Yaratılmış olan varlıklar içinde düşünen sadece insandır. İnsanın düşünen varlık olması onu varlıklar içinde en üst konumda olmasını sağlamaktadır.
Düşünce aklın ürünüdür. Akıl sadece insanda vardır. Aklın yaptırım gücü yoktur. Yaptırım gücünü sağlayan iradedir.
Şüphesiz yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü aklını kullanmayan idraksiz canlılardır, onlar sağır ve dilsizlerdir.” (Enfal-22)
Deniz üzümü (Polycarpa aurata), okyanuslarda yaşayan bir su canlısıdır, yaşamının başında yüzmek için bir beyne ihtiyaç duyan, ancak kök salıp kalıcı bir yuva bulduğunda hareket etmeyi bıraktığı için kendi beynini yiyen ilginç bir omurgasız deniz canlısıdır.
“Deniz Üzümü” yumurtadan çıkınca sarmaşık gibi ince-uzun gövdesi ile salınır durur. Öyle aktif ve dinamiktir ki içine aldığı suyu, şiddetle fışkırtan bir su fıskiyesi olarak tanınır Bu hayvanın en büyük gayesi, ölünceye kadar rahatını sağlayacak, düşmanlarından korunacak hareketsiz bir hayat, dayanacağı yaslanacağı bir kaya bulup sırtını ona dayayıp yaşamaktır. Ancak hareketsiz bir hayatın bir nevi ölüm olduğunu da unutmamak gerekir.
Deniz üzümünün bu davranışı,, hareketsiz ve eylemsiz bir hayatı seçenlerin düşünme yeteneğine ihtiyaç duymadığına dair ibretlik bir tabiat dersi olarak yorumlanabilir.
Deniz üzümü dertsiz mücadelesiz düşünmeye aklı kullanmaya ihtiyaç hissetmeden risksiz bir hayat arayışında olanlar için bir örnek teşkil etmektedir. Aklı kullanmaya ihtiyaç duymadan risksiz bir hayatı bulanlar düşünüp ekletmek için enerji harcamaya gerek duymadıkları için deniz üzümü misali beyinlerini de kullanmadıkları için bir bitkiye dönüştüklerinin farkına varamıyorlar.
Şöyle bir etrafınıza bakın bakalım, deniz üzümü misali kolay yoldan çalışıp çabalamadan beyinlerini çalıştırmadan rahat bir hayat düşleyen ne kadar da çok insan var değil mi? Unutmayalım ki, başarının, mutluluğun ve sağlığın anahtarı akıldır.
Kalın sağlıcakla
Sait ÖZDEMİR
Uzman Pisikolog


















Yorum Yazın
Facebook Yorum