atanması uygulamasına son verilmesi, sayıların azaltılması talepleri ve din görevlilerinin oturumlarının uzatılmaması, bu sorunlar arasında yer alıyor.</p>

<p style="text-align:left"><strong>En fazla konsolosluk hizmeti Avrupa'da verildi</strong></p>

<p style="text-align:left">Yurt dışındaki Türk vatandaşlarına, doğum, askerlik, evlilik, adli konular, ölüm, noter ve nüfus başta olmak üzere 70'i aşkın türde konsolosluk hizmeti veriliyor.</p>

<p style="text-align:left">Türkiye'nin dış misyonlarında 2002'de verilen konsolosluk hizmeti sayısı 131 bin iken, 2023'te 3,3 milyon, senenin başından bu yana da 1 milyona yakın işlem gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan, "konsolosluk.gov.tr" üzerinden yapılan yıllık ortalama işlem sayısı ise 2 milyonu buluyor.</p>

<p style="text-align:left">En fazla konsolosluk hizmeti Avrupa'da verilirken, nisanda sadece Almanya'da 272 bin 729 işlem yapıldı.</p>

<p style="text-align:left">Geçen sene 59 farklı şehirde toplam 74, yılın başından bu yana ise 22 şehirde 22 "gezici konsolosluk hizmeti" sağlandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Yurt dışındaki vatandaşlara çevrim içi hizmet</strong></p>

<p style="text-align:left">Dışişleri Bakanlığı, yurt dışındaki Türk vatandaşlarına bazı hizmetleri e-Devlet platformu üzerinden veriyor.</p>

<p style="text-align:left">Kullanıcılar, e-Devlet platformunda "Çevrimiçi Konsolosluk İşlemleri" uygulamasına girerek, adli sicil belgesi, evlenme, doğum, ölüm veya nüfus kayıt örneği başvurularını çevrim içi ortamda yapabiliyor, belgelerini temsilciliğe gitmeden posta yoluyla alabiliyor.</p>

<p style="text-align:left">- Yurt dışında seçimlerde oy verme işlemi</p>

<p style="text-align:left">Yurt dışında gerçekleştirilen seçimlerde randevu sistemi kaldırılırken, oy verme işleminde temsilcilik ayrımına son verildi.</p>

<p style="text-align:left">Oy verme günleri, kabin ve sandık sayısı artırıldı, hafta sonları daha fazla sandık kurulmasının önü açıldı.</p>

<p style="text-align:left">Son seçimlerde ilk kez, temsilciliğin bulunmadığı 9 ülkedeki 16 şehirde sandık açıldı.</p>

<p style="text-align:left">2018 yılındaki Cumhurbaşkanı Seçimi'nde 60 ülkedeki 123 temsilcilikte toplam 3 bin 163 sandık açılırken, 14 Mayıs 2023'teki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde 73 ülkedeki 151 temsilcilikte açılan 5 bin 144 sandıkta, 1 milyon 839 bin 470 vatandaş oy kullandı.</p>

<p style="text-align:left">2014 Cumhurbaşkanı Seçimi'nde yüzde 18,94 olan katılım oranı, 2023'teki Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turunda ise yüzde 56,34'e çıktı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Kriz dönemlerinde Türkiye'nin yaptığı tahliyeler</strong></p>

<p style="text-align:left">Kovid-19 döneminde, Avrupa'dakilerin de dahil olduğu 142 ülkeden 100 binden fazla Türk vatandaşının Türkiye'ye dönüşü sağlandı. Ayrıca 67 ülkeden 18 binden fazla yabancının Türkiye'ye düzenlenen tahliye seferlerine katılmasına imkan tanındı.</p>

<p style="text-align:left">Olağanüstü gelişmelerin yaşandığı Libya, Yemen, Afganistan, Etiyopya, Ukrayna, Sudan ve son olarak Gazze'den 50 binden fazla kişinin tahliyesi sağlandı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Türkiye'nin Gazze'ye insani yardımları devam ediyor</strong></p>

<p style="text-align:left">Türkiye'nin, İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Gazze'ye toplam yardımı 46 bin tona ulaştı.</p>

<p style="text-align:left">Gazze'ye yapılan tüm yardımların yüzde 30'unu gönderen Türkiye, tüm ülkeler arasında birinci sırada yer alıyor. Ayrıca 127 ton içme suyu, Türkiye tarafından Gazze'ye iletiliyor.</p>

<p style="text-align:left">Öte yandan, 400'ün üzerinde Gazzeli hasta ve yaralı, Türkiye'de tedavi ediliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 May 2024 16:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/yurt-disinda-75-milyon-turk-kokenli-vatandas-yasiyor-1715285683.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AALST KEVSER CAMİİ, TÜRK GÜNÜ&#039;NE REKOR KATILIM</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/aalst-kevser-camii-turk-gunune-rekor-katilim-5532</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/aalst-kevser-camii-turk-gunune-rekor-katilim-5532</guid>
                <description><![CDATA[5 mayıs Pazar günü Aalst Belediye meydanı Werfplein’de Aalst belediyesi ve Aalst Kevser camii derneği işbirliği ile  dördüncü kez Türk Günü düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>5 mayıs Pazar günü Aalst Belediye meydanı Werfplein’de Aalst belediyesi ve Aalst Kevser camii derneği işbirliği ile&nbsp; dördüncü kez Türk Günü düzenlendi.<br />
Türk toplumumuzu diğer toplumlarla birleştirmeye yarayan bu etkinlik yine her yıl olduğu gibi bu yılda kendinden epey bir söz ettirecek. Şenliğe Türk toplumunun yanı sıra Belçikalılar da ilgi gösterdiler.<br />
Günün onur konuğu Anvers Başkonsolosu Sayın Batu Kesmen bey idi. Şenlik alanına yurdun diğer bölgelerinden gelen çok sayıda çeşitli siyasi partilerden katılımcılarda bulundu. Aalst belediyesinin katkılarıyla tertip edilen bu etkinlikte açılış konuşmasını sayın başkonsolosumuz yapmıştır.<br />
Aalst Kevser Camii Türk Günü etkinliğine katılan Anvers Başkonsolosu Batu Kesmen,"Şenliğin hazırlanmasında gönüllülerin azmi ve dernek yöneticilerin gayretleriyle ortaya&nbsp; güzel bir organizayon çıktı. Emeği geçenlere teşekkür ederim." dedi.<br />
Başkonsolos Kesmen, 60 yıldır bu ülke topraklarında Türk toplumun bulunduğunu ve artık önemli mevkilerde Türk insanının görülmesi gerektiğine&nbsp; dikkat çekti .<br />
&nbsp;Siyasi anlamda önemli yol kat edildiğini ve çıtanın daha da yükseltilmesinin önemine işaret eden başkonsolos Kesmen,"Genç neslin bu manada daha özgüvenli olmalarını gerekiyor. Gelecek Avrupa parlementosu seçimlerine 16 yaşından büyük gençlerin oy kullanma zorunluluğu bulunuyor.&nbsp; Sandıklara gidip oylarınızı kullanın." diye konuştu.</p>

<p>Aalst kevser camii yönetim kurulu başkanı Soner Taşlıdere ise alışıla gelmiş selamlamasıyla sözlerine giriş yaptı ve yine türkçe ve flemenkce konuşmasını sürdürdü. Gelen misafirlere teşekkür ederek devam etmekte olan yeni camii inşaatıyla alakalı bilgileri aktardı.<br />
Taşlıdere, konuşmasında "Türk toplumu olarak asimile olmadan 60 yıldır varlığımızı sürüdürüyoruz. Artık başta camii yönetimi olmak üzere tüm önemli karar merciilerinde buranın dilini, kanunlarını ve kurallarına iyi hakim olan gençlerin devir almasını hedeflediklerini aktardı.</p>

<p>Türk günü şenliğinde Efeler folklor grubu açılışı yaptı, daha sonrasında kemençeci Ahmet ile horon ekibinin gösterisi yer aldı. Açılış gösterilerinden sonra Dj Reyhan eşliğinde konuklar pisti doldurarak hepbirlikte halay çekip, gönüllerince eğlendiler.<br />
Her yıl ortalama 1500 kişinin geldiği&nbsp; Türk günü etkinliğine bu yıl 2 bin kişi katılım sağlamıştır. Alanda çocuklar için şişme balon adası, yüz boyama, ve yüz’e yakın yiyicek çeşidi ile yüzlerce gönüllü yer almaktaydı. Her yıl farklı bir konsept ile öne çıkan türk günü gelecek yıl için hangi konsept ile geleceğini şimdiden merak konusu olmuştur.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 May 2024 17:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/aalst-kevser-camii-turk-gunune-rekor-katilim-1715013037.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hıdırellez yüzlerce yıldır renkli ritüellerle kutlanıyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/hidirellez-yuzlerce-yildir-renkli-rituellerle-kutlaniyor-5527</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/hidirellez-yuzlerce-yildir-renkli-rituellerle-kutlaniyor-5527</guid>
                <description><![CDATA[Hızır ve İlyas peygamberlerin yılda bir kez gerçekleştiğine inanılan buluşması ve baharın müjdecisi "Hıdırellez" yüzyıllardır renkli ritüellere sahne oluyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Her yıl 5-6 Mayıs'ta kutlanan<strong>&nbsp;Hıdırellez,</strong>&nbsp;2017 yılında "UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri"ne kaydettirildi.</p>

<p style="text-align:left">Anadolu'nun yanı sıra Balkan ülkelerinde, Orta Doğu, Irak, Suriye, Kırım, Azerbaycan'da bayram olarak kutlanan Hıdırellez, dünyanın farklı yerlerinde Ağrice, Altı Mayıs, Aya Yorgi, Aziz George, Bahar Bayramı, Ederlez, Eğrice, Eğrilce, Hederlez, Hıdrellez, Hiderlez, Hızır ile İlyas, İderlez, İlk Yaz, Mantifer, Mar Curcos, Ruz-ı Hızır (Hızır Günü) isimleriyle de biliniyor.</p>

<p style="text-align:left">İnanışa göre karada darda kalan kişilere yardım eden, onlara yol gösteren, bolluk ve bereket getiren Hızır Peygamber ve suların koruyucusu İlyas Peygamber, yılda sadece bir kez buluşuyor. Bolluk ve bereketi simgeleyen peygamberlerin ayaklarını bastığı her yerin yeşerdiği, temas ettikleri her şeyin bereketlendiği, şifa dağıttıkları kabul ediliyor.</p>

<p style="text-align:left">İnanışta baharın habercisi, bitkilere can veren, zorda, darda kalanlara yardım eden Hızır Peygamber, ak sakallı bir ihtiyar olarak tasvir ediliyor. İlyas Peygamber ise uzun boylu, nur yüzlü olarak betimleniyor ve elinde uzun bir değnekle dolaştığına inanılıyor.</p>

<h3 style="text-align:left">Buluşma gül ağacı altında</h3>

<p style="text-align:left">Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alimcan İnayet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hıdırellez'in ilk ne zaman kutlandığının tam olarak bilinmediğini, yüzyıllardır geniş bir coğrafyada kutlandığını anlattı.</p>

<p style="text-align:left">İki peygamberin 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece, bir gül ağacının dibinde buluştuğuna inanıldığını kaydeden İnayet, bu nedenle gül ağaçlarının kutlamada önemli yer tuttuğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Bayramı kutlama ritüellerinin en bilindiklerinden birinin gül ağaçlarıyla ilgili olduğunu kaydeden İnayet, olması dilenen hayallerin o gece gül ağaçlarının altına çizildiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Prof. Dr. İnayet, Hıdırellez'de çeşitli dileklerin gerçekleşmesi için ağaçlara bez bağlandığını ifade ederek, kutlamalarda ateş yakıldığını ve üzerinden atlandığını anlattı. Türk kültüründe ateşin temizleyici olarak görüldüğünü dile getiren İnayet, günahlardan arınmak için ateşten atlamanın Hıdırellez'in en yaygın ritüelleri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Hıdırellez'de hastaların şifa bulmak için çimen üzerinde yuvarlandığına değinen İnayet, o çimenleri yiyen ilk kuzuların kesilip yenmesinin de hastaları sağlığına kavuşturduğuna inanıldığını dile getirdi.</p>

<p style="text-align:left">İnayet, Hıdırellez'i kutlayanların geçmiş günahlarından arınmak için o gece bol su ile yıkandığını, ayrıca Hıdrellez öncesinde evler ve kıyafetlerin temizlendiğini aktararak, "Hızır ve İlyas'ın gücünün dokunduğu bitkilere, çiçeklere geçtiği kabul edilir. Onun için toplanan çeşit çeşit çiçekler de kaynatılıp şifa bulmak için içilir. Kısmet açmak isteyen genç kızlar küpe, yüzük, boncuk gibi eşyalarını bir çömleğe koyar ve ağzını kilitledikleri çömleği bir gece gül ağacı dibinde bekletir. Çömlekler ertesi gün maniler söylenerek açılır." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Alimcan İnayet, Hıdırellez'in toplu halde kutlanan bir bayram, sosyal dayanışmayı güçlendiren bir gelenek olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:left">Prof. Dr. İnayet, "Kutlamalar sırasında kaynaşma, dayanışma oluyor. Hıdırellez'de kırlara çıkıp eğlence şenlik ve oyunlar düzenlenir, sofralar kurulup yemek yenir. Renkli ritüellerle kutlanan Hıdırellez, sosyal dayanışmayı güçlendiren bir gelenektir. Türk dünyasının önemli değerlerinden bir tanesidir. Bu geleneğe sahip çıkılması gerekir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 05 May 2024 00:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/hidirellez-yuzlerce-yildir-renkli-rituellerle-kutlaniyor-1714898260.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekranların çocuklara zararları kanıtlandı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ekranlarin-cocuklara-zararlari-kanitlandi-5520</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ekranlarin-cocuklara-zararlari-kanitlandi-5520</guid>
                <description><![CDATA[Ekranların çocuklara zararları kanıtlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küçük yaşlardan itibaren yoğun kullanılan cihazların ekranlarının çocukları tehdit ettiği bilimsel olarak ortaya kondu. Araştırmayı yürüten bilim heyeti tarafından bu konuda acilen resmi önlemler alınması istendi. Küçük çocukların ekran kullanımı hakkında yapılan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a sunulan bilimsel bir araştırma raporu ile çocukların ekran kullanımı konusunda acil resmi kurallar konması istendi. Fransa’da yapılan ve erken yaşlarda ekran kullanımı konusunda 150 çocuk üzerinde yapılan ve üç ay süren bir araştırmanın sonuçları tehlikenin boyutlarını ortaya koydu. Çalışmayı yapan heyet ortaya çıkan sonuçlar nedeniyle ekran kullanımı konusunda yetkili kurumların acilen sınırlayıcı kurallar koyması gerektiğini bildirdi. Araştırmaya göre takip edilen ve ekran kullanımı nedeniyle yakından izlenen çocuklarda başta uyku düzensizlikleri ve kaygı bozukluğu gibi ciddi etkilerin görüldüğü kaydedildi. 125 sayfalık raporda üç ay boyunca izlenen çocuk ve gençlerde ayrıca görme bozukluğu ve hareketsiz yaşama bağlı olarak obezite olduğu kanıtlandı. Doğrudan ve dolaylı daha bir çok olumsuz etkisi saptanan ekranların çocuk ve gençler üzerinde kişilik bozukluklarına da yol açtıkları belirtildi. Ekranların çocuk ve gençler üzerindeki zararlı etkilerini ortaya koyan bilim heyeti 29 maddelik bir talep listesi de sundu. Listeye göre 3 yaş altı çocuklara kesin olarak ekran yasağı uygulanmasını, 6 yaş altı çocuklarda çok sınırlı ekrana izin verilmesini ve 6 yaş üstü çocuklar ve gençler de ise çok katı sınırlamalarla ekran kullanılması hakkında kurallar konması gerektiği bildirildi.</p>

<p>Bu haber WWW.JUNIORAMA.BE (Bebek ve çocuk odaları mağazası) sponsorluğunda hazırlanmıştır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 May 2024 20:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/ekranlarin-cocuklara-zararlari-kanitlandi-1714761947.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa&#039;da &quot;gastronomik ırkçılık&quot; helal gıdayı tehdit olarak görüyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/avrupada-gastronomik-irkcilik-helal-gidayi-tehdit-olarak-goruyor-5509</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/avrupada-gastronomik-irkcilik-helal-gidayi-tehdit-olarak-goruyor-5509</guid>
                <description><![CDATA[Irkçılığın yiyecek kültürüne yansıyan boyutlarını ifade eden "gastronomik ırkçılığın", Avrupa'da Müslüman karşıtlığıyla iç içe geçtiği, helal gıdanın ve Müslümanlar tarafından işletilen restoranların ise hedefinde olduğu belirtiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">Irkçılığın yiyecek kültürüne yansıyan boyutlarını ifade eden "gastronomik ırkçılığın", Avrupa'da Müslüman karşıtlığıyla iç içe geçtiği, helal gıdanın ve Müslümanlar tarafından işletilen restoranların ise hedefinde olduğu belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:left">Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Dr. Öğretim Görevlisi Sedat Değişgel, AA muhabirine, gastronomik ırkçılık ve Müslüman karşıtlığı ilişkisini değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:left">Değişgel, Avrupa'da Müslümanların ve özellikle Türklerin kültürel değerlerine yöneltilen düşmanca tavırların, ırkçılık ve Müslüman karşıtlığı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Yani ülkeden ülkeye değişen enteresan örnekler var. Almanlarda helal kesime karşı tepkiler olduğunu biliyoruz. Fransa'da çok daha sert bir tutum var hatta helal gıdayı Müslüman istilasının bir simgesi olarak görüyorlar. En bariz örnek olarak helal gıda uygulayan işletmelere karşı boykot talebinde bulunan siyasetçiler bile oldu." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">İtalya'nın gastronomik ırkçılık noktasında çok katı tutuma sahip olduğunu ve etnik nitelikli restoranların açılmasını yasaklayan kararlar alındığını kaydeden Değişgel, Cittadela Belediye Meclisinin 2011 yılında kebap satmak isteyenlere lisans verilmesini durdurmayı içeren yasayı kabul etmesini bu duruma örnek gösterdi.</p>

<p style="text-align:left">Değişgel, Fransa'da yaklaşık 400 şubesi olan Quick restoran zincirinin Müslümanların yoğun yaşadığı&nbsp;Belçika&nbsp;sınırındaki 8 restoranında satış stratejisi olarak helal menü sunmasının, Fransız aşırı sağcıları tarafından "Hristiyanlara ayrımcılık yapılıyor" ve "Fransa Müslümanlar tarafından işgal edilecek" söylemleriyle eleştirildiğini hatırlatarak, "Bu aslında ticari bir stratejiydi ama boykot talebi geldi. İskoçya'da, İngiltere'de ve İsviçre'de de Müslümanların yiyecek alışkanlıklarına dönük, helal gıdaya dönük çok ciddi tepkiler var. İmzalar toplanıyor. Halbuki Yahudilere dönük birçok koşer satan yer var aynı tepki söz konusu olmuyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">- Avrupalı siyasiler gastronomik ırkçılığı kullanıyor</p>

<p style="text-align:left">Helal gıda ve Müslümanlar tarafından işletilen mekanlara yönelik tepkinin sadece söylem ve siyasi girişimlerle sınırlı olmadığına dikkati çeken Değişgel, İskoçya’da sırf Müslüman olduğu için eşinin ve kızının gözü önünde 10-12 kişilik bir grup tarafından acımasızca darbedilen Caspian Food isimli restoranın sahibi Mohammad Khalid'in başına gelenleri hatırlattı.</p>

<p style="text-align:left">Değişgel, şöyle devam etti:</p>

<p style="text-align:left">"Fransa'nın en önde gelen siyasileri dahi Müslümanların yemek kültürü üzerinden İslamofobik söylemler üretebiliyor. Fransa, gastronomik ırkçılık ve İslamofobinin iç içe geçtiği birçok gelişmeye sahne olan bir ülke. 'Fransızlara bilmeden helal gıda yediriliyor.' diyen ve bunun bir 'dikta' olduğunu savunan Fransa'da aşırı sağcı eski Ulusal Cephe Partisinin kurucu lideri Jean-Marie Le Pen ve 'Dini usullere göre kesim yapmak anlamsız ve çağ dışı.' diyen eski Fransa Başbakanı François Fillon söz konusu siyasetçilere örnek gösterilebilir."</p>

<p style="text-align:left">İsviçre'de de gastronomik ırkçılığın Müslümanları farklı düzeylerde hedef aldığını bildiren Değişgel, İsviçre'de burka yasağının gündeme gelmesinin ardından bir siyasetçinin "döner ve kebap" yasağı için kampanya başlatıp imza topladığını anımsattı.</p>

<p style="text-align:left"><strong>Döner, Türk-Alman dostluğunun nişanesi haline geldi</strong></p>

<p style="text-align:left">Değişgel, Almanya'da gastronomik ırkçılığın İsviçre, Fransa ve İtalya'dan daha zayıf olduğunu, özellikle de dönerin Türk-Alman entegrasyonunda önemli bir fonksiyon icra ettiğini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Berlin Brandenburg Türkiye Toplumu Sözcüsü İlker Duyan'ın konuyla ilgili yaptığı araştırmada, yeni neslin döneri Alman yemeği zannetmeye başladığını tespit ettiğini sözlerine ekleyen Değişgel, Almanya'da bir yabancı düşmanlığı olsa da bunun döneri kapsamadığını aktardı.</p>

<p style="text-align:left">Değişgel, Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier'in 22-24 Nisan'daki Türkiye ziyaretinde döner kesmesinin sembolik jest niteliği taşıdığından bahsederek, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>

<p style="text-align:left">"Döner tabii çok önemli bir simge. Cumhurbaşkanı Steinmeier de Türk-Alman dostluğunun nişanesi gibi kabul etmiş ve o sebeple kamuoyuna sempatik, şirin görünmek için böyle bir şey yapmış diye düşünüyorum. Döneri kendi yiyecekleri gibi görseler de dönerciler Almanya'da Türkler tarafından işletilir. Almanya'nın Saksonya eyaletine bağlı iki şehir olan Leipzig ve Dresden için 'Irkçı, oralara gitme' diye uyarılmıştım. Ancak oralara gittiğimde de hemen hemen her köyde, her kasabada dönerci olduğunu gördüm. Almanlar döneri çok severek tüketiyor, Türklerin yoğun olmadığı yerlerde de dönerciler var. Ben Steinmeier'in döner kesmesini aşağılama olduğu yorumuna katılmıyorum."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 May 2024 01:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/05/avrupada-gastronomik-irkcilik-helal-gidayi-tehdit-olarak-goruyor-1714573941.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belçika&#039;nın ilk Türk kökenli federal milletvekili hayatını kaybetti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/belcikanin-ilk-turk-kokenli-federal-milletvekili-hayatini-kaybetti-5508</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/belcikanin-ilk-turk-kokenli-federal-milletvekili-hayatini-kaybetti-5508</guid>
                <description><![CDATA[Belçika'nın ilk Türk kökenli federal milletvelili Cemal Çavdarlı hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Emirdağ Karakuyu köyü nüfusuna kayıtlı, Gent’te ikamet eden, Betül Çavdarlı eşi, Emine ve Osman Çavdarlı oğlu, Belçika Federal meclisinde 2003-2008 yılları arasında ilk Türk kökenli &nbsp;milletvekili olarak görev yapan, 1966 doğumlu 58 yaşındaki Cemal Çavdarlı hakkın rahmetine kavuşmuştur.&nbsp;<br />
Cenazesi 30.04.2024 salı günü yani Bugün sabah saat 09.30’da UZ Gent hastanesinde yıkanacak daha sonra Gent Eyüp Sultan Camii’sinde saat 11.00’de cenaze namazı kılınıcaktır.&nbsp;<br />
Muhtemelen 01.05.2024 çarşamba yada perşembe günü memleketinde defnedilecek.<br />
Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dileriz.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Cemal Çavdarlı kimdir?</strong></p>

<p style="text-align:start">Eğitimci; Ghent Üniversitesi'nden&nbsp;Siyasal Bilgiler bölümünden mezun oldu.</p>

<p style="text-align:start">Belçika Kraliyet Liselerinde 23 yıl sosyal bilimler öğretmenliği yaptı.</p>

<p style="text-align:start">Belçika Müs. Kon. Genel Başkan Yardımcılığı, Türk Grubu Başkanı olarak çalıştı.</p>

<p style="text-align:start">Belçika Çok Uluslu Dernekler Federasyonu kurucu, yönetici üyeliği yaptı.</p>

<p style="text-align:start">2003 -2008 yıllarında Belçika Federal Meclisi Milletvekilliği yaptı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Apr 2024 00:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/belcikanin-ilk-turk-kokenli-federal-milletvekili-hayatini-kaybetti-1714465095.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan Bayramı Namaz Saatleri</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ramazan-bayrami-namaz-saatleri-5445</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ramazan-bayrami-namaz-saatleri-5445</guid>
                <description><![CDATA[Müslümanlar için büyük öneme sahip Ramazan Bayramı, yarın başlayacak. Avrupa ve Türkiye'de bayram namazı saatleri belli oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align:left">Müslümanlar için büyük öneme sahip Ramazan Bayramı, yarın başlayacak.<span style="background-color:#ffffff; color:#212529; font-family:GothamNarrow-Book; font-size:17px">Şevval (Ramazan Bayramı) hilali, bu akşam Asya Kıtası'ndan itibaren görülmeye başlanacak ve yarın İslam dünyası Ramazan Bayramı'nı idrak edecek.Türkiye genelinde ve yurtdışındaki camilerde bayram namazı kılınacak, ardından bayramlaşmalar yapılacak.</span></h4>

<p><span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins; font-size:14px">&nbsp;Ramazan&nbsp;</span>Bayram<span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins; font-size:14px">ı&nbsp;</span>namazı<span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins; font-size:14px">&nbsp;Ankara'da 06.49, İstanbul'da 07.04, İzmir'de 07.13, Çanakkale'de 07.15, Iğdır'da 06.04'te kılınacak.</span></p>

<p>Bayram<span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins; font-size:14px">&nbsp;</span>namazı<span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins; font-size:14px">, KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da 06.49'da, Almanya'nın başkenti Berlin'de 06.59'da, İngiltere'nin başkenti Londra'da 06.53'te, Belçika'nın Başkenti Brüksel'de </span>07:36'da, <span style="background-color:#ffffff; color:#434343; font-family:Poppins; font-size:14px">Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da da 06.45'te eda edilecek.</span></p>

<p style="text-align:left">Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre, Türkiye'de illerdeki&nbsp;bayram&nbsp;namazı&nbsp;saatleri şöyle:</p>

<p style="text-align:left">"Adana: 06.41, Adıyaman: 06.29, Afyonkarahisar: 06.59, Ağrı: 06.08, Aksaray: 06.45, Amasya: 06.37, Ankara: 06.49, Antalya: 07.00, Ardahan: 06.09, Artvin: 06.13, Aydın: 07.10, Balıkesir: 07.09, Bartın: 06.50, Batman: 06.17, Bayburt: 06.19, Bilecik: 07.00, Bingöl: 06.19, Bitlis: 06.13, Bolu: 06.54, Burdur: 07.01, Bursa: 07.04, Çanakkale: 07.15, Çankırı: 06.46, Çorum: 06.40, Denizli: 07.05, Diyarbakır: 06.21, Düzce: 06.55, Edirne: 07.13, Elazığ: 06.24, Erzincan: 06.23, Erzurum: 06.15, Eskişehir: 06.59, Gaziantep: 06.33, Giresun: 06.26, Gümüşhane: 06.22, Hakkari: 06.07, Hatay: 06.38, Iğdır: 06.04, Isparta: 07.00, İstanbul: 07.04, İzmir: 07.13, Kahramanmaraş: 06.34, Karabük: 06.49, Karaman: 06.49, Kars: 06.08, Kastamonu: 06.45, Kayseri: 06.39, Kilis: 06.34, Kırıkkale: 06.47, Kırklareli: 07.11, Kırşehir: 06.44, Kocaeli: 07.00, Konya: 06.52, Kütahya: 07.01, Malatya: 06.28, Manisa: 07.12, Mardin: 06.19, Mersin: 06.44, Muğla: 07.09, Muş: 06.15, Nevşehir: 06.42, Niğde: 06.43, Ordu: 06.28, Osmaniye: 06.37, Rize: 06.18, Sakarya: 06.58, Samsun: 06.34, Şanlıurfa: 06.27, Siirt: 06.14, Sinop: 06.39, Şırnak: 06.12, Sivas: 06.33, Tekirdağ: 07.10, Tokat: 06.34, Trabzon: 06.21, Tunceli: 06.23, Uşak: 07.04, Van: 06.08, Yalova: 07.03, Yozgat: 06.41, Zonguldak: 06.52."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Apr 2024 14:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/ramazan-bayrami-namaz-saatleri-1712679820.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ak Parti Brüksel AB Temsilciliği Ramazan Bayramı Mesajı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ak-parti-bruksel-ab-temsilciligi-ramazan-bayrami-mesaji-5442</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ak-parti-bruksel-ab-temsilciligi-ramazan-bayrami-mesaji-5442</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Brüksel AB Temsilcisi Ruhi Açıkgöz, Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Brüksel AB Temsilcisi Ruhi Açıkgöz, Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladı.</p>

<p>Açıkgöz, Ramazan Bayramı mesajında"Kıymetli vatandaşımız,<br />
Ramazan ayının bereketi ve feyziyle dolup taşan bir atmosferden sonra, şimdi de bayram sevincini yaşamanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz.<br />
Bu özel gün vesilesiyle bir kez daha bir araya gelmenin, sevdiklerimizle birlikte olmanın, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan Bayramının kardeşlik bağlarımızın güçlenmesine, dayanışma ve yardımlaşma duygularımızın pekiştirmesine vesile olmasını diliyorum.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle, başta vatanımız olmak üzere, Filistin, Gazze ve Doğu Türkistan’daki şehit ve gazi ailelerimizin, vatandaşlarımızın tüm İslam coğrafyasının Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.<br />
Sevdiklerinizle yaşayacağınız nice bayramlarınız olsun. Bayramınız mübarek olsun." ifadelerini kullandı.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Apr 2024 17:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/ak-parti-bruksel-ab-temsilciligi-ramazan-bayrami-mesaji-1712595732.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk baklavasının şekeri düştü</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/turk-baklavasinin-sekeri-dustu-5438</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/turk-baklavasinin-sekeri-dustu-5438</guid>
                <description><![CDATA[Türk Standardları Enstitüsü (TSE) daha önce belirlediği baklavanın standardında değişikliğe giderek şeker oranını yüzde 35-45'ten yüzde 30-42'ye indirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR-&nbsp;Türk&nbsp;Standardları Enstitüsü (TSE) daha önce belirlediği baklavanın standardında değişikliğe giderek şeker oranını yüzde 35-45'ten yüzde 30-42'ye indirdi.</p>

<p style="text-align:left">AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TSE, 2015'te "Türk&nbsp;baklavası" standardını belirleyerek kabul etmişti. Söz konusu standartla baklavanın hazırlanışı ve kullanılması gereken malzemeler kurallara bağlanmıştı.</p>

<p style="text-align:left">Kendine has içerik ve üretim yöntemiyle&nbsp;Türk&nbsp;baklavasının&nbsp;tarifi TSE standardında şöyle yer alıyor:</p>

<p style="text-align:left">"Sert buğday unu veya özel amaçlı un, yumurta, tuz ve su karışımından elde edilen sert hamura, sert buğdaydan elde edilen buğday nişastası serpilerek, hamurun tekniğine uygun olarak açılması, içine veya arasına kaymak, tereyağı veya tereyağının eritilerek saf hale getirilmiş sade yağ, çeşnisine göre Antep fıstığı içi, ceviz içi veya bölgesine göre fındık içi veya badem içinin eklenmesinden sonra mevzuatlarda katılmasına izin verilen katkı maddelerinin bir veya birkaçının katılarak veya katılmadan çeşidine göre dilimlendikten sonra uygun sıcaklık ve sürede pişirilip, beyaz&nbsp;şekerin su ile kaynatılmasıyla (limon suyu veya limon tuzu eklenmiş) elde edilen şerbet ilave edilmiş mamul."</p>

<p style="text-align:left"><strong>- Tip özellikleri</strong></p>

<p style="text-align:left">Baklava şerbet ekleme oranına ve kaymak eklenip eklenmemesine göre, yaş baklava, kuru baklava olmak üzere iki tip olarak belirlendi.</p>

<p style="text-align:left">Tip özelliklerinde ise yaş baklavada şeker oranı yüzde 30-42, kuru baklavada şeker oranı ise yüzde 25-30 olması gerekecek. Kuru baklavada çeşni altında kaymak bulunmayacak.</p>

<p style="text-align:left">TSE'nin daha önce belirlediği baklava standardında yaş baklavadaki şeker oranı yüzde 35-45 olarak belirlenmişti.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- "Glikoz şeker olarak kullanılmamalı"</strong></p>

<p style="text-align:left">Sıtkı Usta ailesinden Yusuf Altunbay, bayramın yaklaşmasıyla yoğunluklarının arttığını belirterek, son 1 hafta kala vardiyalarını 2-3'e çıkardıklarını söyledi.</p>

<p style="text-align:left">Havaların ısınmasıyla soğuk baklavaya talebin olduğunu ifade eden Altunbay, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Genel olarak klasik fıstıklı baklavamız ve kadayıfımız tercih ediliyor. Tatlı üretiminde malzeme kalitesi çok önemli. Bunların içinde de yağ,&nbsp;şekerin kaliteli olması gerekiyor. Merdiven altı üretim yapan yerlerden asla alınmamalı. Fıstık kalitesine çok dikkat edilmeli. Glikoz, şeker olarak hiç kullanılmaması gerekiyor. Biz ürünlerimizde pancar&nbsp;şekeri&nbsp;kullanıyoruz. Bunlara kesinlikle dikkat edilmeli."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Apr 2024 13:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/turk-baklavasinin-sekeri-dustu-1712508515.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tercüman Yakup Yurt, Hayata veda etti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/tercuman-yakup-yurt-hayata-veda-etti-5437</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/tercuman-yakup-yurt-hayata-veda-etti-5437</guid>
                <description><![CDATA[Belçika Türk toplumunun yakından tanıdığı ve sevdiği Tercüman Yakup Yurt ikamet ettiği Bursa'nın Umurbey kasabasında hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BRÜKSEL-Şükrü SAĞLAM&nbsp; </strong>Belçika Türk toplumunun yakından tanıdığı ve sevdiği <a href="https://www.belturkhaber.be/haber/tercuman-yakup-yurt-hayata-veda-etti-5437" rel="tag" title="Tercüman Yakup Yurt, Hayata veda etti">Tercüman Yakup Yurt</a>, ikamet ettiği Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Umurbey kasabasında hayatını kaybetti.<br />
Uzun yıllar Belçika Türk topluma tercümanlık hizmeti'nin yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetleri ilede büyük katkı sağlayan Yurt, emekli olduktan sonra memleketi Umurbey'de ikamet ediyordu.<br />
Yurt'un <a href="https://www.belturkhaber.be/haber/tercuman-yakup-yurt-hayata-veda-etti-5437" rel="tag" title="Tercüman Yakup Yurt, Hayata veda etti">cenaze</a>si pazartesi günü <a href="https://www.belturkhaber.be/haber/tercuman-yakup-yurt-hayata-veda-etti-5437" rel="tag" title="Tercüman Yakup Yurt, Hayata veda etti">öğle namazı</a> nı takiben Umurbey kasabasında defnedilecek.<br />
Merhuma Allah'tan rahmet, sevenleri ve ailesine başsağlığı dileriz.</p>

<p>Yakup YURT kimdir ?<br />
Yakup YURT 1950 yılında Bursa'da doğan bir Nisan 1 şakasıdır. İlkokul ve ortaokul tahsilini doğduğu köyde yapmıştır. Sonra da, Bursa Erkek Lisesi'ne başlamıştır. Lisenin ilk iki sınıfını geçmiş ve son sınıfa geçmeye hak kazanmıştır. 1966 yılında Belçika'ya kaçak göçmen işçi olarak gelen babası, 1967 yılında durumunu yasallaştırdıktan sonra ailesini yanına getirmeye karar verince, Yakup YURT 1967 Ekim ayında kendisine rağmen güneşi yağmur için terkederek Valon bölgesine gelmiştir. Fakat Batı Avrupa'nın sosyal ve ekonomik sisteminin vatandaşları için öngördüğü kadere razı olmadığı için, Belçika'da tahsiline devam etme kararı almıştır. Fakat bunun için, herşeyden önce, Fransız dili ve kültürünü lâyıkıyla öğrenmesi gerekmekteydi. Kararı kesindi ve kimse onu engelleyemedi. 1967 den 1979 a kadar tahsiline devam etti. Gayretleri boşa gitmedi ve Louvain Katolik Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden lisans diploması aldı. 1982 yılında kendi köyünden Güzin isimli bir kızla evlendi. Bu mutlu beraberlik 1983 te Cavit ve 1985 te de Onur'un katılımıyla daha da pekişti. Yakup YURT 1981 yılından beri Brüksel Asliye Mahkemesi nezdinde Türkçe ve Fransızca dillerinde yeminli tercümanlık yapıyordu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Apr 2024 13:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/tercuman-yakup-yurt-hayata-veda-etti-1712485268.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Bin aydan daha hayırlı&quot; Kadir Gecesi yarın</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/bin-aydan-daha-hayirli-kadir-gecesi-yarin-5427</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/bin-aydan-daha-hayirli-kadir-gecesi-yarin-5427</guid>
                <description><![CDATA[Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi, İslam'da, "Sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece" olarak kabul ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi, İslam'da, "Sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece" olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Kur'an-ı Kerim'de adı geçen tek gece olarak yer alan Kadir Gecesi şöyle anlatılıyor:</p>

<p>"Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik. Bilir misin nedir Kadir Gecesi? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. O gece melekler ve ruh, rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenlik doludur."</p>

<h3>"Peygamberimiz ramazan gecelerini ibadetle geçirerek Kadir Gecesi'ni aramıştır"</h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Fatih Mehmet Aydın, AA muhabirine, Kadir Gecesi'nin öneminin Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı gece olmasından kaynaklandığını söyledi.</p>

<p>Hazreti Muhammed'in Kadir Gecesi'nde inanarak dua eden ve ibadet edenlerin geçmiş günahlarının affedileceğini belirttiğini aktaran Aydın, "Kadir Gecesi'nin hem ramazan ayında olması hem Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı gece olması hem de 'bin aydan hayırlı' olarak nitelendirilmesi bu mübarek gecenin önemini ortaya koymaktadır." dedi.</p>

<p>Kadir Gecesi'nin kesin olarak ramazanın 27. gecesi olmadığını vurgulayan Aydın, "Kadir Gecesi'nin ramazan ayının hangi gecesi olduğu Peygamber Efendimiz tarafından bile bilinmemekte ve aranmaktadır. Peygamberimiz, Kadir Gecesi'nin ilk önce ramazanın ilk 10 gününde, sonra orta 10 gününde, sonra son 10 gününde aramıştır. Peygamberimiz de ramazan gecelerini ibadetle geçirerek Kadir Gecesi'ni aramış ve her gecenin ihya edilmesine özen göstermiştir." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Hazreti Muhammed'in ramazanın son 10 gününün ihya edilmesine özel önem verdiğini ifade eden Aydın, bir rivayete göre Kadir Gecesi'nin 27. gece olduğunun bildirildiğini aktardı.</p>

<h3>"Müslümanların önemli gecelerde birbirlerine dua etmesi gerekmektedir"</h3>

<p>Müslümanların Kadir Gecesi'nde tövbe etmesi, namaz kılması, dua etmesi ve Kur'an okumasının toplumsal ve bireysel huzur için önem arz ettiğini dile getiren Aydın, şunları kaydetti:</p>

<p>"Müslümanların önemli gün ve gecelerde birbirlerine dua etmesi ve Allah'a yakarması gerekmektedir. Zor bir zamandan geçiyoruz. Başta Gazze olmak üzere dünyanın birçok yerinde Müslümanlar sıkıntılar içerisinde. Şu an Gazze'de insanlar su bulamaz hale geldi. Ondan dolayı ramazan ayında Allah'a sözlü olarak dua etmenin yanında bir de fiilli olarak Gazzeli Müslümanları desteklememiz, onlara en azından vereceğiniz sadaka, zekat ve fitrelerle yardım etmemiz ve bunları oralara göndermek için her türlü çabayı sarf etmemiz gerekmektedir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Apr 2024 14:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/04/bin-aydan-daha-hayirli-kadir-gecesi-yarin-1712257702.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>LÖSEV Ramazan Kampanyasına Başladı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/losev-ramazan-kampanyasina-basladi-5403</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/losev-ramazan-kampanyasina-basladi-5403</guid>
                <description><![CDATA[LÖSEV, “Yoksul bir aileyi doyurmak, hasta bir çocuğu iyileştirmek, gözü yaşlı bir anneyi güldürmek ibadetlerin en güzelidir” inancıyla, bu yıl da on binlerce ailenin sofrasına bereket taşıyacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>RAMAZAN BAĞIŞLARINIZLA ÖNCE ÇOCUKLAR İYİLEŞSİN</p>

<p><br />
LÖSEV, “Yoksul bir aileyi doyurmak, hasta bir çocuğu iyileştirmek, gözü yaşlı bir anneyi güldürmek ibadetlerin en güzelidir” inancıyla, bu yıl da on binlerce ailenin sofrasına bereket taşıyacak.<br />
25 yıldır Türkiye’nin en güvenilen Vakfı olan LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, Ramazan Ayının ilk gününden itibaren içerisinde bir ailenin ihtiyaç duyabileceği kuru gıda, et ve et ürünleri, hijyen ürünlerinden oluşan yardım kolilerini,&nbsp; lösemi ve kanser tedavisi gören tüm hastalara iletiyor.<br />
LÖSEV’in ‘Koli Koli Mutluluk’ buluşmalarında, “Önce Çocuklar İyileşsin” diyerek hazırlanan, sağlıklı ve kaliteli ürünlerden oluşan gıda kolileri, Türkiye’nin dört bir yanındaki 6 milyonu aşkın gönüllüsü, iyileşmiş gençleri ve LÖSEV Aileleri ile birlikte hazırlanıyor ve&nbsp; Türkiye geneli 80 bini aşkın lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklar ile yetişkin kanser hastalarının evlerine teslim ediliyor.<br />
Bağışçılarının her bir kuruşunun doğru ellere ulaştırılması için titizlikle çalışan LÖSEV’e “Koli Koli Mutluluk” çalışmalarında sizler de destek olabilir, sağlıklı, kaliteli, doğal ve her bütçeye uygun LÖSEV Ramazan gıda paketlerinden sipariş vererek, Ramazan Ayı’nda ihtiyacı olan lösemili çocuklar ile kanser hastalarına ulaştırılmasını sağlayabilirsiniz.<br />
Lösemili Çocuklara “Koli Koli Mutluluk”<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Acil Yardım Paketi<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Orta Aile Paketi<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Büyük Aile Paketi<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Mutlu Aile Paketi<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Sevgi Dolu Geniş Aile Paketi</p>

<p>Ramazan Ayı’nda LÖSEV’e sağlayacağınız katkılar kapsamında;</p>

<p>⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Türkiye’deki tüm banka şubelerinden “BAĞIŞ EKRANLARI” aracılığı ile masraf ödemeden veya internet bankacılığı üzerinden<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Tüm PTT Şubelerinden,<br />
www.losev.org.tr web sitemizden RAMAZAN BAĞIŞI, FİTRE VE ZEKAT” sekmelerine tıklayarak,<br />
(Yardımlarınız için detaylı bilgiye https://www.losev.org.tr/bagis/Ramazan.html linkinden ulaşabilirsiniz.)<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Tüm operatörlerin faturalı hatlarından 3406 kısa SMS hattına LÖSEV, BAĞIŞ, MÜCADELE, CAN, TUĞLA kelimelerinden birini ya da 1998 kısa SMS hattına FİTRE yazarak SMS’le bağışınızı gerçekleştirebilirsiniz.<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;LÖSEV Ofislerini arayarak ya da ziyaret ederek bağış yapabilir veya bilgi almak için 0312 447 06 60 numaralı telefondan LÖSEV Vakıf Merkezine ulaşabilirsiniz</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Mar 2024 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/03/losev-ramazan-kampanyasina-basladi-1710773234.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Açıkgöz:&quot;8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum&quot;</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/acikgoz8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gununu-kutluyorum-5392</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/acikgoz8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gununu-kutluyorum-5392</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Brüksel AB Temsilcisi Ruhi Açıkgöz 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile bir mesaj yayınladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px">AK Parti Brüksel AB Temsilcisi <span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif">Ruhi Açıkgöz 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile bir mesaj yayınladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px">Değerli Hanımefendi;<br />
Ülkemizin ve dünyanın dört bir yanında emeğin, eşitliğin, adalet ve barışın sembolü olan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.<br />
Anadolu’yu ana yurt yapan, gerektiğinde kucağında evladı ile cepheye mermi taşıyan kadınlarımız ailelerimizin yeganesi ve toplumumuzun şekillenmesindeki en kıymetli faktördür. Analarımız, kardeşlerimiz, eşlerimiz ve iş dünyamızın ilham verici parçası olan kadınlar, yaşamımızın her alanında bize ışık tutar ve güç verirler. Toplumumuzdaki her bir bireyin ilk öğretmeni olan, sevgisiyle bizleri ısıtan kadınlarımızın haklarının bizler için ne kadar değerli olduğu aşikardır.<br />
Bu vesile ile, katledilen, şiddet ile yüzleşmek zorunda kalmış, evlatlarını ve eşlerini mukaddes vatanımızın bölünmez bütünlüğü için şehit ve gazi vermiş kadınlarımız başta olmak üzere sevgi ve merhametleriyle dünyayı kucaklayan bütün kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.<br />
Saygı ve sevgilerimle,</span></p>

<p><br />
<strong><span style="font-size:14px">Ruhi Açıkgöz</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:14px">AK Parti Brüksel AB Temsilcisi </span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 01:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/03/acikgoz8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gununu-kutluyorum-1709851080.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vizesiz gidebileceğiniz yurt dışı şehirleri</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/vizesiz-gidebileceginiz-yurt-disi-sehirleri-5381</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/vizesiz-gidebileceginiz-yurt-disi-sehirleri-5381</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin Lider Seyahat Sitesi ENUYGUN, bahar tatili yapmak isteyenler için vizesiz ya da kapıda vize ile giriş yapılabilecek, gidiş – dönüş uçak biletleri 6.000 TL’nin altında uygun fiyatlı rotaları derledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin Lider Seyahat Sitesi ENUYGUN, bahar tatili yapmak isteyenler için vizesiz ya da kapıda vize ile giriş yapılabilecek, gidiş – dönüş uçak biletleri 6.000 TL’nin altında uygun fiyatlı rotaları derledi. </strong></p>

<p>Türkiye’nin Lider Seyahat Sitesi Enuygun.com, mart ayında keyifli bir yurt dışı tatili yapmak isteyenler için gidiş-dönüş&nbsp;uçak bileti&nbsp;6 bin TL’nin altındaki en güzel rotaları derledi. İşte ENUYGUN’un 5 günlük bir seyahat için araştırdığı gidiş-dönüş uçak bileti 6 bin TL’nin altındaki harika şehirler.</p>

<p><strong>1.685 TL’den başlayan fiyatlarla Lefkoşa</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının çipli kimlikle giriş yapabildiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti Lefkoşa, Enuygun.com’un listesinde ilk sırada. Mart ayında 5 günlük bir tatil için uçak biletlerini 1.685 TL’den almanın mümkün olduğu Lefkoşa’ya giderseniz Büyük Han, Selimiye Camisi olarak da adlandırılan St. Sophia Katedrali, Venedik Sütunu, Derviş Konağı ve Etnografya Müzesi mutlaka görmeniz gereken yerler.</p>

<p>Seyahatinizde hellim peynirli lezzetler, peynirle hazırlanan mantı piruhu ve kolokası tatmalısınız.</p>

<p><strong>2.702 TL’den başlayan fiyatlarla Saraybosna</strong></p>

<p>ENUYGUN’un listesinin ikinci sırasında Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna var. Mart ayı için gidiş – dönüş uçak biletlerini 2.702 TL’den başlayan fiyatlarla almanın mümkün olduğu şehirde gezilecek yerlerin başında Başçarşı geliyor. Şehre gitmeyi tercih ederseniz keşif listenizde Umut Tüneli, Latin Köprüsü, Gazi Hüsrev Bey Camisi, Sarajevo City Hall ve Bjelašnica Dağı da yer almalı.</p>

<p>Şehrin en ünlü lezzetleriyse şüphesiz Boşnak böreği ve trileçe.</p>

<p><strong>3.881 TL’den başlayan fiyatlarla Tiflis</strong></p>

<p>Enuygun.com’un derlemesinde sıra Tiflis’te. Mart ayında ülkemizden sık ziyaretçi alan Tiflis’e gitmek isterseniz uçak biletlerinizi 3.881 TL’den başlayan fiyatlara almanız mümkün. Modern yaya köprüsü Bridge of Peace, Sameba Katedrali ve Narikala Harabesi şehirde görülmesi gereken cazibe merkezlerinin başında geliyor. Teleferik ile Narika’ya çıkmak ise şehirden dönmeden mutlaka tatmanız gereken bir deneyim.</p>

<p>Gürcü mantısı hinkali ve peynirli pide çeşidi haçapuri Tiflis’te sizi kendine çekecek lezzetler.</p>

<p><strong>4.039 TL’den başlayan fiyatlar Üsküp</strong></p>

<p>Sıradaki öneri de vize işlemleriyle yormayan ve pasaportla giriş yapılabilen Balkan şehri Üsküp. Gidiş - dönüş uçak biletlerinizi 4.039 TL’den başlayan fiyatlarla alabileceğiniz Makedonya’nın başkenti Üsküp’te Üsküp Türk Çarşısı, Taşköprü, Matka Kanyonu ve Üsküp Kalesi mutlaka görülmesi gereken yerler.</p>

<p>Arnavut böreği, Makedon salatası ve kaymaçina Üsküp’ün öne çıkan lezzetlerinden.</p>

<p><strong>4.971 TL’den başlayan fiyatlarla Şarm El-Şeyh</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kapıda vize alarak girebildiği Şarm El Şeyh, tüm dünyadan dalış meraklılarının favori destinasyonlarından. Her mevsim denize girilebilen Şarm El-Şeyh’e uçak biletlerinizi 4.971 TL’den başlayan fiyatlarla alabilirsiniz. Dalışın yanı sıra şehri de keşfetmek isterseniz Ras Muhammed Milli Parkı, Mustafa Camii ve Azize Katerina Manastırı şehrin görülesi noktaları.</p>

<p>Orta doğu mutfağının lezzetli yemeklerinden falafel, babagannuş, tabule ve ülke mutfağının en ünlü yemeği koshari denenmesi gereken lezzetler.</p>

<p><strong>5.132 TL’den başlayan fiyatlarla İstanbul – Podgoritsa</strong></p>

<p>Karadağ’ın başkenti Podgoritsa vizesiz giriş yapılabilen en güzel yerlerden olmasıyla öne çıkıyor. Gidiş – dönüş uçak biletlerinizi 5.132 TL’den başlayan fiyatlara alabileceğiniz Podgoritsa’da, Milenyum Köprüsü, Bağımsızlık Meydanı, Njegosev Park, Saat Kulesi, Podgoritsa Niagara Şelaleleri ve İsa’nın Dirilişi Katedrali görülmesi gereken yerler.&nbsp;<br />
&nbsp;Lezzetli köfte cevapi ve taze deniz mahsulleri Podgoritsa’da mutlaka tadılması gerekenler.</p>

<p><strong>5.445 TL’den başlayan fiyatlarla Belgrad</strong></p>

<p>Gidiş – dönüş uçak biletlerinizi 5.445 TL’den başlayan fiyatlara alabileceğiniz Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da mart ayında sizi ılık bir hava karşılayacak. Şehirde Belgrad Kalesi, Belgrad Sarayı, Beyaz Saray, Rakovica Manastırı ve Aziz Mark Kilisesi gibi pek çok anıtsal yapı bulunuyor. Belgrad Kalesi ve çevresini içeren Kalemegdan, Belgrad’ın en çok ziyaretçi alan turistik bölgelerinden.</p>

<p>Belgrad seyahatinde cevapi köfte, Balkan şinitzeli, börek çeşidi burek ve içinden marmelatların taştığı hamur işi krofneyi tadabilirsiniz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Feb 2024 13:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/02/vizesiz-gidebileceginiz-yurt-disi-sehirleri-1709135266.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>UTKU: İletişimde mizahın dozajı iyi ayarlanmalı</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/utku-iletisimde-mizahin-dozaji-iyi-ayarlanmali-5367</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/utku-iletisimde-mizahin-dozaji-iyi-ayarlanmali-5367</guid>
                <description><![CDATA[Belçika’da yaşayan Mizah yazarı Erdinç Utku, Fikir Atölyesi’nin davetlisi olarak gittiği Almanya’nın Duisburg kentinde Gazeteci Mehmet Tanlı’nın moderatörlüğünde “Mizahın İletişimdeki Rolü” konulu interaktif bir sunum yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>UTKU: İletişimde mizahın dozajı iyi ayarlanmalı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Belçika’da yaşayan Mizah yazarı Erdinç Utku, Fikir Atölyesi’nin davetlisi olarak gittiği Almanya’nın Duisburg kentinde Gazeteci Mehmet Tanlı’nın moderatörlüğünde “Mizahın İletişimdeki Rolü” konulu interaktif bir sunum yaptı. İlkini 6 Kasım 2023 tarihinde Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirdiği sunumu dinleyici profiline uyarlayan yazar, sunum sonrasında Moderatör Tanlı’nın ve katılımcıların sorularını yanıtladı. Fikir Atölyesi Başkanı Orhan Göktan’ın hoş geldiniz konuşmasından sonra Şefika ve Rabia hanım kanun eşliğinde minik bir konser verdi. Mevlüt Asar “kültürlerarası mizah ve Almanya’da Türkler arasında mizah” konusunda “5 dakikalık” bir giriş yaptı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Utku, konserde söylenen 5 şarkıya Türkiye politikasından çağrışımlarla göndermeler yaparak sunumuna başlayarak neşeli bir geçiş yaptı.</p>

<p>Sunumunda ülkelerde yapılan bilimsel araştırmaları örnek göstererek mizahın insan sağlığına olumlu etkilerini anlatan Mizah yazarı Erdinç Utku, “mizah etkisi”nin anlatılanı öğrenmeyi ve akılda kalmasını kolaylaştırdığını söyledi. Mizahla verilen mesajın daha çabuk dikkat çektiği ve kalıcı olduğunu belirten yazar “yanlış yerde, yanlış zamanda ve yanlış kitleye yapılan yanlış esprinin ters tepeceğini” ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>“İletişimde mizah etkilidir ancak hedef kitleye uymalı ve dozu iyi ayarlanmalıdır” diyen Utku Batılıların iletişimde mizahın yerini baharata benzettiğini belirtti ve mizah ustası Kandemir Konduk’un “mizahta argo ve küfrün yerini yemekte soğana benzetmesini” örnek göstererek “iletişimde mizah yemekteki soğan gibidir. Uygun miktarda kullanılırsa tat verir, fazlası yemeği yenilmez hale getirir. Dozajı iyi ayarlamak ve uygun hedef kitleye uyarlamak lazım. Örneğin soğanla baklava iyi gitmez” dedi.</p>

<p>Küçük video ve karikatürlerle destekli sunumu katılımcılar keyifle izlediler, kahkahalarını tutamadılar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sorulara verdiği yanıtlarda “mizahı edebiyatın yaramaz çocuğu ama halkın işine en çok yarayanı” olarak tanımladığını belirten yazar “Mizah ezilenin yanındadır. Ben de öyleyim ancak ezildiğini göre göre ezilene karşı sesini çıkarmayanlara da iğnesini batırmalı” dedi.</p>

<p>Mizah Yazarı Erdinç Utku sunum sonrasında etkinlikte yeni çıkan Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan aforizmalarından oluşan kitabı Yüksek Yerilim Hattı ve önceki kitaplarını imzaladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Utku “Mizahın iletişimdeki Rolü” sunumlarına 12 Şubat’ta Berlin’de ve 13 Mart’ta da Frankfurt’ta devam edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Feb 2024 12:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/02/utku-iletisimde-mizahin-dozaji-iyi-ayarlanmali-1707738220.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kutlu anları değerlendirmek için üç aylar ve kandillerin önemi</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kutlu-anlari-degerlendirmek-icin-uc-aylar-ve-kandillerin-onemi-5353</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kutlu-anlari-degerlendirmek-icin-uc-aylar-ve-kandillerin-onemi-5353</guid>
                <description><![CDATA[Allah’a ortak koşmayanların affedileceği müjdesi ne zaman verildi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Halk arasında “üç aylar” diye anılan zaman diliminin Allah’ın merhamet, bağışlama ve ihsanının zirveye çıktığı kutlu bir zaman dilimi olduğunu ifade eden tasavvuf araştırmacısı Prof. Dr. Reşat Öngören, “Allah’ın merhameti, bağışlaması ve ihsanının bütün alemleri kapladığı bu kutlu zaman dilimini bolca ibadet, dua, zikir ve hayırlı işlerle çok iyi değerlendirmek gerekir. Özellikle Gazze’de İsrail zulmü altında inim inim inleyen kardeşlerimizin kurtuluşu için çokça dualar edelim.” dedi.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, İslam takvimine göre içerisinde bulunduğumuz Recep, Şaban ve Ramazan aylarını içine alan ve ”üç aylar” olarak adlandırılan dönemi değerlendirdi.</p>

<p><strong>Üç aylar; Allah’ın merhamet, bağışlama ve ihsanının zirveye çıktığı kutlu bir zaman dilimi</strong></p>

<p>Prof. Dr. Reşat Öngören,&nbsp;halk arasında “üç aylar” diye anılan zaman diliminin Allah’ın merhamet, bağışlama ve ihsanının zirveye çıktığı kutlu bir zaman dilimi olduğunu ifade ederek, “Hicri takvime göre Recep, Şaban ve Ramazan aylarından oluşan bu aylarda Regaib, Mirac, Berat ve Kadir gibi önemli kandillerin yer alması üç ayların değerini daha da arttırıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Öngören: “O, Ramazan dışındaki en faziletli orucun Şâban’da tutulan oruç</strong>&nbsp;<strong>olduğunu ifade etmiştir.”</strong></p>

<p>Üç ayların ilki olan Recep ayının, Kur’an-ı Kerîm’de “haram aylar” diye anılan savaşın yasaklandığı ve kendilerine saygı gösterilmesi emredilen dört ay (Zilkade, Zilhicce ve Muharrem) arasında yer aldığını anlatan Prof. Dr. Reşat Öngören, şunları kaydetti:</p>

<p>“Peygamber Efendimiz (a.s.) Recep ayı girdiğinde, ‘Allahım, Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır!’ şeklinde dua ederdi. Öte yandan Resul-i Ekrem’in Şâban ayında diğer aylara oranla daha fazla oruç tuttuğu, bazen de tamamını oruçlu geçirdiği hadis kaynaklarında zikredilir. O, ‘İnsanların değerini bilemedikleri bu ayda ameller Allah’a arz edilir; ben amellerimin oruçlu iken Allah’a arz edilmesini arzu ediyor ve bu ayda oruç tutuyorum’ buyurmuş. Ramazan dışındaki en faziletli orucun Şaban’da tutulan oruç olduğunu ifade etmiştir. Ramazan ayı ise Kur’an’ın indirilmeye başlandığı oruç ayıdır.”</p>

<p><strong>Kandiller: Kutlu zaman dilimleri…</strong></p>

<p>Kutlu gecelerden Regaib ve Mirac kandilinin Recep ayı içinde yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, şöyle anlattı:</p>

<p>“Recep ayının ilk cuma gecesi Müslümanların çoğunluğu tarafından Regaib kandili olarak kutlanmakta, Mirac hadisesinin gerçekleşme tarihi de Recep ayının 27. gecesi olarak kabul edilmektedir.</p>

<p>Bilindiği gibi Resul-i Ekrem’in bir gece Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’deki Mescid-i Aksa’ya yaptığı yolculuktan sonra Kudüs’ten göklere yükselmesine Mirac denilmiştir. Hz. Peygamber (a.s.) yedi kat göğün her birinde sırasıyla Adem, İsa, Yusuf, İdris, Harun, Musa ve İbrahim peygamberle buluştu, ardından Allah’ın huzuruna çıktı. Beş vakit namaz burada iken farz kılındı. Bir rivayete göre Resul-i Ekrem’e Miracda Bakara suresinin son ayetleri (Âmenerresûlü) indirilmiş ve Allah’a ortak koşmayanların affedileceği müjdesi verilmiştir.”</p>

<p><strong>Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan Kabe istikametine çevrilmesi Berat gecesinde oldu</strong></p>

<p>Şaban ayının on beşinci gecesinde kutlanan Berat kandili hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Peygamber Efendimiz; ‘Şaban’ın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der’ buyurmuştur. Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan Mekke’deki Kabe istikametine çevrilmesinin Berat gecesinde vuku bulduğuna dair rivayetler geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Kur’an’ın tamamı toplu olarak Berat gecesi dünya semasına indi</strong></p>

<p>Kur’an’ın tamamının toplu olarak Berat gecesi dünya semasına indirildiği, Kadir gecesinde de ayetlerin peyderpey inmeye başladığının kabul edildiğini dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Kandil gecelerinin en önemlisi olan Kadir gecesi Ramazan ayı içerisinde yer almakta ve çoğunluğa göre 27. gecesi olarak kabul edilmektedir.” dedi.</p>

<p><strong>Öngören: “Gazze’de İsrail zulmü altında inleyen kardeşlerimizin kurtuluşu için çokça dualar edelim.”</strong></p>

<p>Prof. Dr. Reşat Öngören, “Allah’ın merhameti, bağışlaması ve ihsanının bütün alemleri kapladığı bu kutlu zaman dilimini bolca ibadet, dua, zikir ve hayırlı işlerle çok iyi değerlendirmek gerekir. Özellikle Gazze’de İsrail zulmü altında inim inim inleyen kardeşlerimizin kurtuluşu için çokça dualar edelim. Maddi olarak elimizden ne yazık ki pek bir şey gelmiyor, bari dualarımızla onlara imdat eyleyelim.” diye sözlerini tamamladı.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/01/kutlu-anlari-degerlendirmek-icin-uc-aylar-ve-kandillerin-onemi-1706640134.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeterli içme suyuna ulaşamayan insan sayısı yıldan yıla artıyor!</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/yeterli-icme-suyuna-ulasamayan-insan-sayisi-yildan-yila-artiyor-5349</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/yeterli-icme-suyuna-ulasamayan-insan-sayisi-yildan-yila-artiyor-5349</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde su kaynakları azalıyor! ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye de su kaynaklarını doğru kullanması gereken ülkeler arasında!</strong></p>

<p><strong>Dünya genelinde su kaynaklarının azaldığını dile getiren uzmanlar, bilinçli su kullanımı kültürünün, sürdürülebilirlik için önemli olduğunu söylüyor. Evlerde, işyerlerinde ve tarımda alınacak basit önlemlerle su tasarrufunun mümkün olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Toplumda suyun önemi ve su kullanımı konusunda eğitimler verilerek ailelerin ve gençlerin bilinçlenmesi sağlanmalıdır. Okullarda çocuklar için su kullanımıyla ilgili oyunlar hazırlanarak su tasarrufu öğretilebilir.” dedi.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu&nbsp;(SHMYO) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı, Çevre Sağlığı Programı’ndan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, bilinçli su kullanımı kültürü hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>1.4 milyar insan yeterli içme suyuna ulaşamıyor</strong></p>

<p>Yaşamın temel kaynağı olan suyun insan vücudunun önemli bir kısmını da oluşturduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Su, insanların ihtiyaçlarını karşılamak, ekosistemin sağlığını korumak için gereklidir. Ayrıca, dünyamızın 3/4 ’ünü su oluşturuyor. Bu suların ancak yüzde 2.5’i kullanılabilir tatlı su kaynağı olup; 1.4 milyar insan ise yeterli içme suyuna ulaşamıyor. 2050 yılında yeterli içme suyuna ulaşamayan insan sayısının 3.76 milyara yükselebileceği tahmin ediliyor. Bilinçsiz su kullanımıyla tüm canlılar için önemli olan su kaynakları azalıyor. Hızlı nüfus artışı nedeniyle doğal su kaynakları ve kişi başına düşen su miktarı azalıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Temiz suya ulaşmakta güçlük çekmemenin yolu su tasarrufundan geçiyor</strong></p>

<p>Ülkemizin de su kaynaklarını doğru kullanması gereken ülkeler arasında yer aldığına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Su tüketimi bilinçli olarak sağlanmazsa, su problemleriyle karşı karşıya kalınacak ve temiz suya ulaşmakta güçlük çekilecek. Temiz suya ulaşılamaması durumunda ise, salgın hastalıklar oluşabilecek. &nbsp;Bu sorunu önlemenin yolu ise su tasarrufundan geçiyor. Su tasarrufuyla doğal su kaynakları korunarak sürdürülebilirlik sağlanıyor.&nbsp;Dünya üzerinde&nbsp;kişi başına düşen&nbsp;tatlı su kaynaklarının&nbsp;azalmasıyla,&nbsp;ekolojik sistem&nbsp;açısından da büyük risk oluşuyor ve&nbsp;sürdürülebilir su yönetimiyle&nbsp;bu kaynaklar korunabiliyor. Temiz çevre ve sağlıklı bir gelecek oluşabiliyor.” diye anlattı.</p>

<p><strong>Okullarda çocuklara su tasarrufu öğretilebilir</strong></p>

<p>Bireylerin suyun verimli kullanımı ve tasarrufu konusunda bilgilendirilmelerinin sağlanması gerektiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, şöyle devam etti:</p>

<p>“Toplumda suyun önemi ve su kullanımı konusunda eğitimler verilerek ailelerin ve gençlerin bilinçlenmesi sağlanmalıdır. Okullarda çocuklar için su kullanımıyla ilgili oyunlar hazırlanarak su tasarrufu öğretilebilir. Su tasarrufu ve su tüketimiyle ilgili broşürler hazırlanabilir. Ayrıca, su tüketiminin bir göstergesi olan su ayak iziyle ilgili de bilgilendirmeler yapılmalıdır.”</p>

<p><strong>İşyerlerinde bilinçli su kullanımı için uygulamalar…</strong></p>

<p>İşyerlerinde bilinçli su kullanımı amacıyla gizli su kaçakların giderilmesi, geri kazanılmış suların kullanımı ve yağmur suyu hasadı gibi uygulamalar yapılabildiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Sensörlü muslukların kullanımıyla diş fırçalama ve el yıkama gibi uygulamalarda su tasarrufu sağlanabilir. Ayrıca, su tasarrufu sağlayan musluk ucuna yerleştirilebilen perlatör kullanımıyla yüzde 90’a kadar su tasarrufu yapılabiliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Tarımda yanlış yöntemle sulama nedeniyle doğal kaynak suları harcanıyor</strong></p>

<p>Tarımda bilinçli su kullanımı amacıyla toprakta damla sulama ya da püskürtme yöntemi kullanılabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Yanlış yöntemle sulama yapıldığında ciddi miktarda doğal kaynak suyu harcanıyor. Su tasarrufu amacıyla geliştirilen akıllı sistemlerle toprakta nem düzeyini ve hava koşulları takip edilerek ihtiyaç duyulan su miktarı belirleniyor ve sulama işlemi otomatik olarak gerçekleştirilebiliyor. Tarımda kullanılabilen su sensörleri vasıtasıyla toprakta nem düzeyi ölçülerek sulamayla ilgili doğru zaman tespit edilebiliyor. Böylece tarımda kullanılan su tüketimi azaltılarak su kaynaklarının korunması sağlanıyor. Ayrıca, toprakta suyun tutulması ve erozyonun engellenmesi amacıyla eğimli arazilerde teraslama yapılabilir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Evlerde bilinçli su kullanımı için neler yapılabilir?</strong></p>

<p>Evlerde bilinçli su kullanımı amacıyla su tasarrufu sağlayan ev aletlerinin tercih edilebileceğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Çamaşır ve bulaşık makineleri tam dolmadan çalıştırılmamalıdır. Duş süresi kısaltılmalı ve su israfı önlenmelidir. Bahçe sulamada akıllı sistemler kullanılmalıdır. Meyve, sebze yıkama ve diş fırçalama gibi günlük aktiviteler esnasında su boşa akıtılmamalıdır.” dedi.</p>

<p><strong>Endüstriyel sektörlerde yağmur suyu hasadı, atıksu geri kazanımı yapılabilir</strong></p>

<p>Endüstriyel sektörlerde su kullanımının mümkün olduğu kadar azaltılarak, endüstriyel atık suyun arıtılmasının sağlanabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Arıtılan su, tesis içinde tekrar kullanılarak soğutma suyu, proses suyu, kazan besleme suyu olarak kullanılabilir. Bunun yanında, yağmur suyu hasadı, atıksu geri kazanımı, daha az su tüketen ya da kuru proseslerin tercih edilmesi, kimyasal kullanımının azaltılması, yıkama, durulama işlemlerinin optimizasyonu, soğutma amacıyla soğutma kulelerinin kullanılması ve buhar geri kazanımı yapılmasıyla verimli su kullanımı sağlanmaktadır. Bu gibi önlemlerle, daha az su kullanılıp daha az atıksu oluşacak ve arıtma esnasında kullanılacak enerji tüketimi de azaltılabilecektir.” diye ifade etti.</p>

<p><strong>Bilinçli su kullanımı için evlerde yapılabilecekler madde madde nelerdir?</strong></p>

<ul style="list-style-type:”disc”">
	<li>Musluklarda su tasarrufu sağlayan perlatör kullanılarak yarı yarıya su tasarrufu sağlanabilir.</li>
	<li>Çamaşır ve bulaşık makineleri bir defada ortalama 40 litre su tüketmektedir. Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolmadan çalıştırılmamalı ve su tasarrufu sağlayan makineler tercih edilmelidir.&nbsp;</li>
	<li>Bulaşıklar makineye yerleştirilmeden önce tabakta kalan yemek artıkları durulanmamalı, peçete ile çöpe atılmalıdır.&nbsp;</li>
	<li>Sebze meyve yıkarken akan suda yıkama yapılmamalı, kap içerisinde yıkama yapılmalıdır.</li>
	<li>Mutfakta kullanılan sular yeniden kullanılmalıdır. (Meyve yıkamada kullanılan sular, çiçek sulamada kullanılabilir.)</li>
	<li>Sifonun bir kez çekilmesi ile yaklaşık 10 litre su harcanmaktadır. Su tasarrufu sağlayan klozetler kullanılarak yüzde 60 daha az su tüketimi sağlanmaktadır.&nbsp;</li>
	<li>Tuvalet rezervuarlarının düşük kapasiteli olanları tercih edilmelidir.&nbsp;</li>
	<li>Tuvalet rezervuarlarının içine su dolu pet şişe gibi ağırlık oluşturan maddeler konularak (yaklaşık yüzde 20 oranında) daha az su tüketimi sağlanabilmektedir.&nbsp;</li>
	<li>Klasik duş başlıkları yerine düşük akımlı aeratörlü başlıklar kullanılmalıdır. Klasik duş başlıkları dakikada ortalama 15-20 litre su akıtırken; düşük akımlı aeratörlü duş başlıkları dakikada 9-10 litre su tüketerek su tasarrufunu desteklemektedir.</li>
	<li>Duş alırken suyun ısınması aşamasında fazla miktarda su boşa harcanmaktadır. Bu esnada boş kovaya ısınmakta olan su doldurularak temizlikte ya da tuvalette kullanılabilir.&nbsp;</li>
	<li>Diş fırçalama, el yıkama esnasında dakikada ortalama 15 litre suyun boşa akmasını engellemek amacıyla su kapatılmalıdır.&nbsp;</li>
	<li>Su kaçağı ve sızıntılara karşı tuvaletler ve musluklar kontrol edilmelidir.</li>
</ul>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 09:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/01/yeterli-icme-suyuna-ulasamayan-insan-sayisi-yildan-yila-artiyor-1706370137.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kış aylarında güvenli sürüş için öneriler </title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kis-aylarinda-guvenli-surus-icin-oneriler-5336</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kis-aylarinda-guvenli-surus-icin-oneriler-5336</guid>
                <description><![CDATA[ Koşullar zorlaştığında yapılacak en güvenli davranış araç kullanmamak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koşullar zorlaştığında yapılacak en güvenli davranış araç kullanmamak</strong></p>

<p><strong>Yola çıkmak zorunda değilseniz çıkmayın</strong></p>

<p><strong>Ülkemize geç gelen kış mevsimiyle birlikte, soğuk hava, karlı ve buzlu zeminlerde güvenli sürüş yapma yeniden gündeme geldi.</strong><strong>Kış lastiklerinin diş derinliklerinin minimum 4 mm olması gerektiğine dikkat çeken Yol ve Trafik Güvenliği DanışmanıÖzgürŞener,“İşiniz gereği araç ile yola çıkmak zorunda değilseniz çıkmayın. Toplu taşıma araçlarını kullanarak seyahat etmeyi tercih edin.” dedi.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı ÖzgürŞener,kış koşullarda güvenli araç kullanma konusunda önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>Zorunda değilseniz araçla yola çıkmayın!</strong></p>

<p>Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı ÖzgürŞener,ülkemize geç gelen kış mevsimi ile birlikte soğuk havalarda, karlı zeminlerde, buzlu zeminlerde, sisli havalarda sürüş yapmak ile ilgili konuların tekrar gündeme geldiğini belirterek, “Tüm sürücülerimize en önemli tavsiyemizi tekrar hatırlatalım. Hava ve yol koşullarının zorlaştığı durumlarda yapacağınız en güvenli davranış araç kullanmamaktır. İşiniz gereği araç ile yola çıkmak zorunda değilseniz çıkmayın. Toplu taşıma araçlarını kullanarak seyahat etmeyi tercih edin.” dedi.</p>

<p><strong>Taşıtınızın seyahat için elverişli olduğundan emin olun</strong></p>

<p>İş gereği veya zorunlu olarak mutlaka sürüşe çıkmak gerekiyorsa önerilerin dikkate alınması gerektiğini dile getiren Özgür Şener, uyulması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>

<p>- Taşıtınızın seyahat için elverişli olduğundan emin olun.</p>

<p>- Yola çıkmadan önce vakit ayırarak taşıtınızı dikkatli bir şekilde kontrol edin. Bu şartlar sağlanmıyorsa güvenli bir halde seyahat yapamayacağınızı biliniz.</p>

<p>- Yola çıkmadan önce taşıtınızı seyahate uygun hale getirmek için ayıracağınız vakit ve yapacağınız harcamalar, bu şartları sağlamadığınız için karışacağınız bir kaza veya yolda kalmanız durumundaki vakit ve harcamalardan çok çok az olacaktır.</p>

<p>- Lastiklerinizde yarık, yırtık gibi deformasyonlar var mı, lastik basınçlarınız uygun mu? (Taşıtın uygun lastik basınçları, depo kapağında, şoför kapısı içinde, taşıtın kullanım kılavuzunda bulunur. Yazın ve kışın lastik basınç değerleri değiştirilmez, uygun basınç değerinde olması yeterlidir).</p>

<p><strong>Lastiklerin diş derinlikleri minimum 4 mm olmalı</strong></p>

<p>- Kış lastiklerinizin diş derinlikleri yeterli mi? Minimum 4mm olmalı.</p>

<p>- Tüm farlarınız ve ışıklandırmalarınız çalışır durumda mı?</p>

<p>- Taşıtın göstergelerinde herhangi bir arıza veya uyarı bilgisi var mı?</p>

<p>- Taşıtın havalandırma, klima ve cam rezistansları çalışıyor mu?</p>

<p>- Taşıtınızın enerjisini sağlamak için toplam kapasitenin minimum ¾ ü kadar dolulukta olduğundan emin olun. Mümkünse ½ olduğu her seferinde tamamlayın. Sizden kaynaklanmasa da herhangi bir yolda kalma durumunda ihtiyacınız olan enerjiyi bu sayede sağlayabilirsiniz.</p>

<p><strong>Cam suyunuza mutlaka antifriz koyun!</strong></p>

<p>- Taşıtın sileceklerinin sağlam, işe yarar ve çalışır durumda olduğunu çalıştırarak kontrol edin.</p>

<p>- Cam silecek suyunuzun yeterli olduğunu kontrol edin. Kış aylarında içinde antifriz olmayan sular donmakta ve sürücüyü zor durumda bırakmaktadır. Cam suyunuza mutlaka antifriz koyun ve devri daim için antifriz koyduktan sonra bir kez ön ve arka camınızı temizleyin.</p>

<p>Taşıtın görüşünüzü sağlayan tüm camlarını ve bütün aynalarınızı temizleyin ve tam görüş sağlayın. Taşıtların üst tarafında kalan karlar sürüş esnasında fren yapıldığında ön cama inmekte ve sürücünün görüşünü tamamen kapatarak kazaya sebep olabilmektedir.</p>

<p><strong>Hareket ettirmeden taşıtınızı 4-5 günde bir olduğu yerde çalıştırın…</strong></p>

<p>- Günümüz taşıt teknolojisinde taşıtları hareket öncesi bir süre çalışır durumda tutmak ihtiyacı kalmamıştır. Bununla birlikte taşıtınızın çalışması ile ilgili bir problem var mı anlamak, bir miktar taşıtın içini ısıtmak varsa camlarınızdaki buğuyu açmak için taşıtınızı çalıştırmayı tercih edebilirsiniz.</p>

<p>Özellikle özel kullanım amaçlı taşıtlar kötü hava koşullarında ve özellikle zeminde çok kar olduğunda uzun süre hareket ettirilmemektedir. Bu tip durumlarda hareket ettirmeden taşıtınızı 4-5 günde bir olduğu yerde çalıştırmanızı tavsiye etmekteyiz. Bu sayede akünüz dahil tüm sistemlerin sağlıklı çalışmasını sağlayabilirsiniz.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jan 2024 12:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/01/kis-aylarinda-guvenli-surus-icin-oneriler-1705674320.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mükemmellik arzusuyla çocuktan iyi karne bekleniyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/mukemmellik-arzusuyla-cocuktan-iyi-karne-bekleniyor-5335</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/mukemmellik-arzusuyla-cocuktan-iyi-karne-bekleniyor-5335</guid>
                <description><![CDATA[Yoğun bir dönemi geride bırakan öğrenciler sömestr tatili için gün sayıyor. İlk dönem 19 Ocak 2024 tarihinde sona eriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, karne heyecanının yaşandığı bugünlerde çocuklara doğru yaklaşım konusunda değerlendirmede bulundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Neden iyi karne beklenir?</strong></p>

<p>Ebeveynlerin genellikle çocuklarını her zaman mükemmel olarak görmek istediklerini belirten<strong> </strong>Prof. Dr. Çelen,<strong> </strong>“Aileler çocuklarının hep mükemmel olmasını bekliyor ama unutmamak gerekir ki beş parmağımız bir değil. Çocuklarımızın alma kapasitesi, dikkat süreleri ve onları uzun süre belleğe yerleştirmeleri birbirinden çok farklı olabiliyor. Eğer iki çocuğunuz varsa birbirinden farklı olduğunu görebiliyorsunuz. Tabii ki mükemmelliği arzu ettiğimiz için çocuklarımızın da karnesinin iyi olmasını bekliyoruz” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Beklenti her zaman karşılanmayabilir</strong></p>

<p>Karnenin her zaman ebeveynin beklentisini karşılamasının mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Çelen, “Oysa ebeveynler kendilerinden de bilmeliler: Her zaman mükemmel sonuçlar alamayabiliriz. Çok yorgun olabiliriz, istediğimiz performansı gösteremeyebiliriz, bazen biz de çok heyecanlanabiliriz. Çocuklarımız için de aynı şeyler geçerlidir. Çocuklar zaman zaman sınav öncesinde kaygı duyabiliyor.&nbsp; Bazı çocuklar içe dönük oluyor, yanındaki arkadaşı kadar parmağını kaldırıp cevap vermiyor” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Öğretmen ve ebeveyn iş birliği önemli</strong></p>

<p>Karnenin değerlendirilmesinde öğretmen ve ebeveyn yaklaşımının önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çelen, “Öğretmenlerimiz öğrencilerini ne kadar tanıyor. Çok kalabalık sınıflarımız var. Burada ön plana çıkan çocuklar çok parmak kaldıran, cevap veren, puanları yüksek olan çocuklar oluyor. Arka planda kalan çocuklarla çok fazla ilgilenilmeyebiliyor. Evde de anne ve babalar ne kadar ilgileniyorlar. Çalışan anne babalar var, üst düzey konumda çalışanlar, çocuklarını bakıcıya bırakanlar var. Ya da vardiya ile çalışan işçi aileleri var ne kadar ilgileniyorlar. Öğretmen ve ebeveynin iş birliği yapması gerekiyor. Arada sırada değil de bunun sürekli olarak yapılması önemli. Özellikle geç gelişen çocukların üzerinde durmamız gerekiyor. Bunların farkında değiliz” diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Öğretmen ve ailenin ilgisi başarıyı getiriyor</strong></p>

<p>Çocuğun sadece fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını belirten Prof. Dr. Çelen, çocuğun en önemli ihtiyaçlarından birinin ilgi olduğunu söyledi. Çocuğun akademik başarısında öğretmen ve ebeveyn tarafından beraber gösterilen ilginin önemini de vurgulayan Prof. Dr. Çelen şöyle konuştu:</p>

<p>“Ebeveynler okulun istediği kazağı aldığı zaman görevlerini yaptıklarını zannediyor ama çocuğun beklediği farklı bir şey. Yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun Yusuf üçlemesinden biri olan Bal filminde minik Yusuf bir türlü kırmızı kurdeleyi alamıyor. Karadeniz’de geçen filmde baba arıcılıkla uğraşıyor. Anne çay toplamaya gidiyor.&nbsp; Çocuk tek başına yürüyerek okula gidip geliyor, çocukla kimse ilgilenmiyor. Öğretmen de okumayı sökenlere kırmızı kurdele takıyor. Kırmızı kurdeleyi kavanozun içine koymuş, tek tek dağıtıyor ama çocuk alamıyor. Çocuğun aklı hep o kırmızı kurdelede ama okumayı sökemiyor. Aile biraz daha zaman ayırabilse öğretmen biraz daha farklı bir şekilde eğitse çocuk o kırmızı kurdeleyi alacak. Onun için öğretmen ve ebeveynin koşullar elverdiği sürece iş birliği yapması gerekiyor.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kıyaslamak çocukta kaygıya yol açıyor</strong></p>

<p>Karne konusunda çocuğun kardeşleri de dahil kimseyle kıyaslanmaması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Çelen, “Birden fazla çocuğu olan ebeveynlerin çocuklarını kıyaslamamaları gerekiyor. Baba kendiyle kıyaslıyor, ‘Ben senin yaşındayken…’ diye, anne komşuların çocuklarıyla kıyaslıyor. Kıyaslamak güzel bir şey değil, kaygı oluşturuyor” uyarısında bulundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Çocuk ödül için değil, öğrenmek için çalışmalı</strong></p>

<p>Çocuğun okul başarısını bir ödül beklentisiyle elde etmesinin sakıncalarına değinen Prof. Dr. Çelen, çocuğa öğrenmek için çalışmasının hatırlatılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Çelen, “Bazı ebeveynler çocuk ödül için çalışıyormuş gibi davranıyor. Halbuki öğrenmek için çalışması gerektiğini çocuklara hatırlatmak gerekiyor. Bazen ödülün dozunu kaçırıyorlar. Bisiklet, scooter, dizüstü bilgisayar, tablet, akıllı telefon gibi büyük paralar verilerek hediyeler alınıyor. Çocuk bu sefer onları almak için çalışıyor. Ezberliyor, belki yüksek not da alıyor ama bir ay sonra sorduğunuzda size cevap veremeyebiliyor. Onun için çocuğun ödül adına çalışmaması gerekiyor. Yani çocuğa sürekli ‘Bunları öğrendiğin takdirde çok rahat edeceksin. Hedefine daha rahat ulaşacaksın’ şeklinde sözcüklerle hitap etmemiz gerekiyor. Basit bir başarıysa sırtını sıvazlamak, ‘Beni mutlu ettin, ilerde senin daha güzel günlerini göreceğiz’ demek aslında yeterlidir. Ödülün büyüklüğü her zaman ödüle ulaşmak için davranış kazanılmasına neden olur” diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Ceza asla istenilen davranışı kazandırmıyor</strong></p>

<p>Çocukların da duygularının olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen,<strong> </strong>notların zayıf olması halinde çocuğun yanında olunması gerektiğinin altını çizdi.&nbsp; Prof. Dr. Çelen, “Ceza yerine konuşmamız gerekiyor. Gayet sakin bir şekilde sorunun kaynağının ne olduğunu anlamaya çalışarak… ‘Neden böyle oldu acaba? Nerede eksiğin var, birlikte çalışalım, birlikte gayret edelim ve açıkları kapatalım. Belki sana uzaktım el uzatamadım’ şeklinde bir yaklaşımla destek olmak gerekiyor, ceza asla… Kıyaslama da bir cezadır. Kıyaslama aşağılık duygusunu oluşturuyor çocukta. Ceza hiçbir şekilde istenilen davranışı kazandırmıyor. Çocuk o zaman tepki verebiliyor ve ‘Ben de çalışmıyorum o zaman’ diyebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Çelen, ailenin başarılı bir karne getiremeyen çocuğun her zaman yanında olması gerektiğini belirterek “Her çocuk her şeyi yapamaz. Kimi çocuk sosyal bilgilerde kimi çocuksa matematikte çok iyidir. Kimi de resim yaparken çok başarılıdır. Bunları göz önünde bulundurmak gerekiyor” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jan 2024 12:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/01/mukemmellik-arzusuyla-cocuktan-iyi-karne-bekleniyor-1705674086.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Engelli ailelerinin desteğe ihtiyacı var</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/engelli-ailelerinin-destege-ihtiyaci-var-5328</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/engelli-ailelerinin-destege-ihtiyaci-var-5328</guid>
                <description><![CDATA[Aile Danışmanı, Sosyal Hizmet Uzmanı ve Sosyolog Ümmü Çelik, bakıcı konumundaki aile bireylerinin ciddi desteğe ihtiyacı olduğunu ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aile Danışmanı, Sosyal Hizmet Uzmanı ve Sosyolog Ümmü Çelik, Denizli’de; işitme engelli, otistik engelli ve ağır engelli bireylerin ailelerine yönelik danışmanlık hizmeti veriyor. Çelik işitme engelli bireylere öğrenci koçluğu da yaparak; onları işaret dili ile üniversite sınavına hazırlıyor, sosyal becerilerini geliştiriyor.<br />
Üniversitede Sosyal Hizmet Uzmanlığı okurken gerekli olabilir diye işaret dili öğrenen Ümmü Çelik, Denizli’de 10 yıldır işitme engellilere yönelik eğitim; işitme engelli, otistik engelli ve ağır engelli bireylerin ailelerine yönelik de aile danışmanlığı hizmeti veriyor.<br />
Sosyal hizmet uzmanlığının yanı sıra Pamukkale Üniversitesi Sosyoloji bölümünü de bitiren Ümmü Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı çatısında Denizli’de işitme engellilere 9 yıl Kur’an kursu ve din bilgisi eğitimi verdikten sonra bu alanda önemli bir deneyim kazandığını, bu dönemde işitme engelliler ve ailelerinin duygu dünyasına girip onları yakından tanıdığını ve ihtiyaçlarını çok iyi gördüğünü ifade etti.<br />
Daha sonra Polis Amca Özel Eğitim Merkezi’nde otistik engelli ve ağır engelli ailelerine aile danışmanlığı yaptığını kaydeden Ümmü Çelik, bu grupta bakıcı konumundaki aile bireylerinin ciddi desteğe ihtiyacı olduğunu ifade etti.<br />
Ümmü Çelik işitme engelli bireyin olduğu ailelerde yaşanan iletişim problemleri ile ilgili şunları söyledi:<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>İşitme engelli ailelerde yaşanan sorunlar</strong><br />
“İşitme engellide mağdurun, desteğe ihtiyacı olan kişinin engellinin kendisi olduğunu görüyoruz. Fakat ailenin tamamı işitme engelli ise başka bir boyutta ihtiyaç doğuyor. Çocuk işitme engelli, anne baba sağlıklı ise burada da işitme engelli ile ailedeki diğer kişiler arasında ayrışma oluyor, engelli birey mağdur oluyor. Anne baba işitme engelli, çocuk sağlıklı ise yine orada bir kopuş oluyor. Bu kez anne-baba çocukla irtibat kuramıyorlar. Bebekken çocuğun ağlamasını duyamıyorlar, uyandığını fark edemiyorlar. Bu nedenle okul çağına gelene kadar çocukla babaanne, anneanne, teyze, hala, dede gibi bir başka aile bireyi ilgileniyor. Evde bakma imkanı yoksa, çocuk bakıcı durumundaki akrabasının evine gittiğinden anne babanın sevgisinden mahrum kalıyor. Bu en son isteyeceğimiz şeylerden birisi. Çocuk duygusal yoksunluk yaşıyor. Anne tabii ki yanına gidip geliyor, seviyor ama yanında olması ile aynı şey değil. Çocuğu kontrol edebilecek sağlıklı bir bireye ihtiyaç var. Her şekilde bir mağduriyet yaşanıyor.<br />
Ağır engellilerin ve Otistik engelli ailelerin problemleri<br />
Zihinsel engelli ya da ağır engelli çocuğa sahip olan ailede de mağdur maalesef bakıcı konumundaki aile bireyi oluyor. Bu da anne, baba veya anne baba yoksa diğer aile büyükleri dede, nine oluyor. Onlara aile danışmanlığı hizmeti veriyorum. Çocukla nasıl irtibatta kalabileceği, nasıl sağlıklı iletişim kuracağı, bakım yaparken kendini nasıl diri tutacağı konusunda yardımcı oluyorum. Kendilerini güçlendirmeleri ve bu durumdan mümkün olduğunca az olumsuz etkilenmeleri adına çalışmalar yapıyorum.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>En çok üzüldükleri yalnız bırakılmak</strong><br />
En çok üzüldükleri nokta yalnız olmak. Diğer aile fertleriyle yeterli etkileşimde bulunamıyorlar. Akrabalardan soyutlanabilme durumları var. Ailenin diğer bireyleriyle kısıtlı zaman geçiriyor. Ayrıca bakıcı kendisine özel zaman ayıramıyor. Lavabo, banyo gibi ihtiyaçlarını bile apar topar yapıyorlar. Yükünü hafifletmek adına diğer aile bireylerinin; haftada 2 gün, birer saat engelli bireyin bakımını üstlenmesi, ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Birinci derece akraba diğer aile fertlerinin varlığına ihtiyaç var. Sadece tek başına yürümek bile ona iyi geliyor. Bakan kişinin dinlenmeye, ilgilenilmeye ihtiyacı var. Örneğin faturası ödenebilir, alışverişi yapılabilir. Ya onun yerine bunları yapmak ya da kendi işini görüp gelmesi için ona zaman temin etmek yani engellinin bakımını bir süreliğine üstlenmek gerekiyor. Anlaşılmadığını düşünmesi içten içe kırılmalarına sebep oluyor. Küsüp içlerine kapanıyorlar. Engelli ailenin evdeki sağlıklı bireyleri ile ilgili farkındalığının oluşması gerekiyor.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Engelli ailede sağlıklı çocuğun durumu</strong><br />
Engelli birey olan evlerde sağlıklı çocuk erken büyümek zorunda kalıyor. Kendi başına olgunlaşıyor zorunda. Maalesef o da mağdur oluyor. Ağabey engelliyse küçük kardeş kendi başına büyümeye çalışırmış gibi oluyor. Onun da engelli çocuk kadar ihtiyacı var. Duygusal gelişiminin aşamalarını sağlıklı bir şekilde tamamlaması gerekiyor. İhtiyaçlarını tam alamadan 1-2-3-4 yaşındaki aşamaları tek başına aşmak zorunda kalıyor. Bu nedenle ya hırçın ve agresif bir kişilik olarak karşımıza çıkıyor, ya da sessiz fedakar bir birey oluyor. Kendine fedakar bir kimlik oluşturuyor.<br />
Öğrenci koçluğu, duygusal yoksunluğu yaşayan çocukların agresifliğini düzeltmek. Aile ile de çocukla ayrı çalışıyoruz. Anne-baba ve çocuk arasında dengeyi sağlamaya çalışıyoruz.<br />
İşitme engelliler için işaret dili ile üniversiteye hazırlık<br />
Daha önce Diyanet çatısı altında işitme engellilere Kuran kursu ve dini bilgiler veren, onların sosyal becerilerini geliştiren Ümmü Çelik, şimdi kendi ofisinde işitme engelli öğrencilere yaşam koçluğu ve öğrenci koçluğu yapıyor. Onları işaret dili ile üniversite sınavına hazırlıyor.<br />
Ümmü Çelik, işitme engelli çocuklar arasında önü açık ve akademik kariyer yapabilecek yetenekte çocuklar olduğunu ifade ederek, fırsat verildiğinde başarılı olduklarını söyledi.<br />
İşitme engelli eğer doğuştan işitme engelli ise ses bilgisi olmadığı ve okuduğunu anlamlandıramadığı için tek başına ders çalışmasının veya üniversiteye hazırlanmasının mümkün olmadığını kaydeden Çelik, “İşitme engellilerin kavram karşılığı şeması oluşmuyor. Okuyamıyor, okuduğunu anlamlandıramıyor. Bu nedenle ancak işaret dili ile öğrenebilirler. Bu nedenle işitme engelli öğrencilere derslerini işaret dili ile aktarıyorum. Ayrıca sınav kaygılarını aşağı çekmeye yönelik çalışmalar yapıyorum. Hem akademik destek oluyorum hem de günlük yaşam becerilerini geliştirmeye çalışıyorum. Anne-babalarıyla olan sevgi bağını güçlendirmelerini ve sağlıklı iletişimini kurmalarını sağlıyorum. Ayrıca isteyen işitme engelli bireylere dini bilgi aktarımı yapıyorum. Temel dini bilgilerin yanı sıra; iyi insan nasıl olunur? İyi Müslüman nasıl olunur? İyi arkadaş, iyi evlat nasıl olunur? Bu bilgileri veriyorum.”<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Onlar da beyaz yakalı olmak istiyor</strong><br />
İşitme engellilerin “Sizden bir şey olmaz” yaklaşımını hak etmediğini vurgulayan Ümmü Çelik, işitme engelli çocuk ve gençlerin sadece sportif yönleri ve yeteneklerinin ön plana çıkarılmaya çalışıldığını dile getirdi. Çelik, “Tabii ki onlar da önemli ama akademik olarak ilerlemek isteyenler de var. Onlar da beyaz yakalı olmak istiyorlar. Çocuklar yapabilirliğine göre yönlendirilebilir. Eskişehir’de işitme engelliler için bir meslek yüksekokulu var. Daha başka üniversite bölümleri de açılabilir. Hayat yolculuklarında, yol haritalarında; yönelimlerine, becerilerine göre yönlendirilebilirler.”<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Aile ve çiftlere danışmanlık</strong><br />
Aile Danışmanı, Sosyal Hizmet Uzmanı ve Sosyolog Ümmü Çelik, engelli ve ailelerinin dünyasını yakından bilmesine karşın sadece onlarla çalışmıyor. Bireylere ve çiftlere ofisinde aile danışmanlığı hizmeti veriyor. Ümmü Çelik özellikle iletişim problemi yaşayan çiftlerle, duygusal yoksunluk yaşayan ve hayatta bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünen bireylerle çalışmalar yapıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jan 2024 13:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2024/01/engelli-ailelerinin-destege-ihtiyaci-var-1705099717.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaş tasarımında nelere dikkat edilmesi gerekir!</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kas-tasariminda-nelere-dikkat-edilmesi-gerekir-5295</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kas-tasariminda-nelere-dikkat-edilmesi-gerekir-5295</guid>
                <description><![CDATA[Kalıcı makyaj uzmanı Meltem Seren, kaş tasarımı yaptırırken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kalıcı makyaj uzmanı Meltem Seren, kaş tasarımı yaptırırken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi. Seren, kaş şeklinin kişinin yüzü, kemik yapısı, giyim tarzı, konuşması, mimikleri ve karakteri ile bir bütün olduğunu söyledi. &nbsp;<br />
Kalıcı makyaj uzmanı Meltem Seren, kaş tasarımında en dikkat edilmesi gereken noktanın doğallık olduğunu kaydetti. Kaş şeklinin yüz hatlarından giyim tarzınıza ve mimiklerinize kadar sizi yansıtması gerektiğini belirterek, tasarımın yanı sıra işlemi yapacak uzmanın ve steril ortamın da son derece önemli olduğunu ifade etti.<br />
Meltem Seren kalıcı makyajla kaş tasarımı konusunda şu bilgileri verdi.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Kaş şekli nasıl belirlenmelidir?</strong><br />
Kaş tasarımında en çok dikkat edilmesi gereken nokta doğallıktır. Kaş şekli; kişinin yüzü, kemik yapısı, giyim tarzı, konuşması, mimikleri ve karakteri ile bir bütündür.&nbsp; Uzman ellerden çıkmamış bir kaş tasarımı anlamını yitirmiş bir yüz ifadesine sebep olabilir. Rengi, gürlüğü, kavisi, modeli doğru tasarlanmış mı? Kaşlarınızın şekli gözlerinize ve yüzünüzün şekline uygun mu? Bunlar çok önemlidir.<br />
Seçtiğiniz kaş şeklinin yüz hatlarınızdan giyim tarzınıza, el hareketlerinizden mimiklerinize ve ses tonunuza kadar sizi yansıtması gerekir. Kaş şekli kişiyi görüntü olarak değiştirdiği gibi o görüntü altındaki bir karaktere sokar. Kavisli kaşla kadınsı görünürken, düz ve kalın kaşla sert bir ifadeniz olur. Düz ince kaşla masum görüntünüz varken, kavisli kalın bir kaşla anında daha kadınsı olursunuz.<br />
Tavsiyem kaş şeklinize karar verirken nasıl görünmek istediğinizi, nasıl bir ifadeye sahip olmak istediğinizi, karşıdan bakıldığında nasıl bir imaj çizmek istediğinizi iyi düşünün. Bu size yardımcı olacaktır.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Kaş tasarımı basit bir işlem midir?</strong><br />
Kaş tasarımı kuaförde saç yaptırmak gibi bir anda olup biten bir işlem değildir. Ön hazırlık süreci birkaç gün sürer. Önce demo çalışması yapılarak kişiye uygun kaş tasarımının belirlenmesi gerekir. Daha sonra işlem yapılır. Kalıcı makyaj veya daha doğru ismiyle “Mikropigmentasyon Uygulaması”&nbsp; mikro steril ve tek uygulamalık bir iğne ile doğal ve mineral renklerin deri yüzeyinin hemen altına aşılanması işlemidir.<br />
Kaş şekillendirme işlemi nasıl yapılır?<br />
Kaş tasarımı çizildikten sonra sanki kaş kılı varmış gibi bir hava vermek için incecik kıl şekilleri çizilir. Kıl tekniği ile ana kaş rengi kopyalanarak boşluk ve seyrek olan kısımlar kıl tekniği ile yoğunlaştırılır. Böylece kaşların düzenli bir görünüme kavuşması sağlanır. Düşük olan kaşların uç kısmı kıl tekniği uygulaması ile doğal bir görünüme kavuşur.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Kalıcı makyaj nasıl bir ortamda yapılmalıdır?</strong><br />
Öncelikle işlemin tamamen steril bir ortamda yapılacağından emin olmalıyız. Kalıcı makyajda kullanılacak malzemelerin tek seferlik olması ve steril olması gerekir. Kalıcı makyaj yapacak uzman da tek seferlik doktor eldiveni kullanmalıdır. Sonra kullanılan boyaların ve cihazın kalitesi de önemlidir. Bir de tabii ki uygulamayı yapacak kişi işin uzmanı olmalıdır. Sonradan pişman olmamak için mutlaka daha önce yapılmış olan kaşları görmek ve daha önce yaptırıp memnun olan tanıdıkların görüşlerini almak gerekir.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Kalıcı makyaj kimlere uygulanır?</strong><br />
Kalıcı makyajı isteyen herkes yaptırabilir. Fakat daha çok kadınların tercih ettiği bir uygulamadır. Özellikle iş kadınları yeterince makyaj yapacak zamanları olmadığı için kalıcı makyajı tercih ediyorlar. Bunun dışında sürekli bakımlı olmak isteyen kadınlar, kaşları ve kirpikleri az olan, asimetrik olarak yüzlerinde problemleri olan, spor yapan, makyaj yapmak isteyen fakat kozmetik ürünlere alerjisi ola, gözünde bozukluklar olan ve lens kullanması gereken, hastalık nedeniyle elleri titreyen kişiler tercih ediyorlar.<br />
Kalıcı makyaj ile hatalı yapılan kaşlar düzeltilebilir mi?<br />
Mümkündür ama normal bir kaş tasarımına göre daha zor bir işlemdir. Daha fazla zaman alır. Kaşın yanlış çizilen bazı bölümlerinin silinerek yeniden şekillendirilmesi gerekebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 13:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/kas-tasariminda-nelere-dikkat-edilmesi-gerekir-1702999659.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kış lastiği lüks değil, tüm karayolu taşıtlarında kullanılmalı!</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kis-lastigi-luks-degil-tum-karayolu-tasitlarinda-kullanilmali-5294</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kis-lastigi-luks-degil-tum-karayolu-tasitlarinda-kullanilmali-5294</guid>
                <description><![CDATA[Kış lastiği kar zincirinin yerini tutan bir ekipman değil]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karlı ve buzlu zeminlerde güvenli bir sürüş için zincir takılmalı</strong></p>

<p><strong>Kış lastiğinin, uluslararası mevzuatlarla sahip olması gereken özelliklerinin belirlendiğini kaydeden uzmanlar, lastik yan yüzeyinde ‘Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi (3PSF)’ logosu olmayan, yani sadece M+S logosu olan lastiklerin kış lastiği olmadığını söylüyor. Kış lastiğinin lüks olmadığını da dile getiren Güvenli Sürüş Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, “Sadece yolcu ve eşya taşıyan karayolu taşıtlarında değil, otomobiller dahil tüm karayolu taşıtlarında kış lastiği kullanılmalı.” dedi. Kış lastikleri şartlar ne olursa olsun sürücüyü her yere götürebilecek süper kahraman olmadığına dikkat çeken Şener, kış lastiğinin kar zincirinin yerine getirdiği görevi yerine getirebilen bir ekipman olmadığını da belirtti.&nbsp;</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğr. Gör. Özgür Şener, kış lastiği konusuna değinerek, neden kullanılması gerektiğini anlattı.</p>

<p><strong>7 santigrat derecenin altındaki hava koşullarında yol tutuş performansı azalmıyor</strong></p>

<p>Kış lastiklerinin, 7 santigrat derece ve altındaki hava koşullarında kullanılan kara yolu taşıtlarının seyahatlerini güvenli bir şekilde yapabilmelerini sağlamak amacı için özel olarak üretilmiş lastikler olduğunu belirten Şener, bu lastiklerin 7 santigrat derecenin altındaki hava koşullarında&nbsp;sertleşmeyen ve yol tutuş performansını azaltmayan bir yapıda olduğunu söyledi.</p>

<p>Şener, “Genel anlamı ile kış lastiği, uluslararası mevzuatlarla sahip olması gereken özellikler belirlenmiş ve belgelendirilmiş, bu standartlara uygun olarak kış şartlarında kullanım için üretilmiş, lastiğin yan yüzeylerinde Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi (3PSF) logosu ve yanında M+S logosu olan lastiklerdir.” dedi.</p>

<p><strong>‘Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi (3PSF)’ logosu olmayan kış lastiği değil</strong></p>

<p>Kış lastiklerinin yüzeylerinde, kılcal damarlara benzetilebilecek yapılar olan ince yarıkların (lamel olarak adlandırılıyor), kış lastiği özelliği olmayan lastiklere göre 10 kat daha fazla bulunduğunu dile getiren Şener, “İyi bir su tahliyesi sağlayan kanallar ile oluşturulmuş yüzeylere sahiptirler. Özel bileşimli yapıları sayesinde, 7 santigrat derece ve altındaki hava koşullarında sertleşmezler ve iyi bir yol tutuşu sağlarlar.” diye konuştu.</p>

<p>Öncelikle lastik yan yüzeyinde ‘Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi (3PSF)’ logosu olmayan yani sadece M+S logosu olan lastiklerin kış lastiği olmadığını da kaydeden Şener, “Sadece M+S logosuna sahip lastiklerden gerçek kış lastiğinin güvenli sürüş özelliklerini beklemek trafik kazalarına sebebiyet veriyor.” dedi.</p>

<p><strong>Kış lastiği bir lüks değil</strong></p>

<p>Özgür Şener, şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Kış lastiği bir lüks değil, kış koşullarında tüm karayolu taşıtlarının yola temas eden tüm lastiklerinde güvenli bir şekilde kullanımı için bir gerekliliktir. Sadece kış lastiği kullanmamaktan kaynaklı trafik cezasına çarptırılmamak için şeklen uyulması gereken bir kural değildir. Trafik kazalarına sebep olarak insanların ölüm ve yaralanmalarına sebep olacak kadar önemli ve kritik bir ekipmandır.”</p>

<p><strong>Şartlar zorlaşmışsa kış lastiğine güvenerek sürüş devam ettirilmemeli</strong></p>

<p>Kış lastiklerinin karlı ve buzlu zeminlerde, kış lastiği olmayan bir lastiğe göre avantajlı olsa da bu zemin koşullarında güvenli bir sürüş sağlamasının garanti olmadığını dile getiren Şener, “Bu tip zemin ve hava koşullarında en güvenli davranış mecbur değilsek yola çıkmamaktır. Yola çıkılmış ve şartlar zorlaşmışsa kış lastiğine güvenerek sürüş devam ettirilmemeli. Hız düşürülmeli, takip mesafesi arttırılmalı, diğer sürücülerin davranışları ve trafik akışı çok daha dikkatli takip edilerek sürüş yapılmalı. Sürüşün güvenli olmadığı düşünüldüğünde güvenli bir alana gidilerek sürüş sonlandırılmalı.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Kış lastikleri şartlar ne olursa olsun sürücüyü her yere götürebilecek süper kahraman değil</strong></p>

<p>Kıs lastiklerinin lastik reklamlarında paylaşıldığı gibi, şartlar ne olursa olsun sürücüyü ve aracını her yere götürebilecek süper kahraman olmadığını kaydeden Güvenli Sürüş Uzmanı Şener, “Zemin şartları, hava koşulları, aracın yük durumu, aracın teknik özellikleri gibi birçok bileşen ile birlikte lastiklerin güvenli sürüşe katkısı değerlendirilmeli. Tavsiye edilen güvenli diş derinliği 4 santimetredir. Bu diş derinliğinin altındaki lastikler kış lastiği özelliklerinin tamamını yerine getiremeyecektir. Kış lastiği, kar zincirinin yerine getirdiği görevi yerine getirebilen bir ekipman değildir. Karlı ve buzlu zeminlerde güvenli bir sürüş için zincir takılması gereklidir.” dedi.</p>

<p><strong>Kar lastiği neden kullanılmalı?</strong></p>

<p>Özgür Şener, kış lastiğinin diğer lastiklere göre, kış şartlarında daha iyi bir zemin tutunması sağladığını dile getirerek, “Yağmurlu havalarda daha iyi bir su tahliyesi dolayısı ile daha iyi bir zemin tutunması sağlar. Kaygan zeminlerde iyi bir tutunma sağlayarak ilk kalkışta avantaj sağlar. Kaygan zeminlerde fren yapıldığında kış lastiği ile durma mesafesi, kış lastiği özelliği olmayan lastiklere göre çok daha kısadır. Bazı kaygan zeminlerde yaz lastikleri kış lastiklerine göre 3 kat daha uzun mesafede duruş sağlamaktadır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Ne zaman kullanılmalı?</strong></p>

<p>Adı kış lastiği olsa da mevsimden ve tarihten bağımsız olarak hava sıcaklığının 7 santigrat derecenin altına düştüğü zamanlarda kullanılması gerektiğine de dikkat çeken Şener, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Ülkemizde yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçlarda her yıl 1 Aralık ile 1 Nisan tarihlerinde zorunlu olarak kış lastiği kullanmaktadır. Maalesef yanlış bir uygulama olarak, aynı araçta kış lastiği zorunlu olan ve olmayan lastikler kullanılabilmektedir. Tekrar hatırlatmak isteriz; sadece yolcu ve eşya taşıyan karayolu taşıtlarında değil, otomobiller dahil tüm karayolu taşıtlarında ve taşıtların yola temas eden tüm lastiklerinde kış lastiği kullanılmalıdır.”&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/kis-lastigi-luks-degil-tum-karayolu-tasitlarinda-kullanilmali-1702922304.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mevlana Celaleddin-i Rumi vefatının 750. yılında anılıyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/mevlana-celaleddin-i-rumi-vefatinin-750-yilinda-aniliyor-5291</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/mevlana-celaleddin-i-rumi-vefatinin-750-yilinda-aniliyor-5291</guid>
                <description><![CDATA[Düşünceleri tüm dünyada büyük yankı bulan, 66 yıllık ömründe insana ve hayata ilişkin önemli eserler bırakan Mevlana Celaleddin-i Rumi, vefatının 750. yılında anılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">KONYA (AA) - MELİKE KESKİN - Düşünceleri tüm dünyada büyük yankı bulan, 66 yıllık ömründe insana ve hayata ilişkin önemli eserler bırakan&nbsp;Mevlana&nbsp;Celaleddin-i&nbsp;Rumi,&nbsp;vefatının&nbsp;750.&nbsp;yılında&nbsp;anılıyor.</p>

<p style="text-align:left">Türk ve İslam aleminin en büyük mutasavvıflarından&nbsp;Mevlana&nbsp;Celaleddin-i&nbsp;Rumi, tasavvufi öğretinin işlendiği önemli eserleriyle yüzyıllardır insanlığın yolunu aydınlatmaya devam ediyor.</p>

<p style="text-align:left">Batı dünyasında "Anadolulu" anlamına gelen "Rumi" olarak anılan&nbsp;Mevlana, 30 Eylül 1207'de günümüzde Afganistan'ın kuzeyindeki Belh şehrinde dünyaya geldi.</p>

<p style="text-align:left"><strong><img alt="mevlana-anma" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/mevlana-vuslat.jpg" style="float:left; height:427px; width:640px" />&nbsp;Belh'ten Konya'ya yolculuk</strong></p>

<p style="text-align:left">Asıl ismi Celaleddin Muhammed olan büyük düşünürün babası da "Sultanü'l-ulema" yani "Alimler Sultanı" diye tanınan Bahaeddin Veled'di.</p>

<p style="text-align:left">Hazreti&nbsp;Mevlana, Horasan'ın büyük alimlerinden olan Bahaeddin Veled, annesi Mümine Hatun, kız kardeşi Fatıma Hatun, ağabeyi Alaaddin Muhammed ile yaklaşan Moğol istilası ve dönemin siyasi olayları nedeniyle Belh'ten ayrılarak Konya'da son bulacak yolculuğuna başladı.</p>

<p style="text-align:left">Yolculuk sırasında Nişabur şehrinde görüştükleri büyük sufi Feridüddin-i Attar,&nbsp;Mevlana'dan çok etkilendi ve ona bir kitabını hediye etti.</p>

<p style="text-align:left">Sufi,&nbsp;Mevlana'nın babası Bahaeddin Veled'e "Bu çocuğu aziz tut. Çok geçmeyecek, dünyadaki aşıkların gönüllerine ateş salacak." dedi.</p>

<p style="text-align:left">- Önce eğitim, sonra halkı irşat</p>

<p style="text-align:left">Konya'ya gelene dek Mekke, Medine, Şam, Erzincan, Anadolu'nun muhtelif şehirleri ve son olarak da Karaman'da bir süre yaşayan&nbsp;Mevlana&nbsp;Celaleddin, 18 yaşındayken Karaman'da Gevher Hatun'la evlendi. Bu evlilikten oğulları Bahaeddin Muhammed (Sultan Veled) ve Alaaddin Muhammed dünyaya geldi.</p>

<p style="text-align:left">Mevlana&nbsp;ilk eşi Gevher Hatun'un vefatından sonra Kira Hatun'la evlenecek, Emir Alim ve Melike isimli iki çocuğu daha dünyaya gelecekti.</p>

<p style="text-align:left">Mevlana, ailesiyle 7 yıl Karaman'da yaşadıktan sonra 1229'da, Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat'ın daveti üzerine Konya'ya göç etti.&nbsp;Mevlana'nın babası Konya'ya geldikten 2 yıl sonra vefat edince, halifelerinden Seyyid Burhaneddin Muhakkık-ı Tirmizi, Konya'ya gelerek&nbsp;Mevlana'nın manevi eğitimini üstlendi.</p>

<p style="text-align:left">Belh'ten Konya'ya gerçekleştirdikleri yolculuk boyunca konakladıkları yerlerde farklı alimlerden eğitim alan&nbsp;Mevlana, Seyyid Burhaneddin'in isteği üzerine Halep ve Şam'da dersler aldı. 9 yıllık eğitim sürecinin ardından Seyyid Burhaneddin,&nbsp;Mevlana'ya halkı irşat ve öğretimle meşgul olmasını tavsiye etti.</p>

<p style="text-align:left">- Şems dönemi</p>

<p style="text-align:left">Mevlana, 1240&nbsp;yılından itibaren Konya'da halkı irşat etmeye, dini ilimleri öğretmeye başladı. 1244'te, ünü her yere yayılmaya başlamışken Şems-i Tebrizi adında bir derviş Konya'ya gelip kendisiyle görüşünce, üzerinde şiddetli bir etki bıraktı. Manevi alanda ilerlemeyi arzulayan ve bunun için mana adamlarının peşinde olan&nbsp;Mevlana, aradığını bu büyük arifte buldu.</p>

<p style="text-align:left">Şems'le tasavvuf hırkasını giyen, cezbe, vect, aşk ve coşkuyla şiirler okuyan&nbsp;Mevlana, semaya başladı; hayatının bundan sonraki bölümünü şiire, musikiye ve semaya ayırdı.</p>

<p style="text-align:left">- "Mesnevi, arayanlara doğru yolu gösterecek"</p>

<p style="text-align:left">Kıymetli bir şeyhin, dirayetli ve nüfuzlu bir babanın ve büyük bilginlerin alim ve mutasavvıf olarak yetiştirdiği Celaleddin Muhammed, hayatının olgunluk çağına doğru, tarihte örneklerine az rastlanır biçimde ilahi aşkın ateşlediği "Mevlana" olarak toplumun huzurundaydı.</p>

<p style="text-align:left">Aldığı örnek eğitim, edindiği sağlam ilim, dinmek bilmeyen aşkı, topluma büyük bir sevgi, engin bir dünya görüşü olarak yansıdı.</p>

<p style="text-align:left">- Tüm dünyaya armağan: Mesnevi</p>

<p style="text-align:left">Mevlana, ömrünün son 10-15 yıllık kısmında, kendisine büyük sevgiyle bağlı sırdaşı Çelebi Hüsamettin'in tavsiyesi üzerine Mesnevi'yi ortaya çıkardı. O söylüyor, Çelebi Hüsameddin yazıyordu.</p>

<p style="text-align:left">Dini bilgilerden siyasete, sağlıktan insan ilişkilerine ve hayata dair birçok konuya yer verdiği, 26 bin beyte yaklaşan 6 ciltlik bu önemli eseri için&nbsp;Mevlana, "Bizden sonra Mesnevi şeyhlik edecek, arayanlara doğru yolu gösterecek, onları yönetecek ve önderlik yapacaktır." demişti.</p>

<p style="text-align:left">- Ölümü "Düğün gecesi" olarak&nbsp;anılıyor</p>

<p style="text-align:left">Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleriyle özetleyen&nbsp;Mevlana, 17 Aralık 1273'te bir pazar günü "sevgilisi"ne kavuştu. Onun için ölüm, aşka ve sevgiliye kavuşmaktı. Bu nedenle öldüğü gün yüzyıllardır "düğün gecesi" anlamına gelen "Şeb-i Arus" adıyla&nbsp;anılıyor.</p>

<p style="text-align:left">"Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir." sözleriyle gönüllerde kalıcı bir yer bulmak istediği anlaşılan&nbsp;Mevlana, geride bıraktığı sevgi, barış ve hoşgörü mesajlarıyla yüzyıllardır, sevgi ve özlemle yad ediliyor.</p>

<p style="text-align:left">Mevlana&nbsp;insanlığa Mesnevi'nin yanı sıra şu eserleri bıraktı:</p>

<p style="text-align:left">Divan-ı Kebir: "Büyük divan" anlamına gelen kitap, gazel, terkib-i bend ve rubailerden oluşan 40 bin beyitlik bir eserdir.</p>

<p style="text-align:left">Fihi Ma Fih: "İçindeki içindedir, yahut içinde ne varsa o'dur" anlamına gelir.&nbsp;Mevlana'nın sohbetlerini içeren bir eserdir.</p>

<p style="text-align:left">Mecalis-i Seba: "Yedi meclis" demektir.&nbsp;Mevlana'nın camilerdeki vaazlarını içerir.</p>

<p style="text-align:left">Mektubat:&nbsp;Mevlana'nın devlet büyüklerine yazdığı mektuplardan oluşmaktadır.</p>

<p style="text-align:left">"Canım tenimde oldukça Kur'an'ın kölesiyim. Ben Hakk'ın seçkin peygamberi Muhammed'in yolunun toprağıyım. Her kim bundan başka benden bir söz naklederse ona çok üzülür ve o sözden de çok üzüntü duyarım." diyen&nbsp;Mevlana, bütün eserlerinde Allah'a ve Hazreti Muhammed'e sevgisini anlattı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 Dec 2023 09:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/mevlana-celaleddin-i-rumi-vefatinin-750-yilinda-aniliyor-1702823236.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Birlikte yeni yerlere gitmek ilişkiyi taze tutuyor!</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/birlikte-yeni-yerlere-gitmek-iliskiyi-taze-tutuyor-5286</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/birlikte-yeni-yerlere-gitmek-iliskiyi-taze-tutuyor-5286</guid>
                <description><![CDATA[İlişkinin erken romantik döneminde yapılan etkinlikleri hatırlayın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İlişkilerde heyecanın azalmaya başlamasının her zaman sevginin yok olduğu ya da azalmaya başladığı anlamına gelmeyeceğini ifade eden uzmanlar, sıkılma hissinin, ilişki ile ilgili bir problem değil de belki ruh halindeki genel bir sıkılmanın yansıması olabileceğini vurguluyor. Günlük yaşamdaki rutinleri değiştirme ve ilişkide de paylaşımı arttırmanın önemine işaret eden &nbsp;Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, ilişkilerde olumsuza odaklanmanın, sessizliğe bürünüp uzaklaşmanın, kızgınlık ve tatminsizlik duygularına yol açacağını ve ilişkiyi olumsuz etkileyeceğini söyledi.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikoloji Hizmetleri Genel Koordinatörü ve Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, ilişkileri canlı tutma konusunu değerlendirdi.</p>

<p><strong>İlişkilerde heyecanın azalmaya başlaması her zaman sevginin yok olduğu anlamına gelmiyor</strong></p>

<p>Uzun süreli ilişkilerde canlılığı ve tazeliği korumada her çift için geçerli olacak tek ve basit bir çözüm olmasa da ilişkiye heyecan ve enerji katmak için kullanılabilecek bazı genel stratejilerden söz edilebileceğini ifade eden Demirsoy, şunları dile getirdi:</p>

<p>“İlişkilerde heyecanın azalmaya başlaması her zaman sevginin yok olduğu ya da azalmaya başladığı anlamına gelmez. Sıkılma hissi, ilişki ile ilgili bir problem değil de belki ruh halindeki genel bir sıkılmanın yansıması da olabilir. Böyle ise eğer, bunu değiştirmenin en pratik yolu günlük yaşamdaki rutinleri değiştirmek ve ilişkide de paylaşımı arttırmaktır.</p>

<p>Örneğin hep aynı yerlerde yemek yemek yerine farklı yerde yemek, çift olarak birlikte deneyimlenecek yeni bir hobi edinmek gibi aktivitelerle rutinleri kırmak faydalı olabilir. Bir şeylerin eksikliği hissedildiğinde köşeye çekilip buna üzülmek yerine ilişkiyi geliştirecek, mutluluk ve doyumu arttıracak tutumlar benimsenmeli. Olumsuza odaklanmak, sessizliğe bürünüp uzaklaşmak kızgınlık ve tatminsizlik duygularına yol açacak ve uzun vadede ilişkiyi daha olumsuz etkileyecektir.”</p>

<p><strong>İlişkiyi geliştirecek uygun stratejiyi belirleyebilmek için sorular…</strong></p>

<p>Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, ilişkiyi geliştirecek uygun stratejiyi belirleyebilmek için öncelikle kendine birkaç soru sorarak işe başlamak gerektiğini belirterek, o sorulardan bazılarını şöyle dile getirdi:</p>

<p>“Can sıkıntısı mı yoksa ilişkide bir şeylerin eksikliğini (ya da fazlalığını) mi hissediyorsunuz?&nbsp;Bunları düşünmek için biraz zaman harcamak gerekir. Şu sorulara cevap bulmaya çalışın; ‘Yaşamınızdan genel olarak memnun musunuz? Genel yaşam memnuniyetsizliğiniz ilişkide eksiklik hissetmenize yol açıyor olabilir mi? Bir ilişkiden neler beklersiniz ve ilişkiniz bu beklentilerinizi karşılıyor mu? İlişkinizde sizin için eksik ya da fazla olan, olmasını/olmamasını istediğiniz şeyler neler? Eşinizin ilişkiden beklentileri neler ve siz onun bu beklentilerine ne ölçüde cevap verebiliyorsunuz? İlişkinizin hangi yönleri size sıkıntı veriyor ya da eksiklik hissettiriyor? Nelerin artması, gelişmesi ilişkinizi daha canlı ve doyum verici hissettirir? Hangi alanlara odaklanmak gerektiğini bilirseniz buna yönelik çözümler üretebilirsiniz.”</p>

<p><strong>Olumsuz bakış açısıyla hayatta hiçbir şeyden olumlu sonuç alınamaz</strong></p>

<p>Sorunun adını koyduktan sonra çözüm üretmenin de kolaylaşacağını anlatan Demirsoy, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ulaştığınız farkındalık doğrultusunda şu çözümlerden birini ya da birkaçını deneyebilirsiniz:</p>

<p><strong>Düşünme şeklinizi değiştirin</strong></p>

<p>‘Bilişsel yeniden değerlendirme’ dediğimiz bu strateji, olaylar hakkındaki düşünce ve duyguları değiştirmek için o durumu farklı açılardan ele alarak farklı şekilde yorumlamayı içerir. Bu strateji ile eksiklere odaklanmak yerine ilişkinizin/eşinizin olumlu niteliklerine odaklanabilir ve bu özelliklerin ilişkinize, yaşamınıza nasıl katkıda bulunduğunu düşünebilirsiniz. Unutmamak gerekir ki olumsuz bakış açısıyla hayatta hiçbir şeyden olumlu sonuç alamazsınız ve hiç kimse, hiçbir ilişki mükemmel değildir. Karşınızdaki kişiyi size uymayan tarafları ile, olduğu gibi kabul edebilmek ve ilişkiyi geliştirmek için de olaylara daha olumlu, pozitif bir bakış açısı geliştirmeyi öğrenmek gerekir.</p>

<p><strong>Rutinleri değiştirin</strong></p>

<p>Birbirinizi yeni şeyler öğrenmeye teşvik etmeli ve bu yolda desteklemelisiniz. Pek çok şey can sıkıntısına katkıda bulunabilir ama ilişkiler için genel olarak iki başlık altına toplayabiliriz; ‘uyarılma eksikliği’ ve ‘yenilik eksikliği’. Eşlerin bireysel olarak kendi başlarına yaptıkları etkinliklerin de yaşam doyumunu arttırarak çift ilişkisine olumlu katkısı olacaktır. Bundan da önemlisi birlikte deneyebileceğiniz yeni şeyler ilişkiyi cansızlık ve monotonluktan koruyacak, olumlu anılar biriktirerek eşler arasındaki bağı arttırmaya katkı sağlayacaktır. Birlikte yeni yerler ziyaret etmek, bir konsere, sinema-tiyatro veya söyleşi gibi etkinliklere gitmek, birlikte yürüyüş veya tercih edilen bir spor etkinliği, dans kursu, yemek kursu gibi eşlerin birlikte yapmak için üzerinde uzlaşabilecekleri çeşitli aktiviteler olabilir. İlişkinin erken romantik döneminde yapılan etkinlikleri hatırlamak ve yeniden yaşama geçirmek, ev dışında buluşup eskiden gidilen yerlere gitmek, yapmaktan hoşlanılan şeyleri yeniden yapmak eşler arasındaki duygu ve heyecanı arttırmaya, ilişkiyi yeniden canlandırmaya katkı sağlar. Birbirini şaşırtacak küçük sürprizler yapmak, örneğin sevdiği sanatçının konserine veya izlemek istediği bir oyuna bilet almak, sevdiği restorandan yer ayırtmak gibi kişisel tercihlere göre bunlar çeşitlendirilebilir.</p>

<p><strong>Duygusal şeffaflık</strong></p>

<p>İlişkiler, eşlerin korku, endişe, üzüntü, özlem gibi derindeki duygularını açıkça konuşabildikleri, duygusal şeffaflığın olduğu bir atmosferde gelişir. İnsan ancak kendisini çekinmeden, sakınmadan açabildiği; kendisini dinleyen ve ifade ettiği duygularını-hatta ifade etmediği, edemediği şeyleri bile- anlayan; kendisini koşulsuz bir şekilde kabul eden kişilere bağlanır. Fikir ayrılıkları ya da tercih farklılıklarından kaynaklanan çatışmalar yaşandığında sizi eleştiren, suçlayan, yaşanan durumun sorumluluğunu tamamen size yükleyen birine yakın hissedemez ve kendinizi açamazsınız. Sizi anlamadığını düşündüğünüz birini de sizin anlamanız, ona yakın hissetmeniz zorlaşacaktır. İlişkiler ortak sorunların ve görevlerin sorumluluğu paylaşıldığında gelişir ve eşlerden her biri kendi sorumluluğunu üstlendiğinde canlılık artar. ‘Bu kimin suçu?’ bakış açısından sıyrılmak ve duyguların şeffaf bir şekilde dile getirilebildiği uzlaşmacı bir diyaloğu geliştirmek gerekir. Aksi takdirde birbirini eleştirme, suçlama, yargılamalar ile çözümsüz çatışmalar ve güç mücadeleleri yaşanacak, bunlar olumlu paylaşımların önüne geçtiğinde eşler birbirinden duygusal olarak uzaklaşıp ilişki cansızlaşacaktır.</p>

<p><strong>İlgi, özen ve takdir</strong></p>

<p>Eşlerin birbirine gösterdiği ilgi ve özen, güzel söz ve iltifatlar zaman içinde azalabiliyor. ‘Bu giydiğin sana çok yakışmış’, ‘Çok güzel görünüyorsun’, ‘Seninle birlikte olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum’ gibi sözler ilk yıllarda daha çok sarf ediliyor. Uzun süren ilişkilerde zaman geçtikçe onay ve takdir sözleri azalıyor, evlilikte eşler arasındaki konuşmaların içeriği daha çok ev ve çocuklarla ilgili çözülmesi gereken meselelerle sınırlı hale gelebiliyor. Bu da ilişkiyi cansız bir hale getiriyor. Uzun iş seyahatinden dönen bir eş hasret ile kucaklaşma ve sıcak bir öpücük beklerken yokluğunda çocukların söz dinlemediği, musluğun bozulduğu gibi yakınmalarla karşılaştığında ya da aldığı yeni giysiyi giyen, eşinin sevdiği yemekleri yapıp özenli bir sofra hazırlayarak işten dönen eşini kapıda karşılayan bir kadının bu çabası görülmediğinde hayal kırıklığı yaşanması kaçınılmazdır. Bu duygular dile getirilmeyip bastırıldığında, yok varsayıldığında ise giderek eşler arasında kopukluğa yol açar. Bir kadın ve bir erkek olarak öncelikle kendi duygusal ihtiyaçlarının farkında olmak, ebeveyn rol sorumluluklarının bu ihtiyaçları gölgelemesine izin vermemek gerekir. Güzel söz, iltifat, takdir ve teşekkür sözleri, problem çözme dışında keyifli konularda sohbet etmek, baş başa kalınacak zamanlar yaratmak, birlikte keyif alınacak aktivitelerde bulunmak eşler arasındaki bağlılığı, sıcak duyguları, tutku ve romantizmi canlı tutacaktır.”</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 Dec 2023 08:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/birlikte-yeni-yerlere-gitmek-iliskiyi-taze-tutuyor-1702742998.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sera Gazı Salınımlarının Azaltılması: Expanscience’ın Hedefleri</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/sera-gazi-salinimlarinin-azaltilmasi-expansciencein-hedefleri-5281</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/sera-gazi-salinimlarinin-azaltilmasi-expansciencein-hedefleri-5281</guid>
                <description><![CDATA[Bilime Dayalı Hedefler (Science Based Targets Initiative / SBTi) girişimi tarafından onaylandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Bilime Dayalı Hedefler (Science Based Targets Initiative / SBTi) girişimi tarafından onaylandı.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">IPCC’nin (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) çözüm önerileri doğrultusunda, küresel sıcaklık artışlarının sanayileşme dönemi öncesi seviyelere kıyasla 1,5°C’nin altında tutulması hedefiyle uyumlu bir girişim.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Paris, la Défense, Kasım 2023 – Misyon odaklı ve B Corp sertifikalı bir şirket olan Expanscience Laboratuvarları, sera gazı salınımlarını (GHG) azaltma hedefinin Bilime Dayalı Hedefler girişimi (SBTi) tarafından onaylandığını duyurdu. Buna bağlı olarak Expanscience’ın 2030 ve 2050 hedefleri, IPCC’nin (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) önerileri doğrultusunda, küresel sıcaklıklardaki artışı sanayileşme dönemi öncesi seviyelere kıyasla 1,5°C ile sınırlama hedefiyle uyumlu olarak kabul edildi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Expanscience Laboratuvarları KSS ve Açık İnovasyon Direktörü Karen Lemasson konu hakkında, “Expanscience’ın amacı, bireylerin iyiliğine katkıda bulunmaktır ve şirket faaliyetlerimiz özünde canlılar dünyası ve biyoçeşitlilikle ilişkilidir. Bu nedenle küresel iklim hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olmak, biyoçeşitliliği korumak ve muhafaza etmek, misyon odaklı bir şirket olarak temel hedeflerimizden biridir. IPCC’nin önerileri doğrultusunda şirket faaliyetlerimizi uyarlıyor ve ekosistemler ile insanların sağlığını korumaya yardımcı olacak düşük karbonlu bir dönüşümün sözünü veriyoruz” açıklamasında bulundu.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>Bu hedeflere ulaşmak için ürün yaşam döngüsünün tüm aşamaları üzerinde çalışıyoruz</strong><br />
Önde gelen küresel kuruluşlara (Karbon Saydamlık Projesi, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) bağlı uzmanlardan oluşan SBTi (Bilime Dayalı Hedefler Girişimi), iklim bilimi tahminlerini göz önüne alarak şirketlerin, karbondan arındırma hedeflerini belirlemelerine destek oluyor. SBTi bu hedefleri, katı kriterlere göre bağımsız olarak değerlendirip onaylayarak, şirketin sera gazı salınımı azaltma girişiminin IPCC’nin önerileriyle uyumlu olduğunu teyit ediyor: Gezegenin ve sakinlerinin geri dönüşü olmayan kaçak sera etkisine maruz kalmamaları için küresel ısınmanın, sanayileşme dönemi öncesi seviyelere kıyasla +1,5°C’yi aşmaması gerekir.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start"><strong>Bu karbon hedefinin girişim tarafından onaylanması, Expanscience Laboratuvarları için en somut ifadeyle şu anlama gelmektedir:</strong></p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">• 2019 yılına kıyasla sera gazı salınımlarının 2030 yılı itibarıyla %35 ve 2050 yılı itibarıyla %81 oranında azaltılması,</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">• Expanscience’ın doğal karbon yutakları (ağaçlar, toprak, bitkiler, vb.) kullanılarak azaltılamayan sera gazı salınımları için 2050 yılına kadar sürdürülebilir depolama.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Bu hedeflere ulaşmak için Expanscience Laboratuvarları, ürünlerinin yaşam döngüsünün tüm aşamaları üzerinde çalışıyor: enerji yönetimi, hammadde seçimi, paketleme ve ürün dağıtımı.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Bu çalışmalara, Latin Amerika bölgesinde başarıyla tamamlanan bir dönüşüm olarak deniz veya kara yollarının tercih edilip hava taşımacılığının azaltılması ve hatta durdurulması bir örnektir. Expanscience, ayrıca, yelkenli kargo gemisi vb. gibi daha verimli denizcilik alternatifleri de aramaktadır. Karbondan arındırma ve enerji verimliliği önlemlerinin artırılması faaliyetleri, Eure-et-Loir’deki üretim, araştırma ve geliştirme tesisinde halihazırda devam etmektedir. Şirket, 2022’de üç kazandan birinin kapatılması ve diğerinin beklemeye alınmasıyla gaz kazanlarının kullanımını makul bir düzeye getirmek örneğinde olduğu gibi çok sayıda enerji azaltım önlemi uyguluyor. Şirket ayrıca, gaz tüketimini azaltmak ve daha az karbon-yoğun kaynaklarla ikame etmek amacıyla ısı geri kazanımı ve biyokütle kullanımını içeren alternatif projeler üzerinde bir çalışma da yürütmektedir. Bu umut verici strateji yalnızca enerji verimliliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sera gazı salınımlarını önemli ölçüde, 2021’e kıyasla yaklaşık %67 oranında, azaltabilir. Çalışmanın sonuçlarının tatmin edici olması durumunda proje, Peru’daki Expanscience bitki bazlı hammadde işleme tesisinde de hayata geçirilebilir.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Çalışmaların başka bir örneği ise ambalajlama üzerinedir: Expanscience Laboratuvarları, büyük ölçüde geri dönüştürülmüş hammaddelerden yapılan ve daha yüksek oranda geri dönüştürülebilir malzeme içeren yeni şişeler geliştiriyor. Expanscience aynı zamanda, kozmetik endüstrisinde faaliyet gösteren 14 şirketten oluşan bir konsorsiyumu, danışmanlık firması (RE)SET’in eşliğinde ve FEBEA’nın (Güzellik Şirketleri Federasyonu) ortaklığında bir araya getiren araştırma ve geliştirme projesi “Pulp in Action”ın üyesidir. Ambalaj sorununa yönelik yürütülen bu çalışma, plastiğe alternatif olarak selüloz liflerinin kullanımına odaklanmaktadır.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">2004’ten bu yana, kurumsal stratejiye kademeli olarak bir etki politikası entegre edilmektedir<br />
Laboratoires Expanscience, onlarca yıldır toplumsal bağlılığımız ve pozitif bir etki arayışımız tarafından yönlendirilmektedir. 2004 yılında Laboratoires Expanscience, insan hakları, uluslararası çalışma standartları, doğa ve yolsuzlukla mücadele ile ilgili on ilkeye dayanan ve şirketler için evrensel bir taahhüt çerçevesi tanımlayan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne gönüllü olarak katıldı.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">2018 yılında ise Expanscience, B Corp sertifikası alan (sertifika 2021’de yenilenmiştir) dünyanın ilk ilaç ve dermokozmetik laboratuvarı oldu. Son olarak 2021’de Laboratoires Expanscience, misyon odaklı bir şirket olmaya karar verdi.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Expanscience, özellikle Mustela markası ile faaliyetlerinden doğan sera gazı salınımlarını (GHG) azaltmak için uzun vadeli, gönüllü bir yaklaşım benimsemiştir. Expanscience ilk karbon değerlendirmesini 2008’de gerçekleştirdi ve 2019’da şirket, grubun tüm faaliyetleri ve uluslararası iştirakleri de dahil olmak üzere tüm salınımlarının eksiksiz bir envanterini çıkardı.</p>

<p style="margin-left:0px; margin-right:0px; text-align:start">Kapsam 1 ve 2 için %46,2’lik bir azalmaya ve kapsam 3’ün %73,05’inde %46,2’lik bir azalmaya karşılık gelir.<br />
Kapsam 1 ve 2’nin %95’inde %90’lık bir azalmaya ve kapsam 3’ün %90’ında %90’lık bir azalmaya karşılık gelir.<br />
3 Başka bir deyişle, bu sıkıştırılamaz olarak adlandırılan sera gazı salınımları (GHG) ve bu salınımların doğal karbon yutaklarında emilimleri arasındaki denge.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 Dec 2023 09:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/sera-gazi-salinimlarinin-azaltilmasi-expansciencein-hedefleri-1702568078.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Matematik Gerçek Hayatta Ne İşe Yarar?</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/matematik-gercek-hayatta-ne-ise-yarar-5273</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/matematik-gercek-hayatta-ne-ise-yarar-5273</guid>
                <description><![CDATA[Matematik birçok öğrencinin korkulu rüyası… “Matematik gerçek hayatta ne işime yarayacak? Ben bunu neden öğreniyorum?” sorularını hem öğretmenler hem de veliler sık sık öğrencilerden duyuyorlar.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Siz Matematiğin Ne İşe Yaramasını İsterdiniz?”</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>Matematik birçok öğrencinin korkulu rüyası… “Matematik gerçek hayatta ne işime yarayacak? Ben bunu neden öğreniyorum?” sorularını hem öğretmenler hem de veliler sık sık öğrencilerden duyuyorlar. Bunlar matematik öğrenmeye karşı direnç cümleleri olsa da, bazı çocuklar bu soruların yanıtlarını samimi olarak merak ediyor.&nbsp;</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Başkanı Doç. Dr. Hülya Kılıç ile aynı bölümün öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuzhan Doğan, çocukların ve velilerin bu konudaki sorularına yanıt verdiler.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“Sihirli Değnek Değil, Yol Gösterici Araç”</strong></p>

<p>“Matematik hayatta ne işimize yarayacak’ sorusuna karşılık çocuklara bizler ‘Siz ne işe yaramasını isterdiniz?’ diye soruyoruz” ifadelerini kullanan Hülya Kılıç, çocukların verdiği yanıtlardaki matematiği onlara göstermek için bunu yaptıklarını ifade etti. Hülya Kılıç, “Çocuklar bu sorulara farklı yanıtlar verebilir: Oynadığım oyunlarda hep birinci olmamı, daha çok para kazanmamı, sınavlarda yüksek not almamı, iyi bir hayat yaşamamı, dünyayı dolaşmamı, daha sağlıklı olmamı ve benzerlerini sağlasın. Aynı soruyu gençlere ve yetişkinlere sorduğunuz zaman da hem kişisel hem de sosyal içerikli yanıtlar alabilirsiniz. Elbette matematik sihirli bir değnek değil! Ancak tüm bu gerçekleştirmek istediklerimiz için veya çözmek istediğimiz sorunlar için bir yol gösterici ve bir araçtır” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İletişim Aracı Olarak Matematik</strong></p>

<p>İnsanlık tarihinde değişim ve gelişimin merak ve ihtiyaç ile başladığına ve şekillendiğine işaret eden Hülya Kılıç, çok-az, uzun-kısa, büyük-küçük gibi kavramların yerini zamanla kesinliği ifade etmeyi amaçlayan bir dile yani matematiğe bıraktığını belirtti. Günümüzde de kesinlik durumlarını ifade etmek veya gerçeğe en yakın tahminlerde bulunmak amacıyla matematiği bir dil olarak kullanmaya devam etiğimizi anımsatan Hülya Kılıç, şunları kaydetti:</p>

<p>“Sosyal yaşamın hemen hemen her alanında sayıları kullanmak artık kaçınılmaz: Apartman kapı numarası, ayakkabı numarası, elbise bedeni, otobüs hattının numarası, ürün fiyatı, yaş, boy, ağırlık gibi. Bir iletişim aracı olarak matematik dilini, yani sayıları ve matematiksel sembolleri bilmek ve anlamak hayatımızı kolaylaştırıyor. ‘Matematik ile hiç işim olmaz’ diye düşünen birinin bile bu dilin temel unsurlarını bilmesi gerekiyor.”</p>

<p>Günümüzdeki problemlerin çoğunu matematiksel modelleme&nbsp;yoluyla çözebildiğimizi veya çözümleyebildiğimizi ifade eden Doç. Dr. Hülya Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Matematiğin adeta hüküm sürdüğü alanların başında da artık hayatımızın kaçınılmaz bir parçası olan mobil teknolojiler geliyor. Matematiğin yeri sadece kişisel kullanımımıza sunulan teknolojilerle de sınırlı değil elbette. Bugün hepimizin hayatını derinlemesine etkileyen, deprem, pandemi, küresel ısınma, gelir adaletsizliği gibi toplumsal sorunları da ancak matematik aracılığıyla daha iyi anlayabiliyoruz. Deprem büyüklüğünü ölçmemize yarayan Richter ölçeği de gelir adaletsizliğini ölçmemize yarayan Gini katsayısı da matematiksel hesaplamalara dayanıyor. Aşırı beslenmenin veya yeterli beslenememenin yol açtığı sağlık sorunlarını da küresel ısınmanın boyutlarını da ancak matematik yardımıyla ortaya koyabiliyoruz.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kuyruklu Yıldıza Uzay Aracı İndirebilmek</strong></p>

<p>Doç. Dr. Oğuzhan Doğan da, hayatımızın içinde olan bir diğer alanın da geometri olduğuna işaret ederek “Dün taşan Nil nehrinin tarım arazilerinde yol açtığı değişimi anlamak için kullandığımız geometriyi bugün köprüler inşa etmek için kullanıyoruz. Dün dünyanın çevresini hesaplamak için kullandığımız geometriyi bugün yaşamın başlangıcını anlamak adına bir kuyruklu yıldıza uzay aracı indirebilmek için kullanıyoruz” dedi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Matematiğin İçinde Sanat, Sanatın İçinde Matematik Var!</strong></p>

<p>Seyahatte ziyaret edilen tarihi eserlerin birçoğunda geometri ve matematiğin etkin kullanıldığını kaydeden Doğan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Mimar Sinan’ın camilerinin güzelliğinde, İznik çinilerinin etkileyiciliğinde, Mısır piramitlerinin gizeminde, geometrinin bir payı var. Pek çoğumuz Leonardo da Vinci’yi sadece bir ressam olarak biliriz. Bazılarımız ünlü Mona Lisa eserinde altın oranı kullandığını da duymuşuzdur. Ancak Leonardo da Vinci sadece bir ressam değil, aynı zamanda matematiği ve bilimi sanatında ve eserlerinde kullanan başarılı bir bilim insanıydı. Yani, matematiğin içinde sanat, sanatın içinde matematik var!”</p>

<p>Pozitif bilimlerin yanı sıra sosyal ve beşerî bilimlerde de matematiği etkin kullandığımıza işaret eden Oğuzhan Doğan, şunları söyledi:</p>

<p>“Dillere yerleşmiş ‘tarih tekerrürden ibarettir’ sözü bile matematikteki örüntüleri bizlere çağrıştırıyor. Yani, tarihsel olayların içinde de bir matematik var! Şu an yaptığınız işi veya mesleğinizi düşündüğünüzde bile farklı örnekler bulabilirsiniz. Kısacası, matematiğin bugüne kadar yaramadığı iş olmamış neredeyse…”</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Dec 2023 13:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/matematik-gercek-hayatta-ne-ise-yarar-1702311336.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/5-aralik-dunya-turk-kahvesi-gunu-5262</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/5-aralik-dunya-turk-kahvesi-gunu-5262</guid>
                <description><![CDATA[Türk kahvesi, 5 Aralık 2013'te, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne dahil edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">ANKARA (AA) - SEDA TOLMAÇ - Türkiye'de birçok insanın kahve tercihinde ilk sırayı, kendine özgü tadı, kokusu ve bol köpüğüyle Türk kahvesi alırken, filtre kahve de vatandaşlarca tercih ediliyor.</p>

<p style="text-align:left">Türk kahvesi, 5 Aralık 2013'te, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne dahil edildi. Bu tarihten itibaren Türk kahvesi kültürü ve geleneğinin korunması amacıyla her yıl 5 Aralık "Dünya Türk Kahvesi Günü" olarak kutlanıyor.</p>

<p style="text-align:left">Bu özel gün nedeniyle AA muhabirine konuşan vatandaşlar, Türk kahvesi başta olmak üzere, farklı yöntemlerle hazırlanan çeşitli kahveleri severek tükettiklerini belirttiler.</p>

<p style="text-align:left">Onur Özenel, hem Türk kahvesini hem de filtre kahveyi sevdiğini dile getirerek, "Mutsuz olduğum zaman Türk kahvesi, kendimi iyi hissettiğimde de filtre kahve bana iyi geliyor." dedi.</p>

<p style="text-align:left">Can Kuruoğlu ise ilk tercihinin Türk kahvesi olduğunu söyleyerek, "Günde 2 fincan Türk kahvesi içiyorum. Tadı, köpüğü bana keyif veriyor." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:left">Alara Tınaztepe de günde 3 bardak kahve içtiğini, Türk kahvesi veya filtre kahveyi tercih ettiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- "Tek başınıza sabah kahvesi içmenin büyük keyfi var"</strong></p>

<p style="text-align:left">Oya Şener, Türk toplumunun kahveyi çok sevdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:left">"Günde 2 fincan Türk kahvesi içiyorum. Gençler aromalı veya kremalı kahveleri sevebiliyor ama ben, sade olandan yanayım. Tek başınıza sabah kahvesi içmenin büyük keyfi var. Bir de yanınızda kitabınız varsa çok daha keyifli. Ayrıca ciddi bir sosyalleşme ortamı oldu. Hiçbir şey yapmasak da 'Haydi bir kahve içelim' dediğimizde herkesin vakti oluyor."</p>

<p style="text-align:left">Damla Gültekin, kahvenin insanı dinç tuttuğunu ve yorgunluğa iyi geldiğini dile getirerek, "Ben günde 7 bardak kahve içiyorum ama günde 2 bardaktan fazlası zararlı. O yüzden insanlar bu kadar fazla içmesin." dedi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- Türk kahvesi yerine filtre kahve tercih edenler de var</strong></p>

<p style="text-align:left">Sümeyye Tırın, Türk kahvesinin milli bir değer olduğuna işaret ederek, "Türk kahvesinin tadı acı geldiği için daha çok yumuşak içimli kahveleri tercih ediyorum. Ayrıca üniversite sınavına hazırlanıyorum ve gece çalışmayı seviyorum. Bu nedenle uykumun açılması için kahve içiyorum." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align:left">Melih Boztürk de telvesi nedeniyle Türk kahvesini tercih etmediğini, bunun yerine filtre ve sütlü kahveleri içmeyi sevdiğini belirterek, "Kahve sabah yorgunluğumu alıyor, akşam üstü de arkadaş ortamında keyif veriyor." dedi.</p>

<p style="text-align:left"><strong>- "Türk kahvesine ilgi her zaman yoğun"</strong></p>

<p style="text-align:left">Bir kahve dükkanında çalışan Merve Tezer de kahve tercihinin kişiden kişiye değiştiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:left">"Kahveye ilgi her zaman var. Hafif lezzetleri sevenler, sütlü içecekleri tercih edebiliyor. Gün içerisinde çok kahve tüketen insanlar da genellikle sütsüz kahveleri içiyor. Şu an zincir kahve dükkanlarının etkisiyle kremalı veya tadı yoğun kahveler isteniyor ama Türk kahvesine ilgi her zaman yoğun. Lezzetli bir kahve için de çekirdeğin güzel olması her zaman önemli."</p>

<p style="text-align:left"><strong>- Kahve ticareti</strong></p>

<p style="text-align:left">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri Özel Ticaret Sistemi verilerine göre, 2019-2022 döneminde toplam 93,8 milyon dolar kahve ihraç edildi.</p>

<p style="text-align:left">İhracat bu yılın ocak-ekim döneminde de 31,8 milyon dolar olarak hesaplandı. Söz konusu dönemde en çok kahve satılan ülkeler 6,8 milyon dolarla Belarus, 3,1 milyon dolarla Rusya, 2,3 milyon dolarla&nbsp;Hollanda, 2,2 milyon dolarla ABD, 2,1 milyon dolarla KKTC olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde Türkiye'nin kahve ihraç ettiği ülke sayısı 148 oldu.</p>

<p style="text-align:left">İthalat açısından bakıldığında ise 2019-2022 döneminde toplam 977,4 dolarlık dış alım gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align:left">Bu yılın ilk 10 ayında ithalat 362,3 milyon dolar oldu. Anılan dönemde en çok kahve satın alınan ülkeler 218,5 milyon dolarla Brezilya, 27 milyon dolarla&nbsp;Hollanda, 16,5 milyon dolarla Hindistan, 12,7 milyon dolarla İtalya, 11,1 milyon dolarla Almanya olarak kayıtlara geçti. Türkiye, bu dönemde toplam 93 ülkeden kahve ithalatı gerçekleştirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 Dec 2023 06:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/12/5-aralik-dunya-turk-kahvesi-gunu-1701696837.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ECZACI MİTHAT SERHADLIOĞLU VEFAT ETTİ</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/eczaci-mithat-serhadlioglu-vefat-etti-5224</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/eczaci-mithat-serhadlioglu-vefat-etti-5224</guid>
                <description><![CDATA[Belçika Türk toplumunun önemli simalarından Brüksel'in İlk Türk Eczacılarından olan Eczacı Mithat Serhadlıoğlu  hakkın rahmetine kavuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika Türk toplumunun önemli simalarından Brüksel'in İlk Türk Eczacılarından olan Eczacı Mithat Serhadlıoğlu&nbsp; hakkın rahmetine kavuştu.<br />
Brüksel'in Türk mahallesi olarak adlandırılan Chaussée de Haecht üzerinde yıllardır eczane işleten ve bir çok insanımızın hayatına dokunan Eczacı Mithat Serhadlıoğlu'nun hayatını kaybetmesi Brüksel Türk toplumu tarafından üzüntü ile karşılandı.<br />
Merhuma Yüce Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Nov 2023 19:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/11/eczaci-mithat-serhadlioglu-vefat-etti-1700430285.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemik iliği yetmezliği çeken genç Yasin donör bekliyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/kemik-iligi-yetmezligi-ceken-genc-yasin-donor-bekliyor-5180</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/kemik-iligi-yetmezligi-ceken-genc-yasin-donor-bekliyor-5180</guid>
                <description><![CDATA[Belçika’nın Gent şehrinde Temmuz 2023’ten bu tarafa, kemik iliği yetmezliğinden dolayı hastanede yatmakta olan 17 yaşındaki Yasin Kapaklıkaya, donör bekliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Yasin Kapaklıkaya-kemik iliği yetmezliği" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/yasin_kapakl%C4%B1kaya_nl.jpg" style="float:left; height:557px; width:393px" />Belçika’nın Gent şehrinde Temmuz 2023’ten bu tarafa, kemik iliği yetmezliğinden dolayı hastanede yatmakta olan 17 yaşındaki Yasin Kapaklıkaya, donör bekliyor.<br />
Aslen Eskişehir’e bağlı Sivrihisar ilçesinden olup Belçika'nın Gent şehrinde ikamet eden Salih Kapaklılaya’nın oğlu olan Yasin için Belçika’da kan bağışı kampanyası başlatıldı.<br />
Yasin'in babası Salih Kapaklıkaya, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada "Oğlum Yasin Kapaklıkaya 17/07/2023 tarihinden bu zamana kadar ilik yetmezliğinden dolayı hastanede yatmaktadır. Aşağı yukarı 4 aydır donör gezmekteyiz ama bulamadık. Hastane yetkilileri dünyanın heryerinde uygun kan bulunması için araştırıyor ama şuana kadar sonuç alamadılar. Özellikle kendi milletimizden alınacak kan'ın daha uygun olabileceğini söylüyorlar. O yüzden sizlerden ricam donör olmak isteyen olursa en yakın kan bağış merkezine gidip donör olursanız sevinirim. Allah rızası için Allah’ım kimseyi çaresiz bırakmasın inşallah." diyerek Türk vatandaşlarından kan bağışında bulunmalarını istedi.<br />
<span style="font-size:18px"><strong>18-40 yaş arası herkes donör olabilir</strong></span><br />
Belçika'da için 18-40 yaş arası herkes donör olabilirken;&nbsp; Türkiye'de 18-50 yaş arası olan herkes donör olabilir.<br />
Kan vermek isteyen vatandaşların Kan grubunun bir önemi yok. Bütün kan grupları donör olmak için uygundur.<br />
Donör olmak için oturduğunuz yere en yakın kan bağış merkezine başvurmanız yeterli olacaktır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Oct 2023 13:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/10/kemik-iligi-yetmezligi-ceken-genc-yasin-donor-bekliyor-1698755191.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İHH-Belçika Başkanı Ali Koç, hayatını kaybetti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ihh-belcika-baskani-ali-koc-hayatini-kaybetti-5149</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ihh-belcika-baskani-ali-koc-hayatini-kaybetti-5149</guid>
                <description><![CDATA[Aslen Emirdağ Tez köyünden olup, Brüksel'de ikamet eden İHH-BELÇİKA kurucu başkanı Ali Koç(1959),Türkiye'de tedavi gördüğü hastanede bu sabah hakkın rahmetine kavuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Emirdağ Tez köyünden olup, Brüksel'de ikamet eden İHH-BELÇİKA kurucu başkanı Ali Koç(1959),Türkiye'de tedavi gördüğü hastanede bu sabah hakkın rahmetine kavuştu.</p>

<p>Belçika İslam Federasyonu-BİF'in kuruluşunda da yer alan Ali Koç, uzun yıllardır başta Afrika olmak üzere mazlum ve mağdur ülkelerdeki insanlara insani yardım yapması ile tanınıyordu.</p>

<p>Çevresinde mütavazi kişiliği ve yardımseverliği ile tanınan Ali Koç'un vefatı Belçika Türk toplumu tarafından üzüntü ile karşılandı.</p>

<p>Ali Koç'un cenazesi memleketi Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesine bağlı Tez köyü kabristanlığında 18 Ekim çarşamba günü öğle namazından sonra&nbsp; kılınacak cenaze namazı sonrasında toprağa verilecek.</p>

<p>Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dileriz.</p>

<p><img alt="Ali Koç-İHH Belçika başkanı" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/AliKo%C3%A7-togo.jpg" style="float:left; height:424px; width:640px" /><img alt="Ali Koç-İHH Belçika başkanı" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/aliko%C3%A7-afrika-yard%C4%B1m.jpg" style="float:left; height:424px; width:640px" /><img alt="Ali Koç-İHH Belçika başkanı" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/aliko%C3%A7-sukuyusu.jpg" style="float:left; height:424px; width:640px" /><img alt="Ali Koç-İHH Belçika başkanı" src="https://www.belturkhaber.be/public/images/detay/aliko%C3%A7-ramazanyard%C4%B1m.jpg" style="float:left; height:424px; width:640px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Oct 2023 12:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/10/ihh-belcika-baskani-ali-koc-haytini-kaybetti-1697556206.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB tarafından finanse edilen “Türkiye – AB Şehir Eşleştirme II – Yeşil Bir Gelecek İçin” projesi hayata geçiyor</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/ab-tarafindan-finanse-edilen-turkiye-ab-sehir-eslestirme-ii-yesil-bir-gelecek-icin-projesi-hayata-geciyor-5129</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/ab-tarafindan-finanse-edilen-turkiye-ab-sehir-eslestirme-ii-yesil-bir-gelecek-icin-projesi-hayata-geciyor-5129</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye ile Avrupa Birliği üyesi ülkelerin yerel yönetimleri iklim değişikliği için birlikte yeni fikirler ve ortak projeler geliştiriyorlar!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve İspanyol Eductrade Konsorsiyumu tarafından yürütülen Türkiye-AB Şehir Eşleştirme II.Dönem Teknik Destek Projesi kapsamında Türkiye ve AB üyesi ülkelerin yerel yönetimleri önümüzdeki bir yıl içinde iklim değişikliğine dair 26<br />
ortak proje yönetecek ve yeşil bir gelecek için birlikte çalışacaklar. Yeni nesillere daha yaşanılır bir dünya yaratmayı hedeflerken, yerel yönetimler arası işbirliklerini de güçlendirerek sürdürecekler.</p>

<p>Söz konusu teknik destek projesinin yararlanıcıları olan Türkiye Belediyeler Birliği, ve eş yararlanıcı kurumlar olarak AB Başkanlığı, Vilayetler Birliği ve Çevre, Şehirleşme ve İklim Değişikliği Bakanlığı da anahtar paydaşlar olarak yerel yönetimlerin çalışmalarının<br />
desteklenmesi için güçlerini birleştirerek Türkiye ve Avrupa’da yeşil bir geleceğe katkı sağlamaktadırlar.</p>

<p>09-12 Ekim 2023 tarihlerinde Bürksel’de düzenlenen 21. Avrupa Bölgeler ve Şehirler Haftası’nda projenin anahtar paydaşları, Avrupa çapında benzer projeler ile aynı platformda yer almaya hak kazanmışlardır. 2022 yılında Avrupa Bölgeler ve Şehirler Haftası’na 20.000’den<br />
fazla kişi ve kurumun katıldığı göz önüne alınırsa, Türkiye’deki yerel yönetimlerin iklim değişikliğine dair ortak projelerdeki başarılarına ve kalıcı işbirliklerine yenilerini eklemesi bekleniyor.</p>

<p>Bu katılıma destek vermek üzere lider faydalanıcı Türkiye Belediyeler Birliği ve AB nezdindeki Türkiye Daimi Temsilciği ortak bir çalışma yaparak, projenin açılışı ve 21.Avrupa Bölgeler ve Şehirler Haftası’na katılım dolayısıyla bir davet düzenlediler.</p>

<p>Bu davetin ev sahipliği’ni BE Sayın Faruk Kaymakcı ve TBB Genel Sekreteri Sayın Hayri Baraçlı yapacaklardır. Açılış daveti 09 Ekim 2023 Pazartesi günü saat 16.30-18.00 arasında Avrupa Komisyonu Türkiye Masası Şefi Sayın Bernard Brunet’in de katılımıyla<br />
Brüksel’deki Türkiye Daimi Temsilciği’nde gerçekleşecektir. Elçiliğe akredite olan basın kuruluşlarının yoğun katılımı beklenmektedir. Bu davet projenin resmi YouTube Kanalı olan “ClimateStoriesTV” üzerinden canlı olarak yayınlanacaktır.</p>

<p><strong>Proje Hakkında</strong></p>

<p>AB ile Türkiye Arasında Şehir Eşleştirme – II (Daha Yeşil Bir Gelecek için Eşleştirme) için Teknik Destek Projesi AB tarafından ﬁnanse edilmektedir. Proje, aynı anda uygulanan dört bileşenden oluşur: B.1. Hibe Faydalanıcıları, TBB ve Kilit Paydaşların Hibe Yönetimi Kapasitesinin Geliştirilmesi; B.2. Programın Tanıtımının ve Yeşil Gelecek Teması Farkındalığının Artırılması; B.3. Kapasite Geliştirme Faaliyetleri ile TBB, AB Başkanlığı, Vilayetler Birliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı ve Çeşitli Yerel Yönetimlerin Personelinin Çevreyle İlgili Kapasitesinin Artırılması; B.4. Mobilite ve Ağ Kurma Desteği.</p>

<p>Bu projenin ana yararlanıcısı Türkiye Belediyeler Birliği, eş yararlanıcıları ise Avrupa Birliği Başkanlığı, Vilayetler Birliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’dır<br />
Projenin Sözleşme Makamı MFİB’dir. Teknik destek, Eductrade Konsorsiyumu tarafından sağlanmaktadır.</p>

<p>Proje 1 Mart 2023 tarihinde başlamış olup, Mart 2025 tarihine kadar 24 ay süreyle uygulanmaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 08 Oct 2023 14:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/10/ab-tarafindan-finanse-edilen-turkiye-ab-sehir-eslestirme-ii-yesil-bir-gelecek-icin-projesi-hayata-geciyor-1696767629.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eylül 2023, &quot;en sıcak eylül&quot; olarak kayıtlara geçti</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/eylul-2023-en-sicak-eylul-olarak-kayitlara-gecti-5122</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/eylul-2023-en-sicak-eylul-olarak-kayitlara-gecti-5122</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nin (AB) finanse ettiği Copernicus İklim Değişikliği Servisi, 2023'ün kayıtlardaki en sıcak yıl olabileceğini, Eylül 2023'ün de en sıcak eylül ayı olarak kayıtlara geçtiğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği'nin (AB) finanse ettiği Copernicus İklim Değişikliği Servisi, 2023'ün kayıtlardaki en sıcak yıl olabileceğini, Eylül 2023'ün de en sıcak eylül ayı olarak kayıtlara geçtiğini bildirdi.</p>

<p style="text-align:left">Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin verilerine göre, yılın 9 ayındaki ölçümlerle 2023, daha önce en sıcak yıl olarak belirlenen 2016'yı geride bırakarak kayıtlardaki en sıcak yıl oldu.</p>

<p style="text-align:left">Ocak-eylül döneminde ortalama sıcaklık, 2016'nın 0,05 derece üstüne çıktı.</p>

<p style="text-align:left">Böylece 2023'ün, kayıtlara geçen en sıcak yıl olabileceği belirtildi.</p>

<p style="text-align:left">Geçen ay ise ortalamanın 0,93 derece üzerine çıkan hava sıcaklığı 16,38 derece oldu.</p>

<p style="text-align:left">Bu, 2020'de ölçülen en sıcak eylülün 0,5 derece fazlasına tekabül etti. Böylece Eylül 2023, en sıcak eylül ayı olarak kayıtlara geçti.</p>

<p style="text-align:left">- Avrupa'nın bazı bölgeleri ortalamanın üzerinde yağış aldı</p>

<p style="text-align:left">Avrupa için de geçen ay, 2020'ye kıyasla 1,1 derecelik artışla en sıcak eylül ayı oldu.</p>

<p style="text-align:left">Ayrıca İber Yarımadası, İrlanda, İngiltere'nin kuzeyi, İskandinavya ve Daniel Fırtınası'nın etkilediği Yunanistan'da eylül ortalamasının üstünde yağış görüldü.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Oct 2023 08:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/10/eylul-2023-en-sicak-eylul-olarak-kayitlara-gecti-1696485359.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva yaşamını yitirdi</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/azerbaycan-milletvekili-ganire-pasayeva-yasamini-yitirdi-5099</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/azerbaycan-milletvekili-ganire-pasayeva-yasamini-yitirdi-5099</guid>
                <description><![CDATA[Azerbaycan Milli Meclisi Kültür Komisyonu Başkanı Milletvekili Ganire Paşayeva hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left">BAKÜ (AA) - Azerbaycan Milli Meclisi Kültür Komisyonu Başkanı Milletvekili&nbsp;Ganire&nbsp;Paşayeva&nbsp;hayatını kaybetti.</p>

<p style="text-align:left">Kaynağı bilinmeyen hipotonik durum tanısı ile 24 Eylül'de başkent Bakü'de hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alınan&nbsp;Paşayeva, yaşamını yitirdi.</p>

<p style="text-align:left">Ganire&nbsp;Paşayeva&nbsp;24 Mart 1975'te Azerbaycan'ın Tovuz şehrinde doğdu.</p>

<p style="text-align:left">Azerbaycan Tıp Üniversitesi Pediatri Bölümü ile Bakü Devlet Üniversitesi Uluslararası Hukuk Bölümü'nden mezun olan&nbsp;Paşayeva, 1998'de televizyonculuğa başladı.</p>

<p style="text-align:left">Paşayeva, 2005'te Haydar Aliyev Fonu'nun Halkla İlişkiler Departmanının başına geçti.</p>

<p style="text-align:left">Kısa bir süre sonra 6 Kasım 2005'te yapılan parlamento seçiminde Tovuz Milletvekili seçilen&nbsp;Paşayeva, mecliste farklı görevlerde bulundu.</p>

<p style="text-align:left">Paşayeva, son olarak Milli Meclisin Kültür Komisyonu başkanlığını da yürütüyordu.</p>

<p style="text-align:left">Paşayeva, Türkiye'de sayısız etkinliklere katıldı.</p>

<p style="text-align:left">Türk dünyası üzerine çok sayıda yazı ve konuşmaları bulunan&nbsp;Paşayeva, "Türkiye'nin güçlü olmasının Türk dünyasının güçlü olması" anlamına geldiğini savunuyordu.</p>

<p style="text-align:left">Bekar olan&nbsp;Paşayeva&nbsp;İngilizce ve Rusça biliyordu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 Sep 2023 19:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/09/azerbaycan-milletvekili-ganire-pasayeva-yasamini-yitirdi-1695932461.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mevlit Kandili bu gece idrak edilecek</title>
                <category>Yaşam</category>
                <link>https://belturkhaber.be/haber/mevlit-kandili-bu-gece-idrak-edilecek-5087</link>
                <guid>https://belturkhaber.be/haber/mevlit-kandili-bu-gece-idrak-edilecek-5087</guid>
                <description><![CDATA[Son peygamber Hazreti Muhammed'in doğum günü olan Mevlit Kandili, bu gece idrak edilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:#ffffff; color:#212529; font-family:GothamNarrow-Book; font-size:17px">Hazreti Muhammed'in dünyayı teşrifi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12'nci günü idrak edilen Mevlit Kandili, İslam toplumlarında peygamber sevgisinin kültürel hayata yansıması olarak asırlardır kutlanıyor.</span></p>

<p style="text-align:left">Sözlükte "doğum yeri ve zamanı" anlamına gelen mevlit, İslam kültüründe özellikle Hazreti Muhammed'in doğumunu, bu kapsamda yapılan törenleri ve yazılan eserleri ifade etmek için kullanılıyor.</p>

<p style="text-align:left">Osmanlı, Memlük, Eyyubi ve Fatimi devletleri döneminde Hazreti Muhammed'in doğum gününün resmi törenlerle kutlanılmasının yanı sıra Türk ve Arap edebiyatında peygamber sevgisinin işlendiği eserler kaleme alındı.</p>

<p style="text-align:left">Özellikle İslam toplumlarının büyük bir kısmında yoğun ilgi gören Süleyman Çelebi'nin "Vesiletü'n Necat (Kurtuluş Vesilesi)" adlı mesnevisi, besteli veya kendine has bir şekilde irticalen mevlit merasimlerinde okundu.</p>

<p style="text-align:left">Diyanet İşleri Başkanlığınca Mevlid-i Nebi haftası bu yıl "Peygamberimiz, İman ve İstikamet" temasıyla 26 Eylül-2 Ekim arasında çeşitli etkinliklerle idrak edilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Sep 2023 13:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://belturkhaber.be/images/haberler/2023/09/mevlit-kandili-bu-gece-idrak-edilecek-1695746114.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
